Dünyaca ünlü Safranbolu evleri

Dünyaca ünlü Safranbolu evleri

Dünyaca ünlü Safranbolu evleri

Türkiye’nin en çok turist çeken bölgelerinden biri olan Safranbolu, tarihe meydan okuyan tarihi evleri ile dikkatleri üzerine toplamaya devam ediyor.

 

Safranbolu, Karabük’ün turistik bir ilçesidir. Ankara’nın 231 km kuzeyinde ve Karadeniz’in 90 km güneyinde konumlanmıştır. Karabük ilçe merkezine de 8 km mesafede yer alır.

Safranbolu şehir merkezi ve Karabük il merkezi birbirlerine oldukça yakındır.

Örneklerine, Beypazarı, Göynük, Taraklı, Odunpazarı ve Osmaneli gibi yerlerde de rastlanan, Klasik Osmanlı kent mimarisini yansıtan ve bu mimarisini tarih boyunca iyi bir şekilde muhafaza edebilmiş olan Safranbolu, tarihi evleri ile ünlüdür. 17 Aralık 1994 tarihinden beri Türkiye’de Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alan 9 kültürel varlıktan biridir ve yerli-yabancı turistlerin büyük ilgisini çekmektedir. Safranbolu, ismini bölgede yetişen ve nadir bir bitki olan safrandan alır.

Safranbolu coğrafi konumu nedeniyle tarih boyunca idari ve ticari bir merkez olmuştur. Tarihte Paflagonya olarak adlandırılan bölgede bulunur ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Türkler tarafından kesin olarak alınışı 1196 yılındadır. Osmanlı zamanında 17. yüzyılda İstanbul-Sinop yolu üzerinde olması nedeniyle tarihteki en önemli dönemini yaşamıştır.

Şehir eski çağlarda Homeros’un İlyada destanında geçen Paflagonya bölgesinde yer almaktadır ve bilinen tarihi MÖ 3000 yıllarına kadar gider. MÖ 3000 ve 4000 tarihli tümülüsler, Safranbolu’nun insan yerleşimi açısından uzun bir tarihi olduğunu göstermektedir. Şehir Flaviopolis, Theodoropolis, Hadrianopolis, Germia ve Dadibra (Dadybra) gibi antik kasabalarla yorumlanmıştır. Bölgedeki bilinen ilk medeniyetler Hititlerin komşuları olan Gaspalar ve Zalpalardır. Bölgede sırası ile Hititler, Frigler, dolaylı yoldan Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallıklar (Pondlar), Romalılar (Bizans), Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar egemenlik kurmuşlardır.

Şehir Selçuklular tarafından fethedildiğinde adı Dadibra idi. Safranbolu, Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan’ın oğlu Muhiddin Mesut Şah tarafından 1196 tarihinde fethedilmiştir. Muhiddin Mesut Şah, Yunan-Bizanslı nüfusa savaşmadan teslim olmaları durumunda hayatlarını koruyacağına söz vermiş fakat kayıtlara göre şehir savaşla ele geçirilmiştir. Hıristiyanlara ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur. 1213-1280 tarihleri arasında Çobanoğulları, 1326-1354 tarihleri arasında Candaroğulları ve 1423 yılından sonra da Osmanlı Devleti’nin egemenliğine geçmiştir. Şu anki Kıranköy bölgesinde, eskiden Yunan nufüs yaşamaktaydı. Burası daha sonra merkez Yunan mahallesi olmuş ve 1923’teki nüfus mübadelesi bu bölgede de gerçekleşmiştir.

Safranbolu’da Uluyayla ve Sarıçiçek olmak üzere iki yayla bulunmaktadır. Şehre 50 kilometre uzaklıkta bulunan, 280 hektar ve 7 kilometre uzunluktaki Uluyayla’nın ortasında bir gölet ve içinde yeraltı nehri olan bir mağara vardır. Safranbolu’ya 8 kilometre uzaklıkta olan Sarıçiçek yaylasında ise kamp ve dağcılık yapılmaktadır. Ayrıca şehirde kanyonlar ve mağaralar bulunmaktadır. Kanyonlar grubunda Sakaralan (Yacı ) Kanyonu aşılmış ve Safranbolu Turizmine ve Doğaseverlere kazandırılmıştır. Uzunluğu 2.725 m olan Bulak (Mencilis) Mağarası’nın iki girişi bulunmaktadır ve 350 metrelik kısmı ışıklandırılmıştır. Yatay gelişmiş ve fosil Hızar Mağarası’nın büyük bir girişi vardır. Ağzıkara Mağarası ise sarkıt ve dikitleri ile dikkat çekmektedir. Konarı Köyü’nde bulunan Yarasa İni ve Karabük’te 100 Yıl Mahallesinde bulunan 100 yıl Mağarası girilebilir ve gezilebilir 1000 metrelik alanıyla Sepeleoloji Derneği’nin ölçümlemelerinin bitimi sonucu hizmete girecektir. 100 Yıl Mahallesindeki Su batan ve Çıkan mevkide doğal oluşum olarak ilgi alanı içindedir.

Ferhat Kaan Şahin

ferhatks@gmail.com

Instagram: fksahin