+90 544 455 22 63
Pause Dergi
  • Facebook
  • Twitter
  • Tumblr
  • Instagram
  • Youtube
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Anasayfa
  • Müzik
  • Gezi
  • Ürün
  • İş Dünyası
  • Yerel Yönetim
  • Otomobil
  • Teknoloji
  • Aktüel
  • Sağlık
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Ara
  • Menu

–

Işıltılı Kaos Sezonu!

Son zamanlarda herkesin dilinde aynı cümle: ‘Bir kaçamak şart.’ Canlar sıkkın, Gündem yoğun, tempo yüksek, fiyatlar ayrı bir konu… ama işin güzel tarafı şu ki, Ege bu ihtiyacı hiç geri çevirmiyor. Hatta sanki her yıl biraz daha erken davranıyor; daha sezon başlamadan açılan kapılar, dolmaya başlayan masalar, kulaktan kulağa yayılan yeni adresler… Kısacası Bol Şampanyalı Kaos dolu bir Sezon Kapıda!

Bu yazın sinyali de şimdiden net: Çeşme yine büyük oynuyor. Yeni açılacak mekanlar, geri dönen güçlü markalar ve deneyimi merkeze alan konseptlerle sezonu erkenden sahipleniyor. Bodrum ise her zamanki gibi daha seçici, daha rafine; kalabalıktan çok hikâyesi olan mekanlarla öne çıkıyor.

Bir yanda yeni restoranlar, beach’ler ve gece hayatına taze bir soluk getirecek markaların isimleri, diğer yanda da bu markalar için yapılacak etkinliklerin takvimi yavaş yavaş dolmaya başlamış durumda. Gastronomi buluşmaları, özel davetler, gün batımı setleri… Kısacası bu yaz Ege’de sadece ‘nereye gidelim’ değil, ‘ne yaşayalım’ ve ‘ne satın alalım’ sorusu konuşulacak gibi.

KARMA Bodrum

Yeni klasik olma yolunda bir marka; KARMA

Geçen yıl Kapılarını açan ve benimde büyük bir merakla tecrübe etme fırsatı bulduğum KARMA Bodrum bu senede öne çıkan markalar arasında. Bodrum Marina’nın tam karşısında açılan Karma, mevsimsel menüsü, yerel üreticilerle kurduğu doğrudan ilişkiler ve sade mimarisiyle dikkat çekiyor. Ege mutfağının tanıdık tatlarını modern bir çizgide yeniden yorumlayan mekan, aynı zamanda yıl boyu yaşayan bir sosyal alan sunmayı hedefliyor. Bodrum Marina’nın karşısında konumlanan Karma, Ege mutfağını odağına alan menüsü, mimarisi ve yıl boyu süren servis anlayışıyla bölgenin dikkat çeken yeni gastronomi adreslerinden biri olmayı hedefliyor. Karma’nın menüsü, yerel malzeme kullanımı ve mevsimsellik ilkesine dayalı bir mutfak anlayışını yansıtıyor. Bodrum ve çevresindeki üreticilerle doğrudan kurulan ilişkiler sayesinde tedarik zincirinde sürdürülebilirlik sağlanıyor. Tabağa gelen her ürün, malzemenin kaynağına saygı duyan bir yaklaşımla hazırlanıyor. Karma mutfağında öne çıkan temel özellikler; sadelik, denge ve yerellik. Menü, mevsime göre değişerek tazeliğini koruyor. Ege’nin klasik tatları, alışıldık formlarının dışına çıkmadan, ufak dokunuşlarla yeniden yorumlanıyor. Menüdeki örneklerden biri olan gambilya fava, karamelize soğanla dengelenirken, gambilya kıtırları ve erken hasat Memecik zeytinyağı ile destekleniyor. Lezzet katmanları belirgin ama gösterişten uzak. Izgara saganaki peyniri ve Bodrum mandalinası marmelatı gibi kombinasyonlar, tuzlu ve tatlının bir araya geldiği sofistike tabaklar sunuyor. Bu tür eşleşmelerde, lezzet dengesi korunurken malzemelerin doğallığı ön planda tutuluyor. Zeytinyağında pişmiş enginar sapı, kavrulmuş semizotu ile servis edilen çıtır mücver ve sezon balığıyla hazırlanan pil pil gibi tabaklar, Karma’nın mutfağında sadeliğin rafinelikle buluştuğu örnekler arasında yer alıyor. Tatlılar ise menünün devamlılığını sağlayacak şekilde kurgulanmış. Süzme yoğurtla yapılan dondurma ve geleneksel lokma, menüyü sade ama anlamlı bir tatlı seçkisiyle tamamlıyor.

KALİ YALIKAVAK

Ege’de Yeni bir ritim başlıyor; KALİ YALIKAVAK

Alaçatı’dan sonra ege’nin diğer rafine kıyılarından biri olan Bodrum Yalıkavak’ta bu yaz yeni bir enerji doğuyor.

Kali Yalıkavak, yalnızca bir beach ya da restoran değil; günün ritmini baştan sona yeniden kurgulayan bir yaşam alanı olarak kapılarını açıyor.

Güne sakin bir başlangıç, öğlene doğru yükselen bir tempo ve gün batımıyla birlikte bambaşka bir atmosfere evrilen Kali, misafirlerini tek bir deneyime değil, gün boyu süren bir akışın parçası olmaya davet ediyor. Deniz, müzik, gastronomi ve tasarımın iç içe geçtiği bu kurgu, Yalıkavak’ın doğal zarafetini modern bir yorumla buluşturuyor.

Kali’nin mutfağı ise bu deneyimin merkezinde yer alıyor. Ege’nin yerel üreticilerinden ilham alan menü, mevsimselliği odağına alırken, yalın ama güçlü tatlarla öne çıkıyor. Her tabak, bulunduğu coğrafyanın karakterini yansıtırken, global dokunuşlarla dengeleniyor. Günün her saatine eşlik eden bar programı ise hafif ve rafine seçimlerle, deneyimi kesintisiz kılıyor.

Mekânın tasarım dili, doğayla uyumlu, sade ama karakterli bir estetik anlayış üzerine kurulu. Göz yormayan detaylar, doğal materyaller ve akışkan alan kullanımı, Kali’yi yalnızca bir destinasyon değil, içinde zaman geçirmek istenen bir atmosfer haline getiriyor.

Akşamüstü saatlerinde ise Kali, ritmini değiştiriyor. Gün batımıyla birlikte başlayan müzik seçkisi, akşam’a doğru yükselirken; EDİS, HANDE YENER, LvbelC5 ve Poizi gibi isimlerinde yer aldığı konser takvimiyle sezon boyunca konuşulacak gibi gözüküyor.

Bu yaz Kali Yalıkavak, Bodrum’un enerjisine yeni bir soluk getirirken, misafirlerine sadece bir gün değil, hatırlanacak bir yaz vadediyor.

Alaçatı Ot Festivali

Alaçatı Ot Festivali Uluslararası Kimliğiyle Gücünü Gösterdi

15’incisi bu yıl ilk kez uluslararası kimlikle düzenlenen Uluslararası Alaçatı Ot Festivali, hafta sonu boyunca yoğun katılım ve zengin programıyla Alaçatı’yı adeta açık hava sahnesine dönüştürdü. “Köklerden Dünyaya” temasıyla gerçekleşen festival, Çeşme’nin gastronomi mirasını kültür, sanat ve toplumsal birliktelikle buluşturdu.

Cumartesi günü festivalin en hareketli anlarına sahne oldu. Alaçatı sokakları yüz binlerce ziyaretçiyle dolarken, yerel üreticilerin kurduğu stantlarda Ege’ye özgü otlar, enginar, Çeşme limonu ve doğal ürünler büyük ilgi gördü. Uluslararası şeflerin katılımıyla gerçekleşen yarışmalar, atölyeler ve şef sunumları, festivalin global boyutunu güçlü şekilde yansıttı.

Programın öne çıkan başlıkları arasında, Mehmet Yalçınkaya’nın “Sofranın Diplomasi Gücü” söyleşisi ile Ataol Behramoğlu’nun katılımı yer aldı. Gastronomi, kültür ve edebiyatın bir araya geldiği bu buluşmalar, festivalin yalnızca lezzet değil, fikir üreten bir platform olduğunu da ortaya koydu.

Festivalin en güçlü anlarından biri ise 23 Nisan coşkusuyla birleşen geleneksel kortej yürüyüşü oldu. Çamlık Yol’dan başlayarak Alaçatı sokaklarına yayılan kortejde, yerel topluluklar, sivil toplum kuruluşları ve turizm temsilcileri tematik kostümleriyle yer aldı. En önde yürüyen çocuklar ise festivalin ruhunu net biçimde yansıttı. Lâl Denizli’nin çocuklarla birlikte yürüdüğü kortej, “Birlikte Çeşme” mesajını sahaya taşıdı.

Denizli, festivalin bu yıl ulaştığı uluslararası boyuta dikkat çekerek, 13 ülkeden 50 yabancı şefin Ege mutfağını yorumladığını ve festivalin her yaştan katılımcıya deneyim sunduğunu vurguladı. Aynı zamanda yerel üretimin ve sürdürülebilir tarımın desteklenmesinin festivalin temel değerlerinden biri olduğunun altını çizdi.

Festivalin son gününde ise söyleşiler, şef performansları, çocuk etkinlikleri ve spor aktiviteleri gün boyu devam edecek. Sunay Akın’ın katılımıyla gerçekleşecek buluşmalar ve “Şefler Meydanı”ndaki gösterilerle festival, güçlü bir final yaptı..

Alaçatı Ot Festivali, bu yıl yalnızca bir gastronomi etkinliği olmanın ötesine geçerek; üretimin, paylaşımın ve kültürel birlikteliğin uluslararası ölçekte kutlandığı bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha gösterdi.

TERRACOTTA CERAMIC

TERRACOTTA CERAMIC: TOPRAKTAN DOĞAN BİR HAYALİN HİKÂYESİ

2016 yılında kurulan Terracotta Ceramic, yalnızca bir seramik markası değil; toprağın dönüştürücü gücüyle şekillenen bir hayalin somutlaşmış halidir. Hikâyesi, üniversite yıllarında bir seramik atölyesinde keşfedilen üretme tutkusuyla başlar. O gün hissedilen kıvılcım, zamanla sönmeyen bir yaratma arzusuna dönüşür. Kurucusu Gül Alper, kurumsal hayatta geçirdiği yıllar boyunca bu hayali içinde taşımaya devam eder. Satış ve pazarlama alanında edindiği 18 yıllık deneyimin ardından, üretme tutkusunun peşinden giderek 2016 yılında Terracotta Ceramic’i hayata geçirir. “Terracotta”, yani “kırmızı toprak”, doğallığın ve zamansızlığın simgesidir. Marka da bu ruhu taşır: doğadan gelen malzemeyi emeğe, sabra ve tasarıma dönüştürerek özgün ürünler yaratmak. 2017 yılında markanın yolculuğu yeni bir boyut kazanır. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü mezunu Hüseyin Uslu, teknik bilgi birikimi ve sanatsal vizyonuyla ekibe katılır; 2023 yılında ortak olarak markanın üretim ve tasarım süreçlerinde daha kapsamlı bir rol üstlenir. Uslu’nun katkılarıyla Terracotta Ceramic, zanaat ile tasarımı dengeli bir şekilde buluşturan güçlü bir üretim anlayışına ulaşır. Bugün Çeşme Alaçatı’daki atölyesinde üretim yapan Terracotta Ceramic, yerel bir üretim anlayışıyla yola çıkmış; zaman içinde yurt dışına da satışlar gerçekleştirerek farklı coğrafyalara ulaşmıştır. Ürünleri, farklı kültürlerin sofralarında yerini bulurken; Türkiye’de hem bilinen hem de yeni nesil restoranlar, kafeler ve barlar tarafından tercih edilmekte, çeşitli kurumsal projelerde de kendine yer edinmektedir. Marka, her bir ürünü yalnızca bir obje olarak değil; emeğin, sabrın ve bir hayalin izini taşıyan bir hikâye olarak görür. Üretim sürecinde ergonomi, dayanıklılık ve estetik dengesi titizlikle gözetilir. İstiflenebilirlik, servis kolaylığı ve yoğun kullanımda performans gibi detaylar tasarımın ayrılmaz bir parçasıdır. Kullanılan tüm hammaddeler ve sırlar uluslararası standartlara uygun olup, ürünler endüstriyel kullanım şartlarına uyumludur. Ancak Terracotta Ceramic’i farklı kılan yalnızca ürünleri değildir. Atölye, aynı zamanda bir üretim ve öğrenme alanıdır. Kurulduğu günden bu yana birçok kadın burada seramikle tanışmış, üretmeyi öğrenmiş ve bu alanda kendine yeni bir yol açmıştır. Bugün atölyede çalışan ekibin büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturur. Terracotta, bu yönüyle yalnızca bir marka değil; kadın emeğini destekleyen, üretimi paylaşan ve meslek kazandıran bir yapı olarak öne çıkar. Her bir seramik parça, yalnızca formu ve estetiğiyle değil; arkasındaki emeğin, cesaretin ve dönüşümün hikâyesiyle anlam kazanır. Terracotta Ceramic için üretim, bir zanaatten öte bir yolculuktur. Topraktan başlayan bu yolculuk, insanın kendine dönüş hikâyesini de içinde taşır.

#IşıltılıKaos #Çeşme2026 #Bodrum2026 #KarmaBodrum #KaliYalıkavak #EgeYazı #GastronomiDeneyimi #BeachLife #LuxuryLiving #AlaçatıOtFestivali #UluslararasıFestival #ÇeşmeGastronomi #TerracottaCeramic #ZanaatVeTasarım #PauseDergiGurme #LüksYaşam #ÇağrıDoğuş #OffTheRecord

Çağrı Doğuş

Çağrı Doğuş

Hello@cagridogus.com

OFF THE RECORD

Pause Dergi

DİĞER YAZILARI

/tarafından pause

Işıltılı Kaos Sezonu!

/tarafından pause

Gölgelerin gücü adına!

/tarafından pause

Bu Sezon Gürültü Değil Karakter Kazanacak

/tarafından pause

Aramızda Kalmasın

Pause Bu Ay E-DERGİ

© Telif Hakkı - Pause Dergi
  • Facebook
  • Twitter
  • Tumblr
  • Instagram
  • Youtube
  • Linkedin
  • Pinterest
Alâ Otel’de Bayram Tatiline Özel İndirim Alâ Otel’de Bayram Tatiline Özel İndirim Sürdürülebilir Tatil Ekonomiye Katkı Sağlıyor Sürdürülebilir Tatil Ekonomiye Katkı Sağlıyor
Sayfanın başına dön