Yazılar

MICHELIN 2024

MICHELIN 2024

Danışman, Yazar ve Chef Tolga Atalay

Geçen yıl sanırım yeteri kadar Michelin e olan tutkumu, saygımı, hayatımda ve belki de kariyerimde olan yerini ve ilk yılki Türkiye operasyonu hayal kırıklığımı paylaşmıştım. Dergimizin dijital platformunda “Aşkım Michelin, böyle olmaz” başlığı ile yer alıyor. Gault Millau’dan bahsetmiştim nitekim bu baskının dağılımının 4. Günü yani 4 Aralık’ta ilk GaultetMillau Türkiye töreni yapılmış olacak, bakalım doğru tahminlerde bulunmuşmuyuz. Geçen yıl tek net ve sansürsüz yazanlardan birisi olduğumu düşünürken derken bir baktım değil benim gibi amatör kalemler, bu işin piri profesyonel yazarlar da dahil olmak üzere bazı garipsediğim liste dışı markaları bir çok basın organı ve köşe yazarı kaleme almış. Ne güzel değil mi? Şu bizim Türk yapıcılığı hemen kolları sıvayarak doğruya ulaştırma ve oldurma çabası gerçekten Türkiye farkını ortaya koyuyor.

Şimdi gelelim Michelin’e. Yahu kardeşim ilk yıl adı üzerine ilk yıldır. İkinci yıl aynı hatalar ve aynı tarz ne demek? Food in life dergisindeki yazımda iyice açtım konuyu burada da bir kere daha kendimi tutamayacağım. Başta şu notu hatırlatayım hiçbir Michelin Rehberine giren firmayı eleştirmem, hakkım ve haddim değildir. Eminim bir geçerli sebebi vardır.

Tolga Atalay

Geçen yıl yıllarını vermiş dedenin dedesinden Türkiyeli ve bu genlere, kültüre sahip köşe yazarları size birkaç markayı hatırlatıyor. Dikkate almamak ne demek? Siz neyin peşindesiniz? Benim lügatimde bu terbiye noksanlığına girer. Ben kalkıp Tayvan’a gideceğim ve değerleme yapacağım ilk yıl hatalarım olacak, 19 Tayvanlı önemli ve çoğu profesyonel köşe yazarı bana hatırlatma yapacak ve ben inat edercesine dikkate almayacağım. Olacak iş mi ya? Mümkün mü böyle bir şey? Bir daha yazıyorum yazarken rehbere alınmış firmaları dikkate alıyorum, bir kısmının 6 aydır yeni marka olmalarını dikkate alıyorum vs.. Nişantaşı Hünkar Lokantası 1957, Develi Kebap 1912, Casa Lavanta 2010, Batard 2018, Dragon 1980 bunlar nerede daha bir bu kadar daha var, Şef restoranları var. Gelin teorimi paylaşayım eğer yanılıyorsam Michelin’in doğrusunu paylaşmasını rica ediyorum metinlerini birebir aynı basın organlarından paylaşacağım.

michelin rehberi

Halkla ilişkilerde kullanılan metotlardan birisi konumlandırmada tanımak ve tanımamaktır. Şimdi bu sadece ödül törenlerinde değil, snob eğlence mekan kapılarından tutun moda dünyasına kadar böyle bir kavram vardır. Tanınan mutludur sahiplenir tanımayan hırs yapar ve saygı duyar bu arada marka değerlenir. Aslında bir çeşit kandırmaca fakat Amerikalıların bayıldığım lafları gibi “it works” yani işe yarıyor. Bu metot da odak markanın kendisidir, yaptığı işlem değil. Örnek kulüp kapısında tanımadığınız veya tanıdığınız adamdan çok, sizin tabela değerinizdir odak. Davetlerde ve neredeyse son 20 yılın küreselleşme sürecinde ödül sistemlerinin çoğu böyle değil midir? Oskar ödül törenlerine bakın hep mesaj peşindeler, eh filmler ve aktörlere ne oldu? Demokratlar gelir hep siyahi filmler ve eşcinsel roller başı çeker Cumhuriyetçiler gelir savaş filmleri ödülleri kapar. Bir de bu metodu güçlendiren ana manevra ters köşedir bu toplumda şaşırma ve konuşma etkisi yaratır.

michelin rehberi

Zaten konuşturmak değil midir halkla ilişkiler? Şöyle konuşmalar: “Ah şu markaya vermişler inanamıyorum hiç gittin mi?” veya “Burası kimin bilmiyoruz” veya “Burası alamamış nasıl olur?” gibi gibi…2023 yılı Z kuşağı 23 yaşında, dünya dijital çağda, iletişim ışık hızında ve basına ve geçen yüzyıl kavramlarına olan güven sorgulanıyorken be adamlar bunlar olacak iş midir? Casa lavanta Şile/İstanbul Chef Emre Şen nasıl olur? Ufuk Ügümü 3. Kuşak Şef tencerede doğmuş,  Fransa’da Cordon Bleu’de okumuş, San Sebastian’da 3 Michelin Arzak Restoran’da çalışmış. Dönmüş 70 yıllık milli markasının başına sanat icra ediyor sabah 04:00’de halde, zeytini bahçesinden toplatıyor. Bunu baba, dede, amcalar yapmışlar 75 yıldır. Diğer tarafta güneyde mekan saat sabah 11:00’de atletli barmenler içki kasalarına serilmiş gazete kağıtları üzerinde menemen yiyorlar bir yandan sigara içerken akşam üzeri patron gelecek, yazarkasa açılacak vs. Siz restoran işletmeciliğini ve restorancılığı, şefliği bu kadar mı kaçıran müfettişlere düştünüz? Geçen yıl bir rehber veya liste diyordum bu yıl tekrarlıyorum yüzde yüz eminim tavsiye listesi var ve zayıf hazırlanmış, bir de bunun üzerine zayıf müfettişler gelince sıkıntı. Yanılıyorsam eleştirdiğim taraftan açıklama bekliyorum. Şunu da yazabilirsiniz: biz Micheliniz yerel köşe yazarlarınız ister 19 değil 190 olsun bizi bağlamaz, biz çok iyiyiz vs.  İlk yıl böyle olmaz dedik bu yıl üçüncü yıl ne konumda olacağınızı kestiremiyorum diyorum. 100 yıllık rehber sistemi bu kadar sahipsiz ve hata dolu olamaz veya basit metotlar peşinde. Bakalım Gecce hangi tarihte sahneye çıkacak? GalutetMillau ya gelince en azından sahibi olduğunu biliyorum. Gelecek ay GaultetMilaau tören detaylarını yazacağım. Herkese bereket, mutluluk, sağlık, aşk ve keyif dolu bir yeni yıl dileklerimle.