Yazılar

5 yaş altı çocuklar risk altında!

5 yaş altı çocuklar risk altında!

Yaz aylarında çocukları en mutlu eden aktiviteler deniz ve havuzda yüzmek, parklarda gönüllerince oynamak oluyor. Ancak sıcak havalarda güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak, ‘güneş çarpması’ gibi oldukça tehlikeli bir tabloya yol açabiliyor. Sıcak çarpması ya da daha yaygın bilinen adıyla güneş çarpması; yüksek sıcaklıklara ve neme maruz kalma sonrasında vücudun ısı düzenleme mekanizmalarının bozulması sonucu ortaya çıkan bitkinlik ve koma hali olarak tanımlanıyor. Vücut ısı mekanizmalarının henüz yeterince gelişmemesinin yanı sıra ciltlerinin sıcağa daha fazla duyarlı olmaları nedeniyle 5 yaşın altındaki çocuklarda daha sık ve daha ağır seyreden güneş çarpmasında acil müdahale büyük önem taşıyor. Zira tedavide gecikildiğinde beyin, kalp ve böbrek gibi yaşamsal organlarda ciddi hasarlar gelişebiliyor.

Acıbadem Altunizade  Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Kuter sıcak çarpmasını önlemek için dikkat edilmesi gereken en önemli kuralın ise özellikle güneşin yeryüzüne dik açıyla geldiği öğle saatlerinde çocukları güneş ışınlarından korumak olduğuna dikkat çekerek, “Ayrıca terleme ile kaybedilen vücut sıvısını yerine koymak için çocuklarımızın bol su ve sıvı tükettiklerinden emin olmalıyız” diyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Kuter, çocukları güneş çarpmasından korumak için ebeveynlerin almaları gereken önlemleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Şebnem Kuter

Bu saatlerde güneşe çıkarmayın

Güneş ışınlarının yeryüzüne dik açıyla geldiği öğle saatleri (11.00-15.00) sıcaklığın da maksimum olduğu saatlerdir. Güneş çarpmaları en çok bu saatlerde yaşanıyor. Dolayısıyla çocuğunuzu öğle saatlerinde güneşe çıkarmaktan kaçının.

İnce ve hava alan kıyafetler giydirin

Güneş ışınlarını yansıtacak olan açık renkte kıyafetleri tercih edin. Ayrıca terlemeye izin veren ince ve hava alan kumaşlardan oluşan kıyafetler giydirin. Geniş kenarlı şapkalar ile güneş gözlüğü kullanarak, güneş ışınlarına maruziyeti azaltın.

Güneşe çıkarmadan koruyucu sürün

Hem güneş çarpmasından hem güneş ışınlarının kanserojen etkilerinden korumak için güneşe çıkmadan 30 dakika önce yüksek güneş koruma faktörlü kremi çocuğunuzun cildine uygulayın. Güneş koruyucu ürünler yaklaşık 3-4 saat etkili oldukları için dışarıda zaman geçirme süreniz uzadığında kremi mutlaka yineleyin.

Susamasını beklemeyin

Çocukları güneş çarpmasından korumanın  en önemli yollarından biri, vücudunu susuz bırakmamak. Su, terleme yoluyla derinin nemli kalmasını sağlıyor. Böylelikle vücut ısısının yükselmesi önlenebiliyor. Terleme ile kaybedilen vücut sıvılarını yerine koymak için bol su ve sıvı tükettiğinden emin olun. Küçük çocuklar (1-3 yaş grubu) susadıklarını fark edemiyorlar. Bu nedenle çocuğunuzun susamasını beklemeden, gün içine yayarak 1-1.5 litre su içmesini sağlayın.

Öğle saatlerinde oyuna bırakmayın

Çocuklar zaten yüksek metabolizma hızına sahipler. Metabolik faaliyetlerinin daha da artmaması için özellikle öğle saatlerinde spor ve yüzme gibi yorucu aktivitelerden kaçının.

Sık sık duş aldırın

Çocukların ısı dengelerini sağlamak için ılık duş iyi bir yöntemdir. Sık sık duş almasını sağlayın.

Arabada asla yalnız bırakmayın

Sıcak havada çocukların vücut ısıları hızla yükselebiliyor. Güneş ışığı altında kalarak ısınan araba gibi kapalı alanlarda asla yalnız bırakmayın.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Klimadan faydalanın

Sıcak havalarda sıcaklığı ve nemi düşürmenin en etkili yollarından biri, klima oluyor. Bakımı yapılmış klimalardan yararlanarak ortam ısısını düşürmeye çalışın.

Bu belirtiler varsa, dikkat!

  • 40 ve üzeri ateş
  • Kızarık cilt
  • Hızlı nefes alıp verme
  • Kalp hızında artış
  • Konuşma bozukluğu
  • Huzursuzluk, ajitasyon
  • Yürüme ve denge bozukluğu
  • Bulantı, kusma
  • Uyuma isteği
  • Ağız ve dudaklarda kuruluk
  • Koyu renkli idrar

Çocuğunuzda sıcak teması sonrasında bu belirtilerden biri veya birkaçı geliştiyse hemen harekete geçmelisiniz. “Çocuğunuzu güneşten uzaklaştırmak, serin, gölge bir yere götürmek ilk müdahale olmalıdır.” uyarısında bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Kuter, yapılması gerekenleri “Varsa fazla giysilerini çıkartın. Bilinci açık ise su içirmeyi deneyebilirsiniz, ancak bilinci kapalı ise boğulma riskine karşı su vermekten kaçının. Soğuk suyla ıslatılmış havlularla çevresel soğutma yapmak, uygulayabileceğiniz bir başka yöntemlerden. Sonrasında ise mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurun” olarak özetliyor.

2 yaş altındaki çocuklarda daha sık görülüyor

2 yaş altındaki çocuklarda daha sık görülüyor

 Burun tıkanıklığı, öksürük ve hapşırık gibi nezle-grip benzeri belirtilerle ortaya çıkıyor, zamanında müdahale edilmezse hızla ilerleyerek ciddi tablolara neden olabiliyor. Genellikle 2 yaş altındaki çocuklarda görülen  bu hastalığın adı; bronşiolit! Akciğerlerde bronşiol denilen küçük hava yollarının daralması sonucu gelişen ve solunum sıkıntısıyla kendini gösteren bir alt solunum yolu hastalığı olan bronşiolit, viral enfeksiyonların yaygın görüldüğü kış aylarında kapımızı daha sık çalıyor.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Kuter, Covid-19’un ağır hastalık yapma riski yetişkinlere nazaran daha düşük olsa da, özellikle pandemide çocukları bronşiolitten korumanın her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirterek, “Covid-19 enfeksiyonu akciğer dokusunun tutulumuyla karşımıza geliyor. Akciğerlerin kanı temizleme işlevini yerine getirmesine engel oluyor, bunun sonucunda kanda oksijen seviyesi düşüyor, karbondioksit birikiyor ve solunum sıkıntısı artıyor. Küçük hava yollarında daralma nedeniyle benzer bulgular oluşturan bronşiolit tablosuna Covid-19 enfeksiyonunun eklenmesi, hastalığın daha ciddi seyretmesine yol açabiliyor. Dolayısıyla özellikle bronşiolit geçirmiş olan çocukların daha özenle korunmaları büyük önem taşıyor” diyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Kuter, pandemide çocukları bronşiolitten koruyan önerilerini 8 başlık altında anlattı; önemli uyarılarda bulundu!

Nezle-grip semptomlarıyla başlıyor

Bronşiolit; burun akıntısı, burun tıkanıklığı, öksürük ve hapşırık gibi nezle ya da grip semptomlarıyla başlıyor. Ateş genellikle normal veya hafif yüksek olarak görülüyor. Çocukların bazılarında, özellikle de risk faktörleri olanlarda hastalık hızla ilerliyor ve bu bulgulara; hırıltılı solunum, hızlı nefes alıp verme ile öksürük ekleniyor. Solunum yükünün artması sonucu yardımcı solunum kaslarının devreye girdiğini anlatan Dr. Şebnem Kuter, bronşiolitte erken teşhisin önemini şöyle anlatıyor: “Bu tabloyu muayenede; burun kanatlarının solunuma eşlik etmesiyle, karnın inip kalkmasıyla, kaburgaların arasındaki kasların derin çukurlar oluşturmasıyla gözlemliyoruz. Bir süre sonra sıvı alımının ve beslenmenin bozulması nedeniyle idrar çıkışı azalabiliyor. Hastalık daha da şiddetlendiğinde dil ve dudaklarda morarma ile cilt renginde soluklaşma şeklinde sorunlar gelişebiliyor. Solunum ve kalp durmasına kadar gidebilecek olan bu tabloyu önlemek için doktora zamanında başvurmak çok önemli.”

En sık görülen nedeni RSV virüsü!

Bebeklerde ve çocuklarda küçük hava yolları erişkinlere göre sayıca daha az ve daha dar oluyor. Ayrıca bu havayollarını çevreleyen kıkırdak dokunun da daha yumuşak olduğunu belirten Dr. Şebnem Kuter, “Bunun sonucunda hava yolları kolayca tıkanarak bronşiolit tablosunun gelişmesine yol açıyor. Tüm bu nedenlerle 2 yaş altındaki çocuklarda bronşiolit tablosu daha sık ortaya çıkıyor.” diyor.

Bronşiolitin en sık görülen nedenlerinin başında ise virüsler geliyor. Virüsler arasında da her 2 çocuktan birinde bronşiolitten RSV (Respiratuvar Sinsitiyal Virüs) olarak bilinen virüs sorumlu oluyor. Dr. Şebnem Kuter erken doğan, anne sütüyle beslenmeyen, kronik kalp ve akciğer hastalığı veya zayıf bağışıklık sorunu olan, kalabalık ailede yaşayan, erken dönemde kreşe başlayan, en önemlisi de sigara içen ailelerin çocuklarının bronşiolite daha yatkın olduğunu söylüyor.

Tedavi için geç kalmayın

Bronşiolit tedavisinde çocuklar genellikle destek tedavileriyle evde izlenebiliyor. Zorlu ve hızlı nefes alan, çarpıntısı olan, kandaki oksijen seviyesi düşen çocukların ise hastanede yatırılarak tedavi altına alındığını vurgulayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Kuter, bu süreci şöyle anlatıyor: “Tedavide nemli oksijen desteği, hava yollarının genişlemesine yardımcı olan ve buhar şeklinde uygulanan ilaçlar ile ödemi  azaltmaya yardımcı kortizonlu ilaçlara başvurulabiliyor. Tüm bu ilaçların uygulanma sıklığı hastalığın ağırlık derecesine göre değişiyor. Sık nefes alıp vermeyle oluşacak olan sıvı kayıplarını önlemek için damar yolundan sıvı desteği yapılıyor. Enfeksiyon değerleri yükselmiş veya akciğer filminde zatürre bulguları olan çocuklarda antibiyotik tedavisi uygulanabiliyor.”

Bronşiolite karşı 8 etkili öneri

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Kuter, ebeveynlere yönelik önerilerini 8 maddede şöyle sıralıyor:

 

  • Çocuğumuzu korumak için ebeveyn olarak işe önce kendimizi korumakla başlamalıyız. Unutmayın ki bu dönemde çocuklarımıza viral enfeksiyonları taşıyacak olan bizleriz. Bu nedenle kalabalık ortamlara girmemeye özen gösterin.
  • Hasta olmadıklarından emin olsanız bile sessiz taşıyıcılar olabilecekleri için evinizde misafir ağırlamayın.
  • El hijyeninize çok dikkat etmeli; ellerinizi gün içinde sık sık, en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkamalısınız. Dışarıdaysanız alkol bazlı dezenfektanlar kullanabilirsiniz. Çocuğunuza da el hijyenini öğretin, ellerini yıkamaları gerektiğini sık sık hatırlatın.
  • Mutlaka maske takın ve maskenizi sık aralıklarla değiştirin. Eğer 2 yaş üstündeyse maske takma alışkanlığı edindirin, maskesini düzenli olarak değiştirin. Henüz 2 yaşın altındaysa, pusetini, puset örtüleriyle çevreleyerek onu damlacıklardan koruyabilirsiniz.
  • Dengeli ve tüm besin gruplarından zengin beslenmesini sağlayın. Çocuğunuz mutlaka günlük taze meyve ve sebze tüketmeli, bol bol sıvı almalı.
  • Anne sütünüz varsa, 2 yaşına kadar emzirmeye devam edin.
  • Rutin doktor kontrollerini ve aşılarını pandemi döneminde de ihmal etmeyin.
  • Sigara dumanına maruz kalmasını önleyin.