Yazılar

Skolyozda erken tanı, tedavinin yöntemini de değiştiriyor!

Skolyozda erken tanı, tedavinin yöntemini de değiştiriyor!

Omurganın yana doğru eğriliği anlamına gelen skolyozun doğuştan olan şekli, son yıllarda teknoloji ve tıptaki gelişmeler sayesinde henüz bebek anne karnında iken de tespit edilebiliyor. Anne karnındaki bebeğin gelişimi sırasında ortaya çıkan doğuştan (doğumsal) skolyoz genellikle ilerleyici olduğu için, erken teşhis ve tedavisi büyük önem taşıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Omurga Sağlığı, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Alanay, dünyada her bin canlı doğumdan 1’inde görüldüğü tahmin edilen ve ergenlik döneminde ortaya çıkan skolyozdan sonra en yaygın görülen skolyoz nedeni olan doğuştan skolyozda erken tanının, tedavinin yöntemini de belirlediğini vurguluyor. Prof. Dr. Ahmet Alanay, skolyoza karşı toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla tüm dünyada etkinliklerin yapıldığı Haziran – Skolyoz Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, doğuştan skolyoz hakkında bilinmesi gereken 6 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Ahmet Alanay

  • Gebelik sırasında tespit edilebiliyor

Anne karnındaki bebeğin omurga gelişimi ilk üç ayda tamamlanır. Doğuştan skolyoz, anne karnında organların oluşumu sırasında omur veya omurların tam gelişememesi veya birbirine yapışık kalması nedeniyle oluşan deformitelerdir. Bunlar teşhis edildikten sonra gebelik boyunca izlenir ve doğumdan sonra da çocuk konunun uzmanı hekim tarafından takibe alınır. Doğuştan skolyoza; genetik faktörlerin yanı sıra gebelikte oksijensiz kalma, sigara içimi, alkol ve bazı ilaçların kullanımının yol açabildiği düşünülse de kesin nedeni bilinmemektedir.

  • Erken tanı kritik önem taşıyor

Skolyozda erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Doğuştan skolyozlar genellikle ilerleyicidir ve tedavileri gerekir. Erken tanı, eğriliğin tedavisinin zor ve karışık bir hal almasını engeller, gerekli cerrahinin büyüklüğünü ve risklerini azaltır. Büyüme daha az etkilenir. Bu nedenle omurga eğriliği tespit edildiği andan itibaren çok vakit kaybetmeden uzman görüşü alınması ve ilerleyici skolyozun erken tedavisinin yapılması gerekir.

  • Erken teşhis, tedavinin yöntemini de belirliyor

Prof. Dr. Ahmet Alanay, gebelik esnasında ya da doğumdan hemen sonra tanı konulduğunda, eğrilik şiddetli değilse bebeğin izleme alındığını belirtirken, şiddetli eğriliklerde ise tedavi sürecini şöyle özetliyor: “Erken teşhis, tedavinin yöntemini de belirler. İlk tedavi olarak gövde alçısı uygulanır. Genellikle alçı veya korse tam bir iyileşme sağlamaz ancak çocuğun cerrahi müdahaleye uygun yaşa gelmesi için zaman kazanmaya yarar. Eğriliklerin ilerlemesi durumunda ise cerrahi tedavi uygulanır. Cerrahi tedavi için genelde çocuğun 3 yaşına kadar büyümesi ve cerrahinin 3 yaş ve sonrasında yapılması önerilse de, günümüz teknolojisi ile gerekli eğriliklerde 1 yaş civarında ameliyat uygulayabiliyoruz. Hangi yaşta cerrahi uygulanırsa uygulansın, doğuştan skolyozu olan çocuklar ergenlik çağının sonuna kadar yeni eğrilik oluşması açısından takip edilirler.Pause Sağlık, Pause Dergi

  • Doğuştan skolyoza başka sorunlar da eşlik edebiliyor

Doğuştan skolyoz anne karnında organların gelişimi sırasında ortaya çıkan ve omurga gelişimindeki bir kodlama hatası ile oluşan bir durum olduğu için diğer organlar da etkilenebilir. Beraberinde kalp, böbrek rahatsızlıkları ve omuriliği ilgilendiren sorunlar olabilir. Doğuştan skolyoz, ergenlikte görülen skolyoza kıyasla daha agresif seyreder ve daha çok cerrahi girişim gerektirir. Henüz anne karnında iken başlayan ve ilerleyici olan bir skolyoz çeşidi olması nedeniyle, gövde ve akciğer gelişimini ciddi etkiler ve tedavi edilmez ise akciğer sorunları nedeniyle yaşam süresini kısaltabilir.

  • Doğru sanılan bu yanlışa dikkat!

Toplumda doğuştan skolyozla ilgili doğru sanılan en önemli yanlışlardan birisi; ilerleyen eğriliklerde ‘çocuğun büyümesi durmasın’ diye ameliyatı ergen yaşlarına kadar geciktirmek. Günümüzde teknoloji ve tıptaki gelişmeler ve hekimlerin tecrübesi ile bu bu ameliyatlar 1-1.5 yaş civarında yapılabilmektedir. Ameliyat ne kadar erken yapılırsa, büyüme o kadar az etkilenir ve ameliyata bağlı komplikasyonlar o kadar az olur.

  • Günümüzde tedavi şansı daha yüksek, ama!

Prof. Dr. Ahmet Alanay “Günümüz olanakları ile tedavide başarı mümkün ancak ergen skolyozuna göre daha zor bir süreç. Tedavinin zorluğu skolyoza neden olan bir veya daha çok omurga anomalisinin bulunmasına bağlıdır. Çok fazla sayıda omurda gelişim geriliği veya yapışıklık var ise tedavi daha güçtür. Korse ve egsersizin rolü kısıtlıdır. İyi planlanmış ve uygulanmış ameliyat ile başarı sağlanır. Bir kez daha vurgulamak isterim ki; eğrilik çok büyük boyutlara ulaşmadan erken teşhis edilmesi, tedavinin başarısı için büyük önem taşımaktadır” diyor.

Pandemi 7’den 70’e bu ağrılarımızı artırdı!

Pandemi 7’den 70’e bu ağrılarımızı artırdı!

Bir buçuk yılı aşkın süredir günlük yaşam alışkanlıklarımızda köklü değişikliklere neden olan Covid-19 pandemisi 7’den 70’e boyun, sırt ve bel ağrısı şikayetlerinde artışa neden oldu. Acıbadem Maslak Hastanesi Omurga Sağlığı, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Alanay “Pandemi hepimizin hayatında dramatik değişikliklere neden olurken, boyun, sırt ve bel sorunları eskisinden çok daha sık hale geldi. Kapalı ortamda hareketsiz yaşam ve sürekli bilgisayar başında kalmak derken, oturarak geçen sürenin artması omurgamız üzerindeki baskıyı artırdı. Omurga sorunlarından korunmanın ve sağlıklı bir duruşa sahip olmanın en iyi ve en kolay yolu sık aralıklarla esneme hareketleri yapmak ve duruş kaslarını güçlendirmektir. Düzenli egzersiz yapmak sırt ve bel yaralanmalarının iyileşme süresini de hızlandırır. Pandemi sürecinde fizik tedavi merkezlerine, fitness ve spor salonlarına ulaşım kısıtlandı ama artık internetten birçok pilates, yoga ve kardiyo egzersizine erişmek mümkün” diyor. Prof. Dr. Ahmet Alanay, Haziran ayı Skolyoz Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, toplumumuzda pandemide omurga sağlığını korumak için önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Pause Dergi, Pause Sağlık

Daha sık ayağa kalkın ve yürüyün

Günümüzde ortalama bir erişkin gününün 9 saatini oturarak geçiriyor! Bu durum diyabet ve kalp hastalıklarının sıklığını artırdığı gibi omurganıza da zarar veriyor. Çünkü ayakta iken gövdenizin yükü bacaklarınız tarafından da paylaşılırken, oturunca tüm yük leğen kemiği ve bel bölgesine aktarılıyor. Hem toplam oturma sürenizi hem de her oturduğunuzda geçen süreyi kısaltmaya çalışın. Sık sık ayağa kalkın. Ufak yürüyüşler yapın. Hatırlatıcı olarak belirli aralıklarla saat kurabilirsiniz. Böylelikle hem fazladan birkaç kalori yakmış olursunuz, hem de bel ağrısı yaşama ihtimalinizi azaltırsınız.

Günlük çalışma ortamınızı düzenleyin

Gününüzün büyük kısmını geçirdiğiniz alanlarda vücut yapınıza uygun ergonomik düzenlemeler yapın. Örneğin; bilgisayar başında geçireceğiniz sürenin bir kısmını kuracağınız ayakta çalışma düzeneğinde geçirebilirsiniz. Böylece ekranınızın yerini ayarlayarak aşağı veya yukarı bakmaktan veya bir yana fazla dönmekten kaçınabilirsiniz. Bunu yapmak laptop’ınızın altına birkaç kitap koymak ve kablosuz fare ve klavye edinmek kadar zahmetsiz olabilir. Mutfak tezgahızın uygunsuz düzenlenmesi de boyun ve bel ağrılarınıza zemin hazırlayabilir. Bu nedenle vücut yapınıza uygun ergonomik düzenlemeler yaparak sorunu önleyebilirsiniz.

Esnemeyi ihmal etmeyin

Prof. Dr. Ahmet Alanay “Egzersiz kelimesi aslında en temelde 3 öğeyi içerir: Kas gücü, kondisyon ve esneklik. Bu üçü arasında esneklik, her nedense, genelde daha sık ihmal edilmektedir. Ayaktayken 15-20 saniyelik geriye doğru esneme hareketleri bel ağrılarınız için yardımcı olabilir. Yüz üstü uzanarak yapılan benzer egzersiz hareketleri de mevcuttur. Cenin pozu veya benzeri egzersizler ile öne doğru esnemeler de yapabilirsiniz” diyor.

Pause Dergi, Pause Sağlık

Karın ve bel kaslarınızı güçlendirin

Duruşuzun temelini sağlayan karın ve bel kasları iyi bir nefesi ve doğru postürü destekler. Eğer henüz ham iseniz, öncelikle basit nefes egzersizleri ile başlayabilirsiniz. Plank pozunda durmak da (elinizi ve/veya ellerinizi yere koyup vücudunuzu yer ile 45 derece oluşturacak şekilde durmak) bu kasların güçlenmesi için etkilidir. Formunuz yerine geldikçe plank pozisyonunda yerde koşma veya yengeç tekmesi gibi egzersizlere geçebilirsiniz. Çoğu zaman kendi vücut ağırlığınız ile yapacağınız basit egzersizler yeterli olacaktır. Daha ileri düzey egzersizler için egzersiz bantları, hafif ağırlıklar ve benzeri ürünlerden faydalanabilirsiniz.

Omuz kuşağı egzersizleri yapın

Uzun süre kötü pozisyonda, öne eğilmiş veya bükülmüş şekilde, oturmak sırtınıza, omuzlarınıza ve dirseklerinize büyük zarar veriyor. Omuz kuşağınızı sıkarak, kürek kemiklerinizi omurganıza doğru yaklaştırın. Elinizi arka cebinize atıyormuş gibi düşünebilirsiniz. Bu hareket sırt kaslarınızın güçlenmesine yardımcı olacaktır. Bu pozisyonda birkaç saniye kalın ve sonra gevşeyin. Her saat başı bu hareketi birkaç kez tekrarlarsanız sırtınızdaki gerginliğin azaldığını ve kaslarınızın gevşediğinizi hissedeceksiniz. Daha uygun bir oturma pozisyonu için ayağınızın altına bir basamak koyabilirsiniz. Dizlerinizi kalça seviyesine veya hafif üzerine yükseltmek belinizdeki yükü azaltacaktır.

Boynunuzu hareket ettirin

Telefonlara, tabletlere ve taşınabilir bilgisayarlara bakmak için eğilmek boynumuzun uzun süreler zorlu bir pozisyonda kalmasına neden oluyor. Basit boyun egzersizleri ile kaslarınızı bir yandan gevşetirken bir yandan güçlendirebilir ve hareket genişliğinizi artırabilirsiniz. Boynumuz birçok önemli damarsal ve sinirsel yapının geçtiği bir yer olduğu için bu tarz egzersizlerin yavaş, nazik ve dikkatli yapılması önemlidir.

Pause Dergi, Pause Sağlık

Bacak arkası kaslarınızı uzatın

Prof. Dr. Ahmet Alanay “Vücutta iki eklem birden geçen ender kas gruplarından olan bacak arkasındaki “hamstring” kaslarımız, kas kısalığı ve gerginliğinin en sık görüldüğü kas gruplarındandır. Bu kasların esnetilmesi ve uzatılması duruşunuzun düzelmesi için de yardımcı olacaktır. Yatarak, oturarak ve ayakta yapılabilecek değişik egzersizler ile bacak arkası kaslarınız esnetilebilir” diyor.

Rahat ve destekleyici ayakkabılar giyin

Eskisinden çok daha uzun süre evde kalıyorsanız ev için rahat ve ayak tabanını destekleyen ayakkabılar giyebilirsiniz. Ayak iç arkını destekleyen ayakkabılar, aynı zamanda dizler ve kalçalar aracılığıyla postürün düzenlenmesinde ve bel ağrılarının azaltılmasında etkili olabilir. Dışarıya çıktığınızda da ayakkabınızın şık olmasından çok, sağlıklı ve rahat olmasını tercih edin.

Kilonuza dikkat edin

Fazla kilo da bel ağrısına katkı yapan unsurlardan biridir. Boy ve kilo ölçümlerinizi kullanarak vücut kitle indeksinizi hesaplayabilir ve varsa, kilo fazlalığınızı daha iyi değerlendirebilirsiniz. Bazen fazla yük yapan kilolar vücudunuzda değil de taşıdığınız, kaldırdığınız eşyalarda da olabilir. Ağır eşyaları nasıl daha ergonomik şekilde kaldırabileceğinizi öğrenin. Unutmayın, yorgun bir kas, zayıf ve ağrıyan bir kas olarak size geri dönecektir. Kaslarınız üzerindeki gereksiz yükleri azaltın.

Pause Dergi, Pause Sağlık

Ortamın iyi ışıklandığından emin olun

Günlük yaşam ve çalışma ortamınızın kötü aydınlatılmış olması boynunuzu daha fazla eğmenize neden olacak ve gözlerinizi yoracaktır. Masa üstü veya yerde duran ayaklı aydınlatmaları yakınınıza alarak ortamın daha iyi aydınlanmasını sağlayabilirsiniz. Yeriniz dar ise masa ve ekranlara bağlanabilen klipsli aydınlatmaları tercih edebilirsiniz. Aydınlatma düzeneğiniz oturma-kalma hareketlerinizin zorlaştırmayacak şekilde ayarlanmasına da özen göstermelisiniz. Aslında tüm bu ayarlama ve düzenlemeleri yapmak için bir iki kez uğraşacaksınız ama sonrasında uzun dönemde çok faydasını göreceksiniz.

 Pandemiye rağmen bu şikayetleri ertelemeyin!

Prof. Dr. Ahmet Alanay, ‘kırmızı bayrak bulgusu’ olarak adlandırılan ve gecikmeden doktora başvurulması gereken şikayetleri şöyle sıralıyor;

  • Kollarda veya bacaklarda ilk kez ortaya çıkan veya 2-3 haftada iyileşmeyen uyuşukluk, hissizlik ve karıncalanmalar
  • Kollarda ve bacaklarda güç kaybı olması; elden eşya düşürme, parmak uçlarında veya topuklar üzerinde yürümekte tek taraflı zorlanma
  • Gece uykudan uyandıran ağrı olması
  • Ateşlenme, kilo kaybı, bulantı vb sistemik bulguların ağrıya eşlik etmesi
  • Oturak bölgesinde uyuşukluk, hissizlik
  • Küçük ya da büyük tuvaletini tutmakta zorlanma ve kaçırma

Skolyoza dikkat… Çocuğunuzu bu hareketle mutlaka kontrol edin!

Skolyoza dikkat… Çocuğunuzu bu hareketle mutlaka kontrol edin!

Omurganın kendi ekseninde dönerek kıvrılması ve yana doğru eğriliği olarak tanımlanan ve günümüzde her 100 ergenlik dönemi kız çocuktan 3’ünün karşılaştığı skolyozun erken teşhisi pandemi sürecinde imkansız olabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Omurga Sağlığı, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Alanay “Omurga eğriliği, en sık olarak ergenlik çağında ortaya çıkar. Büyüme devam ettikçe eğrilikler de ilerlemeye devam eder. Özellikle ergenlik büyüme atağı sırasında 2-3 aylık dönem içerisinde hafif ve orta sınırlarda olan eğrilikler orta ve ileri düzeylere ulaşınca  tedavi, zorlaşabiliyor ve tek çözüm füzyon cerrahi tedavisi oluyor. Pandemi şartları nedeniyle hastaneye gitmekten çekinen aileler, skolyoz genellikle ağrı da yapmadığı için, beklemeyi tercih edebiliyorlar. Halbuki geçen zaman omurga eğriliklerinin ilerlemesine ve ameliyatsız veya hareketi koruyan ameliyat tedavileri için altın pencerenin kapanmasına neden olabilir. Bu nedenle skolyoz şüphesi oluştuğu anda, çok vakit kaybetmeden uzman görüşü alınması ve ilerleyici skolyozun erken teşhis edilerek tedavisinin yapılması önemlidir” diyor. Küçük ve orta derecelerde yakalanan skolyozlar korse, egzersiz ve füzyonsuz hareketi koruyan cerrahi tedaviler ile durdurulabileceği için erken teşhis önemlidir” diyor. Prof. Dr. Ahmet Alanay, Haziran ayı Skolyoz Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, toplumumuzda skolyoz hakkında doğru bilinen yanlışları anlattı, anne-babalara önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık

Skolyozda erken teşhis fayda sağlamaz: YANLIŞ

DOĞRUSU: Bu düşünce, günümüzde artık geçerli olmayan korsenin başarısız olduğu düşüncesine ve tek tedavinin füzyon cerrahisi (omurların vida ve çubuklarla birbirine sabitlenmesi ve bu bölgede hareketin ve büyümenin ortadan kaldırılması) olduğuna dair kanaate bağlı olarak gelişmiştir. Ancak son yıllardaki veriler, erken başlanan ameliyat dışı tedaviler ile (korse ve skolyoza özgü fizik tedavi egzersizleri) eğriliklerin kontrol altına alınabildiğini göstermiştir. Ayrıca füzyonsuz omurga cerrahisi (bant ile gerdirme; vertebral body tethering, VBT) giderek yaygınlaşmaktadır. Bant ile gerdirme tekniğinin başarısı uygun hasta seçimi ve ideal zamanda uygulamaya bağlıdır. Tüm bu nedenlerden dolayı erken teşhisin önemi giderek artmaktadır. Erken tanı, daha fizyolojik tedavi yöntemlerine olanak sağlamaktadır.

Bazı sporlar skolyoza neden olur, bazıları skolyozu önler: YANLIŞ

DOĞRUSU: Herhangi bir spor ile hobi düzeyinde veya profesyonel olarak ilgilenmenin skolyoz sıklığını artırdığına dair bir veri yoktur. Benzer şekilde, sportif aktiviteler ile uğraşarak kas gücünü artırmanın skolyozun oluşumunu veya ilerlemesini engellediğine veya skolyozu iyileştirdiğine dair de yeterli kanıt bulunmamaktadır. Fakat duruş kaslarının güçlenmesi, genel olarak, omurga sağlığı için iyidir. Bunun yanı sıra, skolyoza özgü fizik tedavi egzersizlerinin, özellikle korse ile birlikte uygulanmasının, etkin olabileceğine dair bilimsel veriler mevcuttur.

Pause Sağlık

Skolyoz ağrılı bir hastalıktır: YANLIŞ

DOĞRUSU: Hafif ve orta dereceli skolyoz eğrilikleri ağrıya neden olmaz. Omurga dizilimi düz veya eğri olan bireylerde omurga ağrısının en sık sebebi, mekanik ağrı olarak ifade edilen, kas gücü zayıflığına bağlı ortaya çıkan kas yorgunluk ağrısıdır. Skolyoz derecesi önemli ölçüde ilerlerse ağrıya sebep olabilir. Ancak her sırt-bel ağrısı skolyozun ilerlediği anlamına gelmez. Benzer şekilde, skolyozlu bireyler erişkin hayata geçtiklerinde ve eğriliğe ve yaşa bağlı kireçlenme bulguları ortaya çıktığında da ağrı meydana gelebilir.

Skolyozda korse tedavisi işe yaramaz: YANLIŞ

DOĞRUSU: Korse günümüzde hala el emeği ve ustalık ile yapılan bir üründür. Günümüzde etki mekanizması birbirinden farklı çok sayıda korse tasarımı bulunmaktadır. Bu nedenle, geçtiğimiz yıllar içerisinde korsenin başarısı hakkında çelişkili sonuçlar yayınlayan makaleler olmuştur. Fakat daha güncel olarak Amerika ve Kanada Sağlık Bakanlıkları tarafından desteklenen bir çalışmada korse tedavisinin etkinliği kesin olarak gösterilmiştir. Korse tedavisinin en başarılı olduğu aralık 20 ile 45 derece arasındaki eğriliklerdir. Korsenin en önemli etkisi, ameliyata gidiş oranlarını önemli ölçüde azaltmasıdır. Bunun haricinde korseden beklenen en temel fayda eğriliğin ilerlemesinin önlenmesidir. Daha az sıklıkla eğriliklerde iyileşme yönünde azalma görülebilir.

Pause Sağlık

Skolyoz ameliyatı olmuş bireyler spor yapamaz: YANLIŞ

DOĞRUSU: Modern enstrümantasyon teknikleri ve implantlar ile ameliyat bölgesinde füzyon sağlanmaktadır. Bu nedenle kemik ve vidaların kaynaması tamamlandıktan sonra füzyon ameliyatı olmuş bireyler spor yapabilirler. Genellikle ekstrem sporlar dahil her türlü spor yapılabilmekle birlikte, füzyon ameliyatı sonrası yapılması uygun sporlar ameliyatın seviyesine göre değişiklik gösterebilir. Bant ile gerdirme yöntemi ise füzyonsuz bir işlem olup, kemik kaynaması beklenmediği için ameliyattan sonra erken dönemden itibaren her türlü sportif faaliyet yapılabilmektedir.

Kötü duruş skolyoza neden olur: YANLIŞ

DOĞRUSU: Kötü duruş, uygunsuz pozisyonlarda oturma ve ağır okul çantası taşımanın skolyozu başlatıcı yönde etki yaptığına dair yeterli bilimsel kanıt yoktur. Fakat omurgada simetrik olmayan yük dağılımına neden olan durumlar, bir kez ortaya çıkmış ve başlamış olan skolyozun ilerlemesine zemin hazırlayabilir. Skolyozun varlığından, oluşmasından ve ilerlemesinden bağımsız olarak, kötü duruşta uzun süre kalmak, yanlış oturmak ve ağır yükleri asimetrik olarak taşımak genel olarak omurga sağlığı açısından da zararlıdır.

Pause Sağlık

Skolyoz sıklığı son yıllarda çok artıyor: YANLIŞ

DOĞRUSU: Yıllar içerisinde, özellikle de sosyal medya sayesinde, skolyoz farkındalığı artmış ve bu sanki skolyoz sıklığı artmış gibi bir kanı yaratmıştır. Oysa skolyozun görülme sıklığı dünyanın değişik bölgelerinde benzerdir ve son yıllarda değişmemiştir. Dünya genelinde yaklaşık yüzde 3 oranında görülür. Ülkemizde ve yurt dışında yapılan güncel çalışmalar da benzer oranlara işaret etmektedir. Skolyoz ile ilgili toplumsal farkındalık artışı, erken teşhisi ve dolayısıyla tedavide başarıyı artırmıştır.

Skolyoz anne-babadan çocuğa geçen genetik bir durumdur: YANLIŞ

DOĞRUSU: Genetik ya da kalıtsal hastalıklar, ebeveynlerden bir sonraki kuşağa kromozomlar ve DNA yolu ile aktarılır. Skolyoz için bu tabir tam olarak doğru değildir. Birebir aynı genetik yapıya sahip tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan çalışmalar bir ikiz eşinde skolyoz varsa, diğer ikiz eşinde skolyoz olma ihtimalinin yüzde 70 civarında olduğunu göstermiştir. Bu durum genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etkenlerin de skolyoz gelişimindeki önemini ortaya koymaktadır. Tüm veriler bir arada değerlendirildiğinde sebebi bilinmeyen skolyozların büyük kısmının kalıtsal olmaktan ziyade rastlantısal olarak ortaya çıktığı görülmektedir.

Pause Sağlık

Skolyozda cerrahi tedavi 18-20 yaşına kadar yapılamaz: YANLIŞ

DOĞRUSU: Skolyozun her yaşa uygun bir cerrahi tedavi uygulaması vardır. Büyüyen çocuklarda öncelikli olarak cerrahi olmayanlar seçilir, ancak bu yöntemlerle her zaman başarı sağlanamamaktadır. Böylesi durumlarda büyümenin bitmesi beklenirse eğrilikler çok ileri derecelere kadar kötüleşebilir ve ameliyatları daha zorlu ve riskli hale gelebilir. Bu nedenle, ameliyatsız tedaviye yanıt alınamadığı durumlarda büyümeyi durdurmayan, destekleyen (büyüyen çubuklar) veya büyümeyi yönlendiren (bant ile gerdirme; vertebral body tethering, VBT) cerrahi tedavilerin uygulanması ile eğrilikler kontrol altına alınır.

Skolyozlu bireyler hamile kalamaz ve doğum yapamaz: YANLIŞ

DOĞRUSU: Skolyozlu bireyler, hangi tip tedavi uygulanmış olursa olsun (cerrahi veya cerrahi olmayan) istedikleri sayıda hamilelik yaşayabilir ve hem normal doğum hem de sezaryen ile çocuk doğurabilirler. Tedavi olmamış veya geç tedavi edilmiş çok ileri eğriliklerde, akciğer ve kalp sorunları başlamışsa, skolyozlu bireyler hamile kalmadan önce doktorlarına danışmalıdır.

Çocuğunuzu zaman zaman kontrol edin!

Prof. Dr. Ahmet Alanay, anne-babaların hızlı büyüme dönemindeki çocuklarını sık olarak kontrol etmesi gerektiğini belirterek “Skolyozda omuz ve bel asimetrisi, öne eğilince sırt veya belin bir tarafında oluşan kabarıklık gibi klinik bulguları vardır. Her ne kadar, skolyozu başlatan sebep bilinmese de skolyozun nasıl ilerlediğinin biyomekanik temelleri aydınlatılmıştır. Bu nedenle çocukları zaman zaman kontrol etmekte fayda var. Eğer şüpheli bir durum varsa mutlaka hekime vakit geçirmeden danışmak gerekiyor” diyor.