ACJ320neo uçuşa hazır

 

Airbus geleceğin uçaklarını göklere çıkarmak için geri sayıma başladı.

İlk Airbus Corporate Jet (ACJ – Airbus Kurumsal Jet) A320neo, Hamburg’da son montaj hattından çıktı. Uçuşlara hazırlanan uçak, Airbus’ın kurumsal jet bölümü için “yeni bir çağ” olarak adlandırdığı başlangıç için en önemli adımlardan birini olarak görülüyor. Uçak, kurumsal jetleri sınıfında en büyük kabine sahip olacak. Dünyanın dört bir yanından uçan 300’den fazla A320neo ile, üretici, performansı ve yeni kabin konfigürasyonu nedeniyle ACJ320neo’nun yepyeni bir dönemi başlatacağına inanıyor.  Airbus’a göre, ACJ, hava yolu versiyon düzleminde olduğu gibi yakıtta yüzde 15’e varan oranda tasarruf sağlıyor. Ultra lüks kabin tasarımına sahip ACJ320neo, 25 yolcu taşıyabilir ve 13 saatlik uçuş için 6.000 deniz mili (yaklaşık 11 bin kilometre) menzile sahip olacak. Bu mesafe Londra’dan Pekin’e veya Cape Town’dan Moskova’ya ve Los Angeles’a bir uçuşa denk geliyor.

Airbus Kurumsal Jet’lerden bir diğeri olan ACJ319neo ise sekiz yolcu kapasitesi ile 6,700 deniz mili mesafeye uçabiliyor ve 15 saate kadar havada kalabiliyor.

Travel Turkey İzmir 2019

Travel Turkey İzmir Fuarı her yıl büyüyerek katılımcılarına fırsatlar sunmaya devam ediyor. Geliştirdiği yeni konseptler ile sektöre hareket kazandıran Travel Turkey İzmir Fuarı, bu yıl Seyahat Teknolojileri Özel Bölümü ile fark yaratacak.

Dünya ve ülke turizmini İzmir’de buluşturarak Türkiye’de her mevsim turizmin canlı tutulmasını sağlayan Travel Turkey İzmir Fuar ve Kongresi, 6-8 Aralık 2018 tarihleri arasında kapılarını 12’nci kez açmaya hazırlanıyor. Fuar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TÜRSAB ortaklığıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde gerçekleşecek

Bayim Olur musun?

Avrupa ve Ortadoğu’nun bir numaralı buluşma platformu ‘Bayim Olur Musun Franchising Fuarı’nda yerinizi alın
Her yıl çok sayıda markayı bir araya getirerek yapılacak karlı anlaşmalara öncü olan ‘Bayim Olur musun Fuarı’ markaların büyüme yolculuklarında önemli bir basamak olmaya devam ediyor. Türkiye’deki farklı sektörlerin öncü markalarını fuar aracılığıyla bir araya getiren organizasyon, bayilik ve franchise vermek isteyen firmaları yatırımcılar ve diğer firmalarla buluşturmasıyla ülkedeki en işlevsel fuarlardan biri oluyor. 11-14 Ekim tarihleri arasında kapılarını açacak fuar, Türk ekonomisine katkı sağlamak için gün sayıyor.
Katılımcı markaları bir araya getirerek yatırımcısına fırsat kapılarını aralayıp, markaların tanışmasını sağlayan Avrupa ve Ortadoğu’nun bir numaralı buluşma platformu ‘Bayim Olur Musun Franchising Fuarı’ Medyafors Fuarcılık organizasyonu, UFRAD işbirliği ve Coldwell Banker Türkiye Ana Sponsorluğunda CNR Fuar merkezinde bu yıl 16. kez kapılarını açmak için gün sayıyor.
KOSGEB desteğiyle KOBİ’lerin iş kapısını aralayan fuar, kurulmasına öncülük ettiği yeni işbirlikleriyle yüksek oranda istihdam yaratıyor. Bu durum da yeni iş kolları oluşturarak Türkiye ekonomisine katkıda bulunuyor, işsizlik sorununa bir çözüm öneriyor. Yerli ekonomi açısından önemli fuar yabancı yatırımcılar tarafından da büyük ilgi görüyor.
Tedarikçiler 2. kez markalarla yüz yüze olacak
300’den fazla markanın yer aldığı fuar, ikinci kez ‘Tedarikçi Özel Bölümü’ ayrıcalığıyla franchise veren markaları ürün ve hizmet tedarik eden markalarla yüz yüze getirmeye hazırlanıyor. Bu ayrıcalık sayesinde tedarikçiler birer ziyaretçi olmanın ötesinde katılımcı rolüyle franchise veren firmalarla aynı çatı altında buluşuyor. 4 gün boyunca tedarikçi ve markaların birbirini tanıma olanağına sahip olması yapılacak karlı işbirliklerinin habercisi oluyor.
30 bin yatırımcı bu fuarı bekliyor
Gayrimenkulden gıdaya, hazır giyimden aksesuara, kozmetikten takıya, hizmetten eğitime birbirinden farklı sektörlerin bir arada yer aldığı fuar, markalaşma sürecinde yolun başındaki yatırımcılar için büyük önem arz ediyor. Zincirleşen büyük markalar sektördeki yerini sağlamlaştırırken, sektörde yeni yeni var olmaya başlayan markalar da bu fuar aracılığıyla büyük markalarla tanışarak kendilerine yol haritası çiziyor.

Ryan Air, Dalaman seferleri başladı

Ryan Air, Dalaman seferleri başladı
İrlanda merkezli havayolu şirketi Ryan Air’in Dublin-Dalaman seferi gerçekleştirildi. Dublin’den Dalaman’a 184 yolcusuyla gelen Ryan Air’ın ilk uçağı su takı ve törenle karşılandı.
YDA Dalaman Havalimanı Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Güvenç, Ryan Air’in Dublin ve Bratislava’dan Dalaman’a uçuşlar yapacağını belirterek, “Önümüzdeki yıllarda Litvanya, Polonya ve Avusturya gibi ülkelerden Dalaman’a yeni uçuşlar planlıyoruz” dedi. Ryan Air temsilcisi Nikolas Lardis de ” Dublin’den Dalaman’a ilk seferini yapan Ryan Air bir dünya devi olduğunu, Avrupa’nın en çok yolcu taşıyan havayolu firması olarak 2017’deki yolcu sayısı 120 milyona ulaştığı söyledi. Lardis, hedefimiz 430 uçaklık filomuzu daha da büyüterek 2020’li yıllarda 200 milyon yolcuya ulaşmak” dedi.

Dünyanın en küçük ülkeleri

Dünyada kimi ülkeler var ki yüzölçümleri Türkiye’de bir şehrin yüz ölçümü kadar bile değil. İşte yüzölçümü bakımından dünyanın en küçük ülkeleri…
Bazıları çok küçük ama diğer ülkeler tarafında tanınan gerçek ülkeler tanınırken, bazıları da yanlızca 3 kişinin yaşadığı hayali ülkeler…

10. GRENADA – 348.5 kilometrekare
Grenada’nın başkenti St George
Karayipler’in baharatı olarak anılan Grenada en küçük ülkeler sıralamasında 10. Sırada yer alıyor. Ocak 2016 itibariyle nüfusu 107 bin olan Grenada dünyanın en büyük muskat yetiştiricisidir. Nu bitkinin tohumları baharat olarak kullanılır. Ülkende en popüler spor kriket.

9. MALTA – 316 kilometrekare
Grenada’nın nüfusuyla karşılaştırıldığında Malta adeta bir imparatorluk Ocak 2016 itibariyle nüfusu 419 bin 500 olan Malta, yüzölçümüne göre Avrupa’nın en kalabalık ülkelerinden biri. Birleşmiş Milletlerin 2013 tarihli raporuna göre Grenada dünyanın 48. en mutlu ülkesi.

8. MALDİVLER – 298 kilometrekare
Maldivler’in başkenti Male
1192 adadan oluşan Maldivler’in nüfusu bu adaların 200’üne yerleşmiş durumda. 1965 yılında bağımsızlığını kazanan Maldivler’in 1 Ocak 2016 itibariyle nüfusu 367 bin. İklim değişikliği nedeniyle okyanus seviyesinin yükselmesi adalardan oluşan Maldivler için ciddi bir tehlike teşkil ediyor.

7. SAINT KITTS VE NEVIS – 261 kilometrekare
İsminden de anlaşılacağı gibi iki adadan oluşan bu küçük ülke Doğu Karayipler’de yer alıyor ve nüfusu sadece 55 bin. Ülkenin ekonomisi turizme, tarıma ve hafif imalat sanayiye dayanmaktadır.

6. LIECHTENSTEIN – 160 kilometrekare
Liechtenstein İsviçre sınırı
Bizlerin milli maçlar ile tanıdığımız Liechtenstein oldukça ilginç bir ülke. Yüz ölçümü Maldivlerden 10 kat küçük olan Liechtenstein, Avusturya ile İsviçre arasında yer alıyor. Oldukça güvenli olan Liechtenstein ‘da son cinayet 1997 yılında işlenmiş.

5. SAN MARİNO – 61.2 kilometre kare
San Marino’nun nüfusu 32 bin. Yüzölçümüne göre nüfus yoğunluğu yüksek olan San Marino’nun 1990’da kurulun futbol milli takımı ilk uluslararası galibiyetini ancak 2014 yılında diğer bir küçük ülkeyi, Liechtenstein’ 1-0 yenerek almıştır.

4. TUVALU – 26 kilometrekare
Tuvalu ya da eski adıyla Ellis Adası Avusturalya’nın kuzeydoğusunda yer alıyor. 1 Ocak 2016 itibariyle nüfusu 10 binin altında olan adada sadece 1 hastane yer alıyor. Hemen her yere uzak olan Tuvalu’yu 2010 yılında sadece 2000 kişi ziyaret etti ki bunların %65’inin ziyaret nedeni iş.

3. NAURU – 21 kilometrekare
Avustralya’nın doğusunda yer alan Nauru dünyanın en küçük ada ülkesi. Nüfusu 20.200 olan ülkede işsizlik sorunu var. Vatandaşların ancak %10’u iş sahibi ve hepsi de hükümet çalışanı. Ayrıca adada obezite de ciddi bir problem. Erkeklerin %97’si, kadınların %93’ü obez. Buna bağlı olarak adada tip 2 diyabet de çok yaygın. Ada sakinlerinin %40’ı diyabet hastası.

2. MONAKO – 2 kilometrekare
Listemizin tepsine yaklaştık ve artık yüzölçümünde tek haneye düştük. Oldukça zengin bir ülke olan Monako, Formula 1 yarışları gibi pek çok etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Fransa’nın komşusu olan Monako’nun nüfusu 37 bin 599. Ülkenin Fransa liginde mücadele eden meşhur futbol takımı AS Monaco’nun stadyumu ülke nüfusunun yarısını ağırlayabiliyor.

1. VATİKAN – 0.44 kilometrekare
Vatikan ya da Vatikan Şehir Devleti, İtalya’nın başkenti Roma’nın içine yer alıyor ve Katolik Hıristiyanların dini lideri Papa ve çeşitli dini figürlere ev sahipliği yapıyor. Vatikan’ın nüfusu sadece 800 kişi ve bunlardan sadece 450 tanesi ülke vatandaşı. Vatandaşların çoğu başka yerde yaşıyor. Italya, Vatikan’ın bağımsızlığını 1929’da tanımış. Vatikan kendi pullarını basıyor, vatandaşlarına pasaport ve plaka numarası veriyor, kendi eurolarını basıyor ve kendi bayrağına sahip. Ancak tüm bunlara rağmen vergi toplayamıyor. Vatikan şehrini ve aslen Papa’yı 1506 yılından bu yana İsviçreli muhafızlar koruyor.

Yüzünüze göre güneş gözlüğü nasıl seçilir!

Yüzünüze göre güneş gözlüğü nasıl seçilir!
Hepimiz güneşin sadece cildimizin güzel ve sağlıklı olması için değil, aynı zamanda vücut sağlığımız için de büyük bir yardım olduğunu biliyoruz. Ancak, güneşin bile sadece iyi bir yardım değil, aynı zamanda bir tehdit de olabileceğini aklımızda tutmalıyız. Cildimiz ve özellikle gözlerimiz dışarıda olduğumuz zaman dikkat etmeliyiz çünkü güneş bize çok fazla zarar verebiliyor.
Gözlük bir aksesuar, sadece moda değil, aynı zamanda yararlıdır. Güneş gözlüğü, kıyafeti nasıl ferahlatabileceğiniz veya kendinizi en iyi hissetmediğiniz zaman kendinizi nasıl kapatacağınız konusunda iyi bir yoldur. Akşamdan kalma gününü de gizleyebilirler.
Evde en az bir uygun güneş gözlüküne sahip olmanız gerekir, çünkü onlara ne zaman ihtiyacın olacağını asla bilemezsiniz, değil mi? Ama en iyileri nasıl seçilir? Hoşunuza giden ilk şeyleri satın alamazsınız çünkü gözleriniz için en iyi olmayabilirler ve yüzünüzün şekline uygun olmayabilirler. Yazımızı okumaya devam edin ve yüzünüz için en iyi güneş gözlüklerini nasıl seçeceğinizi öğrenin.

1. Güneş gözlüğü ne zaman alınır
Bu tür bir aksesuarı satın almanın en güzel günü kesinlikle güneşli bir gün! Bu durumda bunları hemen deneyebilirsiniz. Renk vizyonu optiklerde farklı olabilir, bu yüzden onları parlak bir güneş ışığının pencerelerden gelebileceği bir yerde denemek çok önemlidir. Bu şekilde vizyonları hakkında% 100 emin olacaksınız.
2. Güneş gözlüğü boyutu
Çok önemli olan diğer bir faktör de güneş gözlüklerinin gerçek boyutudur. Aralarından seçim yapabileceğiniz çok sayıda farklı çerçeve, tür ve hatta lens var. En iyi güneş gözlükleri, tüm göz bölgesini ve daha fazlasını isterseniz daha fazlasını kapsamalıdır. Gözleri tamamen örtmeyenlere yatırım yapmak işe yaramaz.
3. Yüzünüzün şeklini bilin
Güneş gözlüklerini yüzünüzün şekline göre seçmek, hangisini satın almak istediğinize karar verirken yapmanız gereken en önemli şeylerden biridir. Birkaç yaygın yüz şekli vardır. Bir, kare bir, oval, bir elmas, bir kalp gibi…
4. Yuvarlak yüz için en iyi güneş gözlüğü
Açılı geniş çerçeveler bu durumda en iyi seçenektir. Yuvarlak yüz ciddiye alındığı için, onu “şekillendiren” ve “şekillendirme” gibi bir şey veren bir güneş gözlüğü seçmelisiniz. Yüzünüzü daha uzun görünecek ve oval yüz görünümünü yaratacak olanları seçmeye çalışmalısınız. Ayrıca kelebek çerçeveler iyi olabilir.
5. Kare yüz için en iyi güneş gözlüğü
İnce yuvarlak veya oval çerçeveler burada cevaptır. Yüzün bu türü ile, güçlü yüz özelliklerini biraz yumuşatmanız gerekir.
6. Oval yüz için en iyi güneş gözlüğü
Yüzün oval tipi en simetrik olanıdır. Eğer bu tarz bir şekle sahipseniz, sizin için müthiş bir haberimiz var, neredeyse her şeyi giyebilirsiniz çünkü her bir güneş gözlüğü şekli kesinlikle size uyacaktır. En çok hoşunuza gidenleri seçmekten çekinmeyin! Ancak oval çerçevelerin farkında olun, yüzünüzü deforme edebilir ve kesinlikle istemezsiniz.
7. Elmas yüz için en iyi güneş gözlüğü
Retro tarzı sever misin? Cevabınız “evet” ise, o zaman mutlu olabilirsiniz çünkü retro görünümlü güneş gözlüğü size en uygun olanıdır. Retro stili çok sevmiyorsanız, en azından bu türden bir güneş gözlüklerine bir göz atmaya çalışın. Asla bilemezsin – belki satın almak istediğin bazılarını bulacaksın. Yüzün üst kısmı daha kısa olduğundan geniş çerçevelerden kaçınmaya çalışın. İyi seçenek de yuvarlak veya oval çerçevelerdir.
8. Kalp yüz için en iyi güneş gözlüğü
Yüzün bu türü için, farklı çerçevelerdeki kalın çerçeveleri deneyin. Başka bir alternatif, çok popüler ve şık olan kedi gözü güneş gözlükleri!
9. Yarım kedi gözü güneş gözlüğü
Bu retro yarım kedi göz güneş gözlüklerini seksi durur. En yeni moda trendlerini denemeyi seven insanlardan iseniz, bu tür güneş gözlükleri sizin için doğru seçim! Her yüz şekline uymludur. Ama dikkat et! Bunlar kesinlikle hergün için değil.
Bunlar dünyanın her yerinde yüzün en sık görülen ve yaygın şekilleriydi. Farklı resimlere ciddi bir bakış atmanızı ve karar vermek için biraz zaman ayırmanızı öneririz. Yanlış çerçeveleri seçmek yüzünüzü deforme edebilir ve hoş olmayan bir görünüm yaratabilir. Bazı durumlarda, biraz da komik görünebilirsin. Ve bunu istemiyorsun, değil mi? O zaman gözlük seçimi ile ilgili yazımızı dikkate alın.

Doğa harikası plajlar

Doğa harikası plajlar
Bir birinden güzel, farklı özellikte ve farklı bölgedeki plajları sizler için derledik. Sessiz sakin tropik plajlar, uçsuz bucaksız plajlar, yamaçların arasında gizlenmiş plajlar, şehrin ortasında sıkışıp kalmış plajlar. Farklı özellik ve güzellikteki plajları bir araya getirdik. Ülkemizde sahil, koy ve doğa konusunda çok şanslı bir konumda. Türkiye’den de dünyaca ünlü plajımız Kleopatra Plajı / Alanya listeye ekledik. Tatil programı yaparsanız bu plajları dikkate alın. İşte dünyanın farklı bölgelerindeki 24 plaj…

1 Kleopatra Plajı / Alanya
2 White Beach White Beach / Malay / Filipinler
3 Santa Monica State Beach / Cape Verde
4 Anse Lazio / Praslin Adası / Şeyseller
5 Bournemouth Beach / İngiltere
6 Falésia Beach / Portekiz
7 Punta Uva Beach Punta Uva Beach / Kosta Rika
8 Spiaggia dei Conigli / Sicilya / İtalya
9 La Concha Beach / İspanya
10 Seven Mile Beach / Cayman Adaları
11 Grace Bay / Providenciales / Turks ve Caicos Adaları

Futbola en az ilgi gösteren ülke Ruslar…

Futbola en az ilgi gösteren ülke Ruslar…
Topa benzeyen bir şeklin peşinden koşan insanların varoluşu M.Ö. 2000’li yıllarda Çin’deki Han Hanedanı zamanına kadar gidiyor. Modern futbol tarihi ise İngilizlerle başlıyor. Yüzyıllardır oynadıkları bu oyunu 19. Yüzyılın 2. yarısından itibaren de ulusal sporları olarak sistematik bir şekilde geliştirerek, dünyaya ihraç ettikleri büyük bir sektör haline getirdiler. Milyonları ekranlara kitleyen oyunun; yerinde izleyicisi, ekran izleyicisi, reklam vereni derken ilgilisi de meraklısıda yüksek bir oyun. Gelin bir de bu konuda araştırmalar ne diyor ona bakalım… 2018 FIFA Dünya Kupası Öncesinde, Ipsos; Türkiye dahil 27 ülkeden bireylere Dünya Kupası hakkındaki görüşlerini ve tahminlerini sordu. Genel olarak her 10 kişiden ikisinin tutkulu futbol takipçileri oldukları, her 10 kişiden üçünün ise zaman zaman futbolu takip ettiği görülüyor. Futbol konusunda en tutkulu takipçiler ise bu araştırmaya göre Suudi Arabistan ve Peru’daki bireyler olarak öne çıkıyor.
Ipsos’un gerçekleştirdiği uluslararası araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin de %26’sı futbolu yakın takip ettiklerini belirtiyor. Bu sıralamada Suudi Arabistan, Peru ve Hindistan’dan sonra futbol konusunda en tutkulu dördüncü ülke olarak sıralanıyoruz. Araştırmaya Türkiye’den katılımcıların %40’ı da futbolu takip ettiklerini fakat sadece favori lig veya takımlarının maçlarını izlediklerini belirtiyor.
Araştırma kapsamında ortaya çıkan en ilginç sonuçlardan biri de Rusların futbola en az ilgi gösteren ülke olarak sıralanması. Araştırmaya Rusya’dan katılan bireylerin sadece %9’u futbola tutkun olarak görülüyor.

Tahminler; Dünya Kupası’nı Almanya’nın Alacağı Yönünde olmuştu.
Dünya genelindeki katılımcılar turnuva finalinin Almanya ve Brezilya arasında olacağını düşünürken, bu iki takımın hemen ardından İspanya ve Arjantin gelmiş. %23’lük bir kısım mutlu sona Almanya’nın ulaşacağını öngörürken, Almanya’yı %21 ile Brezilya ve %11 ile İspanya takip etmiş. Kariyerinde henüz Dünya Kupası sevinci yaşayamayan Lionel Messi önderliğindeki Arjantin’in turnuvayı kazanacağını düşünenler ise genelin %8’ini oluşturmuş.
Araştırmaya Türkiye’den katılanların %27’si kupanın sahibinin Almanya olacağını düşünürken, %21’i İspanya ve %15’i ise Brezilya demiş.
Daha önce Dünya Kupası’nı kaldırma başarısı gösteren 8 ülkenin 6’sının bu kupayı kendi evlerinde kaldırmış olmalarına rağmen ev sahibi Rusya’nın zafere ulaşacağını düşünen katılımcılar ise hem ülkemizde hem de dünya genelinde %2’lik bir oranda kalmış.

Nisan ayında FIFA resmi internet sitesinden yapılan açıklamada taraftarlara satılan bilet sayısının 1 milyon 700 bini aştığı belirtilmişti. Ipsos araştırmasına katılanların %62’lik bir kısmı turnuvayı televizyondan takip edeceğini belirtirken, %25’i internetten, %13’ü de mobil cihaz üzerinden karşılaşmaları izleyeceğini söylemiş. Araştırmaya Türkiye’den katılanların %66’sı için de izleme platformu olarak televizyon ilk sırayı alıyor, %38 internetten, %16 da mobil cihaz üzerinden Dünya Kupasını takip edeceğim demiş. Bunun dışında, araştırmaya katılanların genel ortalamada %15’lik bir kısmı turnuvayı takip etmeyeceğini belirtirken, ülkemizde ise bu oran sadece %4 olmuş.

Araştırma kapsamında, Dünya Kupası karşılaşmalarını restoranlarda veya kafelerde takip etmeyi planlayanların oranı ülkemizde %53 iken bu oran dünya genelinde %48’de kalmış..

Ayrıca bu karşılaşmaları seyredebilmek adına işini veya okulunu kıracağını belirten kişilerin oranı ülkemizde %47, fakat globalde ise bu oran sadece %24.

A Milli Futbol Takımımız bu yaz Rusya’da mücadele etme hakkı kazanamamasına rağmen Dünya Kupası temalı ürünler satın alacağını düşünen katılımcıların oranı ülkemizde %47 iken dünya genelinde ise bu oran %38 .

88 yıllık bir geçmişe sahip olan Dünya Kupası’na daha önce 16 farklı ülke ev sahipliği yaptı ve bu tecrübeyi tarihinde ilk kez yaşayacak olan Rusya’nın başarılı bir ev sahibi olacağını düşünenlerin oranı ülkemizde %79, dünya genelinde ise %72 olmuş.

Bunun yanında, Dünya Kupası sürecinin tüm ziyaretçiler için güvenli geçeceğine inananlar, araştırmaya ülkemizden katılanların %75’ini oluştururken, globalde de bu oran %70.

Araştırma Hakkında
Araştırma 20 Nisan – 4 Mayıs 2018 tarihleri arasında FIFA Dünya Kupasını görmüş ya da duymuş ya da hakkında okumuş bireylerden oluşan toplam 12,207 kişiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında sorular, Ipsos Online Paneli üzerinden toplam 27 ülkeden bireylere iletilmiştir. Araştırma kapsamındaki ülkeler: Arjantin, Avustralya, Belçika, Brezilya, Kanada, Şili, Çin, Fransa, Almanya, Macaristan, Hindistan, İtalya, Japonya, Malezya, Meksika, Peru, Polonya, Rusya, Suudi Arabistan, Sırbistan, Güney Afrika, Güney Kore, İspanya, İsveç, Türkiye, İngiltere ve ABD.
Şu ülkelerden yaklaşık olarak 1000’er birey araştırmaya katılmıştır: Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Meksika, İspanya, İngiltere ve ABD. diğer ülkelerde ise 500’er bireyle araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu ülkeler: Arjantin, Belçika, Şili, Macaristan, Hindistan, Malezya, Peru, Polonya, Rusya, Suudi Arabistan, Sırbistan, Güney Afrika, Güney Kore, İsveç ve Türkiye.
Araştırmanın gerçekleştirildiği 27 ülkenin 16’sında veriler genel nüfus profiline ve temsiliyetine dönük olarak ağırlıklandırılmıştır. Brezilya, Şili, Çin, Hindistan, Malezya, Meksika, Peru, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika ve Türkiye’de ise örneklem genelden ziyade orta ve üst gelir grubu ve internet erişimi olan nüfusu temsil etmektedir. Her hâlükârda bu sosyal gruplar önemli ve büyüyen bir orta sınıf olduğu için sonuçlar bu ülkelerin nabzını anlamak için önemli göstergelerdir.

Bayramda Antalya’daki oteller yüzde yüz dolu.

Ramazan Bayramı’nda Antalya’daki oteller yüzde yüz doluluğa ulaştı.

Aile oteli konseptinin Akdeniz’deki adresi ‘Güral Premier Hotels & Resorts’; Ramazan Bayramı’nda misafirlerine unutulmaz bir tatil vaat ediyor. 15-18 Haziran tarihlerindeki Ramazan Bayramı tatilinde Güral Premier Hotels & Resorts’un doluluk oranı yüzde yüze ulaştı.

Güleryüz ve müşteri odaklı hizmet anlayışını benimseyen Güral Premier Hotels & Resorts yoğun haziran döneminin tek tatil fırsatı olan Ramazan Bayram’ında eğlence, sağlık ve lüksü arayanlara unutulmayacak bir tatil fırsatı sunuyor. Okulların kapanmasıyla tatil hayali kuran ve Ramazan tatilini en güzel şekilde değerlendirmek isteyen tatilciler bayrama haftalar kala erken rezervasyon dönemindeki fiyatlardan faydalanarak Güral Premier Hotels & Resorts’tan yerlerini ayırttı. Böylece Ramazan Bayramı döneminde Güral Premier Hotel Belek ve Güral Premier Hotel Tekirova’daki doluluk oranı yüzde yüze ulaşmış oldu.

Güral Premier Hotels&Resorts’un sunduğu eşsiz fırsatları deneyimlemek isteyen tatilciler bu yıl Kasım, Aralık 2017 ve Ocak 2018 döneminde erken rezervasyonla konaklamalarını satın aldı.

Erken rezervasyonda yüzde 60 doluluk

Ramazan Bayramında Güral Premier Hotel Belek ve Güral Premier Hotel Tekirova otellerinde yüzde yüz doluluk oranına ulaştıklarını vurgulayan Güral Şirketler Grubu Başkan Yardımcısı Harika Güral, konaklama sektöründe son olarak açıklanan 2018 Nisan ayı doluluk oranlarına bakıldığında da son iki yılın en iyi rakamlarına ulaşıldığına dikkat çekti.

Birçok ülkeden rezervasyon aldıklarını belirten Güral, ‘’Tatil kültürünün her geçen yıl toplumumuzda daha bilinçli hale gelmesiyle birlikte misafirlerimiz tarafından daha güzel bir tatilin daha avantajlı fiyatlara da sağlanabileceği artık fark ediliyor ve kabul görüyor. Aynı zamanda da faaliyet gösterdiğimiz tüm pazarlarda bu yıl çok yüksek volümler yakalamış bulunmaktayız.

Sürekli misafir oranlarımızın yüksekliğini de göz önünde bulundurarak bu yıl erken rezervasyon döneminde yaklaşık yüzde 60’a kadar doluluğa ulaştığımızı söyleyebiliriz. Güral Premier ailesi olarak hem gençlere hem de ailelere hitap edebiliyor olmanın sevinci içerisindeyiz. Her yıl bizi tercih eden misafirlerimize de farklı güzellikler katabilmek adına ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Misafirlerimizin mutlu bir tatil geçirebilmeleri için elimizden gelen gayreti ve çabayı gösterdiğimizi düşünüyoruz’’ dedi.

Güral Premier Hotels&Resorts, dev Aquapark’ı, dünyaca ünlü şov ve müzikallerin sahnelendiği dev sahnesi, animasyon aktiviteleri, profesyonel altyapıya sahip toprak tenis kortları, açık ve kapalı geniş havuz alanları ve dünyanın en iyisi seçilen Quu Spa’sı ile misafirlerine konforlu bir tatil imkanı sağlıyor.

İngev İnsani Gelişme Vakfı; Bu yıl ki ana tema “Tüketiciden İnsana Geçiş”

Bu yıl ki ana tema “Tüketiciden İnsana Geçiş”

İngev İnsani Gelişme Vakfı Kurucu ve Başkanı Vural Çakır

Dünyada yoksulluğu yok etmek ve insani gelişim açısından herkesi minimum yaşam kalitesine kavuşması çok kritik bir hedef…  O kritik hedef için birkaç tane faktör önemli bir hale geliyor aslında… Oxfam’ın en son raporu  2017’de dünyada üretilen gelirin % 82 si nüfusun %1’ine gitmiş.  Aslında dünyada yeteri kadar gelir üretiliyor. Burada bir sorun yok. Sitemde sorun var. Sistem o gelirin bölüşümü ile ilgili sürekli problem yaratıyor. Sürekli iki uç yaratmaya muhtaç bir sistem. Dolaysıyla bir kere bölüşüm sistemi üzerinde çok durmak gerekiyor. İkinci mesele bunlar birbileriyle bağlantılı gördüğümüz “kaynak transferleri”… Genellikle bölüşüm sistemindeki bu problem  biraz da ülkeler arasındaki kaynak transferlerinden işliyor.  Kaynak tranferi nin en önemli aracı da marka… Aslında sistemin üzerinde yürüdüğü markalar.  Global markalara gelişmiş ülkeler ev sahipliği yapıyor. Diğer ülkelerdeki her bir satın alama kaynak transferi anlamaına geliyor.  İnsanların sabah kalıp akşam yatana kadar tükettiği  her şeyle  bir yere kaynak transfer ediyor.  Kullandığınız arabadan metroya, içtiğiniz kahveye, kullandığınız bilgisayar cep telefonu ya da kullandığınız arama motoruna kadar bir kaynak transferi yapıyor. Bu dünyanın önemli bir gerçeği. Bunun arkasında yatan ise tüketim…  60’lı yıllara kadar daha çok insan olarak adlandırılan bizim türümüz sonraları tamamen “tüketici” olarak tanımlandı. Tüketici, tüketim ve marka çerçevesinde dönen bir değerler bütünü, büyük bir literatür egemen hale geldi. Artık kendimizden tüketici diye bahsediyoruz ve hakkımızda konuşanlar bize tüketici diyor ve biz başkaları hakkında konuşurken onlara tüketici diyoruz.

Neden ilçeler?

İnsani  gelişme için yerel yönetimlerin ve mikro uygulamaların önemi artıyor. İnsani Gelişme Endeksi, yerel düzeyde insani gelişmenin yönlendirilmesini amaçlamaktadır. Yerelleşmenin giderek arttığı günümüzde, insani gelişmeye etki eden yerel politika araçları da çeşitlenmektedir. Bu araçların mikro ölçekte yerel yönetimler tarafından etkin kullanılması, başta merkezi yönetimler olmak üzere diğer paydaşlar tarafından da desteklenmesi yaşam kalitesini yükseltmektedir. İNGEV günlük hayata etki yapabilecek yönetilebilir değişkenleri önemsemektedir.

Hangi ilçeleri kapsıyor?

Büyükşehir sınırları içinde kalan bütün ilçelerle en yüksek nüfusa sahip 186 ilçeyi kapsamaktadır.  2016 yılı raporuna göre ilçe kapsamı genişlemiştir.

 Neye göre ölçümlüyorsunuz? Kriterleriniz ne?

Veri seti İlçe düzeyinde insani  gelişmeyi ölçen 65 değişken ve “gizli vatandaş çalışması”ndan oluşuyor. İlçe düzeyinde sosyal, ekonomik ve çevresel faktörlere yönelik bileşenlerden oluşan İGE-İ, demografik yapı, eğitim, sağlık, sosyal yaşam, sosyal içerme ve katılım, yönetişim,  ekonomik kapasite, gelir ve tüketim durumu, çevre, altyapı ve ulaşım alanlarına ilişkin objektif göstergeleri içermektedir. Veriler yerel yönetim faaliyet raporlarının detaylı incelenmesi ve merkezi istatistiklerden oluşmaktadır. 2017 raporunda ayrıca “gizli vatandaş” çalışması genişletilmiş ve toplam 19 konuda “gizli vatandaş” olarak belediyelere başvurulmuş ve cevap verme düzeyleri de endekse dahil edilmiştir.

Sonuçları nasıl derecelendiriyorsunuz?

İGE-İ Endeksi’nde ilçeler  Çok Yüksek İnsani Gelişme, Yüksek İnsani Gelişme, Orta İnsani Gelişme ve Düşük İnsani Gelişme olmak üzere 4 ana kümede toplanıyor. 2017 raporunda Çok Yüksek İnsani Gelişme bölgesinde 30 ilçe yer almaktadır.  18 ilçenin bu grupta yer aldığı 2016 raporuna göre değişiklikler gözlenmektedir.

 

Prof.Dr. Murat ŞEKER

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi

Siz sadece bu çalışmada değil pek çok alanda yaşam kalitesini ölçen çalışmalar yapıyorsunuz. Bir ilçe hangi özellikleriyle yeşil bölgeye (en yüksek insani gelişme) giriyor?

İnsani gelişme endeksi, alt bileşenlerden oluşan bir endeks. Dolayısıyla çok boyutlu olup, sadece bir boyutta yüksek skorlara sahip olmak üst sıralarda yer almak için yeterli olmuyor. Bizim tanımladığımız ve ölçmeye çalıştığımız insani gelişme, hem bireyin öznel durumu hem de yerel yönetimin birey merkezli refah çalışmalarını kapsıyor. Bu bağlamda belediyeler için baktığımızda, şeffaflık, bilgi paylaşımı, bütçenin kamuoyuna ilan edilmesi, katılımcı ve demokratik bir anlayışın sergilemesi insani gelişmenin düzeyinin etkiliyor. Öte yandan yine belediyelerin yaptığı sosyal kapsama faaliyetleri, yani toplumdaki dezavantajlı kesimlere dönük hizmetleri nitelik ve nicelik açısından önemli. Çünkü bir toplumda insani gelişmenin yüksek olması her ne kadar birey düzeyinde algılansa da aslında toplumsal bir vaka. Dolayısıyla belediyelerin birey merkezli ve toplumdaki dezavantajlı kesimlere yönelik olan hizmetleri, toplumdaki genel insani gelişme seviyesinin de yükselmesini sağlıyor. Öte yandan bireyin eğitim ve gelir düzeyi, sağlık hizmetlerine ve sosyal yaşama erişebilirliği, yaşadığı çevre ve ulaşım kalitesi de insani gelişmenin belirleyicileri arasında yer alıyor. Bu faktörlerden sosyal yaşam, çevre ve ulaşım alanları yine belediyelerin aksiyon alacağı öncelikli alanlar arasında. Özetle bir ilçe, hem içinde yaşayan yerel halkın mevcut demografisi, hem de o ilçedeki yerel yönetimin insani gelişme odaklı hizmet çeşitliliği ve kalitesine bağlı olarak yeşil bölgeye girebiliyor.

 

Son 2 yılda nasıl bir değişim izlediniz?

İnsani Gelişme Endeksi’nin bu yıl ikincisini açıklıyoruz. Kapsanan ilçe sayısının artması, geçen yıl endekse dahil olan bazı ilçelerin bu yıl kapsam dışında kalması, değişken sayısının zenginleştirilmesi ve tabii ki ilçelerin performansları İGE-İ’de geçen yıla göre ilçe sıralamalarında birtakım değişikliklere yol açtı. Ancak genel olarak bir iyileşmeden bahsetmek mümkün. Öyle ki, geçen yıl en yüksek insani gelişmeyi gösteren yeşil bölgede 18 ilçe varken, bu yıl bu sayı 30’a yükseldi. Bu yükseliş mavi bölgedeki ilçe sayısının azalmasına neden oldu. Sarı bölge geçen yıla benzer bir görünüm verirken, kırmızı bölgede de artış oldu. Geçen yılla karşılaştırdığımızda 29 ilçe 1 bölge yükseldi, 88 ilçe aynı bölgede kaldı, 17 ilçe ise 1 bölge geriledi. Gerileme görülen alanların başında yönetişim ve saydamlık ile sosyal yaşam yer aldı.