Yazılar

Ayda 5 kilo vermek mümkün, ama!

Ayda 5 kilo vermek mümkün, ama!

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla kıyafetlerin incelip kiloların ortaya çıkması pek çok kişide acil kilo verme isteğini beraberinde getiriyor. Bu nedenle şok diyetlere yönelmek, bilimsel olmayan yöntemlerle zayıflamaya çalışmak ise sağlık açısından ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilirken, hayati riske dahi yol açabiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, kilo vermek için izlenecek yöntemlerin; kişinin yaşı, metabolizması, hastalıkları, günlük yaşam alışkanlıkları, gün içerisindeki hareketliliği gibi bir çok faktöre göre değiştiğini, herkes için ortak bir formül bulunmadığını belirterek, şok diyetlerin hem sürdürülebilirliğinin olmadığını hem de çok ciddi sağlık sorunlarına hatta hayati riske yol açabildiğini vurguluyor. Herhangi  bir sağlık problemi ve metabolik hastalığı olmayan kişilerin bazı kurallara dikkat ederek ayda 5 kilo vermelerinin mümkün olduğunu söyleyen  Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, bunun için dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik

  • Günde 2 litre su için

Günde iki litre su içerek vücudunuzdaki toksinlerin dışarı atılmasını sağlayabilirsiniz. Toksinlerden temizlenmiş bir vücut daha kolay yağ yakımı sağlarken, yeterli sıvı alımı iştah kontrolü de sağlayarak zayıflamanıza yardımcı olacaktır. Su tüketmek zor geliyorsa içine bir iki damla meyve suyu veya taze meyve parçaları, nane, limon ekleyin. Soğuk bitki çayları, şekersiz olarak meyvenin kendi tadıyla pişmiş kompostolar, limonata, ayran, kefir, maden suyu en doğru seçimlerdir.

  • Bol sebze tüketin

Sebzeler, birçok hastalıktan korunmada etkili olduğu gibi, içeriğindeki zengin lif yapısıyla sağlıklı kilo vermede de kritik rol oynuyor. Her öğünde salata veya zeytinyağlı sebze tüketimine özen gösterin. Lifli besinler bağırsakları çalıştırırken, tokluk hissini artıracağı ve tokluk süresini uzatacağı için; gereksiz kalori alımının önüne geçmenize yardım ederek kilo verme sürecini kolaylaştırır.

  • Meyveyi abartmayın

Yaz meyvelerinin sağlığa faydaları olduğu gibi, aşırı tüketiminde zarar verebildiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik “Meyve suyundan ziyade meyvenin posasıyla yenilerek tüketilmesi gerekir. Porsiyon ölçülerine dikkat edilmesi de çok önemlidir. İnce 1 dilim karpuz, 10 orta boy erik, 10-12 orta boy çilek, 15 adet üzüm veya 10-12 kiraz 1 porsiyon meyve ölçüsüdür. ‘Nasılsa zararsız’ diyerek 1 kilogram meyve yemeyin. Porsiyonu kontrol ederek hem kan şekerinizdeki dalgalanmaların önüne geçebilir hem de gereksiz şeker ve kalori alımını önlemiş olursunuz. Meyvelerin içeriğinde bulunan fruktoz şekerinin de fazla tüketildiğinde kilo aldırabileceğini unutmayın” diyor.

  • Kızartmalardan, aşırı yağlı yiyeceklerden uzak durun

Yaz aylarında krema, mayonez, yağlı sos, katı yağ gibi yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağların kullanımı, yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara ve fırın gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır. Fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişleri  günlük tükettiğiniz yağ miktarını azaltarak kullanabilir, kendinize ara öğünler oluşturarak ana öğünlerdeki kalori alımını azaltabilirsiniz. Böylece kilo kontrolünü de sağlamış olursunuz.

Pause Sağlık, Pause Dergi

  • Yoğurt ve kefire sofranızda yer açın

Yoğurt,  bağırsak düzenleyici olması ve yararlı bakteri içermesi sebebiyle önemlidir. Aynı zamanda serinletici olan yoğurt içerdiği kalsiyumla sadece kemik ve dişler için değil, içeriğindeki magnezyum ve potasyumdan dolayı kas fonksiyonları ve sinir iletimleri için de önemlidir. Potasyum diğer taraftan vücuttaki su, asit ve baz dengesi için de gereklidir. Yoğurdu, cacık veya ayran şeklinde tüketmek daha fazla sıvı alımını sağlar. Özellikle terle kaybolan minerallerin başta sodyum olmak üzere yerine konmasında ayran ve cacık kimi zaman ilaç yerine geçer. İçeriğindeki karbonhidrat, protein ve yağ nedeniyle özellikle spor sonrası tercih edilebilecek fonksiyonel bir besin grubudur. Aynı zamanda içeriğindeki kalsiyumla özellikle karın çevresindeki yağlanmanın azalmasına yardımcı olacağından her gün bir kase yoğurt yemeye ya da 1 bardak kefir içmeye özen gösterin.

  • Şerbetli tatlılar yerine bu tatlıları tercih edin

Yaz aylarında  serinlemek ve tatlı ihtiyacını karşılamak için dondurma tüketilebilirsiniz. Ancak porsiyona dikkat etmekte fayda olacaktır. Akşamları yemekten en az 2 saat sonra 1 top dondurma yenebilir ama kilo vermek isteyenler için bu sıklık sakıncalı olacağından aşırıya kaçmamaya dikkat edin.

  • Açık büfelerde kontrolü kaçırmayın

Sağlıklı beslenmenin altın kuralı her zaman porsiyon miktarına dikkat etmektir. Ancak yaz aylarında özellikle tatillerde açık büfeden dolayı fazla besin tüketimine eğilim oluyor. Bu durumda ilk önce hazırlanan yemekleri gözden geçirmek, seçtiğiniz yemeklerden az az almak, tabağınızı doldururken salatalardan başlamak, özellikle bol yeşillik ve sebze tüketmek sizi bol kalorili yiyeceklerden koruyacaktır. Bu kontrolü sağlayarak hem gözünüz hem karnınızı doyurmuş olmanın yanında gereksiz kalori almadan zayıflama sürecini hızlandırmış olursunuz.

  • Spor yapmayı ihmal etmeyin!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik “Sağlıklı ve zinde bir vücut için haftanın en az 3 günü spor yapmayı ihmal etmeyin. Eğer insülin direnciniz ve hipogliseminiz yoksa sabah aç karnına yapılan egzersizler metabolizmanın daha hızlı çalışmasını sağlayacaktır. Düzenli yapılan spor; vücuda giren fazla enerjinin tolere edebilmesi için vücuda yardım eder. Bunun yanında  yapılan sporla kas ağırlığının artması durumunda vücudunuzun enerji yakma kapasitesini artırarak ve kilo verme sürecinize yardımcı olur” diyor.

Aşurenin faydaları

Aşurenin faydaları

Muharrem ayıyla birlikte evlerde aşureler pişmeye devam ediyor.  Lezzetli bir tatlı olmasının yanı sıra aşure,  aynı zamanda tam bir şifa deposu!

Sofralarımızın en özel tatlarından birisi olan aşure, manevi önemi kadar lezzetiyle de gönüllerde ayrı bir yere sahip.  Uzmanlar ise aşurenin sadece lezzetli değil aynı zamanda pek çok faydası olan bir tatlı olduğunun altını çiziyor.

APlus Beslenme ve Diyet Hizmetleri Koordinatörü Gülden Cömert “Aşure mutfak kültürümüzde bulunan en sağlıklı tatlılardan birisidir. Sadece lezzeti değil, aynı zamanda enerji vermesinin yanı sıra besin değerinin yüksek olmasına kadar pek çok fayda sağlıyor.” diyor.

Aşurenin diğer faydalarına da değinen Cömert, bunları şöyle sıralıyor;

Tam Bir Vitamin Deposu

Aşure tam bir vitamin ve mineral deposu… Besin kaynaklı yüksek protein bakımından da oldukça önemli bir tatlı. Diğer yandan kullanılan malzemeler kötü kolesterolü düşürmek için destekleyici.

Çocuklar için Faydalı

İçinde bulunan besinler enerji verirken aynı zamanda vitamin, mineral yoğunluğuyla da çocuklar için çok faydalı.  Özellikle zihin gelişimleri ve büyümelerini destekleyici bir tatlı… Ancak tatlı olduğu için çocuklara verirken ölçü kontrolü mutlaka yapılmalı.

Sindirim Sistemini Düzenler

İçinde bulunan tahıllar, tohumlar ve kurutulmuş meyvelerden gelen yüksek lif oranı aşureyi sindirim sistemimiz içinde oldukça faydalı bir yiyecek haline getiriyor. İçerdiği yüksek lif oranı sayesinde kabızlık gibi rahatsızlıklar içinde önemli bir önleyici.

Hazımsızlığı Önler

Aşurenin, içerdiği lifler sayesinde hazımsızlığa da iyi geldiği biliniyor. Bol posa içermesi; içinde baklagiller, incir, kuru kayısı gibi bağırsak hareketlerini hızlandıran besinlerin olması aşureyi hazımsızlık konusunda sorun yaşayanlar için ideal bir tatlı yapıyor.

Çocuklarda kalp krizi geçirir

Çocuklarda kalp krizi geçirir

Çocukluk çağında görülen ani ölümlerin yüzde 99’u kalp hastalıklarından kaynaklanıyor. Aile öyküsünde 50 yaş altında kalbe bağlı ani ölüm belirlenen çocukların ise kalplerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor. “Kalp krizine bağlı ölümler erişkin yaşlarda daha sık görülmesine karşın çocukluk çağında da daha seyrek de olsa benzer ölümlerin olduğu bilinmektedir” diyen Acıbadem Ankara Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk, ebeveynlere önemli uyarılarda bulunuyor.

Yaşları 12 ile 13 olan çocukların antrenman yaparken, oyun oynarken, sınıfta otururken ya da bisiklete binerken kalp krizi geçirerek yaşamını kaybettiğine dair haberler sıklıkla medyaya yansıyor. Bu yaşananların kalp kirizine bağlı ölümlere yol açabilecek kalp sorunlarına dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk, “Gerek çocuğun yaşam kalitesini artırmak, gerekse hayatını tehdit edecek kalp hastalıklarına karşı önlem almamız gerekiyor” diye konuştu.

Kalp kasının beslenme bozukluğu kriz nedeni

Kalp krizi olarak bilinen akut miyokard enfarktüsünü, “Kalbin tüm yapılarını besleyen koroner arter damarlarındaki daralma, tıkanma veya kasılmaya bağlı olarak kan geçişinin ani olarak durması ve kalp kasında oluşan doku ölümü” diye anlatan Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk, şöyle devam etti:

“Kalp kasının yeterince oksijen alamaması sonucunda kalp kasında beslenme bozukluğu oluşur. Bu beslenme bozukluğu, kan akımı azalması veya kalp kasının oksijen gereksiniminin artması sonucunda gelişir. Koroner arterlerdeki kasılma veya daralmaya bağlı gelişen akım azalması kalp krizine neden olabiliyor. Ancak ciddi oksijensizlik durumlarında koroner kan akımı normal olsa bile kalp kasının oksijen kaynağı azalır. Bu duruma örnek olarak morarma ile beraber seyreden doğuştan kalp hastalıkları, ciddi kansızlık, genetik olarak nakledilen Ailesel Akdeniz kansızlığı verilebilir. Egzersiz gibi kalp kasının oksijen gereksinimi artıran durumlarda beslenme bozukluğu belirginleşerek kalp krizine yol açabilir. Çocukluk yaş grubu ve erişkin doğuştan kalp hastalıklarında kalp krizi bu zeminde ortaya çıkıyor.”

Nedenler yaşa göre değişiyor

Çocuklarda görülen kalp krizi nedenlerinin doğuştan ya da sonradan gelişebildiğini ve yaş grubuna göre değişiklik gösterdiğini söyleyen Mustafa Koray Lenk, “İki yaş altındaki çocuklarda daha çok kalple ilgili yapısal bozukluklar karşımıza çıkıyor. Sonraki yaşlarda ritm bozuklukları, kalp kasının zayıfladığı veya kalınlaştığı durumlar ve genetik hastalıklar kalp krizine yol açıyor. Kalp krizinin tehlike etmenleri hipertansiyon, şeker hastalığı, sigara kullanımı, daha önceden Kawasaki hastalığı geçirmiş olması, ailede ve çocukta kan yağlarının yüksekliği (trigiserid, özellikle kötü huylu kolesterol yüksekliği), ailesel kalp kası hastalıkları ve ailede erken yaşta ani ölüm öyküsü olmaktadır” açıklamasında bulundu.

Bu belirtiler varsa dikkat!

Kalp kasında beslenme bozukluğu olan yeni doğan ve süt çocuklarının öyküsünde en sık hastaneye başvuru nedeninin açıklanamayan solunum sıkıntısı ve beslenme zorluğu olduğunu aktaran Lenk, koroner arter anormalliği olan küçük bebeklerde ciddi ağlama krizlerinin ortaya çıktığını söyledi. Büyük çocuklarda ise kalp krizinin ‘Geliyorum’ diyen en sık belirtisinin göğüs bölgesinde yerleşen rahatsızlık hissi olduğunu aktaran Mustafa Koray Lenk “Kalp krizinde hastaların yüzde 67’sinde göğüste ağrı, baskı, yanma ve sıkışma yakınmaları bulunuyor. Bu bulguların saatlerce devam etmesi yerine 2-10 dakika gibi kısa süreli olması kalp krizini düşündürmelidir. Bunlarda göğüs ağrısı istirahatten çok egzersizle birlikte olmaktadır” dedi. Kalp krizi ağrılarının göğüsten başlayarak sol kola doğru yayıldığını belirten Mustafa Koray Lenk, çocuklarda görülen ağrılar konusunda şu noktalara dikkat çekti:

“Çocuklardaki göğüs ağrısının kalp krizi kaynaklı olup olmadığının göstergesi, ağrının sona erme şeklidir. Eğer koşma veya oynamayla ağrı geçiyorsa kalp krizi düşünülmemelidir. Baygınlık ve baş dönmesi bazen açlık bazen ayağa hızlı kalkma bazen de kalp krizi sonucu oluşabiliyor. Ancak göğüste rahatsızlık, nefes darlığı ile birlikte oluyorsa kalp krizi akla gelmelidir. Tek başına boğaz ve çene ağrısının kalp yönünden bir önemi olmamakla birlikte önce göğüsten başlayan daha sonra boğaz ve çeneye yayılan ağrılarda kalp krizi açısından değerlendirilmeli. Özellikle soğuk terleme ile göğüste olan ağrılar kalp krizinin habercisi olabilir. Hiçbir nedeni yokken ani başlayan ve geçmeyen nefes darlığında kalp krizi düşünülmelidir. Göğüs ağrısıyla birlikte bulantı, kusma, mide ağrısı ve yanma yakınmaları da kalp krizine dikkat çekebilir.”

Mutlaka uzmana danışın

Özellikle diyabet, kan yağı yüksekliği ya da tansiyon sorunu gibi rahatsızlıkları olan çocukların elektrokardiyografilerinin (EKG) mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk “Ritim sorunu, çabuk yorulma, bayılma ve göğüs ağrısı yakınmalarında mutlaka çocuk kardiyoloji uzmanına başvurulmalı. Kalp krizinin en önemli komplikasyonları ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği olduğu düşünüldüğünde fizik muayenede ritme, kan basıncına ve dolaşım yeterliliği bulgularına odaklanılmalı. Kalp krizi anında çocuklarda terleme, kül rengini andıran solukluk, el ve ayakların soğukluğu bulunabilmektedir” diye bilgi verdi.

Spora başlamadan önce kontrol şart

Çocukların sportif aktivitelere başlamadan önce kalp sağlığı açısından muhakkak değerlendirilmesi gerektiği uyarısında bulunan Çocuk Sağlığı ve Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk, “MR ve bilgisayarlı tomografi ile koroner arterlerdeki genişlemeler, daralmalar ve diğer anormallikler gösterilmeli, kalp kası enzimleri alınan kan örneklerinde değerlendirilmelidir. Çocuğun sportif aktivitelere katılmasının uygunluğuna genel fizik muayene, EKG, Doppler Ekokardiyografi ve efor testleri sonrası karar verilebilir” diyerek sözlerini sonlandırdı.