Yazılar

Rolls-Royce’dan özel koleksiyon

Phantom’un 100. yılını onurlandıran 25 araçtan oluşan özel “landmark” koleksiyonu tanıtılıyor.

Bespoke tasarım ekibi yaptığı araştırmalarla Phantom’un yolculuğundaki dönüm noktalarını yansıtan 77 özgün motif yarattı. Bugüne kadarki teknolojik açıdan en iddialı olan özel koleksiyon, Bespoke ekibinin üç yıl süren ve 40.000’den fazla saatlik iş birliği ile geliştirildi.

Rolls-Royce Phantom

100 yıldır Phantom, dünyanın en etkili isimleri tarafından tercih edilen, başarı ve seçiciliğin nihai sembolü olarak tanınıyor. Efsanevi Phantom’un 100. yılı kutlanırken, Rolls-Royce Motor Cars Phantom Centenary Private Collection ile saygı duruşunda duruyor ve sadece 25 adet ile sınırlı bu özel koleksiyonu kutluyor.

Rolls-Royce Bespoke (kişiselleştirme) Collective’in tasarımcı, mühendis ve ustaları, tüm uzmanlıklarını ve yaratıcılıklarını bir araya getirerek, markanın başyapıtı olarak nitelendirilebilecek bu eşsiz koleksiyonu hayata geçirdi. Rolls-Royce Bespoke ekibi, 1920’lerden günümüze Phantom’un her neslinin ruhunu ve kimliğini detaylı bir şekilde inceleyerek, modelin dünyasına tam anlamıyla nüfuz etti. Bespoke ekibi, Phantom’un önemli sahiplerini, Rolls-Royce’un kilit isimlerini, modelin tasarlanıp üretildiği mekanları ve dönemin ruhunu yansıtan önemli olayları detaylı bir şekilde araştırdı. Bu ilham kaynakları, önce 77 el çizimi motif olarak tasarlandı ve ardından Phantom Centenary Private Collection’a özenle işlenmiş arşiv referanslarıyla yansıtıldı. Ortaya çıkan bu özel koleksiyon, Phantom’un geçmişine saygı duruşunda bulunurken, bugününü tanımlıyor ve önümüzdeki 100 yıl boyunca modelin mirasını şekillendirecek prensipleri ortaya koyuyor.

Rolls-Royce Phantom

Dış tasarım: Zarif ve özel Bespoke ifadesi

Siyah – beyaz bir film yıldızının zamansız zarafetini yansıtan Phantom Centenary Private Collection’ın dış tasarımı, Phantom’un galalarda boy gösterdiği, sinema ikonlarını taşıdığı ve dönemin ışıltısının simgesi haline geldiği Hollywood’un altın çağını anımsatıyor. Araç, Bespoke iki tonlu boya ile tamamlanıyor ve uzun yüzeylerdeki bu uygulama, 1930’lu yılların Phantom modellerinin akıcı silüetine saygı duruşu niteliğinde. Yan gövde, Arctic White üzerine Super Champagne Crystal kaplamasıyla sunulurken, üst gövde siyah üzerine Super Champagne Crystal ile tamamlanıyor. Özel olarak geliştirilen bu kaplama, dış yüzeye olağanüstü bir metalik parlaklık kazandırıyor. Bu etki, şeffaf verniğe ince öğütülmüş cam parçacıklarının eklenmesiyle sağlanıyor. Bu özel kutlama Private Collection için, Rolls-Royce boya uzmanları, şeffaf parçacıkları şampanya rengi partiküllerle değiştirerek miktarını iki katına çıkardı ve böylece büyüleyici bir derinlik elde etti.

Bu zamansız kaplama, Spirit of Ecstasy’nin benzersiz bir yeniden yorumlanmasıyla taçlandırılıyor. Phantom’a takılan ilk Spirit of Ecstasy figürünü referans alan tasarımcılar, bu ikonik figüre bir saygı duruşu niteliğinde tasarım ortaya çıkardı; önce 18 ayar saf altın ile dökülen figür, ardından 24 ayar altın kaplama ile tamamlanarak kusursuz ve kararmaya dayanıklı bir yüzey sunuyor. Parça, Londra’daki Hallmarking & Assay Office’e sunularak, özel olarak geliştirilen “Phantom Centenary” damgasını aldı.

Rolls-Royce Phantom

Rolls-Royce tarihinde bir ilk; altın ve beyaz mineli “RR”

Figürün tabanı, el dökümü beyaz cam mine ile tamamlanıyor ve koleksiyonun adı özenle işlenerek kazınıyor. Rolls-Royce tarihinde bir ilk olarak, aracın ön, arka ve yan taraflarında yer alan “RR” Onur Rozeti, koleksiyona özel 24 ayar altın ve beyaz mine ile sunuluyor.

Dış tasarımın tamamlayıcısı olarak, her biri 25 çizgiyle işlenmiş Phantom jantları yer alıyor. Bu detay, koleksiyondaki 25 araca saygı duruşu niteliğinde olup, toplamda 100 çizgi ile Phantom’un 100. Yılı kutlanıyor.

Rolls-Royce Phantom

İç tasarım: Phantom efsanesine yolculuk

Phantom’un bir asırlık hikayeleri, Private Collection’ın iç mekandaki birçok yüzeyde zarif bir şekilde hayat buluyor; bazıları hemen fark edilen, bazıları ise zamanla keşfedilen görkemli arşiv referanslarıyla anlatılıyor.

Geçmiş Phantom modellerine bir saygı duruşu olarak, Phantom Centenary’in iç mekânı tekstil ve deriyi bir araya getiriyor; bu tasarım, markanın ilk yıllarını anımsatıyor; şoför koltuğu dayanıklı deri ile arka kabin ise lüks kumaşlarla kaplanıyordu. Bu zarif kontrast, Phantom’un her zaman sürüşteki otorite ile yolcu kabinindeki mutlak huzuru mükemmel bir dengeyle bir araya getirdiğini gözler önüne seriyor.

Rolls-Royce Phantom

Arka koltuklar: Ustalığın zirvesi

Phantom Centenary’in arka koltukları, 1926 yapımı ünlü “Phantom of Love” modelinden ilham alıyor. O dönemlerde, koltuklar el dokuması Aubusson halılarıyla özel olarak tasarlanmıştı. Koltuklardaki sanat eserleri, üç farklı hikâye katmanı üzerinden anlatılıyor. İlk katman, yüksek çözünürlüklü baskı ile tasarlanan arka plan, Phantom’un tarihine ait önemli mekanları ve objeleri gözler önüne seriyor. Bu detaylar, Londra’daki markanın ilk adresi Conduit Street’ten, Henry Royce’un Güney Fransa’yı konu alan yağlı boya tablolarına kadar uzanıyor. İkinci katman, yüksek çözünürlüklü baskı ile tasarlanmış olup, geçmişin ikonik Phantom modellerini ince detaylarla gözler önüne seriyor. Üçüncü ve en üst katman, Phantom’un her neslinden yedi önemli sahibi soyut bir şekilde temsil eden özenle işlenmiş nakışlarla oluşturuluyor.

Bu özel kumaş, bir moda atölyesi ile iş birliği içinde 12 ay süren titiz bir çalışma sonucunda geliştirildi ve haute couture dünyasının ötesinde ilk kez Phantom Centenary için kullanıldı. Rolls-Royce’un yüksek standartlardaki dayanıklılık, dokunsal kalite ve estetik beklentilerini karşılamak üzere, yüksek çözünürlüklü baskı süreci Phantom Centenary Private Collection için özel olarak geliştirilmiş mürekkepler ve tekniklerle mükemmelleştirildi.

Rolls-Royce Phantom

Rolls-Royce tarihinin en detaylı koltuk kompozisyonu

Yüksek çözünürlüklü baskılı kumaş, benzersiz bir el çizimi görünümü sunan özenle tasarlanmış nakışlarla tamamlanıyor. Bespoke Collective tarafından “iplikle eskiz yapmak” olarak tanımlanan bu özel nakış tekniği, bir kalem çizgisinin ifadesini tekstil üzerinde kusursuz bir şekilde yansıtıyor. Her bir görseli öne çıkarmak ve tanımlamak üzere ustalar, Golden Sands ipliği ile eskiz tarzında düzensiz dikişler uyguladı. Bu teknik, çizgilerin yüzeyin üzerinde hafifçe süzülüyormuş gibi görünmesini sağlıyor. Doku ve derinlik, Seashell ipliği ile yüksek yoğunluklu dikişler uygulanarak sağlandı. Tüm kompozisyon boyunca bu özenli işçilik, toplamda 160.000’den fazla dikişten oluşuyor. Tamamlanan eser, her biri tam hassasiyetle hizalanmış ve koltukların kıvrımlarına uyacak şekilde yerleştirilmiş 45 ayrı panelden oluşuyor. Bu süreç, Savile Row terzilik tekniklerinden ilham alınarak gerçekleştirildi ve sonuç olarak Rolls-Royce tarihinin en detaylı koltuk kompozisyonu ortaya çıktı.

Rolls-Royce Phantom

Ön koltuklar: Sürüş kabininde tasarımın zirvesi

Ön koltuklardaki deri, Bespoke tasarımcı tarafından el çizimi olarak hazırlanan çalışmalar temel alınarak lazerle işlenmiş olup, çizerin ustalığını ve detaycılığını yansıtıyor. Motifler arasında, Phantom’un 100 yıllık mirasının olağanüstü ağırlığını zarif bir şekilde taşıyan sembolik detaylar yer alıyor. Bunlar arasında, 2003’teki Rolls-Royce yeniden lansmanının kod adı olan “Roger Rabbit”e gönderme yapan bir tavşan ve 1923 Phantom I prototipinin kod adı olan martı yer alıyor.

Anthology Gallery: 100 yıldır anlatılan seçilen bir hikâye

Phantom Centenary Private Collection’ın merkezinde, Anthology Gallery yer alıyor. Bu etkileyici kompozisyon, dikey olarak fırçalanmış 50 adet 3D baskılı alüminyum “kanatçıktan” oluşuyor ve bir kitabın sayfaları gibi zarif bir şekilde iç içe geçiyor. Her bir kanatçık, her iki tarafından da okunabilen oyma harflerle tasarlanmış olup, Phantom’un bir yüzyıl boyunca basında yer alan övgü dolu alıntılardan oluşuyor.

Heykel, düşen havai fişeklerin ışıltısını çağrıştıran değişken ışıklandırmalarla zarif bir şekilde aydınlatılıyor. Her bir kanatçığın fırçalanmış kenarları, izleyicinin bakış açısına göre değişen yansıma ve ışık oyunları oluşturuyor.

Rolls-Royce Phantom

Ahşap işçiliği: Heykelsi bir ifade

Phantom Centenary Private Collection, Rolls-Royce tarihinde yaratılmış en karmaşık ve detaylı ahşap işçiliğini içeriyor. Bir yıl süren bir çalışma sonucunda geliştirilen ve Blackwood ile renklendirilmiş kapı panelleri, Phantom’un en önemli ve dönüm noktası niteliğindeki yolculuklarını gözler önüne seriyor.

Her bir kompozisyonda, coğrafi haritalar, kıvrımlı yollar, geniş manzaralar, bitkisel detaylar ve deneysel araba tasvirleri, Phantom’un mirasını yansıtan yaşayan bir sanat eseri yaratacak şekilde bir araya getiriliyor.

Arka kapılar, Sir Henry Royce’un kış aylarını geçirdiği St. Tropez yakınlarındaki Le Rayol-Canadel-sur-Mer kıyı şeridini betimliyor. Ön yolcu kapısında, Sir Henry Royce’un yazlık konutunun bulunduğu West Wittering’in manzarası yer alıyor. Burası, günümüzde Rolls-Royce’un merkezi olan tesise yalnızca sekiz mil uzaklıkta bulunuyor. Sürücü kapısında, Goodwood döneminin ilk Phantom’ının Perth’ten başlayarak Avustralya kıtasını kat ettiği destansı 4.500 millik yolculuk anlatılıyor.

Her bir kompozisyonda, derinlik ve doku yaratmak amacıyla 3 boyutlu çok yönlü marküteri, lazer kazıma, 3 boyutlu mürekkep katmanlama ve altın varak teknikleri bir araya getiriliyor. Haritalar, manzaralar, çiçekler ve ağaçlar gibi motifler, lazer kullanılarak ahşaba üç farklı derinlikte işleniyor. Bu yolculukları temsil eden yollar, 0.1 mikrometre kalınlığındaki altın varak karelerinden işlenmiş 24 ayar altınla parlatılıyor. Her bir yol özenle hazırlanıyor, kesiliyor ve yerleştiriliyor.

Arka kapılarda, Güney Fransa’ya özgü çam, servi, eğrelti otu ve palmiye gibi bitki örtüleri de yer alıyor. Arka yolcu kapısının bir bölümü ise Sir Henry Royce’un bölgeye ait orijinal yağlı boya tablolarından birini, tuvalden ahşaba aktararak yeniden canlandırıyor. Royce’un evlerinin tam konumları – Güney Fransa’daki Villa Mimosa ve West Wittering’deki Elmstead – 2.76 mm çapında tek bir altın varak noktasıyla özenle işaretleniyor.

Kapılardaki ahşap yüzeyler, özenle işlenmiş deri panellere dönüştürülüyor. 24 ayar altın “yollar”, altın iplik işlemeler olarak devam ediyor; haritalar ve manzaraların detayları siyah iplikle işlenerek kapıların kaplamalı bölümündeki kazınmış detayları yansıtıyor. Ahşap işçiliği, 1925 model orijinal Phantom I ve günümüz Phantom VIII’in tasvirleriyle tamamlanıyor; her biri arka piknik masalarına özenle kazınmış olarak sunuluyor. Modeller, piknik masalarının deri kaplı arka yüzeylerindeki işlemelerde de yansıtılıyor; bu, geçmiş ile günümüzü bir araya getiren bir diğer ince detay olarak öne çıkıyor.

Piano Black kaplama, merkezi döner düğmeyi yansıtan altın tozu ile zenginleştirilmiş; söz konusu düğme de 24 ayar altın kaplamaya sahip olarak sunuluyor.

Rolls-Royce Phantom

Altın bir miras

6,75 litrelik V12 motor gibi muazzam bir mühendislik harikası, Arctic White ile tamamlanmış özel tasarım bir kapakla öne çıkarılıyor. Kapak, Phantom’un modern efsanesini ve başarısını şekillendiren kusursuz gücü onurlandırmak için 24 ayar altın detaylarla süsleniyor.

Starlight (Yıldız tavan) altında Phantom’un hikayesi

Hafif animasyonlu ve işlemeli Starlight tavan döşemesi, Phantom’un tarihindeki önemli anları 440.000 dikişle yansıtıyor. Tasarım, Henry Royce’un Wittering’deki bahçesinde, iki yakın meslektaşı – markanın Baş Motor Tasarımcısı Charles L. Jenner ve Rolls-Royce’un deneysel departmanının baş test sürücüsü Ernest Hives – ile birlikte dut ağacının altında fotoğraflandığı anı yansıtacak şekilde tasarlandı. Bespoke Collective, bu andan ilham alarak, Starlight tavan döşemesinin altında oturan müşterilerin Royce’un bir zamanlar yaşadığı gibi kendi hayal gücü ve olasılık kıvılcımlarını deneyimleyebileceği bir ilham atmosferi yaratmayı amaçlıyor.

Rolls-Royce Phantom 100 yaşını kutluyor

Rolls-Royce kültürel, politik ve dünya tarihinin en önemli anlarında yer alan, dünyada üst düzey lüksün simgesi Phantom’un 100. yılını kutluyor.

1925’ten beri, başarının en bilinen simgesi olarak anılan Phantom, sekiz nesil boyunca, kraliyet ailesinden liderlere, sanatçılardan sanayi dünyasının öncülerine kadar birçok ismi taşıyarak, modern tarihin en önemli anlarına tanıklık etti. Zamansız zarafetiyle saygı gören ikonların en ikonik olanı Phantom, etkileyiciliğin, seçkin zevkin ve kişisel tarzın en güçlü ifadesi haline gelerek, lüks dünyasının zirvesinde rakipsiz bir konum elde etti.

Rolls-Royce tasarımcıları, Phantom’un kültürel mirasını onurlandırmak amacıyla, yüzüncü yılına özel sekiz tane sanat eseri yarattı. 1910’da Spirit of Ecstasy’nin yaratıcısı Charles Sykes’a verilen, müşterilerin yaşam tarzlarını yansıtan mekanlarda Phantom’u tasvir eden yağlı boya tablolar üretme görevinin ilhamıyla hazırlanan bu eserler, Phantom’un son yüzyılda dokunduğu farklı yaşamları ve dünyaları yansıtıyor.

Kiraz çiçeğinden ilham alındı

Rolls-Royce, özel olarak tasarlanmış Phantom “Cherry Blossom” siparişini tanıtıyor. Japonya’nın baharda kiraz çiçeklerini izleme geleneği olan “Hanami”den ilham alınarak tasarlanan model, 250.000 dikiş ve 6 aylık geliştirme süreciyle hayata geçirildi. İlk kez heykelsi 3D nakış kullanıldı.

Rolls-Royce Motor Cars, dünyanın çeşitli bölgelerini pembe yapraklarla kaplayan Sakura mevsimi yaklaşırken, Phantom Cherry Blossom’ı tanıtıyor.

Phantom Cherry Blossom, vizyonunun tam olarak anlaşılması için, üç yıl önce Rolls-Royce zanaatkarlarının müşteriyle Japonya’da bir araya gelmesiyle tasarlandı. Artık Japonya’da müşterisine teslim edilen bu zarif araç, yalnızca müşterinin kişisel tutkusunu değil, Bespoke Kolektifi’nin eşsiz beceri ve bağlılığını da yansıtan muazzam bir tasarım örneği oldu.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Çiçek tapınağı: Genişletilebilir 250.000 dikişli nakış

Aracın iç kısmında, müşterinin hayal ettiği gibi, Hanami sırasında çiçek açan bir ağacın altında oturmanın verdiği hissiyatı, ince işçilikle işlenmiş nakışlar yansıtıyor. Bespoke (özel tasarım) Starlight tavan döşemesi, zarif beyaz çiçeklerle serpilmiş nakışlı bir kiraz dalıyla süslendi. Düşen yaprak işlemeleri, arka kapı panelleri ve ön ve arka yolcu bölmeleri arasındaki ‘Privacy Suite’ bölmesinde yer alıyor. Çağdaş el sanatlarının bu olağanüstü ifadesinin tasarımı ve geliştirilmesi altı aydan uzun sürerken, sadece tavan döşemesi üç hafta sürdü ve 250.000’den fazla dikiş atıldı.

Kiraz ağacının işlemesinin zengin iplik dokusu, antik Japon dokuma tekniğinden esinlenerek ofset tatami dikişi kullanılarak elde edildi.

İşlenmiş dallar sanki iç içe geçerek, birbirinin altından ve üstünden büyüyormuş gibi görünüyor. Bu etkileyici görünümü elde etmek için, tek bir zanaatkar, her biri ayrı ayrı nakışla işlenmiş on bir çerçeve bölümünü titizlikle hizalayarak, aracın arkasından başlayıp arka yolcuların üzerine doğru uzanan tek ve kusursuz grafik oluşturdu.

Son olarak, tavan döşemesi, ışığı farklı açılardan mücevher benzeri bir kalitede yakalayacak şekilde tasarlanarak, tek tek saten dikişli yapraklardan oluşan kiraz çiçeği çiçekleriyle işlendi.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Rolls-Royce’da ilk: Heykelsi 3D Nakış

Rolls-Royce’da bir ilk olarak, aracın iç mekanı, üç boyutlu kiraz yaprağı işlemeleriyle tamamlandı. Bu dokunsal, heykelsi detaylar bölme duvarını süsleyerek, kapılardaki düşen kiraz yapraklarının klasik dikişiyle çarpıcı bir kontrast yaratıyor.

Bu 3 boyutlu nakışların yaratılması, uzmanların, ipliğin kendi üzerine katmanlar halinde yerleştirilerek kendi kendini destekleyen bir yapı oluşturulmasını sağlayan yeni bir teknik geliştirmelerini sağladı. Daha sonra her bir yaprak elle şekillendirilip son haline getiriliyor ve yerine dikilerek, iç aydınlatmayı tamamlayacak ve yumuşak gölge efektleri yaratacak şekilde ayrı ayrı konumlandırılıyor.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Çiçek ilhamı: zarif bir Bespoke ifadesi

Hanami temasını devam ettiren Bespoke (özel tasarım) şemsiyelerin iç astarında, aracın kapılarının içine gizlenmiş düşen bir yaprak motifi yer alıyor. Dış tasarımda da temaya ince bir gönderme yapılıyor; Arctic White üzeri kristal gövde, arka yolcu kapısının ortasına doğru zarifçe incelen, elle boyanmış Coachline desenine ve zarif bir kiraz çiçeği motifine sahip.

Kiraz çiçeklerinin Japonya’da hayatın geçici doğasını ve geçiciliğin güzelliğini simgeleyen bir sembol olarak değer gördüğünü belirten Martina Starke (Head of Bespoke Design, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti; “Bu muhteşem siparişle, uluslararası üne sahip bir anı, 250.000’den fazla dikişten oluşan zarif nakışlarla zirve aracımız Phantom’a taşıdık. İlk kez, düşen çiçek yapraklarına dokunsal, heykelsi bir netlik kazandıran üç boyutlu işlemeler uyguladık. Bu araç, müşteri için kişisel bir anıyı temsil ederken, Bespoke’un bireysel anlamı, miras işçiliğini ve modern sanatçılığı birleştirmedeki gücünü gösteriyor.”

Ejderha temalı Rolls-Royce Phantom

Rolls-Royce, zamansız bir nezaket ve cömertlik hikayesi olan Phantom Extended Dragon modelini tanıttı.

Phantom’un 100. yıl kutlamalarına özel üretilen ve eşsiz ayrıntılarıyla dikkat çeken modelin ejderhadan esinlenen kaplama sanatında 297 bireysel parça yer alıyor.

Rolls-Royce Motor Cars, Private Office Shanghai tarafından Ejderha Yılı kutlaması olarak tasarlanan eşsiz Phantom Extended modelini tanıttı. Çin’de yaşayan seçkin bir müşteri tarafından sipariş edilen Phantom Dragon, iki ejderhanın bir inci ile olan efsanesinin modern bir yorumunu sunuyor. Bu motif Doğu Asya’da sanat, mimari ve edebiyatla kutlanan derin bir sembolizm olup büyük kültürel anlam taşıyor. Markanın zirve ürünlerinden olan bu eşsiz örnek, Ejderha Yılı’nın sonunu ve 2025’te Phantom’un 100. yıl başlangıcını görkemli bir şekilde taçlandırıyor.

Rolls-Royce Phantom

Bu özel siparişin temelinde, Rolls-Royce’un geleneksel Çin ikonografisinin hassas ve derinlemesine yorumuyla ve markanın kendine ait yaratıcı imzasıyla harmanlandığı tasarım bulunuyor. Özellikle ülkede genç tüketiciler arasında Rolls-Royce markasına artan ilgiyle birlikte, Çin kültürünün uluslararası estetikle bütünleşmesiyle ülkenin lüks sektörünün önemli bir hareket noktası haline geldi.

Çin’in en çok saygı gören sembollerini ve müşterilerinin kişisel ikonografisini etkileyici ve saygılı bir şekilde ifade etmek olduğunu söyleyen Shuai Feng (Lead Bespoke Designer, Rolls-Royce Motor Cars, Private Office Shanghai): “Bu otomobil ile, zanaatkarlarımız farklı malzemeler kullanarak, bölgenin, müşterinin ve Rolls-Royce markasının zengin mirasını yakalamayı başardı.” dedi.

Rolls-Royce Phantom

Ejderhaların dansı

Phantom Dragon’da Çin ikonografisi, aracın iç tasarımının temel öğelerine yaratıcı ve saygılı bir şekilde entegre edildi. Tasarım temasında, 3000 yıldan fazla geçmişe dayanan eski bir efsaneden ilham alınırken, bu efsanede insanlık aleminin koruyucuları olan iki ejderhanın, Tanrılar tarafından iyi işleri için kendilerine verilen kutsal bir inci anlatılıyor.

Rolls-Royce Phantom

Geleneksel motifler

Phantom Dragon’un ön konsolunda yer alan Gallery, 297 bireysel parçadan ve dört farklı ahşap türünden yapılmış özel kaplama sanatını (Marquetry) barındırıyor. Rolls-Royce’un evindeki bir zanaatkar, bu çarpıcı özelliği oluşturmak için kaplama şekillerinin ince bir şekilde kesilmesi ve el işiyle birleştirilip sabitlenmesi süreçleri dahil olmak üzere üç ay uğraştı. Sanat eseri, dönen bulutlar içinde yer alan iki ejderhayı temsil ederken, onlar da Bespoke (özel üretim) saatiyle somutlaşan inciyi koruyor. Taban katmanı dumanlı okaliptüs ahşabından işlenirken, şekillerin sınırları sadece 0.5 mm genişliğinde çınar kaplamasıyla belirginleştirildi. Bulutların dokusunun taklit edilmesi için doğal damar yapısı sebebiyle kızıl meşe kabuğu kullanıldı. Siyah Bolivar kaplamasının ‘gölgeleri’ ejderhaların yüzeyin üstünde süzüldüğü izlenimi verirken tasarımın derinlik hissi kazanmasını sağladı.

Olağanüstü ahşap işçilik bu özel siparişte yüksek parlaklığa sahip dumanlı okaliptüs unsurları ve doğal açık gözenekli dumanlı okaliptüs ahşabından şekillendirilmiş kapı panelleri gibi detaylarda kendini gösteriyor. Ön ve arkaya yatırılabilen koltuklarda sırasıyla Ardent Kırmızı ve siyah deriler kullanılırken müşterinin ailesinin adı kontrast pamuk iplikleriyle başlık kısmına eski Çin hat sanatıyla titizlikle nakşedildi.

Tema, her biri el ile takılan 24 adet kayan yıldız ile çevrilmiş 768 kırmızı ve 576 beyaz fiber optik ışıktan oluşan, iki ejderhanın soyut temsiliyle şaşırtıcı Bespoke (özel üretim) Starlight (Yıldızlı) tavan döşemesiyle devam ediyor. Phantom Extended, Iced Diamond Black rengiyle tamamlanarak kendine has ışıltılı saten bir görünüm yaratıyor.

Rolls-Royce Phantom’a yeni ifadeler

Rolls-Royce Phantom’a yeni ifadeler

Rolls-Royce Motor Cars, Phantom Series II için yeni bir ifade duyurdu. Sekizinci nesil Phantom bu yıl tasarım değişiklikleri ve potansiyel olarak önemli bir bilgi-eğlence sistemi yükseltmesi ile güncellendi.

Lüks otomobil üreticisi korunması gereken en belirgin ve önemli özellik, Phantom’un komuta varlığı olduğunu belirtiyor. Bu, Pantheon Grille’in üzerindeki gündüz yanan farlar arasındaki yeni cilalı yatay çizgi ile daha da geliştirildi.

Pantheon Grille’de yapılan ince bir geometrik değişiklik, önden bakıldığında “RR” Badge of Honor ve Spirit of Ecstasy maskotunu daha belirgin hale getiriyor.

Rolls-Royce Phantom

Izgaranın kendisi artık aydınlatılmış oluyor

Farlar, karmaşık lazer kesimli çerçeve yıldız ışıkları ile süslenmiş, bu da içerideki Starlight Headliner ile görsel bir bağlantı oluşturuyor. Phantom’un gece varlığına daha fazla sürpriz ve zevk katıyor.

Yan profilde Phantom, Rolls-Royce’un imzası niteliğindeki kısa ön tekerlek çıkıntısını, uzun dingil mesafesini ve geniş c sütununu koruyor. İkincisi yolcular için daha fazla mahremiyet sağlıyor.

Siluet, Spirit of Ecstasy’den incelen arka kuyruğa uzanan zarif ana hatları koruyor. “Bölünmüş kemer” çizgisi, ön çamurluktan başlar ve hafifçe arka kapıya doğru kıvrılarak, hafifçe fener benzeri arka lambalara doğru düşmeden önce otomobilin uzun çizgi-aks orantılarını vurgular. Ağır şekilde alttan oyulmuş ‘waft çizgisi’ güçlü bir gölge oluşturarak markanın eşsiz ‘sihirli halı sürüşünü’ görsel olarak işaret ediyor.

Rolls-Royce Phantom

Yan profil, bir dizi yeni tekerlek ile daha da geliştirilmiş

Üçgen yüzeylere sahip 3D, frezelenmiş, paslanmaz çelik jant, tamamen veya kısmen parlatılmış olarak devreye alınabilir. Alternatif olarak, Phantom 1920’lerin Rolls-Royce motorlu arabalarının romantizmini hatırlatan gerçekten zarif bir disk tekerlekle süslenebilir. Bu disk çark, hem cilalı paslanmaz çelikten hem de siyah ciladan üretilmiş ve karada uçuş hissini mükemmel bir şekilde kapsıyor.

Bazı Phantom müşterilerinin talep ettiği gibi, karartılmış krom ızgara çerçevesi, siyah motor kaputu dizginleri, ön cam çerçevesi ve yan çerçeve kaplamaları artık devreye alınabilir.

Bu estetik şimdi Rolls-Royce’un Phantom’u ışığın en açık veya karanlık görüntülerin en koyusuna dönüştürmesini sağlıyor.

Phantom’un görkemli iç tasarımı neredeyse hiç değişmeden kaldı: direksiyon simidi biraz daha kalınlaştırılarak, araç sahibi-sürücü için daha bağlantılı ve hızlı bir temas noktası sağlanmış oldu.

Rolls-Royce Phantom

Özel tekstiller

Phantom Series II’nin tanıtımını kutlamak ve Rolls-Royce’un Ismarlama kabiliyetini göstermek için marka, imrenilen ve değerli metal platinin gümüş-beyaz kaplamasından adını alan yeni bir Ismarlama şaheseri Phantom Platino’yu yarattı.

Phantom Platino, Rolls-Royce’un, 2015 yılında elle boyanmış, el işlemeli ipek iç mekana sahip gerçek bir Ismarlama Phantom olan Serenity’nin lansmanı ile başlayan bir hikaye olan kumaş iç mekan keşfine devam ediyor.

Phantom Platino’nun ön koltukları kaliteli Rolls-Royce deri ile kaplanırken arka koltuklar kumaşla kaplanmıştır. Platino’nun iç mekanının güzel tonları, iki farklı kumaşın birleştirilmesiyle elde edilir; biri dayanıklı ancak lüks görünümü için bir İtalyan değirmeninde yaratıldı, diğeri ise parlak cilası için seçilen bambu liflerinden elde edildi.

Rolls-Royce Phantom

Her iki materyal de Spirit of Ecstasy’nin soyut bir yorumuna dayanan orijinal bir tekrarlama modelini paylaşır. İpeksi tekstilde tasarım daha küçüktür ve görsel olarak daha uyarıcı bir apre oluşturmak için kumaşa dokunmuştur. Ayrıca Phantom’s Gallery’de ve kolçak ve orta konsol gibi önemli temas noktalarında da görünür. Bambu kumaş, iç tasarımda yaygın olarak bulunan püsküllü bir görünüm sunan daha büyük simgelerle işlenmiştir. Bu daha esnek malzeme, çoğu temasa dayanması gereken iç kısımdaki alt elemanlara yerleştirilir.

Aynı tasarım Phantom’un gösterge paneli saatinde de görülüyor. Surround, geleneksel bir malzemenin gerçekten çağdaş bir uygulaması olan 3D baskılı seramikten yapılmıştır. Buzlu bir ahşap sete yerleştirilmiş, iç mekanın ton özellikleri, Phantom’u güzel ve eşsiz bir zenginlik seviyesine taşıyor.

Phantom’daki en büyük tuval Starlight Headliner’dır. Rolls-Royce Platino için özel olarak yaratılan benzersiz bir tasarımda, “yıldızlar”, desenin geniş yayı takip eden kaprisli kayan yıldızlar ile gözü geriye çekmek için yerleştirilmiş.