Yazılar

Yerli üretimle güçlenen sürdürülebilir gelecek

Karaman’da kurulduğu günden bu yana doğal taş değirmen yöntemini modern teknolojiyle birleştiren Duru Gıda, iklim değişikliği ve kuraklık gibi küresel sorunlara karşı dayanıklı bir üretim modeli oluşturuyor. 94 ürün çeşidiyle 58 ülkeye ulaşan marka, üretimin her aşamasında doğallık, verimlilik ve toplumsal fayda ilkeleriyle hareket ediyor.

Bu yılın Dünya Gıda Günü teması “Daha İyi Gıdalar ve Daha İyi Bir Gelecek İçin El Ele” olarak belirlendi. Bu tema doğrultusunda açıklama yapan Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru; “Yerli üretimi ve sürdürülebilir tarımı güçlendirerek, doğal kaynakları koruyup gelecek nesillere sağlıklı gıdalar bırakmayı amaçlıyoruz. ‘Daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla hem üreticinin hem tüketicinin aynı zincirde buluştuğu, adil ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için el ele veriyoruz.” diye konuştu.

Duru Gıda’nın 2018 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi iş birliğiyle başlattığı Ahmet Buğdayı Projesi, bu vizyonun en güçlü örneklerinden biri. Emin Duru, “Yerli ata tohumlarımızı koruyor, kuraklığa dayanıklı çeşitlerle üretim yapıyor ve çiftçimizin gelirini artırıyoruz. Böylece ülkemizin tarımsal bağımsızlığına katkıda bulunuyoruz.” dedi.

“İyi gıda; doğaya, üreticiye ve topluma saygılı üretimdir”

Enerji verimliliği, su tasarrufu ve atık yönetimi konularında da sistematik çalışmalar yürüttüklerini belirten Duru; “Temiz enerji yatırımlarımızla karbon ayak izimizi azaltıyoruz. Elektrik tüketimimizin yüzde 85’ini güneş enerjisinden karşılamayı hedefliyoruz. Modern teknolojiyi, üretim tesislerimizde kullanılan doğal taş değirmen geleneğiyle birleştirerek buğdayın doğallığını ve besin değerini koruyoruz. Bu sayede hem ürün kalitesini artırıyor hem de sürdürülebilir bir üretim anlayışını destekliyoruz. Bizim için iyi gıda; doğaya, üreticiye ve topluma saygılı, besleyici ve izlenebilir üretim süreçlerinin sonucudur. Duru Gıda olarak doğayla uyumlu, besin değeri yüksek, geleneksel yöntemlerle üretilmiş ürünleri tüketiciyle buluşturmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Duru, gıda güvenliğine dikkat çekti

Yerli üretime verdiği destek ve doğaya duyarlı sürdürülebilir üretim anlayışıyla katkısız, doğal ürünleri sofralara taşıyan Duru Gıda, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde gıda güvenliği ve tarımın geleceğine dikkat çekiyor.

Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru, “Üretimimizin her aşamasında en doğal yöntemleri tercih ediyoruz. Doğal taş değirmenlerde kırılan bulgur, sadece lezzetini değil, besin değerini de koruyor. Hiçbir katkı maddesi kullanmadan, el değmeden işlediğimiz ürünlerimizle hem doğayı koruyoruz hem de sofralara sağlıklı besinler ulaştırıyoruz. 89 yıldır, doğal taş değirmende bulgur üretimini yalnızca biz gerçekleştiriyoruz”​ dedi. Sürdürülebilir üretim modelini benimseyerek doğal kaynakları koruma sorumluluğunu üstlendiklerini belirten Duru, “Bizim için önemli olan hem sağlıklı ürünler sunmak hem de tarım alanlarımızı ve doğal kaynaklarımızı gelecek nesillere bozulmadan aktarabilmek. Bu yüzden üretim süreçlerimizde modern teknolojileri geleneksel yöntemlerle birleştiriyor ve doğal ürünleri en sağlıklı şekilde sofralara ulaştırıyoruz” şeklinde konuştu.

Katkısız üretimle sağlıklı gelecek

Duru Gıda, bu endişelere çözüm olarak hiçbir katkı maddesi, renklendirici veya koruyucu kullanmadan doğal işleme yöntemleriyle üretim yapıyor. Yüksek rakımlı tarım alanlarından elde edilen buğdaylar hem yüksek besin değeri sağlıyor hem de doğallığı korunarak işleniyor’’ şeklinde konuştu. BM’nin 2024 Gıda İsrafı Endeksi Raporu’nu hatırlatan Duru, “Dünya genelinde 783 milyon insan açlıkla mücadele ederken küresel nüfusun 3’te 1’i gıda güvenliğinden mahrum kalarak yaşıyor’’ ifadelerini kullandı.

Yerli üretim ve sürdürülebilir tarımın gücü

Duru Gıda olarak, en büyük gurur kaynaklarının ata tohumları yeniden tarıma kazandırmaya yönelik projeleri olduğunu söyleyen Emin Duru, “Tarım, su ve gıda kaynaklarının sürdürülebilirliği giderek daha önemli bir hale geliyor. Yerli üretimi destekleyerek, bu alandaki sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam ediyoruz. Özellikle ata tohumlarımızın korunması ve yaygınlaştırılması için üniversitelerle yaptığımız iş birlikleri sayesinde tarımda sürdürülebilirliği artırıyoruz. Bu kapsamda Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’yle başlattığımız Ahmet Buğdayı projesi de sürdürülebilir tarım adına önemli bir adım. Sürdürülebilir gıda üretimine önemli katkılar sunan projemizde, ‘Hızlı Islah Yöntemi’ni buğdayda ilk kez uygulayan firma olduk. Bu yöntemle, sera koşullarında tohumları doğal bir süreçte hızla olgunlaştırdık. Durum buğdayında, normalde 8 yıllık bir iş sürecini, sadece iki yıl içinde tamamlayarak tohumlarımızı toprağa kavuşturduk ve kıraç alanları verimli tohum üretimi için kullanıma açtık. Yüksek protein içeriği ve verimliliğiyle Ahmet Buğdayı, buğday arz güvenliğini sağlamada kritik bir rol üstleniyor. Yüksek verimli ve susuzluğa dayanıklı Ahmet Buğdayı’yla üretilen bulgur, sürdürülebilir tarım uygulamaları sayesinde hem doğaya zarar vermeden yetiştiriliyor hem de sağlıklı beslenmek için bir alternatif oluşturuyor” diye konuştu.

Duru Gıda, sürdürülebilir yerli üretimi desteklemek için attığı adımlarla da dikkat çekiyor. Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi çerçevesinde yerel çiftçilerle işbirliği yaparak sözleşmeli üretim modelini başarıyla uygulayan Duru Gıda, çiftçilerin yalnızca üretime odaklanabilmesi için piyasa değerinin üzerinde fiyat teklifleriyle mahsul alım taahhüdünde bulunuyor. Proje kapsamında, Karaman’ın 25 köyünde 124 çiftçiye ekilmek üzere Tarım İl Müdürlüğü tarafından 30 ton Azkan nohut tohumu dağıtımı gerçekleşti. Toplam 2500 dekarlık alanda gerçekleştirilecek ekim sonucunda, yaklaşık 300 ton ürün hasadı bekleniyor.  Çiftçilerin artan maliyet ve yaşam standartlarının düşmesi sebebiyle topraklarını bırakmak zorunda kaldıklarını ifade eden Emin Duru, “Sözleşmeli üretim modeli, çiftçimizin ticari kaygı yaşamadan en iyi mahsulü elde etmesine olanak tanıyor. Böylece yerli üretimin sürdürülebilirliğini sağlıyor, tarımda verimliliği artırıyoruz. Bu model sayesinde hem üreticilerimizin geleceğe güvenle bakmasını sağlıyor hem de ülkemizin gıda güvenliği adına önemli bir adım atıyoruz. Benzer şekilde ülkenin farklı bölgelerinde sözleşmeli üretim kapsamında kırmızı fasulye ve barbunya üretimini de destekliyoruz” dedi.

Duru Gıda’nın bulguruna Japonya’dan onay

Duru Gıda’nın bulguruna Japonya’dan onay

Duru Gıda’nın, Japonya’daki Mukogawa Kadın Üniversitesi’nde glisemik indeks (GI) üzerine yaptırdığı analiz, bulgurun 54,9’luk GI değeri ile uzun süre tok kalmayı sağladığını ve açlık krizlerinden koruduğunu doğruladı.

Böylelikle bulgurun sağlıklı bir yaşam için değerli ve diyabete karşı etkili bir gıda olduğu bir kez daha ortaya konuldu.

Japonya’da, Mukogawa Kadın Üniversitesi’nin, Gıda ve Beslenme Bilimleri Fakültesi, Gıda Geliştirme Araştırma Laboratuvarı’nda bulgurun kandaki glikoz (şeker) seviyesine etkisi, yani Glisemik Indeks (GI) değeri ölçüldü. 12 sağlıklı katılımcının yer aldığı analiz, ürünün GI değerinin 54,9’la, “Düşük GI Gıda” kategorisine girdiğini ortaya koydu.

Gıda Mühendisi Ece Duru, GI analizinin, tüm dünyanın dikkate aldığı, sınırlı yerde yapılan değerli bir araştırma metodu olduğunu belirtti. GI analizinin Japonya gıda standartlarının “olmazsa olmaz”ları arasında yer aldığını söyleyen Ece Duru, “Bu araştırmanın en güvenilir yerlerde yapılması, verilerin doğruluğuna güven açısından oldukça kıymetlidir. Japonların bu konudaki standartlarını ve hassasiyetini dikkate alarak, analizi Japonya’da bu konu üzerinde uzmanlaşmış Prof. Yasushi Suzuki ve ekibiyle yaptık. Bu raporlamalar sayesinde bireyler daha sağlıklı ve bilinçli gıda tüketimine yöneliyor. Duru Gıda olarak bulgurumuz üzerine yaptırdığımız bu analizin amacı, düşük glisemik indeksin uluslararası pazarlar için önemini göstermek ve bulgurlarımızı sağlıklı düşük GI ürün olarak tescillendirmekti. Bulgur gibi kompleks karbonhidratlar, glisemik indeksleri düşük olduğunda daha uzun süre tok kalmanızı sağlar ve açlık krizlerinden bizi korur.” dedi.

 

Emin Duru “Sürdürülebilir gıda için sofralarda bakliyata daha fazla yer verilmeli”

Emin Duru “Sürdürülebilir gıda için sofralarda bakliyata daha fazla yer verilmeli”

Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru, bakliyat ürünlerinin gıda sektörünün geleceğine yön vereceğinin altını çizerek, “Küresel ısınma ve iklim değişikliği tehlikesi göz önünde bulundurulduğunda, bakliyatın sürdürülebilir gıda sistemleri açısından önemi çok büyüktür. Bu konudaki farkındalığın artması için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

Duru Gıda, en doğal ve lezzetli sonuçlar için geleneksel yöntemleri modern metotlarla birleştiren üretim yaklaşımıyla çalışmalarını sürdürüyor. Dünyanın en büyük bulgur üretim hattına sahip olduklarını belirten Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru, “Ürünün tohumdan mahsule, paketlemeden sofraya ulaştığı ana kadarki her aşamayı yakından izleyebilmek adına pek çok teknolojik yatırıma imza attık. Tüm çalışmalarımızı mahsulün en doğal, en besleyici haliyle tüketiciye ulaşması için yapıyoruz. Bakliyatın çevreye ve insan sağlığına büyük katkıları olduğunu biliyoruz. Bu nedenle geleceğin dünyası bakliyattadır. Bu konudaki farkındalığın artması için büyük bir sorumluluk üstlenerek çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu anlamda en önemli gündemimiz, ata tohumu geliştirme projemiz olan Ahmet Buğdayı. Türkiye’nin 2 bin yıllık yerli buğdayı olan ve ülkemizin tarım ihracatına önemli katkılar sağlayacak olan Ahmet Buğdayı’nın yeniden tarım sanayiine kazandırılması amacıyla bir proje başlattık. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi ile ortaklaşa yürüttüğümüz proje kapsamında, Türkiye’de ağırlıklı olarak kıraç arazilerde ekimi gerçekleştirilen buğdayın daha verimli hale getirilmesi amaçlıyoruz. Bu projeyle ülkemizin buğday üretimindeki verimliliğin arttırılmasına büyük katkı sağlayacağımıza inanıyoruz. Tüm faaliyetlerimizde doğaya saygılı ve sürdürülebilir üretim anlayışına sadık kalarak, yenilenebilir enerji projelerine yatırım yapıyoruz. Sektörde lider marka olarak; tecrübemizi ve bilgi birikimimizi, ekonomimize en yüksek faydayı sağlamak için kullanmaya devam ediyoruz.” dedi.

Duru Gıda’nın 88. yılına özel reklam filmi

Duru Gıda’nın 88. yılına özel reklam filmi

Duru Gıda’nın 88. yılı için hazırladığı reklam filminde, markanın tarladan sofraya ulaşan her bir ürün için gösterdiği titizlik, coşkusu işleniyor.

Reklam filminde;

Duru Gıda’nın 88 yıllık uzmanlığını, sektörel bilgi birikimini, tecrübesini, yenilikçi ve vizyoner bakış açısını yansıtan bir hikâye ortaya konuluyor. İzleyici filmde, ürünlerin doğallığına ve lezzetine neden güvenip gönül rahatlığı ile tüketebileceklerini, markanın yıllara dayanan tecrübesini ve uzmanlığını anlıyor. ‘Mahsulü, ona gözü gibi bakan çiftçilerden aldık’ cümlesi ile başlayan filmde, yüksek teknolojili üretimle her bir ürünün doğallığını ve besleyiciliğini koruyarak sofralara ulaştırılmasıyla birlikte sağlığa ve lezzete verilen önem vurgulanıyor.  58 ülkeye ihracat yapan Duru, televizyon, radyo ve dijitale özel olarak hazırladığı reklam filmini hedef kitlelere uygun dillerde yayınlayarak tüm dünyada tüketici ile yakın temas kuruyor.

REKLAM KÜNYESİ:
REKLAMVEREN:
DURU GIDA

MARKA: DURU

REKLAMVEREN YETKİLİSİ: SEVİNÇ BİLGE DOĞAN, ECE DURU, İREM AYDOĞAN

REKLAM AJANSI: GENNA ISTANBUL

KREATİF DİREKTÖR: NİLÜFER GÜLATA

KREATİF GRUP: GÖKHAN ÜSTÜNEL, CÜNEYT ÖZTÜRK, BURAK AKINCIOĞLU, KAYHAN BAŞPINAR, AYKUT TAŞKIN

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ: İDİL OZMAN, ZEYNEP GÜL

YAPIM ŞİRKETİ: FİLMPARK

YAPIMCI: MURAT PINAR

YÖNETMEN: DUYGU GÜZELMERİÇ

GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ: SERKAN GÜLER

MÜZİK DÜZENLEME: JINGLE JUNGLE

MEDYA AJANSI: MEDIASTORE

MEDYA: TV, RADYO, INTERNET