Yazılar

Tatilde kilo almamak için ne yapmalı!

Tatilde kilo almamak için ne yapmalı!

Yaz aylarında çoğunlukla açık havada zaman geçirmek, kışa göre daha fazla sosyalleşmek,  tatilde yemeyi abartmak, dışarıda yüksek kalorili yiyecekler tüketmek ve üstüne gece yemeleri eklemek derken kilo artışı kaçınılmaz olabiliyor. Oysa pek çoğumuz aylar öncesinden diyete başlayarak yaza inve ve fit girmeyi başardık. Ama bunu sürdürebilmek de son derece önemli. Aksi taktirde verilen kilolar hızla geri alınarak en başa dönülebiliyor! Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan “Diyeti tatil boyunca devam ettirmek en az diyet kadar ilgi isteyen bir süreç. Çünkü ne kadar sağlıklı bir diyet ile kilo vermiş olursanız olun dikkat etmeyi bıraktığınız zaman kilo almak kaçınılmaz olur. Tatilde de sağlıklı kiloda kalmak, ince ve fit bir görünümde olmak için dikkat etmemiz gereken bazı temel kurallar var” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan yazın ince ve fit olmanın 8 püf noktasını anlattı, diyeti baltalayan yaz etkenlerine dikkat çekti, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Acıbadem Altunizade Hastanesi

Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan

Öğün düzeninizi değiştirmeyin

Tatilde yatış ve kalkış saatleri değişse de öğün düzeninizi değiştirmemeye gayret edin. Kahvaltınızı poğaça, simit, beyaz ekmek ve börek gibi yüksek karbonhidrat içeriğiyle diyet baltalayan hamur işleriyle değil, beyaz peynir, zeytin, domates, salatalık ve yumurta gibi sağlıklı ve tok tutan besinlerle yapın.  Kahvaltınızı erken saatlerde yapıyorsanız aralarda gereksiz atıştırmalara engel olmak için mutlaka öğle yemeği yiyin.  Eğer geç kahvaltı ile güne başlıyorsanız öğle yemeğini atlayabilirsiniz. Akşam yemeklerinizi de uygun saatlerde yemeye çalışın. Gece geç saatlerde yemek yemekten kaçının.

Bol su için

Gün içerisinde sıvı alımızın düşük kalmamasına dikkat edin. Yanınızda suyunuz olsun veya gittiğiniz yerlerde su için. Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan “Bu sayede hem mide hacminizin bir kısmını su ile doldurup fazla besin tüketmeye engel olursunuz hem de açlık hissini bastırarak fazla porsiyon tüketmekten kendinizi korursunuz. Çünkü bazen açlık ve susuzluk hislerini karıştırıp susadığımız halde açıkmış sinyalleri alabiliriz” diyor. En sağlıklı sıvıların başında suyun geldiğini vurgulayan İpek Ertan, ayran, kefir, sade maden suyu, buzlu ev yapımı şekersiz yeşil / siyah çayın da sağlıklı alternatifler olduğunu belirtiyor.  Ev yapımı soğuk çaylara tatlandırmak için tarçın veya limon – şeftali gibi meyveleri de ekleyebilirsiniz.

Sebze tüketimine ağırlık verin

Mevsim sebzeleri tüketmeye özen gösterin. Pişmiş sebzeler çiğ sebzelere göre çok daha fazla tok tutma özelliğine sahip olduğundan yaz sıcaklarında zeytinyağlı sebzeleri tercih edebilirsiniz. Ancak sebze yemeğinin yanında mutlaka salata da tüketin. Tüm öğünlerinizde iyi yıkanmış çiğ sebzeler (salatalar) bulunsun.

Yeterli protein alın

Yumurta, peynir, et, tavuk, balık, hindi, deniz ürünleri, kurubaklagiller gibi yüksek protein içeren besinler tüketerek hem metabolizmanızı hızlandırabilir hem de tok kalma sürenizi  uzatarak diyeti baltalayan gereksiz atıştırmalıkların önüne geçebilirsiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan “Bir çok insan tarafından kurubaklagiller kış yemeğiymiş gibi düşünülse de yazları da haşlanarak yapılan kurubaklagil salataları oldukça lezzetli ve iyi bir protein kaynağı olarak tüketilebilir. Kurubaklagiller aynı zamanda yüksek lif içerikleriyle bağırsakları da çalıştırarak kilo verme sürecine katkı sağlar” diyor.

Yoğurt tüketin

Kalsiyumdan zengin besinlerin tok tutma özellikleri olduğundan, ana yemeklerde veya ara öğünlerde yoğurt, ayran ve kefir gibi besilenler tüketmeye özen gösterin. Ana yemeklerde yoğurtlu salata, ayran veya soğuk yoğurt çorbası olarak da menüye eklenebilir. Ara öğünlerde ise kefir ve meyve veya yoğurt ve musli çok güzel ara öğün alternatifleri olabilir.

Acıbadem Altunizade Hastanesi

Tok tutan ara öğünler yapın

Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan “Gereksiz atıştırmalar yapmamak ve önünüze çıkan kalorili yiyeceklere hayır diyebilmek için öncelikle tok olmak gerekiyor. Bunun için öğün aralarınızı çok uzun tutmayın. Genel olarak 4-5 saatte bir sağlıklı öğünler yaparsanız çok açlık hissetmezsiniz. Ara öğünlerde de kendinize lif ve su içeriği yüksek ara öğün hazırlarsanız tokluğunuzu uzun süre sağlayabilirsiniz. Ara öğünlerinizi bazen yaz sıcağında serinletici bir smoothie ile de yapabilirsiniz. Örneğin; içine salatalık, yeşil elma/ şeftali/ çilek ve 2 yemek kaşığı chia tohumu veya 2 yemek kaşığı yulaf kepeği unu eklediğiniz bir smoothie hazırlayabilirsiniz” diyor.

Yaz meyvelerinde aşırıya kaçmayın

Yaz aylarında ara öğünlerde tüketeceğiniz yaz meyveleri bol lif ve su içerdiğinden bu özellikleri ile hem tatlı tüketimi isteğini azaltıyor hem de su tüketimini artırıyor. Ancak dikkat! Yaz meyvelerinin lezzetine kanıp aşırıya kaçmayın! Porsiyon kontrolü yapmaya özen gösterin aksi halde meyve tüketiminde aşırıya kaçmak kilo almanıza neden olacaktır. Örneğin; 4 ince dilim karpuz ile 1 dilim peynir veya 2 küçük salkım üzüm ile 3 tam ceviz ya da 1 şeftali ile 1 kase yoğurdu ara öğünde tüketebilirsiniz.

Dondurmaya dikkat edin!

Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan “Birçok tatlıdan daha düşük olsa da, dondurmanın enerjisi dikkate almaya değer. Bu nedenle tüketiminde aşırıya kaçmayın. Ayrıca dondurmayı yemeklerin ardından değil, ara öğün olarak tüketmeniz çok daha doğru bir tercih olacaktır. En sağlıklısı tabiki gerçek sütten ve gerçek meyvelerden yapılmış olanlardır. Bu nedenle yüksek şeker içerikli hazır dondurmalar yerine onları tercih etmeye çalışın. Şeker içeren bir besin olduğu için haftada iki-üç kez, ikişer topu aşmamaya özen gösterin.

Hiç doymuyorum diyorsanız!

Hiç doymuyorum diyorsanız!

Günlük yaşantımızı derinden etkileyen ve beslenme alışkanlıklarımızı değiştiren Covid-19 pandemisine bir de kış mevsimine has etkenler eklendi. Havaların soğumasıyla açık havaya çıkma isteğinin azalması, hareketsizlik ve oturarak çalışmak gibi nedenler insülin metabolizmasını bozarken, pek çok kişide sık yeme isteğini pompalıyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan, “İnsülin metabolizmasında oluşan değişiklikler ve diyabet gibi sağlık problemlerinin yanı sıra, günlük yaşantıda yapılan bazı hatalar da sık yeme isteğini artırabiliyor. Vücuda giren enerji harcanmayınca yağ olarak depolanıyor. Yağlandıkça da iştah artıyor ve daha fazla yemek yeniyor. Çok sık yemek yemek, sindirim sisteminin sürekli çalışmasına neden oluyor. Bu da safra kesesinde taş oluşumu, insülin direnci, bağırsak hastalıkları ve gastrit gibi birçok sağlık sorununa yol açıyor” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan, sürekli acıkmaya yol açan 8 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Uyku düzenindeki bozukluk

Metabolizmanın iyi çalışması için kaliteli uyku şart. Vücudun ritmini bozan yaşam tarzında sirkadyen ritim bozulduğu için hormonların çalışması da bozulabiliyor. Gece çok geç yatıp öğle saatlerinde uyanmanın da vücut ritmini bozan en önemli etmen olduğuna dikkat çeken İpek Ertan, “Yeterli ve kaliteli uyku, metabolizmanın iyi çalışması için şarttır. Geç yatıp geç kalkanlar genellikle düzenli beslenmez ve geceleri özellikle sık yeme istekleri çok fazla olur” diyor.

Ana öğünde yetersiz beslenme

Düzenli yemek yediği halde birçok kişi sık acıkmaktan yakınıyor. Ana öğünlerde yeterli enerjiyi içeren besinlerin olmamasının bu duruma yol açtığını kaydeden İpek Ertan, “Sadece salata yemek, sadece çorba içmek ana öğünlerde kalori ihtiyacını karşılamaz. Bu da yemekten kısa bir süre sonra yeniden acıkmaya neden olabilir” diye konuşuyor.

Basit karbonhidrat tüketimi

Günlük karbonhidrat ihtiyacının en fazla yüzde 10’unun basit karbonhidratlardan alınması gerekiyor. Ne kadar fazla basit karbonhidrat tüketilirse tatlı tüketme ihtiyacı da o kadar artıyor. “Bir porsiyon tatlı genellikle 50-60 gr karbonhidrat içerir ki bu da yetişkin bir kadının günlük basit karbonhidrat miktarının yaklaşık 3 katıdır” diyen İpek Ertan, haftada en fazla iki kez tatlı tüketilmesini öneriyor.

Öğün içeriğinin dengesiz olması

Bir öğünün sadece proteinden veya sadece karbonhidrattan oluşması çabuk acıkmaya neden oluyor. Sadece et ve salata tüketmek ya da makarna yemek, çoğu zaman enerji ve karbonhidrat yetersizliğine yol açtığı için yemek yedikten 1-2 saat sonra yeniden yeme isteği oluşuyor. Yeterli ve dengeli bir öğün için sağlıklı tabak modelini uygulamak gerektiğini vurgulayan İpek Ertan, “Tabağınızı dörde böldüğünüzü düşünün. Her bir parçayı; protein, sebze, süt-yoğurt ve tahıllarla doldurmanız gerekir” diyor.

Duygusal açlık

Midemiz dolu olduğu halde can sıkıntısı, gerginlik, öfke, üzüntü, yalnızlık gibi duygulardan dolayı oluşan yapay açlık hissi, duygusal açlık olarak tanımlanıyor. Duygusal boşluğu doldurmak için yemek yeme isteği ile başa çıkılması gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan şöyle konuşuyor: “Öncelikle açlığın fiziksel mi duygusal mı olduğunu saptamak gerekir. Duygusal açlık, aniden ortaya çıkar ve yemek yeme dürtüsü üst düzeydedir. Ani oluşan açlıklarda mutfağa gidip hemen bir şeyler yemek yerine, önce açlığı değerlendirmek gerekir. Sofradan yeni kalkılmışsa bir şeyler yemek yerine su içmek ve başka uğraşlara yönelmek en iyi yoldur. En son öğünün üzerinden 3-4 saat geçmişse bol posalı sebze veya meyve ile yanında proteini olan ve çiğneme gerektiren bir besin tüketmek,  açlığın sonlandırılması için iyi olacaktır.”

Az su içilmesi

Susuzluk, bazen açlık gibi hissettirebiliyor. Yoğun günlerde açlık ve susuzluk ayrımına varmanın güç olduğunu belirten İpek Ertan, yeterli sıvı alımı ile bu durumun önüne geçilebileceğini söylüyor. Herkesin ihtiyaç duyduğu su miktarının, kişinin kilosuna bağlı olduğunu ve kilogram başına 30 ml tüketmenin yeteceğini anlatan İpek Ertan, “Ancak çay ve kahveyi su tüketimi olarak düşünmemek gerek. Su grubuna; bitki-meyve çayları, maden suları, ayran gibi sağlıklı sıvılar giriyor” diye konuşuyor.

Bol kalorili içecekler

Sağlık için bol sıvı tüketimi kadar önemli olan bir nokta da o sıvıların içeriği. Şekerli ve tatlandırıcılı sıvıların insülin salınımını artırdığına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan, “Artan insülin miktarı da sık yeme isteğini doğuruyor. Gün içerisinde düzenli ve sık şekerli içecekleri tüketmekten kesinlikle kaçınılmalıdır” uyarısında bulunuyor.

Hareketsizlik

Düzenli hareket etmek ve egzersiz yapmak insülin salınımının kontrol edilmesinde çok etkili. Gün içinde çok hareketsiz kalmanın insülin salınımının artmasına neden olabildiğini kaydeden İpek Ertan “Buna engel olabilmek için günde 8 bin adım atmayı ya da haftada 2 saat egzersiz yapmayı hedeflemek gerekir” diyor.

Salatanız gerçekten diyet dostu mu?

Salatanız gerçekten diyet dostu mu?

Yaz aylarında özellikle kilo vermek ya da formunu korumak isteyenlerin tek başına ana öğün olarak tüketmeyi tercih ettiği salata, tok tutucu özelliğiyle diyet dostu olarak öne çıkan, serinletici bir yaz lezzeti. Ancak dikkat! Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan “Salatanın içeriği itibariyle besleyici ve tok tutucu olması gerekiyor. Örneğin; ana öğün olarak tüketilecekse içerisinde et, tavuk ya da peynir, kurubaklagil, ceviz, fındık gibi besinlerin olması lazım. Aksi halde sadece yeşil salata ana öğün yerine geçmez.” diyor. Salataya ekleyeceğiniz sirke, limon, taze / kuru kekik, zencefil, çörek otu gibi baharatlarla hem tokluğu artırıp hem de bağışıklığınızı güçlendirebileceğinizi belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan, zeytinyağında aşırıya kaçmamak gerektiğini, lezzet artırıcı sosların da diyetinizi baltalayabileceğini vurguluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan, salatadaki gizli tehlikelere karşı 9 önemli uyarıda bulundu; bağışıklığı güçlendiren, diyet dostu yaz salatası tarifi verdi; önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan

Sosları abartmayın

Salataya lezzet katmak için vazgeçilmez olarak görülen soslar, içeriğindeki katkı maddeleri ve koruyucular ile sağlık açısından zararlı olabildiği gibi, yüksek kalorisiyle diyeti de baltalayıcı olabiliyor. Hazır karışım salata soslarında nar ekşisinden sofra şekerine ve bala kadar kalorisi yüksek birçok malzeme bulunabilir. Bu nedenle hazır karışımlı soslardan kaçının.

Zeytinyağında aşırıya kaçmayın

Salatanıza ekleyeceğiniz zeytinyağında ölçüye dikkat etmeli, salata tabağının büyüklüğüne göre yağınızı eklemelisiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan “Zira ölçüyü aştığınızda salatanın kalorisini çok yükseltebilirsiniz. Öte yandan salatayı tamamen yağsız tüketmek ise salatanın tok tutucu özelliğinin azalmasına neden olacaktır. Bu nedenle salatalarınıza mutlaka 1-2 tatlı kaşığı yağ eklemelisiniz.” diyor.

Dışarıda bu ayrıntıya dikkat edin

Özellikle dışarıda salata tüketirken mutlaka sosu masaya isteyin ve kendiniz ekleyin. Aksi halde sosların yanı sıra lezzeti daha da artırmak için sofra şekeri ilavesi de yapılabiliyor. Limon, sirke ve hardalı ise salatalarınızda kontrollü şekilde kullanabilirsiniz. Ayrıca mayonezli salatalar yerine yoğurtlu salataları tercih ederek salatanızı hem sağlıklı hem de kalorisi daha düşük hale getirebilirsiniz.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Tek çeşit salata tercih etmeyin

Tek çeşit salatayı ana öğün olarak değil, ana öğünün yanında yardımcı yemek olarak tercih edin. Çünkü örneğin tek başına yeşil salatadan oluşacak bir öğün hem gün içerisinde sizi acıktıracak hem de bağışıklığınızın güçlü olması için almanız gereken protein, kalsiyum, vitamin ve minerallerden sizi mahrum bırakacağından bağışıklığınızın düşmesine neden olacaktır. Ana öğün olarak tüketeceğiniz salatanızın içeriğinin et, tavuk ya da peynir, kurubaklagil, ceviz, fındık gibi besinlerden oluşmasına özen gösterin. Ancak salatanızda kullanacağınız malzemeler fazla olduğunda kalorisi de yükseleceğinden aşırıya kaçmayın.

Salatanızda meyveyi abartmayın

Salatanın içine ekleyeceğiniz meyveler lezzeti artırmakla birlikte kaloriyi de artıracağından aşırıya kaçmayın. Örneğin, ana öğün olarak tüketeceğiniz et, kurubaklagil ya da peynir gibi zengin içerikli bir tabak salataya, bir porsiyona denk gelecek şekilde bir adet elma ya da dört adet orta büyüklükte kayısı ekleyebilirsiniz.

 Güvendiğiniz yerlerde salata tüketin

Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan “Yeterince temizliği yapılmamış yeşillikler barındırdıkları bakteriler ve gözle görülemeyen mikroplar nedeniyle besin zehirlenmesinden ishale dek birçok sağlık sorununa yol açabildiğinden, temizliğinden emin olamadığınız yerlerde salata tüketmekten kaçının. Özellikle gebelerde toxoplazma alma riskinden dolayı dışarıda salata yememelerini tavsiye ederim.” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Mutlaka sirkeli suda bekletin

Salatanın yıkanmasından doğranmasına kadar dikkat edilmesi gereken birçok önemli nokta var. Salata malzemelerini özellikle de yeşillikleri akan suyun altında yıkamakla kesinlikle yetinmeyin, gözle görülemeyen mikroplardan arınması için ardından mutlaka sirkeli suda 5 dakika bekletin. 1 litre suya 1 yemek kaşığı sirke eklemeniz yeteli olacaktır.

Kesme tahtasına dikkat edin

Salata malzemelerini doğramak için kullandığınız kesme tahtasında, çapraz bulaş riskine karşı dikkatli olun. Sebze ve çiğ et için kullandığınız kesme tahtasını ayırın.

 Yeşil yapraklı sebzeleri yıkayıp saklarken dikkat!

Sebze ve meyveleri yıkayıp saklamak daha hızlı bozulmalara neden oluyor. Çünkü sebze ve meyvelerin üzerlerinde kendi ürettikleri ve bozulmalarına engel olan bir tabaka var ve yıkanınca bu tabaka ortadan kalkıyor. Fakat büyükşehirlerde yaşayan ve özellikle çalışan insanların pratik salata hazırlama tüyolarına ihtiyacı var. Sebze ve meyveler yıkandıktan sonra iyice kurutularak, uygun hafif hava alan kaplarda 3-4 gün saklanabilir. Fakat yıkanmış sebzelerin çok iyi kurutulmuş olmasına çok dikkat etmek gerekiyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

 Bağışıklığı güçlendiren, diyet dostu yaz salatası tarifi

 Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan, sıcak yaz aylarında hem serinleten, hem ana öğün olarak tüketildiğinde bağışıklığı güçlendiren, hem de tok tutucu özelliğiyle diyet dostu olan bir de yaz salatası tarifi verdi…

Sumaklı Akdeniz Salatası

Bol Akdeniz yeşillikleri içine 3 yemek kaşığı haşlanmış buğday, üzerine ızgarada pişirilmiş tavukları koyun. Sos olarak da 1 yemek kaşığı dolusu sumak ile 1 silme çay kaşığı tuz ve 1 yemek kaşığı zeytinyağı ekleyin.