Yazılar

Artık hiçbir şey düz değil!

Artık hiçbir şey düz değil!

Tamam dünya yuvarlak ama, ne zamandan beri her şey bu kadar yamuk ve düz değil? Peki ya bu aniden ortaya çıkan karaltılar!

Görmek, sadece somut bir fayda sağlamaz aynı zamanda algılamayı ve hissetmeyi kolaylaştırır. Ancak bazı sebepler görme kabiliyeti üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Kimi zaman nesneler yamulur ve silinir kimi zamansa siyah bir nokta böler her şeyi. Örneğin, sarı nokta hastalığında olduğu gibi… Avrasya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Kemal Yıldırım, giderek artan sarı nokta hastalığını anlatıyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Op. Dr. Kemal Yıldırım

Sarı nokta hastalığı nedir?

Makula dejeneresansı olarak bilinen ve makulayı etkileyen bir sağlık problemi olan sarı nokta hastalığı, retina ve retina altındaki tabakalarda tahribata yol açar. Genel olarak 50 yaştan sonra görülen sarı nokta hastalığı, ciddi oranda görme kayıplarına yol açabilir.

Dünya üzerinde yaklaşık 30 milyon kişiyi etkileyen sarı nokta hastalığı, daha çok yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkıyor ve kronik olarak devam ediyor. Özellikle de refah seviyesinin ve yaşlı nüfusun yüksek olduğu ülkelerde çok sık rastlanılan sarı nokta hastalığında erken teşhis ve tedavi çok önemlidir.

Sarı nokta hastalığının belirtileri nelerdir?

  • Zamanla görmede azalma ve bulanık görme,
  • Göz önünde beliren karartılar,
  • Görme kalitesinde görülen bozulma,
  • Renkleri görmede bozulma,
  • Cisimleri eğik görme,
  • Çizgi ve nesneleri dalgalı ya da silik görme.

Sarı nokta hastalığı en çok kimlerde görülüyor?

Sarı nokta hastalığında yaş arttıkça hastalığa yakalanma riski de artar. Bu sebeple 50 yaşın üzerindeki kişiler risk altındadır. Bunun yanı sıra;

  • Sigara içen kişiler,
  • Zararlı güneş ışınlarına maruz kalanlar,
  • Kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler,
  • Ailesinde sarı nokta hastalığı olan kişiler,
  • Yüksek kan basıncı olan hastalar,
  • Yüksek vücut kitle endeksi olan kişilerde görülme ihtimali daha yüksektir.

Kaç tip sarı nokta hastalığı vardır?

Sarı nokta hastalığının kuru ve yaş olmak üzere 2 farklı tipi vardır. Yaş tip yaklaşık %10 oranında kişide görülürken kuru tip %90’lık bir oranla hayli sık rastlanılan bir durumdur. Görme kaybı açısından daha tehlikeli olan yaş tipte bu sebeple erken teşhis görme yetisinin kaybedilmemesi için oldukça önemlidir. Kuru tip olansa yavaş yavaş ilerler.

Sarı nokta hastalığına yol açan diğer sebepler nelerdir?

  • Şeker hastalığı,
  • Miyopi,
  • Doğumsal ve yapısal retina hastalıkları,
  • Bazı parazit enfeksiyonları.

Sarı nokta hastalığı tedavi edilebilir mi?

Sarı nokta hastalığında tedavi hastalığın tiplerine göre değişiklik gösterir. Eğer kişide yaş tip sarı nokta hastalığı varsa göz içine iğne tedavisi veya fotodinamik tedavisi uygulanır. Göz içi iğne tedavisinde uyuşturucu damla kullanılır ve kişi işlem sırasında herhangi bir şey hissetmez. Eğer kişide kuru tip sarı nokta hastalığı varsa bu durumda koruyucu bir tedavi yaklaşımı uygulanır. Bunun için anti-oksidan A, C, E vitaminleri, lutein ve çinko tercih edilir.

Sarı nokta hastalığının beslenme ile ilişkisi nedir?

Çinko yönünden zayıf beslenen kişilerde sarı nokta hastalığı daha sık görülmektedir. Omega 3 yönünden zengin beslenen kişilerde ise hem hastalığın oluşma riski azalır hem de hastalığın ilerlemesi yavaşlar. Bu noktada; et, balık, kabuklu deniz ürünleri, fasulye, nohut ve yulaf gibi besinlerin tüketilmesi özellikle de kuru tip sarı nokta hastalığının tedavisinde iyi bir destekleyicidir. Uzak durulması gerekenler ise doymuş yağ asitleri ve ağır protein diyetleridir.

Gözlerini sık sık ovuşturanların dikkatine, görme kaybı yaşayabilirsiniz!

Gözlerini sık sık ovuşturanların dikkatine, görme kaybı yaşayabilirsiniz!

Gözlük numaramı sık sık değiştiriyorum ama hala görme kalitesinde tatminkâr bir sonuca varamadım diyorsanız ve yakınlarınızdan da buna benzer şikayetler duyuyorsanız keratokonus hastalığıyla çoktan tanışmış olabilirsiniz. Avrasya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Kemal Yıldırım, Keratokonus hakkında merak edilenleri anlattı.

Kadınlarda daha sık görülüyor…

Keratokunus, kornea adı verilen ve gözün en önündeki saat camı gibi olan saydam kırıcı tabakanın ilerleyici bir şekilde incelerek öne doğru kronik tarzda uzamasıdır. Kadınlarda daha sık görülen keratononus, korneanın kırma gücünü değiştirerek orta veya ağır derecede düzensiz astigmata ve bulanık görmeye sebep olur. Keratokonus hastalığının son evresinde korneada şişme ve beyazlaşma görülebilir. Keratokonusun kelime anlamı da koni şeklinde kornea demektir. Halk arasında gözde incelme, gözde kornea incelmesi olarak da bilinir. Korneanın şekli bozulunca görme bozulur.

Hastalığın kesin bir nedeni yok…

Yapılan birçok araştırma ve çalışma, keratokonusun sebebini ortaya çıkaramamıştır. Aynı aile fertlerinde görülebilmesine rağmen doğrudan bir sonraki nesle geçen bir hastalık değildir. Gözlerini ovuşturanlarda daha sık görüldüğünden keratokonus olan hastaların gözlerini ovuşturmaktan sakınmaları tavsiye edilir. Erken teşhis edilirse nispeten basit yöntemlerle tedavi edilebilir Keratokonus hastalarının yakınlarında da yüksek astigmat görülür. Hastalarda sürekli artan düzensiz astigmatizma, miyopi vardır, iki taraflı tutulum olur. Hastaların en büyük şikâyeti sık sık gözlük değişimi ama kısa süre sonra bu gözlüklerde yetersizlik ve görme bozukluğudur. Keratokonus korneanın yaralanması, bazı özel göz hastalıkları ve sistemik rahatsızlıklarla birlikte olabilir. Uygun olmayan gözlere Excimer Laser ameliyatı yapılmasından sonra gözün saydam tabakasının zayıflaması durumunda da ortaya çıkabilir.

Bu belirtiler hastalığı işaret ediyor!

İlk belirtiler görmede çarpıklık ve bulanıklıktır. Belirtiler genellikle 15-25 yaşlar arasında çıksa da daha erken veya daha geç de görülebilir. Bu dönemde genellikle miyop astigmat tanısıyla gözlük verilir. Ancak Orbscan ve Pentacam adı verilen kornea topografi yöntemi ile çok erken dönemde dahi saptanabilir. Hastalık ilerledikçe korneadaki şekil değişikliği artar ve görme bozukluğu daha belirginleşir.

Tedavi yöntemi hastalığın evresine göre değişiyor

Hastalığın seyri kişiden kişiye değişebileceği gibi tedavi yöntemleri de hastalığın derecesine göre değişir. Yapısal bir hastalık olmakla beraber asıl amaç hastanın görme işlevini daha iyi yerine getirebilmesini sağlamaktır.

  • UV Korneal Cross Linking (CCL) tedavisi
  • Keratokonus ameliyatı: Kornea İçi Halkalar (Keraring,intacs)- Kornea Nakli

Keratokonusta UV Korneal Cross Linking (CCL) Tedavisi
Keratokonusta yeni bir alternatif tedavi yöntemi olan UV cross linking tedavisi,
UV-Cross linking ameliyatında korneaya riboflavin eşliğinde UVA ışığı uygulanarak, korneanın kollajen molekülleri arasındaki çapraz bağların artırılması ile korneanın direnci artırılır. Yapılan çalışmalarda bu yöntemin, korneanın incelmesini durdurduğu, keratokonusta ilerleme olmadığı gösterilmiştir. Bu sayede kornea nakline olan ihtiyacın geciktirilebileceği veya azalabileceği düşünülmektedir. İleryeci keratokonusta erken evrede uygun olan CCL tedavisi tekrarlanabilir özelliktedir. Uygulanan UVA ışığının dozu ve riboflavinin koruyucu etkisi sayesinde tedavi yapılan hastalarda hiçbir yan etki görülmemiştir.

Kontakt Lensler
Başlangıç keratokonus olgularında görme keskinliği genellikle gözlük ile düzeltilebilir. Ancak keratokonus ilerlediğinde gözlükler yeterli olmamakta, sert kontakt lens kullanımına ihtiyaç olmaktadır. Kontakt lensler hastalığın ilerlemesini durdurmaz, hastanın görmesini düzeltir. Kontakt lens kullanımı keratokonuslu pek çok olguda başarı ile uygulanmaktadır. Ancak hastanın kontakt lens kullanmaya istekli olması ve hijyenik koşullara dikkat etmesi gerekmektedir.

Kornea içi Halkalar(Keraring, İntacs)
Gözüne kontakt lens uymayan veya kontakt lens kullanamayan hastalarda, keratokonus ileri döneminde değilse kornea içi halka uygulaması iyi bir alternatiftir. Topikal anestezi ile kornea içine femtosecond laserle (intralase) kanallar açılır ve bu kanallara halkalar yerleştirilir. Bu halkalar kornea şeklini düzelterek mevcut kırma kusurunun azaltılabilmesini sağlar. Halkaların çıkarılabilmesi yani ameliyatın geri döndürülebilmesi mümkündür.

Hastalığın İlerlemesi; Kornea Nakli
Keratokonusun ileri evresinde, artık kontakt lens kullanamayan, görmesi iyice azalmış ve kornea içi halkalardan yarar göremeyecek hastalar için uygun tedavi seçeneği kornea nakli yani keratoplasti ameliyatıdır. Halk arasında göz nakli olarak bilinen keratoplasti ameliyatında, vericiden alınan sağlıklı kornea dokusu alıcının hasta korneası ile değiştirilir. Ülkemizde bağışlanan uygun verici kornea sayısının ihtiyacın çok altında oluşu ve temininin güçlüğü keratokonusta erken tanıyı ve CCL tedavisinin önemini daha da artırmaktadır.