Yazılar

Kışın bağışıklık sisteminizi güçlendirmenin yolları

Kışın bağışıklık sisteminizi güçlendirmenin yolları

Soğuk algınlığından gribe, faranjitten bronşite… Havaların soğumasıyla birlikte hastalıklar sıkça kapımızı çalmaya başladı. Dolayısıyla virüs ve bakteri gibi hastalık yapan etkenlerin vücuda girmelerini önleyen bağışıklık sistemimizin güçlü olması bu dönemde ayrı bir öneme sahip. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin en etkili yolu ise doğru beslenmek! Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, doğru beslenmenin yeterli, dengeli ve renkli beslenmek anlamına geldiğine dikkat çekerek, “Ne kadar çeşitli besin öğesi alınırsa, bağışıklık sistemimiz o kadar iyi çalışıyor. Dolayısıyla vücudumuzun proteinlerin, vitaminlerin ve minerallerin tümüne ihtiyacı var. Örneğin, C vitamini dokuların hasarlı bölgelerinin onarılmalarına yardım ederken, çinko da bağışıklık sisteminde görevli hücrelerin gelişmelerini sağlıyor” diyor. Peki kış aylarında bağışıklığımızı güçlendirmek için soframızda hangi besinlere düzenli olarak yer vermeliyiz? Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, bağışıklık sistemini güçlendiren besinleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz

A vitaminine önem verin! 

Görme fonksiyonu üzerindeki etkileriyle bildiğimiz A vitamini aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu hastalıklardan koruyor ve bu özelliğiyle anti inflamasyon vitamin olarak da biliniyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, “A vitamini iki şekilde karşımıza çıkıyor;  retinol adıyla bilinen tipi karaciğer ve yumurta gibi hayvansal yiyeceklerde bulunurken, provitamin A olarak bilinen tipi de havuç, tatlı patates, ıspanak ve lahana gibi besinlerde yer alıyor. Bu besinleri kış mevsiminde sofranızda düzenli olarak bulundurmaya özen gösterin.

Bağışıklık sisteminin olmazsa olmazı: C vitamini

Antioksidan özelliğe sahip olan C vitamini vücutta birçok görevin yerine getirilmesinde görev alıyor. Aynı zamanda vücudu hastalıklara karşı korumak gibi son derece önemli bir işlev de üstleniyor. Kış sebzeleri ve meyveleri zengin C vitamini içerikleriyle imdadımıza yetişiyorlar. Portakal, limon, mandalina, kivi, brokoli, ıspanak, karnabahar, tere, maydanoz, kırmızı biber gibi meyve ve sebzeler iyi birer C vitamini kaynaklarını oluşturuyor. Her gün bir porsiyon C vitamini içeren meyvenin yanı sıra biber, maydanoz ve terenin yer aldığı salata, brokoli salatası ile karnabahar yemeği gibi yemekleri tercih ederek, günlük C vitamini ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Sofranızda mutlaka olsun: Çinko içeren yiyecekler

Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, bağışıklık sistemini oluşturan hücrelerin gelişmeleri ve görevlerini yerine getirebilmeleri için çinkoya ihtiyaç olduğunu belirterek, şöyle devam ediyor: “Bazı çalışmalarda; çinkonun soğuk algınlığının süresini ve şiddetini azaltmaya yardımcı olabileceği gösterildi. Hindi, tavuk, balık ve yoğurt gibi kaynaklar çinkodan zenginler. Çinkoyu bitkisel kaynaklardan almak isterseniz; kabak çekirdeği, kaju, fındık ve fıstık gibi kuruyemiş grubu besinlere sofranızda yer vermelisiniz”

Selenyumdan zengin beslenin!

Selenyum; vücudun bakteri ve virüs gibi hücrelere karşı savunmasını arttıran iyi bir antioksidan. Selenyum hayvansal kaynaklı besinlerde selenosistein formunda, bitkisel kaynaklı besinlerde ise selenometiyonin formunda bulunuyor. Selenyumu hem hayvansal hem bitkisel kaynaklardan almak, bu iki kaynağı da tüketmek anlamına geliyor. Tavuk, hindi, balık, deniz ürünleri, tahıllar ve kuruyemişler iyi birer selenyum kaynaklarıdır.

Kokusu ve faydasıyla öne çıkıyor: Sarımsak

Sarımsak içeriğindeki sülfür sayesinde mutlaka tüketmeniz gereken besinlerden biri. Eski zamanlardan bu yana, içeriğindeki sülfür nedeniyle doğal antibiyotik olarak nitelendirilen sarımsak, bağışıklık sistemini güçlendirmek gibi önemli bir işleve sahip. Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, “Olumlu etkilerinden maksimum yararlanmak için sarımsağı çiğ şekilde ezerek tüketmeyi alışkanlık edinin. Bunun nedeni ise sarımsakta bulunan ve allisin adı verilen faydalı bir bileşiğin ezilme sonucunda ortaya çıkması. Ancak çiğ tüketemeyenlerin sarımsağı yemeklere ilave etmelerinde herhangi bir sorun oluşmuyor” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

‘Fazla fazla C vitamini alayım’ demeyin!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, “C vitaminini fazla almanın faydalı olacağı düşüncesiyle taze sıkılmış portakal suyu tüketiminizi arttırmayın” uyarısında bulunarak, şöyle devam ediyor: “Kadınların günlük meyve ihtiyacı 2 porsiyon, erkeklerin ise 3 porsiyon olarak düşünülebilir. Bir bardak taze sıkılmış portakal suyu ise portakalına büyüklüğüne göre 4-8 porsiyon portakal içerebiliyor. Yüksek miktarda portakalı meyve suyu şeklinde tüketmek hem posa kaybına neden olurken, hem de yüksek meyve şekeri almak demek ve bu durum da kan şekeri dengesini olumsuz etkiliyor”

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİREN KIŞ ÇORBASI

Hem mevsim sebzelerinin içerdiği vitamin, mineral ve faydalı bileşiklerden faydalanmayı sağlayan hem lezzetli ve pratik bir kış çorbası:

Malzemeler: Karnabahar, brokoli, nohut, sarımsak, biber salçası, pul biber ve tuz

Hazırlanışı: Karnabahar ve brokoliyi yıkayıp temizledikten sonra, küçük parçalara ayırın. Nohuda, karnabahara, brokoliye, sarımsağa ve biber salçasına 6-8 su bardağı civarında su ekleyip tüm malzemeleri pişirin. İçerisine 1 çay kaşığı pul biber ve tuz ilave edin. Çorbanızı isterseniz blenderden geçirerek, isterseniz taneli olarak tüketebilirsiniz.

Aşure daha sağlıklı hale getirmenin yolları!

Aşure daha sağlıklı hale getirmenin yolları!

Türk mutfağının en sevilen tatlılarından biri olan aşure, içerisindeki malzemelerin çeşitliliği ve sağlığa yararları ile besleyici lezzetlerin başında geliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz “Aşure; buğday, nohut, kurufasulye, kuru incir, kuru kayısı, fındık, ceviz ve tarçın içermesi sayesinde hem iyi bir bitkisel protein kaynağı hem de vitamin, mineral deposu olarak öne çıkıyor. Hem besleyici hem yüksek kalorili aşureyi başta diyabet hastaları ve zayıflama diyeti uygulayanlar için daha sağlıklı hale getirmenin yolu, aşureyi hazırlarken şekeri azaltmak ve meyveyi artırmaktan geçiyor. Dikkat edilmesi gereken diğer nokta ise mutlaka ceviz, fındık gibi iyi kalite yağlardan zengin kuruyemişlerin miktarını artırmak” diyor. Zengin içeriği ile yüksek kalorili olan aşureyi tüketirken porsiyon kontrolünün çok önemli olduğunu vurgulayan Melike Şeyma Deniz, aşure ile gelen 6 faydayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz

Kalbi koruyor

Aşure bitkisel kaynaklı yiyeceklerden oluşur. Bu kalp hastalıkları için risk faktörü olan doymuş yağ oranının düşük olması anlamına gelir. İçerdiği posa karaciğerde kolesterol sentezini yavaşlatarak kandaki kolesterol düzeyinin düşmesine yardım eder. Aşureye eklenen kuruyemişler de içerdikleri omega 3 sayesinde kalp damar sağlığını koruyucu etkiye sahiptir. Tüm bu özellikler aşurenin kalp koruyucu bir tatlı olarak öne çıkmasını sağlıyor.

 Sindirimi kolaylaştırıyor

Sağlıklı bir sindirim sistemi için posa alımı çok önemlidir. Kurubaklagiller, kuru meyveler iyi birer  posa kaynağıdır. Aşure içerdiği nohut, kuru fasulye, kuru kayısı, kuru incir gibi yiyecekler sayesinde iyi bir posa kaynağı olarak öne çıkmaktadır. Bu yiyecekleri tüketmek bağırsak hareketlerini hızlandırarak, kabızlık, hazımsızlık gibi şikayetlerin azalmasına yardımcı olur.

 Bağışıklığı güçlendiriyor

Bağışıklık sisteminin güçlenmesinde vitamin, mineral ve antioksidan bileşiklerin çeşitliliği ve yeterli miktarda iyi kalite protein çok önemli. Aşurenin içerisinde bulunan tahıllar, B grubu vitaminleri, baklagiller iyi kalite bitkisel protein, kullanılan meyveler A, C, E vitaminleri, eklenen kuruyemişler ise E vitamini ve omega 3 sağlaması ile bağışıklığın güçlenmesi için gereken hemen hemen tüm kriterleri karşılıyor.

 Kilo kontrolüne yardımcı oluyor

Posa içeriği yüksek yiyecekler kan şekeri denetiminin sağlanmasında ve çabuk acıkmanın önüne geçilmesinde önemli bir yere sahiptir. İyi bir posa kaynağı olan aşure bu sayede uzun süre tok tutan lezzetli bir ara öğün olarak değerlendirilebilir. Hem tatlı ihtiyacını karşılar hem de posa alımına destek verir. Tarçın serperek yediğinizde ise tarçının kan şekeri kontrolü üzerindeki olumlu etkilerinden faydalanırsınız. Bu özellikleri ile aşure porsiyon kontrolü yapıldığında kilo kontrolüne destek olabilir.

 Vejetaryenlere protein desteği sağlıyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz “Vejetaryen beslenme planlarının olmazsa olmaz yiyecekleri; kurubaklagiller, kuruyemişler ve meyvelerdir. Aşure bu 3 noktayı da birleştirmesi ile iyi bir vejetaryen tatlı olarak karşımıza çıkar ve beslenmede çeşitlilik sağlamak isteyen, baklagilleri yemek olarak veya haşlayarak salataya eklemek dışında da değerlendirmek isteyen vejetaryenler için iyi bir bitkisel protein kaynağı olarak kullanılabilir.

 Göz sağlığını koruyor

Göz sağlığı için öne çıkan vitaminler A, C ve E vitaminleridir. Aşure tüm bu vitaminleri içermektedir. Ayrıca; aşureye kayısı eklenmesi de göz sağlığı üzerine faydaları arttırmaktadır. Kayısıya turuncu rengini veren beta karotenoid A vitamini öncüsü olarak çalışmaktadır ve karotenoidler göz sağlığında önemli bir yere sahip olan güçlü antioksidanlardır.

 1 orta boy kase aşure 350-400 kalori!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz “Tüm dünyada hastalıklardan korunmada, yaşam kalitesini arttırmada ve birçok hastalığın tedavisinde önerilen Akdeniz diyetinin en önemli özelliklerinden birisi nohut, mercimek, kurufasulye gibi baklagillerin tüketimini arttırmak. Aşure içerdiği baklagiller sayesinde Akdeniz diyetine en uygun tatlılardan biri olarak öne çıkıyor. Buna karşın aşure gibi yüksek kalorili bir tatlıyı tüketirken de günlük enerji ihtiyacımızı göz önünde bulundurmak gerekiyor. Ortalama olarak hesaplandığında; 1 orta boy kase aşure 350-400 kaloriye denk geliyor. Bu nedenle tüketiminde aşırıya kaçmamak, haftada iki kaseden fazla tüketmemek gerekiyor. Diyabet hastalarının çok daha kontrollü olması şart.” diyor.

İnce ve fit görüneceğim derken sağlığınızdan olmayın!

İnce ve fit görüneceğim derken sağlığınızdan olmayın!

Yaz mevsimi yaklaşırken hızlı zayıflamak, daha ince görünmek amacıyla şok diyetlere başvuranlar dikkat! Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz “Sağlıklı diyet; kişinin yaşından metabolizmasına ve sağlık durumuna dek A’dan Z’ye kişiye özgü olmalıdır. Bir kişiye fayda sağlayan diyet, diğer kişiye tam tersine zarar verebilir. Hal böyleyken; kulaktan dolma bilgilerle kısa sürede hızlı kilo verme uğruna başvurulan şok diyetler tam anlamıyla tehlike saçıyor! Özellikle de pandemi sürecinde şok diyetlerle vücudumuzu ihtiyacı olan protein, vitamin, mineral ve antioksidanlardan yoksun bırakmak bağışıklığın çökmesine ve hayati riske yol açabiliyor” diyor. İdeal vücut ağırlığına gelmenin ve bunu korumanın bazı temel kuralları olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, yazın ideal kilo için 8 kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Uykunuzu düzene sokun

Son yıllarda yapılan çalışmalar; kısa uyku süresi ile birçok hastalık arasında ilişki olduğunu ortaya koyarken, yetersiz uyumanın kilo kaybını zorlaştırdığını, kilo almayı da kolaylaştırabildiğini gösteriyor. Bunun bir nedeni yetersiz uykunun iştah hormonları üzerindeki etkisi! Yetersiz uyuduğunuzda tokluk sinyallerini yollayan hormon daha az çalışıyor. Ayrıca az uyumak yemek için ayrılabilecek süreyi arttırıyor, gece atıştırmalarına yol açabiliyor. İdeal uyku süresini 6-8 saat olarak düşünebilirsiniz.

Mutlaka günde 2 litre su için

Vücudu susuz bırakmak vücudun çalışma sisteminde aksamalara neden olur. Baş ağrısı, zihinsel ve fiziksel performansta düşüş, yanlış giden açlık sinyalleri bu aksaklıklardan bazıları. Hem bu problemlerle karşılaşmamak hem de sindirimi ve emilimi kolaylaştırmak, daha rahat tokluk sağlamak için mutlaka 8-10 bardak su içmek gerekiyor. Suyunuzu sıcak veya soğuk içmenizin kilo vermeyi hızlandırma üzerine herhangi bir etkisi yok.

Pause Dergi

Sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin

Vitamin, mineral, posa kaynağı sebzeler sofraların olmazsa olmazı olmalı. Tüm öğünlerinize mutlaka sebze ekleyin. Sebze tüketmek bağışıklığınızı güçlendireceği gibi, gün içerisinde hem tok tutacak hem de vücudunuzdan ödemlerin atılmasına fayda sağlayacaktır. Sebzeleri; salata, sote, haşlama, zeytinyağlı olarak tüketebilirsiniz.

Çiğ kuruyemiş yiyin

Ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişler tüketmek kaliteli yağ almanızı sağlar ve tokluk süresini uzatır. Ayrıca kötü kolesterolün düşmesine yardımcı olur ve kalp koruyucu özellik gösterir. Kavrulmuş kuruyemişler daha yağlı ve tuzlu olacağı için yediğiniz kuruyemişlerin çiğ olmasına dikkat edin. Bir avuç çiğ kuruyemiş kahvaltıda veya ara öğünlerde çok iyi alternatif olacaktır. Ancak aşırı tüketimden kaçının.

Pause Dergi

Ayaküstü atıştırmayın

Ayaküstü atıştırmak neyi ne kadar yediğinizi fark etmenizi engeller, hızlı yemek yemenize neden olabilir. Hızlı yemek ise tokluk hissine ulaşmanızı zorlaştırır. Yiyeceklerinizi küçük tabaklara, küçük kaselere koymanız ne yediğinizi görmek, daha yavaş yemenizi sağlamak, daha çabuk doymak için ve dolayısıyla kilo vermeyi kolaylaştırmak için önemli bir taktiktir.

Hareket şart!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz “Pandeminin hayatımıza girmesi ve evde geçirdiğimiz sürenin artmasıyla birlikte fiziksel aktivite düzeyimiz hiç olmadığı kadar düştü. Öte yandan evde hareketi arttırmanın yolları, online dersler, spor videoları çok çeşitlendi ve erişilebilirliği arttı. Evde veya dışarıda mutlaka hareketinizi arttırmalısınız. Dünya Sağlık Örgütü yayınladığı son fiziksel aktivite raporunda yetişkinlere sağlık yararları için haftada 150-300 dk hareket etmeyi öneriyor. Evde veya dışarıda düzenli tempolu yürüyüş, ip atlamak, pilates, yoga, dans gibi sevdiğiniz herhangi bir fiziksel aktiviteyi hayatınıza dahil edin.

Pause Dergi

Baharatların gücünden faydalanın

Zencefil, zerdeçal, karabiber, pul biber, tarçın gibi baharatların bağışıklığı güçlendirmek, kan şekeri kontrolünü sağlamak, iştahı dengelemek, kilo vermeyi hızlandırmak üzerine farklı ve çok yönlü etkileri var. Günlük tuz tüketimi için önerilen günlük miktar 5-6 gram iken yapılan çalışmalar bizim ülkemizde günlük tüketimin 15 gram civarında olduğunu gösteriyor. Baharat kullanmak; tuzu azaltmaya da yardımcı olacaktır.

Pause Sağlık

Yemek yerken yavaşlayın

Yemek yerken yavaşlamaya çalışın, çiğneme sayısını arttırın. Çalışmalar, yeme hızı azaldıkça yani çiğneme sayısı arttıkça yediğimiz yemeğin miktarının azaldığını ve yemek sonrası tokluğun arttığını gösteriyor. İş yaparken, çalışırken, bir şeyler izlerken yemek yemektense yemeğe belirli bir zaman ayırmanız ve her lokmadan sonra çatalı, kaşığı bırakmanız yavaşlamaya yardımcı olacaktır.

Bu hatalar bağışıklığınızı düşürebilir!

Bu hatalar bağışıklığınızı düşürebilir!

Covid-19 virüsünün hayatımıza girmesiyle birlikte güçlü bir bağışıklık sisteminin ne kadar önemli olduğunun bir kez daha farkına vardık. Güçlü bağışıklığın 3 temel kuralı ise: Sağlıklı beslenmek, yeterli uyumak ve düzenli egzersiz yapmak. Dolayısıyla tüm besin gruplarını içeren öğünler tüketmemiz, uyku süresi ile kalitesine dikkat etmemiz ve pandemi koşullarına uygun olacak şekilde fiziksel aktiviteyi hayatımıza almamız çok önemli. Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, “Sahur, iftar ile iftardan 1.5-2 saat sonra küçük bir ara öğün yapmak, sıvı alımına dikkat etmek ve dengeli öğünler oluşturmak dikkat edilmesi gereken kuralların başında geliyor” diyor. Ancak Ramazan’da yaptığımız bazı hatalar kilo almanın yanı sıra kan şekerinde düzensizlik, yorgunluk, sinirlilik, baş ağrısı, baş dönmesi, konsantrasyon kaybı, hazımsızlık ve mide bulantısı gibi pek çok soruna neden olabiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, oruç tutarken en sık yapılan 8 hatayı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Hata: İftarda yemeği abartmak

İftarda bir anda çok yiyecek tüketmek, hazımsızlık ve reflü gibi şikayetlerle sonuçlanabiliyor. Bu nedenle yemek yerken olabildiğince yavaşlayın. Önce çorba içmek, ardından 5-10 dakikalık ara vererek ana yemeğe geçmek daha rahat bir Ramazan geçirmenize yardımcı olacaktır. Ana yemek tercihlerinizin de çok yağlı yemekler olmamasına dikkat edin.

Hata: Besinleri hızlı yemek

Uzun bir açlık süresinden sonra iftarda hızlıca yemek yemek ani kan şekeri yüksekliğine ve iftar sonrası hemen uyuklama haline yol açıyor. Ayrıca yemeği hızlı yediğinizde tokluk sinyallerini almakta zorlanırsınız ve bu da ihtiyacınızdan fazla yiyecek tüketmenizle sonuçlanıyor. Özellikle iftarda yavaşlamak, örneğin her lokmadan sonra çatalı kaşığı bırakmak ve tekrar almak, besinleri daha çok çiğnemek ve öğün süresini uzatmak, hem ani kan şekeri yüksekliğinin önüne geçiyor hem de hazımsızlık sorunuyla karşılaşmanızı engelliyor.

Hata: Sahurda kalkmamak

Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, güçlü bir bağışıklık sistemi için besin çeşitliliğinin çok önemli olduğuna dikkat çekerek, şöyle devam ediyor: “Besin çeşitliliği için her besin grubundan tüketmeli, renkli beslenmeli, vücudun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin, mineral ve posa mutlaka alınmalı. Sahur yapılmaması durumunda, günde tek öğün beslenerek besin çeşitliliğini sağlamak ise mümkün olmuyor. Sahuru kahvaltı olarak değerlendirmek, yumurta, bol yeşillik ve ceviz gibi kaliteli kaynaklar tüketmek gerekiyor.”

Hata: Sebzeyi ihmal etmek

Sebzeler; güçlü bir bağışıklık sistemi ve sağlıklı bir sindirim sistemi için olmazsa olmaz besinlerden. Ayrıca posa kaynağı olmaları sayesinde tokluk süresini uzatıyor, kan şekerinin dengelenmesine yardım ediyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, “Ancak maalesef Ramazan’da en ihmal edilen besinlerin başında sebzeler geliyor.” diyerek hem sahur hem iftarda sofralarınızda sebzeyi mutlaka; sıcak sebze yemeği, zeytinyağlı sebze, haşlama/sote/ızgara şeklinde veya salata olarak yer vermeniz gerektiğini söylüyor.

Hata: Pideyi abartmak

Ramazan’ın olmazsa olmazı pide porsiyon kontrolü yapmakta zorlanılan yiyeceklerin başında geliyor. “Avucunuzu dolduracak kadar pide, bir dilim ekmek yerine geçiyor. Farkında olmadan yüksek miktarda pide yemek karbonhidrat alımını arttırıyor, kan şekeri dengesizliğine neden oluyor” uyarısında bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, “Pideyi uygun miktarlarda, örneğin avucunuzu dolduracak şekilde iftarda yiyebilirsiniz. Ancak çabuk acıktırabileceği için sahurda pidenin yerine tam buğday ekmeklerinden tüketmeniz daha iyi bir tercih olacaktır. Ayrıca hazımsızlık sorununa karşı dikkat etmeniz gereken bir başka nokta da, pideyi çok sıcak ve hızlı yememek olmalı.”

 Hata: Su içmeyi unutmak

Ramazan’da yeteri kadar su içmemek kabızlık, gün içerisinde baş ağrısı ve halsizlik gibi sorunlara neden oluyor. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirmek için de su içmek gerekiyor, çünkü su toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı oluyor. Bu nedenle iftar ile sahur arasında günlük su ihtiyacınızı mutlaka karşılayın. Su ihtiyacınızı kilo başına 30-35 ml olarak hesaplayabilirsiniz. Örneğin; 60 kilo ağırlıktaysanız, su ihtiyacınızı 1800 ml olarak düşünebilirsiniz. Su tüketiminiz yetersiz kalıyorsa desteklemek için ayran, bitki çayı ve şekersiz komposto gibi seçenekleri de uygun ölçülerde tüketebilirsiniz.

Hata: Şerbetli tatlılara kanmak

“Ramazan’da tatlı isteği en sık karşılaştığımız durumlardan biridir. Tabi ki tatlı yemek yasak değil, ancak şerbetli, hamurlu ve kızartılmış tatlılardansa sütlü ve meyveli tatlıları tercih etmeniz daha doğru olacaktır.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz şunları söylüyor: “Ramazan’ın geleneksel lezzeti güllaç, sütlaç ve dondurma gibi tatlıların kalorileri şerbetli tatlılara göre daha düşük. Ayrıca bu tatlılar protein ve kalsiyum içerikleriyle öne çıkıyorlar. Diğer seçenekler ise az şekerli veya şekersiz meyve tatlıları, meyve kompostolarıdır.”

Hata: Hareketsiz kalmak

Hareket etmek hem vücudumuzu çalıştırıyor, hem de iştah kontrolüne yardımcı oluyor. Pandemiyle birlikte dışarıda hareketimiz kısıtlansa da iftardan sonra evde yapabileceğiniz küçük egzersizlerle Ramazan’ı sağlıklı geçirebilirsiniz. İnternetteki egzersiz videolarından faydalanmak, yemek masasının çevresinde 10-15 dakika tur atmak bile yarar sağlayacaktır.

Kışın yenmesi gereken beş renkli besin

Kışın yenmesi gereken beş renkli besin

Sofralarınızı renklendirerek bağışıklığınızı güçlendirmeye ne dersiniz? Hem kış hem de pandemi koşulları, güçlü bağışıklık ihtiyacını ortaya koyarken sağlıklı beslenme şüphesiz büyük önem taşıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi , bağışıklık sisteminin çeşitli hücre ve proteinlerin etkileşimi ile vücudumuzu mikroplara karşı koruduğunu belirterek “Güçlü bir bağışlıklık sistemi hastalıklardan korunmada ve hafif atlatılmasında önemli rol oynuyor. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi ise yeterli ve dengeli beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli ve yeterli uyku, stres yönetimi ile mümkün.” diyor. Yeterli ve dengeli beslenme dendiğinde akla ilk gelenin vitamin, mineral, posa ve antioksidan bileşikler içeren yiyeceklerle rengarenk beslenmek olduğunu, yiyecekleri mevsiminde tüketmenin içerdikleri vitamin ve minerallerden maksimum fayda sağlamamız için büyük önem taşıdığını vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz bağışıklığımızı güçlendirmek için kış aylarında sofralarımızdan eksik etmememiz gereken sağlık deposu 5 yiyeceği anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu, besleyici tarifler verdi.

Pancar

Rengiyle öne çıkan pancar düşük kalorili, vitamin ve minerallerden zengin bir yiyecek. Yüksek miktarda nitrat içermesi sayesinde kan basıncını düşürüyor. Vücutta diyetle alınan nitrat, nitrik aside dönüşüyor ve bu molekül kan damarlarını genişleterek kan basıncının düşmesine yardımcı oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, “Nitrat, hücrelerin daha iyi enerji üretmesini sağlayan mitokondrinin daha çok çalışmasını sağlıyor. Pancarın bu etkisinden yararlanmak için egzersizden 2-3 saat önce tüketmek gerekiyor. Pancarı ister salatalarınıza ekleyin, ister yoğurtlu pancar salatası olarak hazırlayın, isterseniz smoothie yapın. Doyurucu ve farklı alternatif isterseniz pancarlı humusu deneyin.” diyor.

Pancarlı humus tarifi:

İki su bardağı haşlanmış nohut, 1 orta boy haşlanmış pancar, 2 yemek kaşığı tahin, 1-2 diş sarımsak, 2 yemek kaşığı zeytin yağı, 1 çay kaşığı kimyon, az tuz ve limon suyunu blenderdan geçirin. Pancarlı humusunuz hazır!

Brokoli

Bağışıklık sistemini güçlendiren, kalbe faydalı, düşük kalorili brokolinin az bilinen özelliklerinden birisi kaempferol içermesi. Bu madde sayesinde beyin ve sinir sistemi üzerinde etkili olan brokoli aynı zamanda iltihap önleyici özellik taşıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, “Brokoliyi çiğ veya buharda pişirerek yemek; içerdiği vitamin, mineral ve biyoaktif bileşiklerden maksimum yarar sağlamak demek” diye konuşuyor.

Brokoli salatası tarifi:

Brokoliyi buharda hafif pişirip zeytin yağı, sarımsak ve limon ekleyerek hafif bir salata yapabilirsiniz. Üzerine nar da ekleyebilirsiniz.

Nar

Potasyum, posa, A ve C vitamini içeren, antioksidan özelliği ile kanserden korunmaya yardımcı olan nar, bağışıklık sisteminin iyi çalışmasında da rol oynuyor. Bir büyük narı 2 porsiyon meyve olarak düşünmek gerektiğinin altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, özellikle diyabeti olanların ve zayıflamak için diyet yapanların buna dikkat etmesini öneriyor. Narı ara öğünde yiyebileceğiniz gibi salatalarınıza ve yoğurda ekleyerek de tüketebilirsiniz.

Narlı yoğurt tarifi:

Bir kase yoğurt, 2-3 yemek kaşığı yulaf ezmesi, 2 yemek kaşığı nar, tarçın ile kendinize pratik ve doyurucu bir ara öğün hazırlayabilirsiniz.

Karnabahar

Bağırsak sağlığının olmazsa olmazı, sindirim sisteminin iyi çalışması için çok önemli olan posa, karnabaharda bol miktarda bulunuyor. Ayrıca; sülforandan zengin olan karnabahar bu sayede kanser, kalp hastalıkları ve diyabete yakalanma riskini de azaltmaya yardımcı oluyor. Karnabahar yemeği, fırında zerdeçallı karnabahar, karnabahar pilavı, karnabahar kısırı, karnabahar tabanlı pizza, bu sağlıklı sebze ile yapabileceğiniz yemeklerden bazıları. Üstelik düşük kalorisi sayesinde diyet dostu bir besin.

Karnabahar kısırı tarifi:

Bir orta boy karnabaharı küçük parçalara bölün. Yıkayıp, kurutup, rondodan geçirerek un haline getirin. On dakika tavada çevirip, 1/2 çay bardağı yağ ekleyin. Ayrı bir tavada soğan kavurup içerisine 1 yemek kaşığı domates salçası ve 1 yemek kaşığı biber salçası ilave edin. Çevirip, ezilmiş sarımsak ekleyin. Bu karışımı karnabahar ile karıştırın. İnce doğranmış yeşil soğan, maydanoz, turşu, kapya biber ekleyin. Tuz, karabiber, pulbiber, kimyon, limon isteğinize göre ekleyin.

Kereviz

İltihap önleyici etki yapan, sindirimi destekleyen, iyi bir A, C, K vitamini kaynağı olan kereviz, aynı zamanda potasyum ve folat açısından da zengin bir kaynak. Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, kerevizin düşük sodyum oranı ile öne çıktığını belirterek “Ayrıca kereviz, beta karoten ve flavanoid içeriği ile de hücreleri ve kan damarlarını serbest radikallerin zararlarından koruyor” diyor.

Elmalı kereviz salatası tarifi:

Üç orta boy kerevizi, bir yeşil elmayı rendeleyin. Süzme yoğurt, bir diş sarımsak, iri kıyılmış cevizi karıştırın.