Balparmak’tan “Yaz Lezzetleri” ile Balın Yeni Kullanım Alanları

Türkiye’nin doğal bal markası Balparmak, bağımsız pazar araştırma şirketi IPSOS iş birliğiyle gerçekleştirdiği araştırma sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre bal tüketicilerinin yüzde 34’ü balı çay ve ıhlamur gibi içeceklerde tercih ederken, yüzde 19’u müsli ve yulafla, yüzde 18’i ise yoğurtla tüketiyor. Bu verilerden ilham alan Balparmak, “Yaz Lezzetleri” konseptiyle balın doğal lezzetini kahvaltı sofralarının ötesine taşıyor.

Balın Yeni Kullanım Alanları

Araştırma, balın artık yalnızca kahvaltıyla özdeşleşmediğini ortaya koyuyor. Tüketiciler balı; içeceklerde, ara öğünlerde, yoğurt ve granola kaselerinde, smoothie ve tatlılarda tercih ediyor. Rafine şekere alternatif arayan tüketiciler için bal, günün farklı anlarında doğal bir beslenme seçeneği haline geliyor.

Balparmak Pazarlama Direktörü Ilgın Övül Yağız, değişen tüketim alışkanlıklarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Bal, kültürümüzde güçlü bir yere sahip olmasına rağmen uzun yıllar kahvaltı ve kış günleriyle özdeşleşti. Oysa araştırma verileri, balın artık içeceklerden granola kaselerine, smoothie’lerden tatlılara kadar çok daha geniş bir kullanım alanına taşındığını gösteriyor. Biz de ‘Yaz Lezzetleri’ konseptimizle bu dönüşümü görünür kılmak istiyoruz.”

Doğal Beslenme ve Sürdürülebilirlik

Araştırmaya göre bal tüketimini artıranların yüzde 51’i bağışıklık sistemini güçlendirmek, yüzde 48’i ise doğal beslenmeye yönelmek amacıyla balı daha fazla tercih ediyor. Bu tablo, balın yalnızca tatlandırıcı değil, aynı zamanda sağlıklı yaşamın bir parçası olarak konumlandığını gösteriyor.

Balparmak, mağaza içi iletişim materyalleri ve dijital platformlarda yürüttüğü çalışmalarla balın yaz kahvaltılarından piknik sofralarına, granola kaselerinden ev yapımı içeceklere kadar farklı kullanım alanlarını öne çıkarıyor.

 

#Balparmak #DoğalBal #YazLezzetleri #GıdaSektörü #DoğalBeslenme #BalınKullanımAlanları #IPSOS #GıdaHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Türkiye ve Gelişen Destinasyonlarda Yeni Otel Açılışları

Wyndham Hotels & Resorts, 2026 yılının ilk yarısında Avrupa, Orta Doğu, Avrasya ve Afrika (EMEA) bölgesinde toplam 13 yeni otel açılışı gerçekleştirdi, 25 yeni proje için anlaşma imzaladı. Bu açılışların yedisi Türkiye’de gerçekleşirken, şirketin EMEA’daki otel sayısı 750’nin üzerine, oda sayısı ise 99 binin üzerine çıktı.

Türkiye’de Liderlik Güçleniyor

Türkiye, Wyndham’ın en aktif proje geliştirdiği pazar olmayı sürdürdü. TRYP by Wyndham İstanbul Maltepe, Ramada Encore by Wyndham Midyat, Wyndham Garden Antalya Konyaaltı ve Ramada Residences by Wyndham Istanbul Haramidere gibi açılışlarla şirketin Türkiye’deki otel sayısı 130’un üzerine çıktı.

Avrupa ve BDT’de Yeni Yatırımlar

Portekiz’de Wyndham Grand Carvoeiro Algarve, İspanya’da Wyndham Mallorca Portocolom Resort ve Özbekistan’da Ramada Plaza by Wyndham Tashkent açılışlarıyla Wyndham, Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu’ndaki varlığını güçlendirdi.

Hindistan ve Orta Doğu’da Hızlı Büyüme

Hindistan’da Ramada Encore by Wyndham Ayodhya ve Nepal’de Ramada by Wyndham Itahari Pashupati Marg açılışlarıyla şirket, Asya’daki büyümesini sürdürdü. Orta Doğu’da ise Dubai Islands ve Suudi Arabistan’daki yeni projelerle markalı rezidans yatırımlarına ivme kazandırıldı.

Turizmde Yeni Trendler

Wyndham EMEA Başkanı Dimitris Manikis, “Seyahat edenler köklü destinasyonların yanında özgünlük ve yerel kültürle güçlü bağlar kurma fırsatları sağlayan ikincil şehirlere ve gelişen pazarlara da giderek daha çok ilgi gösteriyor” diyerek bölgedeki büyüme stratejisini özetledi.

#WyndhamHotels #TurizmHaberleri #EMEABüyüme #TürkiyeOtelleri #MarkalıRezidans #AvrupaTurizmi #HindistanTurizmi #OrtaDoğuYatırımları #KonaklamaSektörü #Turizm #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

NG Grup Domaniç’in Turizm Potansiyelini Tanıttı

NG Grup, kurulduğu topraklara duyduğu sorumluluk anlayışıyla Kütahya’nın en önemli tarihi ve doğal değerlerinden biri olan Domaniç’in turizm ve kültürel miras potansiyeline dikkat çekti. Kamu temsilcileri, iş dünyası ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirilen programda ilçenin turizm vizyonu, kültürel mirası ve sürdürülebilir kalkınma fırsatları ele alındı.

Domaniç’in Değerleri Yerinde İncelendi
Program; Domaniç Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı ziyaretleriyle başladı. Ardından Hayme Ana Türbesi, Topuk Yaylası Tabiat Parkı, Mızık Çamı ve Sarıkız Mesire Alanı gezilerek bölgenin tarihi ve doğal güzellikleri yerinde incelendi.

NG Grup’tan Turizm Vizyonu
NG Grup Kurucu Başkanı Nafi Güral, “Domaniç, tarihi mirası, eşsiz doğası ve kültürel zenginliğiyle Türkiye’nin örnek turizm destinasyonlarından biri olabilecek tüm değerlere sahip. Bu mirası koruyarak gelecek nesillere taşımak ve dünyaya tanıtmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.

Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gülden Güral ise Domaniç’in yaylaları, temiz havası ve kültürel değerleriyle keşfedilmeyi bekleyen bir destinasyon olduğunu vurguladı. Genel Müdür Dr. Tanzer Polat Yılmaz ise NG Grup’un yalnızca ekonomik değil, sosyal ve kültürel gelişime de katkı sunduğunu belirterek bölgenin değerlerini geleceğe taşıyan projeleri büyütmeye devam edeceklerini ifade etti.

Sürdürülebilir Kalkınma ve Tanıtım
Haziran ayında Domaniç Hanımeli Kooperatifi ile başlatılan iş birliklerinin ardından düzenlenen bu programla, bölgenin turizm potansiyelinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınmaya uzun vadeli katkı sağlanması hedefleniyor.

 

 

#Domaniç #Turizm #NGGrup #Kütahya #KültürelMiras #SürdürülebilirTurizm #DoğaVeTarih #HaymeAna #TopukYaylası #KütahyaPorselen #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Paydaşa Saygı, Geleceğe Değer” yaklaşımıyla güçlü adımlar

Divan Grubu, köklü misafirperverlik anlayışını sürdürülebilirlik odağında dönüştürmeye devam ediyor. Şirket, 2025 yılına ilişkin Sürdürülebilirlik Raporunu yayımlayarak çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında hayata geçirdiği uygulamaları ve performans sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

Raporda öne çıkan başlıklar

  • 2025 yılı boyunca 5,7 milyonun üzerinde misafire ulaşıldı.
  • 276 yenilikçi ürün geliştirme çalışması gerçekleştirildi.
  • Karbon nötr konaklama ve etkinlik uygulamaları hayata geçirildi.
  • Yenilenebilir enerji yatırımları hızlandırıldı.
  • Yerel tedarik oranı %99 seviyesine ulaştı.
  • Çalışan gelişimine yönelik 41 bin saati aşan eğitim yatırımı yapıldı.

Çalışan deneyimi ve kapsayıcılık

Divan Grubu, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel ve ekonomik boyutlarla değil; çalışan deneyimi, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık ekseninde de ele alıyor. Yönetim kademesinde kadın temsil oranını %37 seviyesine çıkaran Grup, çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürünün temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor.

Genel Müdür Alper Önder’den açıklama

“Divan Grubu olarak sürdürülebilirliği kurum kültürümüzün ve iş yapış biçimlerimizin temel bir parçası olarak konumlandırıyoruz. ‘Paydaşa Saygı, Geleceğe Değer’ yaklaşımımız doğrultusunda misafirlerimiz, çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve toplum için uzun vadeli değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. Yayımladığımız rapor, bugüne kadar attığımız adımların yanı sıra geleceğe yönelik kararlılığımızın da güçlü bir yansımasıdır.”

Divan Grubu 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na erişmek için tıklayınız. divan-grubu-2025-surdurulebilirlik-raporu-tr.pdf

#DivanGrubu #Sürdürülebilirlik #ESG #YenilenebilirEnerji #KarbonNötr #YerelTedarik #ÇalışanDeneyimi #Kapsayıcılık #SürdürülebilirlikHaberi #PaydaşaSaygıGeleceğeDeğer #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Kanser Değil Ruh Sağlığı Tehdit Ediyor

Çağın beklentilerine uyum sağlamaya çalışırken insan diğer bir taraftan da; daha uzun, daha dinç ve kaliteli bir ömür sürme bilincini hiç olmadığı kadar hayatın merkezine taşıyor. Bireyler artık sadece fiziksel olarak yaş almamayı değil, hücresel düzeyde yenilenmeyi ve genç kalmayı hedeflerken, küresel sağlık haritasında şaşırtıcı sonuçlar ezber bozuyor. Dünyanın önde gelen araştırma şirketi Ipsos’un 30 ülkede gerçekleştirdiği çalışmada elde edilen verilere göre; uzun bir hayatın sırrını arayan insanlığın, en büyük tehdit olarak gördüğü kanseri bile geride bırakarak ilk sıraya “ruh sağlığını” yerleştirdiğini ortaya koyuyor.

Sağlıklı yaşam bilincinin profesyonel ortamlardan günlük sohbetlere kadar konu edilerek zirveye ulaştığı bu dönemde, zihinsel iyi oluşun (well-being) bedensel sağlıktan ayrılamayacağı gerçeği bilimsel rakamlarla da ortaya çıkıyor. Türkiye’nin de içinde olduğu 30 ülke genelinde bireylerin en önemli sağlık sorunu olarak ruh sağlığını işaret ettiği, ardından kanserin geldiği bu tablo, geleceğin sağlık ve yaşam stratejilerine yepyeni bir yön tayin ediyor. Küresel eğilimlerin insan ruhundan bedenine uzanan uzun yaşam gündemini yeniden şekillendiren akımın araştırmada öne çıkan detaylar şöyle:

 

IPSOS’UN TÜRKİYE SYNTHESİO VE SAĞLIK ARAŞTIRMALARI HİZMET BİRİMİ LİDERİ ÖZLEM BULUT SÖNMEZYALÇIN VERİLER İLE İLGİLİ ŞU YORUMDA BULUNDU; Bugün sağlık anlayışı sessiz ama köklü bir dönüşümden geçiyor. Artık mesele yalnızca hastalandığımızda tedavi olmak değil; daha uzun süre sağlıklı, üretken ve iyi hissederek yaşayabilmek. Belirsizliklerin arttığı bir dünyada insanlar kontrol edebildikleri en önemli alana, yani kendi sağlıklarına yatırım yapıyor. Bu nedenle sağlık, tıbbın geleneksel sınırlarını aşarak günlük yaşamın merkezine yerleşiyor.

Araştırmalarımız da bu dönüşümün güçlü sinyallerini ortaya koyuyor. Hem Türkiye’de hem de dünyada bireylerin büyük çoğunluğu sağlıkları için daha fazlasını yapmaları gerektiğini düşünüyor. Bu farkındalık, yalnızca fiziksel sağlığa değil; zihinsel iyi oluşa, yaşam kalitesine ve sağlıklı yaşam süresini uzatmaya yönelik ilginin de hızla arttığını gösteriyor. Longevity kavramının giderek daha fazla konuşulması da bu değişimin önemli bir yansıması. İnsanlar artık yalnızca daha uzun yaşamayı değil, yaşamlarının her dönemini daha sağlıklı ve kaliteli geçirmeyi hedefliyor.

Bu yeni dönemde sağlık, bireyin günlük yaşamında aldığı kararlarla şekilleniyor. Beslenmeden uyku düzenine, stres yönetiminden fiziksel aktiviteye kadar pek çok alışkanlık, sağlığın ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor. Özellikle zihinsel iyi oluşun giderek daha fazla önem kazanması, fiziksel ve ruhsal sağlığın birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini ortaya koyuyor.

Bu dönüşüm, markalar ve sağlık ekosistemi için de yeni sorumluluklar anlamına geliyor. Tüketiciler artık yalnızca ürün ya da hizmet değil; bilimsel temellere dayanan güvenilir bilgi, kişiselleştirilmiş deneyimler ve uzun vadeli sağlık hedeflerine katkı sağlayacak çözümler bekliyor. Bu nedenle markaların bireylerin dünyasını samimiyetle anlaması, ihtiyaçlarını doğru okuyarak yaşam kalitelerini artıracak alanlarda gerçek değer yaratması kritik önem taşıyor. Artık rekabet, daha iyi ürün üretmekten çok, insanların daha iyi yaşamasına katkı sağlayan bir ekosistem kurabilmekte yatıyor.

Nitekim bu yaklaşımın izleri birçok sektörde görülüyor. Kozmetik şirketleri, geleneksel güzellik vaatlerinden uzaklaşarak cilt mikrobiyomu ve hücresel onarım gibi alanlara yatırım yapıyor; gıda şirketleri için artık «organik» olmak yeterli değil, fonksiyonel gıdalar ve performans odağını güçlendiriyor. Otomotiv markaları bile sürücülerin anlık stres ve nabız verilerini analiz ederek araç içi deneyimi kişinin iyi oluşunu destekleyecek şekilde yeniden tasarlıyor. Tüm bu örnekler, sağlığın artık belirli sektörlere ait bir alan olmaktan çıkıp farklı endüstrilerin ortak değer önerisinin merkezine yerleştiğini gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olanlar ise tüketiciyi yalnızca daha fazlasını yapmaya teşvik eden değil; onun ihtiyaçlarını anlayan, güven veren ve sürdürülebilir davranış değişimini destekleyen markalar olacak. Çünkü sağlığın geleceği, yalnızca yaşam süresini uzatmakta değil; yaşam kalitesini bütünsel bir bakış açısıyla geliştirebilmekte yatıyor. 

ÖZLEM BULUT SÖNMEZYALÇIN

 

#RuhSağlığı #Kanser #SağlıkAraştırması #Ipsos #WellBeing #Longevity #SağlıklıYaşam #ZihinselİyiOluş #YaşamKalitesi #KüreselSağlık #IpsosTürkiye #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #RuhSağlığı #Kanser #IpsosAraştırma #Longevity #SağlıklıYaşam #ZihinselİyiOluş #WellBeing #GeleceğinSağlığı #SağlıkTrendleri #TürkiyeSağlıkRaporu

SOA Toplu Yemek’ten Yaz Aylarında Gıda Güvenliği Uyarısı

SOA Toplu Yemek, yaz aylarında artan sıcaklıkların gıda güvenliği açısından oluşturduğu risklere dikkat çekti. Türkiye’nin önde gelen şirketlerine 19 farklı ilde günlük 65 bin öğün yemek hizmeti sunan firma, güvenli gıdanın yalnızca mutfak uygulamalarıyla değil; tedarikten depolamaya, hazırlıktan servise kadar tüm süreçlerin doğru yönetilmesiyle mümkün olduğunu vurguladı.

SOA Toplu Yemek Yönetim Kurulu Başkanvekili Melih Can Kocabaş, “Yaz aylarında güvenli gıda sunabilmek için zincirin tüm halkalarının aynı hassasiyetle yönetilmesi gerekiyor. Güvenilir tedarikçilerden ürün temini, uygun sıcaklıklarda taşınma, depolama koşullarının düzenli takibi ve hijyen standartlarının eksiksiz uygulanması kritik adımlardır” dedi.

Yaz Aylarında Gıda Güvenliğinin Temel Unsurları

  • Soğuk zincir yönetimi: Bozulabilir ürünlerin uygun sıcaklıklarda taşınması ve depolanması.
  • Stok yönetimi: İlk giren ürünün ilk kullanılması prensibiyle kalite korunur.
  • Hijyen uygulamaları: Çiğ ve tüketime hazır gıdaların ayrılması, ekipmanların düzenli temizliği.
  • Doğru pişirme sıcaklıkları: Özellikle tavuk gibi yüksek riskli ürünlerde güvenli tüketim için kritik.

SOA Toplu Yemek’in Yaklaşımı

Firma, tüm operasyonlarında uluslararası gıda güvenliği standartlarını esas alıyor. Ürün kabulünden servis anına kadar her aşama düzenli kontrollerle yönetiliyor. Böylece yaz aylarında artan mikroorganizma riskine karşı güvenli gıda hizmeti sağlanıyor.

SOA Toplu Yemek, gıda güvenliğinin mevsimsel değil, yıl boyunca devam eden bir sorumluluk olduğunun altını çizerek; güçlü tedarik zinciri, doğru sıcaklık yönetimi, etkin hijyen uygulamaları ve sürekli denetim anlayışının önemini vurguluyor.

#SOATopluYemek #GıdaGüvenliği #YemekSektörü #Hijyen #SoğukZincir #EkonomiHaberleri #İşDünyası #YemekHizmeti #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sabiha Gökçen’den Tarihi Rekor: 166 Bin Yolcu

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 12 Temmuz 2026 tarihinde dört ayrı kategoride tüm zamanların günlük rekorunu kırarak Avrupa’daki “majör havalimanlar” ligindeki konumunu güçlendirdi. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü tatilini hafta sonuyla birleştiren yolcuların oluşturduğu yoğunluk, havalimanına tarihi bir gün yaşattı.

Tarihi yolcu rekoru

12 Temmuz’da toplam 166 bin 734 yolcu ile havalimanı tarihinde bir günde ulaşılan en yüksek yolcu trafiği kaydedildi. Aynı gün dış hatlarda 257 gelen uçuş, 49 bin 280 gelen yolcu ve toplam 505 dış hat uçuşuyla dört ayrı kategoride zirve görüldü.

Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı

ACI Europe’un güncel verilerine göre Sabiha Gökçen, 2026’nın ilk beş ayında %7 büyüme oranıyla Avrupa’da kendi kategorisinde en hızlı büyüyen havalimanı oldu. Mayıs 2026 raporunda ise “major” kategorisinde %2,9 büyüme ile Avrupa’nın en hızlı büyüyen 4. havalimanı unvanını aldı.

Bu başarı, HEAŞ ve ISG’nin güçlü koordinasyonu sayesinde sorunsuz yönetilen operasyonlarla mümkün oldu. Hava trafik kontrolünden apron yönetimine, terminal hizmetlerinden güvenlik ve temizlik süreçlerine kadar tüm birimler 24 saat kesintisiz çalıştı.

#SabihaGökçen #İstanbulHavalimanı #HavacılıkHaberleri #TurizmHaberleri #AvrupaHavalimanları #RekorYolcu #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Havayolu Finansmanında Yeni Adım

Pegasus Hava Yolları, uluslararası piyasalarda ek tahvil ihracına hazırlanıyor. Pegasus, mevcut 500 milyon dolar tutarındaki 2031 vadeli ve yüzde 8 kupon faizli tahvillerinin büyüklüğünü artırmak amacıyla 149,9 milyon dolar tutarında ilave kıdemli tahvil ihraç etmeyi planlıyor.

Yeni tahviller, şirketin Eylül 2024’te ihraç ettiği mevcut tahvil serisiyle birleştirilecek. Bu kapsamda ek ihraç edilecek tahviller, aynı kupon oranına, aynı vade tarihine ve aynı şartlara sahip olacak. İşlem, Türkiye Sermaye Piyasası Kurulu tarafından daha önce onaylanan 250 milyon dolarlık yurt dışı borçlanma aracı ihracı programı kapsamında gerçekleştirilecek.

Tahvil ihracının, ilgili dokümantasyonun onaylanmasının ardından 16 Temmuz’da tamamlanması bekleniyor. Regulation S kapsamında yalnızca Türkiye dışındaki nitelikli yatırımcılara yönelik yapılacak ihracın ortak yöneticileri BCP Securities ve SMBC Bank International plc olacak.

Bu adım, Pegasus’un finansman yapısını güçlendirme ve uluslararası sermaye piyasalarındaki kaynak çeşitliliğini artırma stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.

 

#PegasusAirlines #Tahvilİhracı #Finansman #EkonomiHaberleri #HavayoluHaberleri #TürkiyeEkonomisi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Uçuş Gecikmelerinde Havayolları Ne Zaman Ödeme Yapar?

Uçuş gecikmeleri artık yolcular için sık karşılaşılan bir durum. Peki, havayolları gecikmelerde ne zaman ödeme yapar ve hangi haklara sahipsiniz?

Uçuş Gecikmelerinin Nedenleri

Gecikmelerin en büyük sebepleri arasında geç gelen uçaklar, yoğun hava trafiği ve mürettebat sorunları bulunuyor. Havayollarının kontrolünde olan bu durumlarda yolcuların hakları daha net şekilde ortaya çıkıyor.

ABD Havayolları

ABD Ulaştırma Bakanlığı (DOT), büyük havayollarının “kontrol edilebilir gecikmeler” için yolculara sunduğu taahhütleri açıkça listeliyor.

Ücretsiz yeniden rezervasyon hakkı

3 saatten fazla gecikmede yiyecek kuponu

Uçuş ertesi güne kaldığında ücretsiz otel ve transfer

Bazı havayollarında (Alaska, JetBlue, Hawaiian, Southwest) seyahat kredisi veya çek

Ancak ABD’de doğrudan nakit tazminat yok; yolcular isterlerse bilet ücretini geri alma hakkına sahip.

Uluslararası ve Avrupa Uçuşları

Montreal Sözleşmesi: Uluslararası uçuşlarda yolcular, gecikmeden doğan masraflarını kanıtladıkları takdirde yaklaşık 6.200 $’a kadar tazminat alabiliyor.

AB Düzenlemeleri: Avrupa’dan veya Avrupa’ya yapılan uçuşlarda, havayolunun kontrolündeki gecikmelerde yolcular mesafeye göre 250 € – 600 € arasında tazminat hakkına sahip. Türkiye’den Avrupa’ya uçan yolcular da bu düzenlemelerden faydalanabiliyor.

Türk Havayolları Uygulamaları

Türk Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) kurallarına göre;

2 saatten fazla gecikmede yiyecek-içecek ikramı

5 saatten fazla gecikmede bilet iadesi veya ücretsiz yeniden rezervasyon

Uçuş ertesi güne kaldığında otel konaklaması ve transfer hizmeti sağlanıyor.

 

Yolcular İçin İpuçları

Sabah uçuşlarını tercih etmek gecikme riskini azaltır.

Direkt uçuşlar, aktarma kaynaklı gecikmeleri önler.

Gecikme yaşandığında havayolunun müşteri hizmetleri ve resmi web sitesindeki “yolcu hakları” bölümü mutlaka kontrol edilmeli.

 

#UçuşGecikmesi #YolcuHakları #HavayoluTazminat #MontrealSözleşmesi #ABDveABUçuşları #TürkHavayolları #HavacılıkHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Ready to Stay by Dedeman Kilis, Şehrin Turizm ve İş Dünyasına Katkı Sağlayacak

Türkiye’nin köklü otel zinciri Dedeman Hospitality, Güneydoğu Anadolu’daki büyümesini sürdürüyor. Temmuz 2026’da imzaları atılan Ready to Stay by Dedeman Kilis, şehrin ilk kurumsal oteli olarak bölgenin turizm ve iş dünyası açısından önemli bir dönüm noktası olacak.

HMC Otelcilik Turizm Ticaret Ltd. Şti. yatırımıyla hayata geçirilecek proje, Kilis’in artan ticari hareketliliği ve gelişen ekonomik yapısına modern bir konaklama altyapısı kazandırmayı hedefliyor. 48 oda ve 96 yatak kapasitesine sahip olacak otel, Ekim 2026’da kapılarını açarak iş seyahatleri, kültür ve gastronomi odaklı ziyaretler için güvenilir bir adres sunacak.

Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, “Kilis’in geleceğine duyduğumuz güveni somut bir yatırımla ortaya koyuyoruz” derken; Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Özmestçi, Ready to Stay markasının yeni nesil şehir otelciliği anlayışını Kilis’e taşıyacağını vurguladı.

#DedemanHospitality #ReadytoStay #KilisTurizmi #KurumsalOtel #TurizmHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity