Yazılar

Akciğer kanserinde tedavinin başarı oranı yüzde 70’lere varıyor

Akciğer kanserinde tedavinin başarı oranı yüzde 70’lere varıyor

Akciğer kanseri, dünyada olduğu gibi ülkemizde de kanserden ölümler arasında ilk sırada yer alıyor. Dünyada her yıl 2 milyondan fazla, ülkemizde de 40 bini aşkın kişide, ‘akciğer kanseri’ teşhis ediliyor. Sigaranın en önemli risk faktörü olduğu akciğer kanseri günümüzde en korkulan kanser türlerinden biri olsa da, tanı ve tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler sayesinde hastaların yaşam süreleri uzatılırken, yaşam kaliteleri de artırılıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, kapalı bir ameliyat tekniği olan Tek Port VATS yönteminin özellikle son dönemlerde hasta ve hekimler tarafından sıklıkla tercih edildiğini belirtiyor. Tanı ve tedaviyi aynı operasyonda birleştiren yöntem, daha az ağrıya yol açması ve ameliyat sonrası hızlı iyileşme sürecine olanak tanıması nedeniyle de diğer teknikler arasında öne çıkıyor.

Pause Dergi

Prof. Dr. Semih Halezeroğlu

Yıllık taramalar ölüm oranını azaltıyor

Başlangıç aşamasında akciğer kanserinin fazla şikayete yol açmadığına değinen Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Halezeroğlu zamanla ortaya çıkan belirtileri “öksürük, halsizlik, iştahsızlık, zayıflama, vücudun farklı yerlerinde ağrılar, ses kısıklığı, yüzde şişme, yutma zorluğu, öksürükle ağızdan kan gelmesi gibi durumlar” olarak sıralıyor. Prof. Dr. Semih Halezeroğlu akciğer kanserini, henüz belirtilerin görülmediği erken aşamada yakalamanın önemine değinerek, özellikle 50-80 yaş arası kişiler ile uzun süre sigara içen ancak 15 yıldan önce bırakmış olanlara yılda bir kez düşük doz tarama amaçlı tomografi çekilmesini öneriyor. Çünkü bu tarama programları sayesinde erken tanı konulabiliyor, böylece akciğer kanserine bağlı ölümler azalıyor.  Erken evrede tedavi oranının çok başarılı sonuçları olduğundan bahseden Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, “Bu evrede en yaygın ve temel tedavi yaklaşımı, cerrahi girişimle tümörü çıkartmak. Bugün tıp teknolojilerinin geldiği noktada kapalı ameliyatlar sayesinde yüzde 70’e varan başarılı tedavi sonuçlarından söz edebiliyoruz” diyor.

Tek Port VATS yöntemiyle tanı ve tedavi aynı anda

Kapalı ameliyatlar arasında son dönemde Tek Port VATS yönteminin öne çıktığına dikkat çeken Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, göğüs kafesine açılan küçük bir kesi ile tüm işlemin gerçekleştirildiğini ifade ediyor. Tek Port VATS en çok ameliyat sonrasında hastaların solunumunu çok rahat yapabilmeleri ve bağışıklığı düşürmemesi nedeniyle tercih ediliyor. Üstelik bu yöntemle tanı ve tedavi işlemleri aynı operasyonda yapılabildiği için patoloji incelemesi tümörün kötü huylu olduğunu gösterirse o sırada hekim müdahalesiyle hasta vakit kaybetmeden tedavi edilebiliyor.

“2 ya da 3 değil, tek kesi”

Akciğer kanseri ameliyatları, kaburgaların açıldığı ‘açık ameliyatlar’ ve göğüs boşluğu açılmadan, kaburgalar arasında gezdirilen kamera görüntüleriyle yapılan ‘kapalı ameliyatlar’ olmak üzere 2 grupta toplanıyor. Kapalı ameliyatların da kendi içinde standart VATS, robotik yöntem ve Tek Port VATS yöntemi olmak üzere 3’e ayrıldığını belirten Prof. Dr. Semih Halezeroğlu “Standart VATS ve robotik yöntemde göğüs boşluğunda açılan 2 veya 3 kesi üzerinden ilerleniyor. Genel anesteziyle yapılan Tek Port VATS yönteminde ise 2-3 cm arasındaki tek bir kesiden giriliyor. Cerrahi kamera aracılığıyla hastalıklı bölgeden sağlanan görüntüleri ekranda değerlendirirken, aynı kesiden operasyon gerçekleştiriyor” diyor.

Pause Dergi

Hastanın iyileşme süreci kısalıyor

Göğüs kafesinde kalp, akciğer ve büyük damarlar bulunduğu için bu hassas bölge vücudun diğer bölgelerine oranla çok daha fazla koruyucu sinir ağları ile çevrili. Bu nedenle bu hayati alanda yaşanan en küçük bir sorunda bile ağrı oluşuyor. Dolayısıyla ameliyatlarda göğüs kafesinde ne kadar az kesi olursa, sinirlerde o kadar az tahribat ve o kadar az ağrı ortaya çıkıyor. Kesi ne kadar çok olursa ameliyat sonrasında ağrı, soluk alıp verirken zorluk, günlük rutine geçiş süresinin uzaması ve bağışıklıkta zayıflama ihtimali de o oranda artıyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, tek kesi imkanı sunan Tek Port VATS’ın sağladığı avantajları, “Kısa ameliyat süresi, düşük komplikasyonlar, kanama miktarının azlığı, ameliyat sonrasında çok rahat solunum yapılabilmesi sayesinde zatürre ve akciğer sönmesi riskinin en aza inmesi, ameliyat sonrasında yoğun bakım süresinin azalması, bağışıklık sisteminin çok az zarar görmesi sayesinde hastanın kanserle daha güçlü mücadele edebilmesi, kozmetik açıdan daha az sorun yaşanması, kısa sürede taburcu olunabilmesi, sonrasında daha az ağrı şikayeti ve gündelik rutine dönme süresinin çok daha kısa olması” olarak sıralıyor.

 

Tek ve küçük kesiden ‘akciğer kanseri’ ameliyatı

Tek ve küçük kesiden ‘akciğer kanseri’ ameliyatı

En sık görülen kanserler arasında yer alan akciğer kanserinin adını duymak bile insanı korkutmaya yetiyor. Dünyada her yıl 2 milyondan fazla, ülkemizde de 40 bin kişi, sigaranın en önemli risk faktörü olduğu ‘akciğer kanseri’  tanısı alıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, kanserden kaynaklanan ölümler arasında  ilk sırada yer alsa da, aslında tedavisinde atılan dev adımlar sayesinde erken evre akciğer kanserlerinin günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebildiğine dikkat çekerek, “Erken evredeki akciğer kanserinin en yaygın ve ana tedavi yöntemini de cerrahi girişimle tümörün çıkarılması oluşturuyor. Günümüzde akciğer kanseri ameliyatlarının büyük bölümü, hastaya pek çok avantaj sunan kapalı ameliyatlarla gerçekleştiriliyor. Geliştirilen teknikler sayesinde erken evredeki akciğer kanseri ameliyatlarında yüzde 70’lere varan başarılı sonuçlar elde edilebiliyor ve hastalar uzun yıllar sağlıklı yaşamlarına devam edebiliyor.” diyor.

Tek Port VATS yöntemi: Pek çok fayda sağlıyor!

Akciğer kanserinin tedavisinde uygulanan kapalı ameliyatlardan son yıllarda en çok dikkat çeken yöntem ise tüm işlemlerin göğüs kafesinden yapılan tek bir küçük bir kesi ile gerçekleştirildiği Tek Port VATS yöntemi! Dünyada ve ülkemizde sayılı merkezlerde uygulanan yöntemin sağladığı en önemli avantaj; ameliyat sonrasında hastaların solunumunu çok rahat şekilde yapmalarına olanak sağlaması ve bağışıklığı düşürmediği için hastanın kanserle mücadelesinde başarı şansını artırması! Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, bu yöntemin tanı ve tedavi işlemlerinin aynı operasyonda yapılmasına da imkan sağladığını belirterek, “Patoloji incelemesinde tümörün kötü huylu olduğu tespit edilirse aynı anda yapılan ameliyat ile kanserin tedavisi de gerçekleştiriliyor. Böylelikle akciğer kanserinin en erken şekilde teşhis ve tedavi edilmesine imkan tanıyor.” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Semih Halezeroğlu

İşlemler tek bir kesiden gerçekleştiriliyor

Akciğer kanseri, kaburgalar arasının geniş şekilde açılarak yapılan ‘açık ameliyatlar’ ve göğüs boşluğu açılmadan, kaburgalar arasından ilerletilen bir kamera ile görüntülerin ekranlara yansıtılmasıyla gerçekleştirilen ‘kapalı ameliyatlar’ olmak üzere 2 şekilde gerçekleştiriliyor.

Kapalı akciğer kanseri ameliyatları kendi içerisinde standart VATS yöntemi, robotik yöntem ve Tek Port VATS yöntemi olmak üzere 3 gruba ayrılıyor. Standart VATS ve robotik yöntemde işlemler göğüs boşluğuna 2 veya 3 yerden gerçekleştirilen kesiden girilerek yapılıyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, genel anestezi altında uygulanan Tek Port VATS yönteminde ise hastalığın olduğu göğüs boşluğu içerisine, sadece 2-3 cm arasındaki tek bir kesiden girildiğini belirterek, yöntemin nasıl uygulandığını şöyle anlatıyor: “Ardından 10 mm’lik bir cerrahi kamera hastalıklı olan bölgeye ilerletiliyor. Cerrah kamera aracılığıyla elde edilen görüntüleri ekranda görürken, operasyonu aynı kesiden ilerlettiği diğer cerrahi aletler ile gerçekleştiriyor. Hastalıklı kitle ‘endobag’ adı verilen cerrahi torba içerisine konularak göğüs boşluğu dışına çıkarıldıktan sonra operasyon tamamlanıyor.”

Hastanın iyileşme süreci kısalıyor!

Göğüs cerrahisi ameliyatlarında daha az kesi yapılması hastanın sağlığı açısından son derece önem taşıyor. Göğüs boşluğu içerisinde hayati önemdeki kalp, akciğer ve büyük damarlar bulunduğu için bu bölge vücudun diğer bölgelerine göre çok daha geniş koruyucu sinir ağları ile örülüdür. Böylece bu hayati alanda oluşabilecek en küçük bir tehlikede ağrı oluşarak hasta koruma altına alınıyor. “İşte bu nedenle, göğüs bölgesinde ne kadar çok kesi yaparsanız o bölgedeki sinirlerde oluşacak hasar ve buna bağlı olarak ortaya çıkacak ağrı durumu da o oranda artıyor” diyen Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, şöyle devam ediyor: “Ameliyat sonrası ağrının artması, hastaların normal nefes alıp vermelerinde güçlüğe, normal yaşama geçmelerinde gecikmeye ve bağışıklıklarında azalmaya sebep olabiliyor. Göğüs kafesinde yapılan ameliyatlarda işlemlerin tek bir küçük kesi ile gerçekleştirilmesi bu sorunların önüne geçerek hastaya birçok açıdan avantaj sağlıyor.”

Pause Sağlık, Pause Dergi

Tek operasyonda tanı ve tedavi imkanı!

Tek Port VATS yöntemi, akciğer kanserinin ‘tanı’ konulması aşamasında da önemli bir fayda sağlıyor. Tümörün büyüklüğü ve yerleşim yeri nedeniyle, iğne biyopsisi veya bronkoskopi, bazı akciğer tümörlerinin tanısı için yeterli olamıyor. Akciğer kanseri şüphesi olan hastalarda, bronkoskopi veya iğne biyopsisi gibi işlemlerle sonuç alınamadığı durumlarda Tek Port VATS yöntemiyle lezyonun görülerek biyopsi alınması işlemi yapılabiliyor. Alınan parça yeterli büyüklükte olduğu için bu yöntem kanserin tüm genetik testlerinin yapılmasına da olanak sağlıyor. Patoloji incelemesinde kitlenin kötü huylu olduğu tespit edilirse aynı anda gerçekleştirilen ameliyat ile kanserli doku vücuttan çıkartılıyor.

Tek Port VATS’ın faydaları neler?

  • Ameliyat süresinin kısa olması
  • Ameliyat komplikasyonlarının düşüklüğü
  • Kanama miktarının son derece az olması
  • Ameliyat sonrasında çok rahat solunum yapılabilmesi sayesinde zatürre ve akciğer sönmesi riskinin minimum seviyeye düşmesi
  • Ameliyat sonrasında yoğun bakımda kalma ihtiyacının çok azalması
  • Bağışıklık sisteminin çok az zarar görmesi sayesinde hastanın kanserle daha güçlü mücadele edebilmesi
  • Tek küçük bir kesi olduğu için kozmetik açıdan sorun yaşanmaması
  • Hastaneden kısa sürede taburcu olunabilmesi
  • Ameliyat sonrasında ağrının en düşük düzeyde yaşanması
  • Ameliyatın ardından normal yaşama dönme süresinin çok daha kısa olması

Akciğer kanseri ameliyatlarında Tek Port VATS yöntemi ile Hastanın iyileşme süreci kısalıyor

Akciğer kanseri ameliyatlarında Tek Port VATS yöntemi ile Hastanın iyileşme süreci kısalıyor 

Dünyada ve ülkemizde en sık görülen kanserlerin başında gelen akciğer kanseri günümüzde hızla yaygınlaşıyor. Ülkemizde her yıl 40 bine yakın kişinin akciğer kanserine yakalandığını belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, kansere bağlı ölümlerde ilk sırada yer alan akciğer kanserinin başlıca nedeninin sigara kullanımı olduğunu vurgulayarak “Akciğer kanseri sinsi ilerlediği ve ilk evrelerinde belirti vermeyebildiğinden, özellikle yıllardır sigara içenlerin hiçbir şikayeti bulunmasa da, düzenli kontrole gitmeleri şart” diyor. Kasım ayı Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, akciğer kanseri cerrahisinde en yeni gelişmeleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Kapalı yöntemle ameliyat yaygınlaşıyor

Akciğer kanserinin tedavisinde cerrahi yöntem çok büyük önem taşıyor. Kanserin diğer organlara ve akciğer dışındaki lenf bezlerine yayılma yapmadığı durumlarda, yani birinci ve ikinci evrelerde ameliyat uygulandığını belirten Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, ancak bunun için hastanın yapılacak olan ameliyata uygun düzeyde kalp ve akciğer fonksiyonlarının olması gerektiğini söylüyor. İleri derecede kalp ve solunum bozukluğu olan hastalarda operasyon özenli bir ameliyat öncesi değerlendirme sonrası gerçekleştirilebiliyor. Akciğer kanseri ameliyatlarında kullanılan iki ana yöntem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semih Halezeroğlu şöyle konuşuyor: “Bu iki ana yöntemden biri; kaburgalar arasından açılarak yapılan açık yöntem, diğeri de göğüs boşluğu içerisine ilerletilen 10 mm genişliğinde bir kamera yardımıyla gerçekleştirilen kapalı yöntemdir. Tıbbi teknolojik yöntemlerin gelişmesi ve göğüs cerrahlarının tecrübelerinin artması sonucunda kapalı yöntem ile yapılan akciğer kanseri ameliyat sayısı belirgin şekilde artmıştır.”

Küçük bir tek kesi büyük fayda sağlayabiliyor

Bu gelişmelere paralel olarak hastaların operasyonları gerçekleştirilirken kendilerine verilebilecek zararı en aza indirmek için kapalı ameliyat yöntemlerinin de kendi içerisinde gelişme gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Semih Halezeroğlu “Geçmişte akciğer kanseri ameliyatı için hastanın göğüs kafesinde uzun bir kesi açılıyordu. Günümüzde ise halk arasında kapalı ameliyat denilen yöntemlerle ameliyatlar yapılıyor. Robotik ameliyatlarda veya standart kapalı yöntemde hastanın göğüs kafesi üzerinde 3 veya 4 kesi yapılarak kamera ve farklı cihazlar ayrı bölgelerden ilerletilir. Bu da ameliyat sonrası hastalarda ağrıların uzamasına sebep olabilir. Bunu azaltmak için son yıllarda sadece bir kesiden yapılan torakoskopik yöntem geliştirilmiştir. Artık hastanın göğüs kafesinin uzun bir kesi ile açılması yerine, sadece 3 veya 4 santim uzunluğunda tek bir kesi yapılarak ilerletilen kamera ve özel tıbbi cihazlar ile ameliyatı gerçekleştirebiliyoruz. Dünyada Tek Port VATS olarak bilinen bu yöntem hastaların ameliyat sonrası risklerini azaltıp normal yaşantısına erken dönmesine yardımcı oluyor’ diyor.

İyileşme süreci hızlanıyor

Böylece ameliyat süresinin kısaldığını, ağrıların azaldığını, hastaların çok büyük çoğunluğunda yoğun bakımda kalma ihtiyacının ortadan kalktığını, hastanede kalış sürelerinin 2-4 gün arası sürelere indiğini ve hastaların normal yaşantılarına daha hızlı dönebildiğini belirten Prof. Dr. Semih Halezeroğlu “Ayrıca, solunum fonksiyonları kısıtlı olan veya ileri yaştaki hastalarda ameliyatlar daha güvenli şekilde gerçekleştirilebilir hale gelmiştir” diyor. Ameliyat sonrası tüm hastalarda kemoterapi gerekmezken, kemoterapi gerekli olan hastalarda tedaviye bir an önce başlama olanağının kapalı ameliyatlarda daha yüksek hale geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Semih Halezeroğlu “ Bu ameliyat sırasında ortaya çıkabilecek bir durum için açık yönteme geçme olasılığı farklı tecrübelere göre ortalama olarak yüzde 5 düzeyindedir” diyor.

Sigara içenlerin yılda bir kez muayene olmaları şart!

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, akciğer kanseri sinsi ilerlediği için özellikle uzun yıllardır sigara içenlerin mutlaka yılda bir kez muayene olmaları gerektiğini vurgulayarak şunları söylüyor: “Teşhis için hastanın yakınmaları, öyküsü ve muayene bulguları çok önemli. Tek başına bir akciğer grafisi akciğer kanseri teşhisinde yeterli değil. Belirgin solunumsal yakınmaları olan, uzun yıllar sigara içmiş hastalarda akciğer grafisinin normal görünmesi bir akciğer kanseri olasılığını ortadan kaldırmaz. Her yıl bir kez düşük dozda bilgisayarlı tomografi çekilerek akciğer kanseri varlığının araştırılması gerekir. Şüpheli durumlarda ayrıntılı teşhis yöntemlerine geçiliyor. Hastalığın erken teşhisi için çekilecek bilgisayarlı tomografinin ‘düşük dozda’ olması önemli; aksi halde gereksiz şekilde, risk grubunda olmayan kişilerin sürekli olarak normal ışın dozunda bilgisayarlı tomografilerinin çekilmesi sonucu ileride bazı olumsuz gelişmeler ortaya çıkması söz konusu olabiliyor.”