Başarısını şansa bırakmayan güçlü bir kadın …

Sizin sıra dışı insan grubundan olduğunuzu düşünüyorum. Hazırladığınız projelerde olağanüstü bir etkiniz var. Bir marka olarak Brand Week’e konuk olsaydınız kendi efsanenizi nasıl anlatırdınız?

Efsane yakıştırmasını kendim için abartılı buluyorum. Bu nedenle efsane demezdim. Özellikle de bu yıl Brand Week’te sahne alacak efsaneleri düşününce bir hayli abartılı geldi. Ben hikayelerin ve yaratıcılığın gücüne inanan bir insanım. Ortadoğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü’nde okurken henüz üçüncü sınıfta Aselsan vb yerlerden teklif aldığım halde daha yaratıcı işlerin peşinden gitmeye karar verdim. Bulunduğumuz ana değil geleceğe odaklanırım. Pek çok insan anı yaşamak gerektiğini, ana odaklanmak gerektiğini düşünür. Ama ben anın hemen geçeceğini düşünerek sonraki anlara odaklanırım. Bu yüzden de şu andaki başarılarımdan çok gelecekteki hikayelerimin kurgusuyla uğraşırım. Örneğin şu anda pek çok insan Brand Week’in ne kadar başarılı olduğunu, ne etkileyici bir line- up oluşturduğumuzu konuşuyor. Ama ben Londra’da, Lizbon’da ve Dubai’de gerçekleştireceğimiz Brand Week’lerin hayaliyle yatıp kalkıyorum. Bir adım sonrası benim için daha çekici.

Mesleki açıdan en güçlü olduğunuz yönünüz nedir?

Fark yaratmanın, odaklanmanın ve yaratıcılığın önemine inanıyorum. Bu yüzden de her yaptığımız işte gerek yaratıcılık ve gerekse fark yaratabilmek için çok çaba harcıyoruz. Bu inanç benim en güçlü yanım olabilir. Ayrıca gerçekleştirdiğim projelerin sadece bizim için değil çalıştığımız sektörler için de değer yaratabilmesini önemsiyorum. Bir de sezgilerimin güçlü olduğu sık sık ifade edilir. Brand Week projenize hayatınızın markası diyebilir miyiz? Brand Week bir sonuç. Benim ve uzun yıllardır birlikte çalıştığım arkadaşlarımın hayatının projesi Brand Week’ten çok MediaCat diyebilirim. Brand Week çok önemli tabii ki ancak sonuçta MediaCat’in 25 yıllık birikiminin bir ürünü. Ülkemizde uluslararası bir marka haftası yarattınız.

Nasıl bir öngörü ile? Nasıl bir disiplinle?

Nasıl bir ikna kabiliyeti ile bu güne gelindi? Yıllardır yaptığımız pek çok etkinliği, yarattığımız bazı değerleri yeniden tasarlayarak Brand Week markası altında compact hala getirdik. Felis Ödülleri’ni yıllardır veriyorduk. Bu yıl Brand Week kapsamında onikincisini vereceğiz. MediaCat Marketing Forum’ları 10 yıldan daha uzun süre gerçekleştirdik. Lovemarks araştırmasını yıllardır yapıyorduk. Brand Week kapsamında bu araştırmayı bir ödülle taçlandırıyoruz. Aslında uzun yıllardır yaptıklarımızı çağdaş bir tasarımla yeniden kurguladık. Daha etkili hale getirdik. Bu aslında markalar dünyası için de büyük bir ihtiyaç idi. Pek çok disiplinde benzeri haftalar gerçekleştiriliyor. Fashion Week, Design Week vb. oysa en önemli alanlardan birisi olan, iş dünyasının temel taşıyıcısı marka alanında böyle bir boşluk vardı. Ve bu boşluğun hakkıyla doldurulması önemliydi. Bunu

Farklı deneyim

San Francisco’da farklı lezzetlerin ilginç yöntem ve mekanlarda sunulduğu durakları sizle paylaştık. Okuduktan sonra, test etmek size kalmış.

‘Aloha’
Turistler için yapılmış, Disneyland benzeyen bir restoran. Ortada bulunan havuz içinde hareketli sal üzerinde canlı müzik yapılırken, dansçılarda müziğe eşlik ediyor. Tropik dekoru ile ilgi çekici olan Tango Room, size Aloha diyor. Adres: The Fairmont Hotel 950 Mason St San Francisco, CA 94108 (Nob Hill) Telefon: +1 415-772-5278

Mevsimlik lezzetler Stations Brunch’ta

Fairmont Quasar İstanbul’un zengin büfeleri, eşsiz deniz ürünleri, pişirme istasyonları ve tatlı atölyeleri ile kısa sürede şehrin gözdesi olan Stations Brunch, yaz tatili sonrasında yepyeni lezzet, sunumlar ve etkinliklerle yeniden İstanbullularla buluşuyor .

Stations Brunch menüsü; suşi, saşimi, istiridye ve deniz mahsulleri köşesinden Orta Doğu mutfağına, misafirlerin diledikleri etleri seçerek pişirtecekleri ızgara istasyonundan taze hazırlanan makarna ve risotto köşesine, pide ve lahmacun çeşitlerinden mantı istasyonuna ve klasik kahvaltının en zengin unsurlarına kadar Türk ve dünya mutfağının seçkin örneklerine yer veriyor. Av yasağının bitmesiyle en taze balıklardan, Ekim’den itibaren yerli mantarlara kadar birçok lezzet, tam mevsiminde Stations Brunch’ta yerini alacak.

Canlı müzik eşliğinde sunulan Stations Brunch’ın en dikkat çekici noktalarından biri de zengin tatlı büfesi. Dileyen konuklar tatlı büfesinde ekler, dondurma gibi atölyelere katılarak tatlılarını kendiler yaparken, şeflerin krep süzet şovunu da izleyebiliyorlar. Çocuklar için oyun aktiviteleri Stations Brunch’ta ailece geçirilecek Pazar günlerinde, küçük misafirlerin de doyasıya eğlenerek yeni arkadaşlar edinebileceği oyun ve aktiviteler var. Stations Brunch’a özel olarak üretilen ve masada oynanabilen Stations kutu oyununun yanı sıra, eğlenceye dev ekranda çizgi film keyfi, patlamış mısır ve pasta atölyesi gibi etkinliler de eşlik ediyor.

Festival zamanı

İzlanda Airwaves, dünyadaki en havalı müzik festivali olarak ilan etti. 17. düzlenecek olan hem edebi, hem de mecazi anlamda serin bir festival olan ‘hava dalgaları’ beş gün süren bir parti edasında.

Reykjavik şehir merkezindeki çeşitli mekanlar festivale katılan müzikallerde ev sahipliği yapıyor. Organizatörler, bu sene sanatçılar da dahil olmak üzere yaklaşık 9000 festival katılımcısını ve müzik endüstrisinden insanın katılacağını öngörüyor.

Not: Katılmak için fotoğraflı kimlik belgesi gereklidir, en az 20 yaşında olmak şart. Reykjavik’te konaklarsanız, festival mekanları yürüme mesafesindedir. Sadece sağlam ayakkabılar ve sıcak giysiler giydiğinizden emin olun! Kasım ayında Reykjavik’te gece (ve günler de gelebilir!) Buz gibi olabiliyor. Reykjavik’te otelden daha çok daire var.

Köpek Kafesi Busan

Güney Kore’de rahatlayabileceğiniz bir kafe var. Ancak köpekleriniz daha çok keyif alabilir, çünkü bu kafe köpekler için..

Kafenin adı ‘Bau House Dog Cafe’ dir. Bu, Japonya’daki kedi kafelerine verilen cevap gibi.

Kedi kafe, Japonya ve diğer Asya ülkelerinde çok popüler. Güney Kore Busan şehrinde hayvan severler farklı bir konseptle mekan açtı. Köpek kafede konuklardan çok köpekler daha mutlu oluyor.

 

Ameliyatsız Liposuction

Y eni yıl yeni kararlar almak ve yeni başlangıçlar yapmak için en uygun ve en güzel zaman. Tüm dünyada hemen herkesin listesinin ilk 3 sırasında “kilo vermek”, “sağlıklı beslenmek” ve “daha fazla egzersiz yapmak” olduğunu biliyor muydunuz?

Fazla kilolarımızdan kurtulmak için, sağlıklı bir beslenme rejimini düzenli egzersiz ve teknolojinin mucizevi cihazlarıyla harmanlamanın altın kural olduğunu her zaman söylerim. Bu tabii ki biraz zaman ve sabır isteyen bir süreç ve asıl önemli olan yaza günler kala değil, aylar öncesinden, yani bugünden bu düzene kendimizi uydurmak.

Son zamanlarda fazla yağlardan ve kilolardan kurtulmak isteyenler için pratik bir yöntem olduğu düşünülen Liposuction oldukça yaygınlaştı ancak prosedür sonrası ağrı, morarma ve şişme gibi nekahat dönemi gerektiren belirtilerin ötesinde; oluşabilecek kan ve yağ pıhtılarının kan damarları yoluyla beyne gitmeleri ve felce kadar uzanabilen çok daha ciddi riskler (*) barındırdığını bilmek gerek. Bunların ötesinde yağ altında ve çevresinde bulunan organların zarar görebilmesi, enfeksiyon ve kanama risklerini de düşünürsek, yağlarınızdan kurtulmak için ameliyatsız yöntemlere ve iradenize başvurmanın çok daha iyi bir fikir olduğunu söyleyebiliriz.

Bu nedenle size Liposuction’a en iyi alternatif olarak kabul edilen birkaç uygulamadan biri olan, “Soğuk Lipoliz” uygulaması Clatuu 360°tan bahsetmek istiyorum. Clatuu 360° subkutan yağ tabakasını hedefleyen, anestezi ve nekahat dönemi gerektirmeyen ve yüksek soğuk ısıda çalışıldığından acı seviyesi minimal olan non-invaziv bir yöntemdir. Vücutta doğal apoptosis süreci tetiklenerek hedeflenen yağ hücreleri yok edilir. Bilimsel araştırmalar -90C ısı enerjisini dokuya gönderdiğinizde subkutan yağ tabakasında apoptosis bağladığını göstermektedir. Apoptosis çok hücre yapılı canlılarda hücre ölümünü sağlar. Gönderilen enerji ile meydana gelen biyokimyasal değişimler yağ hücrelerinde doğal yolla ölüm ve vücuttan atılma şeklinde bir sürece sebebiyet verir ve doğal yollar ile vücut form kazanır. (*) Liposuction Riskleri Kaynak: Forbes US / Bruce Y. Lee, Global Obesity Prevention Center Executive Director.

Hollywood yıldızlarının tercihi

Uluslararası tecrübesi ile sağlıklı yaşam ve detoks’un Türkiye’de doğru anlamda tanınmasında ve yaygınlaşmasında büyük bir rol oynayan The LifeCo, Bodrum’daki iyi yaşam merkezinde misafirlerine eşi benzeri olmayan bir deneyim yaşatıyor.

The LifeCo Bodrum’da sağlıkla gençleşmeye ve yenilenmeye gelen misafirler, kendilerine özel olarak hazırlanan detoks programları ile günümüz olumsuz yaşam koşullarının getirdiği bedensel ve zihinsel toksinlerden arındırıyor, well-being/well-aging terapileri ile gençleşirken fazla kilolarından da kurtulma şansı yakalıyor. The LifeCo Bodrum’da gün; sabahın erken saatlerinde iyot kokan deniz havasında uzun bir yürüyüş ile başlıyor.

Kişinin ihtiyacı doğrultusunda uzmanlar tarafından belirlenen beslenme-detoks programı kapsamındaki sağlıklı ve düşük kalorili lezzetli öğünler, juice’lar ve gıda takviyeleri kişiye gün boyunca özel olarak servis ediliyor.

Detoks programı; SPA terapileri, fitness programları, uzak doğu masajları, yoga-meditasyon seansları, güzellik-well-aging terapileri ve sağlıklı yaşam üzerine bilgilendirici eğitimler ile desteklenerek misafirin program süresince etkin şekilde arınması ve yenilenmesi sağlanıyor. Hizmetleri ve felsefesiyle Türkiye’de benzeri olmayan tek “well-being” sağlıklı yaşam merkezi The LifeCo; detoks programları ve arınma terapilerinin yanı sıra enerji ve bağışıklık sistemi, kalp-damar sağlığı ve diyabetle yaşama destek programı gibi problem odaklı konularda da başarıya imza atıyor.

Hayatta altın kuralım Her koşulda dürüst olmak

Güzel… Cool … Başarılı… Mükemmelliyetçi… İşini şansa bırakmayacak kadar akıllı. Çalışma alanını çok iyi tanıyor. Sektörün dinamiklerini ve ihtiyaçlarını öngörüyle okuyan tam bir profesyonel. Yazlık ve kışlık eğlence mekanlarında sürdürülebilir başarı elde etmesi, adından söz edilmesini sağlıyor. Seçkin insanların, ünlülerin müdavimi olduğu love mark mekanları bu başarılı isim yönetiyor. Kapak konuğumuz Figen Erenel’le Pause Citys okurları için; eğlence sektörünü, mesleğinin gerelerini, başarısını, marka olmayı konuştuk…

Tabi ki en önemlisi güler yüz. Suratı asık personele hiç tahammülüm yok.

Uzun bir zamandır gece ve eğlenece hayatına yön veriyorsunuz. Bir bayan için zor değil mi?

Çalışan bir kadın ve anne olmanın hangi sektörde olursa olsun zorluğu var. Dışarıdan bakanlar için eğlence sektörü daha farklı algılansa da bir şirket yönetiminden tek farkı, çalışma saatleri. Bütün diğer çalışan anneler gibi bende günlerimi, saatlerimi doğru programlayarak hem ev hem iş hayatımı yönetebiliyorum.

Eğlence sektöründeki başarınızı neye borçlusunuz? Başarının bir sırrı var mı? Bizimle paylaşır mısınız?

Öncelikle yaptığım işten çok keyif alıyorum. Bizim işimizde takım olmak, ekip çalışması öncelikli olandır. Çalışma arkadaşlarımı seçerken çok titiz davranırım ve zaman içinde bütün ekip kendisini bir aile üyesi gibi hisseder. Ekibimizi oluştarn her bir ismin kurumsal kültürü iyi algılaması, “kendi işletmesi”i gibi sahiplenmesi çok önemli. Bizler işimize böyle ciidiyetle odaklanınca; gelen konuklar da bu enerjiyi kendilerini bırakıp, rahat huzurlu hissediyor. Her bir başlıkla özenle ilgileniyoruz. Mutfaktan, sunuma, karşılamadan, masa takibine, müziklere kadar ince eleyip sık dokuyoruz. İyi ürün seçmek ve fiyatları istikrarlı tutmak önemli hususlar. Bu sektörde geçirdiğim yılların sonucu mekan seçerken ileriyi görebiliyorum.

“The Galliard” Vadistanbul’da!

The Galliard Brasserie, sevilen konsepti ve ayrıcalıklı lezzetleri ile İstanbul’un yeni gözdesi Vadistanbul’da açıldı! Şık ve rahat bir ortamda günün her saatinde keyifli anlara ev sahipliği yapan The Galliard Brasserie, yeni şubesi ile hayata renk katan molalar yaşatıyor!

Etiler’de şık atmosferi ve beğenilen lezzetlerinden oluşan geniş menüsü ile kendine özel bir kitle yaratan The Galliard Brasserie, İstanbul’un yeni alışveriş ve yaşam merkezi Vadistanbul’da açtığı yeni şubesi ile kitlesini genişletiyor!

Yenilenen tarzı ile tam bir brasserie konseptini benimseyen The Galliard Brasserie, Etiler’de ve Vadistanbul’da rahat,şık dekorasyonu, sıcak ambiyansı ve her zevke hitap eden lezzetleri ile misafirlerini bekliyor! Kaliteli hizmet ve lezzet anlayışını koruyarak, yeni yerinde samimi bir ortam sunan The Galliard Brasserie, şıklığı konfor ile buluşturuyor! Mermerlerin ve ahşapların sadeliğinin, natürel renklerin en huzurlu tonlarıyla tamamlandığı The Galliard Brasserie, şık dekorasyonu kadar misafirlerine sunduğu geniş ve konforlu alanlarıyla da ilgi çekiyor. Özel yayınlar ve önemli maçlar için mekanın en göze çarpan noktasına yerleştirilmiş olan dev ekran misafirlere keyifli anlar yaşatırken, açık mutfağın ön alanına özenle yerleştirilen taş fırın ve kömür ateşli ızgara da ortama sıra dışı bir görünüm kazandırıp, birçok lezzetin sırrı olarak öne çıkıyorlar. Vadistanbul’a yepyeni bir soluk getiren The Galliard Brasserie, sevdiklerinizle geçireceğiniz keyifli anların ve damakta iz bırakan yemeklerinizin gözdesi olacak!

Ocak ayında da festivaller hız kesmiyor

Noel pazarı ile renklenen şehirler, yeni yıl ile son bulsa da, yeni festivaller kapıda.

Nerdeyse bir ay boyunca devam eden Noel pazarları etkinliği, şehri ve insanları yorgun düşürsede, eğlence Ocak ayında da hız kesmiyor. Ocak ayında da bir birinden renkli eğlenceli festival ve etkinlikleri sizler için derledik.

Venedik Festivali Venedik–İtalya 20 Ocak-28 Şubat
Dünyanın en çok bilinen ve en popüler festivali olan Venedik festivali Ocak ayında başlayıp Şubat ayına kadar sürüyor. Avrupa ve dünyanın çeşitli şehirlerinden Venedik’e turistler akın ediyor. Ticari kaygılar nedeniyle bir hafta süren karnaval 40 güne çıkmış, kış aylarında gerileyen turist sayısı bı şekilde artırılmış. Vaktiniz varsa bu uzun süren karnavalı baştan sona yaşayın deriz. Ama fazla vaktiniz yoksa Şubat sonunda Venedik’e gidince karnavalın en caf caflı zamanı da zaten Şubat’ın son günleridir.
Christchurch-Yeni Zelanda 19-29 Ocak
Fes tiva l, sanatçıların sokaklarda yaptıkları bir birinden ilginç gösterilerini sergilemesi üzerine kurgulu. Dünyanın en ilgi çekiçi sokak sanatçılarının gösterilerini Chirstchurch sokaklarında izleme şansı bulacaksınız. Dünyanın güneyinde bulunan Chirstchurch şehri, tipik bir İngiliz şehri olsa da, eğlence anlamında İngiliz değil.