Air France-KLM yolcuları havadaki konforu, karada da yaşayacak

Air France-KLM yolcuları havadaki konforu, karada da yaşayacak

Air France ve KLM yolcuları havalimanı transferlerini BMW 7 Serisi ile gerçekleştirecek.  Air France ve KLM, Borusan Otomotiv yeni bir iş birliğine imza attı. Air France ve KLM’in “Business Class” ve “La Première” yolcularının havalimanı gidiş-dönüş transferleri BMW 7 Serisi ile gerçekleştirilecek.

 Dünyanın lider havayolu şirketlerinden Air France-KLM Grubu, konforlu bir uçuş deneyimi yaşatan Business Class servisi ve baştan sona ayrıcalıklı La Première süitleri ile yolcularına üstün kalitede hizmet sunuyor. Kişisellik ve lükste sınır tanımayan dünyanın en iyi first class hizmetlerinden La Première ile yolcularına eşsiz bir uçuş deneyimi yaşatan Air France, yolcularının havalimanı transferlerini de aynı konforda sağlamak üzere BMW Türkiye distribütörü Borusan Otomotiv ile iş birliği yaptı. Buna göre Air France La Première ve Business Class yolcuları ile KLM Business Class yolcuları havalimanına gidiş ve dönüşlerde transferlerini BMW 7 Serisi ayrıcalığıyla gerçekleştirecek.

 

Modern Lüksün Simgesi BMW 7 Serisi Konforu ile Havalimanı Transferi

Borusan Otomotiv ile gerçekleştirilen iş birliğiyle Business Class ve La Première yolcuları, Türkiye çıkışlı uçuşları için istedikleri noktadan özel şoförlü BMW 7 Serisi otomobillerle alınarak havalimanına getirilecek. Yolcular, dönüşlerinde de yine BMW 7 Serisi otomobiller ile havalimanında karşılanarak gitmek istedikleri noktaya transfer edilecek. BMW 7 Serisi’nin sahip olduğu benzersiz teknolojiler ve lüks detayları sayesinde Air France-KLM’in uçuş konforu ve ayrıcalıklı deneyimi hem karada hem de gökyüzünde sunulmuş olacak.

 

www.airfrance.com

 

Air France-KLM Hakkında:

Güçlü Avrupa temeline sahip küresel lider Air France-KLM Grubu’nun ana faaliyet alanları yolcu taşıma, yük taşıma ve hava taşıtı bakım işlemlerinden oluşmaktadır. Air France-KLM Avrupa’dan kalkışlarda uluslararası yolcu taşıma trafiğinde küresel lider konumundadır. Air France, KLM Royal Dutch Airlines, Joon, Transavia ve HOP! Air France’den oluşan beş markası ile 2018 yılında müşterilerine 116 ülkede 314 noktayı kapsayan geniş bir uçuş ağı sağlamaktadır. Halihazırda çalışır durumda olan 537 uçaktan oluşan filosu ve 2017 yılında taşınan 98.7 milyon yolcu sayısı ile Air France-KLM ağırlıklı olarak Paris-Charles de Gaulle ve Amsterdam-Schiphol’de bulunan merkezinden günlük olarak yaklaşık 2.300 uçuş gerçekleştirmektedir. Sık seyahat edenlere özel olarak tasarlanmış Flying Blue programı 15 milyon üyesi ile Avrupa’da en çok tercih edilen programların başında gelmektedir. Air France-KLM ve ortakları Delta Air Lines ve Alitalia günlük bazda gerçekleştirdiği 270’den fazla uçuş ile en büyük Atlantik ötesi ortak girişimi işletmektedir. Ayrıca, Air France-KLM 20 üye havayolu şirketinden oluşan, müşterilerine 177 ülkede 1.070’den fazla noktada 16.000’in üzerinde günlük uçuş ile küresel bir ağ sunan SkyTeam ittifakının bir üyesidir.

“Turizm sektörü, sağlık ve iç turizme odaklanmalı”

Talha Çizmeci, “turizm sektörü, sağlık ve iç turizme odaklanmalı”

 Ekonomide yaşanan değişimler Türk tatilcilerin tercihlerini değiştiriyor. Yurt içi oteller bu dalgalanmadan olumlu etkilenirken yurt dışı turlara olan ilgide azalmalar yaşanıyor. Doların yükselişiyle beraber daha düşük bütçeli Avrupa turlarına rağbetin arttığını söyleyen Vizyon Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Talha Çizmeci, “Incoming olarak verilen hizmetlerde ki karlılık bu durumdan olumlu etkilenirken, outgoing hizmetlerde doğal olarak iptaller ve azalmalar yaşanıyor” dedi.

 

28 yıllık tecrübesiyle Türkiye’nin önemli turizm acentalarından biri olan Vizyon Turizm bu yıl da yurt içi, yurt dışı turları ve kurumsal etkinliklerine hız kesmeden devam ederken sağlık turizmine de odaklanmaya devam ediyor.

 

Geçtiğimiz yıla göre bu sezon ekonomide yaşanan dalgalanmalar doğrultusunda yurt dışı turlarına olan rağbetin azaldığını söyleyen Çizmeci, yurt içi otellerin ise bu durumdan olumlu etkilendiğini belirtti. Çizmeci, Dövizdeki hızlı dalgalanmalar insanların paniklemesine sebep olduğundan bu yıl Nisan ve Mayıs aylarından sonra taleplerde düşüş yaşandı. Misafirler artık çok uzak tarihlerdeki tur programlarına bakmıyor ve yurt dışı gezilerinde daha yakın yerleri tercih ediyor. Özellikle uzak destinasyonlara olan ilgi azalırken Avrupa turlarına rağbet artıyor.” dedi.

 

“Ülke olarak sağlık turizmine önem vermeliyiz”

2019 yılında yurt dışı turlarına yeniden rağbetin artmasını sağlamak için yeni düzenlemeler yapacaklarına dikkat çeken Çizmeci, “Yaşanan dalgalanmalardan dolayı yurt dışı turlarında düşüş olsa da önümüzdeki yıl itibariyle daha kısa ve nispeten daha düşük bütçeli turlar organize etmeye çalışacağız.” dedi. Incomingin oldukça önemli olduğunu ve daha da gelişmesi gerektiğini belirten Çizmeci aynı zamanda ülke olarak sağlık turizmine daha fazla önem verilmesi gerektiğini vurguladı. Çizmeci,Ülke olarak sağlık turizminde çok iyi bir konumdayız ve çok iyi teknolojik cihazlara sahibiz. Sağlık turizmi bizim için katma değer olarak çok yüksek bir konumda. Turizm acentaları olarak sağlık turizminde kendimizi daha fazla geliştirmeli ve sağlık turizmine daha fazla yoğunlaşmalıyız.” dedi.

Özel günleriniz ödüllü şeflerle taçlanıyor.

Sheraton İstanbul Ataköy Hotel, hayalleri gerçeğe dönüştüren hizmet kalitesi ile hafızalardan silinmeyecek düğünlere ev sahipliği yapıyor. Çiftler hayatlarındaki en anlamlı güne hazırlanırken, otelin profesyonel ekibi düğün sahipleri için tüm detayları düşünüyor. Ödüllü şefler tarafından özel hazırlanan menü alternatifleri, unutulmaz geceyi daha da leziz kılıyor. Çiftler isterse geceyi modern ve panoramik deniz manzaralı Balayı suitinde geçirebiliyor.

Muratbey peynir SIAL Global Gıda Fuarı’nda büyük ilgi gördü

Muratbey peynir SIAL Global Gıda Fuarı’nda büyük ilgi gördü

Muratbey, dünyanın en önemli gıda fuarları arasında bulunan SIAL Global Gıda Fuarı’nda eşsiz ve inovatif ürünleri ile yer aldı. 21 – 25 Ekim tarihlerinde Paris’te gerçekleşen fuarda dünyaca ünlü markalarla aynı platformda yer alan Muratbey, kendi alanında tek olan ürünleriyle katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Avrupa’ya ülkemizden peynir ihracatı gerçekleştiren tek firma olan Muratbey, dünya pazarında büyüme hedefi kapsamında bir adım daha atmış oldu.

İnovasyona verdiği önemle peynirin gelişimine yön veren Muratbey, 21-25 Ekim 2018 tarihlerinde Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen “SIAL Global Gıda Fuarı”na katıldı. Muratbey, fuar boyunca inovatif ürünü Burgu, Sürmeli ve Topi başta olmak üzere tüm peynir çeşitlerini ziyaretçilerine tanıttı.

 ‘‘Avrupa’ya ülkemizden peynir ihracatı yapan tek firmayız”
Avrupa’ya ülkemizden peynir ihracatı yapan tek firma olduklarını vurgulayan Muratbey Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Erol, “Amerika, Japonya, Türki Cumhuriyetler, Ortadoğu ve Balkan ülkeleri gibi dünyanın birçok ülkesini lezzetli peynirlerimizle buluşturuyoruz. Yakın zamanda Avrupa Birliği ülkelerini de ihracat ağımıza ekledik. Hollanda, Almanya, Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ürünlerimizi ulaştırıyoruz. Avrupa pazarında büyüme hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz, daha fazla ülkeye ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

Muratbey, SIAL Fuarı’nda önemli bağlantılar kurdu

İhracatta büyüme hedefleri doğrultusunda SIAL Global Gıda Fuarı’na katılım sağladıklarını belirten Hamit Erol “Burgu, Sürmeli ve Topi başta olmak üzere, pek çok peynirimizin SIAL Global Gıda Fuarı’nda tanınmasını ve deneyimlenmesini sağladık. Peynirlerimizi tadan herkesten çok olumlu dönüşler aldık. Fuar boyunca aralarında ABD, Kanada, Avustralya, Çin, Litvanya, Kore, İngiltere, Fas, Brezilya, Japonya, İsveç, Filistin, Belçika, Kazakistan gibi dünyanın dört bir yanından gelmiş ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştık. Özellikle başta Burgu olmak üzere inovatif ürünlerimiz, benzer bir ürüne hiç rastlamadıklarını belirten ziyaretçilerimizden övgü aldı. Tüm dünya için peynire farklılık ve eğlence getirdiğimizi belirten ziyaretçiler ile verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Fuarda önemli bağlantılar da kurmayı başardık. Türkiye’nin milli bir markası olarak gerçekleştirmiş olduğumuz bu çalışmalarla ihracatımızı artırmayı ve ülkemizin ekonomisine katkımızı yükseltmeyi planlıyoruz” dedi.

Muratbey uluslararası dijital pazarlama yatırımlarına devam ediyor

İhracatı artırma çalışmaları kapsamında yurt dışına özel yeni bir dijital kampanya hayata geçirdiklerini belirten Erol “Yurt dışı pazarlama faaliyetlerine yönelik yatırımlarımıza ve markalaşma çalışmalarımıza hız verdik. Globalleşme stratejimiz kapsamında tüketicilerimizle duygusal bağ kuruyoruz. Uluslararası sosyal medya hesaplarımızdan sürekli paylaşımlar yapıyoruz. Sosyal medya yarışmalarıyla yurt dışındaki Muratbey sevenlerle yakınlaşıyor, tüketicilerimizle sürekli iletişim sağlıyoruz” dedi.

Pause City’s Dergi’nin Konuk; Dj Serkan Baykal

Dj Serkan Baykal

19 senedir faal olarak ve yaklaşık 11 senedir profesyonel olarak Dj’ lik hayatına devam etmektedir. Birçok ünlü kulübün yanı sıra

Su Ada, Boğaziçi Ünv, Park Orman,  Çırağan Sarayı, Four Season gibi bir çok önemli mekanda yer alan organizasyon ve davetlerde performans sergilemiştir.

 

Dj’ liğe Profesyonel Olarak 2007 Yılında Başladı.

2007 yılında Bağdat Caddesi’ nde “Dj Cadde Team”i kurarak şu anki adı “Cadde Nispet” olan gece kulübünde Dj’ lik hayatının ilk profesyonel adımını atmış oldu. Bu süre içerisinde de birçok kulüpte de performans sergilemeye devam etti.

2008 yılında prodüksiyon firmasında görev almaya başlayarak profesyonel müzik kariyerini bir adım daha öne taşımıştır. Bir çok ünlü simanın düğün organizasyonu, lansman, açılış, kokteyl, özel parti ve konserinde aranılan isim olarak adını yazdırmıştır.

2008 yılında popüler müziği bir kenara bırakıp, bu zaman zarfında LO-FI (LOUNGE, CHILL OUT, AMBIANCE, JAZZ) türünde müzik yaparak sayılı isimlerin arasına girdi. Birçok derleme albüm ile kendi kitlesine ulaşmayı başardı. Bu mesleğe her ne kadar elektronik müziği severek başlasa da, yıllar kendisini, müziğin her türünü dinlemeye yöneltti. Jazz, funk, soul, alternatif ve rock,  80’s ve 90’s kendini kanıtladıktan sonra 2010 yılında Aytunç Bentürk Hot Latin Night ile Murphy’s Kalamış Dance Bar ’da performans sergileyerek latin dünyasına da ayrıca müthiş bir adım atmıştır. Sess UludağNişantaşı BiberKuruçeşme SortieDesibel Club, Drone performans sergilemiş, şimdi ise Sess Nişantaşı-Bodrum’da Dj’liğe Biber Bar’larında Müzik Koordinatörü olarak performanslarına devam etmektedir.

Air France ve KLM, bir yılda 98.7 milyon yolcu taşıdı

Bir yılda 98.7 milyon yolcu taşıdı

Air France, KLM Royal Dutch Airlines, Joon, Transavia ve HOP! Air France’den oluşan beş markası ile 2018 yılında müşterilerine 116 ülkede 314 noktayı kapsayan geniş bir uçuş ağı sağlamaktadır. Halihazırda çalışır durumda olan 537 uçaktan oluşan filosu ve 2017 yılında taşınan 98.7 milyon yolcu sayısı ile Air France-KLM ağırlıklı olarak Paris-Charles de Gaulle ve Amsterdam-Schiphol’de bulunan merkezinden günlük olarak yaklaşık 2.300 uçuş gerçekleştirmekte. Air France-KLM ve ortakları Delta Air Lines ve Alitalia günlük bazda gerçekleştirdiği 270’den fazla uçuş ile en büyük Atlantik ötesi ortak girişimi işletmektedir.

29 EKİM’E ERKEN KUTLAMA!

29 EKİM’E ERKEN KUTLAMA! Devamını Oku

Finali Bengü ile kutladılar

American Hospital The Bodrum Cup finalini Bengü ile kutladı

30 yıldır aralıksız olarak düzenlenen uluslararası yelken yarışı The Bodrum Cup, düzenlediği yarış ve etkinliklerinin finalini Türk pop dünyasının en değerli isimlerinden Bengü’yle yaptı.

Uluslararası deniz festivali The Bodrum Cup, 30. yılında en dolu programının finalini Bengü’yle yaptı. Amerikan Hastanesi‘nin isim sponsoru, Yalıkavak Marina‘nın da ana sponsoru olduğu organizasyon kapsamında 27 Ekim Cumartesi, saat 22.00’de hayranlarıyla buluşan Bengü, organizasyonun katılımcılarını ve Bodrumluları unutamayacakları bir performansla uğurladı. Konserin yapıldığı İçmeler’deki Ağanlar Tersanesi, şarkıcının söylediği şarkılarla yankılandı.

Bu konserden elde edilen gelir, The Bodrum Cup’ın kurucularından Prof. Dr. Galip Beygü İsen’in anısını yaşatmak için oluşturulan Prof. Dr. Galip Beygu İsen-The Bodrum Cup Eğitim Fonu’na aktarıldı. Daha sonra ise Türk Eğitim Vakfı’na bağışlanacak.

“20 Soruda Ben” Sinem Yıldırım

“20 Soruda Ben” Sinem Yıldırım

1–Savurganlık yaptığınız olur mu? Hayatınızda havalı gösterişli ama “bu benim ilk savurganlığım” diyebileceğiniz ne var?

Havalı olsun diye ilgimi çekmeyen  bir şey almam. Savurgan asla değilimdir. Sadece o an çok beğendiğim kullanırım. Etiketi üzerinde uzun süre beklettiğim ve sıkıldığım şeyler olmuştur.  Genel olarak birine yaramayan bir şey diğerine yarar, bu nedenle illaki işine yarayacak birine ulaştırmaya çalışırım.

 

2-Kendinle yüzleşir misin?

Her an. Her durum ve olayda. her gece yatağımda. Bu benim başıma neden geldi? Ben ne yaptım. Nerede hata yaptım da bu böyle oldu. Kendimde neleri temizlemeliyim, bu durumdan öğrenmem gereken şey nedir gibi… Sorgulamaları sürekli yaparım kendimle… Projektörlerim hep kendi içime çevrilidir. Kendimde bulduğum hataları tekrarlamamaya, eksikleri tamamlamaya, zayıflıkları güçlendirmeye çalışırı. Derdim kendimledir. Çoğu insanın aksine dışarıda hiç suçlu aramam. Çünkü her şey bizden çıkar ve yine bize geri döner . Her gün bir önceki günden daha iyi bir insan olmaya çalışırım.

 

3-Keşke yapsaydım dediğiniz oldu mu? Ne için düşündünüz?

Keşke kelimesi insanı çok yıpratan bir kelime.  Çünkü hiç bir şeyi  ger dönüp değiştiremeyiz. Gelecek bugün yaptıklarımıza göre şekillenir. Keşke diyeceğim bir şeyi daha farklı yapmaya çalışırım. Keşke diyorsam oradan alınması gereken bir ders, bir öğüt var demek ki. Ayrıca hatalarımızla kabullenmeliyiz önce kendimizi sonra herkesi. Bugünkü bizi biz yapan şeylerdir o hatalardan aldığımız dersler.

 

4-İnsanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığınızı düşünüyorsunuz

Dışarıdan çok soğuk ve uzak göründüğümü tanıdıktan sonra yakından sevimli, şirin bir lokum olduğumu söylerler. Hatta birisi size selam vermek için 5 kapıdan izin almamız gerekir  demişti çok gülmüştüm.  Ağır bir duruşum vardır.  Tersim terstir, lakin yakınlarıma son derece ilgili, neşeli, sevecen, merhametli ve sevgi doluyumdur.

 

5-Size bile garip gelen bir huyunuz var mı?

Var… Hala inanabiliyorum insanoğluna…  İnsanın değişebileceğine, yücelebileceğine, gerçek hakiki insan olabileceğine. Doğayla, hayvanlarla, birbirleriyle bütünlesip ben neysem karşımdakide o diyebileceklerine hala inanıyorum. Hala yalan söyleyebileceğini düşünemeden insanların ağızlarından çıkan kelimelerin  gerçek olduğuna inanıyorum ve doğru olarak kabul ediyorum ve inanıyorum, insanların anlattıklarına.  Ben bana anlatılana inanırım.

 

6-Neyi romantik bulursunuz

Beni tanımaya beni çözmeya çalışmasını. Benimle ilgili detayları aklında tutup unutmamasını. Mesela, kahvemi nasıl içtiğimi bilip bana sormadan öyle getirmesini. “Sinem bunu sever, bunu böyle sevmez, o buna bayılır şuna şimdi feci üzülecek ahh” demesini. Bana emek vermesini, benimle ilgili her detayı doğru olarak bilmesini isterim. Bu benim için çok değerlidir.

 

7-En çok neyi harcıyorsunuz: giysi, parfüm veya başka herhangi bir şey?

Zamanımı. Anlamayan ve belkide bu yüzyıl hiç anlayamayacak insanlara belki bugün o gündür anlayabilir diye bir şeyleri anlatabilmek için ömrümü. Vaz geçemiyorum insanlardan bana ne, boş ver ne halleri varsa görsünler diyemiyorum. Ve bu bir süre sonra suistimal ediliyor emeklerim boşa gidebiliyor ama olsun ben yinede tüm insanlığın bir gün er geç aydınlanabileceğine inanıyorum.

 

8-En büyük, en tuhaf korkunuz nedir?

Hiç bir korkumun olmaması bence en tuhaf tarafımdır. Gerçekten korku hissim yok. Ne bombadan, ne yüksekten, ne bir hayvandan, ne ölümden, ne yaratıktan, ne silahtan hiç bir şeyden korkum yok. Dosdoğru yürürüm her şeyin üzerine.

 

9-Sınırsızca yaptığınız bir şey var mı?

Düşüncelerimde sınırsızımdır ama dünya yaşamında haddimi iyi bilirim. Kalben sınırsız severim, ölümüne. Ama gerekirse tak diye kesmeyi de bilirim. Bir de gökyüzüne bakmak. Gece gündüz gökyüzüne bakarım ben. Benim sınırlarım sınırsızlıklarda çünkü.

 

10-Ünlü biri olmak sizce nasıl bir durum?

Kendimi pek öyle görmüyorum. Kurtlar Vadisinde oynadığım dönemlerde sokakta rahat bir adım bile atamazken dahi kendimi ünlü biri gibi görmedim. Tanınmanın sağladığı kolaylıkların yanında zorlukları da var. Herkesin yaptığı sıradan bir şeyi siz yaptığınızda bedeli çok ama çok ağır olabiliyor. Bu bağlamda dikkatli olmaya çalışırım elimden geldiğince.

 

11-Ünlülerin etkileyici olduğuna inanıyor musunuz?

Başlangıç için bir nebze evet ama devamlılığını sağlamak ailedeki eğitimle mümkün. Mesela çöpleri toplamak. hayvanlara yardım etmek gibi… Bu konularda ünlü birileri ön ayak olabilir ve bir farkındalık yaratabilir. Çok güzel bir dalga başlatabilir.

12-Aksanını iyi bildiğiniz başka hangi dilde konuşuyorsunuz?

İngilizcem fena değildir. Evde çocuklarımla İngilizce konuşuyoruz.

 

13-Hayatta yedek planlarınız var mıdır?

Pek yok aslında. Yaşam bana sıkı planlar yapmamayı çok acı şekillerde öğretti.  Her konuda esnek olabilmeye çalışıyorum. Adaptasyon önemli bir düzeydir. Takılı kalmadan hemen plan değiştirebilmek başarı için gerekli bence.

 

14-Şuan da sizinle ilgili; benim ve hiç kimsenin bilmediğim bir şeyi bana söyleyebilir misiniz?

Söyleyemem…  Çünkü bu çok büyük bir sır. “Fısıltıyla konuşuyorum şu anda” tabi ki şaka…

 

15- Süper gücünüz olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Zaman,  mekan ve boyutlar arasında ışınlanabilmek isterdim.

 

16-Kahramanlarınız var mıdır?

Atatürk en büyük kahramanım. Yoktan var eden. Milyonları kurtaran ve tüm insanlığı  çok üst seviyelere taşıyan bir insan.

 

17-Hayattaki altın kuralınız nedir?

Sabır, hoşgörü, merhamet, kendini karşındakinin yerine koymak, sonsuz şefkat, sukunet, insanları oldukları gibi kabullenmek ve birleşmek.

 

18-Yemek yapar mısınız? Yapabilidiğiniz en güzel yemek nedir

Yaparım. Hemen aklıma gelmiyor ama kremalı patatesim, tatlı ekşi soslu somonumu, salatalarımı sevdiklerini söylerler. Mozaik pastam yapınca hemen biter. Her gün yapmam ama yaparken terapi gibi geliyor.

 

19-Hangi şehri sever ve yaşamak istersiniz? Ve neden?

İstanbul, İstanbul ve İstanbul… Çünkü iyi kötü her şeyine çok aşığım çok.

 

20-En sevdiğiniz ya da maceralı tatili nerede geçirdiniz?

Her tatilim full maceralıdır benim. Çünkü İndiana Jhons gibi tatil yaparım. Bir yeri havadan karadan denizden her yerden keşfeder, mağaralarına dalar, nehir ve şelalelerinde yüzer, tarihi yerlerini gezerim. Lokal insanlar gibi yaşarım. Oralı olurum adeta.  Gece gündüz ayırt etmez her anını dolu dolu yaşarım.

Türk Tuborg şişelerine iki ödül birden

Türk Tuborg şişelerine iki ödül birden

Türk Tuborg Bira ve Malt San. A.Ş.’nin Şişecam Cam Ambalaj tarafından tasarlanan şişesi Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması’nda iki büyük ödül birden aldı.

Haziran ayında İtalya’da düzenlenen A’Design yarışmasında altın madalya kazanan Türk Tuborg Bira ve Malt San. A.Ş.’nin Şişecam Cam Ambalaj tarafından tasarlanan şişesi, Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin düzenlediği 8. Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması’nda da içecek kategorisinin altın ödülü ile birlikte Altın Ambalaj Ödülü’ne layık görüldü.

Geçen sene 3 üründen oluşan özel bir seri çıkaran Türk Tuborg A.Ş.’nin Şişecam Cam Ambalaj tarafından tasarlanan ve üretilen şişesi, Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin düzenlediği “Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması”nda içecek kategorisinde altın ödüle layık görüldü. Aynı törende Türk Standartları Enstitüsü (TSE) işbirliği ile verilen ve gecenin büyük ödülü olan Altın Ambalaj Ödülü’nü de kazanan bu sıradışı tasarım geceyi 2 ödülle tamamladı.

 

Köşeli şekli, kolay tutulan geniş gövdesi ve sağlam yapısıyla standart şişelerden ayrılan tescilli şişe tasarımının etiketleri için de özel bir tasarım ve üstün kalitede malzeme kullanıldı. Aynı şişe tasarımı Haziran ayında İtalya’da düzenlenen A’Design yarışmasına katılarak da ödüle layık görülmüştü.

 

Ambalaj Ay Yıldızları ödülleri, 12 Ekim Cuma akşamı Raffles İstanbul Otel’de gerçekleşen törenle dağıtıldı. Ambalaj ve tasarım dünyasının büyük ilgi gösterdiği törende ödülleri almak üzere Türk Tuborg A.Ş. CEO’su Damla Birol ile Şişecam Cam Ambalaj Tasarım Müdürü Tamer Öztürk sahneye davet edildi.