Yazılar

Pandemi yalnızlık hissini artırdı!

Pandemi yalnızlık hissini artırdı!

Son iki yıldır tüm dünyayla birlikte ülkemizi de derinden etkileyen Covid-19 pandemisi yalnızlık hissini hızla artırıyor. Özellikle Omicron varyantının çok yüksek bulaş riski taşıması ve bu nedenle çok hızlı yayılması hemen her yaş grubunda sosyal izolasyonu zorulu kılıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Büşra Sübay “Yalnızlık, hemen herkesin hayatı boyunca en az bir dönem deneyimlediği, acı veren, sosyal ilişkilerinden mahrum bırakan, pek de istenmeyen bir süreç. Pandemi ile birlikte yaklaşık iki yıldır hayatımızda çok daha fazla hissediliyor. İnsan, hayatta kalabilmek için sosyalleşmeye ve ilişki kurmaya gereksinim duyan bir canlı türü. Bilimsel araştırmalar, iletişim eksikliği/yoksunluğu ve sosyal ilişkilerden uzak kalmanın beden ve ruh sağlığını olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Yalnızlık, beyinden kalp damar hastalıklarına, depresyondan anksiyete bozukluklarına ve demansa dek birçok soruna yol açabiliyor” diyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Büşra Sübay, yalnızlık duygusu ile baş etmede etkili olabilecek 6 önerisini sıraladı, uyarılarda bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Büşra Sübay

Duygularınızı fark edin

“Yalnız hissediyor olabilirsiniz. Yalnızlık; hüzün, acı, kaybolmuş gibi hissetme, hiçlik, çaresizlik, ve yabancılaşma gibi pek çok farklı duyguyu barındırabilir. Yaşadığımız tüm duyguların geçici olduğunu, her daim bizimle kalamayacaklarını unutmayın” diyen Psikiyatri Uzmanı Dr. Büşra Sübay sözlerine şöyle devam ediyor: “Yalnızlık sizde hangi duyguyu barındırıyor, ilk adımı bu duygunuzu keşfetmekle atabilirsiniz. Biliyoruz ki, duygular biz onlara kulak verip fark ettiğimizde, bize olan etkisini azaltmaya başlarlar. Bu duyguları keşfetmek için kendimize odaklanmalıyız. Belki duyguları yazıya dökmeyi deneyebilirsiniz.”

Sevdiklerinizle iletişimi koparmayın

Yalnızlık, sosyal ilişkilerden mahrumiyeti barındırır. Bazen anlaşılmadığımızı düşündüğümüz bir ilişkinin bitişi bu mahremiyete sürükleyebilir, bazen de yalnızlığın getirdiği boşluktaymış gibi hissetme nedeniyle insanlardan uzak kalmak yeğlenir. Yalnızlık daha da artar. Aslında oluşan kısır döngü, daha önceden iletişim kurduğunuzda mutlu hissettiğiniz kişilerle birlikte vakit geçirmeyi deneyerek kırılabilir. Bu nedenle sevdiklerinizle mutlaka iletişimde olun; pandemi sürecinde görüntülü konuşmalar yapmak hem size, hem de sevdiklerinize iyi gelecektir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Gerçek ihtiyacınızı belirleyin

Gerçekten neye ihtiyacınız var? Kendinize bu soruyu sorun. Bazen rahatsızlık verici duygularımızla başa çıkmak için, ihtiyaç olmadığı halde alışveriş yapmak, aç değilken yemek yemek gibi, rahatsızlık veren duyguyu bastıracak eylemler yaparız. Yalnızlık hissettiğimizde, içimizdeki o boşluğu başka şeylerle doldurmak yerine o duyguyu hissetmek, kendimizi anlamamıza ve gerçekten neye ihtiyacımız olduğunu keşfetmeye yarayacaktır. Bu ihtiyaçların tek bir basit formülü olmadığı gibi, kendi ihtiyaçlarımız zamana ve duruma göre değişiklik gösterebilir. Bir ebeveyn nasıl ki çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamak için çocuğunu takip eder (Aç mı, susadı mı? Uykusu mu geldi?), biz de kendimizi takip etmeliyiz. Bazen sevdiğimiz birisinin kaybı bizde üzüntü ve yalnızlık hislerini yaratabilir. Bu durumda kaybımızla ilgili hissettiklerimizi ifade edebileceğimiz bir alan yaratmak ihtiyacımızı karşılayacaktır.

Ortak noktalara sahip insanlarla temasa geçin

Psikiyatri Uzmanı Dr. Büşra Sübay “Kendimizi zaman zaman hiç bir yere ait değilmiş gibi hissedebiliriz. Sanki kimse bizim sürecimizi, , iletişim kurabilecek insanları bulmak imkansız değil. Bu adım, aidiyet hissinin artmasına yardımcı olacaktır. Ortak ilgi alanlarına sahip olma potansiyeli olan etkinliklere, kulüp veya toplantılara katılabilirsiniz” diyor.

Rutinler oluşturun

Ortak noktanızın olduğu kişilerle yapılan rutin toplantı/etkinliklere katılın. Sevdiğiniz, size iyi geldiğini bildiğiniz şeyleri düzenli olarak yapmaya çalışın. Birlikte oluşturulan rutinler aidiyet duygusunu artıracağından, yalnızlığın getirdiği rahatsızlığı azaltacaktır.

Doğada gezintiye çıkın

Psikiyatri Uzmanı Dr. Büşra Sübay “Doğayla olan ilişkinin, aslında kendimize ulaşmamıza yardımcı olduğunu biliyoruz. Doğadayken şehir hayatının koşuşturmacasında bizi yalnızlığa iten o tempodan uzak kalmak, kendimizle olan yakınlığımızı artıracak ve kendi ihtiyaçlarımızı fark etmemiz kolaylaşacaktır” diyor.

“Siberkondria” en çok gençleri tehdit ediyor!

“Siberkondria” en çok gençleri tehdit ediyor!

Covid-19 nedeniyle yaşadığımız kaygı düzeyi yükseldikçe hastalık hakkında bilgi almak için yaptığımız internet aramaları da artıyor. Ancak sağlığımız konusunda internette yaptığımız uzun araştırmalar başka sorunlara da yol açabiliyor; örneğin ‘siberkondria’ artık daha fazla kişinin kapısını çalıyor. Sanal gerçeklik anlamında kullanılan ‘siber’ ile ‘hastalık hastası’ diye özetlenebilecek ‘hipokondriyazis’ kelimelerinin birleştirilmesiyle türetilen bu tanım, genellikle kişinin sağlığına ilişkin kaygıyla beslenen ve endişeyi güçlendiren, internette sağlıkla ilgili bilgi arayışı olarak açıklanıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Büşra Sübay, koronavirüs pandemisi nedeniyle yaşanan belirsizliğin ve kaygının siberkondria davranışını tetikleyebildiğini belirterek “Özellikle Covid-19 nedeniyle yaşanan endişeleri bastırmak, kaygıyı gidermek ve hastalık hakkında daha fazla bilgi öğrenmek isteğiyle internet aramaları yapılıyor. Ancak doğru olmayan pek çok bilginin internette kolayca yayıldığını unutmamak gerekiyor. Henüz bir ruhsal hastalık olarak tanımlanmış olmasa da siberkondria da kaygı düzeyini yükseltiyor. Ayrıca internette sağlıkla ilgili tarama yaptıktan sonra hem bedensel hem ruhsal sağlıkla ilgili şikayetlerin arttığı da biliniyor. Hatta bu internet aramaları gündelik hayatın aksamasına da neden olabiliyor” diyor. Siberkondria davranışının bağımlılık haline gelebileceğine dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Büşra Sübay, internet kullanımının yaygınlığı nedeniyle özellikle gençlerde daha sık görülen Siberkondria’ya karşı dikkat edilmesi gereken 6 nokta hakkında bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Bilgi kaynağına dikkat edin

İnternet ortamındaki teknik dil, ulaşılan bilginin kaliteli olup olmadığı, olumsuz bilgi bolluğu ve bilgilerin teknik bir süzgeçten geçirilmeden ele alınması, kişilerde sağlık kaygısını artırabiliyor. Her kaynağa doğruca güvenmemek gerektiğini vurgulayan Dr. Büşra Sübay, “İnternet ortamındaki güvenilir ve güvenilir olmayan bilgi kaynaklarını ayırt etmek gerçek dünyaya göre daha zor olabiliyor. Bu nedenle internetteki bilgi kaynaklarının doğruluğundan emin olunmalı” diyor.

İnternet tanı yeri değildir
İnternetteki edinilen bilgilerin her kişi için her zaman doğru ve uygun olmayabileceğine vurgu yapan Dr. Büşra Sübay, “Bu bilgileri nasıl değerlendirmek gerektiğini öğrenin. İnternet, kişinin kendi kendine tanı koyabileceği bir yer değildir. Her soruya cevap bulmak mümkün olmuyor” hatırlatmasında bulunuyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kesinlik içermediğini unutmayın
Sağlıkla ilgili kaygıyı hafifletmek için yapılan tekrarlayıcı aramalar, kaygının daha da şiddetlenmesine neden oluyor. Dolayısıyla kaygı ve araştırma arasında kısır döngüye girilmesinin kaçınılmaz olduğunu anlatan Psikiyatri Uzmanı Dr. Büşra Sübay, “Araştırmalarınızda elde ettiklerinizin sadece bir bilgi olduğunu ve bu bilgilerin kesinlik içermediğini unutmayın” diyor.

Bilgiyi doktorunuzdan alın
İnternet, arama konusuyla ilgili çelişkili, belirsiz veya yanlış bilgi sağlayabiliyor. Yapılan araştırmalar da kişilerin sağlık problemleriyle ilgili internetten edindikleri bilgiler doğrultusunda hareket ettiklerini, mevcut tedavilerini bıraktıklarını ya da değiştirdiklerini gösteriyor. Bunun da tedaviyi aksatarak iyileşmeyi uzattığına dikkat çeken Dr. Büşra Sübay, “Alanında uzman doktorların sundukları bilimsel bilgileri ve önerileri dikkate alın” uyarısında bulunuyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Ara ara dijital detoks yapın
Vaktinin  çoğunu internet kullanımına ayırmak, gerçek yaşamdaki zaman ve yer algısını değiştireceği için günlük hayata odaklanmayı bozabileceğini ifade eden Dr. Büşra Sübay, edinilen bilgileri gerçekçi ve güvenilir bir süzgeçten geçirerek değerlendirmek için belirli aralıklarla, kişiye göre düzenlenmiş (örneğin haftanın 1 gününü tamamen ekransız geçirme ya da haftanın 3-4 günü 2-3 saat kesintisiz ekran molası verme şeklinde) dijital detoks yapılmasını öneriyor.

Hobilerinize zaman ayırın

Siberkondria ile birlikte artan kaygıyı ve internet kullanımı bağımlılığını azaltmanın bir yolu da, keyif veren uğraşlar edinmek. Hobilere zaman ayırmanın sağlık kaygılarını azaltmada etkili olduğunu söyleyen Psikiyatri Uzmanı Dr. Büşra Sübay “Sizi iyi gelen, keyif veren aktivitelerin neler olduğunu keşfederek bunları uygulayamaya çalışın” diyor.