Balat’ın hızla değişen yüzü


Ayvansaray ve Fener semtlerinin arasında bulunan Haliç’in tam kıyısında yer alan farklı kültürlerin ortak adı eski Bizans Mahallesi Balat… Sıra sıra dizilmiş küçük cumbalı evler, dar sokaklar, camiler, kiliseler, sinagoglar tarih kokan bu semtin niye çekim merkezi olduğunu hep düşünmüşümdür. Şimdilerde kafe ve antikacıların çoğunlukta olduğu Balat, öğrencilerin popüler semti. Doğal film seti haline gelen Balat’ın her köşesinde bir dizi yada film çekiliyor. Hadi birlikte Balat sokaklarında bir tur atalım.

Kavun dolması
Asitane, Osmanlı Saray Mutfağını tadabileceğimiz ender lokantalardan ve 600 yıllık bir mönüye sahip. Restoranın en ilginç yemeklerinden biri kavun dolması. Kavun dolması olur mu diyorsanız? Asitane bir uğrayın derim.

Kariye Müzesi
İstanbul’da yaşayıp ta tarihi yerlerini bilmiyor yada hiç gitmemişizdir. Kariye Müzesi ’de turistlerin akın ettiği ama birçok İstanbullunun bilmediği müzelerden biri. Eski adı Mozaikli Camii olan şimdilerdeki ismi Kariye Müzesi olarak biliniyor. “Orijinal ismi Khora ‘şehir dışı’ anlamına geliyor. Yapıldığı dönemlerde Teodosius surlarının dışında kaldığı için bu adı almış. Kariye, 1453 İstanbul’un fethinden sonra Kilise olarak kullanılmış. Daha sonra 1511 yılında Vezir Hadım Ali Paşa tarafından camiye çevrilmiş.

Ahrida Sinagogu
Kürkçü Çeşme Sokağı’na girdiğimizde Ahrida Sinagogunu görüyoruz. Bu sinagog 15. yy. başlarında yapılan ve adını kurucularının İstanbul’a göç ettikleri, bugün Makedonya sınırları içerisinde yer alan Ohri kentinden alıyor. İstanbul’daki en geniş kapasiteli sinagog olma özelliği taşıyan Ahrida Sinagogu aynı zamanda Sabetaycıların peygamberi Sabetay Sevi’nin İstanbul’da ibadet etmek için ziyaret ettiği tek sinagog.

Suriyeliler de Balat’tı keşfetmiş
Balat tarihi mekanlar ve ibadet yerleri ile dolup taşıyor. Şimdilerde kafe, antikacılar ve sanatçıların atölyelerin yer aldığı semtte, minik birde çarşıda mevcut. Çarşı, Tahtakale’yi anımsatsa da, renkli minik dükkanlar ilginizi çekiyor. Balat’a da azımsanmayacak kadar Suriyeli yaşıyor. Bunu hemen anlıyorsunuz. Semtte Arapça yazıların olduğu marketler, kafeler restoranları görüyorsunuz.

Film setlerine mekan olan Agora Meyhanesi
Semtin tek alkol satan mekanı Agora Meyhanesi. Semt sakinleri Balat’ta dini mekanların çok olduğu için alkol ruhsatı verilmediğini söyledi. Balat doğal plato olarak filmcilerin ilgisini çekiyor. Şimdilerde popüler olan Çukur dizisinin meyhane bölümleri bu mekanda çekiliyor. Canlı müzik ile misafirleri ağırlayan Agora Meyhanesi, yıllara meydan okuyarak hizmet veremeye devam ediyor.

Dönence Plak
Rahmetli sanatçı Barış Manço’nun meşhur şarkısından esinlenerek plakçının adını Dönence koyan firma sahibi, kapının girişine de Barış Manço’nun dev posterini de koymayı ihmal etmemiş. Şimdilerde pasaj kültürünü avmler kaptırsak da Dönence pasaj kültürünü en iyi yansıtan dükkanlardan biri. Long playden, taş plağa kadar binlerce plak ve objelerin satıldığı bu nostaljik mekanda 70’lere, 80’lere yolculuk yapabilirsiniz.

İrili ufaklı mekanlarla dolu
Balat sokakları irili ufaklı kafelerle dolup taşıyor. Hepsi de bir birinden sevimli mekanlar. Kurumsal markalar yerine beyaz yakalıların açtıkları kafeler ağırlıkta. Balat’ın kedileri kafeleri mesken tutmuş. Her kafenin içinde birkaç tane kediye rastlamanız mümkün. Kediler o kadar rahat ve coollar. Ama karınların sürekli tok olduğu için yemek yerken sizi asla rahatsız etmiyor. Yalnızca sevin beni gibi bakıyor ve cilve yapıyorlar.

Dünyadaki tek Demir Kilise (Sveti Stefan Kilisesi)
Tamamen demirden oluşan ve Haliç’in kıyısında monte edilerek, 1898’de açılan Balat’taki kilise, kapsamlı restorasyonunun ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Bulgaristan Başbakanı Borisov’un katıldığı törenle yeniden kapılarını açmıştı. Balat’ın sembolü haline gelen Demir Kilise (Sveti Stefan Kilisesi) 7 yıl süren restorasyon ile kapılarını açarken semte restorasyon konusunda örnek oldu. Emlak fiyatları her yapılan restorasyonla daha da yukarı doğru gidiyor.
Bugüne kadar dünyada 3 tane demir kilise yapılmış. Arjantin, Avusturya ve Türkiye’de. Arjantin ve Avusturya’daki kiliseler zaman içinde yok olduğunu için Balat’taki Demir Kilise’de dünya tek özelliğine sahip. “500 ton ağırlığındaki kilise, ufak gemilerle Balat’a getirilmiş. Brezilya’da suyun içinde yaşayan ağaçlar üzerine kurulan kilise, denizin üzerinde vidalarla monte edilmiş ve 1898 hizmete girmiş.