Yazılar

Soğuk alerjisine dikkat

Soğuk alerjisine dikkat

Havaların soğuması, alerjiye yatkın olan kişilerde bazı sorunları da beraberinde getirebilir. Soğuk alerjisi olarak bilinen soğuk ürtiker; soğuk havaya maruz kalmakla ortaya çıkar ve etkileri ciddi olabilir.  Alerji ve Astım Derneği Başkanı ve Çocuk Alerji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay soğuk ürtikeri ile ilgili detayları anlattı.

Soğuk ürtiker nedir?

Soğuk alerjisi yani soğuk ürtiker, soğuğa maruz kaldıktan birkaç dakika sonra ortaya çıkan cilt reaksiyonudur. Etkilenen bölgede kaşıntı gelişir. Soğuk ürtikeri olan kişiler çok farklı belirtiler yaşarlar. Bazı kişilerin soğuğa karşı küçük reaksiyonları varken, bazı kişilerin ise şiddetli reaksiyonları vardır. Bu rahatsızlığı olan bazı insanlar için soğuk suda yüzmek çok düşük kan basıncına, bayılmaya veya şoka neden olabilir. Ürtiker, çocuklarda en sık görülen alerjik bir cilt hastalığıdır. Kurdeşen veya dabaz olarak da bilinir ve bazen soğuğa bağlı olarak gelişim gösterir.

Soğuk Alerjisinin Belirtileri

Soğuk ürtiker belirtileri, cildin hava sıcaklığında ani bir düşüşe veya soğuk suya maruz kalmasından hemen sonra başlar. Nemli ve rüzgarlı koşullar semptomların alevlenme olasılığını artırabilir. En kötü reaksiyonlar genellikle soğuk suda yüzmek gibi tam cilt maruziyetinde meydana gelir. Böyle bir tepki bilinç kaybına ve boğulmaya neden olabilir. Soğuk ürtikerin belirtileri şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Soğuk alerjisinin belirtileri şu durumları içerebilir:

-Soğuğa maruz kalan cilt bölgesinde geçici kırmızımsı, kaşıntılı lekeler (kurdeşen),

-Cilt ısındıkça reaksiyonun kötüleşmesi,

-Soğuk nesneleri tutarken ellerin şişmesi,

-Soğuk yiyecek veya içecek tüketirken dudakların şişmesi,

Soğuk alerjisinin şiddetli reaksiyonları ise şunları içerir:

-Bayılmaya, kalp çarpıntısına, uzuvların veya gövdenin şişmesine ve şoka neden olabilen tüm vücut tepkisi (anafilaksi),

-Nefes almayı zorlaştırabilen dil ve boğazda şişme.

Soğuk Ürtiker Teşhisi

Soğuk ürtikeri teşhis ederken ilk etapta aile öyküsü ve muayene bulgusu alınır. Soğuk ürtiker, cilt üzerine beş dakika süreyle bir buz küpü konularak teşhis edilebilir. Soğuk ürtikeriniz varsa, buz küpü çıkarıldıktan birkaç dakika sonra kabarık, kırmızı bir yumru (kovan) oluşur. Buz küpü testi genel olarak sonuca ulaştıran bir testtir. Buz testinin yeterli, olmadığı durumlarda da ayırıcı tanı için altta yatan nedenleri bulabilmek adına bazı kan tahlilleri yapılabilmektedir. Soğuk alerjisi teşhis ve tedavisi için 18 yaşına kadar olan çocukların çocuk alerji uzmanları, 18 yaşından büyüklerin ise yetişkin alerji uzmanlarınca yapılması faydalı olacaktır.

Soğuk Ürtikerin Zararları

Soğuğa bağlı ürtiker, vücudun temas ettiği alanlarda ya da tüm bölgelerde görülebilir. Soğuk ürtiker bazen önemli ve kritik sonuçlara sebep olabilir. Özellikle soğuk suda yüzme, bilinç bulanıklığı, tansiyon düşmesine ve şuur kaybına neden olabilir. Bu yüzden soğuk ürtikeri olan kişilerin soğuk suda yüzmemesi önemlidir. Aksi takdirde suda meydana gelen bu belirtiler boğulma gibi durumlara neden olabilir.

Soğuk Alerjisinden Korunma Yolları

-Cildinizi soğuktan veya ani sıcaklık değişimlerinden koruyun. Yüzmeye gidecekseniz eğer önce elinizi suya daldırın ve vücudunuzu suya alıştırın. Yüzmeye gitmeden alerji uzmanınız ile görüşün ve gerekli olması durumunda doktor kontrolünde antihistaminik ilaç alın.

-Boğazınızın şişmesini önlemek için buz gibi içeceklerden ve yiyeceklerden kaçının. Soğuk, boğaz ve dil ile temas ettikten sonra şişmeye ve solunum sorunlarına neden olabilir.

-Doktorunuz bir epinefrin oto enjektörü reçete ettiyse, ciddi reaksiyonları önlemek için yanınızda bulundurun ve bu ilacın son kullanma tarihine dikkat edin.

-Ameliyat olacaksanız, soğuk ürtikeriniz hakkında önceden cerrahınızla konuşun. Cerrahi ekip, ameliyathanede soğuğa bağlı semptomları önlemeye yardımcı olacak adımlar atabilir.

Evlerde beslenen kuşlar alerjik reaksiyona neden olabilir

Evlerde beslenen kuşlar alerjik reaksiyona neden olabilir

Köpekler ve kedilerin yanı sıra, kuşlar da sıkça evcil hayvan olarak tercih edilen önemli bir grubu oluşturur. Evlerinizde veya yakınında beslediğiniz kuş türleri de alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Alerji ve Astım Derneği Başkan Yardımcısı ve Yetişkin Alerji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kürşat Epöztürk kuş alerjilerini detaylı bir şekilde sizler için anlattı.

Kuş tüyü alerjisi nedir?

Kedi ve köpek alerjilerinde olduğu gibi, evde kuş besleyen ve alerji eğilimi olan insanlarda da kuş alerjenlerine duyarlılık olabilir. Bunun sonucunda alerjik konjunktivit, alerjik rinit ve alerjik astım yakınmaları oluşabilir. Yani özellikle hayvan yakındayken veya kafesini temizlerken gözlerde yaşarma, kaşıntı ve kızarıklık; burunda kaşıntı, hapşırık, akıntı ve tıkanıklık; nefes darlığı, hırıltı, öksürük, göğüste sıkışma hissi gibi şikâyetler olur. Bu tarz alerjik belirtileri olan hastalara uygulanacak alerji testi paneli evde beslenen hayvanı da içerecek şekilde hazırlanmalıdır. Yapılan bir çalışmada alerjik belirtileri olan ve evde kanarya veya muhabbet kuşu besleyen hastaların beşte birinde bu kuşların tüylerine karşı duyarlılığı olduğu tespit edilmiştir. Meslekleri gereği bu kuşlarla daha yoğun olarak teması olan kişilerde bu oranın daha sık olacağı tahmin edilebilir. Örneğin hayvanat bahçesinde kuşlarla ilgilenen çalışanların beşte ikisinin kuş alerjenlerine duyarlı olduğu ve bunların yarısında alerjik belirtilerin de ortaya çıkmış olduğu saptanmıştır.

Kuş tüyü alerjisi olanlarda gelişen alerjik hastalıklardaki temel yaklaşım diğer evcil hayvan alerjilerinde olduğu gibi sorumlu hayvanın (ve kafesinin) hastadan uzaklaştırılmasıdır. Hayvanın gönderilmesi henüz mümkün değilse alınabilecek bazı ikincil derecede önlemler vardır:

Kuş ve kafesi hastanın yattığı odaya sokulmamalıdır.

Kuşa elledikten sonra eller iyice yıkanmadan göze, burna, ağza, yüze götürülmemelidir.

Kuşun olduğu odada düzenli temizlik yapılmalıdır.

HEPA filtreli elektrikli süpürge kullanılmalıdır.

Kuş kafesi düzenli olarak (hasta dışındaki biri tarafından) temizlenmelidir.

Oluşan belirtilerin tipine ve yoğunluğuna göre göz damlaları, burun spreyleri, antihistamin denen alerji ilaçları ve astım ilaçları kullanılır.

Kuşla ilişkili alerjiler nelerdir?

Kuş besleyen insanlarda alerjik nezle ve alerjik astım gibi hastalıkları tetikleyen bir başka etken de akar alerjileri olabilir. Ev tozu akarları tüylü hayvanların deri artıklarından da beslendiğinden kedi, köpek, kuş beslenen evlerde sayılarının daha yüksek olması beklenebilir. Ayrıca kuşların tüylerinde farklı akar türleri de bulunabilir. Bu akarların hem ev tozu akarlarınınkine benzer hem de kendilerine özgü alerjenler üretebildiği gösterilmiştir.

Kuşla ilişkili bir başka alerjik durum ise kuş yeminden kaynaklanabilir. Beslediği muhabbet kuşunun kafesini temizlerken astım atağı geçiren bir hastanın kuşa değil yem olarak kullandığı tahıla alerjisi olduğu saptanmıştır.

Kuş-yumurta sendromu nedir?

Benzer protein yapısında olan alerjenlere çapraz duyarlılıklar olabilir. Bu durumun bir örneği de kuş-yumurta sendromu olarak adlandırılan tablodur; bu durum, kuşlarda ve yumurta sarısında bulunan bir alerjenin ortaklığından kaynaklanır. Yetişkinlik döneminde evde beslenen kuşa karşı solunum yoluyla gelişen duyarlılık bu çapraz tabloya neden olur. Çiğ veya sarısı az pişmiş yumurtayı yemek bu durumdaki hastalarda ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Sorumlu olan alerjen ısıya dayanıksız olduğu için iyi pişmiş yumurta genellikle sorunsuz tüketilir. Pişmiş tavuk eti de genellikle reaksiyona neden olmaz veya ağız içinde hafif yakınmalara sebep olur ama çiğ tavuk etine dokunmak deride kaşıntı ve kızarıklık oluşturabilir.

Hipersensitivite pnömonisi

Bir çeşit alerjik aşırı duyarlanma sonucu, akciğerlerde pnömoniye (zatürree) benzeyen ama mikrobik olmayan bir tablo oluşabilir. Etkilenen kişide ateş, öksürük, nefes darlığı, halsizlik gibi belirtiler görülür. Özellikle canlı kökenli maddelerle yoğun bir şekilde uğraşan çiftçiler, mantar toplayıcıları, kürkçüler, ipek böceği üreticileri, ağaç işçileri, tütün işçileri gibi meslek gruplarında daha sık görülen bu tablo başta güvercin olmak üzere kuş yetiştiricilerinde de görülebilmektedir.

Hastalık kendini akut (ani başlangıçlı) veya kronik (müzmin) şekilde gösterebilir. Akut formu duyarlı kişi hastalığa neden olan maddeye aralıklı ve yoğun şekilde maruz kaldığında oluşur. Belirtiler maruziyetten sonra birkaç saat içinde ortaya çıkar. Hasta etkilendiği ortamdan uzaklaştığında bir gün içinde kendiliğinden iyileşir. Kronik formunda kişi hastalığa neden olan maddeye düşük dozda ama sürekli maruz kalmıştır. Geri dönüşsüz akciğer hasarı oluşur ve sebep olan etkenden uzaklaşmak hastalığı düzeltmeye yetmez. Subakut denen ara bir form da bulunur; düşük dozlarda maruziyet ile belirtiler sinsi şekilde ilerler ve ortamdan uzaklaşınca tablo düzelir.

Hipersensitivite pnömonisi tanısında laboratuvar testleri sadece yardımcıdır. Genellikle teşhis öyküye göre konur. Bronkoskopik olarak alınan yıkama ve doku örnekleri tanı koydurucu olabilir ama genellikle parça alınması gerekmez. Hastalığa ait radyolojik bulgular akciğer filminde ve özellikle yüksek rezolüsyonlu bilgisayarlı tomografide izlenebilir.

Kuş besleyicilerinde görülen hipersensitivite pnömonisi eğer belirtilerin süresi altı haftadan azsa ve hastanın kuşlardan ve beslenen ortamdan uzak kalması sağlanırsa tam iyileşme ile düzelir. Daha uzun süreli hastalık durumunda ve sorumlu olan etkenden uzaklaşmak yetmiyorsa kortizon tedavisi ile akciğerdeki tutulum düzeltilmeye çalışılır. Kronik olgularda uzun süre ve yüksek doz kortizon vermek gerekir. Akciğerlerde ileri derecede geri dönüşsüz hasar oluşmuşsa bu hastalık ölüme neden olabilir.

Kedi ve Köpeğe alerjisi olanlara alerji aşısı yapılabilir

Kedi ve Köpeğe alerjisi olanlara alerji aşısı yapılabilir

Bağışıklık sisteminin zararsız bir maddeye zararlıymış gibi tepki vermesi sonucu oluşan alerjiler, her yaş grubunda görülebiliyor. Çok sayıda alerji türünden biri olan evcil hayvan alerjisi; evcil bir kedi veya köpeğin, kürk, deri veya tükürüğü ile temasta, bağışıklık sisteminin anormal bir tepkisi olarak ortaya çıkıyor. Alerji ve Astım Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Akçay evcil hayvan alerjilerinin belirtilerini anlattı ve alerji aşısı hakkında bilgiler verdi.

Evcil hayvan alerjisi nasıl olur?

Evcil hayvan alerjisi; bir hayvanın deri hücrelerinde, tükürüğünde veya idrarında bulunan proteinlere karşı gelişen alerjik bir reaksiyondur. Çoğu zaman evcil hayvan alerjisi, bir evcil hayvanın tüylerinde tuttuğu ölü derilerine maruz kalmakla tetiklenir. Kürklü herhangi bir hayvan, evcil hayvan alerjisi kaynağı olabilir ancak evcil hayvan alerjileri en çok kedi ve köpeklerde görülür. Evcil hayvan tüyleri; polen, küf sporları ve diğer dış mekan alerjenlerini toplayabilir.

Evcil hayvan alerjisi kimlerde görülür?

Evcil hayvan alerjisi; hem yetişkinlerde hem çocuklarda ortaya çıkabilir. Cinsiyet fark etmeksizin her yaştan kişiyi etkileyebilir. Bazı insanlar daha yüksek risk altında olabilirler. Bu risk faktörleri şunlardır:

Evde evcil hayvana sahip olmak, evcil hayvan alerjisi riskini artırır. Evcil hayvan sayısı arttıkça risk de artış gösterir.

Evcil hayvanlarla yakın temasta bulunmak, sarılmak, öpmek gibi durumlar riski yükseltir.

Özellikle iç mekanlarda evcil hayvanın iyi havalandırılamayan yerlerde vakit geçirmesi risk durumunu arttırır.

Ailede benzer bir alerji öyküsü olması riski arttırır.

Herhangi bir alerjiye sahip olmak başka bir alerji geliştirme riskini arttırır.

Risk faktörünün olması alerjinin mutlaka olacağı anlamına gelmez. Risk faktörü olan birinin alerjiye yakalanma ihtimali risk faktörü olmayan göre daha yüksektir.

Evcil hayvan alerjisinin belirtileri nelerdir?

Evcil hayvan alerjisinin belirtileri genellikle evcil hayvanınızın yanındayken ya da kısa süre sonra ortaya çıkar. Bu belirtiler evcil hayvandan uzaktayken de devam edebilir. Bunun sebebi ise; tüylerin havada, mobilyalarda ya da giysilerinizde kalmasıdır.

Evcil hayvan alerjisinin belirtileri şunlardır:

Hapşırma, -Kaşıntılı ve sulu gözler, Burun akması veya tıkanıklığı, Ciltte kaşıntı, Ağız ve boğazda kaşıntı, Öksürük, Ciltte kabarık, kırmızı lekeler, kurdeşen, Göğüs gerginliği, nefes almada zorlanma veya hırıltı gibi astım belirtileri.

Evcil hayvan alerjilerinde, belirtiler kronikleşebilir. Örneğin uzun süreli burun tıkanıklığı yaşayabilirsiniz ve bu durum sizde evcil hayvan alerjisinin neden olduğu gibi bir izlenim yaratmayabilir. Evcil hayvan alerjilerinin belirtilerinden hapşırma ve burun akıntısı gibi belirtilerin çoğu grip ya da soğuk algınlığı gibi hastalıklarla da benzerlik gösterir. Belirtilerinizin sebebini doktorunuz tam olarak belirleyecektir.

Evcil hayvan alerjisinden nasıl korunabiliriz?

Evcil hayvan alerjisinin tam anlamıyla önlemek mümkün olmayabilir. Ancak alınacak bazı önlemler bu durumun etkilerini en az seviyeye indirebilir. Bu önlemler şunlardır:

Evcil hayvanınız varsa onunla fiziksel teması en aza indirmeye çalışın. Sık sık sarılmayın veya öpmeyin.

Evcil hayvanlarınızın, evin her alanına girmesine izin vermeyin. Özellikle yatak odalarınızdan uzak tutmaya çalışın. Böylelikle evcil hayvan tüyünün yatağınıza nüfuz etmesine engel olabilirsiniz.

Alerjisi olmayan birinden, evcil hayvanınızın tüylerini dış mekanda fırçalamasını isteyin ve bunu düzenli olarak yapın.

Evcil hayvanınızın sizi yüzünüzden ya da burnunuzdan yalamasına izin vermeyin.

Evcil hayvanınızla temas ettikten sonra ellerinizi mutlaka sabun ve suyla yıkayın.

Evcil hayvanınızla fiziksel temastan sonra yüzünüze ve gözünüze dokunmamaya özen gösterin.

Evcil hayvan tüyleri halılarda ve döşemelerde çok uzun süre kalabilir. Bu sebeple; çekiş gücü yüksek bir süpürge kullanmanız yararlı olabilir. Evdeki kumaş döşemeleri vb. sürekli temizleyin.

Havadaki istenmeyen alerjenik partiküllerin uzaklaştırılmasında yardımcı olabilecek daha verimli klima filtreleri kullanın, HEPA filtreleri gibi.

Gerektiğinde evcil havanınızın tırnaklarını ve tüylerini kesin.

Hayvan tüylerini ve diğer alerjenleri içine hapsedebilecek halı ve kilim kullanımını en aza indirin.

Evcil hayvan besleyecekseniz çocuk sahibi olmadan karar vermelisiniz

Çünkü doğum öncesinde evde evcil hayvan olması, doğum sonrası evcil hayvan alerjisi gelişme riskini azalttığı bilimsel yayınlarda gösterilmiştir. Bu nedenle özellikle alerjik bir bünyeye sahip anne ve baba evde evcil hayvan beslemeyi düşünüyorsa çocuk sahibi olmadan eve evcil hayvan almaları faydalı bir yaklaşım olacaktır. Çünkü anne ve babada alerjik hastalığın olması çocukta da alerjik hastalığın ortaya çıkmasını artıracaktır.

Alerji yapmayan kedi veya köpek var mı?

Aslında yok. Tüy az döken kedi veya köpeklerin daha az alerji yaptığı düşünülse de özellikle kedi tüyü alerjenleri çok güçlü alerjen olduğu için az tüyle bile alerji belirtileri görülür. Belki daha az alerjik belirtiler görülmesi bakımından daha az tüy döken ve daha az kokan evcil hayvanlar tercih edilebilir.

Kedi veya köpeğinize karşı alerji gelişmişse alerji aşısı yapılabilir

Kedi veya köpeğinize karşı alerji gelişmişse ve bu alerjinin belirtileri varsa öncelikle alerji testi yapılması gerekiyor. Alerji deri testi veya kandan alerji testi yapılabilir. Daha da ayrıntılı bilgi veren test ise moleküler alerji testidir. Moleküler alerji testi ile gerçek alerjinin kedi veya köpek mi yoksa çapraz reaksiyon mu olduğunu göstermede çok faydalı bilgiler sağlıyor. Bazen kedi tüyüne karşı alerjisi olanlarda çapraz reaksiyon sonucu köpeğe de alerji gelişebiliyor ve köpek tüyüne maruz kalınca da alerji belirtileri ortaya çıkabilmektedir. Alerji aşısı yapılırken moleküler alerji testine göre karar verilmesi daha etkili aşı uygulanmasına olanak sağlamaktadır. Köpeğe alerji, kedi tüyüne karşı çapraz reaksiyondan kaynaklanıyorsa sadece kedi tüyü ile alerji aşısı yapılmalı. Hem kedi hem de köpeğe karşı gerçek alerji gelişmişse her iki evcil hayvana karşı alerji aşısı yapılması çok daha faydalı olacaktır.

Alerji aşıları ile 4 ayda haftada bir yapılırken daha sonra aralık açılarak 1 yılın sonunda ayda bir aşı uygulanmaktadır. Alerji aşısı etkisi kendini 6 ay içinde göstermektedir. Alerji aşısı ile alerji belirtileri ortadan kalkar, ilaç ihtiyacı ortadan kalkarak hayat kalitesi belirgin seviyede artar. Kedi veya köpeğinizden hatta at binmekten vazgeçmenize gerek yok. Kedi, köpek ve at tüyüne karşı alerji aşısı uygulanabilmekte ve çok başarılı sonuçlar elde edilmektedir.