Yazılar

Yemeksepeti Ypro ile Tasarruf ve Ayrıcalık Bir Arada

Türkiye’nin en sevilen online yemek ve market sipariş platformu Yemeksepeti, sektörde bir ilke imza atarak yeni abonelik programı Ypro’yu hayata geçirdi. 27 Nisan 2026 itibarıyla tüm kullanıcılara sunulan Ypro, yemek, market ve mahalle esnafı siparişlerini tek bir abonelik çatısı altında toplayarak ücretsiz teslimat ve özel kampanyalarla maksimum tasarruf sağlıyor.

Kullanıcılar İçin Maksimum Tasarruf

Ypro üyeleri sınırsız ücretsiz teslimat avantajından yararlanırken, farklı kampanyaları aynı anda kullanabilme imkânı sayesinde sepet tutarlarında daha yüksek tasarruf elde edebiliyor. Ayrıca yalnızca Ypro üyelerine özel fırsatlar, indirimli hizmet ücretleri ve seçkin restoranların sunduğu ayrıcalıklı menüler programın öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Müşteri hizmetlerinde öncelik tanınması ise kullanıcı deneyimini daha da güçlendiriyor.

İş Ortakları İçin Prestij ve Büyüme

Ypro, yalnızca tüketiciler için değil, restoran ve esnaf iş ortakları için de premium bir vitrin oluşturuyor. Program, işletmelerin sipariş sürekliliğini artırırken ticari hacimlerini büyütmelerine katkı sağlıyor. Ypro etiketine sahip olmak, iş ortakları için sadık müşteri kitlesine ulaşmanın prestijli bir sembolü olarak konumlanıyor.

“Kazan-Kazan Ekosistemi”

Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver, Ypro’nun vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Hızlı ticaret ve ücretsiz teslimat kavramlarını kusursuz biçimde bir araya getiren Ypro ile sıradan bir abonelik modelinin ötesine geçiyoruz. Tüketicilerimiz, iş ortaklarımız ve yerel ekonomi için kusursuz bir ‘kazan-kazan’ ekosistemi inşa ediyoruz.”

 

 

#Yemeksepeti #Ypro #ÜcretsizTeslimat #OnlineSipariş #YemekSektörü #MarketSiparişi #DijitalTicaret #Tasarruf #MüşteriDeneyimi #OytunÇalapöver #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

TatilBudur’dan Bayram Tatili Raporu: Uzun Konaklama Öne Çıkıyor

Türkiye’nin önde gelen seyahat teknolojisi platformlarından TatilBudur, 27 Mayıs’ta başlayacak Kurban Bayramı tatiline yönelik rezervasyon verilerini açıkladı. Bu yıl tatilin uzun sürmesi, seyahat alışkanlıklarını da değiştirdi. Tatilciler daha uzun süreli konaklamalara yönelirken, tek destinasyon yerine birden fazla rotayı kapsayan tatil planları öne çıkıyor.

Uzun Konaklama ve Kombin Tatiller

Bayram tatilinde tatilcilerin 5 gece ve üzeri programlara ilgi gösterdiği görülüyor. Deniz tatilini kültür turlarıyla birleştiren kombin programlar, bu dönemin en belirgin trendleri arasında yer alıyor. Özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarındaki “Ultra Her Şey Dahil” tesisler yoğun talep görmeye devam ediyor. Tatilcilerin kolay iptal imkânı sunan paketleri tercih etmesi ise öne çıkan kullanıcı alışkanlıklarından biri oldu.

TatilBudur Genel Müdürü Onur Otruş, “Bu yıl bayram tatilinin uzun olması, misafirlerimizin planlarını daha geniş bir zamana yaymasına olanak sağladı. Sadece dinlenmeye değil, keşfetmeye odaklanan bir talep görüyoruz. Şu anki yüzde 52’lik doluluk oranının, son dakika rezervasyonlarıyla birlikte yüzde 80-90 bandına ulaşmasını bekliyoruz” dedi.

Yurt Dışı ve Kültür Turları İlgi Görüyor

Uzun tatil süresi, yurt dışı seyahatlere olan ilgiyi artırdı. İtalya ve İspanya gibi Avrupa destinasyonları öne çıkarken; Roma, Floransa, Amsterdam ve Londra en çok tercih edilen şehirler arasında yer aldı. Vizesiz alternatiflerde ise Balkanlar, Tayland ve Bakü yoğun talep görüyor.

Yurt içinde ise GAP, Kapadokya, Karadeniz ve Likya turları öne çıkıyor. Tatilciler bu rotaları deniz tatiliyle birleştiren programlara yöneliyor. Ayrıca yalnızca İstanbul çıkışlı değil; Ankara, Bursa ve Eskişehir çıkışlı turlar da artan ilgiyle dikkat çekiyor.

TatilBudur’un açıkladığı veriler, Kurban Bayramı tatilinin yalnızca dinlenme değil, aynı zamanda keşif ve kültürel deneyim odaklı bir seyahat dönemine dönüştüğünü ortaya koyuyor.

 

#TatilBudur #KurbanBayramı #BayramTatilPlanı #TurizmHaberleri #EgeAkdeniz #KültürTurları #AvrupaTurları #VizesizRotalar #SeyahatTrendleri #Turizm2026 #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sky Karaköy’de Yazın Ritmi Başladı

İstanbul’un en özel teraslarından biri olan Sky Karaköy, 2026 yaz sezonunda Boğaz manzarası eşliğinde müzik, gastronomi ve şehir enerjisini bir araya getirerek şehrin en canlı buluşma noktalarından biri olmaya devam ediyor. JW Marriott Istanbul Bosphorus’un terasında konumlanan mekân, gün batımından geceye uzanan atmosferiyle misafirlerine unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Müzik ve Atmosfer

Mayıs ayı boyunca resident DJ Serkan İsmail’in performanslarıyla sezona giriş yapan Sky Karaköy, yaz boyunca farklı DJ setleriyle müzik programını zenginleştirecek. İstanbul silüetini 360 derece panoramik manzarayla sunan mekân, şehrin gece ritmini yukarı taşıyor.

Gastronomi ve Kokteyl Deneyimi

Sky Karaköy’ün yeni sezon menüsü, hafif ve paylaşım odaklı lezzetler ile imza kokteyllerden oluşuyor. Günün farklı anlarına uyum sağlayan bu seçki, yaz akşamlarını gastronomiyle buluşturan bütünsel bir deneyim sunuyor. Hafif dokular, modern sunumlar ve özgün kokteyller, mekânın Boğaz manzarasıyla birleşerek yaz boyunca şehrin en keyifli adreslerinden biri olmasını sağlıyor.

Sky Karaköy, güçlü barı, seçkin müzikleri ve güncellenen menüsüyle İstanbul gecelerini yaz boyunca özel bir gurme ve eğlence deneyimine dönüştürüyor.

 

#SkyKaraköy #JWMarriottIstanbul #İstanbulGeceHayatı #BoğazManzarası #GurmeDeneyim #BarRestoran #DJPerformans #YazSezonu #İstanbul #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Aşırı El Yıkama Ciltte Enfeksiyon Riskini Artırıyor

Uzmanlar, el hijyeninin, enfeksiyonların yayılmasını önlemede en etkili ve en basit yöntemlerden biri olarak öne çıktığını söylüyor.

Ellerin doğru zamanda ve en az 20 saniye süresince uygun teknikle yıkanması gerektiğini vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Ancak ellerinizi görünür bir kirlenme, riskli temas veya tuvalet sonrası, yemek öncesi gibi durumlar olmadığı halde, sırf bir ritüel olarak saatte birçok kez yıkıyorsanız sınır aşılmış demektir.  Ciltteki doğal bariyer (yağ tabakası) yok olduğunda, cilt kurumaya ve gerilmeye başladığında fayda yerini zarara bırakır.” dedi. Özellikle 3–5 saniyelik yıkamaların yeterli olmadığı ve hijyen sağlamadığı ifade eden Dr. Mamçu, el hijyeninde dengenin korunması gerektiğini aktardı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü kapsamında el hijyeninin enfeksiyonları önlemedeki önemi ile yanlış teknik kullanımı ve aşırıya kaçmanın cilt sağlığına zararları hakkında bilgi verdi.

Dr. Dilek Leyla Mamçu

Dr. Dilek Leyla Mamçu

Yetersiz hijyen, özellikle çocuklarda ölümlerin en önemli nedenlerinden biri!

El hijyeninin kritik bir halk sağlığı konusu olduğunu aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Tüm dünyada, temiz olmayan su ve gıda kaynakları ile yetersiz hijyen şartları özellikle çocuklar arasındaki ölümlerin en önemli nedenlerinden biridir.” dedi.

Dr. Mamçu, grip, soğuk algınlığı, zatürre, ishal, Hepatit A gibi halk sağlığını tehdit eden birçok hastalığın doğru yıkanmayan eller aracılığı ile bulaştığı vurgusunu yaptı.

El hijyeni, enfeksiyon zincirini kırmanın en ucuz ve en etkili yolu!

Ellerimizin çevreyle temas eden en aktif organ olduğunu hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Patojenlerin (mikropların) vücuda giriş yolu olan ağız, burun ve gözlere taşınmasında ana köprü görevi görürler. El hijyeni, enfeksiyon zincirini kırmanın en ucuz ve en etkili yoludur.” dedi.

Gün içinde el yıkama sıklığı için ‘sağlıklı sınır’ın sayısal bir rakamdan ziyade ihtiyaca dayalı olduğunu kaydeden Dr. Mamçu, “Ancak ellerinizi görünür bir kirlenme, riskli temas veya tuvalet sonrası, yemek öncesi gibi durumlar olmadığı halde, sırf bir ritüel olarak saatte birçok kez yıkıyorsanız sınır aşılmış demektir.  Ciltteki doğal bariyer (yağ tabakası) yok olduğunda, cilt kurumaya ve gerilmeye başladığında fayda yerini zarara bırakır.” şeklinde konuştu.

Ellerin aşırı yıkanması cildi bozarak enfeksiyon riskini artırabiliyor!

Aşırı yıkama sonucu ciltte oluşan mikro çatlaklar ve egzamanın oldukça yaygın olduğunu ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, şunları söyledi:

“Tahriş olmuş, bütünlüğü bozulmuş bir cilt, mikroplar için açık bir kapı haline gelir. Yani ellerinizi aşırı yıkayarak cildinizi bozarsanız, enfeksiyon riskini azaltmak yerine artırırsınız. Sağlam bir deri, mikroplara karşı en güçlü kalkandır. Çok sık el yıkama, kolonya kullanma davranışı bulaş riskini ortadan kaldırıp anlık rahatlama sağlasa bile bakıldığında 5 dakikada bir el hijyeni, temizlik hastalığını beraberinde getirebilir. El yıkama bizi hastalıklardan korur bu doğru ancak bu el yıkama rutininin çok üzerine çıkıp takıntılı bir hale dönüşmemeli.”

Doğru zamanda, doğru teknikle…

‘Yeterli el hijyeni’nin nasıl tanımlanması gerektiğine değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Doğru zamanda, doğru teknikle (en az 20 saniye, tüm yüzeyleri kapsayacak şekilde) ve cildi kurutmadan yapılan temizliktir. Sadece suyla değil, sabunla veya sabun yoksa alkol bazlı dezenfektanla yapılmalıdır.” dedi.

Dr. Mamçu, yemek hazırlamadan önce ve yedikten sonra, tuvalet kullanımı sonrası, hapşırma, öksürme veya burun silme sonrası, çöplere dokunduktan sonra, dışarıdan eve girince, hasta birine temas etmeden önce ve sonra el yıkamanın gerçekten zorunlu olduğuna işaret etti.

Elleri 3-5 saniye suyun altına tutup çekmek, yıkamak sayılamaz!

El hijyeni konusunda toplumda en sık yapılan yanlışlar hakkında da bilgi veren Dr. Dilek Leyla Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Elleri sadece 3-5 saniye suyun altına tutup çekmek, yıkamak sayılamaz. Islak eller mikropları kuru ellere göre çok daha kolay yayar. Ellerin iyice kurulanmaması büyük bir hatadır. Elleri dezenfekte etmek için çok sıcak su kullanmak mikropları öldürmez, sadece cildi tahriş eder.

El hijyeni konusunda toplumun bilmesi gereken en önemli 3 konu; her an değil, riskli temas sonrası el yıkanmalı, yıkama sonrası nemlendirici kullanarak cilt bütünlüğü (bariyeri) korunmalı, kısa süreli yıkamanın temizlik sağlamadığı unutulmamalı ve parmak araları ile tırnak dipleri ihmal edilmemeli.”

 

 

#ElHijyeni #SağlıkHaberi #DilekLeylaMamçu #EnfeksiyonÖnleme #CiltSağlığı #DünyaElHijyeniGünü #Hijyen #SağlıklıYaşam #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Nano Padel Club Yazın Yeni Buluşma Noktası

Ege’nin en özel koylarından Türkbükü’nde yer alan Divan Bodrum, yaz sezonunu yeniliklerle karşılıyor. Dünyada hızla yaygınlaşan padel sporu, Nano Padel Club ve Bela Padel Center iş birliğiyle Divan Bodrum’un yaşam deneyimine dahil oldu. Böylece otel, misafirlerine deniz, gastronomi ve sosyal yaşamın yanı sıra padel odaklı yeni bir aktivite alanı sunuyor.

Padel Bodrum’un Yaz Ritmine Dahil Oluyor

Divan Bodrum’da açılan Nano Padel Club, hem otel misafirlerine hem de dışarıdan gelen ziyaretçilere açık olacak. Kulüp, farklı seviyelere uygun dersler ve antrenmanlarla padeli daha yakından tanımak isteyenlere fırsat sunuyor. Spor deneyimi, yoga seansları, recovery alanları ve Divan SPA’nın yenileyici hizmetleriyle desteklenirken, Divan mutfağının hafif ve dengeli lezzetleri bu bütünsel yaşam yaklaşımını tamamlıyor.

Uluslararası İşbirliğiyle Güçlenen Bir Merkez

Padel dünyasının önde gelen isimlerinden Fernando Belasteguín’in metodolojisini temsil eden Bela Padel Center iş birliği, kulübün gelişim odaklı yapısını güçlendiriyor. Bu iş birliğiyle Nano Padel Club’ın, Türkiye’de padelin gelişimine katkı sağlayan ve bölge için referans oluşturan uzun soluklu bir merkez haline gelmesi hedefleniyor.

Divan Bodrum, yaz boyunca spor, gastronomi ve sosyal yaşamı bir araya getiren yeni konseptiyle misafirlerine eşsiz bir tatil deneyimi sunmaya devam ediyor. 

 

#DivanBodrum #NanoPadelClub #Padel #Türkbükü #TurizmHaberi #OtelDeneyimi #BelaPadelCenter #SporVeTatıl #BodrumYazSezonu #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mirada Exclusive Bodrum’da Yaz Sezonu 11 Mayıs’ta Başlıyor

Bodrum’un kalbi Asarlık Koyu’nda, Karaada manzarasına karşı konumlanan Mirada Exclusive Bodrum, 11 Mayıs itibarıyla 2026 yaz sezonuna kapılarını açıyor. Denize sıfır konumu, ultra her şey dahil konsepti ve iyi yaşam odaklı yaklaşımıyla otel, misafirlerine konfor, gastronomi ve sanatla zenginleşen ayrıcalıklı bir tatil deneyimi sunuyor.

Ayrıcalıklı Sahil Deneyimi

Mirada Exclusive Bodrum, bölgenin en uzun mavi bayraklı plajlarından birine ev sahipliği yapıyor. Misafirler için üç farklı sahil alanı tasarlandı:

Aqua Beach İskelesi: 3 bin metrekarelik görkemli yapısıyla denizin üzerinde konfor alanı yaratıyor.

Executive Beach: Daha dingin ve seçkin bir atmosfer arayanlara özel.

Kum Plajı: Doğallığın huzurunu sunarak Ege’nin ritmini en saf haliyle hissettiriyor.

Gastronomi ve Lezzet Yolculuğu

Otel, Türk ve dünya mutfaklarından seçkin tatları buluşturan zengin açık büfesinin yanı sıra üç özel A La Carte restoranıyla öne çıkıyor:

Sirtaki: Ege otları ve komşu kıyıların zarif dokunuşlarıyla Yunan mutfağı.

Sunset: Taş fırın lezzetleri ve sofistike başlangıçlarla İtalyan mutfağı.

Anatolia: Anadolu’nun köklü mutfak mirasını yerel ürünlerle harmanlayan özgün tatlar.

Çocuklar ve İyi Yaşam İçin Özel Alanlar

Çocuklu aileler için yaratıcı oyun ve etkinlik alanları sunan otel, minik misafirlerin güvenli ve eğlenceli bir tatil geçirmesini sağlıyor. Mia Spa ve Fitness alanları ise Türk hamam ritüelleri, modern spa uygulamaları, yoga ve pilates seanslarıyla misafirlerine ruh ve beden arınması sunuyor.

Mirada Exclusive Bodrum, yaz boyunca deniz, gastronomi, sanat ve sağlıklı yaşamı bir araya getirerek Bodrum’un en canlı tatil merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Adres: Asarlık Mevkii, Turkuaz Sk. D: 8/10, 48400 Bodrum / MUĞLA

Telefon: 444 20 30

info.bodrum@miradahotels.com  @miradaexclusivebodrum

 

 

#MiradaExclusiveBodrum #BodrumTatil #TurizmHaberi #OtelDeneyimi #UltraHerŞeyDahil #MiaSpa #Gastronomi #AsarlıkKoyu #BodrumSezonu #LüksTatil #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yeni Nesil Kablosuz Kulaklık: JBL’den Pure Bass Deneyimi

Dünyanın önde gelen ses teknolojisi markalarından JBL, yeni kablosuz kulaklığı JBL Tune 530BT’yi müzik tutkunlarıyla buluşturdu. Yenilenen tasarımı, çift mikrofon sistemi, güçlendirilmiş hızlı şarj özelliği ve güncellenen JBL Headphones uygulamasıyla JBL Tune 530BT, kullanıcılarına uzun süreli ve yüksek kaliteli bir müzik deneyimi sunuyor.

76 Saatlik Pil Ömrü ve Hızlı Şarj

JBL Tune 530BT, markanın imza niteliğindeki Pure Bass Sound teknolojisiyle derin ve güçlü ses performansı sağlıyor. 76 saate varan pil ömrüyle dikkat çeken kulaklık, yalnızca 5 dakikalık hızlı şarjla 5 saate kadar ek dinleme süresi sunuyor. Gün boyu konfor sağlayan hafif ve katlanabilir tasarımıyla hareketli yaşam tarzına uyum sağlıyor.

Akıllı Bağlantı ve Net Görüşme

Cihazlar arasında kesintisiz Bluetooth geçişiyle her zaman bağlantıda kalmayı sağlayan JBL Tune 530BT, iki yönlü beam forming mikrofon sistemiyle arka plan gürültüsünü azaltarak net bir ses deneyimi sunuyor. Kalabalık ortamlarda bile kristal netliğinde görüşme imkânı sağlıyor.

Kişiselleştirilebilir Ses Deneyimi

JBL Headphones uygulaması üzerinden kullanıcılar, EQ ön ayarlarıyla ses profillerini kişiselleştirebiliyor. “Varsayılan”, “Bas” ve “Vokal” modlarıyla müzik tarzına göre dengeli bir dinleme deneyimi oluşturmak mümkün.

JBL Tune 530BT, uzun pil ömrü, güçlü ses performansı ve akıllı bağlantı özellikleriyle müzikseverlerin vazgeçilmez teknolojik aksesuarı olmaya aday.

 

#JBL #JBLTune530BT #TeknolojiHaberi #KablosuzKulaklık #PureBassSound #BluetoothKulaklık #MüzikDeneyimi #SesTeknolojisi #JBLHeadphones #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

70.000’den Fazla Üretimle Avrupa’nın Lideri

Toplu yolcu taşımacılığının en çok tercih edilen modellerinden biri olan IVECO BUS CROSSWAY, 20. yılını kutluyor. Bugüne kadar 70.000’den fazla araç üretilen CROSSWAY, güvenilirliği, performansı, çok yönlülüğü ve yolcu konforuyla şehirlerarası taşımacılıkta bir dünya standardı haline geldi.

Avrupa’nın Lider Şehirlerarası Otobüsü

2006 yılında Çek Cumhuriyeti’nde tanıtılan CROSSWAY, kısa sürede Avrupa ve ötesinde referans noktası oldu. Bugün Avrupa’da satılan her iki şehirlerarası otobüsten biri CROSSWAY imzasını taşıyor. Model, optimize edilmiş toplam sahip olma maliyeti (TCO) ve sürdürülebilirlik odaklı yapısıyla kamu ve özel operatörlerin tercihi olmaya devam ediyor.

Sürdürülebilir Mobiliteye Katkı

IVECO BUS Otobüs İş Birimi Başkanı Claudio Passerini, “CROSSWAY’in 20. yılı, sürdürülebilir mobiliteye olan bağlılığımızın bir sembolü. Bu başarı, ekiplerimizin uzmanlığı ve müşterilerimizin ihtiyaçlarını sürekli dinlememizin bir sonucudur” dedi.

Geniş Ürün Yelpazesi

CROSSWAY serisi bugün beş farklı versiyon (Low Entry, Pop, Line, HV ve Pro) ile sunuluyor. Doğal gaz, hibrit, B100 biyoyakıt ve %100 elektrikli seçenekleriyle enerji dönüşümüne uyum sağlayan model, IVECO BUS’ın teknolojik tarafsızlık stratejisini yansıtıyor.

Kısa mesafeli tarifeli seferlerden okul servislerine kadar geniş kullanım alanına sahip CROSSWAY, uzun ömürlü performans ve sürdürülebilir mobilite vizyonuyla yolcu taşımacılığının geleceğini şekillendirmeye devam ediyor.

 

#IVECOBUS #CROSSWAY #OtobüsHaberi #Otomotiv #TopluTaşımacılık #SürdürülebilirMobilite #OtoHaberi #AvrupaOtobüs #ElektrikliOtobüs #IVECO #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Eda Topçuoğlu, Conrad’ın İletişim Stratejisine Liderlik Edecek

Conrad Istanbul Bosphorus’ta Önemli Atama: Eda Topçuoğlu Pazarlama ve İletişim Direktörü Oldu

İstanbul’un ikonik otellerinden Conrad Istanbul Bosphorus, liderlik kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Stratejik iletişim ve pazarlama alanındaki deneyimiyle öne çıkan Eda Topçuoğlu, otelin yeni Pazarlama ve İletişim Direktörü olarak atandı.

Eda Topçuoğlu kimdir?

Marmara Üniversitesi Fransızca Mütercim Tercümanlık bölümünden mezun olan Topçuoğlu, lüks konaklama sektöründe sekiz yılı aşkın deneyime sahip. Hilton bünyesindeki farklı markalarda görev aldıktan sonra, 2020 yılında Conrad Istanbul Bosphorus ekibine katıldı. Buradaki görevleri sırasında Susona Bodrum, LXR Hotels & Resorts’a da destek verdi.

Conrad Istanbul Bosphorus’ta Pazarlama ve İletişim Yöneticisi ve ardından Müdürü olarak görev yapan Topçuoğlu, otelin 30. yıl kampanyası ve Monteverdi Ristorante’nin açılış süreci gibi önemli projelere liderlik etti. Restoranın kısa sürede Michelin Guide, Gault & Millau ve birçok uluslararası ödüle layık görülmesinde kritik rol oynadı.

Yeni Görev ve Hedefler

Başarılı performansı doğrultusunda Pazarlama ve İletişim Direktörü görevine getirilen Topçuoğlu, otelin tüm pazarlama ve iletişim stratejilerinden sorumlu olacak. Dijital pazarlama, halkla ilişkiler, sosyal medya ve etkinlik yönetimi süreçlerine liderlik ederek Conrad Istanbul Bosphorus’un lüks segmentteki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

#ConradIstanbulBosphorus #EdaTopçuoğlu #AtamaHaberi #Pazarlama #İletişim #LüksOtel #MichelinGuide #GaultMillau #TurizmVeKonaklama #İstanbul #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Hoş Vakit” Sergisi Bozlu Art’ta İzleyiciyle Buluşuyor

Sanatçı Gamze Taşdan, 8 Mayıs – 4 Temmuz tarihleri arasında Bozlu Art’ta gerçekleşen üçüncü kişisel sergisi “Hoş Vakit” ile izleyicileri erken Cumhuriyet döneminin eğlence kültürüne davet ediyor. Taşdan, yeni üretimlerinde modern yaşamın inşasını eğlence pratikleri üzerinden ele alırken, kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü kendine özgü üslubuyla ortaya koyuyor.

Serginin başlığı olan “Hoş Vakit”, yalnızca keyifli bir zamanı değil; aynı zamanda genç Cumhuriyet’in toplumsal kimlik inşasında eğlencenin oynadığı rolü hatırlatıyor. 1923–1950 yılları arasındaki dönemde Osmanlı’dan devralınan geleneksel eğlenceler hızla tiyatro, sinema ve balo kültürüne evrilmiş; kadınlar ise bu dönüşümün en görünür aktörleri haline gelmişti.

Taşdan’ın eserleri, dönemin gazinolarından balolarına, sokak kültüründen ada yaşamına kadar uzanan atmosferi resmediyor. Pera Palas ve Ankara Palas gibi mekânlarda düzenlenen Cumhuriyet baloları, yalnızca eğlence değil aynı zamanda ideolojik bir vitrin olarak toplumsal dönüşümün sembolüydü. Kadınların dans ederek kamusal alanda varlık göstermesi, dönemin en çarpıcı toplumsal değişimlerinden biri olarak öne çıkıyordu.

Sanatçı, belgeci bir tarih anlatısı yerine dönemin kolektif hissiyatını ve hafızasını görsel bir dile dönüştürüyor. “Hoş Vakit”, eğlenceyi bir boş zaman etkinliği olarak değil; kültürel bir inşa süreci ve kadınların toplumsal dönüşümdeki rolünü görünür kılan bir anlatı olarak sunuyor. Sergi, geçmişin keyifli zamanlarını hatırlatarak günümüz krizleri içinde feminen bir direniş olasılığını gündeme getiriyor. Gamze Taşdan’ın “Hoş Vakit” sergisi, 4 Temmuz’a kadar Bozlu Art’ta izlenebilir.

 

#GamzeTaşdan #HoşVakit #BozluArt #SanatSergisi #CumhuriyetDönemi #KadınVeSanat #ModernYaşam #SanatEtkinliği #İstanbulSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity