D Maris Bay ve argos in Cappadocia yeni ödül

D Maris Bay ve argos in Cappadocia yeni ödül

Doğuş Yeme İçme, Turizm ve Perakende çatısı altında faaliyetlerine devam eden argos in Cappadocia ve D-Maris Bay, küresel turizm sektörüne yön veren World Travel Awards’tan ödüllerle döndü.

argos in Cappadocia üst üste dördünce kez “Türkiye’nin En İyi Kültürel Miras Oteli” olarak seçilirken, D-Maris Bay ise Türkiye’nin “En İyi Sahil Tesisi” ve “En Lüks Otel Villası” kategorilerinde ödüle layık görüldü.

Kuru meyve sektörü 2023 hedeflerini paylaştı

Kuru meyve sektörü 2023 hedeflerini paylaştı

Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı ürünler listesinde yer alan ve Türkiye’nin ihracatında dünya lideri olduğu kuru meyve sektöründe, ihracatçı firmalar, ihracat yetkinliklerini yalın üretim teknikleriyle geliştirmek ve 2023 ihracat hedeflerine ulaşmak için harekete geçti.

Ticaret Bakanlığı Koordinasyonu’yla, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nce 2019 yılı Ocak ayında başlatılan “Turkish Dried Fruits” isimli Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi (URGE) Projesi kapsamında sürdürülen “Yalın Üretim Teknikleri” danışmanlık faaliyeti tamamlandı.

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, “Turkish Dried Fruits” isimli URGE Projesi’nde yer alan 18 firmanın, 9 tanesinin “Yalın Üretim Teknikleri” eğitim sürecinde yer aldığını ve üretim, bakım ve kalite süreçlerinde müşteri memnuniyetinin sağlanması ve karlılığın arttırılması için danışmanlık hizmetinden yararlandığını kaydetti.

Hem müşteri memnuniyeti hem de karlılık artacak

İhracatı arttırmak artırmak için yeni pazar ve müşteri bulmakla sürdürülebilirliğin sağlanamayacağı değerlendirmesinde bulunan Celep, “Müşteri memnuniyetinin sağlanması için müşterinin istediği fiyata, kusursuz ürün ve hizmet, zamanında teslimat çok önemli. Bütün bunları yaparken işletme açısından da karlılığın arttırılması gerekiyor. “Yalın Üretim Teknikleri” eğitimiyle firmalarımızın bu denklemi doğru kurmasına aracılık ettik. Kuru meyve sektörümüzün ana ihraç ürünleri çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, sağlıklı gıdalar olduğunu Dünya Sağlık Örgütü tescil etmiş durumda. 3 üründe de üretim ve ihracatta dünya lideriyiz. 3 üründe dünyada piyasa yapıcı olmamız için prestij ürün olarak tanımladığımız bu ürünlerin kıymetini ihracatçı firmalarımızın hissetmesi ve ona göre ürünlerini piyasaya sunmaları gerekiyor. URGE Projemize katılan 19 firmamız sektörün güçlü oyuncuları ve Türkiye’nin bu ürünlerde piyasa yapıcı olmasına katkı sağlayacak firmalar. Ortaya çıkacak sinerji ile bugün 1.5 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımızı 2023 yılı hedeflerine taşımak istiyoruz” diye konuştu.

Üretim maliyetlerinde 18,3 milyon TL tasarruf sağlandı

“Yalın Üretim Teknikleri” konulu danışmanlık faaliyetinin; Projeye dahil işletmelerin üretim, bakım ve kalite süreçlerinde uygulandığının altını çizen Başkan Celep sözlerini şöyle tamamladı: “Çalışanların geliştirilmesi ve işletme süreçlerinin iyileştirmesine yönelik yalın metodlar kullanılırken, 8 ay süren faaliyet kapsamında 600 bin TL tutarında devlet desteğinden faydalanırken, üretim maliyetlerinde sektör genelinde 18.3 Milyon TL tasarruf sağlandı. Birim zamanda üretim oranı artarken, hata ve fire oranları azaldı ve daha da önemlisi işletmelerde sürekli iyileştirme için düşünsel dönüşümün temelleri atılmış oldu. Proje kapsamında firmaların; “Fire, hata, müşteri iadesi” gibi KALİTE’yle ilgili maliyet arttıran problemlerinin azaltılması, ürün akış süresinin kısaltılması, bu çerçevede makine duruşlarının ve duruş sürelerinin azaltılması, çalışanların iş yapma şekillerinin bazı örnek uygulamalarla iyileştirilmesi ve verimin arttırılması, maliyetin düşmesi, bu çalışmalarla çalışan motivasyonunun iyileştirilmesi hedeflerinde önemli kazanımlar sağlandı. Bundan sonraki süreçte; üretim, kalite ve bakım süreçlerine ilave olarak, depo, stok yönetimi, iç lojistik ve üretim planlama, strateji, bütçeleme ve yalın ürün maliyet yönetimi süreçlerini de içeren ikinci aşama danışmanlık faaliyetine geçilmesi yönünde hazırlıklara başladık.”

Kuru meyve ihracatında çekirdeksiz kuru üzüm lider

Türkiye, 2019 yılında 1 milyar 418 milyon dolarlık kuru meyve ürünleri ihraç ederken, Çekirdeksiz kuru üzüm 523 milyon dolarlık tutarla ilk sırada yer aldı. Kuru kayısı ihracatı 253 milyon dolar olurken, Kuru incir ihracatı 236 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Antep fıstığından 131 milyon dolar döviz kazanan Türkiye, 78 milyon dolarlık badem, 29 milyon dolarlık çam fıstığı ihraç etti. Leblebi ihracatı ise; 16 milyon dolar oldu.

istegelsin’de Ekim ayında en çok satılan taze sebze ve meyve oldu

istegelsin’de Ekim ayında en çok satılan taze sebze ve meyve oldu

istegelsin Ekim ayı datalarını paylaşmaya devam ediyor. Geçtiğimiz ay en çok taze sebze ve meyve satılırken ardından atıştırmalık ve içecek geldi. Ekim ayında satışı en çok artanlara bakıldığında ise ilk sırada yağlar, ardından yardım kolisi ve makarna, mantı, erişte yer aldı.

Ekim ayında satışı en çok artanlar sırasıyla sıvı yağlar, içinde çeşitli temel gıdaların bulunduğu yardım kolisi, makarna, mantı ve erişte grubu olurken onları kamp malzemeleri, bağışıklık güçlendiren ürünler, temizlik malzemeleri ve romanlar izledi. Açık havada yapılan etkinliklerin artması nedeniyle kamp malzemelerine talep artarken mevsim geçişi olması nedeniyle bağışıklığı güçlendirme ihtiyacı sonucu bu ürünlerin satışında da artış gözlemlendi.

Sebzelerde salatalık, atıştırmalıkta çikolata

Ekim ayında ay en çok satılan ürünler ise taze sebze ve meyve oldu. Sebze meyvenin ardından atıştırmalıklar, içecek, süt ve süt ürünleri geldi. Taze sebze meyvede en çok Çengelköy salatalık, limon, maydanoz ve havuç alınırken atıştırmalıklarda çikolata, içeceklerde su, maden suyu ve soda tercih edildi.

Yayla Agro İstanbul Maratonu’na sponsor oldu

Yayla Agro İstanbul Maratonu’na sponsor oldu

Türkiye’nin en büyük spor organizasyonlarından biri olan N Kolay İstanbul Maratonu’nda geri sayım heyecanı başladı. Yayla Agro, bu yıl 42. kez düzenlenecek halk koşusunun Co-Sponsoru olarak herkesi hareket etmeye davet ediyor.

Dünyada iki kıta üzerinde gerçekleşen tek maraton olan, binlerce yerli ve yabancı profesyonel ve amatör koşucunun katıldığı N Kolay İstanbul Maratonu, bu yıl Covid-19 tedbirleri çerçevesinde 8 Kasım Pazar günü gerçekleştirilecek. Pandemi nedeni ile sınırlı katılımın olacağı maratonda fiziki koşu etabının yanı sıra sanal koşu etabı da olacak. ‘Sürdürülebilir bir dünya için sağlıklı gıda’ diyen Yayla Agro; bitkisel protein açısından zengin, besleyici, kilo kontrolüne destek veren ve bağışıklık sistemini güçlendiren Yemek Hazır ürünleri ile İstanbul Maratonu’na sponsor oluyor.

Sponsorluk kapsamında Maraton öncesinde 4 bin fiziki koşucuya 5 bin adet siyezli ezogelin çorbası, nohutlu bulgur pilavı ve barbunya pilakiden oluşan 3’lü menü dağıtacak olan Yayla Agro, fiziki ve sanal toplam 10 bin koşucuya da www.yaylabakliyat.com  üzerinden yapacakları alışverişlerde yüzde 20 indirim kuponu verecek.

Geleneksel ocakbaşı lezzeti “The Grill Ocakbaşı”

Geleneksel ocakbaşı lezzeti “The Grill Ocakbaşı”

Geleneksel ocakbaşı lezzetini Türk ve dünya mutfağından en seçkin lezzetleriyle harmanlayan The Grill Ocakbaşı, modern ve yenilikçi konsepti ile misafirlerine ev sahipliği yapıyor. Dekorasyonu, şık ambiyansı, modern sunumuyla ocakbaşı kültürüne farklı bir bakış açısı kazandıran The Grill Ocakbaşı, her damak zevkine hitap ediyor.

The Grill Ocakbaşı ödüllü Chef  Mithat Yalçınkaya ve deneyimli ekibi tarafından özenle hazırlanan menüsünde; kömür ateşinde pişirilen ızgara, kebap, köfte, steak, pide çeşitleri, katmer, künefe ve meze çeşitlerini damak tadından ödün vermeyenlerle buluşturuyor.

The Grill Ocakbaşı İstanbul’da  “Küçükyalı Elite World Asia, Küçükçekmece Elite World Europe ve Florya Elite World Business” olmak üzere 3 farklı lokasyonda bulunuyor. İstanbul dışında ise The Grill Ocakbaşı Sapanca ve Van’daki Elite World Otelleri’nde misafirlerine eşsiz bir lezzet deneyimi yaşatıyor.

ŞOK Marketler 15,4 milyar TL kar etti

ŞOK Marketler 15,4 milyar TL kar etti

Türkiye’nin ciro bakımından en hızlı büyüyen gıda perakende zincirlerinden ŞOK Marketler (SOKM), yılın ilk dokuz ayında net satış gelirlerini, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,2 artırarak 15,4 milyar TL’ye yükseltti.
ŞOK Marketler, bu dönemde pandemiye rağmen toplam 667 yeni mağaza açarak yaklaşık 5 bin kişiye yeni iş olanağı sağladı.

ŞOK Marketler Tic. A.Ş., 2020 yılının ilk dokuz aylık finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. Buna göre ŞOK Marketler, yılın ilk dokuz ayında net satış gelirlerini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,2 oranında artırarak 15,4 milyar TL’ye çıkardı. ŞOK Marketler, bu dönemde pandemiye rağmen mağaza açmaya, istihdam sağlamaya ve ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam etti. Yılın ilk dokuz ayında toplam 667 yeni mağaza açan ŞOK Marketler yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağladı. ŞOK Marketler’in toplam mağaza sayısı 7 bin 882, çalışan sayısıysa 34 bin 634’e ulaştı.

Demirel: “Pandemiye rağmen yatırımlarımıza ve istihdam sağlamaya devam ediyoruz”

ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel ilk dokuz aya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Türkiye’nin 81 ilinde tüm müşterilerimize ucuz ve kaliteli ürün sunarken, bu hedef doğrultusunda pandemiye rağmen yatırımlarımıza ve istihdam sağlamaya devam ediyoruz. Çalışanlarımız ve iş ortaklarımızla müşterilerimizin güvenilir gıdaya ulaşması için var gücümüzle çalışıyoruz. Müşterilerimizin hızla değişen beklenti ve ihtiyaçları doğrultusunda, alışveriş deneyimini yenilikçi ve dijital çözümlerle geliştiriyoruz. Bu alanda Cepte Şok e-ticaret işimize yatırım yapmaya da devam edeceğiz.”

Kanyon AVM’den kiracılara destek geldi

Kanyon AVM’den kiracılara destek geldi
Back to İstanbul, İyi Yaşam Günleri ve Lokal İşler konseptleri ile birbirinden renkli markaları Kanyon etkinlik alanında misafir eden Kanyon, bu sefer kendi bünyesinde bulunan kiracı markalara destek olmak için yeni konsepti ile 2-15 Kasım tarihleri arasında Kanyon’da Lokal Markalar ile misafirlerini buluşturmaya devam ediyor!
Renkli konsepti ve ürün seçkisi içinde kaybolacağınız Ave Concept Store, şık ve zarif tasarım aksesuarlarıyla fark yaratan Sadekar, etkili formülleri ile güzelliğinize güzellik katacak olan Trio Kuaför, müzik tutkunlarının vazgeçilmezi Hifilife, tazeliğin ve doğallığın bir arada sunulduğu Macrocenter markaları; Macropicks, Anadolu Lezzetleri, Güzelada Baharat, Lütfiye Reçel, Fropi, Gurvita, Renk Renk Çiçek, Pandos Dondurma, Kombucha 2200 ve dahası 2 – 15 Kasım tarihleri arasında Kanyon’dan Lokal Markalar konsepti ile sizleri bekliyor!

Alanya Ultra Trail 2021 koşusu Nisan’da

Alanya Ultra Trail 2021 koşusu Nisan’da

Yörükler ve ultra-maraton koşucularının benzer yönlerini ortaya çıkarmak amacıyla “Dağların Aslanı” Ahmet Arslan ile Argeus Travel & Events tarafından gerçekleştirilen Alanya Ultra Trail, 3 Nisan 2021 Cumartesi günü Merrell isim sponsorluğunda gerçekleştirilecek.

Sporculara Tarihi Kızılkule, Damlataş Mağarası, muz bahçeleri, Alanya Kalesi ve Toroslar gibi Akdeniz’in simge noktalarında koşma imkanı sunan Merrell Alanya Ultra Trail, katılımcılara dört farklı yarış seçeneği de sunacak.

76 km mesafeli Merrell Alanya Ultra Trail, 48 km mesafeli Taurus Mountain Marathon, 28 km mesafeli Keykubat Mountain Run ve 17 km mesafeli Alaiye Short Trail’in kayıtları için http://www.alanyaultra.com/

ABD seçimleri üzerine

ABD seçimleri üzerine

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki başkanlık seçimi 3 Kasım tarihinde gerçekleşecek. Şimdiki başkan Donald Trump ve Demokratlar’ın adayı Joe Biden arasında COVID-19 pandemisinin gölgesinde gerçekleşecek seçim sadece ABD değil tüm dünyayı ilgilendiriyor. Pandeminin getirdiği kısıtlamalar ve tartışmalar nedeniyle tarihte görülmemiş bir kampanya dönemi geride bırakılırken iletişimciler açısında da geleceğe yönelik yeni dersler çıkartmak mümkün.

Donald Trump 2016’da başkanlığı Hillary Clinton’dan tüm anketleri yanıltarak beklenmedik bir şekilde alırken geleneksel seçim kampanyaları ve iletişim süreçlerinin de sorgulanmasına neden olmuştu. Ana akım medyayı açıkça karşısına alarak yürüttüğü seçim kampanyası sahte haber, fake news, kavramını literatüre sokmuştu. Ülkedeki ekonomik gelişmenin yavaşlamasından ve Çin’in yükselişinden etkilenen orta sınıf beyaz seçmen kitlesi, özellikle de şehirlerin etrafında yaşayan kadınlar ve yaşlılar Trump’a yönelmiş ve seçilmesini sağlamıştı. Başarılı bir iş insanı olarak Amerikan rüyasını temsil eden Trump, küreselleşme karşıtı tepkileri başarılı bir şekilde toparlayarak samimi ve sıradan vatandaşın sesi olarak tarihi bir başarıya imza atmıştı.

2020 seçimlerine girerken tarih bir kere daha tekerrür ediyor. Son haftalara girerken Biden anketlerde ciddi bir farkla önde görünüyor ancak 2016’yı hatırlayan analistler bu defa daha temkinli konuşuyor. Gerçekten de Trump çok eleştirilse de özellikle Çin’e karşı durarak ona güvenen seçmen kitlesinin gözünde güven kazandı. Sosyal medyada ya da ana akım medyadaki sert muhalefete karşın sahadaki gücünü koruduğuna dair analizler sıklıkla ortaya çıkıyor. Buna karşın Biden, petrol endüstrisi gibi güçlü lobileri yabancılaştıracak sözler söylese de, genel olarak geleneksel iktidar odaklarının seveceği politikaları savunmaya odaklanıyor. Seçimin bir kez daha halka yönetenler, vatan sevgisi ve küreselleşme, inanç ve laiklik gibi fay hatlarına göre belirleneceğini söylemek yanlış olmaz.

İletişim profesyonelleri açısından ABD seçimleri, yakın bir şekilde seyreden çekişme nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, bu kırılma noktalarının toplumsal hayatta güçlenerek sürdüğü gerçeğini görmek açısından önem taşıyor. Sosyal medya ve ana akım medyadaki algının yanıltıcı olabileceği ve gerçek sonucun hayatın içinden, halkın gündelik sorunları ve ihtiyaçlarına cevap vermekten geçtiğini görmek mümkün. Bu anlamda pandemi nedeniyle eskisi kadar rahat düzenlenemeyen etkinliklerin ve mitinglerin, sıradan insana doğrudan dokunabilmenin başarıya giden yolu oluşturduğunu unutmamamız gerekiyor.

Bengi Vargül Şen

PTT’den Rusya için özel pul

PTT’den Rusya için özel pul

PTT AŞ, Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu arasındaki ilişkilerin 100. yıl dönümü anısına Süleymaniye Camii ve Moskova Merkez Camii görsellerine yer verilerek blok şeklinde hazırlanan ‘‘Türkiye Cumhuriyeti-Rusya Federasyonu Ortak Pulu’’ konulu iki değerli anma pulu ile ilkgün zarfını 3 Kasım 2020 tarihinde tedavüle sundu.

03 Kasım 2020 tarihinde tedavüle çıkan “Türkiye Cumhuriyeti Rusya Federasyonu Ortak Pulu” konulu 2 x 6,50 TL (45×95 mm boyutunda) bedelli anma pulları, söz konusu pula ait 15 TL bedelli ilkgün zarfı PTT iş yerlerinde, PTT’ye ait www.filateli.gov.tr web adresinde ve filateli cep uygulamasında satışa sunuldu.