Yazılar

Sigara KOAH’ın baş nedeni!

Sigara KOAH’ın baş nedeni!

Günümüzde hızla yaygınlaşan, sigara içimi ve sigara dumanına maruz kalma başta olmak üzere bir çok etkene bağlı olarak gelişen bir hastalık KOAH. Akciğer dokusunda bozulmalara ve hava yollarında tıkanmaya neden oluyor; nefes darlığı, öksürük ve balgam gibi şikayetlere yol açarak kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım “KOAH dünyada en yaygın görülen hastalıklardan biridir ve her 10 yetişkinden birinin bu hastalığa sahip olduğu düşünülmektedir. Hastalık, en çok ölüme neden olan hastalıklar sıralamasında kalp hastalıkları ve inmeden sonra üçüncü sıradadır. Ülkemizde sigara içenlerin artması ve hava kirliliği önümüzdeki yıllarda hastalık yükünün daha da artacağını düşündürmektedir“ diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım, 17 Kasım Dünya KOAH Günü kapsamında yaptığı açıklamada, bu tehlikeli hastalığa zemin hazırlayan 5 etkeni anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Zekai Tarım

Sigara içmek

Sigara içimi en iyi bilinen risk faktörüdür ve KOAH hastalarının büyük çoğunluğunda (yüzde 80) sigara öyküsü vardır. Tütün ürünleri kullanımı ve sigara içiminin süresi ve miktarı hastalık şiddetine katkıda bulunurken, eşik düzeyi kişiden kişiye değişir.

Sigara dumanına maruz kalmak

Sigara içmeyen kişilerin de sigara dumanına maruz kalması (pasif içicilik) KOAH gelişimi için risk faktörleridir. Bu nedenle sigara içmeseniz bile sigara içilen ortamda bulunmamaya, sigara dumanına maruz kalmamaya çalışın.

Ev içi ve dış ortamda hava kirliliği

Ev içi hava kirliliği (özellikle kapalı alanlarda  tezek, ekin artıkları, odun, çalı çırpı vb biyomas yakıtlarla ısınma ya da yemek pişirme) ile dış ortam hava kirliliği KOAH riskini artırmaktadır. Bu nedenle ev içinde de gerekirse maske takın, ortamı havalandırın.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Genetik yatkınlık

Erişkinlikte kronik akciğer hastalığı gelişimine hayatın erken dönemindeki olaylar yatkınlık yaratabilir. Gebelikte veya çocuklukta akciğer gelişimini etkileyen herhangi bir faktör KOAH riskini artırma potansiyeline sahiptir. Kronik bronşit, astım ve bronş aşırı duyarlılığı da KOAH gelişimine zemin hazırlayabilmektedir.

Mesleki maruziyet

İş yerinde duman, kimyasal maddeler ve toza kronik maruziyet KOAH gelişiminde temel risk faktörlerinden biridir. Maruziyet yoğun ve uzun süreli olduğunda, eşlik eden sigara içimi de varsa hastalık riski çok daha artar.

Dikkat! KOAH hastaları Covid-19’u daha ağır geçiriyor!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım ”Özellikle pandemi döneminde hastaların  Covid-19 virüsüyle enfekte olma korkusu nedeniyle hastane ve hekimlerine ulaşmakta gecikmesi, KOAH  hastalarının takip ve tedavisinde ciddi sorunlar yaşanmasına neden olmuş, eksik ve yetersiz tedaviler hastalığın ilerlemesine yol açmıştır. Yine KOAH, Covid-19 enfeksiyonu için bir risk faktörü olmakta ve KOAH‘lı hastalar Covid-19‘u daha ağır  geçirebilmektedirler. Pandemi nedeniyle genellikle evden dışarı çıkmayan yaşlı hastalarda, egzersiz kapasitesinde azalma, kaslarda zayıflama olmaktadır. Bu nedenle günlük düzenli yürüyüş ihmal edilmemelidir“ diyor.

Klima hastalıklarına dikkat  

Klima hastalıklarına dikkat  

Yazın aşırı sıcaklarında ev, araç ve ofiste ‘imdada yetişen’ klimalar, hızla serinleterek o an serinletici etkisiyle mutluluk veriyor ancak fark ettirmeden de yatağa düşürüyor! Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım “Bugünlerde klima kaynaklı hastalıklara sık rastlıyoruz. Aşırı soğuk ve kuru havaya uzun süre maruz kalınması ve vücut direncinin düşmesi, kolaylıkla üst solunum yolları, alt solunum yolları ve akciğerde bazı enfeksiyonların gelişimine zemin hazırlayabiliyor. Covid-19 ile benzer şikayetlere yol açabilmesi nedeniyle de sıkıntı yaratıyor” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım, klima ile gelen hastalıkları ve korunma yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Yüzyılın salgın hastalığı Covid-19 pandemisinde maske kullanımı kritik önem taşırken, bunaltıcı yaz sıcaklarına aşırı nemin de eklenmesi günlük yaşamı çok büyük ölçüde olumsuz etkiliyor. Nefes aldırmayan sıcaklarda adeta imdadımıza yetişen klimalar ise, farkında olmadan hasta edip yatağa düşürebiliyor! Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım, klima kaynaklı hastalıkların; klimanın fiziksel ve rezervuar etkilerine bağlı olmak üzere iki şekilde gelişebildiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Klimanın fiziksel etkilerine bağlı olarak, ani ısı değişiklikleri ve ortamın aşırı soğuması nedeniyle bazı rahatsızlıklar gelişebiliyor. Aşırı soğuk ve kuru havaya sürekli maruz kalınması ve vücut direncinin düşmesi, kolaylıkla üst solunum yolları, alt solunum yolları ve akciğerde bazı enfeksiyonların gelişimine zemin hazırlarken; bunun yanında klima ile ortama yayılan tozlar da özellikle alerjik yapısı ve astımı olan kişilerin şikâyetlerini ve krizlerini tetikliyor, astım krizlerinin ortaya çıkmasına ve şiddetli kuru öksürüklere neden olabiliyor. Ayrıca klimaların üflediği soğuk havaya direkt maruz kalmak, yüzdeki sinir kılıfını etkileyerek ödem ve yüz felci yapabiliyor, kas ağrılarına, kas tutulmalarına neden olabiliyor.”

Pause Sağlık, Pause Dergi

Belirtileri örtüşebiliyor!

Klima hastalıklarının Covid-19 enfeksiyonu ile örtüşebildiğini, bu nedenle ‘klima çarptı’ diye geçiştirmeyip doktora görünmek gerektiğini belirten Dr. Zekai Tarım “Klima hastalıkları da tedavi edilmezse ölüme sebep olabiliyor. Tedavi için en az 2 hafta süreyle bu bakterilere yönelik uygun antibiyotikler kullanılması gerekebiliyor. Kişide ilk 24-48 saat içinde halsizlik, kırgınlık, yaygın kas ve baş ağrıları, sonrasında ateş, kuru öksürük, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı gibi şikayetler görülebilirken, hastaların küçük bir kısmında da sinir sistemi bulguları, konsantrasyon bozuklukları hatta komalık durum oluşabiliyor.” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Bağışıklık sistemini vuruyor!

Klimaların üflediği havanın, solunum yollarındaki lokal bağışıklık sistemini zayıflatarak virüs ve bakterilerin yerleşip çoğalmasına sebep olabileceğini, klimanın çalışması ile havadaki nem oranının azalarak, mekanda yoğunlaşan kuru havanın, burun içi dokularda ve boğazda tahrişe yol açabileceğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım şöyle konuşuyor: “Sürekli nemli olan klima filtrelerinde zamanla virüsler, bakteriler ve mantarlar üreyebilir. Temizliği ve bakımı düzenli yapılmayan klimaların filtre sistemlerinde biriken ve klimaların açılmasıyla iç ortama yayılan mikroorganizmalar solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olabilir. Klima hastalıklarından en yaygın olarak görüleni lejyonella pnömonisidir. Lejyonella pnömonisi klima bakterilerinin neden olduğu bir zatürredir. Bu bakteri nemli ortamlarda ve klima sistemlerinde rahatlıkla yaşayabildiği için, sebep olduğu hastalığa halk arasında ‘klima hastalığı’ denir. Hastalığa neden olan bakteriler, bakım ve dezenfeksiyon koşullarına uyulmadığı takdirde klimalarda üreyip, solunan havayla akciğerlere yayılarak hastalığa neden olur. Bu bakterinin sağlıklı bir vücutta hastalık yapma potansiyeli oldukça zayıftır, ancak vücut direncinin düşüklüğü hastalık oluşumunu kolaylaştırır. Kanser, diyabet, alkolizm, kronik akciğer veya karaciğer hastalığı olanlarda, yoğun sigara kullananlarda bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla hastalığın gelişme sıklığı artar.” Pause Sağlık, Pause Dergi

Klima hastalıklarına karşı 5 etkili önlem!

  1. Klimaların bakım ve temizliği her yıl yapılmalıdır. Filtreleri değiştirilmelidir. Bakteri filtresi kullanılmalıdır.
  2. Ortamın aşırı soğutulmamasına dikkat edilmelidir. Klima kaynaklı sağlık problemleri genellikle bilinçsiz veya aşırı kullanım sonucu oluşur. Sıcak yaz günlerinde mekan içi ve dışındaki sıcaklık farkı ve ani hava değişimi vücut direncini düşürür. Ortam için en ideal sıcaklık 21-23 derecedir.
  3. Nem dengesini koruyucu klimalar tercih edilmelidir veya bulunduğunuz ortamda nemi sağlamak için 1 bardak su bulundurulabilir. Ortamdaki ideal nem oranı yüzde 40-60 arasında olmalıdır.
  4. Klimalardan düzenli örnekler alınıp, düzenli aralıklarla laboratuvarda incelenmelidir.
  5. Klima kullanırken direkt klima rüzgarına maruz kalınmamalı, karşısında oturulmamalı ve klima yeri bunlar göz önüne alınarak belirlenmelidir. Klimalar belirli zaman aralıklarıyla ısısı yavaş yavaş düşürülerek kullanılmalıdır.