Yazılar

İnciri kabuğuyla birlikte tüketin, çünkü…

İnciri kabuğuyla birlikte tüketin, çünkü…

Ağustos ve Eylül aylarının favorisi incir, yüzlerce minik tohumla dolu ve yenilebilir yeşil veya mor kabuklarıyla hafif, ferahlatıcı ve oldukça lezzetli bir meyve. Bir porsiyon incir, bir adet orta boy incire denk geliyor ve yaklaşık 60 kalori içeriyor. Bir porsiyon incirde; 2 gram diyet lifi, 175 mg potasyum, 25 gram kalsiyum, A, E vitaminleri ve sağlık için oldukça faydalı olan antioksidan maddeler bulunuyor. İncir bu zengin içerikleri sayesinde pek çok sağlık problemine karşı etkili oluyor. Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu, ancak kilo verme sürecinde olan kişilerin ve diyabet hastalarının inciri günde bir porsiyondan (bir adet) fazla tüketmemeleri gerektiği uyarısında bulunarak, “Bunun nedeni ise incirin kan şekerini hızlı yükselten ve yine hızlıca düşüren bir meyve olması. Bu durum çabuk acıkmaya sebep olabileceği için kilo verme sürecinizi olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca diyabet hastalığınız varsa, ani kan şekeri yükselmelerine sebep olacağı için diyabet kontrolünü zorlaştırabiliyor. Dolayısıyla bu semptomları önlemek için yanında ceviz, badem veya süt gibi protein içerikli gıdalar tüketmenizde fayda var. Sağlık probleminiz yoksa günde 2 adet incir tüketebilirsiniz” diyor. Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu, incirin 6 faydasını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu

Sindirimi kolaylaştırıyor

İncir, içerdiği yüksek lif sayesinde bağırsaktaki sağlıklı bakterilerin besin kaynağı oluyor. Bu etkisiyle bağırsak hareketliliğini artırarak; sindirim sağlığını iyileştirmeye, dışkıyı yumuşatmaya, kabızlığı azaltmaya, gaz ve şişkinlik gibi şikayetlerin giderilmesine katkı sağlıyor. Sağlıklı bir yetişkinin günde en az 25 gram diyet lifi tüketmesi gerekiyor. Günde iki porsiyon incir yenildiğinde bu miktarın yaklaşık yüzde 20’si karşılanabiliyor.

Kalp ve damar sağlığını destekliyor

Vücudumuzdaki tüm sistemlerin eksiksiz çalışması için potasyum elzem bir mineral. Bir adet incirde 175 mg potasyum yer alıyor. Potasyum mineralinin beslenme yoluyla yeterli miktarlarda alınması, damar içi basıncını azaltarak böbreklerdeki süzme hızını artırabiliyor. Bu sayede yüksek tansiyon hastalığı olarak da bilinen hipertansiyonun dengelenmesine yardımcı olabiliyor.

Cildin yenilenmesine katkı sağlıyor

Yapılan çalışmalarda; incir özünün de içerisinde bulunduğu meyve kombinasyonlarının cilt hücreleri üzerinde antioksidan etki gösterdiği ve bu sayede kolajen yıkımını azaltarak cilt yenilenmesini desteklediği tespit edilmiş. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu, “Bu anlamda daha çok araştırmaya ihtiyaç duyulsa da, günde bir porsiyon incir daha parlak bir cilde sahip olmanıza katkı sağlar diyebiliriz” bilgisini veriyor.

Tatlı ihtiyacına doğal ve lezzetli bir alternatif

İncir zengin bir lif, bir başka deyişle posa kaynağıdır. Dolayısıyla tatlıya ihtiyaç duyduğunuzda doymuş yağ ve şeker içeren tatlılar yerine, lif ve doğal şeker içeren incirden faydalanmanız kilo verme amaçlı uyguladığınız diyetleri sürdürmenize destek verecektir. Örneğin bir adet inciri 10 adet badem veya bir bardak süt ile yerseniz, kan şekerinin dengelenmesine ve yaşanan tatlı krizlerinin hafiflemesine fayda sağlayarak diyete uyumunuzu daha da arttıracaktır. Dolayısıyla kendinizi tok hissetmenize yardımcı olacaktır.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Bağışıklık sistemini güçlendirebiliyor

İncir kabuğunun muhteşem mor rengi, bu güzel meyvenin ne kadar çok antioksidan madde içerdiğinin  bir göstergesi. Bir antioksidan çeşidi olan flavonoidlerden ‘antosiyanin’ maddesi hücrelerimizi oksidatif strese karşı adeta bir kalkan gibi koruyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu, “Bu nedenle inciri yeterince temizledikten sonra kabuğuyla birlikte tüketmek hücrelerimizi zararlı bileşenlerden korumaya yardımcı olarak bağışıklık sistemimizin de güçlenmesine katkı sağlıyor.” diyor.

Kemik sağlığı için önemli

İçerisinde bol miktarda kalsiyum ve magnezyum da bulunduran incir, mevsiminde taze ve düzenli tüketildiğinde kemikleri güçlendirmeye destek veriyor ve yaşa bağlı oluşan kemik erimesinin hızını yavaşlatmaya katkı sağlayabiliyor.

Bu üç kurala dikkat!

  • Kabızlık problemi yaşıyorsanız, bir adet incir yedikten sonra bir bardak su içmeyi alışkanlık edinin. İncirden alacağınız posa, yeteri kadar suyla birlikte tüketildiğinde bağırsak hareketlerini artırarak kabızlık probleminin çözülmesine katkı sağlıyor. Bu sayede bağırsak hareketleriniz hızlanıyor.
  • Kan şekerinizin yükselmemesi için incirin yanında ceviz, badem, süt veya yoğurt tüketin.
  • İncir yüksek K vitamini içermesine bağlı olarak kan sulandıran etkiye sahip ilaçların vücutta emilmelerini önleyebiliyor. Bu nedenle kan sulandıran ilaç kullanıyorsanız inciri bir porsiyondan fazla tüketmeyin.

Yeni evli çiftler dikkat!

Yeni evli çiftler dikkat!

Yaklaşık birbuçuk yıldır devam eden Covid-19 pandemisinde gerek hareketsizlik gerekse beslenme alışkanlıklarının değişmesi nedeniyle kilo alımı hızlandı. Düğün yasaklarının kalkmasıyla evliliklerini öteleyen pek çok çift soluğu nikah dairelerinde alırken, bu süreçte ince ve fit görünmeye imkan vermeyen fazla kilolar can sıkıcı olabiliyor. Ancak yeni evli çiftler dikkat! Asıl tehlike daha sonra başlıyor zira beslenme alışkanlıkları açısından özellikle ilk yıl dikkat edilmediğinde, kurtulmaya çalışılan kilolara yenileri de eklenebiliyor! Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu “Araştırmalar evliliğin ilk yılında ortalama iki, devamında ise bekarlığa göre 6 ya da 7 kg alınabildiğini göstermiştir. Bu değişimin sebebi olarak, porsiyonların artması, verilen davetler, çay sohbetlerine eklenen tatlılar, dışarıdan söylenen yemekler ve egzersizin yapılmaması sayılabilir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu, evlenince kilo almamak için 10 önemli kuralı sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Hareketsiz kalmayın
Sağlıklı yaşamın sürdürülebilir hale gelmesinde egzersizin önemi büyük. Yeni hayatınıza adapte olurken egzersizi de rutininize almayı unutmayın. Birlikte yapabileceğiniz, yaparken iki tarafın da kendisini iyi hissedebileceği ve sürdürebileceğiniz egzersiz türlerini deneyin. Örneğin; yürüyüş yapmak, bisiklete binmek, yüzmek veya ip atlamak gibi. Sevdiğiniz egzersiz türünü kararlaştırdıktan sonra geriye, gün içerisinde sadece 30 dakika ayırmak kalıyor.

Tabaklarınızı küçük seçin
Yeni evli çiftler aile olmanın verdiği heyecan ve mutluluk ile gerek günlük beslenmelerinde gerekse eve davet ettikleri misafirlerine hazırladıkları menüde aşırıya kaçabiliyor. Bu nedenle fark edilmeden kilolar da artabiliyor. Bu durumu yaşamamak adına yemeklerinizin sağlıklı olmasına ve büyük tabaklar yerine daha küçük tabaklarda servis yapmaya özen gösterin. Tatlı tüketilecek ise meyveli keşkül gibi hafif tatlıları tercih edin.

Çay ve kahveyi artırıp, suyu ihmal etmeyin
Toplumun geneli gibi yeni evli çiftler de akşamları çay ve kahve tüketimlerini arttırabiliyor. Burada önemli olan ilk nokta çay ve kahvelerin kesinlikle şekersiz tercih edilmesi gerektiğidir. Diğer önemli nokta ise çay ve kahvenin vücuttan atabileceği suyun yerine koyulmasıdır. Bundan dolayı ne kadar çay ve kahve içilirse o kadar su içilmeli, yaz aylarında kg başına 35 – 40 ml su tüketiminin sağlanmasına özen gösterilmelidir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

“Eşime iyi bakmalıyım” derken bu hataya düşmeyin!

“Evlilik sana yaramış” cümlesini her yeni evli çift en az bir kez duymuştur. Bu cümlenin altında eşinizin size iyi baktığı anlamı yatar ve iyi bakmak düşüncesi de genellikle yemek ile ilişkilendirilir. Kadın erkek fark etmeksizin yemeklerinizde eşinize biraz daha fazla yemesi için ısrar etmeyin. “Hatırım için ye” veya “yemiyorsun beni sevmiyorsun” tarzında cümleler sarf etmeyin veya ihtiyacınızdan fazla yemeği ” yemezsem ayıp olur” düşüncesi ile tok olsanız dahi yemeyin.

Çayın yanına abur cubur eklemeyin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu “Günün yorgunluğunu atmak ve rahatlamak için yemek sonrası çay bir çoğumuzun vazgeçilmezi. Bir de tatlı birşeyler olsun, tek başına çay olmuyor dediğimizde devreye hamurişleri veya paketli gıda tüketimi giriyor. Tüketilen paketli gıdaların içerisindeki şeker, hamur işelerinin yapısındaki rafine karbonhidratlar; bel bölgesinin yağlanmasına, kilonun artmasına ve bunların sonucunda da insülin direncinin ortaya çıkmasına sebep olabiliyor. Bundan dolayı çayın yanına abur cubur değil, küçük miktarlarda çiğ kuruyemiş/kuru meyve atıştırmalıkları eklenebilir. Çaylar da siyah çay yerine şeker içermeyen meyve aromalı bitki çayı olarak tercih edilebilir” diyor.

Haftalık yemek listesi planlayın

Günlük rutinler arasında bir de akşam ne pişirsek diye düşünmek en zor olanı. Bu stresi yaşamamak için haftalık menü planlaması yapmak en güzel çözüm. Öncelikle dolabınızda, buzluğunuzda neler var? Son tüketim tarihi yaklaşan ürünler var mı? Bunları not edin ve gelecek hafta menüsünde önceliği bunlara verin. Eldeki ürünlerle menü planlarken, aynı malzemeleri farklı günlerde kullanmayı deneyin. Örneğin; bezelyeden hem yemek hem de enginara iç yapmak gibi. Planlamaya devam ederken protein, sebze, karbonhidrat dengesini unutmayın.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Alışverişe tok karnına gidin!

Alışverişe muhakkak tok gidin. Yapılan çalışmalar; aç bir şekilde yapılan alışverişlerde şeker oranı yüksek gıdaların alındığını net olarak kanıtlamıştır. Evlendikten sonra gerek sağlıklı bir beslenme programı hazırlayabilmek, gerekse bütçenizi düzenlemek ve israfı önlemek için alışverişe çıkmadan önce liste yapmayı alışkanlık haline getirin. Gelecek hafta menüsüne göre eksikleri belirleyin, alınacakları sıralayın. Sıralamada sebze, meyve reyonuna öncelik verin, et-tavuk gibi ürünleri en sona bırakın, karbonhidrat grubunda hep tam tahıllı ürünleri tercih edin. Özellikle pandemi de düşünüldüğünde alışverinizi yaparken ihtiyacınız olmayan reyonlara girmemeye özen gösterin.

 Akşam yemeği saatinizi ve süresini belirleyin

Tüm günün koşturmacası bitip eve gelindiğinde, eşle beraber sohbet edilerek tüketilen akşam yemekleri farkında olmadan uzuyor. Ve sofrada kalınan süre arttıkça da masada bulunan yiyeceklerden atıştırma miktarı artıyor. Bundan dolayı akşam yemeği saatini ve süresini sınırlı tutmak, yemek sonrası sofrayı beraberce toplayıp sohbete atıştırmalara maruz kalınmayacak bir ortamda devam etmek kilo yönetiminize katkı sağlayacaktır.

Yemek siparişlerinizde bu kurala dikkat edin!

Evlilik iki taraf için de yeni bir düzen ve yeni sorumluluklar demektir. Bundan dolayı alışmak ve bir rutin oluşturmak biraz zaman alabilir ki bu da gayet normaldir. İlk zamanlarda yemeklerin dışarıdan söylenme sıklığı fazlayken bu zamanla azalacaktır. Fakat ilk zamanlarda dahi tedbiri elden bırakmamakta fayda var. Dışarıdan fast food ürünler söylemek yerine, öncelik ev yemekleri yapan bir yer olmalıdır. Eğer öyle bir alternatifimiz yoksa yağsız ızgara et/tavuk/balık + salata/ızgara sebze kombinasyonu dışarıdan söylenebilecek en güzel sağlıklı alternatiflerdendir. Yanında tüketeceğiniz sıvıların da şeker içermemesine özellikle dikkat edin.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dönemsel olarak tartılın

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu “Mutluluk, huzur ve konfor alanına ulaşmış olmak, kişilerde rahatlamaya sebep olabiliyor. Bu rahatlama ile alınan kilolar çok uzun süre sonra fark edilebiliyor. Temkinli gitmek adına, haftanın aynı günü, aynı tartıda, aynı kıyafetlerle, aynı saatte tartılın. Ve sonuçlarınızı not edin. Eğer üç hafta artmalar görüyorsanız müdahale etmenin vakti geldi demektir. Çiftlerden sadece birisi kilo almış olsa dahi iki tarafın da yediklerine dikkat etmeye başlaması ve eşine destek olarak diyetine uymasına yardımcı olması önemli” diyor.

Yeni evli çiftler dikkat!

Yeni evli çiftler dikkat!

Yaklaşık birbuçuk yıldır devam eden Covid-19 pandemisinde gerek hareketsizlik gerekse beslenme alışkanlıklarının değişmesi nedeniyle kilo alımı hızlandı. Düğün yasaklarının kalkmasıyla evliliklerini öteleyen pek çok çift soluğu nikah dairelerinde alırken, bu süreçte ince ve fit görünmeye imkan vermeyen fazla kilolar can sıkıcı olabiliyor. Ancak yeni evli çiftler dikkat! Asıl tehlike daha sonra başlıyor zira beslenme alışkanlıkları açısından özellikle ilk yıl dikkat edilmediğinde, kurtulmaya çalışılan kilolara yenileri de eklenebiliyor! Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu “Araştırmalar evliliğin ilk yılında ortalama iki, devamında ise bekarlığa göre 6 ya da 7 kg alınabildiğini göstermiştir. Bu değişimin sebebi olarak, porsiyonların artması, verilen davetler, çay sohbetlerine eklenen tatlılar, dışarıdan söylenen yemekler ve egzersizin yapılmaması sayılabilir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu, evlenince kilo almamak için 10 önemli kuralı sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu

Hareketsiz kalmayın

Sağlıklı yaşamın sürdürülebilir hale gelmesinde egzersizin önemi büyük. Yeni hayatınıza adapte olurken egzersizi de rutininize almayı unutmayın. Birlikte yapabileceğiniz, yaparken iki tarafın da kendisini iyi hissedebileceği ve sürdürebileceğiniz egzersiz türlerini deneyin. Örneğin; yürüyüş yapmak, bisiklete binmek, yüzmek veya ip atlamak gibi. Sevdiğiniz egzersiz türünü kararlaştırdıktan sonra geriye, gün içerisinde sadece 30 dakika ayırmak kalıyor.

Tabaklarınızı küçük seçin

Yeni evli çiftler aile olmanın verdiği heyecan ve mutluluk ile gerek günlük beslenmelerinde gerekse eve davet ettikleri misafirlerine hazırladıkları menüde aşırıya kaçabiliyor. Bu nedenle  fark edilmeden kilolar da artabiliyor. Bu durumu yaşamamak adına yemeklerinizin sağlıklı olmasına ve büyük tabaklar yerine daha küçük tabaklarda servis yapmaya özen gösterin. Tatlı  tüketilecek ise meyveli keşkül gibi hafif tatlıları tercih edin.

Çay ve kahveyi artırıp, suyu ihmal etmeyin

Toplumun geneli gibi yeni evli çiftler de akşamları çay ve kahve tüketimlerini arttırabiliyor. Burada önemli olan ilk nokta çay ve kahvelerin kesinlikle şekersiz tercih edilmesi gerektiğidir. Diğer önemli nokta ise çay ve kahvenin vücuttan atabileceği suyun yerine koyulmasıdır. Bundan dolayı ne kadar çay ve kahve içilirse o kadar su içilmeli, yaz aylarında kg başına 35 – 40 ml su tüketiminin sağlanmasına özen gösterilmelidir.

“Eşime iyi bakmalıyım” derken bu hataya düşmeyin!

“Evlilik sana yaramış” cümlesini her yeni evli çift en az bir kez duymuştur. Bu cümlenin altında eşinizin size iyi baktığı anlamı yatar ve iyi bakmak düşüncesi de genellikle yemek ile ilişkilendirilir. Kadın erkek fark etmeksizin yemeklerinizde eşinize biraz daha fazla yemesi için ısrar etmeyin. “Hatırım için ye” veya “yemiyorsun beni sevmiyorsun” tarzında cümleler sarf etmeyin veya ihtiyacınızdan fazla yemeği ” yemezsem ayıp olur” düşüncesi ile tok olsanız dahi yemeyin.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Çayın yanına abur cubur eklemeyin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu “Günün yorgunluğunu atmak ve rahatlamak için yemek sonrası çay bir çoğumuzun vazgeçilmezi. Bir de tatlı birşeyler olsun, tek başına çay olmuyor dediğimizde devreye hamurişleri veya paketli gıda tüketimi giriyor. Tüketilen paketli gıdaların içerisindeki şeker, hamur işelerinin yapısındaki rafine karbonhidratlar; bel bölgesinin yağlanmasına, kilonun artmasına ve bunların sonucunda da insülin direncinin ortaya çıkmasına sebep olabiliyor. Bundan dolayı çayın yanına abur cubur değil, küçük miktarlarda çiğ kuruyemiş/kuru meyve atıştırmalıkları eklenebilir. Çaylar da siyah çay yerine şeker içermeyen meyve aromalı bitki çayı olarak tercih edilebilir” diyor.

Haftalık yemek listesi planlayın

Günlük rutinler arasında bir de akşam ne pişirsek diye düşünmek en zor olanı. Bu stresi yaşamamak için haftalık menü planlaması yapmak en güzel çözüm. Öncelikle dolabınızda, buzluğunuzda neler var? Son tüketim tarihi yaklaşan ürünler var mı? Bunları not edin ve gelecek hafta menüsünde önceliği bunlara verin. Eldeki ürünlerle menü planlarken, aynı malzemeleri farklı günlerde kullanmayı deneyin. Örneğin; bezelyeden hem yemek hem de enginara iç yapmak gibi. Planlamaya devam ederken protein, sebze, karbonhidrat dengesini unutmayın.

Alışverişe tok karnına gidin!

Alışverişe muhakkak tok gidin. Yapılan çalışmalar; aç bir şekilde yapılan alışverişlerde şeker oranı yüksek gıdaların alındığını net olarak kanıtlamıştır. Evlendikten sonra gerek sağlıklı bir beslenme programı hazırlayabilmek, gerekse bütçenizi düzenlemek ve israfı önlemek için alışverişe çıkmadan önce liste yapmayı alışkanlık haline getirin. Gelecek hafta menüsüne göre eksikleri belirleyin, alınacakları sıralayın. Sıralamada sebze, meyve reyonuna öncelik verin, et-tavuk gibi ürünleri en sona bırakın, karbonhidrat grubunda hep tam tahıllı ürünleri tercih edin. Özellikle pandemi de düşünüldüğünde alışverinizi yaparken ihtiyacınız olmayan reyonlara girmemeye özen gösterin.

 Akşam yemeği saatinizi ve süresini belirleyin

Tüm günün koşturmacası bitip eve gelindiğinde, eşle beraber sohbet edilerek tüketilen akşam yemekleri farkında olmadan uzuyor. Ve sofrada kalınan süre arttıkça da masada bulunan yiyeceklerden atıştırma miktarı artıyor. Bundan dolayı akşam yemeği saatini ve süresini sınırlı tutmak, yemek sonrası sofrayı beraberce toplayıp sohbete atıştırmalara maruz kalınmayacak bir ortamda devam etmek kilo yönetiminize katkı sağlayacaktır.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Yemek siparişlerinizde bu kurala dikkat edin!

Evlilik iki taraf için de yeni bir düzen ve yeni sorumluluklar demektir. Bundan dolayı alışmak ve bir rutin oluşturmak biraz zaman alabilir ki bu da gayet normaldir. İlk zamanlarda yemeklerin dışarıdan söylenme sıklığı fazlayken bu zamanla azalacaktır. Fakat ilk zamanlarda dahi tedbiri elden bırakmamakta fayda var. Dışarıdan fast food ürünler söylemek yerine, öncelik ev yemekleri yapan bir yer olmalıdır. Eğer öyle bir alternatifimiz yoksa yağsız ızgara et/tavuk/balık + salata/ızgara sebze kombinasyonu dışarıdan söylenebilecek en güzel sağlıklı alternatiflerdendir. Yanında tüketeceğiniz sıvıların da şeker içermemesine özellikle dikkat edin.

Dönemsel olarak tartılın

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu “Mutluluk, huzur ve konfor alanına ulaşmış olmak, kişilerde rahatlamaya sebep olabiliyor. Bu rahatlama ile alınan kilolar çok uzun süre sonra fark edilebiliyor. Temkinli gitmek adına, haftanın aynı günü, aynı tartıda, aynı kıyafetlerle, aynı saatte tartılın. Ve sonuçlarınızı not edin. Eğer üç hafta artmalar görüyorsanız müdahale etmenin vakti geldi demektir. Çiftlerden sadece birisi kilo almış olsa dahi iki tarafın da yediklerine dikkat etmeye başlaması ve eşine destek olarak diyetine uymasına yardımcı olması önemli” diyor.

Meyve tabaklarında saklı gizli tehlikeler!

Meyve tabaklarında saklı gizli tehlikeler!

Mürdüm eriği, dut, şeftali, üzüm, kiraz ve diğerleri… Birbirinden lezzetli yaz meyveleri sıcak yaz günlerinde gerek tatları, soğuk ve bol sulu yapılarıyla, gerekse görünüşleriyle iştah kabartıyor. Ancak dikkat! Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu, yaz aylarıyla birlikte öğünlerimizde çok daha fazla yer alabilen, öyle ki öğlen ya da akşam öğünlerinde sebze ve etin yerine tüketilebilen kocaman meyve tabaklarının faydadan çok zarar verebildiğini belirterek “Hele ki pandemi döneminde evde geçirilecek olan yaz akşamlarında meyve miktarlarına dikkat etmek son derece önemli. Aksi taktirde aşırı meyve tüketimi bel bölgesi yağlanmasına neden olmasının yanısıra, karaciğer ve pankreas yağlanmalarına yol açarak bağışıklık sistemimizi de tehlikeye atıyor. Ayrıca yüksek şeker içerikleri diyabet hastalarının kan şekerlerinin yükselmesine neden olurken, içerdikleri potasyum vb minerallerle de böbrek hastalığı olan kişilerin kan değerlerini yükselteceğinden bu hastalığa sahip kişiler tüketimine çok daha fazla dikkat etmeli” diyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu, yaz meyvelerinde dikkat edilmesi gereken sayıları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Dergi, Pause Sağlık

Kayısı: 4 taneyi aşmayın!

Kayısı, yüksek lif içeriği sayesinde bağırsak hareketlerini artırarak sindirimi destekleyicidir. A vitamini, kalsiyum, fosfor, demir, magnezyum ve potasyum minerallerinin de iyi bir kaynağıdır. A vitamininden zengin olması, bağışıklığı güçlendirici, görme fonksiyonlarını destekleyici ve cilt epitel dokusunu yenileyicidir. 4 adet kayısı tüketildiğinde, 1 porsiyon kayısı tüketilmiş olur. 4 adet kayısı 120 gramdır.  Kayısı, potasyum içeriği bakımından zengin bir meyve olduğundan, böbrek hastalıklarında tüketimine dikkat edilmesi gerekmektedir.

Mürdüm eriği: 4 taneyi aşmayın!

Mürdüm eriği, antioksidan özelliği sayesinde; bağışıklık sistemini güçlendirici, kolesterolü ve tansiyonu dengeleyici etki göstermektedir. Düşük glisemik indeksli bir meyve olduğundan, ani kan şekeri artışlarını önlemeye yardımcıdır.  Kuru halde tüketiminin kardiyovasküler hastalıklar ve kemik sağlığı üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır. Ancak kuru mürdüm eriğinde şeker içeriği yükseldiğinden, insülin direnci ve diyabet hastalarında tazesinin tüketilmesi daha sağlıklı olmaktadır. 4 adet orta boy (80 gr) mürdüm eriği tüketimi, 1 porsiyon olmaktadır.  Mürdüm eriği, oksalat bakımından zengin bir meyve olduğundan böbrek taşı hastalığı olan bireylerde risk oluşturmaktadır. Böbrek taşı hastalıklarında tüketimi sınırlandırılmalıdır.

Pause Dergi, Pause Sağlık

Yeni dünya/Malta eriği: 6 taneyi aşmayın!

Malta eriği, meyvesinde ve yapraklarında içerdiği bileşikler nedeniyle geleneksel tıpta kullanılan bir meyvedir. Yaprakları kronik bronşit, yüksek ateş, öksürük gibi durumlarda kullanılmaktadır. Meyve kısmı ise antioksidanlardan zengindir. 1 oturuşta 2 porsiyonu aşmayacak şekilde tüketimi baş ağrısı, ishal ve mide hazımsızlığı gibi şikayetlerin oluşmasını engelleyecektir. 6 adet malta eriği (125 gr) tüketildiğinde 1 porsiyon tüketilmiş olur.

Yeşil erik: 10 taneyi aşmayın!

Sağlık üzerine oldukça fazla etkisi olan eriğin faydaları arasında; kemik sağlığı ve hafızanın gelişmesi, antioksidan, antienflamatuar ve anti-ülser etkileri ve kabızlığı önlemesi sayılabilir. Erik, aynı zamanda kanseri önlemeye de destek sağlar. Yapılan çalışmalarda; eriğin, meme kanseri hücrelerinin çoğalmasını önlemeye, kolon kanseri hücrelerinde ise büyümeyi engellemeye destek olduğu görülmüştür. Yüksek fenolik içeriği sebebiyle iyi bir antioksidan olan erik, vücudu radyasyonun neden olduğu oksidatif strese karşı korur. Erik, asit içeriği yüksek bir meyvedir. Fazla tüketimi sonucunda midedeki asit oranı artarak olumsuz etki ortaya çıkabileceğinden dolayı bir oturuşta 10 adetten fazla tüketimi önerilmemektedir.

Kiraz: 12 taneyi aşmayın!

Kirazı mevsiminde günde 12 adet tüketmek vücuttaki oksidatif stresi ve iltihaplanmayı azaltarak; tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve kansere karşı koruyucu etki gösterir. Bunca faydasına rağmen aşırı miktarda kiraz tüketimi mide sağlığını olumsuz etkileyebilir ve mide ekşimesi gibi problemler oluşabilir. Aynı zamanda bağırsak hareketlerini artırıcı etkisi bulunduğundan, aşırı miktarda tüketimi ishale yol açabilir. Bununla birlikte, kiraz tüketiminin kan sulandırıcı ilaçlar ile etkileşim gösterdiğine ilişkin net bir kanıt bulunmamaktadır.

Pause Dergi, Pause Sağlık

İncir: 4 taneyi aşmayın!

İncir oldukça tatlı olmasından dolayı porsiyon kontrolünü sağlamada zorlandığımız bir meyvedir. Günde 1 porsiyon (2 adet) incir tüketimi, incir içerisindeki pektinler sayesinde kolesterolün düşürülmesine önemli fayda sağlar. Günde 2 porsiyon (4 adet) incirden daha fazla tüketildiğinde yüksek fruktoz alımına bağlı olarak karaciğer yağlanması riski artmaktadır. Organ yağlanmaları bağışıklık sistemimizin zayıflamasına neden olabileceği için porsiyonları aşmamakta fayda vardır.

Üzüm: 15 taneyi aşmayın!

Kırmızı üzüm, içeriğindeki resveratrol  adlı bileşik sayesinde tansiyonu önleyici ve kalp sağlığını destekleyicidir. Aynı zamanda antioksidan içeriği nedeniyle kan damarlarını tıkayan ve koroner hastalıklara yol açan kötü kolesterolü önleyicidir. Kırmızı üzümün kardiyovasküler hastalık riskini düşürücü olan bir diğer etkisi ise, resveratrol içeriği sayesinde kandaki nitrik oksit seviyelerini yükselterek pıhtılaşmayı engellemesidir. Ancak yeşil üzüm, glisemik indeksi yüksek bir meyve olduğundan kontrollü tüketilmelidir. Gerek yeşil gerekse kırmızı üzümde 15 adedin geçilmemesi önemlidir. Kontrolsüz tüketimi, fazla kalori alımına sebep olarak kilo problemlerine ve bel bölgesi yağlanmalarına yol açabilir.

Pause Dergi, Pause Sağlık

Dut: 10 taneyi aşmayın!

Kabızlık şikayetleri, anemi riski, egzama, saç dökülmesi gibi problemlerde olumlu etki gösteren dut, yedikçe yediğimiz kendimizi durdukmata zorluk çektiğimiz meyvelerden bir tanesi. Sağlık açısından birçok faydası olsa bile şeker içeriği yüksek bir meyve olmasından dolayı şeker hastalarıda ve şeker kısıtlaması yapılan hastalarda tüketilmemesi veya porsiyonuna çok dikkat etmek şartıyla tüketilmesi önemlidir. 1 porsiyon dut meyvesi, 10 adet büyük boy dut meyvesine eş değerdir. 10 adet büyük boy dut meyvesi ise 75 gramdır.

Şeftali: 1 taneyi aşmayın!

Şeftali, besin değeri ve lif içeriği bakımından zengin bir meyvedir ve idrar söktürücü etkiye sahiptir. Ancak şeftali, potasyum bakımından zengin olduğundan böbrek hastalarında tüketimine dikkat edilmesi gerekir. Kan testlerinde potasyum parametresi yüksek olan böbrek hastalarının şeftaliyi hiç tüketmemesi, sağlıklı kişilerin ise bir porsiyonda 1 orta boy (150 gram) şeftaliyi seçmeleri tavsiye edilir.

Pause Dergi, Pause Sağlık

Karpuz: 4 küçük üçgen dilimi aşmayın!

Soğuk ve sulu meyveler dediğimizde ilk aklımıza gelen meyvelerden biri olan karpuz tüketiminde porsiyon kontrolü zorlaşabilmektedir. Kişiye göre değişmekle birlikte günlük ortalama 2-3 porsiyon kadar karpuz tüketimini sağladığımızda, günlük C vitamini ihtiyacımızın büyük çoğunluğu karşılanmaktadır. Karpuzu mevsiminde yeterli düzeyde tüketmek, prostat kanseri oluşumunu önleyicidir. Sağlığa  olumlu etkilerinin yanı sıra diyabetli bireylerin veya kilo vermek isteyen kişilerin, günlük ihtiyaçlarına göre önerilen porsiyonu aşmamaya özellikle dikkat etmeleri gerekmektedir. Karpuzun 1 porsiyonu (200 gram) 4 küçük üçgen dilimdir.

Kavun: 6 küçük üçgen dilimi aşmayın!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu “Soğuk yaz meyvelerinin bir diğer gözdesi olan kavun meyvesi de, porsiyon kontrolünün zorlaştığı meyvelerden biridir. Günlük 2-3 porsiyon kavun tüketimi kişiye göre farklılık göstermekle birllikte, günlük C vitamini ihtiyacını yüksek oranda karşılar. Aynı zamanda kavun, içeriğindeki potasyum sayesinde tansiyonun dengelenmesine katkı sağlar. Sağlığa birçok faydasının yanında kilo vermek isteyen ve diyabeti olan bireylerde günlük ihtiyaçlara uygun olarak, mutlaka porsiyon miktarının aşılmadan  tüketilmesi önemlidir. Kavunun 1 porsiyonu  (200 gram) 6 küçük üçgen dilime denk geliyor” diyor.

Pause Dergi, Pause Sağlık

Kontrollü tüketim şart!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu “Kişilerin günlük tüketecekleri meyve miktarları, yaşa, cinsiyete, kiloya, boya, kişilerin hareketlilik düzeylerine ve enerji ihtiyaçlarına göre değişir. Bundan dolayı bir seferde bu yaz meyvelerinden sadece bir çeşidi tüketmek bir porsiyona karşılık gelir. Aksi halde bir oturuşta hepsinden bu miktarlarda yemek karaciğeri ve bel bölgesini yağlandırır. Bağışıklığımızın güçlenmesi için çeşitli vitamin ve minerallere ihtiyaç duyduğumuzdan seçeceğimiz meyveleri her defasında değiştirerek kontrollü tüketmekte fayda var” uyarısında bulunuyor.

Pandemide unutkanlığınız arttı mı?

Pandemide unutkanlığınız arttı mı?

Günlük yaşam alışkanlıklarımızda köklü değişikliklere neden olan pandemi yeme alışkanlıklarımızı da etkiledi. Yaşadığımız belirsizlik ve sosyal aktivitelerin rafa kaldırılması duyusal yeme problemleriyle birlikte unutkanlığın da artmasına neden oldu. Acıbadem  International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu, pandemi sürecinde özellikle yüksek yağ ve ilave şeker içerikli gıdalara yönelimin arttığını belirterek “Yapılan araştırmalar bu tarz beslenen kişilerin, Akdeniz diyeti ile beslenen kişilere oranla hafıza testlerinden daha kötü puan aldıklarını ve beynin hafıza bölgesi olarak adlandırılan hipokampus bölgesinin işlev bozukluğuna sebep olduğunu göstermektedir. Sağlıklı beslenme düzeninde yağ alımının azalması ve ilave şekerin neredeyse hiç kullanılmaması, vücudumuzdaki iltihabın azalmasına, vitamin ve mineral dengesizliklerinin iyileşmesine ve kolesterolü düşürerek beyin fonksiyonlarımızın da daha işlevsel hale gelmesine yardımcı oluyor.” diyor. Hafızayı güçlendirmede sağlıklı beslenmenin çok etkili olduğunu; özellikle B12, B6, B3 ve B9 (folat) vitaminleri ile magnezyum, çinko, bakır, demir, iyot, selenyum ve potasyum minerallerinin sinir iletimini düzenlediğini ve beyin işlevlerinde önemli rolü bulunduğunu vurguluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu pandemide artan unutkanlığa karşı, hafızayı güçlendirici 9 beslenme önerisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

 İlave şeker içerikli yiyecekler tüketmeyin

Araştırmalar, rutin hayatında bol miktarda şeker ve ilave şeker içerikli yiyecekleri tüketen kişilerin tüketmeyenlere kıyasla daha zayıf hafızaya ve daha düşük beyin hacmine sahip olduklarını göstermiştir. Bundan dolayı şekeri ve şekerli yiyecekleri azaltmak ve mümkünse şeker ihtiyacını meyvelerden karşılamak beyin sağlığınıza yapabileceğiniz en güzel iyiliktir. Hem şekeri azaltmak sadece hafızanıza yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda genel sağlığınızı da iyileştirir.

 Haftada iki gün yağlı balık tüketin

Beynimizin yaklaşık yüzde 60’ı yağdan oluşurken beyin sağlığımız için özellikle yağlı balıklar da büyük önem taşıyor. Yapılan çalışmalar somon, sardalya ve ton balığı gibi yağlı balıkların ızgara veya fırın şeklinde tüketilmesinin beyindeki karar vermeyi kolaylaştıran, hafızayı güçlendiren ve duyguyu kontrol eden sinirlerin artışına katkı sağladığını göstermiştir. Aynı zamanda yeteri kadar balık tüketmek Alzheimer hastalığından ve depresyondan korunmaya da katkı sağlar. Belirsizliklerle dolu pandemi günlerinde sadece haftada 2 kez balık tüketerek ruh halimizi de iyileştirebiliriz.

Zerdeçalı günlük beslenmenize ekleyin

Zerdeçal, güçlü bir antioksidandır ve vücutta anti-inflamatuar etki göstererek sağlığın korunmasına yardımcı olur. Son zamanlarda yapılan çalışmalar; zerdeçalın beyindeki hasarı ve nöronların sinir uçlarında gerçekleşen, hücre ölümüne sebep olan amiloid plak oluşumunu engellediği bulunmuştur. Sabahları yumurtanızın üzerine, ara öğünde yoğurdunuzun içerisine, et yemeklerinde de karışık baharatlarınızla beraber rahatlıkla beslenmenize ekleyebilirsiniz.

Çiğ kuruyemiş tüketin

Fındık, badem, ay çekirdeği, ceviz ve yer fıstığı gibi çiğ kuruyemişlerin içerdikleri E vitamini sayesinde, beyin hücrelerini; serbest radikallerin neden olduğu oksidatif stresten korudukları ve ilerleyen yaşlarda bilişsel gerilemeyi önleme/yavaşlatma potansiyeline sahip oldukları görülmüştür. Aşırıya kaçmayarak, günde bir avuç çiğ kuruyemiş tüketebilirsiniz.

 Her gün bir yumurta tüketin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu “Her sabah kahvaltıda 1 adet yumurta yediğinizde; B-6, B12 vitaminlerini, folik asit ve kolin gibi önemli besin öğelerini alırken; bu sayede yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi geciktirirken beynin küçülmesine de engel olabilirsiniz. Yumurta sarısında bulunan kolin, vücudumuzun ruh hali ve hafızamızı düzenlemesinde önemli bir mikro besindir.” diyor.

Rafine karbonhidratları azaltın

Pandemi ile birlikte mutfakta yeni tarifler deniyoruz ve bu tarifler daha çok kek, kurabiye, hamur işleri, ekmek ağırlıklı oluyor. Bunları yaparken de çoğunlukla beyaz un kullanıyoruz ki bu da bu tarz yiyeceklerin glisemik indekslerini yükseltiyor. Yani vücut bu karbonhidratları hızlı bir şekilde sindirerek kan şekeri seviyelerinde ani bir artışa neden oluyor. Çalışmalar, rafine karbonhidratlar açısından yüksek olan Batı diyetinin demans, bilişsel gerileme ve azalmış bilişsel işlevle ilişkili olduğunu göstermiştir.

Alkolden uzak durun

Tekrarlayan aşırı alkol tüketimleri, beyin üzerinde nörotoksik etkiler göstererek, hafıza yönetiminde rol oynayan beynimizin hipokampus bölgesine zarar verebilir. Hipokampus bölgesi zarar gördüğünde ani ve gecikmeli hafıza hatırlama testlerinde sürelerin uzadığı görülmüştür.

Çikolata tercihiniz bitter olsun

Kakao, içerisindeki flavonoidler sayesinde nöronların büyümesini uyararak ve beynin hafıza bölümlerine kan akışını arttırarak bellek performansımızın artmasına yardımcı olur. Tatlı ihtiyacı duyduğumuzda ilk önceliğimiz muz veya kuru hurma gibi bir meyve ile kakaoyu karıştırmak olabilir. Fakat çikolata yemek istiyorsak da tercihimizi en az yüzde 70 oranlı bir bitter çikolatadan yana yapmak daha sağlıklı olacaktır.  Lif alımınızı arttırın

Lif, beyin sağlığı için önemlidir çünkü beyin büyümesini destekleyen bağırsak bakterilerinin beslenmesine yardımcı olur. Prebiyotik lifler, sindirim sistemimizde iyi bakterilerin büyümesine ve gelişmesine izin verir. Prebiyotik yiyeceklerin başında muz, domates, soğan ve mercimek bulunur. Prebiyotik yiyecekler yemenin aynı zamanda depresyon, stres ve kaygıyı azaltarak zihinsel sağlığa katkı sağladığı bilinmektedir.

Yılbaşı sofrasında fazla kaçırmayın

Yılbaşı sofrasında fazla kaçırmayın

Zorlu bir yılın ardından yılbaşı sofrasında ölçüyü kaçırdınız, bol kalorili yiyecek ve içeceklerle ve şüphesiz tatlılarla stres atmaya çalıştınız. Ancak yine de yenilenmek elinizde! Yeni yılın ilk günü bazı kuralları dikkat ederek, fazla kalorilerin yağa dönüşmesini engelleyebilirsiniz. Peki ama nasıl? Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu, bunun basit ama etkili bazı püf noktaları olduğunu, hemen moralinizi bozmamanız gerektiğini belirterek “Diyetteyken veya sağlıklı beslenmeye çalışırken özel günlerde rutinden çıkmak, düzenin bozulması ve sonucunda aşırı yemek yemek motivasyonunuzu bozabilir, fakat ilerlemenizi yavaşlatmaz veya kilo vermenizi engellemez. Doğru araçlar verildiğinde, vücudumuz toksinleri atma, enfeksiyonlarla savaşma ve sağlığı sürdürme konusunda son derece yeteneklidir. Bu nedenle yılbaşı gecesinin ertesi sabahı bir telaşla detoks diye herşeyin suyunu sıkıp içmenize gerek olmadan, yapmanız gereken tek şey doğru yiyecekler yiyerek vücudunuzu desteklemektir. Basit ama etkili ipuçları, yolunuza geri dönmenize ve hedeflerinize doğru devam etmenize yardımcı olacaktır“ diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu, yeni yılın ilk gününde yenilenmeniz için 7 altın öneri sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Güne canlandırıcı bir kahvaltı ile başlayın

Yemekleri fazla kaçırdığınız bir akşamın sabahında kahvaltıyı atlamak size cazip gelse de, yeni yılın ilk gününe sağlıklı bir öğün ile başlamak rutininize geri dönmenize ve gün boyunca daha sağlıklı seçimler yapmanıza yardımcı olur. Güzel bir başlangıç için kahvaltınızda protein içeriği yüksek olan yumurtayla, lif ve c vitamini açısından zengin olan kırmızı biber, maydanoz, roka gibi yeşiklliklere yer vermelisiniz. Daha hafif bir kahvaltı etmek isteyenler ise yulaf ezmeli, sütlü, taze meyveli bir kahvaltı tercih edebilir.

Kendinizi aç bırakmayın, öğün atlamayın

Öğün atlamak, açlığı ve iştahı artırarak aşırı yeme hissinin devam etmesine sebep olur. Bundan dolayı gün içerisinde muhakkak ara öğününüzü yapmalısınız. İki üç saatte bir beslenmeye dikkat etmeli fakat öğünlerinizin içeriğini hafifletmelisiniz. 100 kaloriden az olan ara öğün seçenekleri olarak; 2 kuru kayısı + 2 tam ceviz içi, 1 adet wasa + 1 dilim az yağlı beyaz peynir, 1 fincan leblebi + 1 çay bardağı ayran, 2 yk yoğurt + 1/2 ufak boy meyve tüketebilirsiniz.

Su tüketiminizi artırın

Vücudumuzun su dengesi, solunum, ter ve idrar ile oluşan sıvı kaybının yerine konmasıyla sağlanır. Yetişkin bireyler metabolizma atığı olarak günde yaklaşık 2 – 2,5 litre su kaybederler. Bundan dolayı da genel öneriler günlük 2,5 litre su içmeniz yönündedir. Fakat böyle özel günlerde artan çay, kahve, alkol tüketimi vücudumuzdaki su atılımını daha da arttırır. Bu sebeple 1 Ocak günü su tüketmeyi ihmal etmemek hatta artırmak vücudunuzun ihtiyaç duyduğu suyu yerine koymanızı sağlarken, kalori alımınızı azaltmanıza ve dinlenme enerji harcamalarınızı geçici olarak artırmanıza da yardımcı olur.

Hareketsiz kalmayın, yağları depolamayın

Bir önceki akşamın vermiş olduğu yorgunluk hissi ile tüm gününüzü televizyon karşısında geçirmeyin. Hareketlenmek, egzersiz yapmak motivasyonunuzun artmasına dolayısıyla da  rutininize dönmenize olanak sağlar. İmkanı olanlar muhakkak açık havada 1 saat yürüyüş yapmalı, evde olan kişiler ise dans ederek, pilates, yoga yaparak ve hatta tempolu temizlik yaparak kalorileri yakmalı.

Ana öğünlerinizde hafif beslenin

Öğle ve akşam yemeklerinizde, yılbaşı gecesi fazlasıyla çalışan sindirim sisteminizi bugün daha da yormamak için, kolay sindirilecek besinler tercih edin. İki ana öğünde de zeytinyağlı sebzeler tüketmeye, probiyotik içeriği yüksek olan yoğurt ve kefir tüketmeye özen gösterin. Hafif beslenirken karbonhidrat tüketmeyi de ihmal etmeyin, karbonhidrat kaynağı olarak tam tahılları tercih edin, porsiyon miktarını küçük tutun.

Tetikleyicilerden kurtulun, mutfağınızı temizleyin

Özel bir akşamın ardından uğraşılması gereken şeylerden bir tanesi de etrafta kalan tüm yiyeceklerdir. Siz rutininize geri dönmek ve sağlıklı beslenmek isterken, sizi cezbederler. Bundan dolayı önceki akşamdan kalan kızartmalardan, yağlı, tuzlu, şekerli yiyeceklerden ve su haricindeki içeceklerden uzak durun. Karbonhidrat alımınızı sınırlayın. İlk gün hatta ilk hafta tatlı kaçamağı yapmamaya çalışın, tatlı ihtiyacı duyarsanız kuru meyvelerden destek alın.

Yılın bir günü değil her günü sağlıklı beslenmeyi hedefleyin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Gizem Arıburnu, “Bu yeni günde, yılın başında kendinize gerçekçi hedefler belirleyin ve sağlıklı beslenme sürecinizi kolaylaştırmak için bir plan yapın.

Örneğin; günde 3 porsiyon yeşil sebze yemek veya akşam geç saatlerde yemek yememek gibi basit hedefler işe yarayabilir. Alışverişe çıkarken liste yapmak, sağlıklı bir yemek kitabı almak veya haftalık egzersiz hedefleri belirlemek gibi diğer pratik öneriler de sizi sağlıklı yaşamınıza bir adım daha yaklaştırabilir.” diyor.