Özben Önal “Benim dünyam bir çeşit tımarhane”

Özben Önal “Benim dünyam bir çeşit tımarhane”

Özben Önal “Benim dünyam bir çeşit tımarhane”

Günümüz dinamiklerinin sınırları zorladığı zamanlarda,  fikir,  sanat ve zevki daha önce rastlamayacağınız türde tasarımlarda buluşturmayı başarabilen yüzde yüz yerli bir  markanın kurucusu…  Mücevher tasarımı hususunda eğitim alan ve bugüne kadar bu alanda kendine şans tanımadığını fark ederek, sektörün ihtayçalarında fabrikasyon ürünlerin dışında bir üretim için Tımarhane Tasarım Atölyesini kuran sevgili Özben Önal bu ayki Pause citys dergi kapak konuğumuz… Sevgili Özben bu tarsım atölyesi ile sadece kedine değil, sıradışı fikirleri olan sanat aşığı tasarımcılarada şans tanıyor. Ülkemizin aranan,  başarılı tasarımlara imza atan Tımharhane ve tasarımlarını konuştuğumuz söyleşimiz Pause dergi okurlarımız için, keyifli okumalar.

Özgün tasarım yapabileceğim, benim gibi düşünebilen bir ekiple aklımdan geçeni önce kağıda oradan da hayalimi en iyi taşıyacağına inandığım materyale geçirebileceğim bir hane… Ben Tımarhane yi kurmaya karar verdiğim günki heyecanımı hiç kaybetmedim ve sanırım bu böyle devam edecek.

Uzun süre Venedik Festivaline maskeler tasarladım ve sattım. Aynı zamanda ünlü bir mücevher firmasında tasarımların gövde buldu. Zaten eğitimimi İsviçre’de mücevher tasarımı üzerinde aldım. Eğitimimin bana kattığı en önemli şey materyalleri doğru kullanmak ve tasarımın alt yapısının oluşturulması oldu.

 

 Tasarımda özerklik yapabilmenin keyfi yaşanıyor. Ekibimin içinde ki herkes fikrini kendi elleriyle istediği tarzda biçimlendirebiliyor. Diğer tasarımhanelerin arasında kendince farklı bir yer açılıyor.

 

Malesef günümüz Türkiye’sinde hayalini somutlaştırmak için uğraşan bir tasarımcının ortaya çıkan eserine bir bedel belirlemesi eminim tüm uğraşılarından daha zordur. Çünki insanın hayaline paha biçmesi malesef mümkün değildir. Kaldı ki özgün tasarımların meraklıları çok olmasına rağmen fiyatlandırma sonrası alıcı bulması artık çok kolay değil. Tımarhane’de üzerinde en hassas zaman harcadığım konu fiyatlandırma oluyor. Alım gücünün insanların hayallerinin önüne geçmesine üzülüyorum.

Ben Ankara çocuğuyum ve Ankara hayranıyımdır. Bu sebeple orada çok küçük mekan açtım ama bakalım ilerleyen zaman ne getirir, göreceğiz.

 

Tüm dünyanın avucunuzun içinde olması ve tüm çevrenizle paylaşabilmek günümüzde olmaz ise olmaz. Online satışımız var ama tasarımlarımın tek bir tuş ile binlerce kişiye ulaşabilmesinin sebebi sosyal medya ağım ve kullanma sıklığımdır.

Hayatın tadını çıkartmak ve gereksiz zaman harcamamak lazım. Yeni projeler ve sürprizler olacak tabiki. Hatta bir projem hayata geçti sayılır. Uzun zaman sonra tekrar mücevher tasarımına geri dönüyorum. Bu yolda yanımda konusunda çok kıymetli genç bir yaratıcı var. ÖZBEN&PENOK markasını yakında daha sık duyacaksınız inşallah.

Spot: Hayat felsefem saf sevgi üzerinedir. Üzerine basarak söylemek isterim ki özgürlüğün herkes için olan önemi belki benim hayatımda daha da baskın. Etrafım ne der diye hiç düşünmedim, dilediğim gibi yaşamayı her zaman tercih etmişimdir. Şimdi kızlarıma da bunu öğretiyorum. Hayatınız sizindir ve onu yaşama şakline karar vermek de sadece sizi ilgilendirmelidir. En önemli kural bunu yaparken kendinize olan saygınızın ve sevginizin hiç bitmemesidir.

Kızlarımın yüzlerinin gülmesi beni dünyanın en mutlu insanı yapar.

 

Sevgili Özlem; nedir bu tırmahne? Neler oluyor burada? Burada özgür fikirler gövde buluyor. Tasarımda özerklik yapabilmenin keyfi yaşanıyor. Ekibimin içinde ki herkes fikrini kendi elleriyle istediği tarzda biçimlendirebiliyor. Diğer tasarımhanelerin arasında kendince farklı bir yer açılıyor.

Kimler içindir? Gerçekten ruhunu yansıtmayı seven, sosyal çevresinin içinde kendine yer açabilmiş açık fikirli sanata ve tasarımcılığa saygı duyan herkes Tımarhane de kendine göre bir parça bulabilir.

 

Nasıl bir düşünce ile oluştu? Aklımda hep olan bir fikirdi. Özgün tasarım yapabileceğim, benim gibi düşünebilen bir ekiple aklımdan geçeni önce kağıda oradan da hayalimi en iyi taşıyacağına inandığım materyale geçirebileceğim bir hane… Ben Tımarhane yi kurmaya karar verdiğim günki heyecanımı hiç kaybetmedim ve sanırım bu böyle devam edecek. Tasarımın özgürlüğüne imkan tanıdım gibi.

Farklı bir adı var kuruluşunuzun… Çalışmalarınızın da var olanlardan farklı olan tarafları nedir? Evet. Tımarhane ismini koyarken inanın çok düşünmedim. Tımarhane Tasarım,  konuşmamızın başından beri ısrarla belirttiğim gibi özgün ve özgür tasarımları ortaya çıkartabileceğim bir atölye olarak planlandı ve kuruldu. Tasarladığım ürünlerin herhangi başka bir yerde göremezsiniz gibi iddiam olmadı fakat atölyemden çıkan ürünlerin her birinde kendi içinde ayrışan özellik muhakkak vardır. Mesela, hemen hemen her yerde bulabileceğiniz porselen bir vazoyu, insan kafası formunda hayal edip, çiçekleri derlemeniz için de homojen açılan deliklere yerlşetirdiğiniz bitkilerin saç şeklinde görünmesi bir anda vazoyu yerleştirdiğiniz mekanı değiştirebilir. Bence her tasarımın kendine özgü bir özelliği vardır ve mutlaka benzerlerinden ayrılır.

 

Daha önce bu tarz bir deneyiminiz var mıydı? Bu tarz derken vurguladığınız tasarım ise evet. Uzun süre Venedik Festivaline maskeler tasarladım ve sattım. Aynı zamanda ünlü bir mücevher firmasında tasarımların gövde buldu. Ayrıca çok yakın çevreme de tasarladığım bir çok obje olmuştur. Zaten eğitimimi İsviçre’de mücevher tasarımı üzerinde aldım. Eğitim aldığım zamanlarda da hep kafamda tasarım yapmak ama bunu sadece mücevher ile sınırlandırmamak vardı. Eğitimimin bana kattığı en önemli şey materyalleri doğru kullanmak ve tasarımın alt yapısının oluşturulması oldu.

 

Günümüz dünyasını ve bu dunyanın gündemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Günümüz dünyası dediğiniz eğer günümüzün tasarım dünyası ise bu konu oldukça geniş ve renklidir bana göre. Fakat ülkemizdeki tasarımcıların hem de her konudaki tasarımcıların işleri çok zor. Malesef günümüz Türkiye’sinde hayalini somutlaştırmak için uğraşan bir tasarımcının ortaya çıkan eserine bir bedel belirlemesi eminim tüm uğraşılarından daha zordur. Çünki insanın hayaline paha biçmesi malesef mümkün değildir. Kaldı ki özgün tasarımların meraklıları çok olmasına rağmen fiyatlandırma sonrası alıcı bulması artık çok kolay değil. Tımarhane’de üzerinde en hassas zaman harcadığım konu fiyatlandırma oluyor. Alım gücünün insanların hayallerinin önüne geçmesine üzülüyorum.

Sizce dünyamız bir tımarhane mi? Sizce Tımarhane nedir? Bence benim dünyam bir çeşit tımarhane. Bakın Tımarhane dendiğinde ilk aklınıza gelen ‘’Akıl Hastanesi’’ biliyorum. Ama oradaki insanların her biri farklı bir özellikle sosyal ortamlarda bulunamadığı için özel bakımla yaşayabiliyorlar. Her insan farklı bir renktir benim için. Özgür olmalı, dilediği gibi yaşayabilmelidir. Şimdi siz bana söyleyin ‘’siz yaşayabiliyor musunuz?’’…

 

Şubeleşiyor musunuz? Online olarak da hizmet veriyor musunuz?

Merkezimiz Antalya’da ama online satışımız var. Şubeleşme konusunda malesef ülkenin ekonomik konjüktürü de karar vermek için henüz eerken olduğunu düşündürüyor. Ben Ankara çocuğuyum ve Ankara hayranıyımdır. Bu sebeple orada çok küçük mekan açtım ama bakalım ilerleyen zaman ne getirir, göreceğiz.

 

Hayat felsefenizi ben çok farklı buluyorum. Siz de farklı buluyor musunuz? Hayat felsefem saf sevgi üzerinedir. Üzerine basarak söylemek isterim ki özgürlüğün herkes için olan önemi belki benim hayatımda daha da baskın. Etrafım ne der diye hiç düşünmedim, dilediğim gibi yaşamayı her zaman tercih etmişimdir. Şimdi kızlarıma da bunu öğretiyorum. Hayatınız sizindir ve onu yaşama şakline karar vermek de sadece sizi ilgilendirmelidir. En önemli kural bunu yaparken kendinize olan saygınızın ve sevginizin hiç bitmemesidir.

 

Plan yapar mısınız? Hayatla ilgili ne  gibi planlarınız var? Özellikle yeni projlerde sürpriz var mı? Plan yapmadan yattığımı hatırlamam. Günlük planı geçin, haftalık ve hatta aylık planlar yapmayı severim. Önümü daha rahat görmemin ve hayatımda kı 4  kızımla yaşamımı kolaylaştırmanın ve sevdiklerimle daha kaliteli zaman geçirmemin en önemli sebebidir planlı yaşamak. Hayatın tadını çıkartmak ve gereksiz zaman harcamamak lazım. Yeni projeler ve sürprizler olacak tabiki. Hatta bir projem hayata geçti sayılır. Uzun zaman sonra tekrar mücevher tasarımına geri dönüyorum. Bu yolda yanımda konusunda çok kıymetli genç bir yaratıcı var. ÖZBEN&PENOK markasını yakında daha sık duyacaksınız inşallah.

 

Kendinize vakit ayırdığınızda neler yaparsınız? Kendime vakit ayırmak yerine beni mutu eden herkes ve herşeyle zamanımı paylaşıyorum. Öncelik her zaman kızlarımın olur. Kalabalık olmayı severimş birlikte yensin, içilsin ve kaliteli zaman geçirilsin. Kendi kendimle kaldığım sınırlı zamanda da evin diğer sakinleri yani kedilerimiz ve köpeklerimiz ile oynamak en büyük zevkim.

 

Modayı takip eder misiniz? Modayı her kadın gibi takip ederim ama rahat giyinme özgürlüğümün elimden alınmasına asla izin vermem.

 

Sosyal medyayı nasıl kullanıyorsunuz? İşle ilgili konularda kolaylık sağlıyor mu? Sanırım sosyal medyadan uzak kalan pek yoktur. Benim için sosyal medya hem iş hem arkadaş tüm ilişkilerimin akıcı olması için çok önemli. Tüm dünyanın avucunuzun içinde olması ve tüm çevrenizle paylaşabilmek günümüzde olmaz ise olmaz. İşim için de tabiki sosyal medya en kolay ulaştırma şekli. Zaten online satışımız var ama tasarımlarımın tek bir tuş ile binlerce kişiye ulaşabilmesinin sebebi sosyal medya ağım ve kullanma sıklığımdır.

 

Tanınmış bir aileden gelmek, tanınmış olmak işlerinizde başarı elde etmenizi kolaylaştırıyor mu?   Tabiki buna hayır demek mümkün değil. Herşeyden önce tanınmış bir aileden geldiğinizde çevreniz ailenizden başlayan bir çember ile büyüyor ama kişiliğiniz ile duruyor ya da büyümeye devam ediyor. Ben bu konuda şanslı olduğumu söyleyebilirim.

En çok hangi yönünüzü beğenirsiniz? Kendimle ilgili analizlerimi, öz eleştiri yapabiliyor olmamı severim.

 

Hızlı tüketim çağında en fazla tükettiğimiz zaman… Zaman yönetiminiz nasıldır? Planlama yapmak bu sorunu çözmemde bana en büyük destek.

 

Kendinize nasıl bakarsınız? Beslenmenize dikkat eder misniz? Anne olduğum günden beri beslenme konusunda ikili bir hayatım var diyebilirim. Evdeki yemek düzeni, seçimler ve alışveriş, kızlarım için sıfır hata ile olur. Ama ben malesef o kadar düzenli beslendiğimi söyleyemem. Belki de alışkanlıklarım alakalı ama mesela kahvaltı öğününü atlarım ve canım istediğinde yemek yerim. Sınırladığım bir yiyecek yok, sanırım benim için büyük bir avantaj.

Hayatta en çok neyi sevdiniz? Sizi en çok ne mutlu eder?

Ben anne olmayı sevdim ve hayatta beni daha çok mutlu edecek belki de bir gün annane olma olabilir. Şaka bir yana kızlarmın yüzlerinin gülmesi beni dünyanın en mutlu insanı yapar.

Hayatınızdaki öncelik sıralamınız nasıldır? İlk üçte ne var mesela?

Ailem, kızlarım ve işim

 Günlük hayatın getirdiği gündemler ister istemez bir stres ortamı yaratıyor… Zihninizi nasıl yenilersiniz, stresinizi nasıl  atarsınız? Ben evimi çok severim. Stresimi de üzüntümü de sevincimi de evimde ailem ve dostlarımla paylaşırım. Ama kağıt ve boya benim için stres ile savaşmak için yeterli olur.

 Güçlü bir kadın profiliniz var? Bu bir avantaj mıdır? Güçlü kadın ne demektir aslında ordan başlamak lazım ama dışarıdan bakıldığında güçlü bir kadın olduğumu hep söylerler. Belki da hayatla verdiğim sınavlar beni ayakta durmaya, kızlarıma örnek olurken her zaman dik durmaya çalışmaya ve sevdiğim insanları koruma içgüdüm ise dişi bir kedi gibi görünmeme sebep olmuştur.

 Sizce başarının sırrı nedir? Sadece karar vermek ve istemek.