‘Turizmin Oscarı’ Diyarbakır’ın oldu

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu’nun, “Turizmin Oscarı” olarak adlandırılan “Altın Elma” ödülü, bu yıl Diyarbakır’a verilecek. Diyarbakır Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın öncülüğünde kurulan Turizm Platformu’nca “İnsanlığın uygarlığa ilk büyük adımı Diyarbakır” temasıyla düzenlenen program için Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonunun (FIJET) ve Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği(ATURJET) üyesi 19’u yabancı 36 yazar ve gazeteci tarihi mekanları gezdi. Diyarbakır’ın tarihi ve kültürünü  hakkında bilgi alan gurup, şehre aşık olduklarını dile getirdi.

“20 SORUDA BEN” GAYA BAŞARAN

 

1-Savurganlık yaptığınız olur mu? Hayatınızda havalı gösterişli ama “bu benim ilk savurganlığım” diyebileceğiniz ne var?

“savurganlık” mesafeli durduğum bir kavramdır.

2-Kendinle yüzleşir misin?

Her zaman…

3-Keşke yapsaydım dediğiniz oldu mu? Ne için düşündünüz?

Herkesin hayatında mutlaka “keşke” dediği anları vardır. Benim de var tabii.. Önemli olan aynı pişmanlığı bir daha tekrarlamamak, “keşke” dememektir.

4-İnsanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığınızı düşünüyorsunuz?

Bilemiyorum açıkçası, ama bildiğim; ya beni çok severler ya da hiç…

5-Size bile garip gelen bir huyunuz var mı?

Burcum oğlak yükselenim Başak… Astrolojiye ilgisi olanlar bunu neden burada yazdığımı anlayacaklardır. Sevsem de sevmesem de başladığım filmi, okuduğum kitabı mutlaka bitirmeliyim. Bir mecraya girmişsem sonunu görmeden yarıda kesip atamam.

6-Neyi romantik bulursunuz?

Mutlu olduğum, mutlu ettiğim herşey bana romantik gelir.

7-En çok neyi harcıyorsunuz: giysi, parfüm veya başka herhangi bir şey?

Öyle bir ayırımım yok, koleksiyoner de değilim. Ama evim için birşeyler almaya, yaptırmaya bayılıyorum.

8-En büyük, en tuhaf korkunuz nedir?

Son yıllarda peşpeşe büyük kayıplar yaşadım. Sanırım değer verdiğim insanların ve kendimin zarar görmesinden korkuyorum.

9-Sınırsızca yaptığınız bir şey var mı?

Yürümek ve okumak…

10-Ünlü biri olmak sizce nasıl bir durum?

Yorucu ve zor olmalı… Çünkü büyük sorumluluk isteyen bir durum.

11-Ünlülerin etkileyici olduğuna inanıyor musunuz?

“Karakter, terbiye, eğitim” olmadıkça “ünlü” tek başına sadece bir kelimedir.. Ama  az evvel bahsettiğim meziyetlerle harmanlanırsa tabii ki etkileyici olur kanaatindeyim..

12-Aksanını iyi bildiğiniz başka hangi dilde konuşuyorsunuz?

İngilizce ve Arapça

13-Hayatta yedek planlarınız var mıdır?

“Siz aşağıda program yaparken Allah yukarıdan size Güler” sözü hayatımda önemli bir etkiye sahiptir. Planlı yaşamaya gayret etsek de hayat bu… belli olmuyor…

14-Şuan da sizinle ilgili; benim ve hiç kimsenin bilmediğim bir şeyi bana söyleyebilir misiniz?

Sır tek kişiliktir… Söyleyemem… Sır olmaktan çıkar sonra…

15- Süper gücünüz olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Belki klişe bir yanıt olacak ama inanın, tek yapmak isteyeceğim şey; savaşları bitirmek, çocuklar için iyi bir dünya düzeni sağlamak, insanların ve hayvanların eziyet görmeyeceği özgürce yaşayabilecekleri bir dünya yaratmak…

16-Kahramanlarınız var mıdır?

Benim kahramanım annemdir… Bugüne kadar gördüğüm en güçlü savaşçıdır…

17-Hayattaki altın kuralınız nedir?

Kendime ve karşımdakine saygı duymak, empati kurabilmek…

18-Yemek yapar mısınız? Yapabildiğiniz en güzel yemek nedir?

Yemek yaparım tabii ama mutfak çok sempati beslediğim bir alan değil… Fırında balığımın lezzetli olduğunu düşünüyorum… Bir de Antakyalı olduğum için Antakya mutfağından birkaç çeşitte de fena değilimdir.

19-Hangi şehri sever ve yaşamak istersiniz? Ve neden?

Şehirden ziyade artık daha az kalabalık daha az gürültülü yerleri tercih ediyorum. Aklımda bir yer yok çünkü sorumluluklarımız, işlerimiz İstanbul’da. Yılın 5-6 ayı Alpay ile Ege tarafına gidiyoruz.

20-En sevdiğiniz yâda maceralı tatili nerede geçirdiniz?

Ben sonradan keşfedilen topraklara hayran olanlardanım.. Sanırım Alaska benim için en maceralı olandı…

 

 

 

 

 

Helal Turizm

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin dört bir yanından turizm sektörü temsilcilerinin geniş katılımıyla 1-3 Kasım’da düzenlenen ‘3. Turizm Şurası’nın sonuç raporları açıklandı. ‘Helal turizm’, ‘film turizmi’, ‘tren turizmi’ ve ‘engellilere yönelik turizm’ gibi farklı turizm türlerine ilişkin dikkat çekici öneriler yer aldı. İslami kesimin katılım gösterebileceği niteliklere uygun kruvaziyer gemilerinin hizmete açılması, umre programları ve uluslararası limanlara programlar organize edilmesi önerisinde bulunuldu. Ayrıca sağlık turizminde “helal” kategorisi oluşturularak, tesislerde helal tedavi yöntemleri ve helal sertifikalı tıbbi, medikal ve kozmetik ürün kullanımı gibi hizmetlerin sunulması önerileri de raporda yer aldı

Karaca ve UNICEF İşbirliği, Çocuklara Gelecek Yaratıyor

Karaca’nın bu yıl üçüncü kez UNICEF’le hayata geçirdiği “Paylaşacağımız Bir Gelecek Var” projesi, kendi alanlarının önde gelen başarılı isimlerini bir araya getirdi. UNICEF ve Karaca işbirliğiyle, UNICEF’in Türkiye’deki eğitim projelerine destek vermek amacıyla hayata geçirilen “Paylaşacağımız Bir Gelecek Var” projesi kapsamında Ara Güler, Ayşe Kulin, Prof. Devrim Erbil, Ferhat Göçer, Prof Dr. İlber Ortaylı, Kenan Doğulu, Kerem Görsev, Müjdat Gezen, Nilüfer, Rahmi M. Koç ve Varol Yaşaroğlu gibi kendi alanın öncü isimleri, çocuklar için kahve fincanı tasarladı.

Araştırmada Yenilikler Konferansı’nın Bu Yılki Teması ”Esneklik”

Araştırmada Yenilikler Konferansı’nın Bu Yılki Teması ”Esneklik”

9 Mayıs’ta düzenlenecek olan Araştırmada Yenilikler Konferansı, alanında saygın uzmanların en yeni bilgilerini, ülkemizdeki pazarlama ve araştırma sektörünün hizmetine sunmayı amaçlıyor.  Konferans aynı zamanda; Araştırmanın gelişimine odaklanan ve geliri sosyal projelere aktarılan Türkiye’deki tek konferans olma niteliği de taşıyor.  Konferans Katılım Bedelleriyle TEGV ile Birlikte Çocuklar İçin Bir Öğrenim Birimi Kuruluyor olacak.  Konferans Başkanı ve Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik, konferansın bu yılki temasıyla ilgili; “Sanki ezelden beri varmış gibi algıladığımız pek çok kavramın hayatımızdaki geçmişi sadece üç beş yıldan ibaret. Yarının ne olacağını bilmemenin endişesi ancak yarını yaratanlardan biri olabilirsek ortadan kalkıyor. Yeni iş yapış biçimleri, yeni coğrafyalar, daha yüksek iş hacimleri için daha geniş alanlar gerekiyor. Bunun için ise tek yol esneyebilmek. Hem genleşirken esnemek, hem değişirken esnemek için denemeye, aramaya devam etmeliyiz. Araştırmada Yenilikler Konferansı başlangıcından beri bu arayışlarımıza ışık tutmayı amaçlıyor. Bu yılki temamız “Esneklik”.  Bu çerçevede; Ekonomide, Perakendede, Reklamda, Araştırmada ve de Kişisel Hayatımızda nasıl ve nereye kadar esnedik, esniyoruz, esnemeliyiz konularını uzman isimlerden dinleyecek ve tartışacağız ”dedi.

​Başak Şengül’ün moderasyonun da gerçekleştirilecek konferansın  konu başlıkları ;

​Perakende ve Alışverişçilerin Dünyasında Esneklik ​Ipsos ​Path to Purchase’in global lideri olan Alison Chaltas. àMood Modelling: Sosyal Medyadaki Ruh Halini Anlamada Yapay Zeka ile Gerçek Zamanlı Esneklik Ipsos Marketing Science Direktörü Serkan Ceran ve Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ezgi Akpınar Uysal ​ ​ Yatırım Araçlarında Esneklik: Kripto Paralar ve Bitcoin  (Panel) Panele katılacak isimler: BloombergHT Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Başaran, Altınbaş Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Emre Alkin, Uluslararası Piyasalar Yatırım Uzmanı Şant Manukyan ve Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Bloomberg BusinessWeek Türkiye köşe yazarı İsmail Hakkı Polat.

àDijital Reklam Stratejilerinde Etkili ve Verimli Olmak için Esnek Taktikler Ipsos’un global lideri Ipsos Connect CDO’su Andrew Bradfort àDijital Platformarla birlikte Reklamlarda Esneklik (Panel) Yerli yabancı ünlü dijital platformların temsilcileri, medya satın almacı ve reklamcılar​​ tartışılacak. àKişisel Sınırlarımızı Esnetmek ​K​ısa sürede ​ülkemizde ​çok satan kitaplar arasına giren​ ​ İkigai kitabın yazarı; Francesc Miralles

 

TOLGA ATALAY İLE CHEF&CHEF KONUĞU MAKSUT AŞKAR

TOLGA ATALAY İLE CHEF&CHEF KONUĞU MAKSUT AŞKAR

Sevgili okurlar bu ay ki Chef&Chef konuğum Neolokal Şefi Maksut Aşkar. 20 yaşında kurduğu catering firması ile başlayan yolcuğu, başarılar ve ödüllerle taçlanmış genç bir yetenek. Salvador Dali’nin de söylediği gibi, “kusursuzluktan korkma, nasıl olsa ulaşamayacaksın” sözü ile yola çıkmış. Denemekten, korkmayan, cesur kararlar alan, kusursuzluk yolculuğuna devam eden bir yetenek.

—Maksut Şef Biraz kendinden bahseder misin?
İskenderun’da doğdum. Denizli, Ankara, Antakya, İskenderun, İstanbul, Mersin ve Bodrum’da yaşadım. Bu yaşanmışlıklar insana bir şeylerde katıyor. 1994’ten beri de hep İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyorum.

—Bu tutku ve yetenek nerden geliyor?
Teşekkür ederim bu güzel sözleriniz için. Açıkçası ailemde yemek çok önemli bir rol oynuyor. Bu yüzden, ailemin şu anki mutfak anlayışıma büyük etkisi olduğunu söyleyebilirim.

—Kariyerin ilk iş tecrübeni doğru kronolojide paylaşır mısın?
Yiyecek ve içecek sektöründe 24. senem. Yıllarca Bar operasyonu ve yöneticilik yaptım. Aşçı olmadan önce 5 yıl boyunca danışmanlıklar yaptım. 20 yaşında kurduğum catering şirketi sayesinde de, 21 senelik bir catering yönetimi tecrübemde oldu. Nerelerde çalıştım. MultiMekan, Lilbitz, Sekizİstanbul ve Neolokal.

—Türk ve Osmanlı mutfağı bilginin derinliğini biliyorum. Kavun dolmasına kadar giden çok az bilinen geleneksel lezzetlere hakim misin? Bu bilgilerin senin son 5 yıllık lezzetlerinde yeri var mı?
Neolokal’de, geleneksel mutfak kültürümüzün günümüzdeki yemek anlayışı çerçevesinde yeniden yorumlandığı hallerini yapıyoruz. Bunu yapabilmek için de ciddi bir bilgi birikimimiz olması gerektiğini bilerek hep araştırdığımızı, her gün yeni bir şeyler öğrendiğimizi söyleyebilirim. Belki kendimi Anadolu mutfağı ile sınırlandırıyor olabilirim fakat mutfağımızın çok derin bir okyanus olduğunu söylemem yanlış olmaz. Dolayısı ile her gün ne kadar az bildiğimizin farkında olarak daha fazla şey öğrenmeye çalışıyorum.

—Maksut Aşkar olarak dünyanın en çok saydığı restoran ödüllendiren bir sistemde ilk 100’de yer aldın. Hatta bu liste de yer alan iki Türk mekanından birisini yarattın. Hedeflerinin içinde var mıydı? Nasıl bir his?

Sanıyorum bir yanlış anlaşılma olmuş olabilir. Biz bu sistemde sadece Discovery Series denilen bölümde yer aldık. Bu bölümde ilk 100’e çok yaklaşan restoranlara yer veriyorlar. Bizden önce Yeni Lokanta ve Alancha bu listede yer aldı. Açıkçası bu tür ödüllendirme sistemlerinde var olabilmek için çalışmıyoruz. Hep daha iyi nasıl olabilirizin çabası ile ulaştığımız noktada ödüller ile takdir ediliyorsak bu bizim öğrenme ve kendimizi geliştirme arzumuzu kamçılıyor sadece. Sanıyorum pişirdiğim sürece hep daha iyiye ulaşma çabam devam edecek. Salvador Dali’nin de söylediği gibi, “kusursuzluktan korkma, nasıl olsa ulaşamayacaksın”

Neolokal’ın hikayesi ve felsefesi nedir?
Neolokal, adından da anlaşılacağı üzere, lokalin yeni yüzü. Sekizİstanbul’dayken, 2. yılımızda sadece lokal ürünler ile yemek yapmaya karar verdiğimizde, mottomuzu neo lokal mutfak olarak belirlemiştik. Daha sonra, Salt Galata yönetiminden, restoranı işletmem konusunda davet gelince, kabul ederek, mottomuzu restoranın ismi haline getirdik. Biz Neolokal’de, çocukluk anılarımızdan hatırladığımız lezzetleri, o günlerin kalitesinde ürünlerin peşinde koşarak yeniden yorumluyoruz. Özellikle, yabancı misafirlerimizin mutfak kültürümüz ile ilgili algısını yeniden inşa etmek üzere bir misyon edindiğimizi söyleyebilirim. İyi, temiz ve adil üretilen malzemeler ile aynı bakışaçısına sahip bir mutfak yaratmak birincil önceliğimizdi. Şu an 3 yaşını geçmiş bir restoran olarak, bunu başarabildiğimizi ve her gün daha iyiye doğru yöneldiğimizi söyleyebilirim.

Yeni projelerin varmı? Genç şeflere yaratıcı şef olma hakkında bir methodoloji verirmisin? Aslında artık sende orta yaşa doğru adım atıyorsun?
Yaşım itibarı ile pek genç sayılmam fakat bildiklerimle bilmediklerimi kıyasladığım zaman oldukça genç olduğumu söyleyebilirim. İnsanın yaratıcılığını geliştirebilmesi için esinlendikleri alanların başka şefler olmaktan çok, doğanın, yaşamın, tarihin ve kültürlerin renklerini ilham aracı olarak kullanmaları, malzemeleri iyi tanıyarak, o malzemeleri en iyi ifade edebilmenin yollarını keşfetmeleri gerekiyor. İyi bir yaratıcı şef olmak için ön koşul sanıyorum, malzeme bilgisi, teknik bilgisi ve bu iki bilgiyi doğru harmanlayabilecek yetenek. Tabii ki, geliştirilebilir birer damağımızın olduğunun farkında olmak. Yok tatmak, çok deneyimlemek ve hayal gücümüzü bu deneyimler çerçevesinde yeni yaratıılıklar için kullanmamız gerekiyor.

—Bana Neolokal’de unik ve tekel olan bir lezzeti anlatırmısın?
Açıkçası menümüze her giren yemek kendi içinde özel ve benzersiz. Fakat elbette misafirlerin her birinin özel bir favorisi olu veriyor. Biz açıkçası her yemeğe aynı mesafede olduğumuzu düşünüyoruz.

—Sen bir menü veya tabağın hikayesinde yola çıkarken bu süreç nasıl oluyor? İlham nereden hangi an çıkıyor?
Açıkçası bir tabak tasarlarken, ilham her an heryerden çıkabiliyor. Bazen de bir malzeme üzerinde çalışırken, malzemelerin reaksiyonlarını gözlemleyerek nasıl bir tabak haline getirebileceğimizi keşfediyoruz. Yemek tasarlarken, geleneksel tariflerden, mevsimsel malzemeden, ve binlerce yıllık mutfak kültürümüzün alışılmış, kemikleşmiş bazen de unutulmuş hikayelerinden besleniyoruz. Her şefin ilham süreci kendi deneyimleri çerçevesinde farklılık gösterebiliyor. Benim için de çocukluk anılarım en doğru referans diyebilirim.

THY’den uçak bileti alana UBER indirimi bitiyor.

 

Türk Hava Yollarının ve Uber kampanyası bu ay sonlanıyor. Türk Hava Yolları, yurt dışı ya da İstanbul’u uçuşlarında yolcularına Uber seyahatini bedava getiren kampanya 31 Mayıs’da son buluyor.  Yurt dışı ya da İstanbul’u içeren tüm uçuşlarda kazanılan 20 dolara kadar Uber indirimi büyük bir ilgi görmüştü. THY yolcuları Uber gerçekleştirecekleri yolculuklarda Türkiye’de 50 TL, Almanya’da 15 euro, ABD’de 20 dolar, Birleşik Krallık’ta ise 10 sterlin indirim kazanıyorlar. 31 Mayıs son gün.

Çay festivali 5-6 Mayıs’ta İstanbul’da

International İstanbul Tea Festival ikincisi 5-6 Mayıs 2018 tarihleri arasında Santral İstanbul‘da gerçekleşecek.

“Beraber çay içer miyiz”

Festivalde neler var?

Farklı ülkelerden gelen çaylarla tanışma imkanı,
Çay tadımları, Çay demleme teknikleri,
Butik çay dükkanlarının lezzetleri,
Çaylı tarifler, Çayın yanında olmazsa olmaz atıştırmalıklar,
Sektörün duayen isimleri, Konuk konuşmacılar,
Workshop çalışmaları, atölyeler, konserler, Showlar, eğlenceli aktiviteler
Yiyecek-içecek alanları.

İstMarina’da Murat Boz Rüzgarı

Kartal sahilde denize nazır konumda, açık alan ferahlığı ile kapalı alan konforunu bir arada sunan yeni nesil alışveriş merkezi İstMarina, Türk pop müziğinin sevilen ismi Murat Boz’u ağırladı. Moda, eğlence ve lezzeti Adalar manzarası eşliğinde sunan İstMarina Alışveriş Merkezi açılış konserleri kapsamında şarkıcı Murat Boz’u ağırladı. Murat Boz’u izlemeye gelen on binlerce hayranı şarkılara coşkuyla eşlik etti.

 Bodrum’un  yenisi “Lujo Hotel “

 

Doğası ile ön plana çıkan Güvercinlik koyunda, konforu ve lüksü özenle harmanlayarak misafirlerini ağırlayacak Lujo Hotel, kapılarını açtı.

Sade mimari yapısı, doğal renkleri ve çarpıcı Ege Denizi manzarasıyla Bodrum Havaalanı’ndan yalnızca 15 km uzaklıkta yer alan Lujo, her şey dahil À La Carte konsepti ve Art&Joy teması ile farklılık arayanları ağırlamayı hedefliyor.

462 yatak kapasitesi ile misafirlerine konfor ve lüks deneyimini yaşatmaya hazırlanan Lujo, benzersiz mimarisini 20 farklı oda seçeneği ile yansıtıyor.

Birbirinden farklı plaj ve havuz seçeneği ile Bodrum’un Güvercinlik koyunda 90 bin dönüm üzerine kurulan Lujo Hotel, 1 km uzunluğunda beyaz kum plajı ile misafirlerine eşsiz bir deniz keyfi sunuyor. Lujo, Mayıs ve Haziran ayları düşünülerek planlanmış ısıtmalı havuzlar, su parkı ve 1 yaş ile 17 yaş arası çocuklar için aktiviteler sunan Kijo Club gibi etkinlik alanları ile de eğlenceyi doruklarda yaşatıyor.