Yazılar

Karaciğer naklinde başarı yüzde yirmi daha arttı

Karaciğer naklinde başarı yüzde yirmi daha arttı

Son dönem karaciğer hastalarının yaşama tutunmalarını sağlayan tek yöntem; organ nakli. Ancak yeterli bağışın olmaması, hastaların umutlarını tüketiyor. Hal böyle olunca, bilim dünyası organ nakli başarını artıracak yeni yöntemler keşfetmeye çalışıyor. Ülkemizde ilk kez yapılan ‘machine perfusion’ (makine ile organ dolaşımının sağlanması) çalıştayı da bunlardan biri. Bu yeni yöntem uzmanlara, kadavradan bağışlanan karaciğerin nakil başarısını artıracak 3 önemli imkan sunuyor. Böylece, gerek nakil kararında gerekse nakil sonrası karaciğerin hastaya uyum oranını artırmasıyla hastalara yeni umut oluyor.

Geçtiğimiz günlerde de dünyanın önde gelen uzmanları, Dünya Karaciğer Nakli Kongresi’nde bir araya gelerek ‘karaciğer nakli’ konusunu her yönüyle masaya yatırdılar. Prof. Dr. Yaman Tokat’ın başkanlığını yaptığı kongrede, karaciğer nakli konusunda deneyimli hekimler tarafından oluşturulmuş kapsamlı bilimsel programın yanı sıra dünyadaki en yeni gelişmeler aktarıldı. Türkiye’den ve dünyanın pek çok ülkesinden karaciğer nakli konusundaki önemli isimleri bir araya getiren kongrede en dikkat çeken yöntemlerden biri ise ‘machine perfusion’ yöntemi oldu!  Günümüzde başta Amerika’da ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde uygulanan ‘machine perfusion’ yönteminin sağladığı faydalar sayesinde kadavradan karaciğer nakillerinde başarıyı önemli ölçüde artırması, tıp dünyasında büyük heyecan yaratıyor!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Yaman Tokat 

Workshop’da nakil aşamasına geldi!

Pek çok bilimsel konunun aktarıldığı kongrede, tıp dünyasında karaciğer naklindeki sorunların çözümüne yönelik atılan dev adımlardan biri olan ‘machine perfusion’ yöntemi de tanıtıldı. Dünyada 3 büyük merkezden biri olan ve Acıbadem Üniversitesi bünyesinde yer alan Klinik Simülasyon ve İleri Düzey Endoskopik – Robotik Cerrahi Eğitim Merkezi (CASE)’de düzenlenen workshop programında,  ‘machine perfusion’ yöntemi canlı olarak uygulandı. Dünyanın önde gelen uzmanlarının izlediği workshop’da, kadavradan alınan karaciğer, ‘machine perfusion’da işleme tabi tutularak nakil edilebilir hale getirildi. Kanada’dan Toronto Üniversitesi ekibi ve ABD’den Harvard Üniversitesi ekibi ile birlikte bu çalıştay başarıyla gerçekleştirildi.

Nakil öncesi test imkanı sağlıyor!

Toronto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Markus  Selzner, tıp dünyasında büyük heyecan yaratan ‘machine perfusion’ yönteminin karaciğer için adeta bir test sürüşü yapılmasını sağladığını belirterek, “Organ naklinde greftleri sadece sayısal veya tarihsel sebeplerle reddedebiliyoruz. Ancak greftlerin işlevleri bizim düşündüğümüzden çok daha iyi olabiliyor. İşte bu yöntem kadavradan nakil öncesinde karaciğere vücut dışında bir test sürüşü yapmamıza imkan tanıyor. Machine perfusion yöntemi sayesinde pek çok karaciğerin düşündüğümüz kadar kötü olmadığını görerek hastalarda güvenle kullanabiliyoruz” diye konuştu.

Nakilde 3 yaşamsal fayda!

Prof. Dr. Yaman Tokat,  ülkemizde henüz uygulanmayan ‘machine perfusion yöntemi kullanılmaya başlandığında kadavradan nakil sayılarında yüzde 20-25’lik bir artış beklediklerine dikkat çekerek, “Bu yöntemin en önemli özelliği, organların hastaya fayda veya zarar verip vermeyeceğini ayırt etmemize imkan tanıması. Yani organların çalışıp çalışmayacağını vücuda nakletmeden önce bilme olanağını bize sağlaması. Yöntem sayesinde hastaya yarar sağlamadığını düşündüğümüz için kullanmadığımız pek çok organı artık gönül rahatlığıyla nakledebileceğiz. Böylece nakil sonrasında da, karaciğerin hastaya uyumu konusunda bu yöntemi kullanmadan önce kafamızda oluşan pek çok sorunun yanıtını bilmiş olacağız” diye konuştu.

Günümüzde kadavradan bağışlanan karaciğerin hızla hastaya nakledilmesi gerekiyor. Soğuk depolama” yapılarak bekletilen karaciğerde nakil olana kadar zamanın uzaması, karaciğerin fonksiyonlarını kaybetmesine yol açıyor.  Prof. Dr. Yaman Tokat, bu yöntemde, bağışlanan karaciğerin zaman geçse bile fonksiyonlarında bir sorun oluşmadığına, bir başka deyişle korunabildiğine işaret ederek, “Ayrıca nakil öncesinde karaciğerin greft kalitesini değerlendirmesi ve daha güçlü hale getirerek karaciğerin ömrünü uzatması da bu yöntemin bir diğer önemli özelliğini oluşturuyor. Bilimsel araştırmalar da, eskiden organ nakli için reddedilen karaciğerlerin bu yöntem sayesinde başarıyla kullanılabildiğini ortaya koyuyor”  dedi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Rakamlarla  ‘kadavradan’ karaciğer bağışı!

Kendini yenileyebilen bir organ olmasına karşın, hepatitler, karaciğer kanserleri, yağlı karaciğer, aşırı alkol tüketimi, bazı genetik hastalıklar ve toksik ilaç kullanımları gibi etkenler siroz ve karaciğer yetmezliğine yol açabiliyor. Türkiye’de her yıl binlerce kişide görülen bu hastalıkta tek çare ise ‘karaciğer nakli’ oluyor.  Ancak maalesef ülkemizde organ bağışı bilinci, ihtiyaç duyan hastaları sağlığına kavuşturacak düzeye henüz ulaşamadı.  Öyle ki ülkemizde yılda ortalama 1600 civarında karaciğer nakli yapılıyor; ancak bu naklin sadece 300-350’si kadavradan gerçekleşirken, geri kalanı ise canlı vericiden oluyor. Oysa kadavra organ bağışı listesine yazılıp bağış bekleyenlerin sayısı 2200 civarında seyrediyor. Geri dönüşsüz bir süreç olan beyin ölümü hakkındaki yanlış bilgiler nedeniyle organ bağışları yetersiz olduğu için karaciğer nakli bekleyen her 4 hastadan biri, bekleme listesinde iken hayatını kaybediyor.

Acıbadem Sağlık Grubu Sırbistan’da

Acıbadem Sağlık Grubu Sırbistan’da

Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. Sırbistan’ın önde gelen özel sağlık sunucularından olan Bel Medic Grup’un (“Bel Medic”) satın alımı için bağlayıcı sözleşmelerin imzalandığını kamuoyuna açıkladı.

İşlem kapsamında Bel Medic’in hisselerinin %70’i, Acıbadem’in Doğu Avrupa’daki yatırımlarını yaptığı şirket olan ACC BV tarafından alınacak.

1995 yılında Dr. Jasmina Knezevic ve Milan Knezevic tarafından kurulan ve Belgrad’ta hizmet veren Bel Medic, Sırbistan’ın lider premium özel sağlık kuruluşu. Grubun, 1 genel hastane ve 5 ayaktan tedavi merkezi bulunuyor.

Grup, “Acıbadem Bel Medic” adı altında faaliyetlerine devam edecek.

Acıbadem Sağlık Grubu Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı, Mehmet Ali Aydınlar, “Acıbadem’in Avrupa’daki 6. hastanesinin Belgrad’da olmasından mutluluk duymaktayız. Bu anlaşma ile Acıbadem’in uluslararası bilgi ve birikimini Sırbistan’a da götüreceğiz. İnanıyorum ki, Bel Medic ile yakalayacağımız sinerjiyle birlikte, ülkedeki sağlık hizmetleri çok daha üst seviyelere çıkacaktır” dedi.

Bel Medic’in Kurucusu ve CEO’su, Jasmina Knezevic, “Bel Medic’in dünya çapında bir hastane zincirinin parçası olması benim için büyük bir mutluluk. Acıbadem, ayrıca, Sırbistan’da lider yabancı sağlık kuruluşu olarak bilinmektedir. Benim açımdan, her iki kurumun da en yüksek kaliteli sağlık hizmeti, mükemmel hasta sağlığı ve memnuniyeti gibi ana değerlere sahip olması son derece önemli. Eminim ki, Bel Medic ve Acıbadem markalarının stratejik birleşmesi hem premium seviyede sağlık hizmeti hem de Sırp ekonomisine önemli etkisi olacaktır.”

İnatçı öksürük ve sırt ağrısınız varsa “Akciğer Kanserine” dikkat

İnatçı öksürük ve sırt ağrısınız varsa “Akciğer Kanserine” dikkat

Tüm dünyada ve ülkemizde en sık görülen kanserlerin başında gelen akciğer kanseri günümüzde giderek yaygınlaşıyor. Türkiye’de tüm kanserler içinde erkeklerde 1. kadınlarda ise 5. sırada yer alan akciğer kanserinde erken tanı hayati önem taşıdığından, tüm dünyada farkındalık oluşturabilmek için toplumun dikkati her yıl Kasım ayında akciğer kanserine çekiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim, “Hastalığa ait şikayetlerin ortaya çıkması için birkaç yıl geçer ve hastalık ileri evreye gelinceye kadar fark edilmeyebilir. Erken dönemde hiçbir belirti yoktur veya var olan belirtiler hastalar tarafından önemsenmez. Bu nedenle de akciğer kanserini erken evrede yakalamak zordur” diyor. Akciğer kanserinde görülen belirtilerin tümörün yerine, büyüklüğüne ve yayılım durumuna göre değiştiğini kaydeden Doç. Dr. Tülin Sevim “Ortaya çıkan belirtiler akciğerler veya hastalığın yayıldığı (metastaz yaptığı) diğer organlar ile ilgili olabilir. Bu nedenle akciğer kanseri hastalarında çok farklı belirtiler görülebilmektedir” diye konuşuyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim, akciğer kanserine yol açan faktörlerin başında sigara kullanımının geldiğini belirtirken, bu sinsi hastalığın en sık görülen belirtilerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Geçmeyen veya giderek kötüleşen öksürük

Hastalığın erken evresinde en sık görülen belirti geçmeyen ve giderek kötüleşen inatçı öksürüktür. Tümörün kendisi veya hava yollarına yaptığı bası gibi birçok durum akciğer kanserinde öksürüğe neden olabilir. Sigara içen insanlar öksürüklerini sigaraya bağlayarak önemsemezler. Birçok hasta bu şikayeti “sigara öksürüğü” olarak bilir, doğal bir durummuş gibi kabullenir ve doktora başvurmaz. Bu nedenle de hastalarda erken tanı şansı azalmaktadır. İnatçı öksürük önemlidir ve akciğer kanserinin ilk belirtisi olabilir.

Göğüs, omuz ve sırt ağrısı

Ağrı akciğer kanseri hastalarında sık görülen belirtilerden biridir. Tümörün sinirler, kemikler, akciğer zarı, karaciğer gibi organlara yayılması ağrıya neden olmaktadır. Ağrı ciddiye alınan bir belirtidir ve birçok hasta göğüs ve sırt ağrısı, omuz ağrısı nedeni ile doktora başvurmaktadır.

Nefes darlığı

Nefes darlığı, özellikle hastalığın ileri evrelerinde sık görülen bir belirtidir. Sigara, akciğer kanserinin en önemli nedenidir. Uzun yıllar sigara içmiş olan akciğer kanseri hastalarında Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) da sıktır ve nefes darlığı oluşumuna katkıda bulunur. Bunun dışında tümörün akciğer dokusu içine ve hava yollarına yayılması, akciğer zarında sıvı toplanması, akciğer kanseri ile birlikte görülen zatürre gibi durumlar akciğer kanseri hastalarında nefes darlığına neden olmaktadır.

Hışıltılı solunum

Özellikle nefes verirken ıslık sesi gibi bir ses duyulması hışıltılı solunum olarak adlandırılır. Akciğer kanseri, nefes borusu veya hava yollarında daralma yaptığı zaman duyulan sestir ve hastalığın ilk belirtisi olabilir. Hışıltılı solunum astım hastalarında da özellikle ataklar sırasında duyulur. Bazı tümörler, özellikle nefes borusunda yerleşen tümörler akciğer grafisinde görülmeyebilir, bu hastalarda akciğer kanseri düşündürecek tek belirti nefes verirken duyulan bu sestir.

Kanlı balgam

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim “Balgam içinde çizgi şeklinde veya balgamla karışmış şekilde kan görülmesi “kanlı balgam” olarak tanımlanır. Damar duvarındaki yırtılma sonucunda oluşur. Akciğer kanseri için önemli bir belirtidir. Verem, bronşiektazi gibi hastalıklarda da görülebilir. Sigara içen bir kişide balgamda kan görüldüğünde akciğer kanseri mutlaka düşünülmelidir” diyor.

Ses kısıklığı

Akciğer kanserinin ses tellerine giden sinirleri etkilemesi sonucunda ses tellerinde felç, seste çatallaşma, kabalaşma ve ses kısıklığı ortaya çıkabilir. Akciğer kanseri için önemli bir belirti olan ses kısıklığı, üst solunum yolu enfeksiyonları, reflü, gırtlak kanseri gibi hastalıklarda da görülebilir.

Tekrarlayan zatürre atakları

Sık tekrarlayan bronşit veya zatürre akciğer kanserinin bir belirtisi olabilir. Akciğerdeki tömör hava yollarında tıkanmaya neden olduğunda tıkanmanın arkasında enfeksiyon ve zatürre oluşur. Zatürre antibiyotik tedavi ile tamamen düzelmez veya düzelse de bir süre sonra tekrarlar. Bu nedenle düzelmeyen veya özellikle aynı bölgede tekrarlayan zatürre durumunda akciğer kanseri mutlaka düşünülmelidir.

Halsizlik, yorgunluk

Halsizlik ve yorgunluk stres kaynaklığı olabileceği gibi birçok hastalıkta da görülebilir. Her zaman bir kanser belirtisi olarak düşünmek doğru değildir.  Kanser hücrelerinin neden olduğu metabolik değişiklikler, tümörden salınan bazı maddeler, hormonlar değişiklikler kanser hastalarında halsizlik ve yorgunluk nedeni olabilir. Özellikle sigara içen kişilerde başka bir nedenle açıklanamayan halsizlik yorgunluk durumunda akciğer kanseri düşünülmelidir.

Kilo kaybı

İştahsızlık ve istem dışı zayıflama birçok hastalıkta görülebilmektedir ve akciğer kanserinin de belirtisi olabilir. Özellikle sigara içen bir kişi istem dışı kilo vermeye başlamışsa mutlaka bir doktora başvurmalıdır.

Çomak parmak

Doç. Dr. Tülin Sevim “El ve ayak parmaklarının uçlarındaki yumuşak dokunun şişip yuvarlaklaşmasıyla çomak şeklini alması “çomak parmak” olarak tanımlanır. Akciğer kanserinin önemli bir belirtisi olabileceği gibi bronşiektazi, akciğer absesi, kalp ve barsak hastalıkları gibi başka hastalıklarda da görülebilir. Sigara içen bir kişide çomak parmak görüldüğünde akciğer kanseri mutlaka düşünülmelidir” diyor.

Acıbadem Sağlık Grubu Hollanda’da ilk onda

Acıbadem Sağlık Grubu Hollanda’da ilk onda

Acıbadem Sağlık Grubu’nun, 2017 Mayıs ayında Amsterdam’da hizmete sunduğu Acıbadem International Medical Center, Hollanda’da yapılan “En İyi Sağlık Kuruluşları” oylamasında en güçlü rakiplerini geride bırakarak ilk 10 arasına yerleşti.

Geniş hizmet yelpazesi, multidisipliner yaklaşımı ve hasta memnuniyetini en üst seviyede tutan Acıbadem International Medical Center, Bağımsız Hollanda Hasta Federasyonu’na bağlı sağlık kurumları ve hekim değerlendirme sitesi olan www.zorgkaartNederland.nl tarafından düzenlenen oylamada 417 klinik arasında 7. sırada yer aldı.

2017 yılının Mayıs ayında, Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da 3 bin 500 metrekare kapalı alana kurulan Acıbadem International Medical Center, artan hasta talebi üzerine 2019 yılında 6 bin 900 metrekareye çıkarıldı. 28 yatak kapasitesine sahip olan merkezde; 24 poliklinik, 4 ameliyathane bulunuyor. Aynı zamanda ileri teknoloji görüntüleme cihazlarının bulunduğu merkez, Hollanda sağlık sisteminde uzun süren randevu alma sürecini kısaltarak hızlı randevu verme özelliğiyle de Hollandalıların dikkatini çekiyor.