Yazılar

Yeni Citroen C5 Aircross Türkiye’de

Citroen Türkiye, yeni C5 Aircross modelini lansmana özel 2.200.000 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sundu. STLA Medium platformu üzerine inşa edilen model, hem hibrit hem de tamamen elektrikli versiyonlarla geliyor. Elektrikli versiyon 210 hp güç ve 502 km menzil sunarken, hibrit seçenek 136 hp’lik 1.2 litre turbo motorla destekleniyor.

Yeni tasarım diliyle daha aerodinamik gövdeye kavuşan C5 Aircross, 4652 mm uzunluk ve 651 litrelik bagaj hacmiyle öne çıkıyor. İç mekânda 13 inç multimedya ekranı, Advanced Comfort koltuklar ve opsiyonel masaj fonksiyonları dikkat çekiyor. Plus ve Max donanım seviyeleriyle sunulan model, Matrix LED farlar, panoramik cam tavan ve 360 derece kamera gibi üst düzey özelliklerle donatılabiliyor.

#CitroenC5Aircross #ElektrikliSUV #HibritSUV #CitroenTürkiye #Otomotiv2026 #PauseDergi

Özel belgesel serisi 3 Ocak’ta yayında

Borusan Otomotiv’in distribütörlüğünü üstlendiği Defender, 2026 Dakar Rallisi’ndeki ilk yarışına özel bir belgesel serisiyle hazırlanıyor. Warner Bros. Discovery imzası taşıyan üç bölümlük yapım, Defender Ralli takımının zorlu hazırlık sürecini kamera arkası görüntülerle ekrana taşıyor.

“Stock” kategorisinde yarışacak Defender D7X-R, OCTA’dan alınan gövde mimarisi ve 4.4 litrelik çift turbo V8 motoruyla modifiye edilerek Dakar’a hazırlandı. Belgeselde Stéphane Peterhansel, Sara Price ve diğer ünlü pilotlar yer alırken, Emmy ödüllü oyuncu Gillian Anderson anlatımı üstleniyor. İlk bölüm, 3 Ocak 2026’da Eurosport ve TNT Sports ekranlarında yayınlanacak.

#DefenderDakar #DakarRally2026 #DefenderRalliTakımı #BorusanOtomotiv #WarnerBrosDiscovery #OffRoad #PauseDergi

622 km Menzilli Yeni LEAF Üretimde: Nissan’dan elektrikli dönüşüm hamlesi

Nissan, üçüncü nesil yeni LEAF modelinin üretimine Sunderland Fabrikası’nda resmen başladı. 450 milyon sterlinlik yatırımla dönüştürülen tesis, markanın elektrikli araç üretimi, batarya üretimi ve yenilenebilir enerjiyi bir araya getiren EV36Zero vizyonunun merkezine yerleşti. LEAF için bataryalar, fabrikanın hemen yanında kurulan yeni gigafabrikada üretilecek.

2013’ten bu yana Sunderland’de üretilen LEAF, yeni nesliyle daha gelişmiş bir elektrikli sürüş deneyimi sunuyor. İlk üretilen model, 75 kWh batarya kapasitesiyle WLTP’ye göre 622 km’ye varan menzil sağlıyor. 150 kW DC hızlı şarj desteği sayesinde yalnızca 30 dakikada 420 km’ye kadar ek menzil elde edilebiliyor.

Yeni LEAF, Google entegreli tam dijital kokpit, çift 14,3 inç ekran, gelişmiş sürücü destek sistemleri ve NissanConnect Services ile tamamen bağlantılı bir mobilite deneyimi sunuyor. Modelin tasarım ve mühendislik geliştirmelerinde, Bedfordshire Cranfield’daki Nissan Teknik Merkezi Avrupa önemli rol oynadı.

Sunderland Fabrikası, LEAF üretimi için ileri robotik sistemler, lazer kaynak teknolojileri, yeni renk paletleri ve otonom yönlendirmeli araçlarla donatıldı. 6.000 kişilik ekip, dönüşüm sürecinde 360.000 saatin üzerinde eğitim aldı. Fabrika, gelecek yıl tamamen elektrikli yeni Nissan JUKE modelinin üretimine de başlayacak.

Yeni LEAF’in üretime başlaması, Nissan’ın Birleşik Krallık otomotiv sektörüne olan uzun vadeli bağlılığını ve bölgedeki istihdamı güçlendiren stratejik yatırımlarını da pekiştiriyor.

#NissanLEAF #EV36Zero #ElektrikliAraç #SunderlandFactory #YeniLEAF #Nissan #EVTechnology #ElektrikliMobilite #OtomobilHaberleri #SıfırEmisyon

Brad Pitt, Mercedes-AMG GT 4-kapı Coupe’nin yeni yüzü oldu

Mercedes-AMG, Las Vegas’ta düzenlenen özel gösteride yeni GT 4-Kapı Coupe prototipini tanıttı. Etkinlikte Brad Pitt markanın yeni yüzü olarak sahneye çıkarken, F1 pilotu George Russell da prototipi test ederek aracın çeviklik ve performansını gözler önüne serdi.

2026’da satışa sunulacak olan Mercedes-AMG GT 4-Kapı Coupe, yüksek performanslı AMG.EA mimarisi üzerine inşa edilen ilk seri üretim model olacak. Üç eksenel akı motoru ve doğrudan soğutmalı bataryasıyla devrim niteliğinde bir sürüş konsepti sunuyor.

Brad Pitt, “Performansa ve heyecana olan bağlılık Mercedes-AMG’yi tanımlayan özellik” diyerek iş birliğini değerlendirdi. George Russell ise aracın sürüş deneyimini “inanılmaz” olarak nitelendirdi.

#MercedesAMG #GT4KapıCoupe #BradPitt #GeorgeRussell #AMGEA #OtomobilHaberleri #PerformansAracı #LasVegasTanıtımı #AMGSpirit #OtoHaber

INSTER Dynamic, Türkiye’de yollara çıkıyor

Yeni versiyon Türkiye’de Hyundai Motor Türkiye, A-SUV segmentindeki elektrikli modeli INSTER’ı geçtiğimiz Mayıs ayında satışa sunmuştu. Şimdi ise Dynamic donanım seviyesiyle ürün gamını genişletiyor.

INSTER Dynamic

Performans ve menzil 71,1 kW güç ve 147 Nm tork üreten motoruyla 0-100 km/s hızlanmasını 11,7 saniyede tamamlayan INSTER Dynamic, 42 kWh bataryasıyla birleşik kullanımda 327 km menzil sunuyor. Şehir içi kullanımda bu değer 473 km’ye kadar çıkıyor. DC hızlı şarj ünitesinde %10’dan %80’e yalnızca 30 dakikada ulaşabiliyor.

INSTER Dynamic

Güvenlik ve sürüş destekleri Ön Çarpışma Önleme Asistanı, Şerit Takip Asistanı ve Akıllı Hız Sabitleyici gibi gelişmiş sürüş destek sistemleri standart olarak sunuluyor. Rejeneratif frenleme ve i-Pedal özelliğiyle şehir içi kullanımda pratiklik sağlıyor.

INSTER Dynamic

Tasarım ve donanım “Fildişi Beyaz”, “Atlas Beyaz”, “Elegan Sarı” ve “Hâkî Yeşil” renk seçenekleriyle gelen model, siyah iç mekân opsiyonu, 15 inç jantlar ve 10,25 inç dijital gösterge ekranıyla dikkat çekiyor.

#HyundaiINSTER #DynamicPaket #ElektrikliSUV #HyundaiTürkiye #EV #HızlıŞarj #Otomotiv #YeniModel #ElektrikliAraç

Hyundai’nin macera ruhunu yansıtan yeni konsepti

Hyundai’den yeni konsept SUV Hyundai, kompakt off-road SUV modeli CRATER Concept’i AutoMobility LA 2025’te dünya prömiyeriyle tanıttı. Kaliforniya’daki Hyundai America Technical Center’da geliştirilen model, dayanıklılığı ve macera ruhunu öne çıkaran tasarımıyla dikkat çekiyor.

Hyundai Off-Road SUV: CRATER Concept

Tasarım felsefesi “Art of Steel” yaklaşımıyla çeliğin gücü ve estetiğini birleştiren CRATER Concept; keskin gövde hatları, güçlü koruma plakaları, geniş çamurluk yapısı ve 33 inç özel off-road lastikleriyle zorlu arazi koşullarına hazır bir form sunuyor.

Hyundai Off-Road SUV: CRATER Concept

İç mekân ve dijital deneyim Fonksiyon odaklı kabin; dayanıklı malzemeler, takla kafesi, dört noktalı emniyet kemeri ve tutma kollarıyla güvenli keşif hissi veriyor. BYOD entegrasyonu, Head-up display ve çok fonksiyonlu off-road kontrol ünitesiyle dijital deneyim güçlendiriliyor.

Hyundai Off-Road SUV: CRATER Concept

Renk ve karakter Dune Gold Matte dış renk Kaliforniya’nın doğasından ilham alırken, Black Ember iç mekân paleti dayanıklılığı vurguluyor. Turuncu detaylar ise genç ve enerjik bir karakter kazandırıyor.

Hyundai Off-Road SUV: CRATER Concept

Sergilenecek modeller CRATER Concept, Los Angeles Auto Show’da 30 Kasım’a kadar Hyundai’nin yeni ürün gamıyla birlikte sergilenecek. Ziyaretçiler ayrıca 2026 PALISADE, IONIQ 5 ve yüksek performanslı IONIQ 6 N modellerini de görebilecek.

#HyundaiCRATER #AutoMobilityLA #SUVConcept #OffRoadSUV #HyundaiXRT #Otomotiv #Teknoloji #LosAngelesAutoShow

Borusan Otomotiv’den şehir içi mobiliteye yeni çözüm

Microlino Türkiye’de satışta Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği tamamen elektrikli Microlino, özgün tasarımı ve kompakt yapısıyla şehir yaşamına yeni bir soluk getiriyor. Sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla geliştirilen Microlino, dar sokaklarda çevik kullanım ve konforlu sürüş deneyimi sunuyor.

Pratik şarj imkânı Standart bir otomobilin kapladığı alanın yalnızca üçte birine sığan Microlino, AC şarj ünitesi veya ev tipi prizle kolayca şarj edilebiliyor.

Uluslararası ödüller İsviçre’de tasarlanan ve İtalya’da üretilen Microlino, bugüne kadar “En İyi Tasarım Ödülü” ve “En Yenilikçi Şirketler Ödülü” dahil olmak üzere birçok uluslararası başarıya imza attı.

Microlino

İki farklı versiyon

Microlino Lite: Şehir içi kullanım için 45 km/s maksimum hız ve 90 km menzil.

Microlino: Otoyol kullanımına uygun, 90 km/s hız ve 228 km menzil.

Satış noktaları Microlino ve Microlino Lite, Borusan Oto Samandıra ve Borusan Oto Avcılar yetkili satıcılarında satışa sunuluyor.

Microlino

#Microlino #BorusanOtomotiv #ElektrikliAraç #SürdürülebilirUlaşım #ŞehirİçiMobilite #ElektrikliOtomobil #MicrolinoLite

Yeni F-MAX Türkiye turu devam ediyor

Ford Trucks’ın ağır ticari araç segmentindeki referans modeli F-MAX’in yeni yüzü, Türkiye turu kapsamında 7 Kasım’da Kayseri Ambar Nakliyeciler Sitesi’nde kullanıcılarla buluştu. Etkinlikte lojistik sektör temsilcileri ve sürücüler aracı yakından inceleyip test etme fırsatı bulurken, yarışmalar ve etkinliklerle çeşitli hediyeler de dağıtıldı.
25 Eylül 2025’te Ford Otosan Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde tanıtılan Yeni F-MAX, yüzde 11,3’e varan yakıt tasarrufu sağlayan Ecotorq GEN2 motoru, modern tasarımı ve teknolojik donanımlarıyla dikkat çekiyor. Dijital Ayna Sistemi, kişiselleştirilebilir 12” gösterge paneli, 12.4” multimedya ekranı, kablosuz şarj ve anahtarsız çalıştırma gibi özellikler sunan model, uzun yol taşımacılığında performans, konfor ve güvenliği bir arada sağlıyor.

Yeni F-MAX Türkiye Turu Programı
Tanıtım etkinlikleri, Kayseri’nin ardından aşağıdaki takvime göre devam edecek:
● 11 Kasım 2025: Konya, Kamyon Garajı
● 13 Kasım 2025: İzmir, Işıkkent
● 17 Kasım 2025: Bursa, Karacabey Kooperatifi
● 22-23 Kasım 2025: Edirne, Kapıkule Sınır Kapısı
● 24 Kasım 2025: Edirne, Hamzabeyli Sınır Kapısı

Rolls-Royce’dan özel koleksiyon

Phantom’un 100. yılını onurlandıran 25 araçtan oluşan özel “landmark” koleksiyonu tanıtılıyor.

Bespoke tasarım ekibi yaptığı araştırmalarla Phantom’un yolculuğundaki dönüm noktalarını yansıtan 77 özgün motif yarattı. Bugüne kadarki teknolojik açıdan en iddialı olan özel koleksiyon, Bespoke ekibinin üç yıl süren ve 40.000’den fazla saatlik iş birliği ile geliştirildi.

Rolls-Royce Phantom

100 yıldır Phantom, dünyanın en etkili isimleri tarafından tercih edilen, başarı ve seçiciliğin nihai sembolü olarak tanınıyor. Efsanevi Phantom’un 100. yılı kutlanırken, Rolls-Royce Motor Cars Phantom Centenary Private Collection ile saygı duruşunda duruyor ve sadece 25 adet ile sınırlı bu özel koleksiyonu kutluyor.

Rolls-Royce Bespoke (kişiselleştirme) Collective’in tasarımcı, mühendis ve ustaları, tüm uzmanlıklarını ve yaratıcılıklarını bir araya getirerek, markanın başyapıtı olarak nitelendirilebilecek bu eşsiz koleksiyonu hayata geçirdi. Rolls-Royce Bespoke ekibi, 1920’lerden günümüze Phantom’un her neslinin ruhunu ve kimliğini detaylı bir şekilde inceleyerek, modelin dünyasına tam anlamıyla nüfuz etti. Bespoke ekibi, Phantom’un önemli sahiplerini, Rolls-Royce’un kilit isimlerini, modelin tasarlanıp üretildiği mekanları ve dönemin ruhunu yansıtan önemli olayları detaylı bir şekilde araştırdı. Bu ilham kaynakları, önce 77 el çizimi motif olarak tasarlandı ve ardından Phantom Centenary Private Collection’a özenle işlenmiş arşiv referanslarıyla yansıtıldı. Ortaya çıkan bu özel koleksiyon, Phantom’un geçmişine saygı duruşunda bulunurken, bugününü tanımlıyor ve önümüzdeki 100 yıl boyunca modelin mirasını şekillendirecek prensipleri ortaya koyuyor.

Rolls-Royce Phantom

Dış tasarım: Zarif ve özel Bespoke ifadesi

Siyah – beyaz bir film yıldızının zamansız zarafetini yansıtan Phantom Centenary Private Collection’ın dış tasarımı, Phantom’un galalarda boy gösterdiği, sinema ikonlarını taşıdığı ve dönemin ışıltısının simgesi haline geldiği Hollywood’un altın çağını anımsatıyor. Araç, Bespoke iki tonlu boya ile tamamlanıyor ve uzun yüzeylerdeki bu uygulama, 1930’lu yılların Phantom modellerinin akıcı silüetine saygı duruşu niteliğinde. Yan gövde, Arctic White üzerine Super Champagne Crystal kaplamasıyla sunulurken, üst gövde siyah üzerine Super Champagne Crystal ile tamamlanıyor. Özel olarak geliştirilen bu kaplama, dış yüzeye olağanüstü bir metalik parlaklık kazandırıyor. Bu etki, şeffaf verniğe ince öğütülmüş cam parçacıklarının eklenmesiyle sağlanıyor. Bu özel kutlama Private Collection için, Rolls-Royce boya uzmanları, şeffaf parçacıkları şampanya rengi partiküllerle değiştirerek miktarını iki katına çıkardı ve böylece büyüleyici bir derinlik elde etti.

Bu zamansız kaplama, Spirit of Ecstasy’nin benzersiz bir yeniden yorumlanmasıyla taçlandırılıyor. Phantom’a takılan ilk Spirit of Ecstasy figürünü referans alan tasarımcılar, bu ikonik figüre bir saygı duruşu niteliğinde tasarım ortaya çıkardı; önce 18 ayar saf altın ile dökülen figür, ardından 24 ayar altın kaplama ile tamamlanarak kusursuz ve kararmaya dayanıklı bir yüzey sunuyor. Parça, Londra’daki Hallmarking & Assay Office’e sunularak, özel olarak geliştirilen “Phantom Centenary” damgasını aldı.

Rolls-Royce Phantom

Rolls-Royce tarihinde bir ilk; altın ve beyaz mineli “RR”

Figürün tabanı, el dökümü beyaz cam mine ile tamamlanıyor ve koleksiyonun adı özenle işlenerek kazınıyor. Rolls-Royce tarihinde bir ilk olarak, aracın ön, arka ve yan taraflarında yer alan “RR” Onur Rozeti, koleksiyona özel 24 ayar altın ve beyaz mine ile sunuluyor.

Dış tasarımın tamamlayıcısı olarak, her biri 25 çizgiyle işlenmiş Phantom jantları yer alıyor. Bu detay, koleksiyondaki 25 araca saygı duruşu niteliğinde olup, toplamda 100 çizgi ile Phantom’un 100. Yılı kutlanıyor.

Rolls-Royce Phantom

İç tasarım: Phantom efsanesine yolculuk

Phantom’un bir asırlık hikayeleri, Private Collection’ın iç mekandaki birçok yüzeyde zarif bir şekilde hayat buluyor; bazıları hemen fark edilen, bazıları ise zamanla keşfedilen görkemli arşiv referanslarıyla anlatılıyor.

Geçmiş Phantom modellerine bir saygı duruşu olarak, Phantom Centenary’in iç mekânı tekstil ve deriyi bir araya getiriyor; bu tasarım, markanın ilk yıllarını anımsatıyor; şoför koltuğu dayanıklı deri ile arka kabin ise lüks kumaşlarla kaplanıyordu. Bu zarif kontrast, Phantom’un her zaman sürüşteki otorite ile yolcu kabinindeki mutlak huzuru mükemmel bir dengeyle bir araya getirdiğini gözler önüne seriyor.

Rolls-Royce Phantom

Arka koltuklar: Ustalığın zirvesi

Phantom Centenary’in arka koltukları, 1926 yapımı ünlü “Phantom of Love” modelinden ilham alıyor. O dönemlerde, koltuklar el dokuması Aubusson halılarıyla özel olarak tasarlanmıştı. Koltuklardaki sanat eserleri, üç farklı hikâye katmanı üzerinden anlatılıyor. İlk katman, yüksek çözünürlüklü baskı ile tasarlanan arka plan, Phantom’un tarihine ait önemli mekanları ve objeleri gözler önüne seriyor. Bu detaylar, Londra’daki markanın ilk adresi Conduit Street’ten, Henry Royce’un Güney Fransa’yı konu alan yağlı boya tablolarına kadar uzanıyor. İkinci katman, yüksek çözünürlüklü baskı ile tasarlanmış olup, geçmişin ikonik Phantom modellerini ince detaylarla gözler önüne seriyor. Üçüncü ve en üst katman, Phantom’un her neslinden yedi önemli sahibi soyut bir şekilde temsil eden özenle işlenmiş nakışlarla oluşturuluyor.

Bu özel kumaş, bir moda atölyesi ile iş birliği içinde 12 ay süren titiz bir çalışma sonucunda geliştirildi ve haute couture dünyasının ötesinde ilk kez Phantom Centenary için kullanıldı. Rolls-Royce’un yüksek standartlardaki dayanıklılık, dokunsal kalite ve estetik beklentilerini karşılamak üzere, yüksek çözünürlüklü baskı süreci Phantom Centenary Private Collection için özel olarak geliştirilmiş mürekkepler ve tekniklerle mükemmelleştirildi.

Rolls-Royce Phantom

Rolls-Royce tarihinin en detaylı koltuk kompozisyonu

Yüksek çözünürlüklü baskılı kumaş, benzersiz bir el çizimi görünümü sunan özenle tasarlanmış nakışlarla tamamlanıyor. Bespoke Collective tarafından “iplikle eskiz yapmak” olarak tanımlanan bu özel nakış tekniği, bir kalem çizgisinin ifadesini tekstil üzerinde kusursuz bir şekilde yansıtıyor. Her bir görseli öne çıkarmak ve tanımlamak üzere ustalar, Golden Sands ipliği ile eskiz tarzında düzensiz dikişler uyguladı. Bu teknik, çizgilerin yüzeyin üzerinde hafifçe süzülüyormuş gibi görünmesini sağlıyor. Doku ve derinlik, Seashell ipliği ile yüksek yoğunluklu dikişler uygulanarak sağlandı. Tüm kompozisyon boyunca bu özenli işçilik, toplamda 160.000’den fazla dikişten oluşuyor. Tamamlanan eser, her biri tam hassasiyetle hizalanmış ve koltukların kıvrımlarına uyacak şekilde yerleştirilmiş 45 ayrı panelden oluşuyor. Bu süreç, Savile Row terzilik tekniklerinden ilham alınarak gerçekleştirildi ve sonuç olarak Rolls-Royce tarihinin en detaylı koltuk kompozisyonu ortaya çıktı.

Rolls-Royce Phantom

Ön koltuklar: Sürüş kabininde tasarımın zirvesi

Ön koltuklardaki deri, Bespoke tasarımcı tarafından el çizimi olarak hazırlanan çalışmalar temel alınarak lazerle işlenmiş olup, çizerin ustalığını ve detaycılığını yansıtıyor. Motifler arasında, Phantom’un 100 yıllık mirasının olağanüstü ağırlığını zarif bir şekilde taşıyan sembolik detaylar yer alıyor. Bunlar arasında, 2003’teki Rolls-Royce yeniden lansmanının kod adı olan “Roger Rabbit”e gönderme yapan bir tavşan ve 1923 Phantom I prototipinin kod adı olan martı yer alıyor.

Anthology Gallery: 100 yıldır anlatılan seçilen bir hikâye

Phantom Centenary Private Collection’ın merkezinde, Anthology Gallery yer alıyor. Bu etkileyici kompozisyon, dikey olarak fırçalanmış 50 adet 3D baskılı alüminyum “kanatçıktan” oluşuyor ve bir kitabın sayfaları gibi zarif bir şekilde iç içe geçiyor. Her bir kanatçık, her iki tarafından da okunabilen oyma harflerle tasarlanmış olup, Phantom’un bir yüzyıl boyunca basında yer alan övgü dolu alıntılardan oluşuyor.

Heykel, düşen havai fişeklerin ışıltısını çağrıştıran değişken ışıklandırmalarla zarif bir şekilde aydınlatılıyor. Her bir kanatçığın fırçalanmış kenarları, izleyicinin bakış açısına göre değişen yansıma ve ışık oyunları oluşturuyor.

Rolls-Royce Phantom

Ahşap işçiliği: Heykelsi bir ifade

Phantom Centenary Private Collection, Rolls-Royce tarihinde yaratılmış en karmaşık ve detaylı ahşap işçiliğini içeriyor. Bir yıl süren bir çalışma sonucunda geliştirilen ve Blackwood ile renklendirilmiş kapı panelleri, Phantom’un en önemli ve dönüm noktası niteliğindeki yolculuklarını gözler önüne seriyor.

Her bir kompozisyonda, coğrafi haritalar, kıvrımlı yollar, geniş manzaralar, bitkisel detaylar ve deneysel araba tasvirleri, Phantom’un mirasını yansıtan yaşayan bir sanat eseri yaratacak şekilde bir araya getiriliyor.

Arka kapılar, Sir Henry Royce’un kış aylarını geçirdiği St. Tropez yakınlarındaki Le Rayol-Canadel-sur-Mer kıyı şeridini betimliyor. Ön yolcu kapısında, Sir Henry Royce’un yazlık konutunun bulunduğu West Wittering’in manzarası yer alıyor. Burası, günümüzde Rolls-Royce’un merkezi olan tesise yalnızca sekiz mil uzaklıkta bulunuyor. Sürücü kapısında, Goodwood döneminin ilk Phantom’ının Perth’ten başlayarak Avustralya kıtasını kat ettiği destansı 4.500 millik yolculuk anlatılıyor.

Her bir kompozisyonda, derinlik ve doku yaratmak amacıyla 3 boyutlu çok yönlü marküteri, lazer kazıma, 3 boyutlu mürekkep katmanlama ve altın varak teknikleri bir araya getiriliyor. Haritalar, manzaralar, çiçekler ve ağaçlar gibi motifler, lazer kullanılarak ahşaba üç farklı derinlikte işleniyor. Bu yolculukları temsil eden yollar, 0.1 mikrometre kalınlığındaki altın varak karelerinden işlenmiş 24 ayar altınla parlatılıyor. Her bir yol özenle hazırlanıyor, kesiliyor ve yerleştiriliyor.

Arka kapılarda, Güney Fransa’ya özgü çam, servi, eğrelti otu ve palmiye gibi bitki örtüleri de yer alıyor. Arka yolcu kapısının bir bölümü ise Sir Henry Royce’un bölgeye ait orijinal yağlı boya tablolarından birini, tuvalden ahşaba aktararak yeniden canlandırıyor. Royce’un evlerinin tam konumları – Güney Fransa’daki Villa Mimosa ve West Wittering’deki Elmstead – 2.76 mm çapında tek bir altın varak noktasıyla özenle işaretleniyor.

Kapılardaki ahşap yüzeyler, özenle işlenmiş deri panellere dönüştürülüyor. 24 ayar altın “yollar”, altın iplik işlemeler olarak devam ediyor; haritalar ve manzaraların detayları siyah iplikle işlenerek kapıların kaplamalı bölümündeki kazınmış detayları yansıtıyor. Ahşap işçiliği, 1925 model orijinal Phantom I ve günümüz Phantom VIII’in tasvirleriyle tamamlanıyor; her biri arka piknik masalarına özenle kazınmış olarak sunuluyor. Modeller, piknik masalarının deri kaplı arka yüzeylerindeki işlemelerde de yansıtılıyor; bu, geçmiş ile günümüzü bir araya getiren bir diğer ince detay olarak öne çıkıyor.

Piano Black kaplama, merkezi döner düğmeyi yansıtan altın tozu ile zenginleştirilmiş; söz konusu düğme de 24 ayar altın kaplamaya sahip olarak sunuluyor.

Rolls-Royce Phantom

Altın bir miras

6,75 litrelik V12 motor gibi muazzam bir mühendislik harikası, Arctic White ile tamamlanmış özel tasarım bir kapakla öne çıkarılıyor. Kapak, Phantom’un modern efsanesini ve başarısını şekillendiren kusursuz gücü onurlandırmak için 24 ayar altın detaylarla süsleniyor.

Starlight (Yıldız tavan) altında Phantom’un hikayesi

Hafif animasyonlu ve işlemeli Starlight tavan döşemesi, Phantom’un tarihindeki önemli anları 440.000 dikişle yansıtıyor. Tasarım, Henry Royce’un Wittering’deki bahçesinde, iki yakın meslektaşı – markanın Baş Motor Tasarımcısı Charles L. Jenner ve Rolls-Royce’un deneysel departmanının baş test sürücüsü Ernest Hives – ile birlikte dut ağacının altında fotoğraflandığı anı yansıtacak şekilde tasarlandı. Bespoke Collective, bu andan ilham alarak, Starlight tavan döşemesinin altında oturan müşterilerin Royce’un bir zamanlar yaşadığı gibi kendi hayal gücü ve olasılık kıvılcımlarını deneyimleyebileceği bir ilham atmosferi yaratmayı amaçlıyor.

Pirelli’den yeni kış lastiği

Sedan ve crossover modellerine yönelik yüksek performanslı kış lastiği Yeni Cinturato Winter 3, karlı ve ıslak zemindeki performansıyla Dekra ve TÜV testlerinde başarı ile geçti.

Karlı zeminde frenleme, çekiş ve direksiyon hakimiyeti açısından birinci olan yeni ürün TÜV Premium Kalite İşaretini de aldı. Yeni lastik ayrıca ıslak zeminde suda kızaklama direnci ve direksiyon hakimiyeti kategorilerinde listenin zirvesinde yer alırken lastik ailesinin tümü Avrupa etiketinde ıslak zeminde performans açısından A-B sınıfında değerlendirildi. Düşük dönme gürültü seviyesi ile akustik konfor garanti edilirken sırt deseni de Avrupa etiketiyle doğrulanarak önceki nesle kıyasla uzun süreli performans ve daha yüksek kilometre sağlıyor.