Yazılar

Omikrona karşı 3. doz aşı gerekli mi?

Omikrona karşı 3. doz aşı gerekli mi?

Dünyada ilk vakanın görülmesinden itibaren ikinci yılını doldurmak üzere olduğumuz Covid-19 pandemisinde toplam vaka sayısı 282 milyona, Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısı da yaklaşık 5,5 milyona yaklaşmış durumda. Bilim dünyasının dur durak bilmeden üzerinde çalıştığı Covid-19 aşıları; virüsün bulaşmasının önlenmesinde belirli oranda etki gösterirken, aynı zamanda hastalığa yakalanılan durumlarda da ağır klinik tabloların ortaya çıkmasının, hastaneye yatışın, hatta ölümcül bir durumla karşı karşıya kalmanın engellenmesinde de çok önemli rol üstleniyor. Ancak günümüzde Covid-19 aşılanma oranlarında, dünya genelinde hala istenilen düzey olan yüzde 80’lere ulaşılamadığı da bir gerçek.

Acıbadem Taksim Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke, Covid-19’un aşılanma oranının hedeflenen düzeyde olmamasında; bazı dünya ülkelerinde bu aşıya erişimde çeşitli nedenlerle sıkıntı yaşanmasının ve aşı yeterli miktarda olsa bile bazı ülkelerde gelişen aşı karşıtlığının önemli bir etkiye sahip olduğunu belirterek, “Aynı zamanda internet ve eş-dost arasında yayılan bilgi kirliliği de Covid-19 aşılanma oranının düşük oranlarda seyretmesinde önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Oysa bilimsel çalışma sonuçları; aşıların ağır hastalık oluşumu ve hastanın sağ kalımında yüksek etkinlikte rol oynadığını gösteriyor” diyor. Peki, toplumda doğru sanılan hangi hatalı bilgiler aşılanmayı önleyebiliyor? Acıbadem Taksim Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke, Covid-19 aşısı hakkında doğru sanılan 10 hatalı bilgiyi anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Çağrı Büke

Hata: Covid-19 aşılarımı yaptırdım. Virüsten korunmak için önlem almam gerekmiyor! 

Doğrusu: Toplumdaki yaygın inanışın aksine, sadece aşılanarak Covid-19’dan korunmak mümkün değil. Prof. Dr. Çağrı Büke, aşı ve korunma yöntemlerini en ufak ödün vermeden uygulamak gerektiği uyarısında bulunarak, “Mevcut Covid-19 aşılarının hiçbiri, aşılanmış bir kişiye virüsün bulaşmasını tam olarak engelleyemiyor. Dolayısıyla virüsün bulaşmasının önlenmesinde doğru maskenin doğru şekilde kullanılması, maskeyle birlikte kişiler arasında en az 2 metrelik mesafenin bırakılması çok önemli. Ayrıca gerektiği her durumda ve özellikle de elin ağza, buruna ve göze teması öncesinde el temizliğinin mutlaka sağlanması, mümkünse kapalı ortamlarda bulunulmaması, bulunmak durumunda kalındığında sürenin mümkün olduğunca azaltılması ve bu süre içerisinde özellikle de etkin maskelerin hiç çıkartılmadan kullanılması şart. Gereğinden fazla sayıda kişinin aynı kapalı ortamda bulunmamaları, ortamın uygun aralıklarla temiz hava ile havalandırılmasının sağlanması ve çevrenin temizlenmesi de Covid-19’dan korunmada alınması gereken diğer etkili önlemlerdir.”

Hata: Covid-19 hastalığını geçirdim. Yeniden aşı olmama ihtiyacım yok!

Doğrusu: Enfeksiyon ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke, Covid-19 enfeksiyonunu geçiren hastalarda oluşan antikorların, enfeksiyonun şiddetine de bağlı olmak üzere, kişiden kişiye değişebildiğine dikkat çekerek, “Yapılan çalışmalarda hastalığı geçiren kişilere hastalığı geçirdikten sonra yapılan aşı uygulaması sonucu hem daha güçlü hem de daha uzun süreli koruyucu etkinliğin sağlanabildiği gösterildi. Dolayısıyla Covid-19 hastalığını geçiren hastalar dahi aşı olmaya mutlaka devam etmeliler” diyor.

Hata: Hamileyim. Covid-19 aşısı yaptırmak bebeğime ve bana zarar verebilir!

Doğrusu: Hamilelik Covid-19 açısından risk grubu olarak kabul ediliyor. Bunun nedeni ise hamilelikte Covid-19‘un ciddi ve ağır seyretmesi. Acil kullanım onayı alan aşılara yönelik yürütülen çalışmalarda; aşının hamilelikte ve hamileliğin hemen her döneminde ek bir zarar oluşturmadığı ve kullanımının güvenli olduğu ortaya kondu.

Hata: Covid-19 aşısı anne olmayı önleyebilir!

Doğrusu: Yaygın inanışın aksine, üreme çağında olan kadınlarda Covid-19 aşılarının infertiliteye neden olduğuna yönelik hiçbir kanıt mevcut değil. Üstelik hamile kalmada önemli rol oynayan ve aşılarda olduğu iddia edilen sinsitin-1 adlı protein hiçbir Covid-19 aşısında yer almıyor. Dolayısıyla bu yapıya karşı antikor oluşmayacağı için Covid-19 aşıları kısırlığa yol açmıyor.

Hata: Emzirme dönemindeyim. Covid-19 aşısı bebeğime zarar verebilir!

Doğrusu: Prof. Dr. Çağrı Büke, mevcut Covid-19 aşılarının hiçbirinin canlı aşı olmadıklarını vurgulayarak, “Emzirme döneminde aşı uygulandığında anneden bebeğe virüsün, dolayısıyla hastalığın bulaşması mümkün değil. Bu nedenle Covid-19 aşısı emzirme sürecinde de annelere güvenle yapılabiliyor. Üstelik aşıyla oluşan antikorlar anne sütüyle bebeğe geçebiliyor ve yeni doğan bebeği belirli bir süre, ortalama altı ay süreyle, Covid-19 hastalığından koruyabiliyor” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Hata: Covid-19 için 2 doz aşı yeterli. Üçüncü dozu yaptırmayacağım!

Doğrusu: Kasım 2021’in ortalarından bu yana tüm dünya yeni bir Covid-19 etkeni SARS-CoV2 varyantı ile karşı karşıya. Omikron olarak adlandırılan ve ilk defa Güney Afrika’da saptanan bu varyant, bundan önceki delta varyantından çok daha fazla sayıda mutasyona sahip. Bu mutasyonlar nedeniyle virüs, çok daha fazla bulaştırıcı özellik kazanıyor. Aynı zamanda hastalığın geçirilme oranını daha fazla yükseltiyor ya da etkin özellikteki aşıların iki dozu sonrasında oluşan antikorun etkisinden korunabiliyor. Bu iki durum hastalığın kısa sürede hızla yayılarak bugün için 90’dan fazla ülkede görülmesine ve görüldüğü ülkelerde 2-3 gün içerisinde vaka sayısının yaklaşık iki katına ulaşmasına neden oldu. Yapılan bilimsel çalışmalar yüksek etkinlikteki aşılar ile tam doz aşılanan kişilerde ortaya çıkan nötralizan antikorların omikron varyantına karşı koruyuculuğunun diğer varyantlara göre hem daha düşük hem de çok daha kısa zaman içerisinde koruyuculuğunun hızla azaldığını gösteriyor. Bu nedenle ikinci dozdan üç ay sonra üçüncü doz aşı öneriliyor. Yine çalışmalar üçüncü doz sonrası nötralizan antikor düzeylerinde 25 kat artış olduğunu ve koruyuculuğun yüzde 70’lere ulaşabildiğini gösteriyor.

Hata: Covid-19 aşılarının ciddi yan etkileri var!

Doğrusu: Aşılanma oranının istenilen düzeyde olmamasının önemli bir nedeni de; aşıların yan etkilerine yönelik yayılan hatalı bilgiler. Ülkemizde kullanılan Covid-19 aşıları yönünden irdeleyecek olursak; Sinovac firmasının CoronaVac aşısında sadece enjeksiyon yerinde ağrı ve kızarıklık gibi hafif yan etkiler gelişirken, anafilaksi gibi ciddi alerjik reaksiyonların son derece nadir olarak görüldüğü belirtiliyor.

Pfizer/BioNTech firmasının aşısı olan Comirnaty aşısında da genellikle halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı, titreme, ateş bulantı, kusma, uykusuzluk ile enjeksiyon yerinde ağrı, kaşıntı ve kızarıklık görülüyor. Ürtiker, anjioödem, lenfodenopati (boyundaki lenflerin şişmesi) ve fasiyal paralizi (yüz felci) gibi yan etkilere ise çok nadir rastlanıyor. Bu sorunlar da en fazla bir hafta içerisinde tamamen geçiyor. Comirnaty aşısıyla geliştiği iddia edilen miyokardit (kalp kası iltihabı)/perikardit (kalp zarı iltihabı) ise milyonda 27 kişide görülmüş, daha çok genç erkeklerde ve ikinci doz aşıdan sonra ortaya çıkmış. Prof. Dr. Çağrı Büke, bu hastaların da tedaviyle tamamen iyileştiklerini belirterek, “Aşının bu çok nadir görülen yan etkisi insanları endişelendirirken öte yandan Covid-19 geçiren hastalarda ise yüz felci ile miyokardit ve perikardit gelişimi çok daha yüksek oranda görülüyor” diyor.

Covid-19 hastalığı geçirenlerde kan pıhtılaşması riski yüksek oranda seyrederken, aşılarda ise bu risk çok düşük oluyor. Daha çok Johnson & Johnson ve AstraZeneca aşılarında bildirilen bu yan etkilerin de milyonda bir gibi oldukça ender görüldüğü bildiriliyor.

Hata: Covid-19 aşıları genlerimize zarar veriyor!

Doğrusu: Prof. Dr. Çağrı Büke, Pfizer-BioNTech aşısında bulunan mRNA materyalinin genlerimizi oluşturan DNA materyalinden farklı olduğuna ve genlerimize yerleşemediğine işaret ederek, “Yaygın inanışın aksine mRNA, insan DNA’sını içeren 46 kromozomun bulunduğu hücre çekirdeğinin içerisine giremez ve yerleşemez. Çünkü aşıyla vücuda giren mRN’nın tanımlanma işlemi yapılır yapılmaz, yani dakikalarla tanımlanabilecek sürede vücut tarafından ortadan kaldırılıyor. Dolayısıyla aşıların genlere zarar vermesi mümkün değil.” diyor.

Covid-19 için alınması gereken 10 önlem

Covid-19 için alınması gereken 10 önlem

Artık evlerimizde daha çok koronavirüslü var! Dünyayla birlikte ülkemizde de her geçen gün hızını artırarak yayılımına devam eden Covid-19 enfeksiyonunun hemen her haneden bir kişinin hastalığa yakalanmaya başlamasına doğru evrildiğini belirten Acıbadem Taksim Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke “Covid-19 PCR testi ile tanı konulan olguların neredeyse ortalama yüzde 80’e yakın bir kısmının tedavilerinin evde yürütülebilecek düzeyde olduğu gerçeği göz önüne alındığında Covid-19’un önemli bulaşma ortamının artık ev ortamları ve aynı ev ortamını paylaşan kişiler olduğu da unutulmamalıdır. Bu durum Covid-19 pozitif bir olgu ile aynı ev ortamında dikkat edilmesi gerekenlerin neler olması gerektiğini gözden geçirmeye bizleri itmektedir” diyor. Peki Covid-19’lu hasta ile aynı evde yaşamanın bir an bile ihmal edilmemesi gereken kuralları neler? Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke, 10 altın kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Ayrı odada yaşamak şart

Covid-19 testi pozitif çıkan bir kişinin, bir süre boyunca ayrı bir odada yaşamını sürdürmesi şart. Hastanın odasının kapısı her zaman kapalı olmalı, yemeğini diğer aile bireylerinden farklı olarak kendisi için belirli bir süreyle ayrılmış olan söz konusu odada yemelidir.

Odaya girilecekse kesinlikle maske takılmalı

Hasta kişinin odasına kimse zorunlu olmadıkça girmemeli, hasta kişi de zorunlu haller dışında bu odadan dışarıya çıkmamalıdır. Covid-19 test sonucu pozitif olan kişinin odasına girilmek zorunda kalındığında herkesin hem ağzı hem de burnu kapatacak şekilde maske kullanması gereklidir. Bir anlığına bile olsa maskenin ihmal edilmemesi ve sosyal mesafeye dikkat edilmesi gerekir.

Banyo her kullanımdan sonra temizlenmeli

Tuvalet ve yıkanma ihtiyacı için mümkün ise hasta olan kişiye ayrı bir banyo/tuvalet sağlanmalıdır. Eğer bu mümkün olamıyor ve aynı banyo-tuvalet diğer aile bireyleri ile paylaşılıyor ise hasta kişinin her banyo-tuvaleti kullanmasından sonra yer, yüzey, tuvalet, lavabo, çeşme muslukları ve duş alanı dezenfektan ile silinmeli ve temizlenmelidir.

Çamaşırları ve yiyecek eşyaları ayrılmalı

Covid-19 test sonucu pozitif olan kişinin çamaşırları ve bardak, tabak, çatal, bıçak, kaşık vb. gibi kullandığı eşyalar ayrılmalıdır. Çamaşırları ayrı olarak ve makinede, yemek için kullandığı eşyalar da kullanım sonrası deterjan ve su ile makinada ya da elde yıkanmalıdır.

Ortak alanlara temastan sonra eller yıkanmalı

Aynı ev ortamını paylaşan herkesin eller ile ortak temas edilen yüzeylere temastan hemen sonra, yemek öncesi, yemek sonrası, tuvalet sonrası, yemek hazırlamadan önce yemek hazırladıktan sonra, Covid-19 pozitif kişinin eşyaları ile temas sonrası ve gerektiği her durumda 20 saniye boyunca eller sabun ve su ile yıkanmalıdır. El temizliği için gerektiğinde el antiseptiklerinden de yararlanılabilir.

 Covid-19 hastası evde maske takmalı

Covid-19 hastası, bulunduğu odadan zorunlu hallerde dışarı diğer odalara gideceğinde ya da banyoya, tuvalete gidecek olduğunda ağız ve burun kapalı olacak şekilde maskesini takarak ev içerisinde hareket etmelidir.

Yüzeyler sık sık temizlenmeli

Kapı kolları, elektrik düğmeleri gibi el temasının olabildiği tüm yüzeyler temas sonrası dezenfektan ve deterjanlı su ile silinmelidir.

Havlu mutlaka ayrı olmalı

Havlular bulaş riskinin yüksek olduğu eşyalar olduğundan, normal durumlarda da evdeki herkesin havlusu ayrı olmalı. Özellikle de evde Covid-19 hastası var ise, hiçbir şekilde havlu ortak kullanılmamalı. Ayrı bir havlu olmalı ya da kağıt havlu kullanması sağlanmalıdır. Kağıt havlu ve tuvalet kağıtları ayrı poşetler içerisine atılmalı ve sonunda ağzı bağlanarak çöp poşetlerine atılmalıdır.

Yastık yüzleri her gün değiştirilmeli

Covid-19 hastasının yastık yüzleri her gün değiştirilmeli ve makinede en az 60 derecede ısıyla yıkanmalı, nevresimleri de üç günde bir değiştirilmeli ve yine en az 60 derecede yıkanmalıdır.

Ev düzenli havalandırılmalı

Covid-19 pozitif kişinin bulunduğu oda ve evin mümkün olan tüm alanları günde birkaç dakika ve belirli süre ile havalandırılmalıdır. Ayrıca Covid olmayan ev halkı kesinlikle ‘geçmiş olsun’ ziyaretine kimseyi kabul etmemelidir. Çünkü ev ziyareti bulaş riskinin en yüksek olduğu ortamlardan birisi! Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke “Bu uygulamalar Covid-19 testi negatifleştikten sonra bir süre daha sürdürülmeli, test yapılmamış ise semptomlar tamamen geçtikten 48 saat sonrasına kadar ya da semptom başlangıcından sonraki ortalama 14 güne kadar devam ettirilmesi gereklidir. Ancak bu virüsün bazen daha uzun süre ile vücuttan atılımının devam edebileceği de akıldan çıkartılmamalıdır” diyor.