Bu, yıl, ki, ana, tema, Tüketiciden, İnsana, Geçiş, İngev, İnsani, Gelişme, Vakfı, Kurucu, ve, Başkanı, Vural, Çakır,

İngev İnsani Gelişme Vakfı; Bu yıl ki ana tema “Tüketiciden İnsana Geçiş”

Bu yıl ki ana tema “Tüketiciden İnsana Geçiş”

İngev İnsani Gelişme Vakfı Kurucu ve Başkanı Vural Çakır

Dünyada yoksulluğu yok etmek ve insani gelişim açısından herkesi minimum yaşam kalitesine kavuşması çok kritik bir hedef…  O kritik hedef için birkaç tane faktör önemli bir hale geliyor aslında… Oxfam’ın en son raporu  2017’de dünyada üretilen gelirin % 82 si nüfusun %1’ine gitmiş.  Aslında dünyada yeteri kadar gelir üretiliyor. Burada bir sorun yok. Sitemde sorun var. Sistem o gelirin bölüşümü ile ilgili sürekli problem yaratıyor. Sürekli iki uç yaratmaya muhtaç bir sistem. Dolaysıyla bir kere bölüşüm sistemi üzerinde çok durmak gerekiyor. İkinci mesele bunlar birbileriyle bağlantılı gördüğümüz “kaynak transferleri”… Genellikle bölüşüm sistemindeki bu problem  biraz da ülkeler arasındaki kaynak transferlerinden işliyor.  Kaynak tranferi nin en önemli aracı da marka… Aslında sistemin üzerinde yürüdüğü markalar.  Global markalara gelişmiş ülkeler ev sahipliği yapıyor. Diğer ülkelerdeki her bir satın alama kaynak transferi anlamaına geliyor.  İnsanların sabah kalıp akşam yatana kadar tükettiği  her şeyle  bir yere kaynak transfer ediyor.  Kullandığınız arabadan metroya, içtiğiniz kahveye, kullandığınız bilgisayar cep telefonu ya da kullandığınız arama motoruna kadar bir kaynak transferi yapıyor. Bu dünyanın önemli bir gerçeği. Bunun arkasında yatan ise tüketim…  60’lı yıllara kadar daha çok insan olarak adlandırılan bizim türümüz sonraları tamamen “tüketici” olarak tanımlandı. Tüketici, tüketim ve marka çerçevesinde dönen bir değerler bütünü, büyük bir literatür egemen hale geldi. Artık kendimizden tüketici diye bahsediyoruz ve hakkımızda konuşanlar bize tüketici diyor ve biz başkaları hakkında konuşurken onlara tüketici diyoruz.

Neden ilçeler?

İnsani  gelişme için yerel yönetimlerin ve mikro uygulamaların önemi artıyor. İnsani Gelişme Endeksi, yerel düzeyde insani gelişmenin yönlendirilmesini amaçlamaktadır. Yerelleşmenin giderek arttığı günümüzde, insani gelişmeye etki eden yerel politika araçları da çeşitlenmektedir. Bu araçların mikro ölçekte yerel yönetimler tarafından etkin kullanılması, başta merkezi yönetimler olmak üzere diğer paydaşlar tarafından da desteklenmesi yaşam kalitesini yükseltmektedir. İNGEV günlük hayata etki yapabilecek yönetilebilir değişkenleri önemsemektedir.

Hangi ilçeleri kapsıyor?

Büyükşehir sınırları içinde kalan bütün ilçelerle en yüksek nüfusa sahip 186 ilçeyi kapsamaktadır.  2016 yılı raporuna göre ilçe kapsamı genişlemiştir.

 Neye göre ölçümlüyorsunuz? Kriterleriniz ne?

Veri seti İlçe düzeyinde insani  gelişmeyi ölçen 65 değişken ve “gizli vatandaş çalışması”ndan oluşuyor. İlçe düzeyinde sosyal, ekonomik ve çevresel faktörlere yönelik bileşenlerden oluşan İGE-İ, demografik yapı, eğitim, sağlık, sosyal yaşam, sosyal içerme ve katılım, yönetişim,  ekonomik kapasite, gelir ve tüketim durumu, çevre, altyapı ve ulaşım alanlarına ilişkin objektif göstergeleri içermektedir. Veriler yerel yönetim faaliyet raporlarının detaylı incelenmesi ve merkezi istatistiklerden oluşmaktadır. 2017 raporunda ayrıca “gizli vatandaş” çalışması genişletilmiş ve toplam 19 konuda “gizli vatandaş” olarak belediyelere başvurulmuş ve cevap verme düzeyleri de endekse dahil edilmiştir.

Sonuçları nasıl derecelendiriyorsunuz?

İGE-İ Endeksi’nde ilçeler  Çok Yüksek İnsani Gelişme, Yüksek İnsani Gelişme, Orta İnsani Gelişme ve Düşük İnsani Gelişme olmak üzere 4 ana kümede toplanıyor. 2017 raporunda Çok Yüksek İnsani Gelişme bölgesinde 30 ilçe yer almaktadır.  18 ilçenin bu grupta yer aldığı 2016 raporuna göre değişiklikler gözlenmektedir.

 

Prof.Dr. Murat ŞEKER

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi

Siz sadece bu çalışmada değil pek çok alanda yaşam kalitesini ölçen çalışmalar yapıyorsunuz. Bir ilçe hangi özellikleriyle yeşil bölgeye (en yüksek insani gelişme) giriyor?

İnsani gelişme endeksi, alt bileşenlerden oluşan bir endeks. Dolayısıyla çok boyutlu olup, sadece bir boyutta yüksek skorlara sahip olmak üst sıralarda yer almak için yeterli olmuyor. Bizim tanımladığımız ve ölçmeye çalıştığımız insani gelişme, hem bireyin öznel durumu hem de yerel yönetimin birey merkezli refah çalışmalarını kapsıyor. Bu bağlamda belediyeler için baktığımızda, şeffaflık, bilgi paylaşımı, bütçenin kamuoyuna ilan edilmesi, katılımcı ve demokratik bir anlayışın sergilemesi insani gelişmenin düzeyinin etkiliyor. Öte yandan yine belediyelerin yaptığı sosyal kapsama faaliyetleri, yani toplumdaki dezavantajlı kesimlere dönük hizmetleri nitelik ve nicelik açısından önemli. Çünkü bir toplumda insani gelişmenin yüksek olması her ne kadar birey düzeyinde algılansa da aslında toplumsal bir vaka. Dolayısıyla belediyelerin birey merkezli ve toplumdaki dezavantajlı kesimlere yönelik olan hizmetleri, toplumdaki genel insani gelişme seviyesinin de yükselmesini sağlıyor. Öte yandan bireyin eğitim ve gelir düzeyi, sağlık hizmetlerine ve sosyal yaşama erişebilirliği, yaşadığı çevre ve ulaşım kalitesi de insani gelişmenin belirleyicileri arasında yer alıyor. Bu faktörlerden sosyal yaşam, çevre ve ulaşım alanları yine belediyelerin aksiyon alacağı öncelikli alanlar arasında. Özetle bir ilçe, hem içinde yaşayan yerel halkın mevcut demografisi, hem de o ilçedeki yerel yönetimin insani gelişme odaklı hizmet çeşitliliği ve kalitesine bağlı olarak yeşil bölgeye girebiliyor.

 

Son 2 yılda nasıl bir değişim izlediniz?

İnsani Gelişme Endeksi’nin bu yıl ikincisini açıklıyoruz. Kapsanan ilçe sayısının artması, geçen yıl endekse dahil olan bazı ilçelerin bu yıl kapsam dışında kalması, değişken sayısının zenginleştirilmesi ve tabii ki ilçelerin performansları İGE-İ’de geçen yıla göre ilçe sıralamalarında birtakım değişikliklere yol açtı. Ancak genel olarak bir iyileşmeden bahsetmek mümkün. Öyle ki, geçen yıl en yüksek insani gelişmeyi gösteren yeşil bölgede 18 ilçe varken, bu yıl bu sayı 30’a yükseldi. Bu yükseliş mavi bölgedeki ilçe sayısının azalmasına neden oldu. Sarı bölge geçen yıla benzer bir görünüm verirken, kırmızı bölgede de artış oldu. Geçen yılla karşılaştırdığımızda 29 ilçe 1 bölge yükseldi, 88 ilçe aynı bölgede kaldı, 17 ilçe ise 1 bölge geriledi. Gerileme görülen alanların başında yönetişim ve saydamlık ile sosyal yaşam yer aldı.