Yazılar

Karavan dünyası Karavanist’te buluşuyor

Karavan dünyası Karavanist’te buluşuyor

Pandemi döneminde birçok insanın yeni yaşam alanı haline getirdiği karavanların en gözde modelleri, Tüyap’ın 3-11 Nisan 2021 tarihleri arasında düzenleyeceği İstanbul Karavan ve Ekipmanları Fuarı Karavanist’te sergilenecek.

İlk kez düzenlenecek Karavanist Fuarı’nda Crawler firmasının ürettiği 1 milyon TL değerindeki karavan da görücüye çıkacak. Instagram ve YouTube fenomenlerinin yanı sıra karavan sahibi olan Kenan Doğulu, Şevval Sam ve Pınar Altuğ gibi ünlü isimler de Karavanist’i ziyaret edecekler.

Nestlé çikolatası Karaca Hatır Mod ile buluştu

Nestlé çikolatası Karaca Hatır Mod ile buluştu
Nestlé’nin çikolatası Karaca’nın Hatır Mod Sütlü Türk Kahve Makinesi ile buluştu.

Sütlü içecek hazırlama özelliğine sahip Hatır Mod ve Nestlé Sıcak Çikolata’nın dolu dolu tadı ile birbirinden lezzetli içeceklere imza atmak artık çok kolay.

Nestlé’nin 100 yılı aşkın çikolata uzmanlığıyla, “çikolatanın içilebilir hali” olarak ürettiği Nestlé Sıcak Çikolata ile Karaca’nın Hatır Mod Sütlü Türk Kahve Makinesi, ocak ayında başlayan mükemmel birlikteliğine devam ediyor. Köz tadında Türk kahvesi ve sütlü içecek hazırlama özelliğiyle dünyada ilk ve tek olan Karaca Hatır Mod’da yoğun çikolata tadına sahip Nestlé Sıcak Çikolata ile dilediğiniz kadar farklı çeşitte ve lezzette içecek hazırlayabiliyorsunuz.

Milka Türk Kayağına desteği devam ediyor

Milka Türk Kayağına desteği devam ediyor

Mondelez International Türkiye’nin çikolata markası Milka, Türkiye Kayak Federasyonu ve Kayak Milli Takımları Ana Sponsorluğunu sürdürüyor.

Kayak sporunun Avrupa’daki en büyük destekçilerinden olan Milka, 2021 sezonunda da ‘Geleceğin Milli Takımı’na destek oluyor. Türkiye’de kayak sporuna ve sporcuların gelişimine destek olmak amacıyla 2019 yılında Türkiye Kayak Federasyonu’nun ve Milli takımların ana sponsorluğuna imza atan Milka, Türkiye Kayak Federasyonu ve Milli Takımlar Ana Sponsorluğuna üçüncü yılında da devam ediyor.

Milka’nın uzun yıllardır uluslararası arenada sürdürdüğü kayak sporuna olan desteğini Türkiye’ye de taşımış olmaktan duydukları memnuniyeti ifade eden Mondelez International Türkiye Genel Müdürü İhsan Karagöz, “Mondelez International Türkiye olarak spora ve sporcuya destek hem kurumumuzun hem de markalarımızın önem verdiği misyonlar arasında yer alıyor. Globalde üstlendiğimiz kayak sporunu geliştirme ve geleceğin kayak sporcularını yetiştirme misyonunu Türkiye’ye taşımak bizim için çok önemliydi. Bu doğrultuda 2019 sezonu itibarıyla başlattığımız Türkiye Kayak Federasyonu ve Milli Takımların ana sponsorluğunda üçüncü yıla girmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. ‘Geleceğin Kayak Milli Takımına destek olma’ hedefiyle çıktığımız bu yolda sponsorluğumuzu sürdürmeye ve farkındalık yaratmaya devam edeceğiz.” dedi.

 “İGE-Büyükşehirler” 2020 İnsani Gelişme Ödülleri  verildi

 “İGE-Büyükşehirler” 2020 İnsani Gelişme Ödülleri  verildi

İNGEV yerel ölçekte insani gelişmeyi desteklemek üzere 3 yıldır sürdürdüğü İGE- İlçeler Endeksini bu yıl ilk kez  Büyükşehirler ölçeğine taşıdı. İGE-Büyükşehirler 2020 sonuçları açıklandı ve insani gelişmede başarı gösteren Büyükşehir Belediye Başkanlarına çevrim içi konferans ile ödülleri verildi.

Toplantının açılışında İNGEV Başkanı Vural Çakır ve İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Fuat Keyman “Yerelleşen İnsani Gelişme” konusunu değerlendirdi. Prof. Dr. Murat Şeker, İGE-B araştırma yapısı, İNGEV uzmanları Cenk Ozan ve Berna Yaman da endeks sonuçları hakkında bilgi paylaştı.

İGE-B (İnsani Gelişme Endeksi – Büyükşehirler) Çalışması Hakkında:

İnsani Gelişme Endeksi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1990 yılından beri ülkeler düzeyinde yayımlanmaktadır. Kişi başına düşen gelir, doğumda beklenen yaşam süresi, okur-yazar ve okullaşma oranları dikkate alınarak hesaplanan İnsani Gelişme Endeksi, gelirin yanında eğitim ve sağlık verileriyle insani gelişmeyi ölçmeyi ve ülkeleri karşılaştırmayı amaçlamaktadır.

İNGEV yerel düzeyde insani gelişmenin desteklenmesi için çalışmalarını genişletiyor.

İnsani Gelişme Endeksi, yerel düzeyde insani gelişmenin yönlendirilmesini amaçlamaktadır. Yerelleşmenin giderek arttığı günümüzde, insani gelişmeye etki eden yerel politika araçları da çeşitlenmektedir. Veriye dayalı yönetim araçlarının mikro ölçekte yerel yönetimler tarafından etkin kullanılması, başta merkezi yönetimler olmak üzere diğer paydaşlar tarafından da desteklenmesi yaşam kalitesini yükseltmektedir. İNGEV günlük hayata etki yapabilecek yönetilebilir değişkenleri önemsemektedir ve 2016 yılından itibaren İnsani Gelişme Endeksi-İlçeler (İGE-İ) çalışmasını yürütmektedir. Bu yıl, İGE-İ çalışmasının yanı sıra, büyükşehirlerin ve dolayısı ile büyükşehir belediyelerinin verilerinin analiz edildiği İGE-Büyükşehirler (İGE-B) modeli geliştirilmiş ve İGE-B ile yerel ölçekte insani gelişmenin izlenmesine yönelik bir adım daha atılmıştır.

İGE-B  2020  Raporu  ve Endeksi Büyükşehir Belediyelerinin faaliyet gösterdiği 30 ili kapsıyor.

İGE-B olarak adlandırılan İnsani Gelişme Endeksi – Büyükşehirler 2020 Raporu, büyükşehir belediyelerinin faaliyet gösterdiği 30 ili kapsama almıştır.

Bu yıl ilk kez yürütülen İGE-B 2020 Çalışması 9 alt endeks ve 228 değişkenden oluşuyor.

İGE-B modeli değişkenlerinin belirlenmesi sürecinde literatür taraması yapılmış, BM Sürdürülebilir Kalkınma göstergeleri ve TÜİK Sürdürülebilir Kalkınma Göstergeleri 2010-2019 çalışmaları ile Kalkınma Bakanlığı tarafından geçmiş yıllarda açıklanmış olan İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları incelenmiş ve il düzeyinde mevcut ve ikame göstergeler analiz edilerek İGE-B modeli geliştirilmiş ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlaştırılmaya çalışılmıştır.

Bu bağlamda belirlenen 228 değişken Yönetişim ve Saydamlık, Eşitsizliklerle Mücadele, Nitelikli Eğitim, Sağlıklı Yaşam, Sürdürülebilir Ekonomi, Sosyal Yaşam, Sürdürülebilir Çevre ve Enerji, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Ulaşım ve Erişilebilirlik olmak üzere 9 alt endekste gruplandırılmıştır. Yerel yönetim faaliyet raporları ve stratejik planlarının detaylı incelenmesi, merkezi istatistiklerin toplanması, belediye web sitesi ve sosyal medya hesapları analizi ile birlikte,  toplam 21 konuda “gizli vatandaş” senaryoları ile belediyelere başvurulmuş ve cevap verme düzeyleri endekse dahil edilmiştir.

 İGE-B 2020 İnsani Gelişme Endeksi sıralamasında İstanbul ilk sırada yer almıştır.

İstanbul’u Ankara, İzmir, Muğla ve Antalya izlemiştir. Sıralamada öne çıkan diğer iller ise Eskişehir, Bursa, Denizli, Sakarya ve Kocaeli’dir.

ENDEKS SIRASI İL İGE-BB
1 İSTANBUL 65,7
2 ANKARA 60,6
3 İZMİR 59,3
4 MUĞLA 53,8
5 ANTALYA 53,6
6 ESKİŞEHİR 53,5
7 BURSA 52,1
8 DENİZLİ 50,9
9 SAKARYA 50,3
10 KOCAELİ 49,3
11 SAMSUN 48,1
12 BALIKESİR 47,9
13 KONYA 47,6
14 AYDIN 47,0
15 MERSİN 46,7
16 TEKİRDAĞ 45,9
17 TRABZON 45,0
18 MALATYA 44,6
19 KAYSERİ 43,5
20 ADANA 42,9
21 MANİSA 42,1
22 ORDU 41,1
23 GAZİANTEP 40,3
24 ERZURUM 40,1
25 KAHRAMANMARAŞ 37,8
26 HATAY 35,6
27 DİYARBAKIR 32,6
28 VAN 28,3
29 MARDİN 27,3
30 ŞANLIURFA 24,7

 

 

Büyükşehirler arasında ana endeks ölçeğinde en yüksek skor 65,7, en düşük skor 24,7, ortalama skor ise 45,3’tür. Ortalamanın üstünde 16 büyükşehir yer alır iken ortalamanın altında kalan büyükşehir sayısı 14’tür; bu büyükşehirler sırasıyla, Trabzon, Malatya, Kayseri, Adana, Manisa, Ordu, Gaziantep, Erzurum, Kahramanmaraş, Hatay, Diyarbakır, Van, Mardin ve Şanlıurfa’dır. Endeks sıralamasında ilk onda yer alan büyükşehirlerin bölgelerine bakıldığında Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin temsil edilmediği gözlenmektedir.

 

İGE-B’de İnsani Gelişme Ana Endeksinin yanı sıra 9 alt endeks yer alıyor.

İGE-B 2020 Endeksinde toplam sonuçları oluşturan İnsani Gelişme Endeksinin yanı sıra yerel yönetim faaliyetlerinin yönlendirilmesinde önem taşıyan 9 alt endeks yayınlanmaktadır. Bunlar Yönetişim ve Saydamlık, Eşitsizliklerle Mücadele, Nitelikli Eğitim, Sağlıklı Yaşam, Sürdürülebilir Ekonomi, Sosyal Yaşam, Sürdürülebilir Çevre ve Enerji, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Ulaşım ve Erişilebilirlik.

Bu endekslerde ilk 5 sırada yer alan ilçeler ise şöyledir:

İGE-B Yönetişim ve Saydamlık Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 ANKARA
2 İSTANBUL
3 BURSA
4 KONYA
5 SAKARYA

 

İGE-B Eşitsizlikler ile Mücadele Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 İSTANBUL
2 İZMİR
3 KONYA
4 SAKARYA
5 MERSİN

 

 

İGE-B Nitelikli Eğitim Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 ANKARA
2 İZMİR
3 MUĞLA
4 ANTALYA
5 DENİZLİ

   

İGE-B Sağlıklı Yaşam Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 ESKİŞEHİR
2 TRABZON
3 ANKARA
4 ERZURUM
5 KAYSERİ

 

İGE-B Sürdürülebilir Ekonomi Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 İSTANBUL
2 ANKARA
3 KOCAELİ
4 ESKİŞEHİR
5 BURSA

 

İGE-B Sosyal Yaşam Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 İSTANBUL
2 İZMİR
3 ANTALYA
4 ANKARA
5 MUĞLA

 

İGE-B Sürdürülebilir Çevre ve Enerji Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 İZMİR
2 MUĞLA
3 ANTALYA
4 İSTANBUL
5 ADANA

 İGE-İ Belediye Ulaşım ve Erişilebilirlik Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 İSTANBUL
2 İZMİR
3 ANKARA
4 SAMSUN
5 ADANA

 

İGE-B Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi

ENDEKS SIRASI İL
1 ESKİŞEHİR
2 İZMİR
3 DENİZLİ
4 İSTANBUL
5 ANKARA

 

İGE-İ 2020 Endeksi Büyükşehirlerin gelişim göstermesi gereken alanları ortaya koyuyor.

 Nitelikli Eğitim ve Sağlıklı Yaşam alanları büyükşehirlerde ortalama değerin en yüksek olduğu alanlardır. Ortalamanın düşük olduğu alt endeksler ise Sosyal Yaşam, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Eşitsizliklerle Mücadeledir. Öte yandan minimum değerler açısından bakıldığında ise Yönetişim ve Saydamlık, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Sosyal Yaşam ve Eşitsizliklerle Mücadele en düşük performans gösterilen ve büyükşehirlerin insani gelişme açısından daha fazla çalışma yürütmesi gereken alanlardır.

Çalışmayı uzman proje ekibi yönetiyor.

İNGEV Başkanı Vural Çakır’ın genel desteği ile yürüyen projenin rapor yazımını bu alanda birçok çalışmaya da imza atan İstanbul Üniversitesi Şehir Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Murat Şeker yapmaktadır. Proje ekibinde istatistik analizler için İNGEV uzmanları yer almıştır.

Karkas Çiftliği’nden ilk aromalı ilik suyu

Karkas Çiftliği’nden ilk aromalı ilik suyu

Karkas Çiftliği, Zencefil & Limon, Kırmızı Biberli, Portakal & Tarçın çeşitleriyle geliştirdiği, hem doğal, hem de enerji kaynağı, doğal aromalı ilik sularıyla bir ilke imza attı.

Karkas Çiftliği, Adıyaman, Bursa, Tekirdağ ve Edirne’de bulunan kendi çiftliklerinde ürettiği, %100 yerli, doğal ve açık besi etleri, pişirmeye hazır gurme lezzetleri, tereyağı ve peynirleri, şarküteri ürünlerinden sonra şimdi de bir ilk olan ve pişirmeye gerek kalmadan rahatlıkla içilen doğal aromalı ilik sularıyla öne çıkıyor.

Bağışıklık destekleyici özelliği ve tam bir kolajen kaynağı olan Karkas Çiftliği Zencefil & Limon İlik Suyu, içindeki zencefil ve limon ile metabolizmayı hızlandırmaya, bağışık sistemini güçlendirmeye, solunum yollarını açmaya yardımcı oluyor. Doğal ilik suyu içeriği sayesinde bağışıklığı destekleyen ve tam bir kolajen kaynağı olan Karkas Çiftliği Kırmızı Biberli İlik Suyu ise sindirim sistemini düzenlemeye, metabolizmayı hızlandırmaya, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor. Karkas Çiftliği Portakal & Tarçın İlik Suyu, bağışıklık destekleyici ve kolajen kaynağı özelliğinin yanı sıra içindeki portakal ve tarçın ile antioksidan özelliği taşıyor, mideyi rahatlatıyor, ödem atmaya yardımcı oluyor.

Karkas Çiftliği Zencefil & Limon İlik Suyu (200 ml.) – 15 TL

Karkas Çiftliği Kırmızı Biberli İlik Suyu (200 ml.) – 15 TL

Karkas Çiftliği Portakal & Tarçın İlik Suyu (200 ml.) – 15 TL

Karkas Çiftliği Doğal Aromalı İlik Suyu 3’lü Set – 42 TL

Corolla Ocak’ta en çok satılan model oldu

Corolla Ocak’ta en çok satılan model oldu

Toyota, Ocak ayında 4 bin 62 adetlik satış ve yüzde 11,5’lik pazar payı ile son 10 yılın rekorunu kırarken, Corolla ise toplam 3 bin 875 adetlik satışa imza atti.

Corolla’nın bu rekor satışları içinde 1892 adet ile yüzde 48’inin hibrit versiyonu olması özellikle filo ve perakende müşterilerinin benzinli ile birlikte Corolla Hybrid’e olan yoğun ilgisinin devam ettiğinin de göstergesi oldu. Toyota, 2 bin 20 adedi hibrit versiyonlar olmak üzere toplamdaki 4 bin 62 satışıyla Ocak ayında binek otomobil kategorisinde tüm markalar içinde 20 adetlik farkla ikinci sıraya yerleşti.                Geçtiğimiz yılın Ocak ayına göre, 2021 yılının ilk ayında satışlarda yüzde 73 oranında bir artışa ulaşan Toyota’nın bu başarısında en önemli etkenlerden biri de büyük avantajlar sağlayan finans kampanyası oldu. Toyota, Ocak ayındaki bu satış başarısıyla, bir önce yılın aynı ayına oranla binek otomobilde yüzde 7,5, ticari araç segmentinde yüzde 460 ve toplamda da yüzde 12,6’lık büyüme elde etti ve toplam pazardaki payını artırdı.

Yeni Citroen C3 ile daha fazla konfor

Yeni Citroen C3 ile daha fazla konfor

Yeni Citroën C3 Aircross sahip olduğu niteliklerden hiçbir şey kaybetmeden olgunlaştı, yeni bir ön tasarım kazandı, yeni renkli eklentilere kavuştu ve daha fazla seyahat konforu ile daha iddialı bir kişilik kazandı.

Satışa sunulduğu 2017 yılı sonundan bu yana 330.000 adet üretilen Citroën C3 Aircross sınıfının en rekabetçi modeli olarak öne çıkıyor. Citroën C3 Aircross, iddialı ve çekici tasarımının dışında zengin kişiselleştirme çözümleri ve bunun yanı sıra ferah iç mekan ve modülerlik gibi özelliklerle kullanıcıların gönlünü kazandı. Müşterilerin tercihi büyük oranda üst donanım seviyesi olurken, satışların %62’sini Shine donanım seviyesi oluşturdu. Kompakt dış boyutlarına karşın geniş bir yaşama alanı sunan Citroën C3 Aircross, çok yönlü ve modüler kabini kadar çevik sürüş özellikleriyle de aktif yaşam tarzlarına sahip sürücüler için ideal bir SUV olarak öne çıkıyor. Citroën C3 Aircross, artırılmış kabin konforu, çok yönlülüğü ve sürüş güvenliği ile sürüş konforunu destekleyen gelişmiş teknolojileriyle hayatı kolaylaştıracak şekilde yenilendi.

İDDİALI TASARIM VE ARTIRILMIŞ KİŞİSELLEŞTİRME ÖZELLİKLERİ

Citroën C3 Aircross geniş iç mekanı, yerden yüksek yapısı ve büyük tekerleklerle yola hakim bir duruş sergileyen yüksek gövdesiyle iddialı ve olgun bir SUV duruşu sunuyor. Yenilenen alt gövde kaplaması ve çamurluk ağzı kaplamaları, ön ve arka koruma plakaları ve tam boy tavan barları ile benzersiz ve özgün bir görünüm sergiliyor. Citroën C3 Aircross pazara sunulduğunda, tasarımı ve kişiselleştirme olanakları ile ait olduğu sınıfa heyecan getirmişti. Yeni Citroën C3 Aircross bugün gelinen noktada temel karakteristik özelliklerini korurken yenilenen ön tasarımı ve yeni teknolojilerle daha da olgunlaştı.

DAHA İDDİALI ÖN TASARIM

Yeni Citroën C3 Aircross, modelin kişiliğini ve statüsünü geliştiren tamamen yeni ön görünümü ile daha iddialı bir tasarım sergiliyor. CXPERIENCE konsept otomobilden esinlenen ve ilk olarak 2020 yılında yeni Citroën C3’te kullanılan benzersiz ve özgün tasarım felsefesi Citroën’in 2021 yılındaki yeni marka kimliğini gözler önüne seriyor.

Yeni ön görünüm, özellikle yeni far tasarımıyla bakışları hemen üzerine çekiyor. Yeni Citroën C3 ve yeni Citroën C4 ile benzer, ancak daha heybetli bir görünüme sahip olan krom marka logosu LED farlara doğru genişliyor. LED farlar yüksek aydınlatma performansıyla daha fazla görüş ve güvenlik sağlıyor. Yeni geometrik desene sahip ön ızgara, renk eklentilerine sahip yeni gümüş gri tampon alt koruma kaplaması gibi detaylar yeni Citroën C3 Aircross’un güçlü ve dinamik görünümünü destekliyor.

Yeni ön tasarım yüksek ve yatay tasarımlı motor kaputu ile birlikte modern bir görünüm sunarken aynı zamanda sağlam ve güven veren bir izlenimi de beraberinde getiriyor. Çamurluk ağzı kaplamaları ile birlikte yan gövde kaplamaları bu güçlü görünümü desteklerken yeni Citroën C3 Aircross B-SUV segmentinde rakiplerinden ayrışmaya ve özgün bir görünüm sergilemeye devam ediyor.

GÜNCELLENEN KİŞİSELLEŞTİRME ÇÖZÜMLERİ

Citroën C3 Aircross yenilenirken kişiselleştirme programı daha da zenginleştirildi. Böylece daha da özgün ve kişiselleştirilmiş bir görünüme sahip bir SUV arayan kullanıcıların beklentileri karşılanıyor.

Dış görünüm için birçok kişiselleştirme seçeneği bulunuyor. Haki Gri, Voltaik Mavi ve Kutup Beyazı olmak üzere üçü yeni olmak üzere yedi farklı gövde rengi seçeneği bulunuyor. Gövde renkleri Eloksal Turuncu ve Eloksal Lacivert olmak üzere ikisi yeni dört farklı renk paketi ile kombine edilebiliyor. Renk paketi kapsamında ön alt koruma kaplaması, yan ayna kapakları ve köşe far çerçevelerinde ilgili pakete uygun renk uygulaması yapılıyor.

Bunlardan sonuncusunu, seçilen Renk Paketine bağlı olarak yan gövdeye uygulanan yeni küp şeklinde grafikler tamamlıyor. Parlak Siyah ve Eloksallı Lacivert Renk Paketleri için aynalı krom panjur efekti, Polar Beyaz Renk Paketi için beyaz küp efekti ve Eloksal Turuncu Renk Paketi için turuncu küp efekti uygulanıyor. Ayrıca beyaz ve siyah olmak üzere iki farklı tavan rengi seçeneği bulunuyor.

Citroën C3 Aircross’un dinamik ve modern dış görünümünü her ikisi de elmas kesimli veya tamamen siyah olmak üzere 16 inç ve 17 inç jantlar tamamlıyor.

Kişiselleştirme seçenekleri, her biri kendi özgün kimliğine sahip dört ambiyans ile iç mekanda devam ediyor. Standart ambiyans gri döşemeler ve gri konsol ile yalın ve sade bir görünüm sunuyor. Modernliği ve seyahat konforunu ifade eden Urban Blue ambiyansı, mavi kumaş ve mavi deri efektli kumaş uygulamasıyla daha sportif bir ruh yansıtıyor. Koltuk sırtlıklarında ve konsolda mavi fitil ve logo uygulamasıyla sportif karakter daha da güçlendiriliyor. Daha havalı ve rahat bir ortam sunan Metropolitan Graphite ambiyansı, grafit deri efektli kumaş, benekli gri kumaş, dokulu açık renkli ahşap görünümlü koltuk sırtlıklarının üst kısmındaki çapraz şerit ile benekli gri dekorlu konsol şeridini bir arada kullanıyor. Hype Grey ambiyansı, gri-yeşil deri ve siyah deri efektli kumaşı, gri-yeşil deri gösterge paneli şeridi ile koltuk sırtlıklarının üst kısmındaki çapraz şeritleriyle marka logosunu bir arada kullanıyor.

Metropolitan Graphite ve Hype Grey ambiyanslarında uygulanan ve benzersiz olan dikişli fitil ile marka logosu iç mekana çok daha özel bir hava katıyor ve kalite algısını artırıyor. Söz konusu üst dikiş, yeni Citroën C4’te tanıtılmıştı.

İYİ HİSSETTİREN ADVANCED COMFORT KOLTUKLAR

Yeni Citroën C3 Aircross, Citroën Advanced Comfort® programının da katkısıyla araç içi konforu daha da artırarak kullanıcıların kendilerini evlerinde gibi hissetmelerini sağlıyor.

Sınıfının en iyi sürüş konforunu sağlayan süspansiyon ayarlarına ek olarak, Citroën C3 Aircross, ilk kez Citroën C5 Aircross modelinde kullanıma sunulan yeni Advanced Comfort koltuklarla daha da fazla seyahat konforu sunuyor. Urban Blue, Metropolitan Graphite ve Hype Grey ambiyanslarıyla sunulan Advanced Comfort koltuklar; Görsel konfor, Ağırlama konforu, Duruş konforu ve Dinamik konfor olmak üzere dört konfor özelliği ile oturma konforunu iyileştiriyor. Görsel konfor, henüz ilk göz teması ile dolgu malzemesi ve Citroën dikişleriyle yumuşak ve rahat izlenimini veriyor. Ağırlama konforu, bir yatak pedi gibi otururken hemen kendini hissettiren ekstra 15 mm köpük ile sağlanıyor. Geniş ve cömertçe boyutlandırılmış koltukların güçlendirilmiş destekleri Duruş konforunu sağlıyor. Koltuğun ortasındaki yüksek yoğunluklu bir ince katman ve daha kalın ana köpüğün kombinasyonuyla sağlanan Dinamik konfor uzun yolculukları daha konforlu hale getiriyor.

SINIFININ EN GENİŞ, EN MODÜLER VE EN AYDINLIK İÇ MEKANI

Yeni Citroën C3 Aircross, sınıfının en geniş, en modüler ve en aydınlık iç mekanıyla konforlu ve çok yönlü bir kullanım sunuyor. Sadece 4,16 m uzunluğu ile atak, çevik ve kıvrak sürüş özellikleri sergileyen Citroën C3 Aircross, segmentinin en geniş iç mekanıyla yolcuları ödüllendiriyor.

Ait olduğu segmentin en iyi arka koltuk bacak ve baş mesafesini sunan yeni Citroën C3 Aircross, iki parça halinde bağımsız 150 mm ileri-geri hareket eden kızaklı arka koltuklarıyla kabin içi modülerliği destekliyor. Katlanan ön yolcu koltuğu ise 2,40 metreye kadar uzunluğa sahip demonte mobilya setlerini veya spor ekipmanlarını taşıma olanağı sunuyor. Kızaklı koltukların sağladığı fonksiyonellikle 410 litre ile 520 litre arasında değişen bagaj hacmi, arka koltukların katlanmasıyla 1.289 litreye kadar çıkıyor.

Geniş cam alanlar ve panoramik cam tavanın da katkısıyla sürücü ve beraberindeki yolcular aydınlık bir iç mekanın keyfini sürebiliyor.

Citroën C3 Aircross, hem arka, hem de ön koltuklardan erişilebilen ve sürgülü bir kapakla kapatılabilen geniş bir saklama alanına sahip yeni orta konsol ile son derece fonksiyonel bir yapı sunuyor. Ön yolcunun önündeki küçük bir tepsi, arka koltuktaki katlanan orta kol dayamaya entegre bardak tutucular, ön koltukların arkasındaki cepler ve orta konsolun alt kısmında çok sayıda saklama alanı dahil olmak üzere tüm yolculara bolca saklama alanı sunuluyor.

HAYATI KOLAYLAŞTIRAN TEKNOLOJİLER

Yeni Citroën C3 Aircross, sürüşü kolaylaştıran ve daha güvenli bir sürüş sağlayan teknolojilerle donatılıyor. Yeni 9 inçlik dokunmatik ekran kullanım kolaylığını destekliyor. Yeni yüksek çözünürlüklü ekran, Apple CarPlay ile uyumlu ekran yansıtma özelliği ile yolculukları keyfe dönüştürürken, kablosuz akıllı telefon şarjı gibi özellikler hayatı kolaylaştırıyor.

Yeni Citroën C3 Aircross sürüş konforuna ve sürüş güvenliğine yönelik 12 farklı sürüş destek sistemiyle donatılıyor. Örneğin; yükseltilmiş gösterge ekranı sürüşle ilgili önemli bilgileri sürücünün görüş alanında gösterirken trafik işareti tanıma ve önerme sistemi, Aktif Güvenlik Freni ve otomatik uzun far yardımcısı gibi fonksiyonlar sürücünün hayatını kolaylaştırıyor. Anahtarsız giriş ve çalıştırma ve Top Rear Vision özelliğine sahip geri görüş kamerası gibi teknolojiler de Citroën C3 Aircross ile olan birlikteliği kolaylaştırıyor ve daha pratik kılıyor.

Yeni Citroën C3 Aircross, bir SUV olmanın gereklerini yerine getirmek üzere Yokuş İniş Desteği’ne sahip Grip Control® ile donatılıyor. Bu özellik yeni Citroën C3 Aircross’un farklı yol koşullarında da güvenle ilerlemesine yardımcı oluyor. Sistem, sürücünün ön tekerleklerdeki çekiş gücünü yol şartlarına bağlı olarak ayarlamasına ve dik yokuşlarda bile yokuş aşağı inerken hızı korumasına olanak tanıyor.

Yeni Citroën C3 Aircross SUV, yüksek verimlilik seviyesine sahip PureTech benzinli ve BlueHDi dizel motorlarla sunuluyor. Benzinli cephesinde PureTech 110 ve PureTech 130 motor seçenekleri, dizel cephesinde ise BlueHDi motor seçenekleri seçeneği de bulunuyor. Her iki motor seçeneğinde de otomatik ve manuel seçenekleri mevcut.

Günde 8 saat ekran başındayız

Günde 8 saat ekran başındayız

We Are Social 2021 verilerine göre, 84 milyon nüfuslu Türkiye’deki internet kullanıcı sayısı 67 milyona ulaştı. Nüfusun yüzde 70’inin sosyal medya kullanıcısı olduğunu gösteren rapora göre, günde ortalama 8 saat internet kullanıyor, 3 saatimizi sosyal medyada geçiyoruz.

We Are Social’ın Hootsuite ile hazırladığı “We Are Social Digital 2021” raporu yayımlandı. Rapor; dijital, mobil, sosyal medya, e-ticaret ve internet gibi konularda küresel ve ülke bazlı analizleri içeriyor. Ülkemizi ilgilendiren “Digital 2021 Turkey” raporuna göre, Türkiye’de kullanıcı bazında günde ortalama 8 saat internete bağlı kalınıyor. İnternete yüzde 70 oranında mobil cihazlardan bağlanıyoruz. Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 97’sinde akıllı telefon bulunuyor.

Nüfusumuzun yüzde 70’i sosyal medyada

Türkiye’de internet kullanıcı sayısının yüzde 6 yükseldiğini gösteren rapora göre, sosyal medya kullanıcı sayısı yüzde 11 arttı. Sosyal medya kullanıcı sayısı Ocak 2021 itibarıyla toplam nüfusumuzun yüzde 70,8’ine eşit hale geldi. Türkiye’de en çok kullanılan sosyal medya platformları sırasıyla yüzde 94,5 ile YouTube, yüzde 89,5 ile Instagram ve yüzde 87,5 ile WhatsApp. En çok indirilen uygulamalar sıralamasında ise ipi TikTok göğüslüyor.

1983Beyoğlu Çikolata, sektörde büyümeye devam ediyor

1983Beyoğlu Çikolata, sektörde büyümeye devam ediyor

Henüz 5 yıl önce Antalya’da genç bir girişimci kadın tarafından kurulan 1983 Beyoğlu Çikolata, kısa sürede çeşitli illerde 15 şubeye ulaşırken, ilk yurtdışı mağazasını ise Irak’a açtı.

Şirketin genç kurucu ortağı Seda Sezer Şahin 2020’yi değerlendirirken 2021 hedeflerine yönelik ise önemli açıklamalarda bulundu.

Seda Sezer Şahin, şu an Antalya ile birlikte, Adana, Silifke, Karabük, Konya, Kütahya, Şanlıurfa, Milas, Afyon, Batman, Siirt ve Kayseri’de şubeleri olduğunu ifade ederek “Kocaeli, Bursa, Eskişehir, Samsun ve Isparta’da çikolata ve kahveseverlerle buluşmak adına görüşmelerimiz devam ediyor. Yutdışında ise KKTC ve Azerbaycan için temaslarımız sürüyor. Uzun vadede ise tüm illerde olmak istiyoruz” dedi.

Ağız kokusuna karşı 7 önlem

Ağız kokusuna karşı 7 önlem

Covid-19 süreciyle birlikte günlük hayatımızın bir parçası olan maske kullanımı; kişinin kendi ağız kokusunu fark etmesini ve çözüm arayışını beraberinde getirdi. Boşanmalarda gerekçe sayılabilecek kadar ciddi bir sorun olan ağız kokusu, iş yaşamında da özellikle konuşarak iletişim kurmada sıkıntı yaşanmasına yol açıyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Dr. Dt. Hatice Ağan “Ağız kokusu da tıpkı ter kokusu gibi oldukça hassas bir konu; insanlar bazen en sevdiklerine bile ağzının koktuğunu söylemeye çekinebiliyor, kişinin kendisinin bunu fark etmesini bekliyor. Ancak Covid-19 enfeksiyonuyla birlikte hayatımızın bir parçası haline gelen maskeler nedeniyle hastalarda ağız kokusu konusunda ciddi bir farkındalık oluştu. Sık sık maske değiştirmesine rağmen, yediklerinden bağımsız kötü bir koku aldığını söyleyen ve ağız kokusu şikayetiyle kliniğimize başvuran hastaların sayısı pandemi süresinde oldukça arttı.” diyor. Ağız kokusu ya da tıbbi adıyla halitozisin farklı nedenleri olduğunu söyleyen Dr. Dt. Hatice Ağan, hem ağız kokusuna yol açan  nedenleri anlattı, hem de alınabilecek etkili önlemleri sıraladı; önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Ağız kokusunun birçok nedeni var!

Halitozisin (ağız kokusu) cinsiyetler arasındaki dağılımına bakıldığında farklı çalışmalar olmasına rağmen erkeklerde kadınlardan daha fazla olduğu görülüyor. Yaşın ilerlemesi ağız kokusunun artması için belirgin bir faktör olurken, buna karşın özellikle karma dişlenme dönemleri ile boğaz ve bademcik enfeksiyonları sırasında çocuklarda da ağız kokusu sorunu yaşanabiliyor. Dr. Dt. Hatice Ağan ağız kokusunun patolojik ve fizyolojik nedenleri olduğunu belirterek, bu nedenleri şu şekilde açıklıyor:

  • Fizyolojik halitozis; daha çok beslenme alışkanlıkları, soğan, sarımsak vb. gıdalar ve uzun süre aç ve susuz kalmaya bağlı olarak ortaya çıkarken, tehlikeli olan patolojik halitozis ise bazı sağlık sorunlarından kaynaklanabiliyor.
  • Patolojik halitozis; kulak-burun-boğaz hastalıkları, geniz akıntıları, sinüzit ve bademcik hastalıkları, reflü, ülser, gastrit gibi sindirim sistemi hastalıklarının yanı sıra; akciğer ve solunum yolu hastalıkları, kronik böbrek yetmezliği, diyabet, hematolojik hastalıklardan kaynaklanabiliyor.

En yaygın nedeni ağız ve dişler!

Ağız kokusunun en yaygın nedenini ağız ve diş sağlığı sorunları oluşturuyor. Öyle ki bu tüm nedenler içindeki oranı, yüzde 80’e ulaşıyor. Diş çürükleri ve çürük yüzeylerde biriken plaklar, bakteri tabakaları, ağızla uyumsuz dolgular ve diş eti iltihapları ağız kokusunun en belirgin sebepleri arasında yer alıyor.

Diş aralarında biriken gıdalar, diş etinde kokuşmaya neden oluyor. Dişlerin yüzeyine yapışan plak ve tartar önce diş etinin iltihaplanmasına yol açıyor; oradan da çene kemiğine sirayet edebiliyor.

20 yaş dişleri olarak adlandırılan üçüncü azı dişleri de, ağız içinde kendine yer bulmaya çalışırken sadece çapraşıklığa değil, ağız kokusuna da neden oluyor.

Kötü ağız hijyeni yani düzenli diş fırçalamama ve diş ipi kullanmama da ağız kokusunun en yaygın sebepleri listesinde yerini alıyor.

Popüler diyetler ve şekerli beslenmeye dikkat!

Dr. Dt. Hatice Ağan fazla protein tüketiminin, vücudumuzu enerji için yağ hücrelerini yakmaya zorladığını belirtiyor ve şöyle devam ediyor: “Bu işlem de keton adı verilen artık ürünlere; dolayısıyla nefes ve idrar yolu ile salınan bir kokuya yol açıyor. Yapılan araştırmalarda da vejetaryenlerde, hayvansal kaynaklı gıdaları tüketenlere göre daha az ağız kokusuna rastlandığı belirtiliyor. Günümüzün güncel diyet modellerine baktığımızda, protein ağırlıklı ve ketojenik diyetler ya da aralıklı oruç dediğimiz uzun süreli açlık durumu da ağız kokusuna yol açabiliyor. Bu tip diyetleri yapanlara bol su tüketmelerini öneriyoruz. Vitamin, mineral eksiklikleri ve tükürük akışındaki azalma da ağız kokusuna neden olabiliyor.”

 Ağız kokusunu ölçen cihazlar mevcut

Ağız kokusu farkındalığı maskelerle artsa da bu sorun için teşhis ve tedavi arayışı yeni değil. Sülfür bileşiklerinin ölçümü yapılarak hastalara ağız kokusu seviyesi ve nedenleri hakkında objektif bilgi veren halitozis ölçüm cihazları olduğunu belirten Dr. Dt. Hatice Ağan “Bu cihazlarda yapılan ölçümler sayesinde hastanın ağız kokusunun neden kaynaklandığını ve hangi seviyede olduğunu görebiliyor ve ona göre bir tedavi planı hazırlıyoruz. Gerektiğinde KBB ve Gastroenteroloji hekimleri ile bir arada çalışıyoruz.” diyor.

Ağız kokusuna karşı 7 basit ama etkili önlem!

Dr. Dt. Hatice Ağan’a göre alınacak 7 basit önlemle ağız kokusunun önüne geçmek mümkün. Bu önlemler şu şekilde sıralanabilir;

 Düzenli diş fırçalama ve ara yüz bakımı

Dişler günde en az iki kez, ikişer dakika, diş etinden dişe doğru fırçalanmalı; ayrıca çürüklerin en çok olduğu diş araları diş ipi veya ara yüz fırçası ile temizlenmelidir. Şarjlı veya manuel fırçalarla dişlerin dile, damağa, yanağa bakan yüzeyleri ve çiğneyici yüzeyleri temizlenmelidir.

 Dil fırçalama

Dilin kadifemsi dokusu yüzeyinde çok miktarda mikroorganizma barındığından, bu mikroorganizmaların özel dil fırçaları ile temizlenmesi ağız kokusunu önlemede çok önemlidir. Ağız gargaraları da antiseptik özelliklerinden ötürü ferah bir nefes sağlamada faydalıdır.

Düzenli diş muayenesi

Zamanında çekilmeyen 20 yaş dişleri, arka bölgede cep oluşumu ve kokuya neden olabilir. Dişlerdeki çapraşıklık ortodontik olarak düzeltilmez ise ağız bakımı zorlaşır. Dişlerin çürümesi ve dişeti hastalıklarının oluşumu kolaylaşır. Koruyucu diş hekimliği uygulamaları, yılda iki kez düzenli olarak yapılan diş hekimi kontrolü ile diş taşı temizliği, yukarıda sayılan tüm ağız ve diş kaynaklı sorunların ilerlemeden ve ağız kokusuna sebebiyet vermeden çözülmesini sağlayacaktır.

Protezlerin temizlenmesi

Düzenli temizliği yapılmayan protez yüzeylerinde bakteri ve mantar birikimi olabilir. Yemek artıklarının yapışmasıyla kokuşma meydana gelebilir; bu nedenle protezler özel fırçalarla temizlenmeli, antiseptik solüsyonlarda saklanmalıdır.

Bol su tüketimi

Bol su içmek ağız kokusu ile mücadele etmekte faydalıdır. Ağız içindeki birikintilerin uzaklaştırılmasını sağlar ve ağız kuruluğunun önüne geçer.

Tütün ürünleri ve alkolden uzak durmak  

Dr. Dt. Hatice Ağan “Tütün ürünleri ve alkol genel sağlığı tehdit ettiği gibi ağız kokusuna da yol açar. Sigara ve alkolü bırakmak için onlarca sebebe ağız kokusu da eklenebilir. Sigara kullanımına bağlı ağızda eklentiler artar, tartar birikimi kolaylaşır. Sigara, diş eti hastalıklarının daha sinsi ilerlemesine neden olur. Tütün ve aşırı alkol kullanımı ağız kanserlerinin de en önemli nedenlerinden biridir.” diyor.

Sebze ve meyvelerin ısırılarak tüketilmesi  

Elma, havuç gibi yiyeceklerin ısırılarak tüketilmesi sırasında tükürük artışı artar ve diş yüzeyleri daha kolay temizlenmiş olur. Meyveleri ısırarak yemek, tükürük bezlerinin salgı üretimini aktive eder. Şekersiz sakız çiğnenmesi de tükürük miktarını artırarak ağız kokusunun önüne geçebilir.