Yazılar

Her 3 kişiden 1’i burun tıkanıklığı sorunu yaşıyor!

Her 3 kişiden 1’i burun tıkanıklığı sorunu yaşıyor!

Kış soğuklarının iyice bastırdığı, grip ve nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının sıkça yaşandığı bugünlerde pek çok kişi burun tıkanıklığından şikayet ediyor. Zira üst solunum yolu enfeksiyonları burun içi dokuda şişmeye yol açıp burnu tıkıyor. Ancak bir de yapısal burun tıkanıklığı sorunu var ki, vücudun sağlıklı işleyişinin önünde en önemli engellerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Ülkemizde yaygın olarak görülen burun tıkanıklığına her 3 kişiden 1’inde rastlandığını belirten Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı tedavi edilmeyen burun tıkanıklıklarının bağışıklığın azalmasından anksiyetenin artmasına, uykusuzluktan ağız kokusuna dek bir çok soruna yol açabildiğini söylüyor. KBB Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, sağlıklı nefesin faydalarını ve 7 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Bağışıklığın güçlenmesine katkı sağlıyor, uyku kalitesini artırıyor, kan basıncını düzenliyor… Yaşamın sürdürülebilmesi için olmazsa olmazların başında gelen nefes, vücudumuzda birçok sistemin düzgün ve sağlıklı çalışmasında da önemli bir rol oynuyor. Yapılan çalışmalar, sağlıklı nefes alıp vermenin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koyarken, yaşam kalitesini de artırdığına işaret ediyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, grip ve nezle gibi üst solunum yolu hastalıklarından alerjiye, burunda kemik ya da kıkırdak eğriliğinden tümörlere dek bir çok nedenle burun tıkanıklığı sorunu yaşandığını belirterek “Solunumda görevli yapıların herhangi birinde olan problem sağlıklı ve doğru nefes almayı engellemektedir. Burun tıkanıklıkları bunun en sık karşımıza çıkan örneğidir” diyor. Burun tıkanıklığı ülkemizde yaygın bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde her 3 kişiden birinin burun tıkanıklığı nedeniyle sağlıklı nefes alamadığını belirten Dr. Ecem Sevim Akı, geçici  burun tıkanıklıklarının en önemli nedeninin üst solunum yolu enfeksiyonları olduğunu, özellikle kış mevsiminde bu tür sorunlara sık rastlandığını söylüyor.

Dr. Ecem Sevim Akı

Bu etkenler burun tıkanıklığına yol açabiliyor!

KBB Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı yapısal etkenlerle de gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde burun tıkanıklıkları sorunu yaşandığını söyleyerek şöyle konuşuyor: “Anatomik darlıklar yani  kıkırdak/kemik eğrilikleri, burun eti büyümeleri ve burun içi kitleler hava pasajını daraltmakta ve tedavi gerektirmektedir. Burundan gelen hava yutak ve soluk borusunu geçtikten sonra akciğerlere ulaşmaktadır. Burada yer alan ve pasajı daraltan patolojilerde havanın akciğere ulaşması engellenmekte ve solunum problemlerine neden olmaktadır. Ayrıca bazı sinir sistemi hastalıkları ya da kas hastalıkları da dolaylı şekilde nefes almayı zorlaştırmaktadır. Akciğer kapasitesini azaltan hastalıklar ise yeteri kadar havanın akciğere dolmasını engellemektedir. Çevresel faktörlerden de obezite, sigara kullanımı ve ortamın nem oranının az olmasının nefes alma üzerine olumsuz etkileri olabileceği unutulmamalıdır.”

Sağlıklı nefes kritik önem taşıyor!

Sağlıklı nefes alıp vermenin hem fizyolojik hem de ruhsal sağlığımız açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Ecem Sevim Akı “Burun koku almanın yanında havayı ısıtma, nemlendirme ve zararlı partiküllerin süzülmesinde de aktif rol almaktadır. Ayrıca havanın burun içinde türbülans yapması ise akciğerlere daha yüksek havanın ulaşmasını sağlamaktadır. Sağlıklı bir nefes; kalp hızını düşürür ve kan basıncını düzenler, toksinlerin atılımına yardımcı olur, sinir sistemini ve hormonların düzgün çalışmasını sağlar, mide ve bağırsak aktivitesini artırarak sindirimi kolaylaştırır, uyku kalitesini artırır, hücre yenilenmesini ve verimliliğini artırarak bağışıklığa yardımcı olur, stresle baş edebilmeyi kolaylaştırır” diyor.

Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı

Ağızdan nefes alıyorsanız!

KBB Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, nefesi burundan değil de ağızdan almanın ise ciddi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekerek “Ağız solunumu yapan kişilerde solunum hızlanmakta ve dakikadaki soluk sayısı artmaktadır. Hızlı ve yetersiz nefes almalar kandaki oksijenizasyonu düşürmekte, kalp ve akciğerin iş yükünü artırmaktadır. Bu da baş ağrısı, kalp ritminde ve kan basıncında değişimlere neden olmakta, anksiyete düzeyini de artırmaktadır. Öte yandan ağız solunumu yapan kişilerde sık solunum yolu enfeksiyonları izlenmekte, ağız kuruluğu ve ağız kokusuna rastlanmaktadır. Ayrıca diş eti hastalıklarının da anlamlı ölçüde arttığı görülmektedir” uyarısında bulunuyor.

Sağlıklı nefesin 7 kuralı!

Ülkemizde pek çok kişinin fizyolojik bir problemleri olmamasına rağmen doğru nefes almadığını belirten KBB Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, doğru ve sağlıklı nefesin püf noktalarını şöyle sıralıyor:

  • Sağlıklı ve doğru bir nefes için diyafram kullanılmadır.
  • Burundan nefes alınmalı ve bu esnada ağzın kapalı olmasına dikkat edilmelidir.
  • Nefes alırken omuzlar yükseltilmemeli ve düşük tutulmaya özen gösterilmelidir.
  • İhtiyaç kadar nefes alınmalı, daha kesik ve normalden daha derin bir nefes alınmamalıdır.
  • Nefes aldıktan sonra bir elinizi göğsünüze bir elinizi karın bölgenize yerleştirmeniz nasıl bir solunum yaptığınızı anlamanıza yardımcı olacaktır.
  • Diyafram nefesinde göğüs kafesinin değil karın bölgesinin dışa doğru genişlediği farkedilmeli ve nefesi verirken ise içe doğru çekildiğine dikkat edilmelidir.
  • Burunun arka bölgesinde de yeterli oksijenlenmeyi sağlamak için nefes yine burundan verilmelidir.

Boğaz ağrısı deyip geçmeyin

Boğaz ağrısı deyip geçmeyin

Boğaz bölgesinde yanma, kuruluk, çizilme veya tahriş olma hissi… Bazen de yutkunmada güçlük problemleri… Kış aylarında en yaygın görülen sorunlardan biri olan ‘boğaz ağrısı’ yaşam kalitemizi olumsuz etkileyecek boyutlara ulaşabiliyor. Öyle ki besinleri çiğnemek, sıvı tüketmek, yutkunmak ve konuşmak adeta ızdıraba dönüşebiliyor! Üstelik son zamanlarda tüm dünyayı etkisi altına alan Omicron varyantının en sık ve ilk görülen belirtilerinden biri, boğaz ağrısı! Omicron’un dünyanın pek çok ülkesinde baskın varyant olması ve vaka sayısında rekor düzeyde artış nedeniyle boğaz ağrısının görülme sıklığında 3 kat artış olduğu belirtiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mahmut Ozan Fındık, boğaz ağrısında mutlaka hekime başvurmak gerektiğine dikkat çekerek, “Soğuk algınlığından gribe, faranjitten bademcik enfeksiyonuna kadar pek çok hastalık boğaz ağrısı yapabiliyor. Tedavi altta yatan hastalığa göre belirlendiği için mutlaka hekime başvurmak gerekiyor. Çünkü hekime danışılmadan çeşitli yöntemlerle boğaz ağrısını gidermeye çalışmak hastalığın şiddetlenmesine ve tedavi süresinin uzamasına neden olabiliyor” diyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mahmut Ozan Fındık, kış aylarında sık görülen boğaz ağrısına karşı almamız gereken önlemleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Mahmut Ozan Fındık

Kapalı ortamlardan kaçının!

Kapalı ortamlarda yetersiz hava sirkülasyonu nedeniyle virüslerin havada asılı kalması, kişilerin birbirlerinin nefesini daha fazla soluyor olmaları ve daha fazla yüz yüze gelmeleri, virüslerin ortama yayılmaları için uygun bir ortam oluşturuyor. Bunun sonucunda da boğaz ağrısına yol açabilen hastalıklar gelişebiliyor. Bu nedenle kapalı ortamlarda fazla zaman geçirmeyin ve maskenizi asla çıkarmayın.

Bol bol su için

Boğaz ağrısına karşı her gün düzenli olarak bol bol su içmeniz çok önemli. Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mahmut Ozan Fındık, su içmenin vücudumuzun, dolayısıyla hava yollarımızın da nemli kalmasını sağladığını belirterek, “Bolca su içildiğinde boğazdaki kuruluk ve virüs ile bakterilerin boğazda tutunmaları önlenebiliyor. Böylece boğazdaki tahriş azalıyor, varsa mukus daha kolay çözülebiliyor. Dolayısıyla her gün 2-2.5 litre su içmeyi alışkanlık haline getirin. Boğazınızın kurumaması için suyu gün içinde yudum yudum içmeye dikkat edin” diyor.

Sigara, alkol ve kafeine dikkat!  

Vücudunuzda herhangi bir virüs veya bakteri olmasa bile sigara içmek veya sigara dumanına pasif olarak maruz kalmak boğazda tahriş yaparak ağrıya neden olabiliyor. Sağlığınız için asla sigara içmeyin, içilen ortamlarda da bulunmayın. Dikkat etmeniz gereken bir başka önemli konu da, alkol tüketmemek ve kafeini sınırlandırmak olmalı. Bunun nedeni ise alkol ile kafeinin vücuttan su atılımına, bunun sonucunda da boğazın kuruyarak boğaz ağrısının artmasına neden olabilmesi. Ayrıca alkol ve kafein reflüyü tetikleyerek boğazdaki tahrişin daha da artmasına yol açabiliyor.

Bu besinlerden uzak durun

Reflü hastalığı da boğaz ağrısının sebepleri arasında yer alıyor. Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mahmut Ozan Fındık, bu nedenle reflü yapan besin ve içeceklerden uzak durmanız gerektiğine işaret ederek, “Dolayısıyla çikolatayı, baharatları ve yağda kızartılmış besinleri fazla tüketmekten kaçının. Midenizi çok fazla doldurmamak için yemekleri az porsiyonlar halinde tüketin. Yatmadan en az 3-4 saat önce sıvı ve katı gıda tüketimine de son verin.” diyor.

Odanızın nem oranını ayarlayın!

İç mekanlarda havada yeterli nem olmaması da boğazda kuruluğa ve bunun sonucunda da boğaz ağrısının şiddetlenmesine neden olabiliyor. Düşük nem oranı (yüzde 35-40) virüs ve bakteriler için uygun ortam sağlıyor. Dolayısıyla odanızın nem oranının ortalama yüzde 65 olmasına dikkat edin. Fakat unutmayın ki nem oranının çok yüksek olması da akar ve mantarlar için ideal ortam oluşturuyor.

Çevresel faktörler de önemli!

“Bazen çevresel faktörler de boğaz ağrısının sebebi olabiliyor” uyarısında bulunan  Dr. Mahmut Ozan Fındık, şöyle devam ediyor: “Evcil hayvan kepeği ile tüyü, küf, toz, polen ve bazı temizlik malzemelerinin kimyasal buharı gibi nesnelere karşı oluşan alerjiler, boğaz ağrısına yol açan etkenler arasında yer alıyor. Alerji sorunundan yakınıyorsanız bu çevresel faktörlerden mümkün olduğunca uzak durmayı ihmal etmeyin.”

Pause Sağlık, Pause Dergi

DOĞAL YÖNTEMLER

Doğal yöntemler de boğaz ağrısının hafiflemesinde etkili olabiliyorlar. Dr. Mahmut Ozan Fındık, bu yöntemlerden bazılarını şöyle anlatıyor:

 İyotsuz tuzla gargara

Pastil çeşitleri ve hafif ağrı kesiciler boğaz ağrısının hafiflemesine yardımcı oluyor. Bunların yanı sıra gargara yapmak da boğaz ağrınıza karşı etkili oluyor. Bunun için kaynamış bir bardak suyun içine bir çay kaşığı kadar iyotsuz tuz ekleyerek gargara yapabilirsiniz. (İyot boğazda ve ağızda yanma hissi oluşturuyor) Bu yöntem boğazınızda bozulan pH oranının düzelmesine yardımcı olarak; bakteri, virüs ile mantarların üremeleri ve yaşamaları için uygun ortamın oluşmasını engelleyebiliyor. Ayrıca boğazda şişliğin hafiflemesine ve mikropların yok olmasına karşı da etkili olabiliyor. Boğazınız ağrıdığında gargarayı sabah, öğlen ve akşam olmak üzere günde 3 kez uygulayabilirsiniz.

Elma sirkesiyle gargara

Elma sirkesi asidik yapısıyla mukusun daha kolay çözülmesine yardımcı olabiliyor. Böylece bakterilerin ve virüslerin yayılmalarını önleyebiliyor. Dolayısıyla boğazınız ağrıdığında bir fincan ılık suyun içine ekleyeceğiniz 2 çorba kaşığı elma sirkesiyle, günde 3-4 kez gargara yapabilirsiniz. Ancak gargarayı gereğinden fazla yapmamaya dikkat edin, çünkü mide hasarına ve reflü problemlerine sebep olarak boğaz ağrısını tetikleyebiliyor.

Bir tatlı kaşığı ballı zencefil

Zencefil antibakteriyel ve antiinflamatuar etkisiyle boğaz ağrısının hafiflemesine yardımcı olabiliyor. Balın içeriğindeki propolis gibi maddeler de bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor. Ayrıca bal boğazı kaplayarak yumuşatıyor ve değdiği noktalarda virüs ile bakterilerin tutunmasını yavaşlatabiliyor. Sabahları bir tatlı kaşığı balın içine az bir miktar, örneğin yarım çay kaşığı toz zencefil ekleyerek tüketebilirsiniz. Ancak dikkat! Bal içerisinde yer alan şekerden dolayı kan şekerinin yükselmesine yol açtığı için diyabet hastaları için risk oluşturuyor.

Ihlamur, ada veya nane çayı

Ihlamur, papatya çayı, ada çayı veya nane çayı da boğaz ağrısına karşı etkili olabiliyor. Boğazı nemlendirmelerinin yanı sıra anti-inflamatuar, antibakteriyel ve antiviral özellikleri sayesinde boğaz ağrısının hafiflemesine katkı sağlayabiliyorlar.