Yazılar

My Emirates Pass ile Dubai’ye seyahat etmek daha da cazip hale geliyor

My Emirates Pass ile Dubai’ye seyahat etmek daha da cazip hale geliyor

Emirates, özel olarak sunduğu ‘My Emirates Pass’ın dönüşüyle 2021 yılında Dubai’ye seyahat etmeyi daha da cazip hale getiriyor.

My Emirates Pass, Emirates biniş kartını, BAE genelinde 450’den fazla restoran, eğlence yeri ve perakende indirim mağazasında yolcularına fırsatlar ve indirimler sunan özel bir üyelik kartına dönüştürüyor.

Kapsamı genişletilen bu kart, bu yıl yolcuların BAE’ni daha uygun fiyatlarla keşfetme şansını artırıyor. 1 Ocak – 30 Eylül 2021 tarihlerinde Dubai’ye veya Dubai üzerinden seyahat eden Emirates yolcuları, herhangi bir anlaşmalı indirim mağazasında Emirates biniş kartlarını ve geçerli bir kimlik belgesini göstererek özel tekliflerden faydalanabilirler.

Yolcular; aktiviteler, alışveriş ve birinci sınıf yemek seçenekleri gibi, BAE’nin sunduğu tüm imkanları keşfedebilirler. My Emirates Pass ile yolcular ülke çapındaki 300’ün üzerinde restoranda ve 35’in üzerinde dünya çapındaki otelin spa merkezinde %50’ye varan indirimlerden yararlanırken, Atlantis Aquaventure ve At theTop Burj Khalifa gibi eğlence ve turist merkezlerindeki ayrıcalıkların keyfini çıkarabilirler.

Fairmont Quasar Istanbul 4 yaşında

Fairmont Quasar Istanbul 4 yaşında

Dünyaca ünlü otel zinciri Fairmont’un Türkiye’deki ilk oteli olan Fairmont Quasar Istanbul, 4 yaşını kutluyor.

“Anları anılara dönüştürmek” sloganıyla yola çıkan Fairmont Quasar Istanbul, dördüncü yılını en iyi fiyatlar üzerinden %25 indirim, hoş geldiniz ikramları, odanızda Türk kahvaltısı veya Stations’da muhteşem bir kahvaltı ve geç çıkış imkânı gibi ayrıcalıkları içeren 4. Yıl Dönümü paketi ile kutluyor.

Fairmont Quasar Istanbul,  Ocak ayında başlayıp 15 Şubat 2021’e kadar devam edecek 4. Yıl paketiyle misafirlerine hem keyifli hem de güvenli bir konaklama deneyimi yaşatacak.

Pandemi Sonrası Seyahatte Güvenlik Nasıl Olacak? 

Pandemi Sonrası Seyahatte Güvenlik Nasıl Olacak? 

COVID-19 pandemisinin, iş veya tatil amaçlı seyahat davranışlarımız üzerinde büyük bir etkisi oldu. Ancak toplantılar ve diğer iletişim biçimleri için dijital alternatiflere yönelmek, modern dünyanın tüm ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Bazı durumlarda yine seyahate ihtiyacımız oluyor. Aynı durum, önümüzdeki yıllarda özellikle aşıyla elde edilecek başarılar ışığında tatil için de geçerli olacak. Ancak seyahat gelecekte biraz farklı bir şekil alabilir. COVID’in etkisi seyahatin yalnızca fiziksel yönlerinde değil, dijital alanda da görülecek ve yeni tehditler ortaya çıkacak. Belki de ilerde bizi bekleyen en büyük sorun mahremiyet olacak.

Camdan Yapılmış, Şeffaf Küresel Vatandaş

Salgının yayılımını takip etmek ve pandemiyi kontrol altına almak amacıyla içinde bulunduğumuz dönemde insanları takip etmek için farklı yöntemler geliştirildi. Restoranda yemek yemek için çevrimiçi kayıt yaptırmanız gerekiyor, bara girerken bir kağıda adınızı ve adres bilgilerinizi yazmanız isteniyor, tüm bunlar kişisel verilerinizi bilinmeyen kişilerle paylaşmanıza neden oluyor. Tıp uzmanlarının bu tür verilere erişmesi salgının yayılmasıyla mücadele adına faydalı olsa da, örneğin güvenlik güçleri veya diğer personeller tarafından bu tür verilere yetkisiz erişimin sağlandığı da görüldü. Fiziksel konumun kaçınılmaz takibi, gizliliğe yönelik büyük bir tehdit oluşturuyor. Zira suçlular bu tür verilere erişebiliyor ve bu verileri kimlik avı, spam veya fidye yazılımı gibi kötü amaçlı yazılım saldırıları gibi başka saldırılar için kullanabiliyor.

Dahası bazı ülkeler gezginlerden yalnızca tıbbi testleri değil, aynı zamanda onları kalıcı, hedefli bir şekilde gözetim altına almayı mümkün kılan izleme uygulamalarını yüklemeye zorlayarak özel bilgilerini kapsamlı bir şekilde paylaşmalarını talep ediyor. Bu tür politikaların ne kadar süredir yürürlükte olduğunu tahmin etmek zor olsa da bazı ülkelerde bunun sürekli kalması bile olası durumda görünüyor.

İzleme uygulamaları çok sayıda işlev sunabiliyor. Örneğin yalnızca gerçek zamanlı konum verilerini elde etmekle kalmıyor, aynı zamanda akıllı telefonunuzdaki yerel verilere de erişebiliyor. Şimdiye kadar bu tür uygulamaların ne kadar süre kullanılacağını ve pandemi azaldığında geleceklerinin nasıl olacağını tahmin edemiyoruz. Suçlular veya yeni sağlık krizleri gibi benzer bir takip için gelecekte başka talepler de olabilir. Bu yolla toplanan uygulamaların ve verilerin bundan sonra nasıl kullanılacağını da izlemek gerekiyor.

Salgın ve sonrasında getirilen kısıtlamalar diğer açılardan da mahremiyeti artırabilir. Kaspersky geçen yıl seyahat ederken sık karşılaşılan bir sorun olan “görsel ve işitsel bilgisayar korsanlığı” (diğer adıyla “omuz sörfü”) üzerine bir çalışma gerçekleştirdi. Birçok ülkede hala aktif olan sosyal mesafeye dair zorunlu politikalar nedeniyle bu tür bilgi gözetlemek daha zor olacaktır ve bu da mahremiyet sorunlarını bir dereceye kadar azaltabilir. Elbette sosyal mesafe kısıtlamaları gevşetilirse, gezginlerin bir kez daha “omuz sörfünden” kaçınmak için önlem almaları gerekecektir.

Elbette seyahat endüstrisinin dijitalleşmesi salgının bir sonucu olarak başlamadı. Bilet satın almaktan otel odanızdaki ekipmana kadar, seyahat giderek daha dijital bir deneyim haline geliyor ve giderek daha fazla risk getiriyor.

Kaspersky, seyahat için evinizden çıkarken aklınızda bulundurmanız gereken bazı önemli noktaları şöyle sıralıyor:

Senin yerin – senin evin değil

Muhtemelen otellerin ve diğer konaklama sağlayıcılarının sıklıkla kullandığı “ev gibi hissettiriyor” ifadesini biliyorsunuzdur. Dürüst olmak gerekirse buranın sizin eviniz olmadığını anlamalısınız. Akıllı teknolojilerin artmasıyla evinizde sahip olduğunuz tüm teknolojiye hakim olabilirsiniz, ancak size ait olmayan yerlerde çevrenizdeki IoT cihazları üzerinde hiçbir kontrolünüz yoktur. Odanızda kameralı smartTV var mı? Modern konaklama odalarına entegre edilmiş akıllı hava kontrolleri, sesli asistanlar, eğlence teklifleri ve diğer tüm küçük yardımcılar ne olacak? Kendi cihazlarınızı onlara bağlarsanız hepsi gizliliğiniz için bir tehdit olabilir veya güvenlik sorunu oluşturabilir. Telefonunuzu şarj etmek için USB bağlantı noktasına sahip bir elektrik prizi bile cihazınızın güvenliği veya fiziksel sağlığı açısından bir risk oluşturabilir. Oteller ve etkinlik yerleri az sayıda turistin olduğu bu dönemi mekanlarını yenilemek için kullanıyor. Bu da yakın gelecekte konaklama tesislerinde bu tür teknolojilerin daha fazla entegre olduğunu görebileceğimiz anlamına geliyor.

Ev, telefonunuzun WiFi ağınıza otomatik olarak bağlandığı yerdir

Akıllı telefonlar, tabletler, dizüstü bilgisayarlar, e-kitap okuyucular ve benzerleri gibi çeşitli cihazlarla seyahat edebilirsiniz. Otellerde, restoranlarda veya diğer yerlerde yerel WiFi kullanmak da oldukça konforlu gelir. Bu sayede yeterli bağlantı hızına sahip olabilirsiniz ve dolaşım ağınızın dışındayken bile yüksek iletişim faturaları konusunda endişelenmenize gerek kalmaz. Peki bağlı olduğunuz ağı kimin kontrol ettiğini hiç düşündünüz mü? Ne tür verileri paylaşıyorsunuz, hangi web sitelerini açıyorsunuz? Sadece operatör değil suçlular da trafiğinizi gözetleyebilir, hassas verilerinizi toplayabilir ve cihazlarınıza saldırmaya çalışabilir. Yalnızca yerel cihazınızda değil uzaktan bağlantılarda da şifreleme kullanmak, uçak biletinizi kaybetmemek kadar önemlidir.

Self-servis Konsiyerj

Herkes dijital biletleri sevmez, bazen basılı bir biniş kartı kaçınılmazdır. Günümüzde oteller ve lokasyonlar, genellikle tabletler veya bir bilgisayar olmak üzere halka açık self servis kiosklar sunmaktadır. Bu kiosklarda e-posta hesabınıza giriş yaparsınız veya biletinizi nerede saklamış olursanız olun, açar ve yazdırırsınız. Bu işlem birkaç dakika sürebilir, ancak hiçbir şey unutmadınız mı? Çıkış sırasındaki stres nedeniyle “Çıkış” ve “Tarama verilerini temizle” tuşuna basmayı atlayabilirsiniz. Büyük bir portföye sahip belirli küresel servis sağlayıcıların hesaplarını kullanırken, e-postalar, dokümanlar ve takviminiz gibi tüm verilere tam erişimi koruyan bu tür birçok cihazla karşılaşılabilir. Bu yalnızca verileriniz için bir tehdit değil, aynı zamanda verilerinizin suçlular tarafından kötüye kullanılması riskini de beraberinde getirir. Kişilerinize ve sosyal ağınıza spam veya kimlik avı e-postaları gönderebilirler.

Yanınızda kim oturuyor?

COVID-19 sonucunda birçok hizmet, özellikle bilet satışları ve rezervasyonlar çevrimdışıdan çevrimiçine geçti. Salgından önce bile dijital dünyada doğru kişiyle “konuşmanızı” sağlamak zordu ve çoğu durumda kimlik avcıları ve diğer suçlular bu sorunu kötüye kullandı. İnsanlar 2020’de daha da savunmasız hale geldi. Bu tür suçlular insanları kandırmak ve sosyal mühendisliği kullanarak kar elde etmek için salgına da dört elle sarıldılar. Bu dönemde iptal edilen uçuş iadeleriyle ilgili sahte e-postalar, devlet kurumlarından gelen sahte mesajlar ve hatta maske gibi sahte ekipman satmaya çalışan vakalara rastlandı.

 

Yozgat Havalimanı uçuşlarına 2022’de başlayacak

Yozgat Havalimanı uçuşlarına 2022’de başlayacak

AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, Yozgat Havalimanı inşaatının tam gaz devam ettiğini ve ilk uçuşun 2022’de gerçekleşeceğini söyledi.

AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, sosyal medya hesabından,  Yozgat Havalimanı inşaatının tam gaz devam ettiğini söyledi. Başer, sosyal medya hesabından şu paylaşımlarda bulundu:

”Yozgat Havalimanının inşaatı tüm hızıyla sürüyor. Yozgat’ımıza ve çevre illere de hizmet verecek havalimanımızın altyapı inşaatı yüzde 65 seviyesine ulaştı.

2021 Eylül ayına kadar Altyapı inşaatını tamamlıyoruz. Üst yapı inşaatımızın projeleri hazır; ihalesini en kısa zamanda yapacağız. 2022 yılında Yozgat’ımızı Havalimanı ile buluşturuyoruz.”

İngiliz turistlerin sağlık kartı AB ülkelerinde geçerli mi?

İngiliz turistlerin sağlık kartı AB ülkelerinde geçerli mi?

İngiltere’nin AB üyesi olduğu dönemde, İngiliz vatadaşları tüm AB’de geçerli olan EHIC (Avrupa Sağlık Sigortası Kartı) ile sağlık hizmeti alabiliyordu. Ancak İngiltere’nin AB’den ayrılması ile birlikte, İngiliz vatandaşları bu şemsiyenin altından çıkacak.

Konuyla ilgili açıklama yapan İngiltere Dışişleri Bakanlığı, İngiltere’nin düzenleyeceği yeni sağlık kartlarının AB ülkelerinde geçerli olacağını duyurdu. Bakanlığın yaptığı güncellemede, UK Global Health Insurance Card’ın (Birleşik Krallık Küresel Sağlık Sigortası Kartı-GHIC) aynı işlevi yerine getireceği açıklandı.

Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre İngilizlerin taşıyacağı GHIC sağlık kartı İspanya, Portekiz, Yunanistan, Fransa, Almanya, İtalya, Bulgaristan, Belçika, Hırvatistan, İsveç, Letonya, Slovakya, Romanya, Polonya, Finlandiya, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, Hollanda, Malta, Lüksemburg, Litvanya gibi AB ülkelerinde geçerli olacak. Ancak söz konusu kart Norveç, İzlanda, Lihtenştayn veya İsviçre’de İngilizleri korumayacak.

Güncellemede, İngilizlerin GHIC kartı alıncaya kadar EHIC kartını kullanmaya devam edebileceği kaydedildi.

Dünyanın flört günü “Pazar”

Dünyanın flört günü “Pazar”

Kullanıcılarını uygulama üzerinde verdikleri cevaplara göre en uygun profillerle eşleştiren arkadaşlık uygulaması OkCupid’in verilerine göre en çok flört ettiğimiz günün Ocak ayının ilk Pazar günü olduğunu gösteriyor. Geçen yıl 13 milyon yeni konuşmanın yaşandığı bu güne, “Flörtöz Pazar” adı veriliyor. Peki flört hakkında diğer istatistikler ne söylüyor?

25 MİLYON KİŞİ BİRBİRİ İLE EŞLEŞECEK

En çok flörtleştiğimiz gün, Ocak ayının ilk Pazar günü. En çok flörtleştiğimiz aysa Ocak. Uygulamasının verilerinde göre 2020’nin ilk Pazar gününde 13 milyon kişi birbiriyle flörtleşmeye başlamış. Bu yıl bu sayının 15 milyon olacağı öngörülüyor. Tahminlerse bu Ocak ayı içinde 25 milyon kişinin birbiriyle eşleşeceği yönünde. Yeni bir yıla girerken yeni bir ilişkiye başlama isteği Ocak ayını yılın en çok flört edilen ayı yapıyor. Bu ayın flört konusunda rekor kıran ilk Pazar gününe de “Dating Sunday” yani “Flört Pazar”ı adını veriyorlar.

ÖNCE DUYGUSAL BAĞ

Özellikle pandemiyle birlikte geçtiğimiz yıl değişen sosyal yaşam, aranılan ilişkinin tanımını da değiştirdi. Uygulamanın verilerine göre tek gecelik ilişki ya da “sadece takılmak istiyorum” diyenlerin sayısı yüzde 20 azaldı. “Sizce duygusal fiziksel temasta bulunmadan önce duygusal bir bağ kurmak gerekli mi?” sorusuna kullanıcıların yüzde 80’i “Evet” yanıtını veriyorlar. Kadınlarda bu oran yüzde 89; erkeklerdeyse, yüzde 76. Genel olarak duygusal paylaşım flört konusunda önemli bir yer tutmaya başlasa da erkekler hala fiziksel temasa kadınlardan daha çok önem veriyor gibi görünüyorlar. İstediğiniz flört tarzı ne olursa olun bulmanın yolu profile önem vermekten geçiyor. OkCupid’de profilini tamamlayanların istedikleri eşleşmeyi bulma oranları yüzde 200 daha fazla.

FLÖRTÜN GELECEĞİ DEĞİŞİYOR
Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu yeni normal dönem, flört konusuna da yeni normaller getiriyor. Uygulama“İlişkilerin Geleceği” isimli anketine katılan kullanıcıların yüzde 84’ü duygusal olarak bağ kurabilecekleri ilişkileri, fiziksel olarak yakınlaştıkları ilişkilere tercih edeceklerini söylüyorlar. Öncelikli duygusal bağa en çok önem veren şehirlerden biri de İstanbul. ‘’Seksten önce aşka önem veren 50 şehir’’ listesinde İstanbul 16’ncı sırada yer alıyor. İnsanlar özellikle ilk tanışmalarını görüntülü konuşma sağlayan uygulamalardan yaparak birbirlerini buluşmadan önce daha yakından tanımaya çalışıyorlar.

Şişli’de eğitimde fırsat eşitliği

Şişli’de eğitimde fırsat eşitliği

Şişli Belediyesi, eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunmak amacıyla ilçede ikamet eden ya da eğitim gören, 5’inci ve 12’inci sınıf arası öğrencilerin yararlanacağı uzaktan eğitim platformu; Şişli Dijital Sınıf’ı hayata geçirdi.

Şişli Belediyesi, pandemi döneminde uzaktan eğitim alan öğrencilere, derslerinde destek olma adına Şişli Dijital Sınıf’ı hayata geçirdi.

Şişli Dijital Sınıf; eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla Şişli ilçesinde ikamet eden ya da eğitim gören öğrencilerin akademik başarılarını artırmak, öğrencilerin eğitim süreçlerini çağımıza uygun teknolojik hizmetlerle çeşitlendirmek için uzaktan eğitim programı olarak tasarlandı. Dijital Sınıf’tan 5. Sınıftan başlayarak ve 12. Sınıflar da dâhil olmak üzere tüm öğrenciler ücretsiz eğitim hizmeti alabilecek.

Samsung’a 44 ödül 

Samsung’a 44 ödül 

Tüketici Teknolojisi Derneği (CES) tarafından verilen CES 2021 İnovasyon Ödüllerinde Samsung; mobil cihazlar, yayın, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik gibi birçok kategoride tam 44 farklı ödüle layık görüldü.

Samsung’un ödül alan ürünlerinden bazıları:

En İyi İnovasyon Ödülü –  Kulaklıklar ve Kişisel Ses Kategorisi: Samsung Galaxy Buds+ BTS Edition

En İyi İnovasyon Ödülü – Mobil Cihazlar Kategorisi: Samsung Galaxy Note20 5G ve Galaxy Note20 Ultra 5G[1]

Çevre Dostu Tasarım ve Sürdürülebilirlik Ödülü: Samsung Galaxy Buds Live

İnovasyon Onur Ödülü –  Sağlık ve Zindelik Kategorisi: Samsung Galaxy Watch3

İnovasyon Onur Ödülü –  Mobil Cihazlar ve Dijital Görüntüleme Kategorisi: Samsung Galaxy Z Flip 5G

İnovasyon Onur Ödülü – Mobil Cihazlar Kategorisi: Samsung Galaxy A51 5G

İnovasyon Onur Ödülü – Yazılım ve Mobil Uygulamalar Kategorisi: Samsung Wireless DeX

İnovasyon Onur Ödülü – Yayın Kategorisi: Samsung TV Plus

İnovasyon Onur Ödülü – Video Oynatma ve Dijital Görüntüleme/Fotoğrafçılık Kategorisi: Samsung The Premiere

İnovasyon Onur Ödülü – Ev Ses Sistemi/Görsel Bileşenler ve Aksesuarları Kategorisi: Samsung The Terrace Soundbar

İnovasyon Onur Ödülü – Bilgisayar Donanımları/Bileşenleri Kategorisi: Samsung SmartSSD™ Hesaplamalı Depolama Sürücüsü (CSD) 4TB

İnovasyon Onur Ödülü – Gömülü Teknolojiler ve Bilgisayar Donanımları/Bileşenleri Kategorisi: Samsung uMCP (UFS 3.1 256GB + LPDDR5 12GB)

İnovasyon Onur Ödülü – Sağlık ve Zindelik Kategorisi: Samsung LM283N+

Yılbaşında en çok neye para verdik?

Yılbaşında en çok neye para verdik?

Metro Türkiye, bu yılbaşı için yapılan alışverişlerde en çok talep gören ürünleri açıkladı.

Rakamlara göre evlerimizde geçirdiğimiz bu yılbaşında atıştırmalıklar, et ve süt/süt ürünleri ilk üçte yer alırken sofralarımızda en çok kıyma, çipura ve dana antrikotu tercih ettik. Hijyen ürünlerine de büyük talebin olduğunu gözler önüne seren rakamlara göre hijyen kategorisinde artış bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 137 olurken özellikle kolonya ve dezenfektanlar yüzde 1.095 artış ile en çok satılan ürünlerin başında yer aldı.

Ocak ayında caz ve klasik müzik konserleri başlıyor

Ocak ayında caz ve klasik müzik konserleri başlıyor

Kadıköy Belediyesi Yeldeğirmeni Sanat Merkezi Ocak ayı programını açıkladı. Programda Çarşamba günleri klasik müzik konserleri, Cuma günleri caz konserleri gerçekleşecek.

Kadıköy Belediyesi Yeldeğirmeni Sanat Merkezi’nde pandemi süresince alınan sosyal mesafe ve özenli sağlık tedbirleri çerçevesinde hazırlanan ve kısıtlı sayıda seyirciye sunulacak programlar saat 18.00 – 19.00 saatleri arasında gerçekleşecek. Yeldeğirmeni Sanat 2021’nin ilk konserinde 8 Ocak Cuma akşamı Asena Akan Contempo’yu ağırlayacak.  Klasikleri konserinde ise CelloPianoDuo 13 Ocak’ta sahne alacak. Naxos tarafından çıkarılan “Turkish Music for Cello and Piano” adlı CD albümleri olan ve Andante Kayıt Ödülü’ne sahip ikili viyolonselde Dilbağ Tokal ve piyanoda Emine Serdaroğlu yer alıyor.

Kadıköy Rasimpaşa Mahallesi’nde bulunan merkezde konserlerin başlama saati 18.00. Programların biletleri bilet.kadikoy.bel.tr adresinden veya konser günü Yeldeğirmeni Sanat Merkezi gişesinden temin edilebilir.

Ocak programı

Asena Akan Contempo   08 Ocak Cuma   18.00

Sedef Erçetin Trio           15 Ocak Cuma   18.00

Ayşe Gencer Trio            22 Ocak Cuma   18.00

Yürüyen Merdiven         29 Ocak Cuma   18.00

KLASİKLERİ

CelloPianoDuo                 13 Ocak Çarşamba 18.00

Lepidus Ensemble          20 Ocak Çarşamba 18.00

Gökçe Çiçek Resitali       27 Ocak Çarşamba 18.00