Yazılar

Yeni yıl, temiz bir sayfa için fırsat!

İnsanların belli dönemleri birer dönüm noktası olarak görmeye yatkın olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, araştırmalara göre insanların yeni bir haftanın, ayın ya da yılın başlangıcını, değişim ve gelişim için ideal bir zaman olarak algıladığını söyledi.

Yeni yılda alınan kararların sürdürülebilir olması için hedeflerin doğru belirlenmesi gerektiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hedefe giden yolda motivasyonu yıl boyunca yüksek tutmak için de hedefleriniz görünür olmalı, kendinizi ödüllendirmeli, anı kutlamalı ve esnek olmalısınız.” dedi. Realist olmak gerektiğini de hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Aynı anda birden fazla hedef belirlemek cazip olabilir, ancak çok yüklenmek tükenmişliğe neden olur. Önceliklerinizi belirleyin ve kademeli ilerleyin.” şeklinde konuştu.

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, yeni yılda yeni kararlar almak isteyenlere, kararlılıklarını sürdürebilmeleri ve motivasyonlarını koruyabilmeleri için önerilerde bulundu.

Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir

Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir

Yeni yılda etkili ve sürdürülebilir kararlar almak mümkün!

Yeni yılın, yeni bir başlangıcın şifresi olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Takvim yapraklarının yenilenmesi, bizlere de yenilenme fırsatı sunulduğu hissini uyandırır.” dedi.

Psikoloji biliminin, bu ‘temiz sayfa etkisi’ni açıklarken, insanların belli dönemleri birer dönüm noktası olarak görmeye yatkın olduğunu belirttiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Araştırmalar, yeni bir haftanın, ayın ya da yılın başlangıcını, değişim ve gelişim için ideal bir zemin olarak algıladığımızı gösteriyor. Ancak çoğu zaman yeni yıl kararları çok çabuk unutulur. Alınan kararların sadece yüzde 8’inin gerçekleştirildiği çalışma sonuçlarında karşımıza çıkıyor. Peki, etkili ve sürdürülebilir kararlar almak mümkün mü? Elbette!” şeklinde konuştu.

S.M.A.R.T hedefler belirleyin…

Yeni yılda daha bilinçli kararlar almak için atılabilecek adımlardan bahseden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:

“Hedeflerinizi özel (Specific), ölçülebilir (Measurable), ulaşılabilir (Achievable), ilgili (Relevant) ve zamana bağlı (Time-bound) olacak şekilde planlayın. Örneğin, ‘sağlıklı yaşam’ yerine ‘haftada 3 kez 30 dakikalık yürüyüş yapacağım’ gibi somut hedefler koyun. Değişim, küçük adımlarla başlar. Büyük değişimler yerine günlük rutinleri değiştirin. Her gün bir şeyi yüzde 1 daha iyi yapmaya çalışın. Hedeflerinizi bir dostunuzla paylaşın ya da sizi destekleyecek bir topluluğun parçası olun. Bu motivasyonu güçlendirir. Karşılaşabileceğiniz engelleri önceden düşünün. ‘Bu ay diyeti bozmamam için neler yapabilirim?’ gibi sorularla, olası zorluklara çözüm geliştirin.”

Hedeflerinizi görünür tutun, kendinizi ödüllendirin…

Motivasyonu yıl boyunca yüksek tutmak için hedefleri görünür kılmanın önemli olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Yazı tahtasına, ajandanıza ya da telefon ekranına hedeflerinizi yazın. Görünür olması, gündelik hayatta hatırlamanızı kolaylaştırır.” dedi.

Kendini ödüllendirmek, anı kutlamak ve esnek olmanın da motivasyonu yüksek tutmada etkili yöntemler olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Ulaştığınız her küçük hedef sonrasında kendinize bir ödül verin. Örneğin, sevdiğiniz bir filmi izlemek ya da kendinize küçük bir hediye almak gibi. Geçmişte yaptıklarınızı hatırlayarak kendinizi motive edin. ‘Geçen yıl ne başarılar elde ettim?’ sorusuyla, ilerlemenin mümkün olduğunu kendinize hatırlatın. Beklenmedik durumlar planlarınızı bozabilir. Ancak bu tamamen vazgeçmek anlamına gelmez. Hedeflerinizi güncellemekten ya da yeniden başlamaktan korkmayın.’ önerisinde bulundu.

Aynı anda birden fazla hedef belirlemek tükenmişliğe neden olabilir!

Zihinsel ve fiziksel sağlığın birbiriyle bağlı olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Meditasyon, yoga ve nefes egzersizleri gibi teknikler hem stresi azaltabilir hem de fiziksel olarak rahatlık sağlayabilir. Beden ve zihin sağlığını beraber desteklemek önemlidir.” dedi.

Aynı zamanda realist olmanın hayal kırıklıklarının önüne geçeceğini de hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Aynı anda birden fazla hedef belirlemek cazip olabilir, ancak çok yüklenmek tükenmişliğe neden olur. Önceliklerinizi belirleyin ve kademeli ilerleyin. Yeni yıl, değişim için bir davettir. Ancak bu daveti gerçekleştirmek sizin elinizde. Kendi potansiyelinize inanın ve bu yılı kendinizin en iyi versiyonuna ulaşmak için bir fırsat olarak görün. Unutmayın, büyük değişimler, küçük adımlarla başlar.”

 

Bir kişi, 2 genetik hastalık taşıyıcısı olabiliyor!

Bir kişi, 2 genetik hastalık taşıyıcısı olabiliyor!

Son yıllarda genetik alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde, daha önce tanı konulamayan birçok hastalığa günümüzde kesin tanı konulabildiğini biliyor muydunuz? Hatta sadece tanı konulmakla da kalınmıyor, birçok kalıtsal hastalığın tedavi ve takibinde de genetik testler büyük fayda sağlıyor. Acıbadem Sağlık Grubu Tıbbi Genetik Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt, “Halihazırda hastalığın nedenini, yani genini bildiğimiz 7 binin üstünde tek gen hastalığı var. Bu hastalıkların toplam sayısı yüksek olmakla birlikte, hemen tüm genetik hastalıkları anne-baba adaylarına yaptığımız testlerle tespit edebilmekteyiz” diyor. Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt, anne-baba olmadan önce yaptırılmasında büyük fayda olan genetik testlerle ilgili bilgiler verdi, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Günümüzde baş döndürücü hızla büyüyen bir tıp alanı olan tıbbi genetik, ülkemizde de son yıllarda çok büyük ilerleme kaydetti. Her geçen yıl çok büyük gelişmelerin sağlandığı tıbbi genetik, gerek hastalara gerekse hekimlere hastalıkların tanı, tedavi ve takibinde çok daha hassas bir şekilde yol gösterebiliyor. Acıbadem Sağlık Grubu Tıbbi Genetik Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt “Genetik testler günümüzde birçok hastalığın tanı, tedavi ve takibinde kullanılmaktadır. Genetik alanındaki gelişmeler sayesinde daha önce tanı konulamayan birçok hastalığa kolaylıkla tanı konulabilmektedir. Örneğin; gebelik esnasında ultrasonla tespit edilen anormal bulgular ya da tarama testlerindeki artmış risk, bebeklik ve çocukluk döneminde büyüme-gelişme geriliği, bilişsel (zeka) gerilik, havale geçirme, sık hasta olma, otizm bulguları, ailede herhangi bir bireyde erken yaşta kanser ya da birden çok kişide kanser öyküsü, kas hastalıkları, metabolik hastalıklar gibi birçok farklı hastalığın genetik bir nedene bağlı olup olmadığı anlaşılabilmektedir. Nedeni tespit edildiğinde o hastalığa özgü tedavi verilebilmekte, bu hastalığın sonraki gebeliklerde tekrarlanması da engellenebilmektedir” diyor.

Sonraki kuşaklara geçişi engelliyor!  Özellikle evlilik ya da hamilelik öncesi genetik test yaptırmakta büyük fayda olduğunu, evlilik ya da hamilelik öncesinde mümkün olmazsa, hamilelik esnasında bazı hastalıkların mutlaka taranması gerektiğini vurgulayan Tıbbi Genetik Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt şöyle konuşuyor: “Bilinen bir genetik hastalığın, ailenin çocuklarına geçmemesi gebelik öncesi garanti altına alınabilmektedir. Gebelik esnasında başvuran çiftler için prenatal (gebelik esnasında) genetik test yapılarak bebeğin etkilenip etkilenmediği de tespit edilebilmektedir. Son yapılan bilimsel çalışmalarda; hemen herkesin en az 2 genetik hastalık için taşıyıcı olduğu ortaya konulduğu için akraba olsun ya da olmasın, her çiftin mümkünse gebelik planlamadan ya da en geç gebelik esnasında mutlaka bir Tıbbi Genetik uzmanına danışması oldukça önemlidir.”

Sonraki kuşaklara geçişi engelliyor!

Özellikle evlilik ya da hamilelik öncesi genetik test yaptırmakta büyük fayda olduğunu, evlilik ya da hamilelik öncesinde mümkün olmazsa, hamilelik esnasında bazı hastalıkların mutlaka taranması gerektiğini vurgulayan Tıbbi Genetik Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt şöyle konuşuyor: “Bilinen bir genetik hastalığın, ailenin çocuklarına geçmemesi gebelik öncesi garanti altına alınabilmektedir. Gebelik esnasında başvuran çiftler için prenatal (gebelik esnasında) genetik test yapılarak bebeğin etkilenip etkilenmediği de tespit edilebilmektedir. Son yapılan bilimsel çalışmalarda; hemen herkesin en az 2 genetik hastalık için taşıyıcı olduğu ortaya konulduğu için akraba olsun ya da olmasın, her çiftin mümkünse gebelik planlamadan ya da en geç gebelik esnasında mutlaka bir Tıbbi Genetik uzmanına danışması oldukça önemlidir.” Pause Sağlık, Pause Dergi

Anne baba adayları dikkat!

Genetik testler, nedeni bilinen bir genetik hastalığı ya da taşıyıcılıkları tespit etmek için Sağlık Bakanlığı’nca ruhsatlı Genetik Değerlendirme Merkezleri’nde yapılan tanı ve tarama testlerini kapsıyor. Özellikle ülkemizde çok sık görülen genetik hastalıklardan Talasemi (Ailevi Akdeniz Anemisi), Kistik Fibrozis, SMA (Spinal Muskuler Atrofi), zeka ve öğrenme güçlüğünün yaşandığı Frajil X, kas hastalığı olan Duchenne Müsküler Distrofi, gelişme geriliği, nörolojik problemler ve kas gücü azalmasına yol açan Biotinidaz eksikliği ve Fenilketonüri gibi hastalıklar başta olmak üzere, sık görülen hastalıkların mutlaka taramasının yapılması gerekiyor. Bu hastalıkların gebelik öncesi genetik taraması yapıldığında ve herhangi bir kalıtsal genetik hastalık tespit edildiğinde, kolaylıkla sonraki kuşaklara geçmesinin engellenebildiğini belirten Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt “Genetik testler, DNA üzerindeki genlerimizde hastalıklara ya da bir hastalık için taşıyıcı olmamıza yol açan zararlı mutasyonları bulmamıza olanak vermektedir. Farklı genetik testlerle bir ya da binlerce gen aynı anda test edilerek bir kişide var olabilecek hemen tüm taşıyıcılıklar test edilebilir. Bir çifte hangi testlerin yapılacağı genetik danışma sırasında alınan bilgilere göre önerilmektedir” diyor.

 

Pause Sağlık, Pause Dergi

 

Basit bir kan örneği ile kesin tanı mümkün olabiliyor!

Genetik testlerin genellikle birçok diğer test gibi koldan alınan basit bir kan örneği ile yapılabildiğini belirten Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt sözlerine şöyle devam ediyor: “Ayrıca genetik check-up olarak kısaltabileceğimiz bireye özgü çok kapsamlı testler ile hastalıklar oluşmadan önce önlem alınarak bu hastalıklar engellenebilmekte ya da çok erken safhada yakalanarak çok daha kolay tedavi edilebilmektedir. Genetik testlerin her birinin doğruluk oranı kendi içinde değişebilmekle birlikte, tecrübeli bir merkezde yapılması durumunda artık yüzde 100’e varan doğrulukla tanı konulabilmektedir. Tanısal genetik testler bir hastalıkla ilgili mutasyonun olup olmadığını net olarak söyleyebilmektedir.”