Yazılar

Diş ağrılarında hemen antibiyotik kullanmayın!

Diş ağrılarında hemen antibiyotik kullanmayın!

“Toplumumuzda maalesef ‘Apseli dişlerde antibiyotik kullanılmadan, dental hiçbir işlem yapılamaz’ gibi bir bilgi kirliliği var. Antibiyotikler; sanıldıkları gibi masum ilaçlar değildir, ağrıyı kesmezler ve dental enfeksiyon kaynağını ortadan kaldırmazlar” diyen İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hastanesi Endodonti Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Burçin Arıcan Öztürk, açıkladı.

Toplumumuzda maalesef ‘Apseli dişlerde, antibiyotik kullanılmadan dental hiçbir işlem yapılamaz’ gibi bir bilgi kirliliği var. Sağlık örgütleri, tüm Dünyada akılcı antibiyotik kullanımı ve uygulaması için önlemler almaya ve halkı bilinçlendirmeye çalışıyor. 2015 yılı Kasım ayından itibaren her yıl bu amaçla dünya genelinde kampanyalar düzenleniyor.

Dr. Burçin Arıcan Öztürk

“Apseli Dişlerde Acil Müdahale Esastır”

Sanılanın aksine apseli yani enfekte dişlerde, acil müdahale esastır. Hastanın; işleme engel teşkil edecek genel bir sağlık problemi yoksa, ağız açıklığında azalma (trismus), 38 dereceyi geçen ateş, halsizlik, lenf bezlerinin şişmesi (lenfadenopati) gibi şikayet bulguları bulunmuyorsa antibiyotik kullanımı elzem değildir. Sanılanın aksine, yanlış ve acil müdahale yapılmadan kullanılan antibiyotikler neticesinde akışkan kıvamda olan iltihabi doku, tıkız bir hal alır ve dental işlemlerle problemin çözülmesi daha zor bir hale gelir. Hâlbuki acil yapılan dental müdahale sonrasında, akışkan kıvamdaki iltihabi dokunun hızlıca bölgeden uzaklaştırılması ile şikayetler hızla geriler, başarı şansı ve hasta konforu artar.

Antibiyotikler Masum Değiller!

Antibiyotikler, sanıldıkları gibi masum ilaçlar değildir. Bu ilaçlar; alerji geliştirebilir, kolit yapabilir, tedavi maliyetlerinin artmasına sebep verebilir, gastrointestinal hastalıklara sebep açabilir ve en önemlisi direnç geliştirebilir. Antibiyotikler; ağrıyı kesmezler, dental enfeksiyon kaynağını ortadan kaldırmazlar. Bu nedenle; hekim görüşü olmadan antibiyotik kullanımı, kesinlikle sakıncalıdır.

Dental Enfeksiyonlarda Antibiyotikler Neden Yetersizdir?

Antibiyotiklerin etki gösterebilmesi için, kan dolaşımı yoluyla enfekte bölgeye ulaşmaları gerekir. Ancak söz konusu ağız içi dokular olduğunda, enfekte bölgedeki kemik kaybından ve kanlanmanın azlığından dolayı antibiyotikler etki edemezler. Biz diş hekimleri; dental enfeksiyonlarda sadece çevre dokuyu ve hastanın sistemik şikâyetlerini kontrol altına almak için, gerekli gördüğümüz durumlarda antibiyotik reçete etmekteyiz.

Diş bakımı aksatılmamalı!

Diş bakımı aksatılmamalı!
Okulların açılmasıyla birlikte evden erken çıkan çocukların ağız bakımlarına daha az zaman ayırdıklarını görmekteyiz. İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hastanesi Pedodonti Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Müge Bulut, diş bakımı hakkında merak edilenleri anlattı.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Öğr. Müge Bulut

“Diş problemleri okul devamsızlığına yol açabilir””
Diş çürüğü, çocukluk döneminde sık görülen enfeksiyöz ve kronik bir hastalıktır. Diş çürüğü prevalansı ağız hijyeni uygulaması, şeker tüketimi ve koruyucu ağız sağlığı uygulamaları ile yakından ilişkilidir. Okul çağında diş fırçalama ve dengeli beslenme alışkanlıklarının kazanılması çocukların ağız ve diş sağlığı için büyük önem taşır.
Çocukluk çağında meydana gelen çürükler ciddi ağrı, enfeksiyon, çiğneme güçlüğü, kilo kaybı, büyüme eğrisinde düşme, daimi dişlerde diş çürüğü riski, erken diş kayıplarına bağlı çapraşıklık, uyku problemleri, okul devamsızlığı gibi problemlere yol açabilmektedir.

“Okul çağında kazanılan davranışlar alışkanlık ile kalıcı hale gelecektir”
Okulların açılmasıyla birlikte evden erken çıkan çocukların ağız bakımlarına daha az zaman ayırdıklarını görmekteyiz. Bununla birlikte bu yaş grubunda günlük süt ve süt ürünleri ile taze sebze ve meyve tüketiminin yetersiz düzeyde olduğu ve karbonhidrat içeren atıştırmalıkları çok sık tükettikleri bilinmektedir. Sabah okula yetişme, akşam ödev yetiştirme telaşı nedeniyle aksatılan diş fırçalamanın günde en az iki kez ve iki dakika süre ile yapılması gerekiyor. Unutulmamalıdır ki, bu yaşlarda kazanılan davranışlar alışkanlığa dönüşerek kalıcı hale gelecektir.
Özellikle okul çağındaki çocuklarda ağızda asit ortamının oluşmasını kolaylaştıran şekerli besinlerin tüketim miktarı ve tüketme sıklığının kontrol edilmesi ve özellikle ara öğünlerde tüketiminin sınırlandırılması oldukça önemlidir. Bunların yerine beslenme çantalarına lifli yiyecekler, kuruyemiş ve beyaz peynir gibi besinler koyulmalıdır. Protein ve sebze ağırlıklı beslenme çürük riskini azaltacaktır.

Etkili diş fırçalama ve doğru beslenme alışkanlıkları edinilmelidir
Ağız ve diş sağlığı genel sağlıktan ayrı düşünülmemesi gereken çocukların hem bedensel hem sosyal gelişimini etkileyen önemli bir konudur. Diş çürüklerinin, çocukluk döneminde ortaya çıkan ve önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam eden yaygın bir diş hastalığı olduğu, çocukların yaşlarına uygun florlu diş macunları kullanılarak yapılan etkili diş fırçalama ve doğru beslenme alışkanlıkları ile önlenebileceği unutulmamalıdır.