Yazılar

Bebeklere uyku eğitimi verilmeli

Bebeklere uyku eğitimi verilmeli

Bebeklerin sağlıkla büyümesi için beslenmesi kadar iyi uyuması da önem taşıyor. Bunun için de bebeklerin bir uyku düzenine sahip olması, uyku alışkanlığı kazanması gerekiyor. Dr. Can Emeksiz, bebeklerde uyku eğitimini anlatıyor.

Bebeklerde uyku sağlığı ve kalitesi, büyüme ve gelişimleri için olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. Yenidoğan dönemde bebekler günün 16-18 saatini uykuda geçiriyor. 6’ıncı aydan sonra metabolik salınımların düzenlenmesi, gece-gündüz algısı gelişimiyle birlikte bu süre 12 saat gece, 3-4 saatlik kısmı günde 2 kez olmak üzere gündüz uykusuna dönüşüyor. 1 yaş itibarıyla ise düzen, günde tek uykuya dönüşerek 1-3 saat gündüz, 12 saat gece uykusu şeklinde değişiyor. Dr. Can Emeksiz, yenidoğan dönemden 6’ıncı aya kadar bebeğin kendi metabolik rutininin işlediğini, 5-6.ay dönemlerinde ise kendiliğinden uyku düzeni oluşturduğunu anlatıyor. Kolik bebek, metabolik etkiler, beslenme gibi nedenlerleuyku rutini oluşmayan bebeklerde 6. ay itibarıyla ebeveynlerin uyku eğitimi ile bebeğin bağımsız uyku alışkanlığı kazanımını desteklemesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Emeksiz, “Akşam 18.00-21.00 aralığında bebeklerin bağımsız uyku alışkanlığının korunması, uyku hijyenin sağlanması mental gelişimleri, metabolik sağlıkları, büyüme ve iştah gibi beslenme düzenleri, güvenli bağ kurma, öğrenmeleri üzerinde direkt etki gösteriyor” diyor.

Beslenme ile uyku iç içe ilerler

Yenidoğan dönemi itibarıyla bebeğin beslenmesi, uykusu, annenin doğum sonrası sürece adaptesi gibi ailenin çoklu bir süreç yaşadığını hatırlatan Dr. Emeksiz, bu dönemde annenin kaygı ve stres düzeyinin uyku kalitesini etkilediği gibi, bebeğin uyku ve beslenmesi üzerinde etkili olduğunun altını çiziyor. “Beslenme ile uyku iç içe ilerler” diyen Dr. Emeksiz, bu süreci şöyle özetliyor: “Uyuyan bebek acıkır ve besin ihtiyacı gelişir. Beslendiğinde uykuya daha kolay geçer ve uykuyu daha rahat sürdürür. İkisi de birbiri için gereklidir. Bebeklerin uyku ihtiyacı ve uyku düzenleri yetişkinlik dönemdeki ihtiyaç düzeyinden çok daha fazladır. Beslenmeyi reddeden bebekler çoğunlukta uyku düzensizliği yaşar.”

Hastalık dönemlerinde bebeklerin uykusu etkilenebilir

Bebeklik döneminin, çocukluk ve ergenlik döneminin ön hazırlayıcısı olduğunu hatırlatan Dr. Can Emeksiz, bu dönemde temel ihtiyaçlar olan uyku, beslenme ve tuvalet alışkanlıklarının öğrenilen beceriler olduğunu ve bu öğrenmelerin desteklenmesi gerektiğini söylüyor. Bebeklikten çocukluk dönemine geçişte bilinç kazanıldığını, erken dönemde bebeklerin öğrenmesi desteklendiğinde sağlıklı kalmaya devam edeceklerini anlatan Dr. Emeksiz, şöyle devam ediyor: “Aynı zamanda büyüdükçe dikkat becerisi bekleyeceğimiz çocuklarımızın öğrenmelerinin etkilenmemesi ve boy/kilo alımlarının zamanında sağlıklı gelişebilmesi için temel bir gereklilikti, ihmal edilmemelidir. Hastalık dönemlerinde uykuları etkilenebilir. Uyku alışkanlığı kazanmış, erken saatte uyuyan ve uyku kalitesini sürdüren bebekler, hastalanma zamanları değişim gösterseler de sonrasında alışkanlıkları olan düzene daha kolay uyum sağlarlar. Uyku büyüme ve gelişim için önemli bir öğrenmedir, desteklenmeli ve ihmal edilmemelidir.”

Uyku apnesi trafik kazalarını artırıyor!

Uyku apnesi trafik kazalarını artırıyor!

Uykuda onlarca hatta yüzlerce kez nefesin durması veya azalması ile hayatı tehdit eden bir hastalık olan uyku apnesi, tüm yaş gruplarında görülmekle birlikte erkeklerde 40 yaş sonrası, kadınlarda ise menopoz sonrası sık görülüyor. Uyku apnesinin yorgunluktan konsantrasyon bozukluğuna, inmeden kalp krizine hatta kansere dek bir çok ciddi hastalığa yol açabildiğini belirten  Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Uyku Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu trafik kazalarını da 2- 6 kat artırdığını, bu nedenle tatil yolculuğunda araç kullanacakların dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor. Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu, bu sinsi hastalığın yol açtığı sorunlara ve tedavisine dek önemli açıklamalarda bulundu; bir de uyku apnesi olup olmadığınıza ışık tutacak 7 sorudan oluşan test paylaştı…

Pause Dergi, Pause Sağlık

Genellikle horlamanın eşlik ettiği, solunumun 10 saniyeden başlayıp bir dakikadan fazla durabildiği uyku apnesi dünyada ve ülkemizde son yıllarda giderek yaygınlaşan bir hastalık. Özellikle fazla kiloya sahip, sigara ve alkol tüketen, kalın boyun ve bel çevresine sahip olan kişilerde uyku apnesi riski çok daha yüksek oluyor.  Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Uyku Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu “Kilodaki yüzde 10’luk artış orta- ağır uyku apnesi gelişme riskini 6 kat arttırırken, erkeklerde bel çevresinin 102, kadınlarda 89 cm’den fazla olması riski arttırır” diyor. Uyku apnesi yorgunluk, sinirlilik ve konsantrasyon bozukluğu başta olmak üzere bir çok soruna neden olarak günlük yaşantıyı olumsuz etkilerken, uykuda ani ölüme yol açabiliyor. Özellikle tatil yolculuğunda araç kullanacakların çok dikkatli olmaları, böyle bir sorunları varsa en kısa zamanda hekime başvurmaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu “Yapılan çalışmalar; uyku apnesinin gün boyu aşırı uyku hali, dikkat eksikliği ve konsantrasyon bozukluğuna neden olarak trafik kazalarında 2- 6 kat artışa neden olduğunu gösteriyor” diyerek tedavinin ertelenmemesi gerektiğini vurguluyor.

Pause Dergi, Pause Sağlık

İnmeden kalp krizine hatta kansere!

Uyku apnesinin vücudun tüm sistemlerini etkilerken, tedavi edilmediğinde hayatı tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu şöyle konuşuyor: “Uykuda sık tekrarlayan oksijen düşüş ve yükselişleri kalp ritminin bozulmasına, hipertansiyon, kalp krizi, inme, insülin direnci, tip 2 diyabet gibi hastalıklara yol açabilir. Düşük göz kapağı, göz içi basıncında artış, göz dibinde ödem, işitme azlığı, diş eti iltihabı, reflü, alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması, dirençli hipertansiyon, atar ve toplardamarlarda pıhtılaşmaya eğilim, cinsel istekte azalma, sperm kalitesinde bozulmaya neden olur. Dirençli hipertansiyon hastalarının yüzde 80’inde uyku apnesi eşlik ettiği gösterilmiştir. Bu hastalarda uyku apnesi tedavi edildiğinde kan basıncı düşer, kullanılan tansiyon ilacı sayısı azalır. Gebelerde erken doğum ve düşük doğuma yol açabilirken, fibromiyalji hastaları sıklıkla kötü uyku kalitesinden yakınırlar. Son yıllarda uyku apnesinin kanser gelişiminde de rol oynadığı gösterilmiştir. Akciğer ve kolon kanseri ile ilişkili bulunmuştur.”

7 soruda uyku apnenizi test edin:

  1. Haftada 3 geceden fazla horluyor musunuz? Evet 2 puan, Hayır 0 puan
  2. Horlamanız çok gürültülü mü? (Yan odadan duyulma) Evet 2 puan, Hayır 0 puan
  3. Uykuda nefesiniz durduğu söylendi mi? Hayır 0 puan, Arasıra 3 puan, Sıklıkla 5 puan
  4. Boyun çevreniz kaç cm?

– Erkek 43 cm’den ince 0 puan, 43 cm’den kalın 5 puan,

– Kadında 40 cm’den ince 0 puan, 40 cm’den kalın 5 puan

  1. Yüksek tansiyon tedavisi aldınız mı? Evet 2 puan, Hayır 0 puan
  2. Meşgul olmadığınızda sıklıkla uyuyakalır mısınız? Evet 2 puan, Hayır 0 puan
  3. Araba kullanırken veya trafik ışığında beklerken ara sıra uyukladığınız oldu mu? Evet 2 puan, Hayır 0 puan

Pause Dergi, Pause Sağlık

Sonuç:

9 puan ve üzeri: Yüksek olasılıkla apneniz olabilir. Uyku çalışmasının gerekliliği açısından bir doktora başvurun.

6-8 puan: Belirsiz. Hekim tarafından klinik olarak değerlendirilmeli.

5 puan ve altı: Düşük olasılık

Pause Dergi, Pause Sağlık

Uyku apnesine karşı etkili 7 öneri!

Uyku apnesinin günlük yaşam alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaparak, sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek önlenebileceğini belirten Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu, o önlemleri şöyle sıralıyor;

  • Mutlaka kilo verin.
  • Bel çevrenizin kadınsanız 89 cm, erkekseniz 102 cm’den fazla olmamasına dikkat edin.
  • Her gün aynı saatte yatağa yatın ve sabah aynı saatte uyanın.
  • Karanlık ve sessiz odada uyuyun. Koltukta değil yatakta uyuyun.
  • Alkol ve sigara tüketmeyin.
  • Uyku ilacı, sakinleştirici ve kas gevşetici ilaçlardan uzak durun.
  • Yatmadan 3-4 saat önce yemek yemeyin.

Melatonini artıran 5 etkili öneri

Melatonini artıran 5 etkili öneri

Covid-19 pandemisinde virüsün yol açtığı sağlık problemleri, yakınlarımızın kaybı ve sürecin getirdiği maddi güçlükler gibi pek çok etken nedeniyle yaşadığımız kaygı, uykumuzu da sabote ediyor! Pandemi sürecinde zamanımızın çoğunu evde geçirmemiz sonucu gün ışığından yoksun kalmak, yeterince hareket edememek, özel ve sosyal hayatımızda yaşadığımız gerilimler, yaptığımız zamansız şekerlemeler, yeme içme saatlerinin değişmesi gibi pek çok faktör de uyku düzenimizi bozuyor. Bunların yanı sıra televizyon, tablet veya akıllı telefonlar ile led ampulün yaydığı mavi ışığa fazla maruz kalmamız, pandemide adını sıkça duyduğumuz bir hormon olan  ‘melatonin’ salınımda baskılanma veya gecikmeye neden olarak uykuya geçiş süresini uzatıyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Uyku Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu, tüm bu etkenler nedeniyle pandemi sürecinde uykuya dalmak ve sürdürmek gibi uyku bozukluklarının daha sık görüldüğünü belirterek, Covid-19 virüsünden korunmak için  ‘maske, el yıkama ve sosyal mesafe’ gibi aldığımız önlemler kadar, uyku-uyanıklık döngüsünü sağlayan melatonin hormonunun düzenli salgılanmasının da çok önemli olduğuna işaret ediyor.

Covid-19’a karşı kilit role sahip

Yapılan çalışmalara göre; melatonin hormonu, uyku uyanıklık düzenini sağlamasının yanı sıra bağışıklık sistemini güçlendirici, hücre savaşını, solunum yetmezliğine yol açan sitokin fırtınasını baskılayıcı ve akciğerde sertleşme, yani fibrozis gelişimini engelleyici rolü nedeniyle Covid-19 virüsüne karşı savaşmamızda kilit role sahip. Örneğin, İspanya’ da yoğun bakım hastalarında uygulanan melatonin tedavisiyle hastanede kalış süresinin yüzde 40 kısaldığı ve ölümün gözlenmediğini gösteren çalışmalar mevcut. Dolayısıyla melatonin hormonunun düzenli salgılanması için yeterli ve kaliteli uyumamız, büyük önem taşıyor. Peki, melatonin hormonunu artırmak için neler yapmalı, nelerden kaçınmalıyız? Göğüs Hastalıkları ve Uyku Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu, melatonin hormonunu artıran 5 etkili kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

  1. KURAL: 23:00-05:00 saatleri arasında uykuda olun

Melatonin hormonunun etkisinden maksimum düzeyde yararlanmak için 23:00-05:00 saatleri arasında uykuda olmaya özen gösterin. Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu uyku için hazırlığa gündüz başlamanız gerektiğini belirterek, şöyle devam ediyor: “İdeal olarak sabah uyanır uyanmaz güneşe maruz kalmaya, mümkünse her gün 20 dakika veya haftada 3 gün 45’er dakika yürüyüş yapmaya özen gösterin. Bedenimiz ne zaman soğursa, uykuya dalmak daha kolaylaşıyor. Ancak akşam geç saatte yapılan egzersizler vücut ısısını artırarak uykuya geçişi geciktirdiği için egzersizi mümkün olduğunca gün ışığında yapmaya, ev içi egzersizleri uyku saatinden 3-4 saat öncesinde tamamlamaya dikkat edin.”

  1. KURAL: Gece lambası kullanmayın

Melatonin salınımı gün ışığının azalmasıyla birlikte başlıyor, karanlıkta artıyor ve sabaha karşı duruyor. Melatonin düzeyini artırmak için karanlıkta uyumanız çok önemli. Gece lambası kullanmayın, eğer gerekiyorsa mümkün olduğunca az ışığa maruz kalın.

  1. KURAL: Yatmadan 3-4 saat önce mavi ışıkları kapatın

Hava karardığında abartılı parlak ışığa maruz kalmayın. “Yatmadan 3-4 saat öncesinde mavi ışık kaynağı olan televizyon, tablet ve akıllı telefonların ışığından kaçınmanız önemli.” uyarısında bulunan Göğüs Hastalıkları ve Uyku Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu, şöyle devam ediyor: “Mavi ışık biyolojik saatimizi yanlış uyararak bedenimize hala gündüz vakti olduğunu söyleyip, melatonin salınımını geciktiriyor. Eğer mavi ışık içeren cihazları kullanmak zorundaysanız bu durumda mavi ışığı bloke eden gözlüklerden faydalanabilir veya gece moduna geçerek sorunu hafifletebilirsiniz.”

  1. KURAL: Kahve, alkol, sigara üçlüsüne dikkat!

Uykuya dalmakta güçlük çekiyorsanız, kahve, sigara ve alkol üçlüsünden kaçınmanız şart. Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu kafeinin melatonin düzeyini düşürdüğünü vurgulayarak, “Uykuya dalmada sorun yaşıyorsanız kafein içeren kahve gibi içecekleri saat 14:00’ten sonra tüketmemelisiniz. Aynı şekilde sigara gibi tütün ürünleri de en az kahve kadar uyku kaçıran etkiye sahip. Toplumdaki yaygın inanışın aksine alkol tüketimi de uyku kalitesini olumsuz etkiler ve uykunun sık bölünmesine neden olur.” diyor.

  1. KURAL: Melatonin içeren besinler tüketin

Melatonin içeren besinleri sofranızda düzenli olarak bulundurun. Vişne, nar, yumurta, süt ürünleri,  somon ve sardalya balığı, Antep veya Siirt fıstığı, badem, ceviz, kaju, ay çekirdeği, hindi, kuşkonmaz, domates, tatlı patates, zeytin, keten tohumu, yulaf, muz ve beyaz pirinç, melatoninden zengin besinler arasında yer alıyorlar. Bunların yanı sıra hardal tohumu, zerdeçal, kakule, haşhaş, kişniş tohumu ve zencefil gibi baharatlar da melatonin içeriyorlar. Ancak besinleri aşırı miktarda ve uyumadan hemen öncesinde tüketmemeye özen gösterin.