Yazılar

Yüz yılın yüzleşmesi başlıyor

Yüz yılın yüzleşmesi başlıyor

Yüzleşme ana teması ile Araştırmada Yenilikler Konferansı 7 Haziran 2023’te DasDas İstanbul ‘da yapılacak.

  • Yüzleşme
  • Doğa İle Yüzleşme
  • İkilemlerle Yüzleşme
  • Ekoanksiyete

Bu yılın ana teması “YÜZLEŞME”

Sorunlara en ulaşılabilir çözümleri üretmek için onları derinlemesine anlamak, onlarla yüzleşmek normalleşmeye açılan kapıların anahtarıdır.   2023’e girerken küresel bir salgından çıktık ve yeni dünya düzeninde “kriz ortamında” değil “ çok yönlü değişken krizlerin ortasındaki” dünyanın getirdikleri ile yaşıyoruz. İnsanlık,  ekonomik kriz, iklim krizi, sürdürülebilirlik, yapay zekanın hayatımızdaki yeri gibi birbirinden ayrı ve kesişen bir çok konu ile karşı karşıya kalmıştır.

Ipsos Türkiye, Araştırmada Yenilikler Konferansı’nın 14.sünde bu konuları, uzmanlar, akademisyenler ve fikir önderleri ile tartışırken sektördeki yenilikleri de uluslararası araştırmacıların anlatımları ile katılımcıları buluşturuyor…  İlham veren konuların, araştırmada ufuk açan yöntem ve yeniliklerin markaların üst düzey yöneticilerine, akademisyenlere, öğrencilere özetle gerçek bilgiye merakı olanlar kişilere anlatıldığı bu konferansın bir diğer önemli tarafı da Ipsos Türkiye’nin en önemli Kurumsal Sosyal Sorumluluk projesi olmasıdır.

Konferans katılım bedeli 3.500 TL

Hesap Bilgileri:

Hesap Sahibi: Sınırlı Sorumlu İhtiyaç Haritası Yardımlaşma Fikri Mülkiyet

Garanti Bankası Hasanpaşa Şubesi

Konferansla ilgili daha detaylı bilgi için:

https://www.ipsos.com/tr-tr/arastirmada-yenilikler-konferansi-2023Araştırmada Yenilikler Konferansı

 

Her 10 kişiden 4’ü koronavirüs hastası

Her 10 kişiden 4’ü koronavirüs hastası

Ipsos tarafından gerçekleştirilen  KORONAVİRÜS SALGINI ve TOPLUM Araştırma  verilerinden derlenen bülten içeriğinde bu hafta: toplumun salgınla ilgili son dönemde dünyada ve ülkemizde artan vakalar hakkında toplumun davranış eğilimleri incelendi. Geçmişe nazaran bugünkü rakamlara bakıldığında vaka sayılarının artıp, artmayacağı, artsa bile tehlikeli boyutlara gelip gelmeyeceğine yönelik güncel düşünceler neler? Bireylerin kendileri ya da aileleri için salgının yeniden tehlikeli boyutlara gelip/ gelmeyeceği,  bu durumun toplumda yarattığı kaygı ve endişe durumları, aşı olma ve tedbirlere yönelik yeni ifade, tutum ve davranışları incelenmiştir.

TOPLUMUN %37’Sİ SALGININ TEKRAR TEHLİKELİ BOYUTLARA ULAŞACAĞINI DÜŞÜNÜYOR.

Vaka sayılarının tekrar artması ile birlikte her 10 kişiden 4’ü vaka sayılarının daha da artacağını ve salgının tekrar tehlikeli boyutlara ulaşacağını düşünüyor. Ancak benzer oranda bir kitle ise vaka sayıları artsa bile salgının eskisi kadar tehlikeli olmayacağı görüşünde. Salgınının bittiği konusunda görüş bildirenlerin oranı ise sadece %11.

Ipsos Türkiye

SALGININ TEKRAR KONUŞULMAYA BAŞLANDIĞI BUGÜNLERDE TOPLUMUN YARISI SALGININ KENDİLERİ VE AİLELERİ İÇİN TEHLİKE OLUŞTURACAĞI GÖRÜŞÜNDE.

Vaka sayılarının 20binler olduğu Mart ayında her 10 kişiden 7’si salgının kendileri ve aileleri için tehlike oluşturduğunu düşünürken vaka sayıları tekrar artmaya başlasa bile bugün bu oran %54 seviyesinde. Diğer dikkat çekici bir bulgu ise toplumun %37’sinin bu virüsün tehlike oluşturmayacağı görüşünde olmaları.

Ipsos Türkiye

 KENDİSİNİN YA DA AİLESİNDEN BİRİNİN COVİD-19’A YAKALANACAĞI KONUSUNDA ENDİŞELİ OLANLARIN ORANI %64. Salgının tekrar tehlike oluşturacağını düşünenlerin oranı %54 seviyesindeyken kendisinin ya da ailesinden birinin koronavirüse yakalanacağı konusunda endişeli olan bireylerin oranı daha yüksek (%64). Bu endişe düzeyi vaka sayılarının günlük 1500’e düştüğü Mayıs ayından çok farklı olmasa da çok endişeli olduğunu belirten bireylerin oranı daha yüksek. Ve her 10kişiden 3’ü bu konuda da endişeli değil.

Ipsos Türkiye

 HER 10 KİŞİDEN 4’Ü SALGIN KONUSUNDA RAHATLAMIŞKEN TEKRAR BU KONUDA ENDİŞELENMEYE BAŞLADIĞINI BELİRTİYOR. Toplumun %30’u salgının ilk gününden beri endişeli olduğunu bu konuda hiç rahatlamadığını belirtiyor. Vaka sayılarının azalması, kısıtlamaların kaldırılması ve yaz aylarının da gelmesi ile birlikte toplumun %44’ünün salgın konusunda kendilerini rahat hissetmeye başladığı ancak vaka sayılarının artması ile birlikte endişelerinin tekrar arttığı görülüyor. Bugün salgın konusunda rahat olan bireylerin oranı ise %26.

Ipsos Türkiye

 AŞI OLMA KONUSUNDA İSE HER 10 KİŞİDEN 4 AŞI YAPTIRMA EĞİLİMİNDE DEĞİL.

Hatırlatma dozlarının tekrar açıldığı bugünlerde bireylerin %25’’i mutlaka aşı yaptıracağını %18’i de aşı yaptırabileceğini belirtmekte. Toplamda aşı yaptırma eğiliminde olan bireylerin oranı bugün için %43. Ancak aşı yaptırmayacağını söyleyenlerin oranı oldukça yüksek. Her 10 kişiden 4’ü aşı yaptırmayacağını belirtiyor.

Ipsos Türkiye

 HER 3 KİŞİDEN 1’İ NE OLURSA OLSUN MASKE TAKMA KONUSUNDA TEPKİLİ.

Vaka sayılarından bağımsız salgının devam ediyor olmasından dolayı bireylerin %28’i kapalı alanlarda maske takmaya devam etmekte. Vaka sayılarının artması ile birlikte %25’lik bir kesim maskeyi artık takmıyor olsa bile tekrar takmayı düşündüğünü belirtiyor. Diğer taraftan her 3 kişiden biri maske takmayı bıraktığını ve takmayı da düşünmüyor.

Ipsos Türkiye

 Ipsos Tür.kiye CEO’su Sidar GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu : Covid-19 canavarı yok olmaya mı yaklaştı yoksa aslında geçici bir uykuya mı dalmıştı ? Son haftalarda yeniden yükselişe geçen vaka sayıları akıllara bu soruyu getirdi. Bu soru toplumu iki büyük parçaya ayırmış halde, on kişinin beşi salgının eski gücüne kavuşamayarak yok olmaya doğru gideceğini, dördü ise öldü sanılan canavarın yeniden hortlayacağını düşünüyor. Salgının kendisi ve sevdikleri için bir tehlike oluşturduğunu düşünenlerin oranı da hala yarıyı geçiyor, bu oran zaten daha aşağıya hiç düşmemişti.

Salgının başlangıcından beri çeşitli zamanlarda yaptığımız ölçümlerde toplumun dörtte birinin endişeli olmadığını, önlemlere ve aşılara da mesafeli olduklarını tespit etmiştik, bu tablo hala devam ediyor. Her dört kişiden biri ben zaten baştan beri endişe değildim diyor. Yine her dört kişiden biri aşı olmayı düşünmüyor.

Ipsos Türkiye

Yaklaşık olarak on vatandaştan üçü maske takmayı hala sürdürüyor, maske kullanımını bırakan ancak yeniden başlamayı düşünenler ile birlikte maske taraftarlarının oranı %40’ı aşıyor. Ancak her üç kişiden biri de maskeye karşı tutum içinde. Umarım elde edilmiş olan bağışıklık seviyesi, mevsim etkileri veya başka varyantlar ile kaybedilmez. Çünkü dünyanın savaş, tedarik problemleri, ekonomik krizler ile çalkalandığı şu dönemde salgını geride bırakmış olmayı gerçekten çok istiyoruz, dahası buna müthiş ihtiyacımız var.

Benzin zamlarından sonra her 10 araçtan 9’u trafiğe daha az çıkıyor

Benzin zamlarından sonra her 10 araçtan 9’u trafiğe daha az çıkıyor
Ipsos tarafından gerçekleştirilen ANTİKRİZ MONİTÖRÜ Araştırma verilerinden derlenen bülten içeriğinde bu hafta: toplumda araç sahibi olan bireylerin, akaryakıta gelen zamlardan sonra kullanma eğilimleri incelendi. Geçmişe nazaran bugünkü kullanma durumları, araçları ile işe gitme, alı verişe gitme veya hafta sonu gezmeye gitme davranışları, düşüncelerine yönelik yapılan araştırmada mercek altına alındı. Bu konularda tasarruf yöntemleri neler, akaryakıt alımlarına nasıl yansıyor, araç sahipleri, aracını satmayı düşünenler, satıp yenisini almayı düşünenler, bireylerin tüm bu konularda nasıl bir fikre sahip oldukları hususlarında ifade, tutum ve davranışları incelenmiştir.

HER 10 ARAÇ SAHİBİNDEN 9’U ARAÇLARINI DAHA AZ KULLANIYOR. Akaryakıta gelen zamlarla birlikte araç sahipleri araçlarını daha az kullanma eğiliminde olduğu izleniyor. Bugün araç sahiplerinin %91’i araçlarını daha az kullandığını belirtirken sadece her zamanki gibi kullanmaya devam ettiğini söyleyenlerin oranı %8.

Ipsos Türkiye

VE ARAÇ SAHİPLERİ GEREKMEDİKÇE ARAÇALRINI KULLANMIYOR.
Araç sahiplerinin %87’si daha önce istediği vakit aracını kullandığını ama şimdi gerekli olmadıkça kullanmamaya çalıştığını belirtiyor. Araçları ile artık hafta sonu gezmeye gitmediğini söyleyen araç sahiplerinin oranı %76, alışverişe araçları ile gitmeyenlerin oranı %69.

Ipsos Türkiye

ÇALIŞANLAR; İŞE ARABA İLE GİTMEKTENSE TOPLU TAŞIMAYI TERCİH EDİYOR.
Araç sahibi çalışanların %71’i kendi araçları ile işe gitmektense toplu taşımayı tercih etmeye başlamış. Diğer bir tasarruf yöntemi olarak da yakın çevrede oturan arkadaşlar ile birlikte araç ile işe gitmek ve masrafları paylaşma yöntemi tercih ediliyor.

Ipsos Türkiye
AKARYAKIT ALIMINDA DA ARAÇ SAHİPLERİ DAHA TASARRUFLU DAVRANIYOR.
Araç sahipleri araçlarını daha az kullanmanın yanısıra akaryakıt alımında da daha dikkatli davranıyor. Her 100 araç sahibinden 9’u eskisine göre daha az miktarda benzin almakta. Araç sahiplerinin %51’i daha önce araçlarının deposunu tam doldururken bugün gerektiği kadar aldığını, %39’u hiçbir zaman deposunu tam doldurmadığını ama şimdi eskisine göre daha az akaryakıt aldığını söylüyor.

Ipsos Türkiye

HER 10 ARAÇ SAHİBİNDEN 3’Ü ARACINI SATMAYI VE YERİNE YENİSİNİ ALMAMA EĞİLİMİNDE.
Araç sahiplerinin %60’ı aracını satmayı düşünmezken, %12’si aracını satıp yerine yenisini almayı istiyor. Diğer taraftan araç sahiplerinin %28’i araçlarını satıp yerine de yenisini almamayı düşünüyor.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu : Ulaştırma harcama grubu için TÜİK tarafından açıklanan 12 aylık enflasyon %123.4. Ve bu harcama kategorisi enflasyonun en doludizgin ilerlediği kategori. Hiç kuşkusuz bunun altında yatan önemli nedenlerden biri akaryakıt fiyatlarındaki artış. Bu arada, akaryakıt fiyatlarındaki artışın nakliye maliyetlerini de yükselterek diğer kategorileri de olumsuz etkilediğini söylemek gerekli. Ancak elbette ulaştırma harcamaları doğrudan etkileniyor. Bu durumun araç sahiplerine nasıl yansıdığına bakmaya çalıştık.

Ipsos Türkiye

Artan akaryakıt fiyatları nedeni ile araç sahiplerinin yarısı eskiden yakıt alırken depolarını tamamen doldurduklarını ancak artık bundan vazgeçtiklerini belirtiyorlar. Karşılaşılan yeni fiyat seviyesi her on araç sahibinden dokuzunun aracını daha az kullanmasına yol açmış. Özellikle elzem olmayan nedenler ile araç kullanımı düşmüş, mesela her dört araç sahibinden üçü artık ailecek araba gezintilerinden vazgeçtiklerini belirtiyor, yine her on araç sahibinden yedisi artık alışverişe araba ile gitmediğini ifade ediyor. On araç sahibinden dokuzu, aracını eskiden her istediğinde kullandığını ancak artık gerekli olmadıkça kullanmadığını belirtiyor. İşe gitmek gibi elzem bir neden ile araç kullananların sayısında dahi azalma var. Her on araç sahibinden yedisi eskiden işe araç ile giderken artık bundan vazgeçtiğini belirtiyor. Bu duruma bir çare olarak yakın oturan iş arkadaşlarının araçlarını işe gidiş geliş için ortak kullanmaya başladıklarını görüyoruz. Araç sahiplerinin yarısından fazlası bu yönteme başvurarak yakıt masrafını paylaştıklarını ifade ediyorlar. Araç kullanım şeklindeki bu değişimler, önümüzdeki dönemde ikinci el otomobil piyasasında önemli bir hareketlilik yaratabilir, çünkü her on araç sahibinden üçü aracını yerine yenisini almamak üzere satmayı düşündüğünü belirtiyor. Ukrayna-Rusya savaşının da körüklediği küresel petrol fiyatları problemini de değerlendirdiğimizde ulaştırma maliyetleri açısından zor günlerin devam edeceğini tahmin edebiliriz.