Yazılar

“Omzum ağrıyor” deyip geçmeyin!

“Omzum ağrıyor” deyip geçmeyin!

Uzun saatler bilgisayar karşısında çalışma, diz üstü bilgisayar (laptop) hatta şarj aleti derken iyice ağırlaşan çantamızı sık sık omzumuzda taşıma, toplu taşıma araçlarında askılıklardan tutunurken olası bir yanlış hareket ya da parklarda omuzları hareket ettirme aletlerini bilinçsizce kullanma… Tüm bu nedenler ve daha fazlaları omuz sıkışmasından omuz yırtığına, kireçlenmeden ‘donuk omuz’a dek bir çok omuz hastalıklarına yol açabiliyor, şiddetli ağrılar ve hareket kısıtlılığı ile kişinin yaşam konforunu son derece olumsuz etkileyebiliyor! Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Turan Çift, günümüzde yaşa bakmaksızın hemen herkesin omuz ağrıları ile karşılaşabildiğini, omuz ağrılarının günümüzde en sık görülen ağrılar arasında yer aldığını belirterek “Günlük yaşantımızda en sık kullandığımız eklemlerimiz olan omuzlarımız çok komplike bir yapıya sahiptir. Omuz deyince 4 eklemden bahsediyoruz ve çok hareketli olan bu eklemler travmaya çok açık. Ayrıca bazı yanlış yaşam alışkanlıkları sonucu da zamanla yıpranarak çeşitli sorunlar ortaya çıkarabiliyor. Çoğunlukla dayanılmaz şiddetli ağrılar ve hareket kısıtlılığı ile başvuran hastalarımızın öyküsünü dinleyerek, muayene ve gerekli tetkiklerin ardından çeşitli tedaviler uyguluyoruz. İlaç, enjeksiyon ya da fizik tedavinin yetersiz kalması durumunda hastalarımızı sağlığına kavuşturmak için artroskopi denilen kapalı ameliyata başvuruyoruz” diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Turan Çift, omuz ağrıları hakkında bilinmesi gereken 5 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Dergi

Prof. Dr. Hakan Turan Çift

  • Bu hatalar omuzları yıpratıyor!

Omuzlarımız günlük yaşantımızda en sık kullandığımız, farkında olmadan en fazla yıprattığımız, travmaya en açık eklemlerimiz arasında yer alıyor. Özellikle 60 yaşına gelip de omuz ağrısı geçirmemiş bir kişi olmadığını belirten Prof. Dr. Hakan Turan Çift, bu ağrıların çok hafif olabildiği gibi ameliyata kadar da gidebildiğini belirterek “Günlük yaşantıda yapılan yanlış hareketler; örneğin bilgisayar karşısında uzun süre mola vermeden oturma, yanlış duruş pozisyonları, hareketsizlik, omuz kaslarını güçlendirici egzersizler yapmamak, baş üstü hareketleri (cam silme, rafa uzanma vb) sık ve uzun süreli yapmak, toplu taşıma araçlarında askılıkları tutarken yanlış bir hareket ya da parklarda omuz çevirme aletlerini hızlı ve yoğun şekilde çevirme gibi bilinçsizce yapılan uygulamalar ve özellikle çok yaygın olarak kullanılan spor salonlarında yapılan ağır egzersizler omuzlarda hasara yol açarak günlük yaşamı çekilmez kılan şiddetli ağrılara yol açabiliyor. Aynı şekilde; bir balkon yıkayacakken kovaya az az ve birkaç kez su doldurmak gerekirken, aceleci davranarak kovanın tümünü doldurup taşımak bir anda omuzlarda travmaya yol açarak tendon kopmasına bile neden olabiliyor. Omuzda ağır çanta taşınması hatta çantanın içine dizüstü bilgisayar, şarj aletleri gibi malzemeler doldurulup taşınması da omuzlara ağır hasarlar verebiliyor” uyarısında bulunuyor.

  • Sorunun nedeni ciddi bir hastalık da olabilir!

Omuz ağrılarına bazı hastalıkların da yol açabildiğine dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Turan Çift şu bilgileri veriyor: “Çoğunlukla omuz sıkışma sendromu, omuz yırtıkları, omuz travmaları, kemik uçlarının sürtünmesini önlemeye yarayan ‘bursa’ adı verilen omuzlardaki keseciklerin iltihaplanması (bursit), omuzun kireçlenmesi (artrozu) halk arasında kulunç denilen fibromiyalji – boyundan yansıyan ağrılar ve nadir görülse de olası bir tümör omuz ağrılarına yol açabiliyor. Omuz ağrılarını ‘dinlenirsem geçer’ diyerek ihmal etmek altta yatan sorunun daha da ilerlemesine neden olduğundan, bir an önce hekime başvurmak ve konulacak tanıya göre tedaviye başlamak gerekir.”

Pause Dergi

  • Dikkat! Omuz çıkığını yerine oturtayım derken!…

Omuz çıkığında ilk müdahalenin mutlaka Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Hakan Turan Çift şöyle konuşuyor: “Toplumumuzda omuz çıkığında çok sık yapılan yanlışların başında ‘ben yerine oturturum’ diyen kişiler geliyor. Ülkemizde ne yazık ki doktor olmayıp doktor gibi davranan çok kişi olduğu için, bu tür müdahalelerle çıkığı yerine getireyim derken bu kez kırıklara da yol açılabiliyor! Bu nedenle acil servise dahi gidildiğinde mutlaka ortopedi uzmanına danışılmalıdır.”

  • Omuz hastalıklarının tedavisinde farklı yöntemler uygulanıyor

Omuz hastalıklarında farklı tedaviler uygulandığının altını çizen Prof. Dr. Hakan Turan Çift, sorunun altında yatan nedenlerin mutlaka hasta öyküsü dinlenerek ve muayene edilerek, gerekirse tetkiklerle desteklenerek belirlenmesinin ve tedavinin ona göre planlanmasının çok önemli olduğunu söylüyor. Prof. Dr. Hakan Turan Çift şu bilgileri veriyor: “Omuz yırtıkları, omuz sıkışması, donuk omuz ya da kireçlenme gibi sorunlarda medikal tedavi ya da fizik tedavi ile fayda görmeyen hastalarda cerrahi tedaviye başvuruyoruz. Ameliyatı artroskopi denilen kapalı yöntemle yaparak hastanın ameliyat esnasında ve sonrasında konforunu yükseltebiliyoruz. 4-5 delikten kameralı sistemle girerek gerçekleştirdiğimiz ameliyatla çok başarılı sonuçlar alıyoruz. Ancak ameliyatı son seçenerek olarak düşünüyoruz; pek çok hastada ameliyata gerek kalmadan medikal tedavi ya da fizik tedavi ile başarılı sonuçlar alabiliyoruz. Kireçlenme sorunu ileri seviyedeyse proteze de başvurulabiliyor.”

  • Omuz sağlığını korumak için basit ama etkili önlemler!

Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Turan Çift omuz sağlığını korumak için bazı basit ama etkili önlemler olduğunu belirterek, omuz kaslarını güçlendirici egzersizleri düzenli olarak yapmak, yukarı uzanırken dikkatli olmak, ağır çanta ya da ağır poşet taşımaktan kaçınmak, bir seferde ağır kaldırmak yerine örneğin kovaya birkaç sefer ama az su doldurmak, poşetleri tek elde değil iki kola bölüştürerek taşımak, otururken ve yürürken dik durmaya dikkat etmek ve bilgisayar başında çalışırken mola vermeyi ihmal etmemek gerektiğini söylüyor. Yapılan bilimsel çalışmaların; omuz yırtığının kaynamasında sigaranın olumsuz etkisi olduğunu ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Hakan Turan Çift, bu nedenle sigaradan uzak durmanın genel sağlık açısından önemli olduğu gibi omuz sağlığında da çok önemli olduğunu vurguluyor.

Masa başı çalışanlara spor uyarısı!

Masa başı çalışanlara spor uyarısı!

Sabah erken saatlerde masa başına geçip akşam mesai bitimine kadar saatlerce oturarak çalışmak… Masa başında çalışanların en büyük sorunu uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalmak oluyor. Hareketsizlik ise zor bir durum, zira aynı pozisyonu sürdürebilmek için kaslarımızı devamlı kasmamız gerekiyor. Bu durum da özellikle omuz, kol ve el bölgesinde çokça ağrılara neden oluyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, masa başında çalışanların omuz, kol ve ellerinde oluşan ağrıları spor yaparak hafifletebileceklerine dikkat çekerek, ”Ancak bilinçsiz yapılan spor faydadan çok, zarara yol açabiliyor. Örneğin, masa başında çalışanların kaslarını güçlendirmek için yaptıkları ağırlık ve direnç gibi egzersizler tendon, kas veya kapsül yırtıklarına yol açabiliyor. Dolayısıyla ağırlık ile direnç egzersizlerinden çok yürüyüş, koşu veya pilates gibi egzersizleri yapmakta fayda var” diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Arel Gereli, 26 Eylül – 2 Ekim Ofiste Sağlık ve Farkındalık Haftası kapsamında, masa başında çalışanların spor yaparken sakatlanmamaları için önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Arel Gereli

Ani yüklenmelerden kaçının

Spor yaparken ani ve patlama tarzı yüklenmelerden kaçınmanız da dikkat etmeniz gereken bir başka önemli kuralı oluşturuyor. Prof. Dr. Arel Gereli, masa başında çalışanlarda duruşa bağlı olarak özellikle omuz ile kol bölgesi kaslarının boyunun kısaldığını belirterek,  “Spor sırasında bu kaslara yönelik ani yüklenmeler kasın boyunun aniden uzamasına ve zaten sertleşmiş olan kasın kemiğe yapışma yerinden kopmasına yol açabiliyor. Bu durumda cerrahi müdahale kaçınılmaz oluyor.” diyor.

Isınmadan spora başlamayın

Tüm spor aktivitelerinde yüklenmeye başlamadan önce en az 20 dakika ısınma hareketleri yapmak büyük önem taşıyor. Bu sayede kasların esnekliği korunuyor ve sakatlanma riski azalıyor. “Ancak ofis çalışanlarında yoğun iş temposunda spor yapmak sadece kısıtlı zamanlarda mümkün oluyor” diyen Prof. Dr. Arel Gereli, şöyle devam ediyor: “Bu nedenle çoğu kez ısınma kısmı atlanarak doğrudan spora başlanıyor. Yeterince ısınmayan kasa yapılan yüklenmeler de kramp, ağrı ve hatta kasın kopması ile sonuçlanabiliyor”

Güçlendirme değil esneklik hedefleyin

Masa başında çalışanların omuz ile kolları gün içerisinde uzun süre hareketsiz kalırken, eller ve el bileklerinde tekrarlayan hareketler yapılıyor. Bu durum omuz ile kol kaslarında spazm, el ve önkol kaslarında ise yorgunlukla sonuçlanıyor. “Unutmayın ki masa başında çalışan kişilerde görülen el, kol ve omuz ağrısının esas nedeni güçsüzlük değil, aşırı kullanımdır” uyarısında bulunan Prof. Dr. Arel Gereli, sözlerine şöyle devam ediyor: “Aşırı kullanılan ve devamlı kasılan dokular sertleşerek esnekliklerini yitirirler. Bu dokuları güçlendirmek adına yük altına sokanlarda tendon, kas veya kapsül yırtıkları sıklıkla görülebiliyor. Bu nedenle masa başında çalışan kişilerin ağırlık ve direnç egzersizlerinden ziyade pilates, yürüyüş ve koşu gibi esneklik ile kan dolaşımını artıran egzersizlere ağırlık vermeleri son derece önemlidir.”

Pause Sağlık, Pause Dergi

Uzun süre aynı pozisyonda sabit kalmayın

Hareketli bir yaşam kas sağlığımız üzerinde kilit bir rol üstleniyor. Zira uzun saatler hareketsiz kalıp arkasından ağır yüklenmeler yapmak sakatlanma riskini artırıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, “40 dakikalık çalışma sonrası 5 dakika yürümek, oturduğumuz yerde omuzları geriye alarak esneme hareketleri yapmak, parmaklar, el bileği ile dirseklerimizi gererek esnetmek ağrıyı azaltırken, kasların yumuşaklığını da koruyor. Yumuşak kalan kaslar da sportif yüklenmelere daha iyi adapte oluyor” diyor.

Duruş pozisyonuna dikkat edin

Uzun süre omuzları öne alarak durmak kola giden sinirlerin omuz önünde sıkışmasına ve kürek kemiği çevresindeki kasların sertleşmesine yol açabiliyor. Dolayısıyla masa başında çalışırken dik pozisyonda ve omuzlarınızı geriye alarak durmalı, kollarınızı yumuşak bir zemine koyarak çalışmalısınız. Dik pozisyonda dururken gözünüz hangi hizada ise ekranın aynı seviyede olmasına da dikkat edin.

Ofis hastalıkları artık evimize taşındı!

Ofis hastalıkları artık evimize taşındı!

Bilgisayarın başında saatlerce oturuyoruz… Parmaklarımız, kimi zaman sert dokunuşlarla, adeta özdeşleşiyor klavye tuşlarıyla… Bilgisayar başında olmadığımız zamanlar ise ellerimiz ve parmaklarımız yine sayısız kez çalışıyor akıllı telefonumuzun tuşlarında; gelen maillere veya mesajlara hızlıca yanıt verebilmek için… Kimi zamansa, bazıları ağır olabilen dosyaları taşımamız gerekebiliyor… Bu hareketler, masa başı çalışanlarının her gün rutin olarak ve sayısız kez yaptıkları işlerden bazıları. Ancak dikkat! Her gün seri olarak tekrar edilen bu hareketler; el, kol ile omuz kaslarımızı yıpratıyor ve zamanla günlük hayatımızı olumsuz etkileyen sağlık problemlerine neden olabiliyor.

Bilgisayar kullanmak, akıllı telefon ile mesaj yazmak, ağırlık kaldırmak gibi her gün aynı şekilde, üstelik devamlı yaptığımız işler el, kol ve omuzlarımızdaki dokuların yıpranmalarına neden oluyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, normalde vücudumuzun kas yıpranmalarını tamir edebildiğini belirterek, “Ancak hareketlerin sık tekrarlanması nedeniyle yıpranma hızının çok arttığı ya da iyileşme yanıtının azaldığı durumlarda, tıpkı bir kumaşın eskimesi gibi doku bütünlüğü bozuluyor. Bozulan dokunun tipine göre de hastalıklar şekilleniyor. Dahası, bu hastalıkların hepsi birbiriyle ilişkili oluyor, genelde biri başlarsa diğerleri de onu takip ediyor” diyor. Peki, günümüzde masa başı çalışanlarını hangi hastalıklar tehdit ediyor? Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, 23-29 Eylül “Ofiste Sağlık Farkındalık Haftası” kapsamında, aşırı kullanım ve sık tekrarlama sonucu el, kol ile omuzlarımızda görülen 6 hastalığı anlattı; önemli öneri ve uyarılarda bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Arel Gereli

Aşırı kullanıma bağlı hastalıklar arttı!

‘Ofis hastalıkları’ denildiğinde çok değil, bundan yaklaşık iki yıl öncesine dek sadece şirketler geliyordu aklımıza. Ancak Covid-19 pandemisi tüm dünyada pek çok rutini temelden, üstelik bazılarını kalıcı olarak değiştirdi. Çoğu şirketin ‘evden çalışma’ yöntemine geçiş yapması, pandeminin belki de en kalıcı değişimi oldu.

Evden çalışmak başlarda konforlu gibi görünse de, ofisin tüm sorunlarını evlerimize taşımasının yanı sıra çok daha fazla iş yapmamıza neden olarak aslında hiç de öyle olmadığını gösterdi. Örneğin artık el, kol ve omuzlarımızı daha çok kullanmak zorunda kalıyoruz. Bu nedenle aşırı kullanıma bağlı gelişen hastalıkların günümüzde daha fazla görüldüğü uyarısında bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli şunları söylüyor:

“Hayatımızın ortasına yerleşen pandemi süreci ile birlikte ofis hastalıkları artık ofisin dışına çıkmış durumda. İnternetin yoğun kullanımı ile evlerimiz sadece ofisimiz değil, aynı zamanda okulumuz, spor salonumuz, oyun parkımız, alışveriş merkezimiz ve sosyal alanımız oldu. Hayatın bu şekilde devam edebilmesi için gereken temizlik, yemek gibi temel ihtiyaçları da göz önüne aldığımızda, eskiden ağırlıklı olarak masa başı çalışanlarda görülen el, kol ve omuz sorunları artık daha geniş bir kitle ve yaş aralığında gözlenir oldu.”

Pause Sağlık, Pause Dergi

SİNİR SIKIŞMALARI

Bilgisayar ve akıllı telefon gibi cihazları kullanırken uzun süre hareketsiz kalmak veya iş ortamında tekrarlanan zorlayıcı hareketler; omuz, dirsek ya da el bileğinden geçen sinirlerin sıkışmalarına yol açabiliyor. Uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalmak, zamanla sinirlerin içinden geçtikleri kanallara yapışmalarına, tekrarlanan hareketler ise yapışan sinirlerin yıpranmalarına neden olabiliyor. Sıkışan sinirler da kendini ağrı, uyuşma ve güç kaybıyla gösteriyor.

Ne yapılıyor? Başlangıçta ameliyat dışı yöntemlerle rahatlama sağlansa da, zaman içinde kas erimesi kronikleşiyor ve kalıcı hasar bırakabiliyor. İlaç, atel kullanımı, egzersizler, enjeksiyonlar veya fizik tedavi ile başarılı sonuçlar alınabiliyor. Tedaviye yanıt vermeyen hastalarda cerrahi gevşetme uygulanıyor.

 TENDİNİT

Tendinit; el ve kollarımıza hareket veren kasların ‘tendon’ denilen lifleri ile bu liflerin kemiğe yapıştığı yerlerin iltihabı olarak tanımlanıyor. Bu iltihaplanma günümüzde en sık el ve kol kaslarının, örneğin akıllı telefonumuzu sürekli elimizde tutmamız nedeniyle devamlı kasılı kalmaları ya da bu kaslarımızın bilgisayarda yazı yazmak gibi sürekli aynı işleri tekrarlamaları nedeniyle gelişiyor. Kaslara sürekli ve tekrarlayan yüklenmeler de kas liflerinde gözle görünmeyen yırtıklara yol açabiliyor. Prof. Dr. Arel Gereli bu yırtıkların zamanla tendonun kalınlaşmasına ve sertleşmesine neden olduğuna işaret ederek, “Tendinit, el ve kollarda kullanım ağrısı ile özellikle sabah sertliğiyle kendini gösteriyor. Yavaş seyirli hastalık olmasına karşın hastanın gündelik hayatını olumsuz etkileyebiliyor” diyor.

Ne yapılıyor? Tendinit çoğu kez sıcak- soğuk kompres uygulamaları, fizik tedavi, istirahat ve ağrı kesici ilaçlar gibi ameliyat dışı yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Ancak dirençli vakalarda cerrahi müdahale gerekebiliyor”

Pause Sağlık, Pause Dergi

TETİK PARMAK

Tetik parmak; uzun süren tendinitler sonrası ellerimize hareket veren kas liflerinin kalınlaşarak içinden geçtikleri kanallara takılmasıdır. Kendini parmaklarda takılma, kilitlenme ve ağrıyla gösteriyor. Tetik parmak, bilgisayar ve akıllı telefonda uzun yıllar aynı hareketi yapan el parmaklarında sıklıkla görülüyor.

Ne yapılıyor? Prof. Dr. Arel Gereli,  bilgisayar ve akıllı telefon gibi cihazların aşırı kullanımının kısıtlanmaları ve ilaç tedavisiyle iyileşme sağlanabildiğini, dirençli vakalarda ise kanal içinde takılı kalan tendonun cerrahi olarak gevşetilmesiyle kesin çözüm sağlandığını söylüyor.

KİREÇLENMLE

Tüm eklemlerimiz kıkırdak adı verilen ve hareketi kolaylaştıran bir yüzey kaplamasından oluşuyor. Kıkırdak, ince yapısına rağmen oldukça dirençli bir doku aslında. Ancak bir kez yaralandığında kendini iyileştirme kabiliyeti sınırlı oluyor. Bilgisayar ve akıllı telefon kullanımında aşırı ve tekrarlayan parmak hareketleri eklemlerdeki kıkırdağın yıllar içinde aşınmasına ve altındaki kemiğin açığa çıkmasına yol açabiliyor. Kireçlenme; kemiğin sürtünmesi, eklemlerin ağrılı olması ve en sonunda parmakların eğilmesiyle sonuçlanıyor.

Ne yapılıyor? Bilgisayar ve akıllı telefon kullanımın düzenlenmesi, fizik tedavi ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda ağrıyı kesmek için tutulan eklemin cerrahi olarak dondurulması gerekebiliyor.

EKLEMLERDE KİSTLER

Uzun süre bilgisayar veya akıllı telefon kullanmak gibi ellerimizi devamlı zorlayan hareketler yapmamız parmak eklemlerinin sertleşmesi ve onları birbirine bağlayan bağların devamlı burkulmasıyla sonuçlanabiliyor. Bu kronik burkulmalar bir müddet sonra esneklik kaybına, eklem hareketlerinin kısıtlanmasına ve ağrıya neden olabiliyor. Zorlayıcı kullanım devam ederse eklemlerde kistler oluşabiliyor. Kistler parmaklarda hareket ağrısı ve sabah sertliğiyle kendini gösteriyor.

Ne yapılıyor? Zorlayıcı hareketlerden kaçınmak ve ilaç tedavisi sorunun çözümünde faydalı oluyor, ancak iyileşme uzun sürüyor.

OMUZ KASI YIRTIĞI

Omuz bölgesi kasları; kola hareket veren ve omuz eklemini yerinde tutan kas grubunu oluşturuyor. Ofis haline dönüşen evimizde gün içinde yaptığımız temizlik ya da eşyaları indirme kaldırma gibi tekrarlayan hareketlerimiz bu kasları zorlayabiliyor. Zamanla kaslar kemiğe yapışma yerinden sökülüyor. Kemiğe yapışma yerinde yırtık olduğu için vücudumuzun bu yırtığı iyileştirme kabiliyeti sınırlı oluyor. Yeterince iyileşmeyen yırtık omuz içinde kronik bir yara gibi devamlı ağrımaya ve hareketi de bozarak gündelik aktiviteyi kısıtlamaya başlıyor. Daha kötüsü, aktif kullanım devam ettiği için omuz kasındaki bu yırtık büyüyor.

Ne yapılıyor? Prof. Dr. Arel Gereli omuz bölgesi kas yırtıklarında eğer çok açık ve ağrılı bir yırtık yoksa, her zaman öncelikle ameliyat dışı yöntemlere başvurulduğunu belirterek, “Hastaların büyük çoğunluğu bu şekilde rahatlıyor. Ancak tam kas yırtığı olan ya da ameliyat dışı yöntemlerle rahatlama sağlanamayan hastalarda cerrahi müdahaleyle yırtığın tamiri öneriliyor” diyor.

                       AŞIRI KULLANIMA KARŞI 6 ÖNLEM!

  • El, kol ve omuzlarınızı gereksiz kullanmayın. Gün içinde temel ihtiyaçlarınız için zaten devamlı kullanımda olduklarını unutmayın.
  • Devamlı sıkmak, ovmak ya da ağır kaldırmak gibi tekrarlayan zorlamalardan kaçının.
  • Hareketsiz kalmak veya bir şey tutmak için tüm kaslarımızın devamlı kasılı kalmaları gerekiyor. Bu nedenle el, kol ve omuzlarınızı uzun saatler boyunca kötü pozisyonda hareketsiz bırakmayın. Örneğin elinizde devamlı telefon tutmayın.
  • Her yarım saatte bir yaptığınız işe 5 dakika ara verin. Ara verdiğinizde el, kol ve omuzlarınızı tamamen gevşek bırakın.
  • Her koşulda vücudunuzu dik ve omuzlarınızı geriye almış şekilde konumlandırın.
  • Günümüz yaşam koşullarında el, kol ve omuz sorunları güçsüzlükten değil, genellikle aşırı kullanımdan kaynaklanıyor. Spor yapıyorsanız güçlendirme egzersizlerinin yanı sıra esnekliği ve kas dolaşımını arttıran hareketleri de yapmayı alışkanlık haline getirin.