Yazılar

Şehrin serinleten kaçış noktası

Şehrin serinleten kaçış noktası

The Grand Tarabya’nın eşsiz manzaralı havuzu sezonu açtı. Havuz açılışıyla birlikte The Grand Tarabya, eğlenceli etkinliklerle dolu bir yaz programı sunuyor. Havuz partileri, canlı müzik performansları, özel temalı günler ve daha fazlasıyla, misafirler için unutulmaz anlar ve keyifli anılar yaratmaya hazırlanıyor. Yazın keyfini The Grand Tarabya’nın muhteşem atmosferinde, havuzun ferahlatıcı sularında ailenizle ve sevdiklerinizle birlikte yaşayın.

Tekne seferleri başlatıyor

Tekne seferleri başlatıyor

Six Senses Kaplankaya’nın saklı plajlarını, eşsiz lezzetlerine ulaşmak isteyenler için 15 Haziran’dan itibaren Türkbükü’nden tekne seferleri başlayacak.

Beş özel koyda konumlanan plajları, eşsiz konaklama deneyimi, alanında dünyaca ünlü şeflerin yönettiği restoranlar ve holistik wellness uygulamaları eşliğinde kaliteli bir yaşam deneyimi sunan Six Senses Kaplankaya, 15 Haziran’dan itibaren haftanın her günü Türkbükü-Bodrum’dan Six Senses Kaplankaya’ya karşılıklı iki kez olmak üzere boat shuttle hizmeti sunarak ulaşımı kolaylaştırıyor.

Six Senses Kaplankaya, eşsiz bir plaj günü geçirerek Ege  yarımadasında unutulmaz anılar biriktirmek isteyen misafirlerine Türkbükü- Six Senses Kaplankaya arasında başlayan tekne seferleri ile, Bodrum’dan ulaşımı 30 dakikada sağlıyor.

Bilgi:  0 (252) 511 00 30

Yaza özel içecek Pınar Cool Lime

Yaza özel içecek Pınar Cool Lime

Pınar Su ve İçecek’in yeni ürünü, limon ve nane aromalı Pınar Cool Lime yazın gözdesi olacak.

Gazlı içeceklere alternatif arayanlar için son zamanların gözdesi cool lime, yumuşak içimi, tazeleyen nane ve misket limonu aroması bileşimiyle özellikle gençler arasında tam bir trend içeceği. Ön hazırlığa gerek duymadan, ekstra buzla tüketimi, bu ferahlık hissinin yanında tadını da vazgeçilmez kılıyor.

Ferahlatıcı lezzet ‘Lemonade Glaze’

Ferahlatıcı lezzet ‘Lemonade Glaze’

Krispy Kreme, yeni ferahlatıcı lezzeti ‘Lemonade Glaze’ ile yaza merhaba diyor.

Krispy Kreme, limonun canlandırıcı etkisini donatlarına taşıyarak yazı ferahlatıcı lezzetleriyle karşılıyor. Krispy Kreme, lezzetli bir yaz için limonun canlandırıcı etkisi ile hazırladığı yeni ‘Lemonade Glaze’ donatlarıyla her ısırıkta ferahlık sunarken, damaklarda benzersiz bir tat bırakıyor. Yazın favorisi olacak Lemonade Glaze serisi; temmuz ve ağustos aylarında tüm Krispy Kreme mağazaları ve online satış kanallarında sevenleriyle buluşacak.

Gastroenteritin 6 önemli belirtileri

Gastroenteritin 6 önemli belirtileri

Gastroenterit, ishal ve kusmaya neden olan çok yaygın bir sağlık sorunudur. Genellikle yaz aylarında bakteriyel veya viral sebeplerden kaynaklanan bu tablo, her yaştan insanı etkiler ve özellikle küçük çocuklarda sık görülür. Halk arasında genel olarak mide ve bağırsak üşütmesi ya da bağırsak bozulması gibi durumlar için kullanılan gastroenterit, sulu ishal ve kramp tarzında gelişen karın ağrısıyla kendini belli ederek bulantı, kusma ve ateşe neden olmaktadır. Bebekler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi düşük kişiler için viral gastroenterit ölümcül sonuçlar doğurabilir. Memorial Kayseri Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mustafa Kaplan gastroenterit ile ilgili bilgi verdi.

Doç. Dr. Mustafa Kaplan

Doç. Dr. Mustafa Kaplan

Mide gribi olarak biliniyor

Mide üşütmesi ya da mide gribi olarak da tanımlanan viral gastroenterit, sulu ishal ve kramp tarzında gelişen karın ağrısı, bulantı-kusma ve bazen de ateşle kendini gösteren bir mide-bağırsak enfeksiyonudur. Gastroenteritin en yaygın sebebi daha önceden enfekte olmuş bir kişiyle temas veya kontamine yani virüs bulaşmış besin ya da suyu yemek-içmektir. Eğer kişinin başka bir hastalığı yoksa çoğu zaman bu durum bir iki günde kendiliğinden iyileşir. Ancak bebekler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler için viral gastroenterit yani mide üşütmesi ölümlere neden olabilmektedir.

Belirtilere dikkat edilmeli

Gastroenteritin en sık görülen belirtileri şunlardır:

  1. Sulu, genellikle kanlı olmayan ishal (kanlı ishal genellikle farklı, daha şiddetli bir enfeksiyon olduğu anlamına gelir)
  2. Karın krampları ve ağrıları
  3. Mide bulantısı, kusma veya her ikisi
  4. Ara sıra kas ağrıları veya baş ağrısı
  5. Düşük dereceli ateş
  6. Bazen iştah kaybı, mide rahatsızlığı, eklem ve baş ağrısı olabilmektedir.

 

En önemli nedeni norovirüsler

Kontamine yani kirli yiyecek veya su yenilip içildiğinde ya da mikrop bulaşmış biriyle mutfak eşyaları, havlular veya yiyecekler paylaşıldığında viral gastroenteriti kapma olasılığı yüksektir. En sık görülen sebebi ise rota ve norovirüslerdir.

  • Norovirüsler: Hem çocuklar hem de yetişkinlerde dünya çapında gıda kaynaklı hastalıkların en sık sebeplerindendir. Özellikle kapalı alanlarda insanlar arasında yayılma olasılığı yüksektir. Çoğu durumda virüsü kontamine yiyecek veya sudan alırsınız, ancak kişiden kişiye bulaşma da mümkündür.
  • Rotavirüs: Parmaklarını veya virüsle kontamine olmuş diğer nesneleri ağızlarına soktuklarında enfekte olan çocuklarda viral gastroenteritin en yaygın nedenidir. Enfeksiyon bebeklerde ve küçük çocuklarda daha şiddetlidir. Rotavirüs ile enfekte olmuş yetişkinlerin semptomları olmayabilir, ancak hastalığı yine de yayabilirler. Ancak neyse ki bu enfeksiyonun aşısı mevcuttur.
  • Bazı kabuklu deniz ürünleri, özellikle çiğ veya az pişmiş istiridyeler de sizi hasta edebilir. Kontamine içme suyu viral ishalin bir nedeni olmasına rağmen, çoğu durumda virüs fekal-oral yoldan geçer (yani virüslü biri, tuvaleti kullandıktan sonra yediğiniz yiyecekleri ellerini yıkamadan tutar)

Doç. Dr. Mustafa Kaplan

Gastroenterit kimlerde olur?

Gastroenterit her yaştan ve ırktan insanı etkiler. Gastroenterite daha duyarlı olabilecek kişiler ise şunlardır;

  • Çocuk bakım merkezlerindeki veya ilkokullardaki çocuklar özellikle savunmasız olabilir çünkü bir çocuğun bağışıklık sisteminin olgunlaşması zaman alır.
  • Yetişkin bağışıklık sistemleri, yaşamın ilerleyen dönemlerinde zayıflar. Özellikle huzurevlerindeki yaşlı yetişkinler, bağışıklık sistemleri zayıfladığından ve mikroplardan geçebilecek başkalarıyla yakın temas halinde yaşadıklarından savunmasızdırlar.
  • Toplu yerlere gidenler veya yurtlarda yaşayanlar.
  • Enfeksiyona karşı direnciniz düşükse, örneğin bağışıklık sisteminiz HIV / AIDS, kemoterapi veya başka bir tıbbi durum tarafından baskılanmışsa.
  • Her gastrointestinal virüsün en aktif olduğu bir mevsim vardır.

Ne yiyip içtiğinize dikkat edin!

Gastroenteritte hastalardan ayrıntılı öyküleri alınmalı, özellikle yenilen gıdalar ve tüketilen içecekler mutlaka sorulmalıdır. Şüphenilen durumlarda kanda enfeksiyonu gösterir CRP, kan sayımı gibi değerlere bakılmalı ve eğer imkan varsa dışkı incelemesi yapılmalıdır.  Hastaya bu şekilde tanı konulup destek tedavisi ve gerekirse ilaç verilmelidir.

Belirtiler 1-3 gün içinde ortaya çıkar

Gastroenteritte hasta mikrobu kaptıktan sonra genelde 1-3 gün içinde belirtiler ortaya çıkar. Şikayetler genellikle bir veya iki gün sürer, ancak bazen 10 güne kadar devam edebilir. Bu nedenle vakit kaybedilmeden doktora gidilmelidir.

  • 24 saat boyunca vücutta su-sıvı tutma sorunu ortaya çıktıysa
  • İki günden fazla süredir kusma oluyorsa
  • Kanlı kusma söz konusuysa
  • Susuz kalındıysa (aşırı susama, ağız kuruluğu, koyu sarı idrar veya çok az idrar varsa veya hiç idrar yoksa ve şiddetli halsizlik, baş dönmesi veya baş dönmesi varsa)
  • Dışkılamada ishal ile beraber kan varsa
  • 8 C’nin üzerinde ateş varsa hasta mutlaka dikkatle takip edilmelidir.

İstanbul’da yazın coşkusu Frankie’de yaşanacak…

İstanbul’da yazın coşkusu Frankie’de yaşanacak…
Galataport İstanbul’un özel mekanlarından biri olan Frankie, tarihi Yarımada ve Boğaz manzarasını buluşturan açık ve geniş terası ile unutulmaz bir yaz deneyimi sunuyor.
Frankie, günbatımı saatlerinden itibaren terasında misafirlerini karşılamaya hazırlanıyor. Boğaz’ın esintisini hissetmek isteyenler için eşi bulunmaz bir konumda bulunan Frankie terası, nefes alınacak bir nokta vaat ediyor.

Saklanma Festivali

Saklanma Festivali

Zrce Plajı, Hırvatistan 23 – 27 Temmuz 2024

Hideout Festivali, her yıl temmuz ayında Hırvatistan’ın Zrce Plajı’nda düzenlenen 5 günlük bir elektronik festivaldir. Plaj esintilerini, tekne partilerini, havuz partilerini ve 5 farklı açık hava mekanını bir araya getiriyor. Zrce Plajı, gündüzleri güneşlenip havuz partisine katılabileceğiniz, akşamları ise manşetlere çıkabileceğiniz uzun bir plajdır.

Hideout Festival’deki insanların çoğu İngiliz ve kalabalık ortalama 20’li ve 30’lu yaşlarda. Sahilde rahat öğleden sonraların, müzik dinlerken berrak mavi sularda serinlemenin ve güneş doğup gökyüzünü turuncu ve pembeye boyayana kadar gece boyunca sonsuz gibi görünen partilerin tadını çıkarın.

Yaz risklerine karşı etkili önlemler!

Yaz risklerine karşı etkili önlemler!

Yaz aylarının gelmesiyle tatil planları yapılmaya başlandı. Deniz, güneş ve kum üçlüsü tüm cazibesiyle göz kırpıyor ancak bazı noktalarda ihtiyatı elden bırakmamak gerekiyor. Zira sıcak hava, nem, deniz, havuz ve ortak tuvaletler derken bazı enfeksiyonlar kadınlarda ciddi riskleri beraberinde getirebiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Salih Yılmaz “Tatil sezonunda kadınlar genellikle idrar yolu enfeksiyonları, vajinal enfeksiyonlar ve mantar enfeksiyonları gibi sağlık sorunlarıyla sık karşılaşıyor. Kadınları bekleyen bu tür yaz hastalıkları tatil keyfini baltalarken, sağlık risklerini artırabildiğinden kıyafet seçiminden hijyene dek bazı önlemleri mutlaka almak gerekir” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Salih Yılmaz, yaz aylarında kadınlarda yaygın görülen 3 enfeksiyonu ve korunma yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Salih Yılmaz

Dr. Salih Yılmaz

  • Vajinal enfeksiyonlar

Yaz aylarında sıcak ve nemli ortamların yanı sıra deniz ve havuza girmek kadınların genital florasının bozulmasına neden olabilir. Özellikle dar çamaşırların giyilmesi, denize ve havuza girdikten sonra ıslak mayo veya bikini ile beklemek ve suyun içinde fazla kalmak risk faktörleridir. Vajinal floranın bozulmasıyla mantar ve bakteri enfeksiyonlarının görülmesi artabilir. Bunun sonucunda genital bölgede kaşıntı, akıntı, yanma hissi ve ilişki sırasında ağrı görülebilir. Bu belirtiler, kadınların günlük aktivitelerini ve ilişkilerini olumsuz etkileyebilir.

  • Nasıl korunulabilir?

Dr. Salih Yılmaz “Bu sorunlarla karşılaşmamak için; öncelikle vajinanın içi yıkanmamalı, günlük ped kullanılmamalı, pamuklu iç çamaşırları tercih edilmeli, ıslak mayo ve bikini ile durulmamalı, suyun içinde uzun süre kalınmamalı ve vajinanın kuru kalması sağlanmalıdır. Ayrıca tatlı gıdaların az tüketimi ve probiyotikten zengin beslenme vajinal floranın güçlü kalmasına yardımcı olur. Enfeksiyon geliştiyse mutlaka hekime başvurulmalı. Hekimin önerisiyle lokal olarak (fitil tedavisi) veya ağızdan alınacak antibiyotik ve antifungal ilaçlar ile vajinal enfeksiyon tedavi edilebilir. Hızlı ve doğru şekilde tedavi oldukça önemlidir. Aksi takdirde tekrarlayan inatçı enfeksiyonlar gelişebilir” diyor.

  • İdrar yolu enfeksiyonları

Yaz aylarında, sık sık denize veya havuza girme, idrar yolu enfeksiyonlarının artmasına neden olabilir. Aynı zamanda terleme ile sıvı kaybının artması karşılığında bol sıvı alınmaması da bu sürecin sancılı geçmesine neden olur. İdrar çıkışının azalması ile bakterilerin idrar torbasına geçişi hızlanır. Öncelikle idrar torbasının enfeksiyonu (sistit) olarak başlar. Belirtileri ise sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma hissi ve idrar renginin bulanık olmasıdır.

  • Nasıl korunulabilir?

Özellikle havuz ve soyunma kabinleri gibi ortak kullanım alanlarında zararlı bakterilerin bulaş riskinin arttığından dikkatli olmak gerektiğini belirten Dr. Salih Yılmaz sözlerine şöyle devam ediyor: “Vajina temizliğinde aşırıya kaçmamalı, ıslak mayo/bikini ile kalmamalı, havuz/deniz öncesi ve sonrasında mutlaka duş alınmalıdır. Kirli görünümlü denize ve temizliği şüpheli havuza girilmemelidir. Tuvalet temizliği önden arkaya doğru yapılmalıdır. Küvet yerine ayakta duş alınmalıdır. Olası bir sorunda mutlaka hekime başvurup önerilen tedaviye uyulmalı, bol su içilmelidir. Aksi halde böbreklere zarar verebilir ve çok daha ciddi hastalıklara yol açabilir.

  • Mantar enfeksiyonları

Nemli ve sıcak ortamlarda mantar enfeksiyonları daha yaygın olabilir. Nemli bölgelerde mantarın üremesi kolaylaşır. Özellikle çok terleyen ve nemli kalan vücut bölgelerinde (koltukaltı, kasık bölgesi) mantar enfeksiyonları görülebilir. Belirtileri arasında kaşıntı, kızarıklık ve deride döküntüler bulunabilir.

  • Nasıl korunulabilir?

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Salih Yılmaz, bağışıklık sistemini güçlendirmek için mevsim sebze ve meyveleri başta olmak üzere sağlıklı beslenmeye ve bol su içmeye özen göstermek, gereksiz antibiyotik kullanmaktan kaçınmak, hijyen uygulamalarında aşırıya kaçmamak, ortak kullanım alanlarında gerekli önlemleri almak, kişisel eşyaları başkalarıyla paylaşmamak ve ıslak mayo/bikiniyi hemen çıkarıp kurulanmak gerektiğini vurguluyor. Dr. Yılmaz “Mantar enfeksiyonları yaz aylarında özellikle kadınlarda ve kız çocuklarında başlıca sorunlar arasında yer alarak tatil keyfini kabusa çevirebiliyor. Bu nedenle bazı basit ama etkili kurallara uymak çok büyük önem taşıyor. Olası bir sorunda hekime başvurulmalı, önerilen antifungal kremler ve ilaçlarla tedavisi sağlanmalıdır” diyor.

Cesare Catania: Sanatın Metaverse Yolculuğu

Röportaj: Melis BAYRAKTAR

Cesare Catania: Sanatın Metaverse Yolculuğu

İtalyan sanatçı Cesare Catania, geleneksel sanatın digital dünyayla kucaklaştığı bir evrende sınırları zorluyor. Eserleri, renk, form ve kompozisyonun bir araya geldiği bir dünyada izleyiciyi büyülüyor. Sanatçının soyut eserleri, figüratif detayları soyutlamak suretiyle duygusal bir deneyim sunuyor. Renklerin dansı, şekillerin ritmi ve soyut formların anlamı, izleyiciyi içine çeken bir yolculuğa çıkartıyor. Metaverse ile bu soyut dünyaların sınırları daha da genişliyor. Sanatçının eserleri, sanal dünyanın içinde de yeni bir boyut kazanıyor.

Cesare Catania ile sanatın sınırlarını keşfetmek isteyen herkes için ilham verici bir röportaj gerçekleştirdik.

Sanat hayatınız ne zaman ve nasıl başladı?

Sanat hayatım aslında benden habersiz çocukluk yıllarımda başlamıştı. Dedem keman sanatçısıydı. Klasik müziğin yaratıcılığına ve titizliğine karşı tutkum onun sayesinde başladı. 9 yaşımdayken piyano dersleri almaya başladım. Hem müzikal hem de figüratif sanata karşı her zaman bir tutkum oldu. Benim için ikisi birbirinden uzak ya da ayrı şeyler değildi o yıllarda bile. Hayatı algılayışım, kendimi eğlendirme arayışım genellikle kendi yarattığım küçük dünyaların içinde hikayecikler halinde belirdi önümde. Gördüğüm en küçük beni etkileyen şey günlerce hayalimde yaşattığım dünyaları mümkün kılıyordu. Anılarıma dâhil olan herkesin psikolojisi, karakterleri, düşünceleri, görünüşleri vb. birçok şey benim etkilenme ve beslenme alanlarım oldu.  Hayatımın dönüm noktasının bu süreçle başladığına inanıyorum. İlk kayda değer resmim 1995 yılına kadar uzansa da bu tutkumu 10 yılı aşkın bir süre önce mesleğe dönüştürmeye başladım. “Metaphysical Composition” – 2016, in “Artistic Composition” – 2016 , “The Dynamics of Movement” – 2016) , the “Vanity” ve diğer soyut ve sembolik olanlarda – 2014, “Flamingos in the Mirror” – 2015 – the “Tear” – 2012 gibi eserlerim ortaya çıktı.

Eserleriniz oldukça etkileyici bir dile sahip. Bize çalışmalarınızı ve tarzınızın oluşum sürecini anlatır mısınız?

1998 yılında mühendislik fakültesinde okumaya başladım. Ve burada perspektif ve aksonometri alanında uzmanlaştım. Bu bana tüm şekilleri basit üç boyutlu çokgenlere bölerek kendisini çevreleyen sorunları ve gerçekliği gözlemlemeyi öğretti. 144: Jazz Trio” – 2014, “Nice (A Tribute to Matisse and Chagall)” – 2015) ve katı ve eğrisel figürlerin zarif ve uyumlu bir şekilde yan yana gelmesiyle “Summer Readings (Tribute to Pierluigi Nervi)” – 2016 adlı eserlerim bu sayede çıktı ortaya. Yıllar içinde fotoğrafçılığa karşı da özel bir tutkum gelişti. Fotoğraf teknikleri ile oluşturulan yumuşak tonlamalar, ışık oyunları, çekim sırasında ve sonrasında elde edilen duygusal, dramatik ve şiirsel çalışmalara yoğunlaştım. Renk ve biçimsel bozulma gibi çeşitli teknikleri kullanarak soyut sanat örnekleri çıkartmaya başladım.

Bu süreçteki çalışmalarımda hiçbir sınırlamaya yer vermedim. Sanat sonsuzdur ve ifade biçimleri de sonsuzdur. O sebeple, ben sadece üretiyorum ve üretilen her eser kendi içinde kendi varlığını inşa ediyor.  İlhamımı yaşamın acı ve tatlı olan kendisinden ve evrenin bütünlüğünden, renklere olan aşkımdan alıyorum. Yaşam benim ilhamım.

Cesare Catania

Çalışmanız güçlü renklerden ve renk kontrastlarından oluşuyor. Belirli bir eserde hangi rengi kullanacağınıza nasıl karar veriyorsunuz?

Her düşüncenin, arzunun, bilginin, hislenmenin yani her şeyin bir rengi ve tonları var.  Ben, rengin algılanamaz olduğunu kabul edip, yine de ulaşmaya çalışma durumunun gerekliliğini estetik açıdan değerlendiriyor ve iki gerçeklik (renk – nesne) arasındaki en kısa mesafeyi arayarak, yeni bir gerçekliği gün yüzüne çıkarmaya çalışıyorum. Rengi yaşıyorum, arzuluyorum, hayal ediyorum, hissediyorum ve eserlerimle gün yüzüne çıkartıyorum. Dolayısı ile her eser kendi rengine kendisi karar veriyor diyebilirim.

Dijitalleşme ve teknolojiyle birlikte sanat dünyasının dinamiklerinde çok ciddi değişimlerle karşılaştık. Bu değişim rüzgârı eser üretimlerini de etkiledi. Kripto sanat, NFT eserler ve blockchain teknolojisi de bu değişimlerin en önemli örneklerinden oldu. Siz de “Artistic Metaverse” olarak adlandırdığınız bir metaverse sergi düzenlediniz? Nasıl oldu bu süreç?

Hepimizin Covid19 salgını nedeniyle evlere kapandığı Pandemi döneminde “Artistic Metaverse” adını verdiğim ilk Metaverse sergimi gerçekleştirdim. Davetlilerim herhangi bir çaba göstermeden, yalnızca kullandıkları sanal gerçeklik cihazları sayesinde, sergime katılıp, diledikleri tablomu kolayca satın alabildiler. Kendi aramızda bir söyleşi bile gerçekleştirdik. Mikrofon ve sohbet kutusu aracılığıyla eserlerim hakkında sohbet ettik. Bir sanatçı olarak en büyük arzularımdan biri sanat tarihinde ileride yazılacak bir değişime şahit olma arzusuydu. Bu arzumun karşılık bulduğunu gördüm. Ayrıca bu sergimin yeni nesil koleksiyoner ortaya çıkarmak konusunda farklı bir işlevi de oldu.

Harika! Benim de en merak ettiğim konuların başında NFT’lerin yükselişe geçmesi koleksiyonerlik kavramını nasıl etkilediğiydi.

Şöyle ki hayatını tamamen ekranda yaşayan, internetin var olduğu bir dünyada doğan, dijital madencilik yaparak zengin olan, alışverişini kripto parayla yapan, oyun evrenlerinde avatarına tasarım kıyafetler, silahlar, ayakkabılar alan ve bunlara ciddi paralar harcayan insanlarla; nerdeyse tamamen fiziksel dünyada yaşayan insanların yaşamı ele alış biçimleri, estetik zevkleri ve paraya bakışı haliyle birbirinden çok farklı. Tamamen fiziksel dünyada yaşayanların “fiziksel olmayan bir eseri ne yapacağım?” sorusunu yeni nesil “fiziksel bir eseri ne yapacağım?” olarak soruyor. Zira onların evleri, duvarları sosyal medya hesaplarında, ekranlarında. Bu yüzden belki de hiçbir zaman bir sanat eseri almayacaklardı. NFT ise onlar için bu ortamlarda sergileyebilecekleri, varlıklarını, kültürel birikimlerini gösterebilecekleri bir alan yarattı. Fiziksel koleksiyonerlikte de olan sahip olma, bunu paylaşma, kültürel statüsünü sergileme, sanatçının macerasına eşlik etme zevklerini NFT koleksiyonları üzerinde onlar da yaşamaya başladı. Böylece NFT hem sanatçının, sanat piyasasının hem de koleksiyonerlik kavramının gelişmesine, bir alan daha kazanmasına sebep oldu. Tanınmış, fiziksel sanat piyasasında önemli yerlerde olan sanatçıların bu piyasaya ilgi göstermesiyle de hibrit bir ortam oluşmaya başladı.

Cesare Catania

Peki sanatın gerçek değerinin NFT’ler ile belirlenip belirlenemeyeceği konusunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dijital sanatın kripto paralar ile değerinin ölçülmesini doğru anlamak ve detaylandırmak için NFT teknolojisini doğru anlamak gerekiyor. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de göreceli bir değere sahip sanat, NFT ile en azından sanatçının hak ettiği gerçek değeri elde etmesine olanak tanıyor. Gelecekte özgün bir sanat eserini NFT ortamında elinde tutmak ciddi bir kazanç sağlamada bir araç olarak değerlendirilebilir.

Gelecek için başka iş birlikleriniz ve projeleriniz var mı? Son dönem sergilerinden bahsedelim, şu an sanat tutkunlarını burada neler bekliyor?

Şu anda Venedik Bienali’nde, aynı anda hem fiziksel hem de dijital bir heykel olan son sanat eserimin açılışını yapıyorum. Bu Phygital Embrace Versiyonu.

Venedik Bienali ziyaretçileri heykelimi fiziksel bir versiyonda gözlemlemeye ya da artırılmış gerçeklikte onunla “oynamaya” karar verebilirler. Bu vesileyle, yine yapay zeka sayesinde, herkese benzersiz bir dijital kucaklaşma heykeli yapma ve bunu dijital sanat eserleri olarak benimle birlikte imzalama imkanı veren bir yazılım da geliştirdim. İnsanların sanatla oynarken nasıl eğlendiklerini ve sanatın demokratikleşmesinin, sanatsever olsun ya da olmasın, genel halk tarafından nasıl takdir edilen bir süreç olduğunu görmek harika.

Peki Türkiye’deki sanat ortamı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye çok özel bir yer. Yakın zamanda Türkiye’de de sanatsal bir proje geliştirebilmeyi çok istiyorum.

Shangri-La Bosphorus, Istanbul’da lezzet şöleni yaşandı

Shangri-La Bosphorus, Istanbul’da lezzet şöleni yaşandı

Shangri-La Bosphorus, Istanbul, özel brunch etkinliğinin ikincisini “Shang Brunch Vol.2” ile gerçekleştirdi.

IST TOO’da İtalyan mutfağından Hint mutfağına, Çin mutfağından Karadeniz mutfağına kadar 9 Executive şefin canlı istasyonlarda sunulan imza lezzetleri, konuklara yine unutulmaz bir gastronomik deneyim sundu. Etkinlik boyunca canlı caz müziği, Le Bar’ın özel kokteylleri ve çocuklara özel aktiviteler ile Shang Brunch Vol.2 festival tadında geçti.