Yazılar

Cilt kanseri riskini 3 kat artırıyor!

Cilt kanseri riskini 3 kat artırıyor!

Yaz aylarında güneş altında kaldığımızda en yaygın görülen sağlık sorunlarından biri, güneş yanıkları oluyor. Genellikle açık renk tene sahip olan kişileri daha fazla etkileyen güneş yanıklarında doğru müdahale ve tedavi son derece önem taşıyor. Zira, masum sandığımız pek çok yöntem güneş yanığının daha da kötüleşmesine yol açabiliyor. Örneğin cildimize süreceğimiz yoğurt gibi süt ürünlerinde bulunan bakterilerin ikincil bir enfeksiyona neden olabilmesi gibi! Acıbadem Altunizade Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneş yanıklarında cildiniz iyileşmeden asla dışarıya çıkmamamız gerektiğini belirterek, “Vücudunuzdaki sıvı kaybını yerine koymak için bol sıvı tüketmeli ve tahriş etmeyecek bir nemlendiriciyle cildinizi sık sık nemlendirmelisiniz. Ağrı ve kızarıklığı hafifletmek için soğuk suyla ıslatılmış havlu gibi soğuk kompresler de fayda sağlayacaktır” diyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneş yanığında dikkat etmeniz gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Dr. Ceyda Çaytemel

Cilt kanseri riskini 3 kat artırıyor!

Cildin ultraviyole (UV) ışığına aşırı maruz kalmasına verdiği tepki güneş yanığı olarak tanımlanıyor. Güneş nedeniyle hem UVA ve hem de UVB radyasyonuna maruz kalıyoruz. UVB radyasyonu eritem, bir başka deyişle kızarıklık oluşturmada UVA’dan çok daha güçlü bir etkiye sahip. Aşırı ve ani maruziyet sonucunda cilt kendisini korumak için kalınlaşıyor ve melanin denilen renk pigmentini daha fazla üretmeye başlıyor. Bunun sonucunda da güneş yanığı oluşuyor. Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, zararlı güneş ışınlarının cilt bağışıklığını baskılamasına ek olarak cilt hücrelerinde doğrudan DNA hasarına da yol açabildiğini vurgulayarak, ”Üstelik güneş ışınlarına sık maruz kaldığımızda DNA hasarı kalıcı hale gelebiliyor ve bu tablo cilt kanserleri için önemli bir risk oluşturuyor. Öyle ki 10 yılda beş güneş yanığı veya her 10 yılda bir güneş yanığı oluşumu, ölümcül bir kanser türü olan melanom riskini üç katına kadar artırabiliyor” diyor.

Kızarıklık ilk dört saat içinde başlıyor

Güneş yanığı ultraviyole ışınlarına maruz kalındıktan sonraki dört saat içinde ciltte kızarıklık ile kendini gösteriyor. Ek olarak ciltte hassasiyet, ağrı, sıcaklık ve ödem oluşumu, ileri evrelerde de su toplaması görülebiliyor. Genellikle kızarıklık hafiflemeye başladıktan ve yanıktan 4-7 gün sonra ciltte soyulmalar başlıyor. Şiddetli reaksiyonlarda ateş, titreme ile halsizlik gibi sistemik semptomlar gelişebiliyor ve termal yanıklara benzer tedavi için hastanede yatarak tedavi gerektirebiliyor.

Bu belirtilerde mutlaka doktora başvurun!

Güneş yanığı tedavisinde, orta ve şiddetli tablolarda yangıyı azaltması için düşük güçteki kortizonlu kremler problemli bölgeye kısa süreli uygulanabiliyor. Bazı ağrı kesici haplar da ağrı kontrolünde yardımcı oluyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, geniş alanları tutan yanıklarda ve ateş titreme ile halsizlik gibi şikayetlerde mutlaka hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunarak, “Zira, geniş alanları tutan şiddetli güneş yanıkları sıvı- elektrolit dengesizlikleri ile kalp ve böbrek sorunlarına yol açabiliyor. Hastanede yatırılarak takip edilmesi gerekiyor. Ayrıca yaralarda iltihap ve akıntı varsa ikincil gelişebilen enfeksiyonlar açısından hekim muayenesi son derece önem taşıyor. Tedaviyle birlikte güneş yanıkları ortalama 3-5 gün içerisinde iyileşiyor ve yaklaşık bir hafta içinde ciltte soyulmalar başlıyor. Ancak şiddetli vakalarda bazen kızarıklık uzayabiliyor” diyor.

Güneş yanığında 10 önemli kural! 

Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneş yanığının hızla iyileşmesi için dikkat etmeniz gereken kuralları şöyle anlatıyor:

  • Güneş yanığı oluştuğunda iyileşmeden kesinlikle güneşe çıkmayın.
  • Vücudunuzdaki sıvı kaybını yerine koymak için bol bol su tüketin.
  • Isıyı cilde hapsederek ağrıyı daha da kötüleştirmesi nedeniyle yağlı bir krem veya merhem sürmeyin.
  • Cildinizi tahriş etmeyecek bir nemlendiriciyle cildinizi bol bol nemlendirin.
  • Ağrı ve kızarıklığı hafifletmek için soğuk kompres (soğuk suyla ıslatılmış havlu) uygulayabilirsiniz.
  • Ilık duş almanız cildinizde rahatlama sağlayabiliyor.
  • Yoğurt güneş yanıklarında sık kullanılsa da soğuk kompresten daha iyi bir etki göstermiyor. Ayrıca süt ürünlerinde bulunan bakteriler enfeksiyona yol açabileceği için önerilmiyor. Yoğurdun yanı sıra içinde bulunan maddelerin tahriş oluşturabilmesi nedeniyle cildinize diş macunu da sürmeyin.
  • Ciltte reaksiyonlara sebep oldukları için bazı ağrı kesici kremler ve lokal anestezik kremleri doktorunuza danışmadan kullanmayın.
  • Cildin nefes almasını ve kendini iyileştirmesini önlemesi nedeniyle vücudunuzu sıkan dar kıyafetler giymeyin.
  • Cildinizde oluşan kabarcıkları patlatmaya çalışmayın. Zira, kalan deri parçası doğal bir yara örtüsü görevi görüyor, böylece yaralarınızın daha hızlı iyileşmesini sağlıyor ve mikrop kapmasını önlüyor. Gerekirse gazlı bezle kapatabilirsiniz. Herhangi bir kabarcık kendiliğinden patlarsa, topikal bir antibiyotik merhem uygulayabilirsiniz.

Yazın cilt sağlığımız tehlikede!

Yazın cilt sağlığımız tehlikede!

Yaz aylarında havaların ısınması, güneşin sert ışınları ve artan nem cildimizde değişikliklere ve bazı sorunlara yol açabiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Salman, gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda cilt sağlığı için gerekli önlemleri almanın son derece önemli olduğunu vurgularken “Yazın artan sıcaklık ciltte yağlanmaya ve tıkanmış gözeneklere yol açarak sivilceleri yaygınlaştırabiliyor. Ciltte su kaybı oluştuğundan kuruluk, pul pul dökülme ve donuk bir görünüme yol açıyor. Bilimsel araştırmalar da; güneş ışınlarının ciltte kırışıklığın artması, güneş yanığı, güneş lekeleri, erken yaşlanma ve cilt kanseri riskinin artmasında çok büyük etkisi olduğunu gösteriyor” diyor. Cildimizi yaz aylarının olumsuz etkilerinden korumak ve yaz ışıltısı sağlamak için bazı kurallara dikkat etmek hatta bunları yaşam alışkanlığı haline getirmek gerektiğini belirten Doç. Dr. Andaç Salman, 7 altın ipucunu sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Andaç SalmanGüneş kremini ihmal etmeyin

Mutlaka güneş kremi ile korunun. Yüksek SPF’li (koruma faktörü en az 30), hem UVA hem de UVB’ye karşı koruma sağlayan bir güneş kremini yeterli miktarda ve özellikle dışarıda vakit geçirirken iki saatte bir yeniden uygulayın. Güneş kremi, cildinizi zararlı UV ışınlarından koruyarak güneş yanığını, erken yaşlanmayı ve koyu lekelerin gelişimini önler.

Derinizi içten ve dıştan nemlendirin

Vücudunuzu ve cildinizi nemli tutmak için gün boyunca bol su için. Ayrıca nem seviyelerini en ideal ölçüde korumak için cilt tipinize uygun, hafif, yağsız bir nemlendirici kullanın. İyi nemlendirilmiş cilt dolgun, parlak ve sağlıklı görünür.

Düzenli olarak cildinizi temizleyin

Ölü cilt hücrelerini ortadan kaldırmak, taze ve parlak cildi ortaya çıkarmak için cilt bakım rutininize nazik bir temizleme ürünü ekleyin. Hücre yenilenmesini desteklemek ve daha pürüzsüz bir cilt elde etmek için alfa-hidroksi asitler (AHA’lar) veya beta-hidroksi asitler (BHA’lar) gibi bileşenler içeren bir temizleyici seçin. Güneş ışınlarına duyarlılık yaratmaması açısından bu ürünleri özellikle gece kullanmaya özen gösterin. Deride tahribata neden olabilecek sert fiziksel ovmalardan kaçının.

Antioksidanlarla beslenin

Diyetinize çilek, yeşillikler, turunçgiller ve fındık gibi antioksidan açısından zengin yiyecekler ekleyin. Antioksidanlar, güneşe maruz kalmanın neden olduğu serbest radikallerle savaşarak cilde verilen zararı en aza indirmeye ve cildinizdeki ışıltıyı korumaya yardımcı olur. Ek koruma için C vitamini serumları gibi antioksidan içeren cilt bakım ürünlerini de kullanabilirsiniz.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Salman

Hijyene özen gösterin

Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Salman “Cildinizi temiz tutmaya özen gösterin. Ancak yüzünüzü yıkarken kuruluğa ve tahrişe neden olabileceğinden, derinin doğal yağlarını olumsuz etkileyen sert sabunlardan veya temizleyicilerden kaçının. Günde iki kez dermokozmetik cilt temizleyici ile cildinizi yıkayarak temiz tutun. Bu, gözenekleri tıkayabilen ve cildin görünümünü matlaştırabilen kir, ter ve fazla yağı gidermeye yardımcı olur” diyor.

Mümkünse gölgede kalın

Özellikle güneş ışınlarının en güçlü olduğu yoğun saatlerde, doğrudan güneş ışığında geçirdiğiniz süreyi sınırlayın. Güneşe maruz kalmayı en aza indirmek için gölge arayın, koruyucu giysiler giyin, geniş kenarlı şapkalar ve güneş gözlüğü kullanın. Doğrudan güneşe maruz kalmayı azaltarak cildinizin parlaklığının korunmasına ve güneş yanıklarının önlenmesine yardımcı olursunuz.

Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürün

Genel yaşam alışkanlıklarınız cilt sağlığınızı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle uykusuz kalmamaya dikkat edin, yeterli süre ve kaliteli uyuyun. Düzenli egzersiz yapın ve stres seviyenizi yönetin. İyi dinlenmiş bir vücut ve sağlıklı bir yaşam tarzı, canlı bir cilde katkıda bulunur. Uyku, cildinizin yenilenmesini ve onarılmasını sağlarken, egzersiz kan dolaşımını hızlandırarak cildinize sağlıklı bir ışıltı verir. Meditasyon veya derin nefes alma gibi stres yönetimi teknikleri, stresin cildiniz üzerindeki etkisini en aza indirmeye yardımcı olabilir.

Güneşin ‘yakıcı’ zararlarına karşı en etkili yöntem!

Güneşin ‘yakıcı’ zararlarına karşı en etkili yöntem!

Yaz mevsimine girilmesiyle birlikte güneşin içimizi çokça ısıtmaya başladığı bugünlerde açık havada zaman geçirerek güneşin faydalarından mahrum kalmamak çok önemli. Ancak şüphesiz her geçen yıl zararları daha fazla ortaya çıkan ultraviyole ışınlara karşı gerekli tedbirleri almak da şart! Acıbadem Altunizade Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Salman, güneşin beynimizde canlılık ve mutluluk veren serotonin hormonunun miktarını artırdığını, vücudumuz için vazgeçilmez olan D vitamininin sentezinde de büyük rol oynadığını belirtirken “Yeterli miktarda D vitamini sentezi için haftada 2-3 gün el sırtları ve kol bölgelerinin yaklaşık 10-15 dakika güneş görmesi yeterlidir. Ancak daha fazla süre korunmadan güneşe çıkmak fayda yerine zarar getirmekte, cilt hasarı ve cilt kanseri riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Bu nedenle bazı kurallar kesinlikle ihmal edilmemelidir. Özellikle bazı kişiler güneşin zararlı ışınlarına karşı daha fazla risk taşıdıkları için bu kişilerin ayrıca dikkatli olmaları gerekir” diyor. Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Salman, güneşin zararlı ışınlarına karşı riskinizi tespit etmenizi sağlayacak etkenleri sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Andaç Salman

Güneşe karşı risk dereceniz yüksek mi?

Bazı kişilerin güneşten zarar görme risklerinin; gerek meslekleri, gerek genetik yapıları, gerekse yaşam tarzları açısından diğerlerine göre daha fazla olduğunu belirten Doç. Dr. Andaç Salman, bu 10 etkeni şöyle sıralıyor;

  • Açık tenli, kızıl saçlı, mavi-yeşil gözlü kişiler
  • Vücudunda çok sayıda çil olanlar
  • Çok sayıda bene sahip kişiler,
  • Organ nakli gibi nedenlerle bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullananlar
  • Ailesinde ya da kendisinde cilt kanseri öyküsü olanlar
  • Güneşe uzun süre maruz bırakılan bebekler, altı aydan küçük çocuklar
  • Açık havada çalışmak zorunda olduğu için düzenli şekilde güneş altında uzun süre kalanlar
  • Yelken, golf gibi açık havada yapılan sporlarla uğraşanlar ya da bu tarz hobi kaynaklı güneşe aşırı maruz kalanlar
  • Hayatında bir kere bile solaryuma girmiş olanlar
  • Bronzlaşmak için uzun süre güneş altında yatan, güneşin zararlı ışınlarının doğrudan geldiği riskli saatlerde güneş altında kalan ve güneşe korunmasız çıkanlar

Doç. Dr. Andaç Salman “Bu unsurların en az bir tanesinin olması bile, kişinin güneşin zararlı ışınlarından korunmaya çok daha fazla dikkat etmesi gerektiğini gösteriyor” diyor.

Güneşin zararlarına karşı 5 etkili öneri!

  • Bu saat aralığına dikkat edin!

Güneş ışığında bulunan ultraviyole ışınlarının yüksek rakımlı yerlerde ve ekvatora daha yakın bölgelerde yani ülkemiz için güney bölgelerinde daha fazla olduğunun unutulmaması gerektiğini vurgulayan Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Salman “Bulutlu havalarda bile UV ışınları güneş yanığı ve deri hasarına yol açabildiğinden, güneşten korunma ihmal edilmemelidir. 11:00-16:00 saatleri arasında güneş ışınları daha dik ve yoğun geldiği için bu zaman aralığında güneşten kaçınmak ve korunmak çok önemlidir. Ayrıca kum, kar ve su gibi yüzeylerden yansıyan güneş ışığının, gölgede bile güneş yanığına yol açabileceği akılda tutulmalıdır” diyor.

  • UV İndeksinden faydalanın

Belirli bir bölgede, yer yüzüne ulaşan ultraviyole ışın miktarının ve güneş yanığı, deri hasarı oluşma riskinin değerlendirilmesinde uluslararası standart bir ölçek olan UV indeksini kontrol etmeyi alışkanlık haline getirin. Birçok cep telefonunda bulunan hava durumu uygulamalarından görülebilen UV indeksinin 3 ve üzerinde olması durumunda güneşten korunulması, özellikle 8’in üzerinde olduğu durumlarda ise mümkünse dışarı çıkılmaması öneriliyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

  • Evden korunmasız çıkmayın

Güneşten korunmak için evden çıkmadan önce güneş koruyucu krem sürmek, ultraviyole ışınların geçişine daha az izin veren koyu ve parlak renkli, sıkı dokunmuş kumaşlardan üretilmiş kıyafetler giymek, gölgede kalmaya çalışmak; yüzü, boynu ve kulakları koruyabilecek geniş siperlikli şapka takmayı ihmal etmemek, UV ışınlarına karşı yüzde 100 koruma sağladığından emin olunan güneş gözlüğü kullanmak büyük önem taşıyor.

  • Güneş koruyucunuzun kalitesine dikkat edin

Güneş koruyucunuzun güvenilir olmasına dikkat edin ve etkili biçimde kullanın. Çok ince sürüldüğünde yeterince koruyucu olmayacağı için yeterli miktarda sürmeye dikkat edin. Güneş koruyucular güneşe çıkmadan 20-30 dakika önce sürülmeli ve terleme gibi nedenlerle etkisi azaldığı için 3-4 saatte bir yeniden uygulanmalıdır. Güneş koruyucu kullanılmış olması, güneş yanığı riski olmadan uzun süre güneşe maruz kalınabileceği anlamına gelmediğinden, diğer koruyucu kurallara da uymaya dikkat edin.

  • Bronzlaşmaya çalışmayın

Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Salman “Bronzlaşmak günümüzde güzellik standartları ile ilişkilendirilse de, aslında deri hasarının bir göstergesi olup, güvenli bronzlaşmak mümkün değildir. Aksine ilerleyen dönemde cilt kanserine yol açabilmektedir. Doğal güneş ışığıyla bronzlaşmanın yanında, solaryum gibi bronzlaşma yolları da güneş yanığı, erken yaşlanma ve deri kanseri riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Yalnızca bir seans solaryum kullanımı ile melanom ve melanom dışı deri kanserlerinin oluşma riski yüzde 20 ila yüzde 67 arasında artış göstermektedir” diyor.