Fransa ve İsviçre’nin Ortak Yönettiği Tek Havalimanı

Avrupa’da sınır ötesi iş birliğinin en dikkat çekici örneklerinden biri olan EuroAirport Basel-Mulhouse-Freiburg, dünyanın iki ülke tarafından ortaklaşa işletilen tek havalimanı olma özelliğini sürdürüyor. Fransa ile İsviçre’nin ortak yönetiminde faaliyet gösteren havalimanı, aynı zamanda Almanya sınırına yakın konumuyla üç ülkenin kesişim noktasında yer alıyor.

Havalimanının temelleri, 1930’lu yıllarda İsviçre’nin Basel kentinde daha büyük uçaklara hizmet verebilecek yeni bir tesis ihtiyacının ortaya çıkmasıyla atıldı. Dönemin küçük ölçekli Basel-Sternenfeld Havalimanı’nın yetersiz kalması üzerine İsviçreli yetkililer, Fransa ile sınır bölgesinde ortak bir havalimanı kurulması fikrini gündeme getirdi. Ancak II. Dünya Savaşı’nın başlaması nedeniyle proje bir süre askıya alındı.

Savaş Sonrası Yeniden Hayata Geçirildi

Savaşın ardından Avrupa’da yeniden kurulan iş birliği ortamı, havalimanı projesinin de yeniden gündeme gelmesini sağladı. Yapılan anlaşma kapsamında Fransa araziyi sağlarken, İsviçre inşaat maliyetlerini üstlendi. Çalışmaların hızla tamamlanmasıyla birlikte havalimanı 1946 yılında hizmete girdi. Fransa ile İsviçre arasında imzalanan resmi anlaşma ise 1949 yılında yürürlüğe girdi.

İlk yıllarda havalimanına erişim yalnızca Fransa üzerinden sağlanabiliyordu. Bu durumun çözülmesi amacıyla 1951-1952 yılları arasında Basel ile havalimanını birbirine bağlayan yaklaşık 2,6 kilometrelik özel bir bağlantı yolu inşa edildi. Fransa topraklarından geçen bu yol, hukuki olarak İsviçre toprağı statüsüne sahip oldu.

Üç Resmî IATA Koduna Sahip

EuroAirport’un en dikkat çekici özelliklerinden biri de üç farklı IATA kodu kullanması. Havalimanı, Fransa için MLH (Mulhouse), İsviçre için BSL (Basel) ve ortak kullanım için EAP (EuroAirport) kodlarıyla tanımlanıyor. Uluslararası uçuş rezervasyonlarında ise en yaygın kullanılan kodun BSL olduğu belirtiliyor.

Tek terminal binasına sahip olan havalimanı, Fransız ve İsviçre sektörleri olarak iki farklı bölüme ayrılıyor. Yolcular, bagaj teslim alanından çıktıktan sonra Fransa veya İsviçre yönüne ilerleyebiliyor. Bu yapı sayesinde her iki ülke kendi gümrük, vergi ve bazı idari uygulamalarını ayrı şekilde yürütebiliyor.

Her Yıl Milyonlarca Yolcuya Hizmet Veriyor

Fransa’nın Alsace bölgesi, İsviçre’nin kuzeybatısı ve Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinin kesişim noktasında bulunan havalimanı, bölgesel bir ulaşım merkezi olarak faaliyet gösteriyor. “Freiburg” adı da 1987 yılında, Almanya’ya olan yakınlığı ve bölgesel rolünü vurgulamak amacıyla havalimanının adına eklendi.

Bugün EuroAirport Basel-Mulhouse-Freiburg, coğrafi konumu, ortak yönetim modeli ve sınır ötesi iş birliğini yansıtan yapısıyla dünya havacılığındaki en sıra dışı örneklerden biri olarak gösteriliyor.

 

 

 

#EuroAirport #BaselMulhouseFreiburg #Havalimanı #Havacılık #Fransa #İsviçre #Almanya #UluslararasıHavalimanı #Seyahat #Avrupa #Schengen #Ulaşım #Havayolu #Turizm #SEOHaber

TÜRSAB: Yerli Seyahat Acentalarının Geleceği Risk Altında

Dijital Platform Düzenlemesi Turizm Sektöründe Endişe Yarattı

TBMM gündeminde yer alan “Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi”, turizm sektöründe tartışmaları beraberinde getirdi. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), söz konusu düzenlemenin yasalaşması halinde Türk turizminin yabancı dijital platformların etkisi altına girebileceğini belirterek teklifin geri çekilmesi çağrısında bulundu.

TÜRSAB tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de fiziki varlığı bulunmayan yabancı dijital platformlara konaklama rezervasyonlarının yanı sıra uçak bileti satışlarında da doğrudan faaliyet imkanı tanınmasının sektördeki rekabet dengelerini değiştireceği ifade edildi. Birlik, mevcut mevzuata tabi olarak faaliyet gösteren yerli seyahat acentalarının bu düzenleme karşısında dezavantajlı konuma düşebileceğini savundu.

Açıklamada, teklifin yürürlüğe girmesi halinde yabancı platformların kısa sürede pazarda güçlü bir hakimiyet kurabileceği ve özellikle küçük ile orta ölçekli seyahat acentalarının rekabet gücünün zayıflayabileceği vurgulandı. Bu durumun sektörde faaliyet gösteren birçok işletmenin ekonomik sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyebileceği değerlendirildi.

 

“Yurtdışından Turist Getirmeye Değil, İç Pazara Yönelik”

TÜRSAB, kamuoyunda düzenlemenin yabancı turist sayısını ve turizm gelirlerini artıracağı yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Birlik, mevcut mevzuatta yurtdışından Türkiye’ye yönelik turizm hareketlerini engelleyen herhangi bir düzenleme bulunmadığını belirterek teklifin esas olarak Türkiye içindeki turizm ticaretine yönelik sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Açıklamada, yerli seyahat acentalarının sistem dışına itilmesinin Türk turizminin dağıtım ve pazarlama ağında önemli değişikliklere yol açabileceğine dikkat çekildi.

 

75 Bin Kişilik İstihdam Etkilenebilir

TÜRSAB verilerine göre Türkiye genelinde şubelerle birlikte yaklaşık 17 bin seyahat acentası faaliyet gösteriyor. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre ise sektörde yaklaşık 75 bin kişi istihdam ediliyor.

Birlik, çalışanların aileleriyle birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 300 bin kişinin geçimini doğrudan seyahat acentalığı faaliyetlerinden sağladığını belirterek düzenlemenin istihdam üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğini ifade etti.

Seyahat acentalarının yalnızca turizm ürünleri satışı yapmadığını vurgulayan TÜRSAB, bu işletmelerin yerel ekonomiye katkı sunduğunu, bölgesel kalkınmayı desteklediğini ve turizm gelirlerinin ülke geneline yayılmasında önemli rol oynadığını kaydetti.

 

Yerli Şirketlerin Yurtdışına Taşınma Riski

Birlik, düzenlemenin Türkiye’de faaliyet gösteren seyahat acentalarını faaliyetlerini yurtdışına taşımaya yöneltebilecek bir yapı oluşturabileceğini de savundu.

Mevcut sistemde işletme belgesi, personel istihdamı, teminat ve vergi gibi çeşitli yükümlülükleri yerine getiren yerli şirketlerin, farklı kurallara tabi yabancı platformlarla aynı pazarda faaliyet göstermesinin rekabet koşullarını değiştirebileceği ifade edildi.

TÜRSAB’a göre bu durum, bazı şirketlerin merkezlerini yurtdışına taşımasına veya faaliyetlerini yabancı şirketler üzerinden yürütmesine yol açabilecek ekonomik bir ortam oluşturabilir. Böyle bir senaryonun ise vergi gelirleri ve turizmden elde edilen katma değerin bir bölümünün yurtdışına kaymasına neden olabileceği değerlendiriliyor.

 

Turizm Gelirlerinde ve Vergi Gelirlerinde Kayıp Uyarısı

Açıklamada düzenlemenin mali etkilerine de dikkat çekildi. TÜRSAB, yabancı dijital platformların Türkiye pazarındaki payının artmasının komisyon ve hizmet bedelleri yoluyla yurtdışına aktarılan kaynakların büyümesine neden olabileceğini belirtti.

Birlik, söz konusu düzenlemenin yalnızca seyahat acentalarının faaliyetlerini değil, aynı zamanda Türkiye’nin turizm gelirlerinin korunması ve kamu gelirleri açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini savunarak kanun teklifinin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

 

TÜRSAB: Tüketici Hakları da Risk Altında Kalabilir

Kanun teklifinin yalnızca seyahat acentalarını değil, tüketicileri de doğrudan etkileyeceğini savunan TÜRSAB, düzenlemenin mevcut tüketici hakları açısından önemli soru işaretleri barındırdığını belirtti.

Birlik tarafından yapılan açıklamada, yabancı dijital platformlar üzerinden ulaştırma, konaklama ve diğer seyahat hizmetlerinin birlikte satılmasına rağmen bazı işlemlerin paket tur kapsamı dışında değerlendirilebileceğine dikkat çekildi. Bu durumun, tüketicilerin mevcut paket tur mevzuatından doğan hak ve güvencelerden yararlanmasını zorlaştırabileceği ifade edildi.

TÜRSAB, aynı nitelikteki seyahat hizmetlerinin farklı hukuki uygulamalara tabi tutulmasının tüketiciler açısından eşitsizlik oluşturabileceğini vurgularken, olası uyuşmazlıklarda sorumluluk ve muhatap karmaşasının ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.

Açıklamada, turizm sektöründe güvenin korunabilmesi için tüketicilerin hak arama süreçlerinde ulaşabilecekleri ve gerektiğinde hesap verebilen muhatapların bulunmasının önemine işaret edildi.

 

“Eşit Rekabet İlkesi Korunmalı”

TÜRSAB, dijitalleşmeye veya yabancı şirketlerin Türkiye’de faaliyet göstermesine karşı olmadıklarını, ancak yerli işletmeler aleyhine ayrıcalıklı bir yapı oluşturulmasına itiraz ettiklerini belirtti.

Birlik, mevcut sistemde Türkiye’deki tüketicilerin yabancı platformlar üzerinden yurtdışı rezervasyonları yapabildiğini, yurtdışındaki turistlerin de Türkiye’deki tesislere yine bu kanallarla ulaşabildiğini hatırlatarak, turizm hareketlerinin önünü kesen bir yaklaşım içinde olmadıklarını ifade etti.

Açıklamaya göre temel itiraz noktası, Türkiye’de faaliyet gösteren seyahat acentalarının tüm yasal ve mali yükümlülükleri yerine getirirken, yabancı dijital platformların farklı şartlarla aynı pazarda faaliyet gösterebilmesi ve rekabet dengesinin bozulması.

 

TÜRSAB’dan Kanun Teklifinin Geri Çekilmesi Çağrısı

TÜRSAB, yıllardır Türkiye’ye turist kazandıran, istihdam yaratan ve vergi ödeyen seyahat acentalarının geleceğinin tehlikeye atılmaması gerektiğini vurguladı. Birlik, yerli ve milli dağıtım ağı olarak nitelendirdiği seyahat acentalarının Türk turizminin gelişiminde önemli rol oynadığını belirterek sektörün kazanımlarının korunması gerektiğini kaydetti.

1618 sayılı Kanun kapsamında 1972 yılında kurulan TÜRSAB, söz konusu düzenlemenin binlerce seyahat acentasının faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceğini, istihdam kayıplarına yol açabileceğini ve turizm gelirlerinin yurtdışına yönelmesine neden olabileceğini savunarak teklifin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Birlik, Türk turizminin geleceğinin yerli işletmelerin rekabet gücünün korunması ve eşit piyasa koşullarının sağlanmasıyla güvence altına alınabileceğini belirterek, sektörün sürdürülebilir büyümesi için dengeli bir düzenleme yapılmasının önemine dikkat çekti.

 

 

#TÜRSAB #Turizm #SeyahatAcentaları #TurizmSektörü #TBMM #DijitalPlatformlar #Konaklama #TurizmEkonomisi #TürkTurizmi #SeyahatAcenteleri #TurizmHaberleri #TurizmGündemi #YerliAcentalar #TurizmGelirleri #

Uçaklarda Mavi Koltuk Tercihinin Nedenleri Açıklandı

Büyük havayolu şirketleriyle uçtuğunuzda çoğunlukla mavi tonlarında koltuklarda oturursunuz. Tahminlere göre uçak koltuklarının %80 ila %90’ı mavi renkte. Bu tercih tesadüf değil; hem pratik hem de psikolojik nedenlere dayanıyor.

Kusurları gizleme: Uçak kabinleri sık kullanımdan dolayı hızla kirlenir ve aşınır. Koyu mavi koltuklar lekeleri ve yıpranmayı diğer renklere göre daha iyi gizler. Bu sayede koltukların sık sık değiştirilmesine gerek kalmaz.

Sakinlik hissi: Renk psikolojisine göre mavi, dinginlik ve güven duygusu verir. Uçmaktan çekinen yolcular için kabinde mavi tonları daha rahat bir atmosfer yaratır.

Serinlik algısı: Mavi renk, kalp atış hızını ve vücut sıcaklığını düşürme etkisine sahiptir. Bu nedenle yolcular kendilerini daha serin ve rahat hisseder.

Aydınlatmayla uyum: Havayolları jet lag etkisini azaltmak için mor veya soğuk beyaz LED ışıklar kullanır. Mavi koltuklar bu ışıklarla uyum sağlayarak kabinde bütünsel bir görünüm oluşturur.

Marka kimliği: United, Air France, KLM ve JetBlue gibi birçok havayolu şirketi mavi rengi marka kimliğinin bir parçası haline getirmiştir. Bu da yolcular için tanıdık ve güven verici bir deneyim sağlar.

 

#UçakKoltukları #MaviRenk #HavayoluTaşımacılığı #UçakGüvenliği #RenkPsikolojisi #Havacılık #AirFrance #KLM #JetBlue #UnitedAirlines

Setur’dan Sonbaharda Gastronomi Rotaları

Setur, Eylül ayında “Gastronomi Zamanı” konseptiyle Fransa ve Bask Bölgesi’ne özel turlar düzenliyor. Sonbaharın hasat dönemini kültür ve lezzetle buluşturan programlar, seyahat severlere damaklarda iz bırakacak bir deneyim sunuyor.

Bask Bölgesi ve Bordeaux

San Sebastian, Bordeaux ve çevresindeki bağları kapsayan tur, gastronomi tutkunları için öne çıkıyor. Saint Emilion’da yapılacak yöresel tadımlar, misafirlere hasat ruhunu yaşatırken, Biarritz ve Bayonne gibi sahil kasabaları da rotada yer alıyor.

Loire Vadisi ve Champagne

Fransa’nın kalbine uzanan turda Loire Vadisi ve Champagne Bölgesi’nin ünlü üretim merkezleri ziyaret ediliyor. Reims, Ay ve Epernay’de başlayan rota, Chenonceau ve Villandry şatolarıyla devam ediyor. Tur, Paris’te son buluyor.

Côte d’Azur ve Provence

Marsilya’dan başlayarak Aix En Provence, Gordes, Avignon, Cannes ve Nice’i kapsayan rota, Monaco ve Monte Carlo’ya kadar uzanıyor. Ayrıca Atlantik Kıyıları turu da şatolar ve okyanus esintilerini bir araya getiriyor.

Setur’un Türk Hava Yolları ayrıcalığı ve seçkin konaklama seçenekleriyle sunduğu bu turlar, sonbaharı kültür ve gastronomiyle değerlendirmek isteyenler için ideal. SeturExtra avantajları ve ödeme kolaylıkları da programlara eşlik ediyor.

 

#Setur #GastronomiZamanı #FransaTuru #BaskBölgesi #LoireVadisi #Champagne #CotedAzur #Provence #AtlantikKıyıları #TurizmHaberi

Özbekistan Turizmde Büyüyor: Ziyaretçiler Daha Uzun Kalıyor

Özbekistan, 2026’nın ilk sekiz ayında yabancı ziyaretçi sayısını yüzde 21,1 artırarak 9,1 milyona ulaştı. Aynı dönemde turizm hizmetleri ihracatı yüzde 53,5 artışla 4,6 milyar dolara yükseldi. Yeni demiryolu hatları, vizesiz giriş uygulamaları ve artan konaklama kapasitesi ülkenin turizm pazarını dönüştürüyor.

Turizm Komitesi verilerine göre, turist başına ortalama harcama 2017’de 197 dolarken 2026’da 503 dolara çıktı. Ortalama kalış süresi ise sekiz gün oldu. Taşkent, Semerkant, Buhara ve Hive’nin ötesinde Fergana Vadisi, Kaşkaderya, Surhanderya ve Karakalpakistan’daki Muynak ile Nukus’a ilgi artıyor.

Uzak Pazarlardan Artan İlgi

Çin’den gelen ziyaretçi sayısı 2,3 katına çıkarken, Malezya’dan gelenler ikiye, Japonya’dan gelenler ise 1,5 katına yükseldi. Almanya’dan gelen ziyaretçi sayısı yüzde 25, Fransa ve Birleşik Krallık’tan gelenler ise yüzde 21 arttı. Vizesiz giriş rejimi artık 94 ülkenin vatandaşlarını kapsıyor.

Özbekistan ayrıca macera turizmi alanında öne çıkıyor. Much Better Adventures’ın 2026 listesinde ülke, tek başına macera seyahati destinasyonları arasında beşinci sırada yer aldı.

#Özbekistan #TurizmHaberi #İpekYolu #Semerkant #Buhara #Hive #FerganaVadisi #MaceraTurizmi #VizesizSeyahat #TurizmEkonomisi

2026’nın En Güvenli Havayolları Listesi Açıklandı

Etihad Zirvede, Qantas ve Emirates İlk 10’da

Uçakla seyahat, istatistiklere göre en güvenli ulaşım yöntemi olmaya devam ediyor. Ancak bazı yolcular hâlâ uçmaktan çekinebiliyor. Bu nedenle havacılık güvenliği uzmanlarının hazırladığı yıllık rapor, filo yaşı, ciddi olay geçmişi, pilot eğitimi ve türbülans önleme kriterlerine göre havayollarını sıralıyor. İşte 2026 yılında uçmak için en güvenli tam hizmet veren havayolları:

10- Korean Air: Güney Kore’nin ulusal havayolu, modern Airbus A350 ve Boeing 787 uçaklarıyla filosunu yeniliyor. Asiana Airlines ile birleşme süreci devam ediyor.

9- Virgin Australia: Brisbane, Melbourne ve Sydney merkezli havayolu, 100’den fazla Boeing 737 ile Avustralya ve Güneydoğu Asya’da hizmet veriyor.

8- EVA Air: Tayvan merkezli şirket, kuruluşundan bu yana büyük bir kaza yaşamadı. Washington DC’ye yeni aktarmasız uçuş başlattı.

7- Singapore Airlines: Skytrax ödüllerinde dünyanın en iyi ikinci havayolu seçildi. Changi Havalimanı’ndaki özel imkanlarıyla öne çıkıyor.

6- Air New Zealand: Güvenlik sıralamasında altıncı sırada yer aldı. Küçük farklarla liderler arasında rekabet sürüyor.

5- Emirates: Airbus A380 filosuyla dikkat çekiyor. Dubai’deki bağlantı merkezi yolculara geniş imkanlar sunuyor.

4- Qatar Airways: Doha merkezli havayolu, ABD’nin birçok şehrine uçuyor. Hamad Havalimanı’ndaki modern tesisleriyle öne çıkıyor.

3- Qantas: 1920’den bu yana faaliyet gösteren Avustralya’nın ulusal havayolu, dünyanın en uzun uçuşlarından bazılarını gerçekleştiriyor.

2- Cathay Pacific: Hong Kong merkezli şirket, 80. yılını kutluyor. Modern Airbus A350 ve Boeing 777 filosuna sahip.

1- Etihad Airways: Abu Dabi merkezli havayolu, 2003’ten bu yana büyük bir olay yaşamadan güvenlikte zirvede yer alıyor.

 

 

#HavayoluGüvenliği #EtihadAirways #Qantas #Emirates #SingaporeAirlines #AirNewZealand #CathayPacific #KoreanAir #VirginAustralia #EVAair

Prontotour’dan Gece İndirimleri: ProntON Başladı

Turizm sektöründe trend belirleyen Prontotour, yeni kampanya konsepti ProntON ile seyahatseverlere güçlü fiyat avantajları sunuyor. “Pronto’da Gece Modu Açıldı” mottosuyla hayata geçirilen kampanya, her çarşamba saat 21.00’de başlayıp perşembe sabahı 09.00’a kadar devam ediyor. Seçili yurt içi ve yurt dışı turlarda özel indirimler sunan ProntON, dinamik yapısıyla klasik kampanyalardan ayrışıyor.

Gece İndirimleri

ProntON kapsamında sunulan fırsatlar her hafta değişiyor. Bu nedenle kampanyayı takip eden seyahatseverler, hızlı karar vererek avantajlı fiyatlardan yararlanabiliyor. Kampanya yalnızca 12 saat sürüyor ve kontenjanlarla sınırlı.

Pazarlama Stratejisi

Prontotour Pazarlama Müdürü Burcu Burgazlı, kampanyanın tüketici beklentisine dinamik bir yaklaşım getirdiğini vurguladı: “ProntON’u bir anlamda ‘Gece İndirim Platformu’ olarak kurguladık. Her çarşamba gecesi seçtiğimiz ürünlerde dikkat çekici avantajlar sunacağız. Ancak burada önemli bir nokta var; bir hafta kampanyada gördüğünüz turu sonraki hafta aynı fiyat veya aynı indirimle göremeyebilirsiniz. Çünkü ürünler ve avantajlar sürekli değişecek. Dolayısıyla gerçekten ‘alan aldı’ diyebileceğimiz, hızlı karar verenlerin avantaj yakalayacağı bir sistem oluşturuyoruz. ProntON ile tüketicinin çarşamba gecelerini takip edeceği yeni bir alışkanlık yaratmak istiyoruz.”

Burcu Burgazlı ayrıca pazarlama stratejilerinde dijital kanalların önemine dikkat çekti: “Tüketici karar aldığı andan rezervasyon yaptığı ana kadar pek çok farklı dijital kanalla temas ediyor. Sosyal medyadan influencer projelerine kadar geniş bir iletişim ağı kullanıyoruz. ProntON gibi dinamik kampanyaları da özellikle dijital mecraların gücüyle büyütmeyi hedefliyoruz. Bu yıl Balkan coğrafyasını tanıtan ‘Madem Konu Açıldı’ programına sponsor olduk. Böylece hem bağlarımız olan destinasyonları tanıtıyor hem de gezginlere farklı yönleriyle seyahat deneyimi sunuyoruz.”

Erken Rezervasyon

Prontotour, yaklaşan erken rezervasyon dönemine yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Tatilini önceden planlayanlara cazip fiyatlı ürün modelleri sunmayı hedefleyen şirket, yeni destinasyonları ve farklı seyahat deneyimlerini portföyüne ekleyerek her kesimin bu avantajlardan yararlanmasını amaçlıyor.

#Prontotour #ProntON #Geceİndirimleri #TurizmHaberleri #SeyahatFırsatları #ErkenRezervasyon #YurtDışıTurlar #YurtİçiTurlar #DijitalPazarlama #TurizmSektörü

Elite World Hotels & Resorts 2030’da 70 Otele Ulaşmayı Hedefliyor

Turizm sektöründeki 50. yılını kutlayan Elite World Hotels & Resorts, Anadolu şehirlerinde hız verdiği yatırımları ve uluslararası anlaşmalarıyla büyüme yolculuğunu sürdürüyor. Deneyim odaklı “Bir Dünya Var” vizyonuyla ilerleyen grup, Türkiye’nin 7 bölgesine yayılan portföyüyle 2030 yılına kadar 70 otele ulaşmayı hedefliyor.

Anadolu’da Büyüme

Bugün 21 şehirde 37 otel ve 6.500’ün üzerinde yatak kapasitesine sahip olan Elite World, Anadolu şehirlerinde bölgesel ihtiyaçlara yönelik konseptlerde otel açılışlarını hızlandırıyor. Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde toplam 11 otele ulaşmaya hazırlanan grup, Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde de yeni yatırımlarla büyümesini sürdürüyor.

Yeni Açılışlar

2026 yılında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki büyüme çalışmalarını hızlandıran Elite World, Diyarbakır’da Elite World Comfy markasıyla ilk otelini açtı. Ardından Mardin’in Midyat ilçesinde hizmete giren Elite World Comfy Midyat, bölgedeki ikinci otel oldu. Gaziantep ve Şanlıurfa’da imzalanan yeni anlaşmalarla Güneydoğu Anadolu’daki otel sayısı 4’e çıkacak.

Doğu Anadolu’da ise Van’daki üçüncü otelini hizmete açan grup, Elite World Van, Elite World GO Van Edremit ve Elite World Nest Van markalarıyla bölgedeki portföyünü çeşitlendirdi.

Uluslararası Yatırımlar

Elite World Hotels & Resorts, yurt dışında da büyümesini sürdürüyor. Kazakistan’da Elite World Shymkent ve Elite World GO Shymkent, Hollanda’da Elite World Comfy Amsterdam Airport Schiphol, Fildişi Sahili’nde ise Elite World Grand Yamoussoukro anlaşmaları tamamlandı. Bu yatırımlar, markanın global portföyünü genişletiyor.

Yönetimden Açıklamalar

Elite World Hotels & Resorts Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Emel Elik Bezaroğlu, “Anadolu şehirlerinde büyüme önceliklerimiz arasında. ‘Bir Dünya Var’ yaklaşımımızla bulunduğumuz her şehirde yalnızca konaklama değil, misafirlerimize o şehrin ruhunu keşfedecek bir deneyim sunmayı hedefliyoruz” dedi.

Operasyon Direktörü Bünyamin Öztürk ise, “Bugün 21 şehirde 37 otel ve 6500’ü aşkın yatak kapasitesiyle hizmet veriyoruz. 2030’da 70 otele ulaşmayı hedefliyoruz. Önceliğimiz Türkiye’nin 7 bölgesindeki varlığımızı güçlendirmek” açıklamasını yaptı.

Bir Dünya Var Vizyonu

Elite World Hotels & Resorts, köklerinden aldığı ilhamla büyümeyi sürdürürken, “Bir Dünya Var” yaklaşımıyla farklı şehirlerin ruhunu ve deneyimlerini bir araya getiren yeni konaklama anlayışını Türkiye’de ve dünyada daha geniş kitlelerle buluşturmaya devam ediyor.

#EliteWorldHotels #TurizmHaberleri #AnadoluOtelleri #BirDünyaVar #OtelYatırımları #GlobalTurizm #VanOtelleri #MidyatTurizm #ŞanlıurfaOtelleri #KazakistanOtelleri #AmsterdamAirportHotel #TurizmSektörü #EliteWorld50Yıl #2030Hedefi

Panik yok

Uluslararası seyahatlerde gümrük kontrolü, yolcular için en kritik aşamalardan biridir. Gümrük memurları, ülkeye giriş yapan yolcuları değerlendirirken yalnızca belgeleri değil, beyanları ve davranışları da dikkate alır. İşte gümrük kontrolünde öne çıkan unsurlar:

Tutarsızlıklar

Görevliler, yolcunun verdiği bilgileri uçuş kayıtları ve beyanname formlarıyla karşılaştırır. Nereden geldiğiniz, ne kadar süre kaldığınız ve seyahatinizin amacı gibi rutin sorular, tutarlılığı kontrol etmek için sorulur.

Vücut Dili

Memurlar, yolcunun davranışlarını ve vücut dilini gözlemler. Aşırı gerginlik, dikkati dağınıklık veya kaçamak tavırlar ek sorulara yol açabilir. En doğru yaklaşım, soruları dürüstçe yanıtlamak ve gereksiz sohbetten kaçınmaktır.

Beyanlar

Yolcuların yanlarında getirdikleri yiyecek, tarım ürünleri veya alışverişleri doğru şekilde beyan etmeleri gerekir. Yanlış veya eksik beyan, gümrük vergisine tabi olabilir ya da eşyaların alınmasına yol açabilir.

Bagaj Kontrolü

Bagajın seyahat süresi ve amacıyla uyumlu olması önemlidir. Fazla bavulla kısa süreli ziyaret veya çok az bagajla uzun konaklama ek incelemelere neden olabilir.

Hazırlık

Pasaportun hazır olması, seyahat planının bilinmesi ve sorulara net yanıt verilmesi süreci kolaylaştırır. Ayrıca alışveriş fişlerini yanınızda bulundurmak, beyanların doğrulanmasını hızlandırır.

Gümrükten sorunsuz geçişin anahtarı, doğru beyan, tutarlı bilgi ve hazırlıklı olmaktır.

 

#GümrükKontrolü #SeyahatRehberi #BagajKontrolü #YolcuDeneyimi #UluslararasıSeyahat #GümrükBeyanı #SorunsuzGeçiş #Seyahatİpuçları #TürkiyeGümrük #SeyahatGüvenliği

Otel Temizlik Görevlilerinin Odanızda Görmek İstemediği Alışkanlıklar

Otel konaklamalarında temizlik görevlileri odaları düzenli ve ferah tutmak için yoğun emek harcar. Ancak bazı küçük misafir alışkanlıkları işleri zorlaştırabilir. İşte otel personelinin odanızda yapmamanızı dilediği davranışlar:

Eşyaları dağınık bırakmak: Kıyafetleri, şarj aletlerini ve kişisel eşyaları yatak veya yere bırakmak temizlik süresini uzatır.

Makyajı havlularla silmek: Fondöten ve maskara gibi kozmetik ürünler havlularda kalıcı lekeler bırakır. Oteliniz koyu renkli makyaj bezleri sunuyorsa onları tercih edin.

Islak havluları mobilyaya bırakmak: Nemli havlular kumaşlara zarar verir. Havluları banyoda bir arada tutmak en doğru yöntemdir.

Çöpleri gizlemek: Çöpleri çekmeceye veya yatağın altına sıkıştırmak yerine kutulara atın. Kutular dolduysa resepsiyondan ek poşet isteyin.

Yemek artıklarını bırakmak: Dolapta veya komodinde unutulan yiyecekler kokuya ve böcek sorununa yol açabilir. Çıkış öncesi mini buzdolabını ve çekmeceleri kontrol edin.

 

 

 

#OtelTemizliği #Konaklamaİpuçları #YolcuDeneyimi #OtelHijyeni #SeyahatAlışkanlıkları #GözenGüvenlik #Mossad #BagajKontrolü #HavayoluHaberleri #SeyahatGüvenliği