Antalya sanata doydu

Antalya sanata doydu
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli kültür sanat etkinliklerinden biri olan Antalya Uluslararası Piyano Festivali, sahnesinde yine dünyaca ünlü bir yıldızı ağırladı.
Piyano flamenko denilince dünyanın akla gelen ilk isimlerinden olan ve Türkiye’deki ilk konserini veren Diego Valdivia, Antalyalı müzikseverlere müzik ve dansın muhteşem uyumla harmanlandığı unutulmaz bir gece yaşattı.
20. Uluslararası Antalya Piyano Festivali, piyano flamenko denilince, dünyanın akla gelen ilk isimlerinden olan Diego Valdivia’yı, Antalyalı müzikseverlerle buluştu.
Türkiye’de ilk konserini veren dünyaca ünlü İspanyol piyanist, Antalya Büyükşehir Başkanı Muhittin Böcek’in de katıldığı gecede unutulmaz bir konsere imza attı.

Üsküdar’da Gripin rüzgarı

Üsküdar’da Gripin rüzgarı

Üsküdar Belediyesi, kültür- sanat dünyasının en sevilen isimlerini Üsküdarlılarla buluşturmaya devam ediyor. Türk rock müziğinin en çok takip edilen grubu Gripin’in Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde verdiği konser büyük ilgi gördü.

Gençlerin en çok sevdiği müzik gruplarından olan Gripin ile Üsküdar’da yer yerinden oynadı. Dillerden düşmeyen şarkılarını Üsküdar’da seslendirdi.

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, konser sırasında sahneye çıkarak grubun solisti Birol Namoğlu’na Kitre Bebek hediye etti.

 

“Bodrum’un kaynaklarının hızla artan nüfusu artık karşılayamıyor”

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras “Bodrum’un kaynaklarının hızla artan nüfusu artık karşılayamıyor”

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği muhtarlar toplantısı kapsamında, Bodrum’daki mahalle muhtarları ile bir araya geldi. Herodot Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantının açılışında konuşan Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, “Bizim bakış açımız siyaset penceresinden değil, hizmet penceresinden” diyerek şunları söyledi:

Bodrum’un kaynaklarının hızla artan nüfusu artık karşılayamadığını söyleyen Başkan Aras, Bodrum’da yapı stoğu artık tamamdır. 130 bin civarında yapı var ve bunun üzerine çıkmamamız gerekiyor. Bodrum’da yaşayan vatandaşım arsasına ev yapacak tabii ki ama yeni yazlık konutlar, milyon dolarlık projeler istemiyoruz. Çünkü geldikçe sorunları da beraberinde getiriyor bu yatırımlar. Denizimiz, toprağımız kirleniyor, suyumuz yetmiyor. Belediyemiz çöplerini toplamaya bile yetişemez hale geliyor. Su kaynaklarımız yüzme havuzlarına, çim alanlara harcanıyor. Binlerce metreküp su gidiyor. Bodrum’un değerini bilen, geleceği için kaygı duyan insanlar, siz muhtarlar, biz yerel yöneticiler ve halk bu işe dur demezse, Bodrum’a sahip çıkmazsa, bu durum düzelmez, hatta daha da kötüye doğru gider” diye konuştu.

“Yoksa Bodrum’u kaybederiz”

Bodrum Belediyesi’nin her hizmeti ve her projeyi ‘Bodrum’u korumak’ adına hayata geçirdiğini söyleyen Başkan Aras, “Bodrum’u kimseye peşkeş çekmeyiz. Bu konuda baskılara da karşı koyarız. Yoksa Bodrum’u kaybederiz” dedi.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, muhtarlara büyük görev ve sorumluluk düştüğünü ifade etti. Her muhtarın ilettiği talep, beklenti ve şikayetlerin belediye birim müdürleri tarafından acilen çözüme kavuşturulması talimatı vererek sözlerini şöyle sürdürdü: “Belediyemizin tüm iletişim kanalları açık. Ancak bu konuda hala aksamalar yaşanıyor olabilir. Bazı sıkıntılarımız olsa da bunlar belli bir sürede aşılacak. Bodrum’da hiçbir muhtarımın, ‘şu işi yapmadın’ denilerek eleştirilmesini istemiyorum. Muhtarlarım bir şey talep ediyorsa, o muhakkak vatandaştan gelmiştir. O taleplere en kısa sürede yanıt verilecek. Biz bütün gücümüzü halkımızın faydasına kullanmak zorundayız. Belediyecilik anlayışımızın temelinde bu var.”

 

İngev Başkanı Vural Çakır “Gerçekçi ve cesur”

Brand City

İNGEV Başkanı Vural Çakır “Gerçekçi ve cesur”

Geçici koruma statüsündeki Suriyelilerin geri dönüşü konusunda yaygın siyasi pozisyonların tümü birbirine benziyor. “Suriye’de sorunlar çözülsün (çözülecek) ve ülkelerine geri dönsünler (dönecekler)”. Güvenli bölge yaratmanın bir önemli gerekçesi de bu şekilde.

İkili konuşmalarda  ise resmi söylemelerin aksine . “Suriye’ye dönüş zayıf ihtimal “

Önümüzdeki iki  kuşak boyunca Ülkemizin en önemli  meselelerinden birisi olacak soruna yaklaşım bu gerçekçi olmayan teze dayanmamalı.

Dünya mülteci pratiği geri dönüşün belli koşullarda mümkün olduğunu gösterir. Mülteciler sınırda özel olarak oluşturulmuş alanlarda (kamplarda) yaşıyorsa ve mültecilik süresi kısa ise geri dönülüyor.

Ev sahibi toplulukla iç içe geçilmişse, süre uzamışsa, kendilerine yeni bir hayat kurmak zorunda kalmışlar ise geri dönüş eğilimi düşük.

Türkiye’de geçici koruma statüsünde 4 milyona yakın Suriyeli var. Bunların yalnızca, evet yalnızca 63 bini  kamplarda bulunuyor. Geriye kalanı  ev sahibi toplum  ile iç içe geçmiş olarak şehirlerde yaşıyor. Kendilerine bir hayat kurmuşlar. çok büyük  zorluklar içindeler,  ama bir hayat kurmuş durumdalar.

600 bini aşkın çocuk  eğitim sisteminin içine girmiş, okullaşmış  durumda ve Türkçe eğitim görüyor.Üniversitede okuyanların sayısı 27 bin.

Çalışma izini alanların sayısı 35 bine yaklaşıyor.  İş gücü piyasasında 800 bin dolayında Suriyeli var. Suriyelilerin kurduğu şirket sayısı 15 bini aştı, esnaf konumundakilerle birlikte toplam 35-40 bin olarak tahmin ediliyor.

Yoğun olarak bulundukları bölgelerde kendi  “eko sistemleri” oluşmuş durumda. Yani yöresel yemeklerini, içeceklerini, alışveriş mekanlarını oluşturmuş durumdalar. Tıpkı Almanya’daki  birinci kuşak Türklerin almanca öğrenmeden ve bulundukları ülke kültürüne uyum sağlamadan hayatlarını sürdürebildikleri gibi, yaşlı Suriyeliler de bildikleri hayatı Arapça ile sürdürebiliyorlar.

Sonuçta,bütün dinamikleriyle  Ülkemizdeki Suriyeliler  Türkiye günlük yaşamının içine yerleşmiş, yeni bir hayatın temellerini atmış durumdalar.

Bu içiçelik sürerken “ sizin geçici koruma kimlikleriniz  iptal ettik,  işte şurada Suriye’ye kalkan otobüsler var, haydi siz  4 milyon insan kuyruğa girin otobüslere,trenlere binin ve Suriye’ye dönün, orada yeniden bir hayat kurmaya başlayın” denemeyeceği açık.“ Sevgili  çocuklular sizi okullarınızdan alıyoruz , hadi bakalım Suriye’ye  gidiyorsunuz “ denilebilir mi ?

Suriye  hemen yarın güvenli bölge haline gelse bile yapılamaz.

Daha gerçekçi ve daha cesur bir stratejiye ve onun dile gelmesine ihtiyacımız var. Cesur , çünkü birçok unsur birleşerek Türk -Suriyeli  ilişkisini başlıca sosyal uyumsuzluk noktalarından birisi haline getirdi.  Başka bir söylem seçmen oyunu etkileyecek siyasal riskler taşıyor.

Gerçekçi olan ise öncelikle Suriyelilerin  büyük çoğunluğunun bu ülkenin bir parçası olduğunu Kabul ederek buna göre stratejiyi ayarlamak.

Meselenin Ülkemizde  gittikçe büyüyecek bir çatışma alanı değil bir avantaj olabilmesini  sağlayabilmek,gelecekte yeniden inşa  edilecek Suriye ile güçlü  bir köprü sağlamasına da zemin hazırlamak.

Bu nedenle Ülkemizdeki Sosyal uyumu çok ciddiye almalıyız; bizim kültürümüzü , iş hayatından kadın erkek ilişkilerine kadar her alanda hissetmelerini sağlayacak; bizim de onların davranışlarını  doğru anlamamızı sağlayacak geniş kapsamlı bir uyum bakışına ihtiyacımız var. Özellikle ev sahibi toplum farkındalığı çok yükselmeli…

Bu yeni durumun yüklerini kaldırırken, zenginliklerini de daha iyi değerlendirebiliriz.

İngev’de yürüttüğümüz bir proje için mentorluk yaptığım Suriyelilerin sahip olduğu iki tekstil kuruluşu geçen ay Libya’dan 900 parçalık elbise siparişi aldı.  Arapça  konuşulan ülkelerle ticaret açısından yeni bir potansiyel.

Ülkemizdeki Suriyelileri  stratejik olarak Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak düşünüp, aşamalı olarak ve belli koşullar altında vatandaşımız haline getirmeliyiz.  Geri dönüşün artık çoğunluk için değil azınlık için mümkün olacağını öngörmeliyiz. Gelecek kuşaklara yeni bir  çatışma alanı değil zenginlik bırakabilmek için

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kayseri’den gastronomi turizmi atağı

Kayseri’den gastronomi turizmi atağı

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ‘Kayseri Gastronomi Turizmi Çalıştayı’, 16-17 Kasım tarihlerinde düzenlenecek.

Kentin gastronomi turizminde yükselen bir destinasyon olması adına hayata geçirilen ilk adım olacak olan Kayseri Gastronomi Turizm Çalıştayı , iki gün sürecek. Etkinliğe Sahrap Soysal, Cüneyt Asan, Murat Bozok, Eyüp Kemal Sevinç, Yunus Emre Akkor, Ebru Baybara Demir gibi ülkemizin gastronomi alanında en önemli şeflerini, alanında uzman konuşmacıları ve gazetecileri ağırlayacak.

Çalıştayda belirlenecek olan yol haritası çerçevesinde Kayseri mutfağını dünyaya tanıtma çalışmalarına hız verilecek. Murat Bozok (Şef), Eyüp Kemal Sevinç (Şef, EKS Mutfak Kurucusu),Yunus Emre Akkor (Şef, Yazar), Ebru Baybara Demir (Şef, Sosyal Girişimci), Osman Serim, (MDD Başkan Yrd.,TKKAD Başkan Yrd. , F&B danışmanı),  Ahmet Örs, (Gazeteci, Gastronomi Yazarı), Ebru Koralı, (TURYİD Yönetim Kurulu Üyesi , Global Gastroekonomi Zirvesi Komite Başkanı), Tayyar Zaimoğlu, (ÇUKTOB Başkanı, TURYİD ve TÜROFED Yönetim Kurulu Üyesi) gibi ülkemizin gastronomi sektörünün önde gelen isimlerinin konuşmacı olarak yer alacağı çalıştayda, yan etkinlikler olarak Kayseri mutfağını tanıtan atölye çalışmaları yapılacak. Ünlü TV yıldızı yemek yazarı Sahrap Soysal ve ünlü et ustası Cüneyt Asan’ın yerel şeflerle beraber yapacakları atölye çalışmaları,renkli anlara sahne olacak.
İ

Yusuf Güney’e sevgi seli

Yusuf Güney’e sevgi seli

Üsküdar Belediyesi, kültür- sanat dünyasının dikkat çeken isimlerini İstanbullularla buluşturmaya devam ediyor. Şarkılarının yanı sıra yaşam tarzıyla da özellikle gençlerin gönlünü fetheden Yusuf Güney, Nevmekan Sahil’de “Akustik Muhabbet” temasıyla düzenlenen konserde sevenleriyle buluştu.Yeni nesil pop müziğin başarılı temsilcilerinden olan sanatçı, dillerden düşmeyen şarkılarını sevenleriyle karşılıklı muhabbet ederek seslendirdi. Konser sırasında Halit Akçatepe, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Kemal Sunal taklitleri yapan sanatçı, sevenlerini kahkahaya boğdu.

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, organizasyonda kısa bir konuşma yaptı.  “Üsküdar Belediyesi olarak keyifli muhabbet temasıyla işlediğimiz “Akustik Muhabbet” konser serimizde bu akşam Yusuf Güney’i ağırlamaktan mutluluk duyduk. Hepinizin gözlerinden çok keyifli bir akşam geçirdiğinizi görebiliyorum” dedi. Türkmen, “Üsküdar Belediyesi olarak böyle muhabbet ve müzik dolu konserler gerçekleştirmeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Kadıköye’de Ata’ya Saygı Zinciri

Kadıköye’de Ata’ya Saygı Zinciri

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aramızdan ayrılışının 81’inci yılında Kadıköy’de binlerce kişi tarafından oluşturulan “Ata’ya Saygı Zinciri” ile anıldı.

Fenerbahçe Orduevi ile Bostancı Sahil yürüyüş yolu boyunca oluşturulan 6,5 kilometrelik insan zincirinde saat 9’u 5 geçe sirenlerin çalmasıyla birlikte saygı duruşuna geçildi. Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, eşi Rojvan Odabaşı ve çocuklarının da katıldığı tören İstiklal Marşı’nın söylenmesinin ardından sona erdi.

 

 

11.Uluslararası Arena Aqamasters Yüzme Şampiyonası ödül töreni yapıldı

11.Uluslararası Arena Aqamasters Yüzme Şampiyonası ödül töreni yapıldı

Bölgenin en kapsamlı yüzme yarışması olan ve 11. kez düzenlenen Uluslararası Arena Aquamasters Yüzme Şampiyonası geçtiğimiz hafta sonu Bodrum’da gerçekleştirildi. Şampiyonanın ödül töreninde konuşan Başkan Aras, önümüzdeki yıl şampiyonanın bir bölümünün Bodrum’a taşınacağı müjdesini verdi.

8 farklı kategoride gerçekleştirilen 11.Uluslararası Arena Aquamasters Yüzme Şampiyonası, Muğla Valiliği’nin himayesinde, Türkiye Yüzme Federasyonu’nu ve Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile işbirliği ile Bodrum Belediyesi’nin ev sahipliğinde tamamlandı.

Yerli ve yabancı 2 bin 500 sporcunun katıldığı Yüzme Şampiyonası’nın ilk günü yapılan açık su yüzme yarı maratonunu,  kadınlarda dünya şampiyonu Angela Maurer erkeklerde ise Emre Erdoğan birinci olarak tamamladı. ikinci gününde düzenlenen açık su yüzme şampiyonası yoğun bir katılımla start aldı. 1,5 K’lık etabı ilk göğüsleyenler ise kadınlarda yine Angela Maurer, erkeklerde Okan Ulaş oldu. Aynı günün akşamında yapılan “Işık Yolculuğu Gece Yarışı” renkli görüntülere sahne oldu.

11.Uluslararası Arena Aquamasters Yüzme Şampiyonası’nın üçüncü gününde gerçekleştirilen 3 bin metrelik Açık Su Şampiyonası’nın birincisi kadınlarda Irina Bolshakova, erkeklerde Efe Erduran olurken dereceye girenler madalyalarını Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın elinden aldı.

 

 

Anadolu’dan İran’a uzanan ezgiler

Anadolu’dan İran’a uzanan ezgiler

Anadolu’nun türküleri ve ilahilerinin yanı sıra farklı sunumlarıyla hikâyelerine de yer veren Mahsa-Marjan Vahdat ve Coşkun Karademir,Üsküdar’da “Eski Kökler, Yeni Yapraklar” konsepti altında gerçekleştirdikleri konserde sahne aldılar. Eşsiz yorumları ve performanslarıyla Anadolu’dan başlayıp İran’a uzanan bir coğrafyanın ezgilerine yeniden hayat veren sanatçılar, tüm İstanbulluları Üsküdar’dan İran’a uzanan müzik dolu bir yolculuğa çıkardılar.

Geçmişin kültür mirasını yeni nesillere ulaştırmak için adeta bir elçi görevi üstlenen Mahsa-Marjan Vahdat ve Coşkun Karademir’in sıra dışı konseri, Mevlana’nın Yersiz ve Aşkın Surları isimli şiiriyle başladı. Dil, din ve ırk gözetmeksizin farklı kültürlerde yer bulan, birbirleriyle harmanlanarak bu günlere ulaşan çok önemli eserleri seslendiren sanatçılara, Tasavvuf müziğinin simgesi nefesli sazlarda Ertan, vurmalı çalgılarda Ömer Arslan eşlik etti. Tasavvuf müziğinden örneklerle katılımcıların gönül telini titreten sanatçılar, konser süresince verdikleri barış ve sevgi mesajlarıyla da duygulara dokundular. Konser, Mahsa- Marjan Vahdet’in 1 sene önce kaybettikleri annelerine ithaf ettikleri ninni ile sona erdi.

Konser sırasında sahneye çıkarak sanatçıları tebrik eden Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Mahsa Vahdet’in doğum gününü sahnede kutladı.

İlber Ortaylı izdihamı

İlber Ortaylı izdihamı

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Üsküdar Belediyesinin ev sahipliğinde Nevmekan Sahil’de gerçekleştirilen “Dünden Bugüne Cumhuriyet” konulu söyleşiye katıldı. Nevmekan Sahil’de Ortaylı’nın söyleşisine saatler öncesinden gelen yüzlerce kişi salona sığmayınca dışarıda kalan kalabalık söyleşiyi dev led ekranın kurulduğu bahçede izledi.

Prof. Dr. İlber Ortaylı‘’Bu rejim (cumhuriyet) insanları değiştirmiştir. Kapılar açılmıştır, açık kapılar bir daha kapanmaz, menteşesi oturmaz çünkü. Siyasette ve sosyolojide bu bir kuraldır.”

‘’Lozan anlaşmasıyla Hatay ve KKTC hariç bugünkü Türkiye’nin sınırları tespit edildi. Bu tespitin üzerine Cumhuriyet kurulmuştur. Cumhuriyet niye kuruldu bu son derece muammadır. Mustafa Kemal’in eğer başından ilişkileri saltanat makamıyla hayırhah olsa muhtemelen yine meşrutiyet devam ederdi. Çünkü TBMM adeta yetkili bir meşruti meclis gibi işliyordu.’’ dedi. Ortaylı, konuklara yakın tarih ve cumhuriyetin kuruluşu hakkında bilgi verirken, gelen soruları da içtenlikle cevapladı.