Nestlé Waters’dan çevreci adım

Nestlé Waters’dan çevreci adım

Ambalajlı su sektöründe faaliyet gösteren Nestlé Waters, lojistik faaliyetlerini çevre dostu araçlarla yapacak.

Elektirikli araçlar ile dağıtım Haziran 2024 tarihi itibarıyla İstanbul, Tekirdağ, Kayseri ve Aksaray’da 21 elektrikli araçla sevkiyata başladı.

Yılda yüzde 90 daha az karbon salımı sağlanacak

Gerçekleştirilen törende, enerji krizinin yol açtığı olası tehditler nedeniyle kaynakları riske atmadan üretim ve tüketim dengesinin korunması gerektiğinin altını çizen Nestlé Waters Türkiye Genel Müdürü Fausto Tazzi sözlerine şu ifadelerle devam etti: “Sürdürülebilir bir geleceğin mihenk taşlarından biri olan enerji krizleriyle mücadele için 2030 yılına kadar yüzde 40 karbon emisyonu azaltılmasını hedefliyoruz. Bu kapsamda yenileyici, kapsayıcı ve döngüsel bir sistem için faaliyetlerimizi şekillendirirken lojistikte enerjiye ihtiyacımız oldukça fazla. Dağıtım zinciri operasyonlarımızda daha yalın ve temiz bir lojistik ağı tasarlayarak gezegenimizin geleceği için çözüm üretiyoruz. Doğa dostu, sıfır emisyon sağlayan elektrikli araçlara geçiş projemiz kapsamında şirket araçlarımızın 21 adedini değiştirerek sürecimizi başlattık.

Böylece yılda 300 ton karbon salımını engelleyeceğiz. Nestlé Waters, gezegenimizi iyileştirecek ve gezegenden aldıklarımızı geri verecek yeni yollar keşfetmeye devam edecek.”

 

 

Doyuyo’nun Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Sinem Karabayır oldu

Doyuyo’nun Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Sinem Karabayır oldu

Yeme içme sektörü oyuncularından yüzde 100 yerli sermayeli gurme çıtır tavuk markası Doyuyo’da önemli bir atama gerçekleşti. Şirketin pazarlama ve kurumsal iletişim direktörlüğü görevine Sinem Karabayır atandı.

Sinem Karabayır kimdir?

2009 yılında Almanya’da Johannes Gutenberg Üniversitesi Pazarlama ve İstatistik ve Ekonometri bölümlerinden mezun olan Karabayır, kariyerine Johannes Gutenberg Üniversitesi’nde Eğitim Asistanı olarak başladı. 2009 yılında Türkiye’ye dönen Karabayır, Pazarlama Asistanı olarak girdiği ve yaklaşık 9 sene çalıştığı MediaMarkt Türkiye’de Kurumsal İletişim Müdürlüğü görevine kadar yükseldi. Ardından Tırsan Treyler şirketinde Uluslararası Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü, Happy Moon’s Group’ta Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak çalışan Karabayır, Ekim 2023 tarihinde Doyuyo’nun çatı markası Pardo Food’ta Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü oldu.

Anadili Almanca ve Türkçe olan, iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilen Sinem Karabayır’ın hobileri arasında at binmek ve şarkı söylemek yer alıyor.

Banvit BRF’de hedef  tüm faaliyetlerinde sürdürülebilirlik…

Banvit BRF’de hedef  tüm faaliyetlerinde sürdürülebilirlik…

Banvit BRF küresel ısınma ve iklim değişikliğinin çevre ve toplum yaşamı üzerindeki olumsuz etkileri, hızla artan nüfusa karşın doğal kaynakların sınırlılığı, çevrenin korunması ve sürdürülebilirlik başlıklarını gündemin en tepesine taşıyor.

Balıkesir, İzmir ve Elazığ’daki üretim kampüslerindeki yenilenebilir enerji, su tasarrufu, geri dönüştürülebilir ambalaj, sıfır atık, emisyon kontrolü gibi uygulamalarının yanı sıra Banvit BRF gıda kaybı ve israfını önleme, Banvit BRF Ormanları gibi projeleri ile çevrenin korunmasına ve sürdürülebilirliğe katkı sağlamaya devam ediyor.

Banvit BRF’nin CEO’su Tolga Gündüz; “Bağlı bulunduğumuz global şirketimiz BRF’nin, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda belirlediği taahhütleri, ülkemizdeki operasyonlarında da titizlikle uyguluyoruz.”

Banvit BRF, uzun yıllardır sürdürdüğü su politikaları ile Bandırma ana kampüsünde yer alan “Atık Su Geri Kazanım Tesisi” sayesinde 2022’de arıttığı suyun ortalama yüzde 43’ünü içme suyu kalitesinde geri kazanırken, bu oranı 2023’de yüzde 50’e çıkardı. Şirket böylece doğal kaynakları kullanmak yerine atık suyun geri kazanımı sayesinde su kaynaklarını da korumuş oldu. Banvit BRF 2025’e kadar tüm tesislerindeki su kullanımını yüzde 13 oranında azaltmayı hedefliyor.

Banvit BRF 2023 yılında sıfır atık, atık yönetimi ve doğru atık ayrışımı konularından Bandırma, İzmir ve Elazığ’daki tesislerinde çalışanlarına yönelik çevre eğitimleri de gerçekleştirdi. Eğitimler, çevre kirliliği, atık yönetimi, yasal yükümlülükler ve iklim değişikliği gibi geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Banvit BRF CEO’su Tolga Gündüz; “Sürdürülebilirlik konusundaki hassasiyetimiz kurum kültürümüze ve şirketimizin vizyonuna yansıdı. Bu bağlamda operasyonlarımızda sera gazı salınımları için “Net Sıfır” emisyona ulaşma hedefimizi koruyoruz. Bu hedefe ulaşabilmek amacıyla yenilenebilir enerji kullanımı, su ve elektrik tüketiminde tasarruf, geri dönüştürülebilir ambalaj, sıfır atık uygulamaları ve emisyon kontrolü gibi pek çok çalışmanın yanı sıra ağaçlandırma ve eğitim projelerine de kaynak ayırıyoruz. 3 yılda, ülkemizin 4 farklı bölgesinde toplam 50 bin fidanı toprakla buluşturduk. Çok yakında yeni bir orman daha oluşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

 

Sağlıklı ve dengeli beslenmede sütün önemi

Sağlıklı ve dengeli beslenmede sütün önemi

“Artan sağlıklı ve dengeli beslenme ihtiyacının karşılanmasında, süt ve süt ürünlerinin rolü her geçen gün önem kazanıyor”

Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, “Temel gıdamız süt, faydalı olduğu kadar, toplumunun tüm kesimleri tarafından da kolayca erişilebilir bir gıda” diyerek, artan sağlıklı ve dengeli beslenme ihtiyacının karşılanmasında, süt ve süt ürünlerinin rolüne ve önemine dikkat çekti.

Sağlıklı bir yaşam sürebilmek için gerekli olan besin öğelerini ideal dengede ve oranlarda doğal olarak içeren süt ve süt ürünleri, dünya genelinde yaklaşık 6 milyar insan tarafından düzenli olarak tüketiliyor. Dünya Süt Günü, sütün insan sağlığı için öneminin yanı sıra ekonomiye ve toplumsal yaşama katkıları hakkında farkındalık yaratma hedefiyle Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) öncülüğünde 2001 yılından bu yana her yıl 1Haziran’da kutlanıyor.

 

IDF’nin kamuoyu ile paylaştığı son araştırma raporlarına göre süt ve süt ürünleri, içerdiği kalsiyum, B2 veB12 vitaminleri, proteinler ve magnezyum, potasyum, iyot ile kemik sağlığına katkıda bulunuyor, kalp ve damar sağlığına iyi geliyor; günlük öğün alışkanlıklarının bir parçası olması, genel beslenme kalitesini iyileştiriyor.

 

Dünya Süt Günü nedeni ile bir açıklama yapan Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, “Artan sağlıklı ve dengeli beslenme ihtiyacının karşılanmasında, süt ve süt ürünlerinin rolü her geçen gün önem kazanıyor” dedi.

Yılmaz, “Temel gıdamız süt, faydalı olduğu kadar, toplumunun tüm kesimleri tarafından da kolayca erişilebilir bir gıda. Üretim teknolojilerinde, lojistikte ve perakendecilikte sağlanan gelişmelerle verimlilikte de önemli aşamalar kaydedildi. Diğer yandan süt ürünlerinde Arge ve inovasyon çalışmaları, kalite ve ürün çeşitliliğini olumlu yönde etkiliyor, pazar büyüyor. Bu değerli gıdanın üretilmesi de çok çeşitli sektörler üzerinde ekonomik etkileri olan, aynı zamanda kapsayıcı yönü güçlü bir ekonomik faaliyet. Süt, çiftlikten sofralara ulaşırken tarım, sanayi ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok sektörü harekete geçiriyor, yüksek katma değer yaratıyor, milyonlarca insana istihdam ve düzenli gelir sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Ferrero Grubu hedefine yaklaştı

Ferrero Grubu hedefine yaklaştı

Ferrero Grubu, sürdürülebilirlik yolculuğunda kat ettiği ilerlemeyi, yayımladığı 15. Sürdürülebilirlik Raporu ile kamuoyuyla paylaştı.

Ferrero Grubu, şirketin temel sürdürülebilirlik yapıtaşları olan “Çevreyi Korumak”, “Sorumlu Bileşen Tedariki”, “Sorumlu Tüketimi Teşvik Etmek” ve “İnsanları Güçlendirmek” alanlarında önemli bir ilerleme kaydettiğini raporladı.

Raporu değerlendiren Ferrero Grubu İcra Kurulu Başkanı Giovanni Ferrero, “Ferrero Grubu olarak gelecek nesiller için doğayı koruma konusunda kritik bir rol oynadığımızın farkındayız. Sürdürülebilirliğin Ferrero’nun uzun vadeli stratejisinin bir parçası olduğunu, elde ettiğimiz güçlü sonuçlarla bir kez daha teyit etmiş olduk. Sürdürülebilirlik çerçevemizi oluşturan dört yapıtaşı, aldığımız her stratejik karara rehberlik ediyor” dedi.

Giovanni Ferrero sözlerini şöyle sürdürdü: “Ferrero olarak büyümeye ve ürün portföyümüzü çeşitlendirmeye devam ederken, kurduğumuz uzun vadeli ortaklıklarımıza, özellikle de faaliyet gösterdiğimiz ve hammaddelerimizi tedarik ettiğimiz topluluklara değer vermeyi sürdürüyoruz. İlerleme kaydetmek, sektörümüzün sosyal ve çevresel gündemini ileriye taşımak ve toplumsal değer yaratmak için ortaklıklar kurmanın önemine inanıyoruz.”

2022/23 mali yılını kapsayan Sürdürülebilirlik Raporu’nda, Ferrero’nun sorumlu tedarik yaklaşımı doğrultusunda, temel bileşenlerin tedarik zincirinde daha fazla şeffaflık sağlamaya yönelik çalışmaları öne çıkıyor. Fındık tedarik zincirinde yüzde 90 izlenebilirlik sağlayan Ferrero, bir önceki yıl yüzde 79 olan izlenebilirliği, sürdürülebilir tarım uygulamalarını teşvik etmek ve paylaşmak için üreticiler, tedarikçiler, kurumlar, üniversiteler ve araştırma merkezleriyle birlikte yürüttüğü çalışmalar sayesinde artırmayı başardı.

Ferrero Grubu’nun Sürdürülebilirlik İlerleme Raporu’nda öne çıkan diğer önemli veriler ise şöyle:

  • Ferrero ambalajlarının yüzde 90,7’si geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir şekilde tasarlandı. Bir önceki yıl bu oran yüzde 88,5’ti.
  • Suyu azaltma ve yeniden kullanma girişimleri sayesinde, Ferrero tesislerinde su yoğunluğunda yüzde 20 azaltma kaydedildi (2017/18 temel yılına kıyasla). 2021/22 yılına kıyasla ise yüzde 9,6 azalma sağlandı.

Uzakdoğu’ya 500 milyon dolar ihracat hedefi

Uzakdoğu’ya 500 milyon dolar ihracat hedefi

Türkiye’ye kazandırdıkları yıllık döviz tutarı 6 milyar doları aşan taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinin ihracatında Uzakdoğu pazarının payı ortalamanın üzerinde artıyor.

Türkiye, 1 Ocak – 28 Mayıs 2024 döneminde meyve sebze mamulleri ihracatını yüzde 24’lük artışla 880 milyon dolardan 1 milyar 93 milyon dolara taşırken, Japonya, Avustralya, Çin, Güney Kore, Tayvan, Tayland gibi ülkelerin domine ettiği Asya Pasifik pazarında ihracatını yüzde 38,5 artırarak 56,5 milyon dolardan 78,5 milyon dolara yükseltti.

Meyve sebze mamulleri ihracatında Türkiye’nin lideri olan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 28-30 Mayıs 2024 tarihleri arasında Çin’in Şanghay kentinde, düzenlenen Sial 2024 Şanghay Fuarı’na katılarak, Türkiye’nin Çin’e meyve sebze mamulleri ihracatını daha da artırması için Uzakdoğu pazarındaki pazarlama faaliyetlerine yeni bir halka ekledi.

Turşu ve sos gruplarına yoğun ilgi vardı

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Sial 2024 Şanghay Fuarı’nda Türkiye’nin ihracatında dünya lideri olduğu turşular ve sos gruplarına yoğun ilgi olduğunu kaydetti.

UR-GE ve TURQUALITY Projesiyle Asya Pasifik pazarında 500 milyon dolar ihracata ulaşacaklar

Türkiye’nin yıllık 60 milyon tona ulaşan meyve sebze üretiminin yüzde 10’luk kısmını taze meyve sebze olarak ihraç ettiklerini ve yıllık 3,5 milyar dolar döviz getirisi sağladıklarını aktaran Uçak, “60 milyon tonluk rekoltenin daha katma değerli hale gelmesi için dondurarak, kurutarak, konserve yaparak değerlendiriyoruz. Turşu, salça, meyve suyu, közlenmiş sebzeler, dondurulmuş sebzeler ve meyveler şeklinde işleyen dünyanın en modern üretim tesislerine sahibiz. Amerika, İngiltere, AB ülkeleri, Uzakdoğu ve Ortadoğu ülkelerinde gücümüzü artırmak için fuarlara katılıyoruz. İhracatçı firmalarımızın kümelenerek yetkinliklerini artırdıkları ve pazarlama yaptıkları Ticaret Bakanlığımızca desteklenen UR-GE Projelerine 41 firmamızın katılımıyla Turkish Fresh and Processed Fruits and Vegetables Cluster isimli dördüncü UR-GE Projemizi başlattık. Günümüzde yıllık 200 milyon dolar seviyesinde ihracat yaptığımız Asya Pasifik pazarında 500 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaşmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

TURQUALITY Projesinde Çin hedef pazar olacak

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin koordinatörlüğünü üstlendiği, Uludağ Meyve Sebze Mamülleri İhracatçıları Birliği ve İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin paydaş olduğu “The Symphony of The Taste From Anatolia Turquality Projesi”ne 2024 yılında başlayacakları bilgisini veren Uçak sözlerini şöyle tamamladı; “Ticaret Bakanlığı’mızın onaya sunulan proje, onay sürecinin ardından start alacak. Meyve sebze mamulleri sektöründe, Türk gıda ürünlerinin küresel mutfaklarda eşsiz bir tat sunma potansiyeline sahip olduğunu bu proje ile tüm dünyaya göstermek istiyoruz. “Proje ile küresel tatların tarif ve içeriklerinin Türk meyve sebze mamulleri kullanımına olanak tanıdığı İngiltere ve Çin’de anlatılacak.

ŞOK’un yılın ilk çeyreği cirosu 37,2 milyar TL

ŞOK’un yılın ilk çeyreği cirosu 37,2 milyar TL

ŞOK Marketler 2024 yılının ilk çeyreğinde de büyümesini sürdürdü. 2024 yılının ilk üç ayında ŞOK Marketler’in cirosu 37,2 milyar TL’ye, mağaza sayısı ise 10 bin 789’a ulaştı.

Uğur Demirel: “Yatırımlarımızla müşteri deneyimini daha da iyileştirmeye devam edeceğiz.”

2024 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel kaliteli ürünleri uygun fiyattan tüketicilere ulaştırmaya devam ettiklerini aktararak sözlerine şöyle devam etti: “ŞOK Marketler olarak daima ülkemizin ekonomisine ve müşterilerimizin bütçesine katkı sunmak üzere çalışıyor, ülkemizin 81 ilinde temel ürünlerde sürekli ucuzluk sağlayarak bu ürünleri mümkün olan en uygun fiyatlarla müşterilerimizle buluşturuyoruz. Bu doğrultuda 2024 yılının ilk çeyreğinde de büyümemizi sürdürerek 37,2 milyar TL ciroya ulaştık. Mağaza ve depo yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürürken, arayüz güncellemesi yaptığımız mobil uygulamamız Cepte ŞOK ile 60 dakikada teslimat seçeneği sunarak müşteri deneyimini daha da iyileştirmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz Win programımızla müşterilerimize kaliteli ürünü uygun fiyattan ulaştırırken, kazandıkları Win paraları Win cüzdanları aracılığıyla kullanma imkanı sağlıyoruz. ŞOK Marketler olarak, “ara sıra değil hep ucuz” sloganımızla, önümüzdeki dönemde de yapacağımız yatırımlarla yeni mağazalar açmaya ve istihdamımızı artırmaya devam edeceğiz.”

Eduscho markası şimdi Türkiye’de!

Eduscho markası şimdi Türkiye’de!

Eduscho, kaliteyi uygun fiyata sunma hedefi, renkli ve dinamik marka dünyasıyla Türkiye kahve pazarında fark yaratmaya hazır.

1924 yılında Bremen’de başlayan hikayesiyle Eduscho, kaliteli ve iyi kahveyi uygun fiyata sunuyor. Tchibo çatısı altında kahve severlerle buluşan Eduscho, “iyi kaliteyi uygun fiyata sunma” misyonunu benimsiyor.

Eduscho’nun Türkiye’ye gelişine dair Tchibo Türkiye Pazarlama ve Ürün Direktörü İlknur Aksoy Şen, “Eduscho markası, Tchibo çatısı altında Almanya, İsviçre, Avusturya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Romanya gibi birçok ülkede satışta olan bir marka. Biz de yaklaşık 20 yıldır Türkiye’de olan ve kahve pazarının gelişiminde önemli rol üstlenmiş bir şirket olarak; Türk kahve tüketicisinin dinamiklerini ve beklentilerini sürekli takip ediyor; Tchibo ve Davidoff markalarımızla kahve pazarında farklı ihtiyaç ve damak tatlarına hitap ediyoruz. 100 yıllık bir geçmişi olan Eduscho da temelinde sadelik, eğlence ve erişilebilirlik değerlerini barındıran yapısıyla şirketimizin ürün portföyünde önemli bir yere sahip.” dedi.

 

Espresso Intenso: Sert ve yoğun aromasını, kahve harmanının geleneksel şekilde ağır ağır kavrulmasından alıyor.

Espresso Classic: İdeal espresso lezzetini sunan kahve, Cappuccino ve Latte Macchiato severlerin favorisi olmaya aday.

Caffè Crema: Orta kavurma derecesine sahip olan kahve, her yudumda büyülü bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor.

Classic Traditional: Aromatik ve yoğun çekirdeklerle dolgun bir kahve keyfi yaratmak için harmanlandı.

Classic Strong: Classic Traditional’ın daha yoğun ve kuvvetli versiyonu olan Classic Strong, kahvesini sert tercih edenler için harika bir seçim.

Instant Classic ve Instant Intense: Günün hızlı temposuna uygun ve hemen hazırlanmasına rağmen tadıyla uzun süre damakta kalıyor.

3’ü bir arada ve 2’si 1 arada: Pratiklik ve lezzetin buluştuğu hazır karışım kahveler, tadıyla kahve severlerin içim keyfinde fark yaratıyor.

Türk su ürünleri ihracatı 5 yılda yüzde 65 artarak 1,7 milyar dolara yükseldi

Türk su ürünleri ihracatı 5 yılda yüzde 65 artarak 1,7 milyar dolara yükseldi

Türkiye’de 2000’li yılların başından itibaren ihracatın lokomotif sektörlerinden biri konumuna yükselen Türk su ürünleri sektörü, son 5 yılda ihracatını yüzde 65 artırarak 1 milyar dolardan 1,7 milyar dolara çıkardı.

Avrupa’nın en büyük levrek ve çipura üreticisi konumundaki Türkiye’nin 100’den fazla ülkeye su ürünleri ihraç ettiği bilgisini veren Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, alabalık üretiminde dünya 2.’si olduğumuzu, Akdeniz’in uluslararası sularında ve Malta kıyıları açıklarında yakalanan mavi yüzgeçli orkinosun ise Japonya’ya ihraç edildiğini dile getirdi.

Toplantıda Türkiye adına söz alan Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Türk girişimcilerinin son 20-25 yılda su ürünleri sektöründe dünyanın en modern ve entegre tesislerini dünyaya kazandırdıklarını, başta levrek, çipura, alabalık, somon ve ton balığı taze ve soğutulmuş, dondurulmuş bütün veya fileto olarak ve ayrıca tütsülenmiş olarak ihraç ettiklerini aktardı.

Levrekten 517 milyon dolar, çipuradan 418 milyon dolar döviz elde ettik

“Bu tesislerde ürettiğimiz protein zengini su ürünlerimizi 100’den fazla ülkeye ihraç edecek duruma geldik” diye konuşan Kızıltan, “Balıkçılık ve su ürünleri ihracatımız 2023 yılında 1.679 milyar dolara ulaştı. Sektörün 2019 yılı sonunda gerçekleştirdiği 1.02 milyar dolarlık ihracat hacmiyle, 2023 ihracat hedeflerine ilk ulaşan sektörler arasında yer aldık ve ilk kez 1 milyar dolar barajını geçtik. 2023 yılında 1,6 milyar dolarlık ihracatımızın haklı gururunu yaşıyoruz. Başlıca ihraç ürünlerimiz ise Akdeniz Levreği, Çipura, Türk Somonu, Gökkuşağı Alabalığı, Mavi Yüzgeçli Orkinos ve Kaya Levreğidir. Levrek ihracatımız 517 milyon dolar olurken, çipura ihracatımız 418 milyon dolar, Türk somonu, Türk deniz ürünleri sektörünün yükselen yıldızı konumunda. Türk Somonu önemli bir üretim ve ihracat artışı göstererek 2023 yılında yaklaşık 376 milyon dolarlık değere ulaştı. Alabalık ihracatımız 112 milyon dolar, orkinos ihracatımız 51 milyon dolar oldu. Kaya levreğinden 10 milyon dolar döviz geliri elde ettik” şeklinde konuştu.

Türkiye’de su ürünlerinin yüzde 60’ı yetiştiricilikten karşılanıyor

Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa’da 1. sırada dünyada ise 17. sırada yer aldığı bilgisini paylaşan Genel Müdür Türkyılmaz, “Türkiye’de su ürünleri üretimi 2023 yılında yaklaşık 1 milyon tona ulaşmış olup bunun yaklaşık yüzde 60’a yakını yetiştiricilikten elde edildi. 2023 yılında 1 milyar 700 milyon dolar ihracat yaparken, ithalatımız 2023 yılında 272 milyon dolarda kaldı. Türkiye net su ürünleri ihracatçısı bir ülke konumunda. İhracatımızın yaklaşık yüzde 80’ini çiftliklerde üretilen balıklar oluşturmaktadır” dedi.

Lezita Ege Bölgesi’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında 6’ncı sırada

Lezita Ege Bölgesi’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında 6’ncı sırada

Lezita, Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın (EBSO), şirketleri üretim ve satış performanslarına göre değerlendirdiği “İlk 100 Büyük Sanayi Kuruluşu” çalışmasında iki sıra birden yükselerek 6’ncı sırada yer aldı.

Ege’nin 100 büyük sanayi kuruluşu araştırması “2023 yılı üretimden satışlar” kriterine göre yapıldı. Sonuçlar, İzQ İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen toplantıyla açıklandı. Lezita geçen yıl listede 8’inci sırada yer almıştı.

Lezita Genel Müdürü Mesut Ergül, Lezita’nın çalışmada ilk 10’daki yerini koruduğuna dikkat çekti. Ergül, “Türkiye ekonomisine yön veren dev şirketler arasında yer almaktan büyük gurur duyuyoruz. Lezita olarak kesintisiz olarak üretmeye, istihdam sağlamaya ve Türkiye ekonomisine katkıda bulunmaya devam ediyoruz. Global bir gıda markası olma vizyonumuz doğrultusunda yatırımlarımıza devam ediyoruz” diye konuştu.