Yazılar

 Kışı ‘turp gibi’ geçirmeye katkı sağlıyor!

 Kışı ‘turp gibi’ geçirmeye katkı sağlıyor!

Siyah, beyaz, mor, yeşil, kırmızı… Rengarenk görünümleriyle tezgahları süsleyen, içerdiği çok sayıda vitamin ve mineralle kış aylarının sağlık deposu olan turp, bu sayede kışı ‘turp gibi’ geçirmemize de katkı sağlıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu, günde bir orta boy turp tüketerek, günlük C vitamini ihtiyacınızın dörtte birini karşılayabileceğinizi belirterek “Faydaları saymakla bitmeyen turp; antioksidan, çinko, demir, magnezyum, E, A, C, K ve B6 vitaminleri yönünden zengin içeriğiyle kış mevsiminde bağışıklığınızı güçlendirerek sizi hastalıklara karşı koruyacaktır. Yüksek antioksidan kapasitesi sayesinde vücut direncinizi artıracak, virüs ve mikroplarla daha iyi savaşmanızı sağlayacaktır. Buna karşın gastrit, ülser gibi sindirim sistemi problemi veya gaz-şişkinlik şikayeti yaşayan kişilerin tüketmemesi önerilir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin de turp gibi K vitamininden zengin sebzeleri daha seyrek tüketmesi önerilmektedir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu, özellikle de Covid-19 pandemi sürecinde riskin arttığı kış aylarında, turp ile gelen 8 faydayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu

Bağışıklığı destekliyor

Turp içerdiği E, A, C, B6 ve K vitaminlerinin yanı sıra potasyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum gibi mineraller sayesinde vücuttaki sistemlerin iyi bir şekilde çalışmasına destek veriyor. Bağışıklığı güçlendirerek kış mevsiminde hastalıklardan korunmaya katkı sağlarken, yüksek antioksidan kapasitesi sayesinde vücut direncini artırıyor, virüs ve mikroplarla daha iyi savaşmanızı sağlıyor.

Bağırsak faaliyetlerini düzenliyor

Yetersiz su tüketimi ve liften fakir beslenme sonucu kabızlık gelişebiliyor. Turp içerdiği su ve liften zengin yapısı sayesinde sindirim problemlerine karşı fayda sağlıyor, bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesine yardımcı oluyor.

Kansere karşı savaşıyor

Antioksidan kapasitesi yüksek olan turp, içerdiği flavonoidler sayesinde vücutta oluşabilecek kanserli hücrelere karşı savaşıyor ve vücudu koruyor. Özellikle kırmızı turp sülfürlü bileşiklerden zengin yapısıyla vücutta oluşabilecek hücre hasarlarını önlemeye katkı sağlıyor.

Kalbi koruyor

Yapılan bilimsel çalışmalar; turpun potasyumdan zengin yapısıyla yüksek kan basıncını düşürmede etkili olduğunu ortaya koyuyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu “Özellikle kırmızı turp içerdiği yüksek antosiyanin içeriğiyle kalp dostudur. Antosiyaninler vücutta antioksidan etki gösterir ve serbest radikallerle savaşır. Düşük kolesterol ve yüksek lif içeriğiyle kolesterol değerlerini düşürmede etki sağlamaktadır” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kilo kontrolü sağlıyor

Düşük kalori ve yüksek lif içeriği sayesinde uzun süre tokluk sağlayan turp, doygunluğu artırarak kilo kontrolüne yardımcı oluyor. Ayrıca turp ile hazırlayacağınız çorba ve salatalarla daha yüksek hacimde düşük kalorili öğün seçenekleri oluşturabilirsiniz.

Karaciğeri kuvvetlendiriyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu “Hava kirliliği, tarım ilaçları, stres, sigara gibi vücutta zararlı etkiler yaratan faktörlere maruziyet sonucu antioksidan kapasite zarar görür. Sülfürlü bileşiklerden zengin yapısıyla turp; vücutta antioksidan sistemlerin çalışmasını destekler ve bu sistemde önemli rolü bulunan karaciğere destek sağlar, karaciğeri kuvvetlendirir” diyor.

Cildi besliyor

Cilt sağlığı için çok önemli bir vitamin olan C vitamini, ciltteki kırışıklıkların en aza indirgenmesinde ve cilt pürüzsüzlüğünde kilit rol oynuyor. Turp C vitamini yönünden çok zengin bir besin olarak karşımıza çıkıyor. Her gün 1 adet orta boy turp tüketerek günlük C vitamini ihtiyacınızın yaklaşık yüzde 25’ini karşılayabilirsiniz.

Kan şekerini düzenliyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu “Liften zengin yapısıyla kan şekeri dengesini  düzenleyen turp, kan şekerinde oluşabilecek ani dalgalanmaların önüne geçmede önemli rol oynuyor. Düşük glisemik indekse sahip turp ile hazırlayacağınız salatalarla C vitamini tüketiminizi artırabilir ve öğünlerinizdeki demir emiliminin de artmasına katkı sağlayabilirsiniz” diyor.

Öksürüğe karşı ballı turp tarifi:

Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu, soğuk algınlığı ve kış aylarında çok görülen öksürük ile savaşmada turpun yardımcı olabileceğini belirterek; şöyle konuşuyor: “Turp, solunum yolundaki mukusun temizlenmesinde antimikrobiyal özelliklere sahiptir. Yüksek antosiyanin seviyelerine sahip olduğundan vücuttan iltihabı uzaklaştırmada etkilidir. Evde turp ile hazırlayacağınız kür, öksürük ve soğuk algınlığı semptomlarının azaltılmasında faydalı olabilir. Turpun üst kısmı kesilir, iç kısmı oyulur ve 1 tatlı kaşığı bal eklenerek gece boyu bekletilir. Hazırlanan turp küründen her gün 1 tatlı kaşığı tüketebilirsiniz. Daha koyu renkli turpların, beyaz turpa göre antioksidan değeri daha yüksek oluyor ama hem siyah hem kırmızı turpla da yapılabilir. Bu turp kürü bal içerdiği için 1 yaş altı bebeklerin kesinlikle tüketmemesi gerekmektedir. ”

İnciri kabuğuyla birlikte yerseniz daha yararlı

İnciri kabuğuyla birlikte yerseniz daha yararlı

Demir, kalsiyum, potasyum ve C, B1, B2, B6 vitaminleri ile liften zengin olan incir tam bir şifa deposu. Antioksidan kapasitesi yüksek bir meyve olan ve sağlığımız üzerinde oldukça önemli faydalar sağlayan incir aynı zamanda düşük kaloriye de sahip. Öyle ki bir adet incir sadece 30 kalori içeriyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu, gün içerisinde tüketeceğiniz 2 adet incirin günlük bir porsiyon meyve ihtiyacınızı karşıladığını belirterek, “Ancak unutulmamalı ki incir düşük kalorili olsa da yüksek miktarda karbonhidrat içeriyor. Bu nedenle diyabet hastalarının kan şekerini kontrol altında tutmaları için 1-2 adet incirin yanında 2 adet ceviz veya 10 adet çiğ badem tüketmeleri çok önemli” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu incirin 8 önemli faydasını ve tüketirken nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlattı; önemli önerilerde bulundu!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Hafızayı güçlendiriyor

İncir B6 vitamininden zengin içeriği sayesinde beyin sağlığı üzerinde önemli rol oynuyor. Araştırmalar incirin öğrenmeyi ve hafızayı güçlendirici etkisi olduğunu ortaya koyuyor.

Kabızlığa iyi geliyor

Suyun az içilmesi ve yeterli lif tüketiminin sağlanmaması sonucu kabızlık gelişebiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu, incirin lifli yapısıyla kabızlık gibi sindirim sistemi problemlerinin çözümünde etkili olduğunu belirterek, “İncirle birlikte 1-2 bardak su tüketmek bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesine katkı sağlıyor” diyor.

Kanser düşmanı bir besin

İncir; lutein, zeaksantin, beta karoten, polifenol ve antosiyaninler yönünden zengin yapısıyla vücutta kanserli hücre oluşumunu önleyen yüksek antioksidan kapasiteye sahip. Özellikle rengi daha koyu olan incirler bu fitokimyasallardan daha zenginler.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kalp sağlığını destekliyor

“Potasyum, özellikle kalp sağlığı için önemli bir mineraldir” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu, şöyle devam ediyor: “İncir, potasyumdan zengin yapısıyla kan basıncı seviyesinin düzenlenmesinde rol oynuyor. Ayrıca sodyum, kolesterol ve yağ içermeyen yapısı sayesinde kalp sağlığını da destekliyor.”

Cilt yapısını güçlendiriyor

İçeriğinde bulunan C vitamini, cilde elastikiyeti sağlayan ve cildi yaşlanmaya karşı koruyan kolajen üretimini destekliyor. Bu sayede cilt elastikiyetini ve pürüzsüzlüğünü koruyor.

Kilo kontrolünde etkili oluyor

İncir liften zengin içeriğiyle kilo kontrolüne de yardımcı oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu, incirin lif içeriği sayesinde daha uzun tokluk süresi sağladığını vurgulayarak, “İncir düşük kalorisi nedeniyle kilo yönetimini sağlamada güzel bir ara öğün alternatifi oluyor. Tatlı tadı sayesinde tatlı isteğini de karşılayacaktır.” diyor.

Bağırsak sağlığını koruyor

İncir, yüksek lif ve prebiyotik içeriğinin yanı sıra C vitamininden zengin yapısıyla bağırsak sağlığını koruyucu etkiye sahip. Bu sayede bağışıklık sistemimizde büyük rol oynayan bağırsaklarımızda yaşayan mikroorganizmaların çeşitliliği ve bütünlüğü sağlanmış oluyor.

 İnciri kabuğuyla birlikte yerseniz daha yararlı

Osteoporoz riskini azaltıyor

Kalsiyum, kemik yapısını oluşturan önemli minerallerden. Kalsiyumdan zengin olan incir, kemik sağlığını desteklemede ve osteoporoz riskini azaltmada önemli yere sahip.

Bunlara dikkat!

  • İnciri taze veya kuru incir olarak tüketebilirsiniz. Fakat unutmayın ki incir kurutulduğunda glisemik yükü artıyor, bunun sonucunda kan şekerinde ani dalgalanmalar görülebiliyor.
  • Düşük kalori fakat yüksek karbonhidrat içeriği sebebiyle tükettiğiniz miktara dikkat edin.
  • Diyabetiniz varsa, 1-2 adet incirin yanında 2 adet ceviz veya 10 adet çiğ badem tüketmeniz, kan şeker kontrolünü sağlamada faydalı olacaktır.
  • Akşam saatlerinde veya öğünle birlikte tüketmek yağ depolanmasına sebep olabiliyor. Bu nedenle inciri öğle ve akşam yemeği arasında ara öğün olarak tercih edin.
  • Özellikle kabızlık problemi yaşıyorsanız bir porsiyon incirin yanında mutlaka 1-2 bardak su tüketin. Böylelikle bağırsak hareketleriniz hızlanacaktır.
  • İnciri satın alırken meyvenin kabuğunun zarar görmemiş olmasına dikkat edin, aksi halde oksijenle temas edeceğinden vitamin kaybına uğrayacaktır.
  • Hızla bozulabileceği için inciri satın aldıktan sonra 1-2 gün içerisinde tüketin.

Kabuğuyla birlikte tüketin

İncirin kabuk kısmı antioksidan olarak bilinen polifenoller ve antosiyaninlerden zengindir. Bu bileşikler vücudumuzdaki oksidan moleküllerini etkisiz hale getirerek kanserli hücre oluşumunu önleyebiliyor, cilt yapısını güçlendirerek yaşlanma karşıtı etki yaratıyor. Ayrıca kabuk kısmı lif içerdiği için vücuttan fazla kolesterolün atılımını da sağlıyor. Bu önemli faydaları nedeniyle inciri kabuğuyla birlikte tüketin. Ancak dikkat! Tarım ilacı kalıntılarından ve maruz kaldığı diğer dış etkenler ile mikroplardan iyice arındırmak için incirin kabuğunu iyi yıkamayı asla ihmal etmeyin.

Zinde olmanın 5 püf noktası!

Zinde olmanın 5 püf noktası!

Kış boyunca daha az harekete alışan vücudumuzun ve yavaşlayan metabolizmamızın baharın gelmesi ve doğanın canlanmasıyla birlikte değişen ısı, ışık ile nem oranına adapte olmaya çalışması bahar yorgunluğuna sebep olabiliyor. Sonuç; yorgunluk, huzursuzluk ve uyku hali! Neyse ki bahar yorgunluğu önlenemez bir durum değil. Özellikle A,C ve E vitaminleri gibi bağışıklık sistemi üzerinde önemli rol oynayan vitaminlerden zengin besinleri tüketerek, bolca su içerek ve düzenli egzersiz yaparak bahar yorgunluğunun önüne geçebiliriz. Ayrıca bazı besinleri soframızdan eksik etmememiz de baharı zinde geçirmemizde kilit rol üstleniyor! Peki baharda hangi besinleri düzenli tüketmeliyiz? Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu, baharda zindelik sağlayan 10 besini anlattı; önemli bilgiler verdi!

Yumurta

Yumurta içeriğindeki zengin protein sayesinde özellikle bahar yorgunluğuyla savaşan önemli bir besin. İçerdiği kolin hücre çeperinin korunmasına yardım ederken, biyotin ve A vitamini de bağışıklığı güçlendiriyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu içeriğindeki biyotinden yararlanabilmek için yumurtanın doğru pişirilmesi gerektiğini belirterek, “İyi pişmiş yumurtada yeşil halka oluşmamasına dikkat edilmeli, çünkü demir-sülfür olarak adlandırılan bu halka demirin vücutta kullanımını engelliyor. Sağlığımız üzerindeki pek çok faydası nedeniyle günde bir adet yumurtayı mutlaka tüketin” diyor”

Elma

Posa kaynağı pektinden zengin olan elma bağırsak sağlığını destekliyor ve antioksidan bir vitamin olan C vitamini açısından zengin yönüyle de bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmada destek sağlıyor. Günde bir adet elma tüketmeniz bir porsiyon meyve ihtiyacınızı karşılıyor.

Çilek

“İçerdiği antosiyanin maddesiyle yüksek antioksidan özellik gösteren çilek, vücudun bahar yorgunluğuyla savaşmasına katkı sağlıyor.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu, çileğin aynı zamanda B6 vitamin içeriğiyle stresli durumlarda sakinleşmenize destek olduğunu belirtiyor. Günde 10-12 adet çilek tüketmeniz bir porsiyon meyveye denk geliyor.

Enginar

Faydaları saymakla bitmeyen enginar, potasyum, magnezyum, A vitamini ve B3 vitaminine ek olarak içerdiği ‘ciarin’ ile organların düzenli çalışmasına yardım etmesinin yanı sıra vücut yorgunluğuyla da savaşıyor. Prebiyotik etkisiyle bağırsak sağlığını destekleyen ve düşük kaloriye sahip olan enginarı haftada 2-3 porsiyon tüketmeyi ihmal etmeyin.

 Ispanak

En zengin antioksidan kaynaklarından biri olan ıspanak, içerdiği magnezyum, demir ve potasyum içeriğiyle vücut direncinin arttırılmasında rol oynuyor, bu sayede bahar yorgunluğuna karşı iyi geliyor. Düşük kalorisi ve zengin lif içeriğiyle bağırsak sağlığını da destekliyor. Ispanakta yüksek miktarda bulunan ‘kuersetin’ vücudun stresle savaşmasına katkıda bulunuyor.

Roka

Glukozinolat ve yüksek klorofil içeriğiyle güçlü bir antioksidan olan roka, bahar yorgunluğunun vücutta yarattığı stresle savaşarak zindeliği arttırıyor. Güne daha enerjik başlamak için kahvaltılarınızda rokaya mutlaka yer verin.

 Ceviz

E vitamini içeriğiyle bağışıklık dostu ve değerli yağ asit örüntüsüyle beslenmemizde mutlaka yer vermemiz gereken ceviz, içerdiği antioksidan polifenolik bileşenler ile kabuk kısmında bulunan lif sayesinde bahar yorgunluğunun vücutta yol açtığı stresle savaşıyor. Baharı zinde geçirmek için günde 2 adet ceviz tüketmeyi alışkanlık haline getirin.

Kivi

Kivi içerdiği bol miktarda C vitamini sayesinde bağışıklığın güçlenmesinde önemli role sahip. Yapılan çalışmalar, kivinin ruh halimizi iyileştirdiğini ve daha enerjik hissetmemizi sağladığını gösteriyor. Kiviyi kahvaltınızda yumurtayla birlikte tüketmeniz güne daha enerjik başlamanıza destek sağlayacaktır.

Semizotu 

Yüksek omega-3 oranına sahip semizotu ayrıca içerdiği potasyum ve magnezyumla birlikte bağışıklığın güçlenmesine katkıda bulunuyor, bahar yorgunluğuyla başa çıkmanıza destek veriyor. Düşük kalori, yüksek vitamin ve mineral içeriğiyle sofralarınızdan eksik etmemeniz gereken semizotu yoğurtla birlikte tüketildiğinde daha da faydalı oluyor.

Erik

Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu eriğin yüksek C vitamini içeriğiyle demir emilimini arttırdığını belirterek, “Erik sahip olduğu antioksidan özellikler sayesinde bağışıklığı sistemini destekliyor ve yorgunluğa karşı vücut direncini arttırıyor” diyor.

Baharda zinde olmanın 5 püf noktası!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Uzunoğlu, baharda zinde olmanın kurallarını şöyle sıralıyor:

  • Güne mutlaka kahvaltı öğünüyle başlayın. Öğün atlamayın.
  • Yüksek glisemik indeksli besinler kana hızlı karışıyor; kan şekerini hızla yükseltip, düşürüyor. Kan şekerindeki bu dalgalanmalar yorgunluk ve uyku haline neden oluyor. Düşük glisemik indeksli besinler tüketmeniz kan şeker kontrolünü sağlamada en iyi tercih olacaktır.
  • Haftalık toplamda 150 dakika olacak şekilde, en az 3 gün 45-50’şer dakika tempolu yürüyüş yapmaya özen gösterin. Yürüyüş hem kilo kontrolünü sağlıyor hem de kendinizi daha enerjik hissetmenize yardımcı oluyor.
  • Yeterli uyku; fiziksel ve ruhsal stres yönetimi üzerinde etkili oluyor. Ayrıca bağışıklık sistemini destekleyici sitokinlerin salınımı uyku sırasında gerçekleşiyor. Uykudan 1-2 saat önce besin tüketimini kesmeniz uyku kalitesini arttıracaktır.
  • Su tüketimi, vücuttaki toksinlerin uzaklaştırılması, bakteri ile virüslerin etkisiz hale getirilmesi ve vücudun zinde kalması için çok önemli. Kilo başına 30 ml olarak hesaplayarak yeterli su tüketimini her gün sağlamalısınız. Kahve ve çayın suyun yerini tutmayacağı gibi, vücuttan kaybedilen su miktarını arttıracağını da göz ardı etmeyin.