Yazılar

QNB Finansbank ve Enpara.com AppGallery’de

QNB Finansbank ve Enpara.com AppGallery’de
QNB Finansbank Cep Şubesi ve Enpara.com Cep Şubesi altyapıları Huawei Mobil Servisler’e uyumlu hale getirilerek AppGallery’deki yerlerini aldılar.

QNB Finansbank Cep Şubesi’nden para transferlerinizi ve fatura/kurum ödemelerinizi yapabilir; hesap hareketlerinizi gözlemleyebilir, kredi ve kredi kartı başvurusunda bulunabilir, kredi kartı veya kredi taksit ödemelerinizi gerçekleştirip, döviz alış satış işlemlerinizi yapabilirsiniz. Bunların yanı sıra karekod ile kartsız para çekme, e-Devlet Kapısı’na giriş, “Anında Destek” ile yazışarak işlem yapma gibi daha birçok bankacılık işlemini mobil uygulamadan dilediğiniz an gerçekleştirebilirsiniz. Karekod tarama, temassız işlem ve haritalar gibi HMS altyapısı hizmetleri ile donatılan QNB Finansbank Cep Şubesi, milyonlarca AppGallery kullanıcısının hizmetine sunuldu.

Odeabank 9 ayda 103 milyon TL kar etti

Odeabank 9 ayda 103 milyon TL kar etti

Odeabank yılın üçüncü çeyreğinde net kârını, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 22 milyon TL seviyesinden 103 milyon TL kar etti.

Odeabank 2020 yılının üçüncü mali dönemine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. 2020’nin 9 aylık döneminde 103 milyon TL kar açıklayan Odeabank’ın toplam aktifleri yılın üçüncü çeyreğinde 40.3 milyar TL, nakdi kredileri 18.7 milyar TL, gayri nakdi kredileri 5.0 milyar TL’ye ulaştı. Toplam mevduatı ise 24.9 milyar TL oldu.  Sektörün en güçlü sermaye yeterlilik oranlarından birine sahip olan Odeabank, 2020 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 21.3’lük toplam sermaye yeterlilik oranına ulaştı.

Mert Öncü: “Sağlıklı ve sürdürülebilir büyümeye devam ediyoruz”

Yılın üçüncü çeyreğine ilişkin şirketin finansal sonuçlarını değerlendiren Odeabank Genel Müdürü Mert Öncü, konuya ilişkin şunları söyledi; “Türkiye ve dünyayı etkileyen pandemi sürecine rağmen, müşterilerimiz için değer yaratarak, kârlı bir şekilde büyümeye devam ediyoruz. Oldukça zorlu bir yıl olan 2020’nin başından bu yana elde etmiş olduğumuz başarılı finansal sonuçlar bunun en önemli göstergesi. Mevcut küresel eğilimler, sektördeki yeni normale uyum sürecinin devam edeceğine işaret ediyor. Biz de güçlü sermaye yapımız ve alanında uzman insan kaynağımızla bu değişim sürecini güvenle karşılamaya hazırız. Müşterilerimizi merkeze alan bankacılık anlayışımız ile fark yaratmayı hedefliyoruz. En iyi yatırım ürünleri sunan banka olma stratejimize odaklanarak, sağlıklı ve sürdürülebilir büyümeye devam edeceğiz. Ülkemiz ekonomisinin büyüme planları ile uyumlu olarak dış ticaretin artırılmasına yönelik ürün ve hizmetlerimizi ihracatçılara sunmayı sürdüreceğiz. Nakdi ve gayri nakdi kredi portföyümüzü büyüterek Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

Öncü: “İhracatçı firmalarımıza desteğimiz devam edecek”

Pandemi sürecinde de ihracat yapan firmaların yanında olduklarını belirten Öncü, Covid 19 etkisinde geçen 2020 yılının 9 aylık döneminde, dış ticaret aracılık işlemleri için net 1.2 milyar TL gayri nakdi kredi artışı, dış ticaret finansmanı ve işletme sermayesi ihtiyaçlarının finansmanı için de net 2.2 milyar TL nakdi kredi artışı olmak üzere toplamda yaklaşık 3.5 milyar TL finansman artışı kaydettiklerini açıkladı. Dış ticaretin Odeabank için önemli bir segment olduğunu vurgulayan Öncü, “Hızlı büyüyen Avrupa dışındaki yakın coğrafyalarda önemli bir dış ticaret bankası olmak istiyoruz. İhracatın finansmanına yönelik sunduğumuz kredilerle ve bu alandaki deneyimimizle Türk ihracatçısına rahat nefes aldırmak için çalışıyoruz” dedi.

Yapay zekanın ekonomik boyutu 15,7 trilyon dolar olacak

Yapay zekanın ekonomik boyutu 15,7 trilyon dolar olacak

Müsiad Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, “Dijitalleşme süreci, iyi değerlendirildiği takdirde birçok avantajı da beraberinde getirecektir. Bilhassa KOBİ’lerimizin dijitalleşmeye yönelik ilgi ve iştahlarının artması durumunda, üretimde ciddi bir verimlilik artışı sağlanacaktır.” dedi.

Kaan, MÜSİAD’ın hazırladığı “Dijital Dönüşümün İş Süreçlerine Etkileri” raporu ile ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, pandemi süreci ile tüm dünyada yaşanan krizin, orta ve uzun vadede fırsata çevrilebilmesi adına yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti.

Pandemi süreci ile birlikte, sanayide millileşme ve dijital dönüşüm kavramlarının iyice önem kazandığını ifade eden Genel Başkan Kaan, “Bizler öncelikle salgın sürecinin sanayide millileşmenin önemini bir kez daha gösterdiğine inanıyoruz. Zira sadece hizmetler sektörüne dayanan ekonomilerin doğal olarak bu süreçte çok daha ağır hasar aldığını, ülkemizin ise mevcut sanayi kapasitesiyle diğer ülkelerden olumlu bir şekilde ayrıştığını görüyoruz. Bu kapsamda; esnek üretim kapasitemiz ve büyük piyasalara yakınlığımız sayesinde, çevre ülkelerle kıyaslandığında, Türkiye’nin büyük bir üretim üssü olmaya aday olduğunu ifade edebiliriz.” şeklinde konuştu.

“Hem pozitif hem de maalesef negatif anlamda ayrışan sektörler olacak”

Pandemi sürecinin hem pozitif hem de maalesef negatif anlamda ayrışan sektörleri olacağını belirten Kaan, şöyle konuştu:

“İlk bakışta; tıbbi malzeme ve hizmetler, gıda üretimi ve perakende, bilgi ve iletişim teknolojileri ve e-ticaret sektörü için büyük avantaj sağlama potansiyeli taşıdığını söyleyebiliriz. Salgın sürecinden en olumsuz etkilenecek sektörlerin ise; turizm ve konaklama, her türlü hava-deniz-kara taşımacılığı, fuarcılık, eğlence, otomotiv ve inşaat sektörleri olacağını tahmin edebiliriz. Ancak bundan sonraki süreçte, sektör ayrımı olmaksızın bütün işletmelerin sanal çalışma ve iletişimi destekleyen araçlara verdikleri önem ve yatırımlar da hızlı bir şekilde artış kaydedecektir. Zira salgın sürecinin küresel düzeyde istihdam piyasalarını derinden etkileyeceği, neredeyse bütün ülkelerde işsizlik oranının ciddi bir sıçrama yapacağı tahmin edilmektedir. Küresel ekonominin yakın geleceğine yönelik ortaya koyulan projeksiyonlar, birçok ülke için yüzde 20’lere varan işsizlik oranının söz konusu olacağına işaret etmektedir.”

“Dijitalleşme süreci, birçok avantajı da beraberinde getirecektir”

İşgücünde sürekliliğin sağlanması adına, dijitalleşmeye olan ilginin artacağını vurgalayan Kaan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dijitalleşme süreci, iyi değerlendirildiği takdirde birçok avantajı da beraberinde getirecektir. Bilhassa KOBİ’lerimizin dijitalleşmeye yönelik ilgi ve iştahlarının artması durumunda, üretimde ciddi bir verimlilik artışı sağlanacaktır. Yine bu kapsamda, çok kârlı ve yüksek hacimli bir iş kolu olan e-ihracat da önemli bir potansiyel barındırmaktadır. Bu nedenle; dinamik nüfusumuz ve iş yapabilme becerilerimiz sayesinde, bu dönüşümün gereklerini doğru okuyarak hareket etmemiz elzemdir.”

Bu anlayış doğrultusunda, dijitalleşme atılımına destek olmak adına Dijital Dönüşüm ile KOBİ Geliştirme ve Markalaşma Komiteleri oluşturduklarını kaydeden Kaan, “İç piyasada reel sektör ve tüketicilerimiz için sunulan ve sunulacak olan ilave destekler, dış piyasada ise oluşacak muhtemel fırsat ortamlarının iyi değerlendirilmesi neticesinde; ülke olarak pandemi sürecini en az hasarla kapatacağımıza inanıyoruz. Bu vesile ile MÜSİAD ile AGS Global Araştırma iş birliğinde hazırlanan “Dijital Dönüşümün İş Süreçlerine Etkisi” araştırmamızın, geleceğe ışık tutmasını ve tüm sektörler tarafından istifade edilmesini temenni ediyorum.” açıklamasında bulundu.

Yüzde 91,9 dijital altyapı süreçlerini tamamlayacak.

 

 

Startup’ların Yaptığı Büyük Hatalar

Startup’ların Yaptığı Büyük Hatalar

2010 yılından itibaren hayatımıza giren startup, ilk olarak Amerika’da başlayan bir iş modelidir. Türkiye’ye gelmesi yıllar bulsa da hala tüm dünyada etkisi sürmekte olan bir akım. Peki, tam anlamıyla startup nedir, ne anlama gelir?

Kelime anlamıyla ifade edecek olursak, bir şeyi harekete geçirmek için yapılan iş anlamına gelen startup, sıfırdan işe başlayan şirket ve yatırımlar için kullanılmaktadır. Genel olarak girişim olarak ifade edilse de girişimcilik ile startup aslında farklı şeylerdir. Bir işin startup olarak değerlendirilebilmesi için bilinen sınırların dışına çıkmak, yapılmamış olanı yapmak ve devamlı büyümeyi hedeflemek gerekir. İlk bakışta kulağa çok zor gelmese de her 100 startup’tan sadece 7’sinin başarılı olduğunu belirtmemizde fayda var. Bu da demek oluyor ki, bu işte çok büyük hatalar yapılıyor. Peki nedir bunlar?

  1. Az Araştırma Yapmak

Yapacağınız işle ilgili attığınız ilk adım araştırma olacaktır. Ancak çoğu zaman bu araştırmalar yeterli gelmez. Gerçekleştirmek istediğiniz fikrin yanı sıra, bu fikri nasıl hayata geçireceğiniz konusunda da iyi bir araştırma yapmanız gerekir. Fikriniz mükemmel; ancak sektörünüz buna hazır değilse ve doğru zamanda işe koyulmadıysanız %93’lük dilimde yer alırsınız. Ya da fikrinizin harika olduğunu düşünürsünüz, ancak biraz daha araştırma yaptığınızda aslında çok da orijinal olmadığını fark edersiniz. Araştırmaktan çekinmeyin ve değişen şartlara göre fikrinizi daima geliştirin.

  1. Başka Bir Fikri Kopyalamayın

Sık yapılan hatalardan biri de bir alanda gerçekleştirilmiş bir fikri başka bir alana uyarlamaktır. Unutmayın, burada amacınız sadece farklı bir şey üretmek değildir. Amaç, insanların ihtiyaçlarına cevap olmaktır. Bu nedenle çok iyi bir analiz yapmak, gerçekten bu fikre ihtiyacın olup olmadığını iyi ölçmek gerekir.

  1. Plansız Çalışmayın

Belki de bu zamana kadar kimsenin aklına gelmeyen, müthiş işe yarar bir fikir buldunuz. Ancak startup’ınızın başarılı olması için fikrin harika olması yeterli değildir. Sonrasında atacağınız adımların neler olduğunu bilmeli ve bu adımların muhasebesini yaparak önünüzü görmelisiniz. Ancak bu şekilde işinizle ilgili planlarınızı gerçeğe dökebilirsiniz.

  1. Hızlı Para Kazanmaya Çalışmak

Elbette ki fikrinizi hayata geçirmenin esas amaçlarından biri de para kazanmak. Ancak her şeyin bir sırası var. Para kazanma hırsıyla plansız adımlar atarak işinizi mahvedebilirsiniz. Hemen bir yatırım almalıyım düşüncesiyle kendinizi strese sokarak işleri alt üst edebilirsiniz. Vakti geldiğinde eminiz harika yatırımlar alıp işinizi büyütebileceksiniz.

  1. Yanlış Hedef Kitle

Her türlü teknolojiyi kullanarak fikrinizi geliştirdiniz. Peki, doğru hedef kitleye mi pazarlıyorsunuz? Reklam ve pazarlamadan doyurucu bir geri dönüş almak istiyorsanız, hedef kitlenizi doğru tanımlamalı ve onlara ulaşmak için doğru yolları kullanmalısınız. Örneğin, dijital mecradan çok kolay ulaşabileceğiniz hedef kitlenize farklı yollardan ulaşmaya çalışmak hem zaman hem de maddi kayıplara yol açacaktır.

  1. Fazla veya Az Harcama Yapmak

Her şeyin bir dozajı vardır öyle değil mi? Her önünüze çıkan problemi yüklü paralar ödeyerek çözmeye çalışmak veya pazarlamanız için harcamanız gereken bütçeden kısmak sizi geriye doğru sürükler. Bu nedenle neye ne kadar yatırım yapmanız gerektiği konusunda doğru kararlar vermek işinizin başarılı olması için oldukça önemli. Örneğin, ilk aşamada kısıtlı bir bütçeniz olmasına rağmen varınızı yoğunuzu ofis açmak için kullanmanız size maddi kayıplar yaşatabilir. Bu aşamada ofis ve toplantı salonu gibi ihtiyaçlarınızı hazır ofislerden sağlayarak daha az bütçeyle ihtiyaçlarınızı giderebilirsiniz.

  1. Rakipler Hakkında Bilgi Sahibi Olmamak, Onları Küçümsemek

Kendinizi o kadar çok işinize kaptırırsınız ki, etrafınızda neler olup bittiğinden haberiniz olmaz. Eğer startup’ınızın öne çıkmasını, insanlar tarafından tercih edilen olmasını istiyorsanız, rakiplerinizin neler yaptığını takip ederek onların önüne geçecek planlamalar yapmanız gerekir. Siz siz olun, bu maddeleri gözden geçirin ve başarılı startup’ların oranını artırın.