Yazılar

Sağlıklı bir Ramazan geçirmek için ne yapmalı?

Sağlıklı bir Ramazan geçirmek için ne yapmalı?

Ramazan ayına sayılı günler kala pek çok evde hazırlıklar başladı. Ramazanda öğün saatlerinin ve beslenme sıklığının azalacağı, tüketilen besin içeriklerinde farklılıklar olacağı, ilaç saatlerinin yeniden ayarlanması gerekeceği için uzmanlar, özellikle kronik hastalığı olanlara olası bir sağlık sorununa karşı mutlaka doktora danışmalarını öneriyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı orucun faydalarının yanı sıra bazı kurallara dikkat edilmediğinde şişkinlik, hazımsızlık ve reflü gibi sindirim sistemi şikayetlerinin artabileceğini belirterek “Beslenme alışkanlıklarının değişmesi ile reflüsü olmayan bireylerde reflü yakınmaları tetiklenebilir ve daha önceden reflü tanısı almış olan hastaların şikayetleri artış gösterebilir. Reflü hastalığı mideden yemek borusuna mide içeriği ya da asidinin kaçışı olarak tanımlanır ve ülkemizde her 4-5 kişiden birinde görülür. Göğüs kemiği arkasında yanma, ağıza acı su gelmesi, boğazda yanma, kuru öksürük, ses kısıklığı ve göğüs ağrısı gibi bulgularla kendini gösterebilen reflüye karşı Ramazanda da bazı kurallara dikkat etmek gerekir” diyor. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı, reflü başta olmak üzere sindirim sistemi sorunları yaşamamak, sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmek için kaçınılması gereken 8 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Suna Yapalı

  • İftar ve sahurda büyük porsiyonlar

Uzun saatler aç ve susuz kalındıktan sonra iftarda büyük porsiyonlar ile mideyi doldurmak reflü başta olmak üzere sindirim sistemi sorunlarına davetiye çıkaracaktır. İftarda çorba, ana yemek ve salata tüketmek yeterlidir. Porsiyonlar büyük olmamalıdır. İftarı 1 bardak su, zeytin ya da hurma veya çorba ile açtıktan sonra, ana yemeğe geçmeden önce yemeğe ara verilmelidir. Ana yemeği takiben meyve ya da tatlı hemen tüketilmemelidir. Sahurda ise uzun süre aç kalınacağı endişesi ile aşırı yemekten kaçınılmalıdır.

  •  İftar ve sahurda hızlı yenilmesi

Birçok kişi iftarda uzun süreli açlığın üzerine hızlı bir şekilde yemek yemektedir. Sahurda ise genellikle uykudan uyanıp hızlı bir sahur yapıp tekrar uyumaktadır. Oysa ki, hızlı yemek yenilmesi midede şişkinlik ve hazımsızlık hissine yol açar ve reflü yakınmalarını tetikler. Bu nedenle iftar ve sahur için yeterli zamanı ayırarak, iyi çiğneyerek yavaş bir şekilde yemek gereklidir.

  • Yemek sonrası uzanmak

Ramazan ayında reflüyü tetikleyen en önemli yanlış davranış şekillerinden birisi iftardan hemen sonra uzanmak ya da sahurda yemek sonrası hemen yatmaktır. Bu hatalı davranış daha önceden reflüsü olmayan hastalarda reflü sorunu başlamasına yol açarken, Ramazan ayında reflü şikayetleri ile hekime başvuruların da ana nedenlerindendir. İftardan hemen sonra uzanmamalı ve uyumadan önceki son 3 saatte atıştırmalıklar tüketilmemelidir. Sahurda ise hafif besinler tüketerek bir süre evde dolaşmak, yatağın baş kısmını da yükselterek yatmak, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçışını engeller ve reflüyü önlemeye yardımcı olur.

  • İftar ve sahurda reflüyü tetikleyen gıdalar tüketmek

İftar ve sahurda tüketilen gıdaların içeriği de oldukça önemlidir. Kızartmalar, yağlı ve baharatlı gıdalar, çikolata, çiğ soğan ve sarımsak, aşırı karbonhidrat içeriği olan şerbetli tatlılar reflüyü tetikleyeceği için uzak durulmalıdır. Yağlı yiyecekler mide boşalımını yavaşlatır ve reflü oluşumunu kolaylaştırır. İftarda sebze yemeği, kuru baklagiller, haşlama ya da ızgara et tüketilebilir. Tatlı olarak iftar sonrası sütlü ve hafif tatlılar tüketilebilir. Sahurda ise protein içeriği yüksek olan yumurta ve peynir gibi yiyeceklerin yanında tam tahıllı ekmek ve domates, salatalık ve zeytin eklenerek hafif bir kahvaltı yapılabilir. Simit, açma, poğaça, börek gibi karbonhidrat içeriği yüksek gıdalardan kaçınılmalıdır.

  • Aşırı kafein ve şeker içeren içecekler tüketmek

Özellikle iftar sonrası pek çok kişi aşırı çay ve kahve tüketmektedir. Kafein içeren bu içeceklerin tüketilmesi vücuttan su kaybını arttıracağından gün içerisinde vücudun daha susuz kalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle çay, kahve ve kafein içeren sıvı tüketiminde aşırıya kaçılmamalı

Pause Sağlık, Pause Dergi

  • Yeterince su tüketmemek

Vücudun su ihtiyacının karşılanması için günlük toplam 1.5-2 lt su tüketilmesine özen gösterilmelidir. Ayrıca iftar ve sahurda yemek yerken mideyi su ile doldurmamalı, su tüketimi iftar ile sahur arasındaki süreçte sağlanmalıdır. Yeterli su içilmesi, mideden yemek borusuna kaçan asidin de temizlenmesini sağladığı için reflü gelişimini önleyecektir.

  • İftardan sonra ağır egzersiz yapmak

Özellikle iftardan hemen sonra egzersiz yapılmamalıdır. Mide boşalımının sağlanması için yemekten en az iki saat geçtikten sonra egzersiz yapılmalıdır. Ağır egzersizlerden kaçınmalı, 30-45 dakikalık hafif-orta tempolu yürüyüşler yapılmalıdır.

  • Ramazan ayında aşırı yemek

Pek çok kişi Ramazan ayında uzun süreli açlık ve kalori açığı ile kilo verirken, yanlış beslenme alışkanlıkları ve beslenme tercihleri kilo artışına da yol açabilir. Uzun süreli açlık sonrasında aşırı yemek, yağlı ve karbonhidrat içeriği yüksek gıdalar tüketmek, iftardan sonra atıştırmaya devam etmek metabolik dengeyi bozarak kilo artışına ve bel çevresinde yağlanmaya yol açar. Kilo artışı reflü yakınmalarını tetikleyecektir. Ramazan ayında sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz ile kilo kontrolü sağlanması reflü dahil tüm sindirim sistemi sorunlarının tetiklenmesini de önler.

Reflü hastaları dikkat!

Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı, reflü hastalarının Ramazan ayında oruç tutup tutamayacağı konusunda şu bilgileri veriyor: “Hastalığın şiddeti ve klinik tablosu her hastada farklılıklar göstermektedir. Bu nedenle tanı konulmuş reflü hastaları oruç tutmadan önce hekimlerine mutlaka danışmalıdır. Hafif reflü hastaları oruç tutabilirler ve Ramazan ayı süresince ilaç kullanmaları gerekebilir. İlaç almalarına, yaşam tarzı ve beslenme değişikliklerine rağmen reflü yakınmaları olan ve ağır reflüsü bulunanların ise oruç tutmaları önerilmez.”

 

Geçmeyen öksürüğünüzün nedeni reflü olabilir!

Geçmeyen öksürüğünüzün nedeni reflü olabilir!
Yanlış beslenme alışkanlıkları ve sağlıksız yaşam tarzı nedeniyle yaşa bakmaksızın günümüzde hızla yaygınlaşan reflü her dört kişiden birinin ortak sorunu. Mide sıvısının yemek borusuna kaçmasıyla oluşan ve göğüs kemiği arkasında yanma ve ağıza acı su gelmesine yol açan hastalık; kronik öksürük, boğazda yanma, ses kısıklığı, yutma güçlüğü, ağız kokusu, göğüs ağrısı ve dişlerde tahrişe bile neden olabiliyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı “Ses kısıklığı veya öksürük yakınması ile Kulak, Burun ve Boğaz uzmanına ya da göğüs ağrısı nedeniyle Kardiyoloji uzmanına başvuran hastada ana sorun reflü olabiliyor. Pandemide; sık ve daha fazla yemek, fast-food tarzı yiyecekler tüketmek, hareketsiz kalmak, kilo almak ve gece atıştırmalıklarına ağırlık vermek reflü hastalığının yaygınlaşmasına neden oldu. Reflü hastalığında yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelini oluşturuyor. Aksi taktirde tedaviden başarılı sonuç almak mümkün olmayabiliyor” diyor. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı reflüye karşı 10 etkili önerisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Suna Yapalı 

Reflüyü artıran yiyeceklerden uzak durun!
Kızartmalar, aç karnına ve aşırı kahve-çay içmek, asitli içecekler tüketmek, yemek borusunun altında koruyucu bir mekanizma olan kasın gevşemesine yol açıyor. Bu durum da yemek borusuna mide sıvısının geçişini kolaylaştırıyor. Bu nedenle portakal ve domates gibi asit içeriği yüksek besinleri kısıtlı tüketmeli, aşırı salçalı yemeklerden kaçınılmalıdır. Hazır ve katkı maddesi içeren paketli gıdalar, soslu yiyecekler, aşırı acı, tuzlu ve baharatlı gıdaların tüketiminden de uzak durulmalıdır.

Büyük porsiyonlardan kaçının
İhtiyacımızdan fazla büyük porsiyonların tüketilmesi karın içi basıncı artırarak reflüyü kolaylaştırır. Aynı öğünde çorba, ana yemek, salata, tatlı veya meyvenin birlikte tüketilmesi yerine porsiyonları küçülmek, meyve ya da tatlıyı ara öğünde tüketmek tercih edilebilir.

Yemeklerde fazla su içmeyin
Öğünlerde yemekle beraber su tüketilmesi yemek hacmini artırarak, reflü oluşumunu kolaylaştırır. Su tüketimi öğün arasına kaydırılmalıdır, ayrıca öğün aralarında içilen su yemek borusuna kaçan mide sıvısını temizleyerek reflüyü engelleyecektir. Yemek sonrası hazmı kolaylaştırmak için maden suyu tüketmek sanılanın aksine reflüyü artıracaktır.

Gece atıştırmalıklarından uzak durun
Geç saatlerde meyve, çerez ve çikolata gibi atıştırmalıkların tüketilmesi, uyku öncesi besinlerin hazmedilememesine yol açar ve reflü şikayetini artırır. Bu nedenle yatmadan önceki son üç saatte yemek yemekten ve atıştırmalıklardan kaçının.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Yatağın baş kısmını yükseltin
Özellikle gece reflüsü olan kişiler uyurken yatağın başını en az 30 derecede yükselterek yatmalı ya da çok yüksek olmayan, başın gövdeden biraz daha yukarıda olmasını sağlayacak yastıkla yatmalıdır. Yatarken başın biraz yüksekte olması mide asidinin yemek borusuna ya da boğazınıza gelmesini engelleyecektir.

Kilo almayın
Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı “Obezite tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artan, bir pandemi halini alan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Toplumun 1/3’ü obez, 1/3’ü ise fazla kiloludur. Obezite ve bel çevresindeki artış ile karın içi basınç artar ve bu da reflü oluşumunu kolaylaştırır. İdeal vücut ağırlığına ulaşılması ile reflü kontrol altına alınabilir ve sürekli ilaç kullanımı önlenebilir” diyor.

Bedeni saran sıkı giysiler giymeyin
Kemer, korse gibi sıkı ve bedeni saran giysiler karın içi basıncını artırarak reflüye zemin hazırladığından sıkı kıyafetlerden kaçınılmalıdır.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Yemek sonrası hemen uzanmayın
Yemekten hemen sonra uzanmak reflüyü kolaylaştıran önemli bir tehlikedir. Yemekleri yedikten sonra en az 3 saat oturur veya dik pozisyonda kalmalı, hemen uzanılmamalıdır.

Sigara ve alkolden uzak durun
Sigara ve alkol yemek borusunun savunma mekanizmalarını bozar, ayrıca yemek borusunun altındaki kasın gevşemesine yol açarak reflüyü kolaylaştırır.

Düzenli ve doğru zamanda egzersiz yapın
Kilo kontrolünü sağlamanın en önemli yolu diyet ile beraber düzenli egzersiz yaparak kalori açığı oluşturmaktır. Yemekten hemen sonra yapılan egzersiz reflüyü kolaylaştırarak, egzersiz kalitesini de etkileyecektir. Haftada 3-5 kere en az 30 dakika yürüyüş faydalı olacaktır.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dikkat! Endoskopik inceleme gerekebilir!
Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı, “Reflü hastalığının yönetiminde yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelini oluşturur. Özellikle 45 yaş üzerinde reflü yakınması olan kişilerde, reflüye eşlik eden kansızlık, yutma zorluğu, bulantı, kusma, kilo kaybı ve iştahsızlık sorunu yaşayanlarda, ilaç tedavisi ile kontrol altına alınamayan reflü yakınması olanlarda mutlaka endoskopik inceme yapılmalıdır” diyor.

Bayramda sağlıkla geçirmenin 12 yolu

Bayramda sağlıkla geçirmenin 12 yolu

Yazın yakıcı sıcaklarında, pandeminin gölgesinde geçireceğimiz Kurban Bayramı’nda maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına dikkat etmek her zamankinden fazla önem taşıyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı, pandemi döneminde kısıtlamaların kaldırıldığı bu ilk bayramda; bayramlaşma ve kurban eti tüketimi başta olmak üzere birçok önemli kurala dikkat etmek gerektiğini belirterek, aksi halde Covid-19’dan sindirim sistemi enfeksiyonlarına dek birçok sağlık sorunu ile karşılaşılabileceğine dikkat çekiyor. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı, pandemide bayramı sağlıklı geçirmek için ihmal edilmemesi gereken 12 kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kurban kesiminde bu kurallara dikkat edin

Kurbanlıkların kesiminde ve kurban etinin transfer edilmesinde sosyal mesafe, maske ve hijyen kurallarına uyulmalıdır. Çeşitli ülkelerde koronavirüs varyantlarına bağlı vaka sayılarının arttığı şu günlerde, kurbanlık kesim alanlarında gereksiz kalabalıklardan kaçınmak, sadece görevli kişilerin bulunmasını sağlamak gerek. Ayrıca sıcak havalarda uygunsuz şartlarda kesilen ve transfer edilen kurbanlıklar bulantı, kusma ve ishal ile seyreden enfeksiyonlara yol açabilir.

Kurban etini hemen tüketmeyin

Kurbanlık hayvan kesildikten sonra ölüm katılığı oluştuğu için, en az 24 saat dinlendirildikten sonra pişirilmesi gereklidir. Yeni kesilmiş hayvan etindeki sertlik hem pişirmede zorluk yaratır hem de midede şişkinlik, hazımsızlık ve kabızlık gibi sindirim sorunlarına yol açar. Ayrıca kurban etinin tüketimi, saklanması ve pişirilmesi konusunda yapılan hatalar sindirim sistemi, kalp ve damar problemlerine yol açabilir.

 Eti yavaş pişirin

Etler yüksek ısıda pişirilmemeli, yavaş ve kısık ateşte kendi suyu ile pişirilmelidir. Çiğ ve az pişmiş etler ile sıcak havalarda dışarıda bekledikten sonra tüketilen etler, paraziter hastalıklar gibi sağlık sorunlarına neden olabilir. Kızartmalardan kaçınmalı, haşlama ya da ızgara gibi yöntemler tercih edilmelidir. Izgara yapılırken etler ateşe çok yakın olarak kömürleştirilmemelidir. Etleri pişirirken tereyağı, iç yağı ve kuyruk yağı eklemek kalp ve damar hastalıklarına davetiye çıkarabilir. Etlerin sebze ile birlikte pişirilmesi ya da yanına sebze eklenmesi ve yanında salata tüketilmesi günlük lif ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olacak ve kabızlık, şişkinlik, hazımsızlık gelişmesini önleyecektir.

Kavurmayı öğlen tüketin

Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı “Kavurmayı kahvaltıda ve akşam geç saatlerde tüketmemeli. Geç saatlerde tüketilen etin sindirimi daha zordur. Hazımsızlık ve şişkinlik yaşamamak için kırmızı eti, kavurmayı geç saatler yerine öğle saatlerinde tüketin” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Porsiyonlara dikkat edin

Et tüketimini abartmayın. Günlük et tüketiminizin 100-150 gr yani yaklaşık 3-4 köfte veya eşdeğeri miktarı aşmamasına dikkat edin.

 Hızlı yemeyin, iyi çiğneyin!

Besinler ne kadar iyi çiğnenirse, sindirim o kadar kolay olur. İyi çiğnemek; beyinde tokluk hissi oluşmasını sağladığı gibi, abartılı yemeye de engel olur. Aynı zamanda reflü, hazımsızlık, gaz sancıları, kabızlık yakınmaları ve kilo alımını önler.

Geç saatlerde yemeyin

Bayramlarda yemek saatlerinin değişmesi öğün atlamaya ve akşam yemeklerinin geç saatlere kaymasına neden olabiliyor. Geç saatlerde yenilen yemekler ve yemekten hemen sonra uzanmak reflüyü tetikleyebileceğinden, yemek yedikten en az 3 saat sonra yatmaya özen gösterin.

Gazlı içecekler ve alkolden uzak durun

Sıcak bayram günlerinde etle beraber gazlı içecekler ve şeker içeriği yüksek meyve suları tüketilmesi reflüyü tetikleyebilir, kan şekerini yükseltir, ayrıca hazımsızlık ve şişkinliği arttırabilir. Bu nedenle serinlemek için su ve ayran tüketin. Alkol sindirim sisteminin savunma mekanizmasını bozarak reflü, hazımsızlık, şişkinlik ve bağırsak alışkanlıklarında değişime yol açabileceğinden alkolden uzak durun.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Çay ve kahveyi abartmayın

Sıcaklarda vücudun su kaybı daha fazla olacaktır. Bu nedenle bayramda günlük 2-2.5 lt su tüketmeye özen gösterin. Su ihtiyacını çay veya kahve ile sağlamak, vücuttan su kaybını hızlandırabileceğinden dikkatli tüketilmelidir. Öğünlerde çok fazla su tüketimi reflüyü arttırabileceğinden, öğün aralarında tercih edin.

Hamur işi ve tatlılara dikkat edin

Karbonhidrat içeriği yüksek baklava, revani, kadayıf ve börek gibi yiyeceklerin tüketimi bayramlarda kaçınılmazdır. Ancak bayramda ya da bayram sonrası sindirim sistemi yakınmaları, kilo artışı ve kalp damar sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle bu yiyecekleri günde 1 porsiyon ile sınırlayın. Böylece hazımsızlık, şişkinlik ve reflü gibi sindirim sistemi yakınmalarının oluşmasını engelleyebilirsiniz.

 Egzersizi ihmal etmeyin

Uzun bir tatilin de olduğu bayram dönemi rehavete kapılmamak, hareketsiz kalmamak gerekiyor. Günde en az 30-45 dakika tempolu yürüyüş yapılması sindirim sistemini rahatlatacak, metabolizmayı hızlandırarak kilo alımını engelleyecektir.

Kalabalık sofralarda bir araya gelmeyin

Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı “Kısıtlamalar kaldırılmış olsa bile pandemi döneminde bayram geçirdiğimizi unutmamalıyız. Bayramda kalabalık ortamlarda bir araya gelmemeye, sofralarımızın aşırı kalabalık olmamasına özen göstermeli, maske ve sosyal mesafe kurallarına dikkat etmeliyiz. Toplumun aşılanma oranının artmasıyla beraber aşının bulaşı engellemediği, ancak ağır hastalık geçirmeyi önlediği gerçeğini unutmamalıyız” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dikkat! Bu şikayetleriniz varsa!

Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı “Aşırı sıcakların olduğu yaz günlerinde geçireceğimiz Kurban Bayramı’nda uygun hijyen şartlarında hazırlanmayan ya da saklanmayan yiyeceklerin tüketilmesi sindirim sistemi enfeksiyonlarını tetikleyebilir. Koronavirüs virüs enfeksiyonu da bulantı, kusma ve ishal gibi benzer sindirim sistemi yakınmalarına yol açabilmektedir. Bu nedenle bu yakınmaların varlığında bu olasılık da göz ardı edilmemelidir” diyor.

Bu alışkanlıklar reflüyü tetikleyebilir

Bu alışkanlıklar reflüyü tetikleyebilir

Covid-19 pandemisi nedeniyle bu yıl Ramazan Bayramı’nı evimizde izole geçirmek zorunda kalsak da, hiç kuşkusuz sofralarımızı yine birbirinden lezzetli yemekler ve tatlılarla donatacağız! Ancak dikkat! Ramazan’da bir ay boyunca dinlenen midemize aniden yüklenmek ve yüksek kalorili besinler tüketmek gibi hatalı alışkanlıklarımız; hazımsızlık, şişkinlik ile gaz sorunlarına neden olabiliyor. Ayrıca mide problemi olan kişilerde reflü, peptik ülser ve gastrit yakınmalarını tetikleyebiliyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı bu nedenle Ramazan Bayramı’nda mide ağrısı, yemek borusunda yanma, mide içeriğinin yemek borusuna gelme hissi, mide ekşimesi ve hazımsızlık yakınmasında mutlaka hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.  Peki bayramda hangi hatalı alışkanlıklarımız midemize zarar veriyor? Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı, Ramazan Bayramı’nda mide sağlığını olumsuz etkileyen 10 önemli hatalı alışkanlığımızı anlattı; bu hataları önlemeye yönelik önerilerini özetledi.

Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı

Hata: Kahvaltıda kızartma ve hamur işine yüklenmek

Doğrusu: Uzun süren açlık ve susuzluğun ardından bayram kahvaltısında canımızın istediği her şeyi tüketmekte sakınca görmeyebiliyor, hamur işinden kızartmaya kadar pek çok yemeğe yüklenebiliyoruz. Ancak kahvaltıda kızartma ve hamur işlerini abartmak, özellikle reflü, peptik ülser ve gastrit yakınmalarını tetikleyebiliyor. Bunun sonucunda; mideden yemek borusuna doğru yanma hissi, mide içeriğinin ağıza kadar gelmesi ya da ağızda acı su hissi, mide ağrısı ve hazımsızlık gibi yakınmalar gelişebiliyor. Kahvaltıda ağır yemekler yerine; haşlanmış yumurta ya da sebzeli omlet, peynir, yoğurt, tam tahıl ekmeği, domates ve salatalık gibi gıdalar tüketin.

Hata: Öğün saatlerini düzenlememek

Doğrusu: Ramazan boyunca değişen öğün saatlerinizi tekrar düzenlemeniz de mide sağlığınız için çok önemli. Çünkü öğün saatlerinin düzensiz olması kan şekeri ve insülin salgılanmasında bozukluklara, bunun sonucunda da sık acıkmaya yol açabiliyor. “Bu nedenle küçük porsiyonlar halinde günde üç ana öğünle beslenmeye özen gösterin” diyen Doç. Dr. Suna Yapalı, önerilerini şöyle sıralıyor: “Öğle ve akşam yemeğinde çorba, salata, sebze yemeği ve proteinli besinler tüketin. Protein kaynağı olarak et, tavuk, balık ya da baklagiller seçin. Ayrıca ara öğün olarak badem, ceviz, meyve ve yoğurt gibi ara öğünler tüketmeniz, ana öğünlerde besinleri büyük porsiyon olarak yemenizi önleyecektir.”

 Hata: Akşam yemeğini geç saatlere bırakmak

Doğrusu: Bayramlarda en sık rastlanan mide sorunlarından biri reflü hastalığı, yani mide asidinin ya da içeriğinin yemek borusuna doğru kaçışı oluyor. Hamur işi, tatlılar ve çikolatanın çok tüketilmesinin yanı sıra geç saatlerde tüketilen yiyecekler de reflüyü tetikliyor. Bunun sonucunda da mideden yemek borusuna doğru yanma, besinlerin ağıza geri gelme hissi, mide ağrısı ve hazımsızlık gibi yakınmalar artıyor. Dolayısıyla akşam yemeğini geç saatlere bırakmayın, ağır yemek yemeyin ve yemekten en az 3 saat sonraya kadar uzanmamaya dikkat edin.

Pause Sağlık

Hata: Tatlıları abartmak

Doğrusu: Bayramda bolca tüketilen yüksek karbonhidrat içeriğine sahip tatlılar sindirim sistemi problemlerine yol açabiliyor, kan şekeri kontrolünü bozabiliyor. Bu nedenle tatlıları akşam yemeği sonrası geç saatlere bırakmamalı, küçük porsiyonlar halinde tüketmeli ve günde bir porsiyonu aşmamalısınız.

Hata: Yetersiz su içmek

Doğrusu: Ramazan’da vücudun su dengesindeki değişikler sıcakların arttığı bayram günlerinde de devam ediyor. Bayramda yetersiz su tüketimi sindirim sistemi, dolaşım sistemi ve böbreklerde sorunlara neden olabiliyor, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor ve kilo alımına yol açabiliyor.  Bayramı sağlıklı geçirmek için günde en az 2 litre su tüketmeyi asla ihmal etmeyin.

Hata: Sıcak çayı aç karnına içmek

Doğrusu: Aşırı çay ve kahve tüketimi çarpıntı ile tansiyonun yükselmesine neden olabildiği gibi, vücudun su kaybını arttırıyor, ayrıca reflü yakınmalarını tetikleyebiliyor. Dikkat etmeniz gereken bir başka nokta da çay ve kahve ikilisini çok sıcak içmemek olmalı!  “Sıcak yiyecek ve içecekler yemek borusunda hasara yol açarak yemek borusu kanseri için risk oluşturuyor. Çok sıcak olarak, aç karnına tüketilmesi reflüyü de tetikliyor.” uyarısında bulunan Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı, şöyle devam ediyor: “Ayrıca çay ile kahveyi çok fazla içiyor ve içine şeker katıyorsanız, sadece bu ikisinin tüketimiyle günlük şeker ve kalori alımınız artacak, bunun sonucunda da kan şeker kontrolünüz bozulacaktır. Aşırı şekerli yiyecek ve içecekler ayrıca hazımsızlık, gaz ve şişkinlik gibi sorunlara da neden olabiliyor.”

Pause Sağlık

Hata: Şerbetli tatlıları tercih etmek

Doğrusu: Bayram sofralarında vazgeçemediğimiz, ancak karbonhidrat içeriği oldukça yüksek olan baklava, revani ve kadayıf gibi aşırı şekerli, şerbetli tatlılar hazımsızlığa yol açabiliyor, çikolata da reflüyü tetikleyebiliyor. Daha da kötüsü kalp hastalarında kalp krizini tetikleyebiliyor, diyabet hastalarında kan şekerinin çok yükselmesine neden olabiliyor. Şerbetli tatlıları mümkün olduğunca tadımlık tüketmeli, sütlü hafif tatlıları tercih etmelisiniz.

 Hata: Sofrayı fast-food tarzı besinlerle donatmak

Doğrusu: Kızartmalar, fast-food tarzı beslenme ve işlenmiş gıdalar reflü hastalığına davetiye çıkarıyor. Kızartılmış besinler yerine; ızgara, haşlama ya da buğulama usulüyle hazırlanmış besinler tüketmeye özen gösterin.

Hata: Gazlı içecekler tüketmek

Doğrusu:  Midemizi rahatlatacağı düşüncesiyle gazlı içecekler, özellikle de yemek sonrasında soda içmek, bayramda sık yaptığımız hatalardan. Çünkü şekerli, gazlı içecekler kan şekerini yükseltiyor, ayrıca şişkinliğe yol açabiliyor.

Hata: Hareketsiz kalmak

Doğrusu: Düzenli egzersiz yapmak metabolizmayı hızlandırıyor, kan şekeri ve kolesterolü düzenliyor, sindirimi kolaylaştırıyor. Sağlıklı yaşamın olmazsa olmazı fiziksel aktiviteye bayram süresince de devam edin. Bu bayramda dışarıya çıkamasak da evde 15-20 dakika yürümeyi ihmal etmeyin.