Yazılar

İmplant yapılabilmesi için kemik erimesini önlemek

İmplant yapılabilmesi için kemik erimesini önlemek

Diş çekimlerinin ardından ortaya çıkan çene kemik erimesine karşı çözüm: Çene Kemiği Ogmentasyonu!

İmplant uygulayabilmek için belirli yükseklikte ve kalınlıkta kemik varlığına ihtiyaç olduğunu kaydeden uzmanlar, bu tarz vakaların sıklıkla hastanın kendi kemiğinden alarak ya da yapay biomateryaller kullanarak giderildiğini söylüyor.

Cerrahi prosedürün, kemik yetersizliğinin miktarına, yatay ya da dikey yönde oluşuna göre değişebildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, “Ogmentason işleminden 4 ila 6 ay sonrasında çene kemiği, implant yapımına uygun hale geliyor.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Diş Hastanesi Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, çene kemiği ogmentasyonu (arttırımı) hakkında bilgi verdi.

Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop

Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop

“Diş çekimlerinden sonra karşılaşılan en büyük problemlerden biri çene kemiklerinde görülen erime.”

Diş çekimlerinden sonra, uzun dönemde karşılaşılan en büyük problemlerden birinin çene kemiklerinde görülen erime olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, “Ancak İmplant uygulayabilmek için belirli yükseklikte ve kalınlıkta kemik varlığına ihtiyaç duyuluyor. Bu tarz vakaları sıklıkla hastanın kendi kemiğinden alarak ya da yapay biomateryaller kullanarak gideriyoruz. Basit vakalarda sentetik kemik greftleri ve bariyerlerini kullanırken daha geniş hacimde kemiğe ihtiyaç duyduğumuzda hastanın kendi çenesinden doku alarak kemik naklini gerçekleştirebiliyoruz.” dedi.

“İşlemden 4 ila 6 ay sonrasında çene kemiği implant yapımına uygun hale geliyor.”

Cerrahi prosedürün, kemik yetersizliğinin miktarına, yatay ya da dikey yönde oluşuna göre değişebildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, “Ogmentason işleminden 4 ila 6 ay sonrasında çene kemiği implant yapımına uygun hale geliyor.

“Otojen greftleme işlemlerinde, hastanın kendi kemiği ve kemik vidaları kullanılıyor.”

Otojen greftleme işlemlerinde, hastanın kendi kemiği ve kemik vidaları kullanıldığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, “Bekleme süresinin 4-4.5 ay sürmesi, yüksek biyouyum, düşük komplikasyon riski gibi avantajlar mevcutken ikinci bir cerrahi alanın oluşması dezavantaj sağlamaktadır. Yapay biomateryaller ise sentetik ya da hayvan ve insan kaynaklı olarak üretiliyor. Operasyonda kemik tozu, bariyer ve fiksasyon vidaları kullanılır. Yeni kemik oluşum süreci 6-7 ay kadar sürmektedir, biyouyumu daha düşüktür. Ancak cerrahi prosedürü daha kolaydır.  Tercih vakanın durumuna ve hekimin deneyimine göre şekillenmektedir.” şeklinde konuştu. diş tedavileri de tam donanımlı ameliyathanede genel anestezi altında gerçekleştiriliyor. Ayrıca dudak-damak yarığı, konuşma rahatsızlıkları ve yaşlılarda diş estetiği konularında da hizmet veriliyor.

Kemik erimesine karşı her gün 15 dakika güneşe çıkmak şart

Kemik erimesine karşı her gün 15 dakika güneşe çıkmak şart

Halk arasında ‘kemik erimesi’ olarak bilinen osteoporoz, kemik mineral yoğunluğunda azalmaya ve kırık riskinde artışa sebep olan önemli bir hastalık. Kemiklerin yeterince mineral depolayamaması veya kemik yıkımının kemik oluşumundan daha hızlı gelişmesi sonucu genellikle bel, kalça ve el bileğinde kırıklara sebep oluyor. Üstelik hastalık sinsi gelişiyor ve çoğunlukla kemikler kırılıncaya dek hissedilmiyor. Sağlığı, hatta hayatı tehdit eden osteoporoz aslında beslenme ve yaşam alışkanlıklarında yapılan düzenlemelerle önlenebiliyor. Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, osteoporoz riskini azaltmak için sağlıklı beslenmeye yaşamın her döneminde özen göstermek gerektiğini belirterek, “Yeterli kalsiyum, D vitamini ve protein alımının sağlanması, düzenli egzersiz yapılması ve sigara ile alkol gibi zararlı alışkanlıklardan vazgeçilmesi kemik kalitesinin korunmasına yardımcı oluyor” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, güçlü kemikler için dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz

Kalsiyumdan zengin besinler tüketin

‘Sağlıklı kemikler’ denildiğinde akla gelen ilk şey, kalsiyum  oluyor. Zira kemiklerin sağlıklı kalmalarında kalsiyum büyük önem taşıyor. Bu nedenle süt, yoğurt, peynir ve badem sütü gibi kalsiyum açısından zengin gıdaları sofranızda mutlaka bulundurun. Erkeklerin yetişkinlik döneminde günde 1000 mg, kadınların da menopoz öncesi dönemde 1000 mg kalsiyum almaları öneriliyor. Her iki cinsiyette de yaşlılık döneminde günde 1200-1500 mg kalsiyum alınması yararlı oluyor. 1 su bardağı sütün içinde yaklaşık 300 mg, 1 dilim kaşar peynirinde 210 mg ve 1 porsiyon somon balığında yaklaşık 200 mg kalsiyum bulunuyor.

Proteinli besinler tüketmeniz şart

Kemiğin önemli bir kısmını proteinler oluşturuyor. Dolayısıyla kemik sağlığının korunmasında yeterli miktarda protein alınması gerekiyor. Sağlıklı bireyler için kilo başına bir gram protein alımı öneriliyor. Bu da normal kilodaki (65-75 kilo arası) bir kişinin günlük 65 – 75 gram protein almasının kemik sağlığı için yeterli olduğunu gösteriyor. 1 adet orta boy bir yumurtada 6 gram, 100 gram tavukta 20 gram ve 100 gram somon balığında 19 gram protein bulunuyor.

Potasyum ve sodyum alımını dengede tutun

Fazla sodyum alımının neden olduğu kalsiyumun idrarla vücuttan atılması, diyetle potasyum alımı artırıldığında azalıyor. Dolayısıyla potasyum osteoporozun önlenmesine katkıda bulunuyor. Bu nedenle osteoporoz riskini azaltmak için sodyum ve potasyum dengesine de önem vermeniz gerekiyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz, “Günümüzde sodyum alımı potasyumdan çok daha yüksektir, bu durumun getireceği sağlık problemlerini önlemek için; koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, bulgur ve patates gibi potasyum içeriği yüksek besinler tüketilmelidir” diyor.

Kahveyi 3 fincanla sınırlayın 

Kafeinin fazla tüketimi, idrarla birlikte atılan kalsiyum miktarını arttırıyor. Potansiyel olarak zararlı etkilerinin çoğu, süt ve diğer sağlıklı içeceklerin yerine kafeinli içeceklerin kullanılmasından kaynaklanıyor. Diyetiniz yeterli miktarda kalsiyum içerdiği sürece orta derecede kafein tüketimi (günde yaklaşık iki – üç fincan kahve ) zararlı olmayacaktır. Ancak kemiklerinizin güçlü kalması için kafeinde bu miktarı aşmamanız çok önemli.

Sigara ve alkolü bırakın

Sigara içerdiği zararlı maddeler nedeniyle vücutta kadmiyum, kurşun ve diğer toksik bileşiklerden oluşan zehirlerin açığa çıkmasına yol açıyor. Bu durum kemiklerin kullandıkları kalsiyum miktarının azalmasına sebep oluyor. Kalsiyum miktarının azalması da kemiklerin zayıflamasıyla sonuçlanıyor. Ayrıca kemiklerin kalsiyumu kullanmasına yardım eden D vitaminin etkisi de sigara nedeniyle azalıyor. Sigaranın yanı sıra günde bir veya ikiden fazla alkollü içecek tüketmek kemik kaybını hızlandırıyor ve vücudumuzun kalsiyumu emme yeteneğini zorlaştırıyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Oğuz

Bir çay kaşığı tuzu aşmayın

Besinlerle alınan tuz oranının yüksek olması kalsiyumun emilimini azaltıp vücuttan atılmasını arttırarak kalsiyum metabolizmasını bozuyor. Her 2 bin 290 mg sodyumla yaklaşık 40 mg kalsiyum kaybı gerçekleşiyor. Günde 40 mg kalsiyum kaybı da 10 yılın sonunda  kemiklerde yüzde 10’luk kayıpla sonuçlanıyor. Günlük 2 bin 300 miligram (1 çay kaşığı) tuz tüketmeniz yeterli gelecektir. Bu miktar da gün içinde hazırlanan yemeklerle zaten karşılanıyor. Dolayısıyla yemeklere tuz serpmeyin, işlenmiş gıdalardan da kaçının.

Günde 15 dakika güneş ışığı çok önemli

D vitamini kalsiyum ve fosforun bağırsaklardan emilimini sağlayıp kemiklerin güçlenmesinde önemli katkıda bulunuyor. Kemik kitlesinin korunması için günde 400-800 IU D vitamini almamız gerekiyor. Günde ortalama 15 dakika güneş ışığına maruz kaldığımızda günlük D vitamini ihtiyacımız cildimiz tarafından sentezleniyor. Eğer güneşe maruziyetiniz sınırlıysa D vitamini takviyeleri kullanmayı ihmal etmeyin.

Düzenli egzersiz yapın

Fiziksel aktivite ve egzersizler, kemik yoğunluğunun artırılmasında ve korunmasında önemli bir role sahip. Düzenli yapılan egzersiz; kasları güçlendiriyor, destek doku elastikiyetini sağlıyor, denge ile koordinasyonu geliştiriyor ve duruşun korunmasına yardımcı oluyor.