Üsküdar’da aşure günü

Üsküdar’da aşure günü

Üsküdar Belediyesi, Muharrem ayı vesilesiyle aşevinde 41 çeşit malzemeyle dev kazanlarda yapılan 10 bin porsiyon aşureyi vatandaşlara dağıtacak. 9 Eylül Pazartesi günü saat 11.00’de aşevindeki aşure hazırlıklarıyla başlayan, saat 15.00’te vatandaşlara aşure dağıtımıyla devam eden tüm süreçler, basın mensuplarıyla paylaşılacak.

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in de katılımıyla, 9 Eylül Pazartesi günü, 11.00’da aşevinde başlayacak, 15.00’te Mihrimah Sultan Camii önünde gerçekleşecek aşure dağıtımıyla devam edecek etkinliğimizde sizleri de aramızda görmekten memnuniyet duyarız.

TARİH: 9 EYLÜL PAZARTESİ

SAAT: 11.00 – 15.00 arası

YER: ÜSKÜDAR AŞEVİ ve MİHRİMAH SULTAN CAMİİ ÖNÜ

Adalar UNESCO listesi yolunda

Dünya Mirası Adalar Girişimi’nin Adalar Belediyesi ortaklığı ve Adalar Vakfı’nın taşıyıcılığıyla yürüttüğü UNESCO başvuru süreci, Büyükada Anadolu Kulübü’nde yapılacak toplantıyla tamamlanacak.

Dünya Mirası Adalar Girişimi’nin, Adalar Belediyesi ortaklığında ve Adalar Vakfı’nın taşıyıcılığında 2016 yılından bu yana yürüttüğü çalışmalar, Geçici Liste başvuru dosyasının Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunulmasıyla yeni bir aşamaya ulaşmış bulunuyor.
Adalar’ın sahip olduğu üstün evrensel değerlerin UNESCO kriterleri ile karşılaştırılarak tanımları yapıldığı başvuru dosyasında Dünya Miras Listesi’nde yer almasının, Adalar’ın kültürel miras değerlerinin insanlığın sahip olduğu eşsiz varlıkların bir parçası olarak bütün dünyada tanınır ve bilinir olmasını, takdir edilmesini sağlayacağı belirtiliyor.

Çağdaş şiddet

Brand City – Vural Çakır

Çağdaş şiddet

Fiziksel şiddetin iyi birşey olmadığı konusunda en azından genel bir mutabakat var.  Arada aile içi şiddetin ve özellikle kadına şiddetin abartıldığını, aile birliğini bozacak şekilde kullanıldığını, kolun kırılsa da yen içinde kalması gerektiğini söyleyenler olmuyor değil. Ama yine de kimse “ben gerektiğinde “döverim” diye ortaya düşecek densizliği göstermiyor.

Şiddetin “modernize” edilmiş, yeni teknolojik versiyonu için aynısını söyleyemeyiz. Muhtemelen bu yazıyı okuyanların büyükçe bir bölümü ya bu yeni şiddeti birisine uyguladı veya kendisine uygulandı. Yani arkadaş sen ya şiddet mağdurusun veya şiddet uygulayıcısısın; hatta ikisi birdensin.

Acele edip, itiraz etmeden önce aşağıdaki birkaç test sorusuna göz at istersen, sonra rakam bakalım:

 

Hiç sana  “ akşam o saatte “whatsapp” ta ne yapıyordun” diyen oldu mu?

Hiç kimseye “ mesajımı okudun, niye bana cevap vermedin “ dedin mi?

“Niye o fotoğrafı beğendin” sorusunu bir yerden hatırlıyor musun?

Fotoğrafını veya mesajını sana sormadan başka birilerine gönderdiler mi, sen gönderdin mi?

Cevap vermediğin halde Israrla sana mesaj gönderen oldu mu?

Birileri hakkında dedikodu anlamına gelecek mesaj gönderdin mi başkalarına? Lakap taktın mı mesela?

Cinsel içerikli taleplerle ( tabi izinin dışında) karşılaştın mı?

Listeyi daha uzatmak mümkün…  Sosyal medyanın başlıca İletişim aracı haline dönüşmesi ile birlikte, şiddet de işte bu yeni “ modernize” haline büründü.

 

Sosyal medyayı ilgilendiren diğer bütün alanlarda olduğu gibi,  hatta genelde olduğu gibi, hayat önden gidiyor. Kendi düzenini ve kültürünü, bazen oldukça vahşi biçimde oluşturuyor.   Yeni gelişen elbette kendi yeni sorunlarını da getiriyor. O sorunları teşhis etmen, ayıklaman ve bunlara müdahale için bir toplumsal anlayış birliği geliştirmen ise hiç kolay olmuyor.

“Modernize edilmiş şiddet” yani Siber şiddet, sosyal medyanın karşına çıkardığı en önemli sorunlardan biri. İngev’in yeni tamamladığı araştırma raporuna göre toplumun yüzde 77’si siber şiddetin ne olduğunun farkında değil veya pek az haberdar.  Yaptığının ne olduğunu bilmiyor, sanki normalmiş gibi yapıyor.

Tehlikeyi görüyorsun, örneğin sosyal medya aracılığı ile birisini taciz etmek yeni İletişim formları içinde normalize olmuş. Hem taciz ediyorsun ve hem de  “Allah Allah bunda ne var ki” diyorsun. Aslında yapılan evde çocuğunu döven adamın yaptığı. O da çocuğunu adam olsun diye dövüyor, yoksa dizini dövecek, gayet normal olaraktan babalık görevini yapıyor?

İngev’in çalışması gösteriyor ki 18 yaş üstü insanlarda siber tacize uğramışların oranı yüzde 22. Her beş kişiden biri siber taciz kurbanı.  Ayrıca, epeyce bir farkında olmayan da vardır. Facebook ve Instagram tacizin en yoğun kullanıldığı platformlar. İlk gençlik aşamasında olanlar için Instagram, erken orta yaş aşamasında olanlar için ise facebook. İnsanları özellikle onları yakından tanıyanlar taciz ediyor; sevgililer, arkadaşlar, akrabalar…

Neyin şiddet olduğunu bilememek bir sorun. Herhangi bir biçimi ile siber şiddete maruz kalan için ne yapacağını, nasıl davranacağını bilememek de sonraki sorun. Siber şiddet mağdurlarının yüzde 63’ü kendi başlarına mücadele etmeye çalışıyorlar. Kimseye söylemeden.  Yasal yollara başvurma çok çok az olduğu gibi, bu yolların bilinirliği düşük, etkinliği de zaten ayrı bir konu.

Sosyal medya platformlarının toplumdaki birincil İletişim biçimi olacağı ve etkinliğini artırmaya devam edeceğini tahmin etmek zor değil.  Akıllı telefon kullanım yaşı hızla düşüyor,  çocuklar artık 6-7 yaşlarında bu yeni İletişim ortamına katılıyorlar. Ebeveynlerin koyduğu kullanım kısıtlılıklarını aşmayı da biliyorlar. Hangimiz bilmedik ki?

Hayatın ve sonraki hayatların Temel iletişimi öncelikle sosyal medya üzerinden akacak. İyileri ile ve kötüleri ile.  Siber Şiddet kötülerden birisi; 6-7 yaşından itibaren karşılaşılacak bir potansiyel tehdit.

Şiddetin, tacizin fiziksel formları ile baş etme konusunda epeyce yol aldın. Kişisel olarak, toplum olarak, yasalar olarak. Bu mesafeyi geriye vermeni isteyenler olsa bile ileriye doğru devam etmeni engelleyemeyecekler.

Ama siber şiddet, siber zorbalık, siber taciz gibi terimler için daha yolun başındasın. Farkında olmak, bu sözcükleri dillendirmek, anlamlandırabilmek bile önemli.  Henüz durumun ciddiyetini anlamamış olan regülasyonlardan, yasa ve yönetmeliklerden daha önemli.

Şiddetin bu “ modernize” versiyonu ile mücadeleye başlamanın zamanıdır.

Kadıköylüler ünlü sporcularla emanet

Kadıköylüler ünlü sporcularla emanet

 

Kadıköy Belediyesi, her yıl yaz aylarında parklarda düzenlediği sabah sporlarını, bu yıl “Daha Çok Spor, Daha Çok Kadıköy” sloganıyla Caddebostan sahile taşıyor. Kadıköylüler, 4 Ağustos’tan itibaren her pazar saat 08:00’de Caddebostan sahilinde futbol, basketbol, voleybol, atletizm, boks gibi farklı spor dallarında, alanında uzman bir sporcu eşliğinde spor yapacak.

ÜNLÜ SPORCULAR ANTRENÖR OLACAK

Kadıköy Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü, Kadıköylülerin daha fazla spor yapması, güne dinç başlamaları için parklarda başlattığı sabah sporu etkinliklerini ünlü sporcuların da yer alacağı etkinliklerle Caddebostan sahile taşıyor. 4 Ağustos Pazar günü Milli Boksör Gülsüm Tatar eşliğinde başlayacak spor etkinlikleri her Pazar bir başka sporcunun eşliğinde devam edecek. Kadıköylüler yaklaşık bir saat boyunca ünlü sporcular eşliğinde temel beden eğitimi, kültür – fizik hareketleri ile güne daha zinde başlayacak.

‘Daha Çok Spor, Daha Çok Kadıköy’ programının takvimi şöyle:

4 Ağustos Pazar (08:00-09:00) Gülsüm TATAR/Milli Boksör

18 Ağustos Pazar (08:00-09:00) Metin TEKİN/Milli Futbolcu/Spor Yorumcusu

25 Ağustos Pazar (08:00-09:00) Sarper GÜNSAL/Bisiklet/Spor Yorumcusu

1 Eylül Pazar (08:00-09:00) Burcu HAKYEMEZ/ Voleybol

8 Eylül Pazar (08:00-09:00) Önder ÖZEN/Futbol antrenörü/ Spor Yorumcusu

15 Eylül Pazar (08:00-09:00) Zeynepgül ENE/Milli Basketbolcu

22 Eylül Pazar (08:00-09:00) Aykut AY/Milli Atlet

29 Eylül Pazar (08:00-09:00)Volkan GÖKÇEK/Boksör

Muğlalı çiftçiye süs bitkisi desteği

Muğlalı çiftçiye “süs bitkisi” desteği

Yerli üretimin kriz yaşadığı bir dönemde, Muğlalı üreticilerin yüzü gülüyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Alım Garantili Süs Bitkisi” projesi kapsamında, yerel üreticiye önemli teşvik sunuluyor. 15 milyondan fazla süs bitkisini üreterek, belediyeye satış yapan çiftçiler ise memnuniyetlerini belirtiyor.

Muğla Büyükşehir Belediyesi, hayata geçirdiği “Alım Garantili Süs Bitkisi”, “Koku Vadisi” , “Tıbbi aromatik bitkiler ve Yerel Tohum Merkezi” , “MELSA” ,  “Tarım Laboratuvarı” ve “Kurutma Tesisi” projeleriyle şehrin dört bir yanında üreticiyi teşvik ederek, yerel üretime yeniden hayat veriyor.

24 serada üretimi devam eden 15 milyondan fazla süs bitkisi, ilk etapta Muğla Büyükşehir Belediyesinin peyzaj çalışmaları için satın alınırken bugün, Muğla’nın 13 ilçesinin yanı sıra Burdur, Isparta, Antalya, Afyon gibi illere de satılıyor.

Menteşe Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile iş birliği protokolü imzalayan Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Menteşe’de hayata geçirdiği “Koku Vadisi” projesi kapsamında da, tarımsal üretim sıkıntısı çeken bölgelerde fide dağıtımı yapılıyor. Tıbbi-aromatik bitki yetiştiriciliğinin desteklendiği projede ilk etapta, 27 dönüm araziye bin 850 lavanta fidesi dikildi. Belediye ayrıca üreticiye 100 bin adet kekik, adaçayı ve biberiye fidesi teslim etmeyi amaçlıyor.

17.Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali yapıldı

  1. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali yapıldıKadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali büyük bir ilgi gördü. Tiyatro severler sezonda izleyemedikleri oyunları Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda seyretme imkanı buldu. Kadıköy Belediyesi’nin 17 yıldır kesintisiz düzenlediği tiyatro festivali ilçe halkı tarafından büyük ilgi gördü. Selamiçeşme Özgürlük Parkı Amfi Tiyatro’da düzenlenen festival kapsamında 14 oyun seyirciyle buluştu.

Tiyatro Festivali’nin açılışı, Hakan Altıner’in yönettiği, Altan Gördüm, Deniz Türkali, Özdemir Çiftçioğlu, Damla Cercisoğlu, Gökmen Kasabalı, Berkay Şengil, Sadi Özen’in oynadığı “Çiçekçi Sokağı Cinayeti” ile başlarken, “Tırnak İçinde Hizmetçiler” Tiyatro Hemhâl oyunu ile son buldu.

Şişli’de açık hava sinemaları

Şişli’de açık hava sinemaları

Şişli Belediyesi 1970’li yıllarda çok meşhur olan çok hava sinemalarına tekrar start verdi. İstanbul’un eski yerleşim bölgelerinden biri olan Şişli, teknolojinin gelişmesi ve ekonomik mücadeleye yenik düşen sinemaları ile ünlüdür. As, İnci, Tan, Kent gibi kışlık Kulüp, Arzu gibi yazlık sinemaları zamana yenik düşerek tarih sahnesinden silinmişti. Şişli Belediyesi yazlık sinemaları tekrar canlandırmak için semt parklarına kurduğu özel platformlarla yazlık sinema keyfini vatandaşın ayağına getiriyor. Şimdilik birkaç film ile başlayan sinema keyfi, göreceği talebe göre yolun devam edecek.

Bodrum Belediyesi çevre temizliği

Bodrum Belediyesi çevre temizliği

 

Mavi tur tutkunlarının ve Bodrum’da yaşayan birçok vatandaşın vazgeçemediği koylardan biri olan Adaboğazı (Akvaryum) Koyunda kıyı temizliği yapıldı. Ekipler yaklaşık 4 saatte 33 poşet atık malzeme topladı.

Bodrum Belediyesi ekipleri, çeşitli sivil toplum örgütleri ve doğa gönüllerinin zaman zaman temizlik yaptığı bölgeye sabah saatlerinde tekneyle ulaştı. Bodrum Belediyesi’ne ait “Temiz Deniz” isimli tekne ile bölgeye gelen belediye personelleri ellerinde siyah çöp poşetleri ile Adaboğazı kıyısını temizlemeye başladı.

Bodrum’un en güzel koylarından biri olan Adaboğazı’nda denize girip piknik yaptıktan sonra doğaya bırakılan şişe, plastik atıklar ve daha birçok çeşit atık malzeme tek tek toplandı. Atık malzemeler arasında yer alan bir koltuk da ekipler tarafından doğadan uzaklaştırıldı.

Bölgede bulunan bazı vatandaşlar belediye ekiplerinin hafta sonu mesaisini izleyerek tebrik ettiler.

Yaklaşık 4 saat süren temizlik çalışmalarında 33 poşet atık malzeme toplandı. Atık malzemeler tekne ile bölgeden alınarak Temizlik İşleri ekiplerine teslim edildi.

Kadıköy belediyesi tiyatro festivali başlıyor

Kadıköy belediyesi Tiyatro festivali başlıyor

17. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali başlıyor. Tiyatro severler sezonda izleyemedikleri oyunları Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda izleyebilecek.

Kadıköy Belediyesi’nin 17 yıldır kesintisiz düzenlediği tiyatro festivali 1 Temmuz Pazartesi günü başlıyor. Selamiçeşme Özgürlük Parkı Amfi Tiyatro’da düzenlenen festival kapsamında 14 oyun seyirciyle buluşacak. İki hafta sürecek festivalde tüm oyunlar saat 21.00’de başlayacak ve ücretsiz sahnelenecek.

Oyunların davetiyeleri her oyunun etkinlik günü saat 14.00-18.30 arası Kadıköy Belediyesi’nin Caddebostan Kültür Merkezi, Kozyatağı Kültür Merkezi, Süreyya Operası ve Halis Kurtça Çocuk Kültür Merkezi gişelerinden alınabilecek. Tiyatro Festivali’nin açılışı, Hakan Altıner’in yönettiği, Altan Gördüm, Deniz Türkali, Özdemir Çiftçioğlu, Damla Cercisoğlu, Gökmen Kasabalı, Berkay Şengil, Sadi Özen’in oynadığı “Çiçekçi Sokağı Cinayeti” ile başlıyor.

Festivalde sahnelenecek oyunlar şöyle:

1 Temmuz Pazartesi: Çiçekçi Sokağı Cinayeti / Kedi Sahne Sanatları

2 Temmuz Salı: Açık Aile / Tiyatro Yeniden

3 Temmuz Çarşamba: Tamamla Bizi Ey Aşk /Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu

4 Temmuz Perşembe: Komik Gazino / Metin Zakoğlu Tiyatrosu

5 Temmuz Cuma: Nereden Nereye / Sgm Sahne Gösteri Müzik Yapım

6 Temmuz 2019 Cumartesi: Kader Can /Bam Tiyatro

7 Temmuz Pazar: Merhaba / Dostlar Tiyatrosu

8 Temmuz Pazartesi: Şen Makas / Tiyatro Kare

9 Temmuz Salı: Hakikat, Elbet Bir Gün / Tiyatro D22

10 Temmuz Çarşamba: Üçü Bir Arada /İstanbul Halk Tiyatrosu

11 Temmuz 2019 Perşembe – Hikayeler Sabahattin Ali / Rivayet Radyosu Yayına Başladı

12 Temmuz Cuma: Teftişör / Tiyatro Adam

13 Temmuız Cumartesi: Yalnızlar Kulübü / B Planı & Toy

14 Temmuz Pazar: Tırnak İçinde Hizmetçiler / Tiyatro Hemhâl

Vural Çakır; “Aslında Seçim Ne”

Vural Çakır; “Aslında Seçim Ne”

Brand City

 

Aradın taradın, uygun bir yer buldun. Kendi sermayenin üzerine biraz da kredi ilave ettin, işini açtın. Ulaşım, erişim iyi. Müşterilerin ayağı alıştı. Fena gitmiyordu işler. Sonra aniden müşteriler azalmaya, iş düşmeye başladı. Bir süre sonra da neredeyse sinek avlar duruma geldin. Krediyi de kapatamamıştın daha.

Ne olmuştu da, talihin dönmüştü?

Biraz ileride yolun kenarında koca bir alışveriş merkezi yapılmıştı. Yolunu kesmiş, birçok mağaza grubu ve senin asla rekabet edemeyeceğin pazarlama bütçeleri ile müşterilerini çalmıştı. Ve elbette bütün hayatını değiştiren o AVM yapılırken kimse sana birşey sormamıştı.

Acaba belediye seçimlerinde veya genel seçimlerde kime oy versen hayat kalitene vurulan bu darbe gerçekleşmezdi.  En azından öncesinde senin de söz hakkın olurdu. Olur muydu?

Sonunda kendine bir ev aldın. Biraz sen, biraz ipotekli kredi.  Uzaktan deniz görüyor. Etrafında sana benzeyen binalar, Arada balkona çıkıp hava alabiliyorsun Sokağın makul rahatlıkta.

Sonra birgün etrafında birkaç binanın yıkıldığını, küçük boş arsa ile birleştirilip inşaata başlandığını görüyorsun.  Yapı hızla yükseliyor. Evini üç taraftan kuşatan, iki kat yükseklikte  üç koca blokla çevreleniyorsun. Artık ne deniz görmen mümkün, ne balkona çıkıp hava alman. Önündeki küçük sokakta bile trafik sıkışıyor. Bir süre sonra yerleşimler başladığında, sokaktan evine ulaşmak bile sorun olacak. Çocukların servisi filan…

Acaba belediye seçiminde kime oy versen günlük hayat kalitene bu darbe vurulmazdı, En azından öncesinde senin de söz hakkın olurdu. Olur muydu?

Beş yılda bir yerel seçim yapılıyor. Sen de sandığa gidip, vatandaşlık görevini yapıyor, oyunu kullanıyorsun. Sonra da , kaderine razı oluyorsun. İnşaatlara imarlara, avm’lere, aniden kapatılan yollara, değişen güzergahlara. Sanki beş yılda bir kez varsın.

Aslında seçim ve belki de asıl seçim, senin gündelik hayat kaliteni doğrudan etkileyecek değişiklikler karşısında söz ve oy hakkının olması. Sistem bu doğrultuda kendini geliştirebildiği ölçüde, gelişmenin insani karakteri güçlenecek. İlle de geleneksel siyasi jargonla konuşmak gerekirse, ileri demokrasi veya gündelik hayatın demokrasisi oluşacak.

Şimdilik bütün yapabildiğin büyük siyaset etrafındaki sert kutuplaşmanın bir parçası haline gelip beş yıllığına gündelik hayatını birisine emanet etmek. O arada da, artık ne gelirse başına, iyi-kötü kabullenmek. Demokrasinin bu seviyesi ile gururlanmanı söyleyenler olursa da inanmak.

Gündelik hayatını doğrudan etkileyebilecek konularda açık ve net fikir sahibisindir. Farklı görüşleri dinleyebilir ve bunların hangisinin sana faydalı olabileceğini değerlendirebilirsin. Mahallende AVM yapılması için bir referandum yapılacaksa,  yapımın avantajlarını ve zararlarını karşılaştırabilirsin. Belki AVM sahipleri ve belediye ile pazarlık da yapabilirsin. Referandumda buna göre oy kullanabilir, AVM yapımını destekleyebilir veya engelleyebilirsin.

Sonunda AVM’nin etki alanındaki toplulukla  yapılan referandum inşaat konusundaki nihai kararı belirler. Muteaahit, aracı, siyasetçi ve yönetici elitinin kapalı ilişkileri değil. Senin günlük hayat kaliten gizlisi saklısı da artık pek kalmamış rant paylaşımlarına kurban edilmez.

İşte bu gündelik hayat demokrasisidir.

Bu süreçte kutuplaşmış medya kontrolları, çarpıtılmış siyasi propogandalar, ölçüsüz vaatler, gerçeklikten iyice kopmuş inorganik kampanyalar, seçim hileleri, toplum mühendislikleri işlemez. Birey büyük siyasetin, soyut iddiaları içinde kaybolmaz. Köşe yazarı diye de adlandırılan büyük siyaset propagandistlerine mahkum kalmaz.

“Henüz temel demokrasi sorunlarını bile çözememişken, gündelik hayat kalitesini etkileyen konularda doğrudan seçim hakkına nasıl sıra gelir” diye sorabilirsin? Sorduğunla kalır tabi

Cevabını bilmiyorum

Sadece birey, insan üzerinden yükselen bir demokrasi için dilekte bulunabilirim.