“Contemporary Istanbul Her Yıl Farklı Projelerle Büyüdü”
Rabia Bakıcı Güreli
“Contemporary Istanbul Her Yıl Farklı Projelerle Büyüdü”
Sanatçı, galeri ve koleksiyonerlerin buluştuğu Contemporary Istanbul 16. Yılını da başarıyla gerçekleşti. Sanat piyasasına ivme kazandıran bu büyük organizasyonun detaylarını; Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Rabia Bakıcı Güreli’ye sorduk.
Bu öykü nasıl hayata taşındı? Kısaca bir hatırlayalım mı?
1992 yılından beri İKON Events markamızla, Türkiye ve yurtdışında kongre, etkinlik ve sergiler düzenlemekteyiz. Bu organizasyon tecrübemiz, sanata olan sevgimizle 2002 yılında birleşti. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nı işleten firmanın kurucu ortaklarıyız. Bu binada, “uluslararası bir sanat fuarını, iyi bir lokasyon ve daha iyi standartlarda yapabiliriz” diye düşündük. Eşim Ali Güreli ile zaten kendi çapımızda koleksiyonerliğimiz ve sanata ilgimiz vardı. Tüm bu hususları birleştirerek 4 sene ArtIstanbul markamız ile sanat fuarı yaptık. 2006 yılında da fuarın içeriğini değiştirerek Contemporary Istanbul’u kurduk. Sonra bu süreç ilerledi, her yıl büyüdük ve farklı bir proje ortaya koymaya başladık. 2 yıl Step Istanbul’u gerçekleştirdik.
Her yıl kendini aşan bir büyüme gösteriyorsunuz?
Contemporary Istanbul her yıl farklı projelerle büyüdü. Örneğin, pandemi döneminde Virtual CI yaptık. Dijital ortamda sanat eserlerini keşfetmenin ve göstermenin yolunu aradık. Bu da bir tür büyümeydi çünkü yeni şeyler öğrendik. Step Istanbul ile sanatı ulaşılabilir kılmaya çalıştık.
Süreçlerden hazırlıklar bahseder misiniz? Tüm yıl boyu devam eden bir hazırlanma sürecimiz var. Farklı yerlerde, ülkelerde ve müzelerde dünya sanat ortamında davetler ve etkinlikler düzenliyoruz. Galerileri ve sanatçıları, koleksiyonerleri bir araya getiriyoruz. Ayrıca, Contemporary Kültür Sanat ve Eğitim Vakfını kurduk. Süreklilik, sürdürülebilirlik ve kurumsallaştırma açısından büyümeye dair önemli bir proje.
Dünya sanatçılar vardı. Bahseder misiniz?
CI, Moskova ve St. Petersburg’dan çağdaş sanat galerilerini, sanatçılarını ve de koleksiyonerlerini ağırladık. Rusya ve Türkiye arasında çağdaş sanat alanında bir bağ, köprü kurmayı hedefledik. Komşumuz İran’dan galeriler vardı. Bunu Tersane İstanbul’un büyüleyici atmosferinde, bir sanat fuarının ötesinde sanat festivali havasında gerçekleştirilen 16. Edisyonda sanat severler, 9500 m2 kapalı ve 10.000 m2 açık alanda, 47 galeri ve 11 kurumun stantlarını ziyaret ettiler. Tarihi bir atmosferde yer alan 436 sanatçıya ait 1240 çağdaş sanat eserini izlenebildi.
Mekânın değişikliği farklı etkileri oldu mu?
Mekânın etkisi galerilerin sanatçılarını sergileme alanları açısından oldukça önemliydi. Geniş alanlara yayılan eserler daha anlaşılır bir sanat ifadesini de birlikte getirdi. Sanat severler Haliç’in kıyısında gerçekleştirilen etkinliklere de katılarak Türkiye’de ilk kez bir sanat fuarından daha fazlasını deneyimlediler.
Hangi eserler en fazla dikkat çekti sizce?
Her galerinin ve sanatçının değerli olduğunu ve dikkat çektiğini düşünüyorum. Diğer yandan, bu yıl düzenlenen sergiler oldukça etkiliydi. Gelecek için Bayraklar – (Flags for the Future) sergisi bayrak kavramını yeni bir anlayış ile ifade ederek mekâna özgü güzel bir uygulamaydı. Diğer yandan, sürdürebilirlik ve sanatı daha sürdürülebilir bir ortamda sergileme hedefiyle de örtüşen her projenin de değerli olduğunu düşünüyorum. Dikkat çeken eserlerinden birisi ise Rachel Hayes’in kumaşlar kullanarak yaptığı yerleştirmesiydi bana göre. Hayes, büyük ölçekli kumaş eserleriyle daha organik bir geleceğe gönderme yaptığı için öne çıkan bir diğer sanatçıydı diyebilirim. CI tarafından projelendirilen ve katılımcı galerilerle birlikte oluşturulan The Yard açık hava heykel parkı güzel oldu. 14 kadın sanatçının eserlerinin yer aldığı Akrasia sergisi ilgi çekiciydi. Usta Heykeltıraş İlhan Koman’ın eserleri bana göre çok güzeldi. Fotoğrafçı Sıtkı Kösemen’in 70’li yıllardan bu yana Bodrum fotoğraflarının sergilendiği Dönüşümler Sergisi ilgimi çeken diğer bir sergiydi.
En çok hangi sanatçılar konuşuldu bu yıl?
Ali Elmacı, Bahadır Baruter, Rachel Hayes şu an aklıma gelen birkaç sanatçı arasında. Diğer yandan, galerin de çok iyi hazırlandığını ve çok güzel eserler sergilerle yenilendiklerini gördük. Bernard Venet heykeli aklımda kalan eserlerden bir diğeri. Şükran Moral’ın yıllar önce çalıştığı Tersane’ye sanatçı olarak geri dönüşü etkileyiciydi. Bu dönemden kalan arşiv ile sanatçının eserleri bir bütün olarak çok güzel sergilendi.
Büyük ilgi uyandırıyorsunuz… Ne dersiniz?
Fuarda yeniliklere yer vermek ve bu yenilikleri sosyalleşme alanlarıyla desteklemek önemli. Fuarda sanatça iç içe bir ortam var. Burada farklı etkinliklere katılmak, heykel, video sanatı, enstalasyonu bir arada görmek mümkün. Bu yüzden, en önemlisi bir sanat fuarını sınırlarının ötesine nasıl taşıyabileceğimizi bilmek. Mekan, Tersane İstanbul bu olanağı veriyor. Fuar boyunca sosyalleşme mekanları, kitap ve dergi alanları da herkesi fuara çekebildi.
Her yıl daha fazla ziyaretçi ve bu yıl uzun kapanmalardan sonra nasıl değerlendiriyorsunuz?
CI bu yıl ilk kez sadece bir fuar değil aynı zamanda çok özel bir sosyalleşme alanı da oldu. Geçtiğimiz yıl pandemi nedeniyle ertelenen 15. Edisyonumuzu bu yıl Haziran ayında yaparak 4 ay ara ile iki fuar hayata geçirmiş olduk. Bu iki fuarda da satış oranlarında aradaki kısa süreye rağmen muazzam bir artış yaşandı. Sanat alıcıları her iki fuara da oldukça yoğun ilgi gösterdiler. Bu veriler önümüzdeki dönem hazırlıkları için de bize yol gösterici olacak.
Uluslararası ortamda beğenerek takip ettiğiniz, hiç kaçırmak istemediğiniz etkinlikler nelerdir? Maalesef yoğun çalışma tempomdan dolayı hepsine gidemesem de; Venedik Bienali, Documenta, Manifesta, ABC Berlin, Independent, Palais De Tokyo, New Museum, Withney Museu, Palais de Tokyo beğendiğim ve takip ettiğim sanat kurumlarından.
Kendi koleksiyonunuzdan bahseder misiniz?
Ben dijital sanat, yeni medya ve video eserlerini daha çok beğenip topluyorum. Genelde eser seçimlerimin gitgide daha siyasi içerikli olduğunu, kadın konularına ve özellikle çarpık yerleşim konularına odaklandığını söyleyebilirim.
Sizce başarının sırrı nedir?
Çalışmak ve detaylara dikkat etmek… 25 senedir yaptığım organizasyonlar ve karakterim gereği, daha çok detayla uğraşmayı seven birisiyim. Fuarın tüm lojistiği, VIP programın oluşturulması, iş geliştirme, mali kısımlar benim sorumluluğumda. Ekip çalışmasını önemsiyorum. Tüm başarıların ardında canla, başla çalışan CI ekibi yer alıyor.
+90 544 455 22 63