Yazılar

Her bel ağrısı fıtık değil!

Her bel ağrısı fıtık değil!

“Birden belim tutuldu, kalakaldım”, “Sabah yataktan kalkamıyorum, sağa sola dönerken belim kopuyor”, “Ayağıma kadar inen bir ağrı var, sanki oyuyorlar”, “Biraz ayakta kalınca kalçama bir ağrı giriyor, bacağım uyuşuyor”… Bu ve benzeri yakınmalardan şikayet edenlerin yani ‘bel ağrısı çekenlerin’ sayısı her geçen gün artıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Algoloji (Ağrı Tedavisi) Uzmanı Prof. Dr. Alp Yentür “Toplumumuzda çok yaygın olan, her gün karşılaştığımız bel ağrısı şikayetlerinin hepsi farklı nedenlerden kaynaklanıyor. Bu nedenle tedavileri de farklı oluyor. Omurgaya binen yük ağrıları artırırken, hele bir de kişinin fazla kilosu varsa bu durumda bel ağrısı çekmek çok daha kaçınılmaz hal alıyor. Ağrı tedavisi (Algoloji) kliniklerine başvuran hastaların çok önemli bir kısmını bel ağrısı hastaları oluşturuyor” diyor. Her bel ağrısının bel fıtığı anlamına gelmediği gibi, her fıtıkta da ameliyat gerekmediğini vurgulayan Prof. Dr. Alp Yentür, bel ağrısı tedavisinde etkili yöntemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Günümüzde en yaygın şikayetler arasında yer alan bel ağrıları özellikle pandemi sürecinde hızla yaygınlaştı. Artık sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da sık görülen bel ağrılarında; hareketsiz yaşam tarzı, düzenli egzersiz yapmamak, bilgisayar karşısında uzun süreli duruş bozuklukları ve fazla kilo gibi bir çok etkenin rol oynadığını belirten Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Algoloji (Ağrı Tedavisi) Uzmanı Prof. Dr. Alp Yentür sözlerine şöyle devam yor: “Bel ağrısı nedeni olarak; bel omurgalarında kireçlenme, dar kanal, omurgalar arasında bulunan disklerin şeklinin bozulup dejenere olması, kalça ekleminin kireçlenmesi, iltihaplanması, bel kayması, omurga etrafındaki kasların sertleşmesi, spazma giren kalça kasının siyatik siniri sıkıştırması, olası bir tümör ile bel fıtığı ve bel ameliyatı sonrasında ağrının rahatlamaması hatta bazen daha da artması gibi bir çok neden sayılabilir.” Bu nedenle ağrıya yol açan nedeni doğru saptanarak, ona uygun şekilde  uygun tedaviye en kısa sürede başlamak gerekir.”

Pause Dergi

Prof. Dr. Alp Yentür

Bel fıtıklarının yüzde 95’inde ameliyat gerekmez!

Bel ağrısı şikayetleri içinde bel fıtığı en az sıklıkla görülenlerden birisi olmasına karşılık hastaların önemli bir kısmı, şikayetini “bende bel fıtığı var” şeklinde tanımlıyor. Bir kişiye bel fıtığı tanısı koyabilmek için MR görüntüsünün yanında mutlaka hastanın şikayetlerinin ve muayene bulgularının da bununla uyumlu olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Alp Yentür, gerçek bel fıtıklarının da yüzde 95’den fazlasının ameliyat gerektirmeyen tablolar olduğunu, dolayısıyla bel fıtığında ameliyatın ilk seçenek olmaması gerektiğini söylüyor.

Bel ağrısı mı? Bel fıtığı mı?!

Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Alp Yentürk bel ağrısı şikayetleri arasında en sık görülenin kas spazmına bağlı ağrıların oluşturduğunu, bel ağrılarının çoğunun nedeninin yaşa göre farklılık gösterdiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Örneğin bel fıtığı daha genç yaşlarda görülürken, kireçlenme ve dar kanal ağrıları ileri yaşlarda karşımıza çıkar. Yani ileri yaşta bir kişinin bel ağrısının fıtık nedeni ile olma ihtimali çok azdır. Yine önemli bir özellik, bel ağrısına neden olan bozuklukların hemen hepsinde ağrı şikayeti bel ve kalça bölgesinde hissedilirken, bel fıtığı ağrısı belden çok, fıtık olan tarafta bacağa yayılan ağrıya neden olur. Hatta fıtığın ilerlemiş olduğu hastalarda ağrının yanında ayak parmaklarına kadar gelen uyuşukluk, iğnelenme, karıncalanma ve kaslarda kuvvet kaybı görülebilir.”

Pause Dergi

Tedavi yöntemleri 5 temel başlıkta toplanıyor!

Bel ağrısına yol açan pek çok etken bulunduğundan, tedavi seçenekleri de ağrı şikayetine yol açan nedene göre değişiyor. Klasik olarak bel ağrısı tedavisi seçeneklerinin 5 temel başlık altında toplandığını söyleyen Prof. Dr. Alp Yentür bunları; istirahat etmek, ilaç tedavisi, fizik tedavi, girişimsel ağrı tedavisi ve ameliyat olarak sıralıyor. Ancak; fazla kilo, sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı ve zayıf karın/ bel kaslarının bu şikayetlere davetiye çıkartan en önemli etkenler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alp Yentür sözlerine şöyle devam ediyor: “Bizim –Algolojinin- hasta yelpazemizde ilk üç uygulamadan fayda görmeyen hasta grubu yer almaktadır. Yani bunlar istirahat, ilaç ve fizik tedaviden fayda görmemiş ama ameliyat olması da gerekmeyen veya ameliyat olmayı istemeyen hastalardır. Algolojinin tedavi yöntemleri genellikle girişimsel yöntemler denilen, çoğu çeşitli iğneler ile skopi veya ultrason eşliğinde tam olarak problemin olduğu noktaya yapılan, son derece etkili tedavilerdir. Bunun dışında omurilik pilleri, kateterler, yine özel cihazlar kullanılarak yapılan radyo dalgası (RF- radyo frekans) uygulamaları gibi yöntemler de seçenekler arasında sayılabilir.”

Dikkat! Bu şikayetler varsa!

Algoloji (Ağrı Tedavisi) Uzmanı Prof. Dr. Alp Yentür ameliyat gereken durumları ise şöyle anlatıyor: “Bacağından ayağına kadar inen ağrısı olan bel fıtığı hastası eğer ayak parmaklarının ucunda veya topuğu üzerinde yürüyemiyorsa, idrar veya gaitasını tutamıyorsa veya idrar yapamıyorsa, erkeklerde ereksiyon problemi oluyorsa, bu şartlarda hemen ameliyat olması gerekir. Bunun dışında, tüm tedavilere rağmen ağrı kesilemiyorsa bu şartlarda hastanın isteğine bağlı olarak ameliyat yapılabilir. Burada isteğe bağlı dememin nedeni tablonun aciliyet göstermemesi, ameliyat olunmazsa kısa sürede kalıcı bir nörolojik hasarın gelişmesinin beklenmemesidir. Yine dar kanal ve bel kayması şikayetleri de ileri dönemlerde ameliyat olmadan rahatlamanın beklenmediği diğer tablolardır.”

Her 10 kişiden 9’u bel ağrısı çekiyor

Her 10 kişiden 9’u bel ağrısı çekiyor

Son bir yıldır günlük yaşam alışkanlıklarımızı derinden etkileyen yüzyılın salgın hastalığı koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle hareketlerimiz büyük ölçüde kısıtlanırken, iş yaşamının adeta ev ortamına aktarılması nedeniyle online toplantılar derken bilgisayar karşısında geçirdiğimiz saatler arttı; bu durum da pek çok kişide bel ağrılarını tetikledi. Toplumda her 10 kişiden 9’unun bel ağrısı çektiğini belirten Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Halil Koyuncu “İş yaşamı, ağrıların oluşumunda kolaylaştırıcı bir faktördür. Covid pandemisi sürecinde ekran karşısında uzun süre çalışma ve hareketsizlik nedeniyle bedenin şekli bozuldu. Omurga ve özellikle bel ya çukurlaştı ya kamburlaştı veya eğrildi. Ruhsal yapının çökmesi de belde stres yaratarak ağrıyı artırdı. Duruş bozukluğu, vücudu yanlış kullanma, aynı pozisyonda kalma ve bele binen anormal yükler, beldeki ve çevredeki kasların görevini unutturdu. Kaslar çalışamaz hale geldi, kuvvetleri azaldı, kasıldılar ve kısaldılar. Bu etkenler de pek çok kişide bel ağrılarının artmasına yol açtı.” diyor. Bel ağrılarının yüzde altmış nedeninin kas kaynaklı olduğunu, alınacak bazı önlemler ve yapılacak bazı egzersizlerle bu ağrıları azaltmanın mümkün olabildiğini vurgulayan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Halil Koyuncu, bel ağrısını gidermede faydalı olabilecek 7 egzersizi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Başta kitap taşıma egzersizi

Hem otururken hem de ayakta ‘başta kitap taşıma’ egzersizi yapın. Sandalyeye sırtınız ve omzunuz dik şekilde oturun ve başınızın üzerine kitap yerleştirin. Bu şekilde gün içinde birkaç kere 5’er dakika durmaya çalışın. Ayakta da aynı şekilde başınızın üzerine kitap koyup dik durarak omurganın, özellikle belin doğal eğriliğini yeniden kazandırabilirsiniz.

Sırt üstü yatarak bacaklarınızı yukarı kaldırın

Sırt üstü yatarken iki bacağınızı bitişik şekilde uzatın. Sırayla önce bir bacağınızı 10 kez, kalçanızdan yukarı olacak şekilde kaldırın, ardından diğer bacağınızda işlemi tekrarlayın. Sonra her iki bacağınızı bitişik şekilde aynı anda kalçanızdan yukarıda olacak şekilde kaldırın. Bu hareketi sabah akşam 10 kez yapın.

Ellerinizi belinizin altına koyun ve bastırın

Sırt üstü pozisyonda, her iki el açılmış halde, yan yana, el sırtları bele gelecek şekilde, bel ile yer arasına yerleştirin. Belinizi yere doğru ellerinizin üzerine bastırın. Belinizin kasıldığını hissedin. 10’a kadar sayıp sonra gevşetin. Sabah akşam düzenli yaptığınızda karın ve belin kuvvetlenmesine büyük fayda sağlarsınız.

Karnınızın altına yastık koyun

Yüzüstü yatarken, karın altına yastık koyun. Belinizi rahatlatın. Ardından başınızla beraber, boyun ve sırtınızı, belden yukarı doğru hareket ettirin. Kollar duruma göre önde veya yanlarda olabilir. Bu hareketi sabah akşam 10 kez yapın. Yine yüzüstü pozisyonda, karın altında yastık varken, kollar yanlarda olduğu sırada, her iki bacağınızı sırayla 10’ar kez yukarı doğru kaldırın. Böylece, beli ve tüm bedeni taşıyan bacak kasları da çalıştırılmış olur.

Mekik çekin

Sırt üstü yatarken, tam veya yarı pozisyonda mekik hareketi beli esnetirken, karın kaslarının kasılmasını sağlar. Karın kasları, bel ile beraber, gövdenin alt bölümünü oluşturan silindirin ön bölümünü oluşturan kaslardır. Sırt üstü pozisyonda elinizi başınızın altına koyun ve günde en az 10 kere mekik çekin.

 Kedi-deve pozisyonu alın

Yüz üstü pozisyonda, diz ve dirsekleriniz üzerinde durun. Gövdenizin arkasını oluşturan omurganızı, kedi-deve pozisyonuna getirerek esnetin. Bu harekette, başlangıç, belden sırta ve boyna doğru olur veya boyundan, sırta ve bele doğru olur. Her gün sabah akşam 10’ar kez düzenli yapın. Bu hareketler, gövdenin hem ön hem de arka kaslarını esnetir.

 Bel kaslarını esnetin

Yan yatarken yukarı doğru doğrulun; bu hareketi 10 kez tekrarlayın. Ardından diğer yanınıza yatın ve aynı hareketi yapın. Sonra sırt üstü yatıp iki bacağınızı birden gövdenizin her iki yanına doğru döndürün. Sabah akşam 10 kez düzenli yapın. Böylece bu bölgelerin kaslarını esnetmiş olursunuz.  

Egzersizler 2 haftada fayda sağlıyor ancak!

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Halil Koyuncu her bir egzersiz hareketinin düzenli olarak sabah-akşam günde en az 2 kez 10’ar kere mutlaka yapılması gerektiğini belirterek “Şiddetli bel ağrısı çekenlerin mutlaka hekime görünmeleri gerekir. Öncelikli tedavi olarak hekiminizin önereceği ilaç, jel ya da soğuk veya sıcak uygulama gibi tedaviler fayda sağlamazsa fizik tedavi uygulanabilir. Şiddetli bel ağrısı varken egzersiz yapmak zarar verebilir. Ancak günlük yaşamı idame ettirmenizi aksatmayacak bel ağrınız varsa; bu egzersizleri belinizi zorlamadan, belin rahat bir şekilde olmasına dikkat ederek yapabilirsiniz. Bel ağrısına karşı ayrıca uykuda en rahat, en ağrısız pozisyonda yatmanız fayda sağlayacaktır. Egzersiz sırasında ağrı artarsa kendinizi zorlamayın, dinlenip yeniden başlayın. Kasların çalışmasıyla iyilik hali, genellikle bir iki haftada başlar. Ancak düzenli yapılması çok önemlidir. Bırakıldığı anda, geriye dönüş hızlı olur. 30 yaşına kadar kazanılan kas kitlesi ve kuvveti, yaşlılık dönemine hazırlık olur.” diyor.

Egzersizler kritik önem taşıyor, çünkü!

Bu egzersizlerin ileride gelişebilecek sakatlığı önleyip yaşam kalitesini artıracağını belirten Prof. Dr. Halil Koyuncu şöyle konuşuyor: “Egzersizler, öncelikle kaslara görevlerini hatırlatır. Çalışması gerektiği emirlerini gönderir. Planlı, programlı, disiplinli ve süreli yapılan egzersizler öncelikle kasların esnekliğini kazandırır; kaslar güçlü ve dayanıklı hale gelir. Tüm kasların uyumlu ve ahenkli çalışması sağlanmış olur. Bu egzersizler, ev ortamında birkaç parçaya bölünerek yapılır. Ağrıyı artırmadan ve kasları yormadan uygulanır. Günde en az 30 dakika zaman ayırarak büyük fayda sağlamak mümkündür. Kişi bacak kaldırma egzersizlerini tek başına yapmakta zorlanıyorsa, spor lastiğinden (pilates/jimnastik lastiği) veya bir çarşafı ip haline getirip iki ucunu bağladıktan sonra da faydalanabilir.” diyor.