Yazılar

Bir lokmayı 20 kez çiğneyemiyorsanız…  

Bir lokmayı 20 kez çiğneyemiyorsanız…  

Kilo almak günümüzün en önemli sorunlarından biri. Bazı hastalıklar, beslenme ve hareket etme alışkanlıklarımız gibi nedenler, kilo almamıza yol açıyor. Bu nedenlerin arasında çoğumuzun çok da farkında olmadığı ağız ve diş sağlığı ile ilgili sorunlar da bulunuyor. Çürük dişten ağız içindeki iltihaplara kadar farklı durumlar, kilo almamıza yol açabiliyor. Üstelik’ ‘tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan’ sorusu gibi ağız diş sağlığı fazla kilo alımına yol açarken, alınan fazla kilolar da ağız ve diş sağlığının bozulmasına neden olabiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi’nden Diş Hekimi, Protez Uzmanı Hatice Ağan, fazla kilo almamızın ya da obezitenin ağız ve diş sağlığı ile yakından ilişkisi olduğunu belirterek, önemli bilgiler verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Diş Hekim Hatice Ağan

Diyabete ve ileri yaşlara dikkat! 

Sindirim ağızdan başlıyor. Diş eksikliği ya da çürüklüğü nedeniyle çiğnemenin yeterince yapılamadığı durumlarda, gıdalar ağızda yeterince parçalanamıyor. Bir besinin ağızda parçalanarak sağlıklı bir sindirim başlangıcı için bir lokmanın en az 20 kez çiğnenmesi gerekiyor. Özellikle yaşı ilerleyenlerin ve diyabet hastalarının çiğneme fonksiyonlarında bozulmalar oluşabiliyor. Yaşla beraber diş sayısında azalma ya da yapılan protezlerin yeterince uyumlu olmaması gibi nedenlerle çiğneme fonksiyonu yerine getirilemiyor. Bu durumda kişinin besin tercihi yumuşak, kolay çiğnenebilen karbonhidrat düzeyi yüksek gıdalar oluyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi’nden Diş Hekimi, Protez Uzmanı Ağan, “Çiğneme gerektiren, proteinden zengin et tavuk ya da lifli sebze ve meyvelerin yerini tükürükle yumuşatıp yutulabilen karbonhidratlar alıyor. İleri yaşta ya da diyabeti olan bir hastanın, çiğneme fonksiyonu yeterli değilse bir kase tavuklu yeşil salata tüketmesi, bir poğaça tüketmesinden çok daha zor” diyor.

Çocuğunuzda çürük diş varsa… 

Çürük oluşumuna neden olan etkenlerin başında aşırı karbonhidrat tüketimi geliyor. Yapışkan, şekerli, nişastalı ürünlerin tüketiminin yüksek olması, çürük artışına yol açıyor. Çürüyen dişler ağrı yapıyor ve sindirim işleminde aktif rol oynayamıyor. Sallanan süt dişleri ve/veya ağrılı çürük dişlerin varlığında çocuklar sert sağlıklı yiyecekleri tüketmektense daha çok kolay çiğnenen karbonhidratlı ve şekerli yiyeceklere yöneliyorlar. Obezite ile mücadelede çocukların dişlerinin çürümemesi için şekerli yiyeceklerden uzak tutulması, ağız hijyenine dikkat edilmesi, fırçalama alışkanlığı kazandırılması ve düzenli diş hekimi kontrolünün yapılması genel sağlığının korunması için de önemli hale geliyor.

Ağzınızda iltihap oluşursa…
Enflamasyon yani iltihap oluşumunun obezite, diyabet ve ağız sağlığı arasındaki etkileşimin büyük bir parçası olduğunu ifade eden Diş Hekimi Ağan “İnflamatuar proteinler vücudunuzun bağışıklık tepkisinde önemli sinyallerdir, bu nedenle diş eti hastalığı gibi kronik bir enfeksiyon olduğunda vücudunuz çok daha fazla inflamatuar bileşik salgılar. Bunlar, vücudumuzun enerji kullanımını ve kilo kaybını düzenlemesine yardımcı olan leptin gibi bazı önemli hormonların görev yapmasını engeller. Besin enerjiye dönüşmeden, yağ olarak depolanır” diyor. Ama bu, madalyonun yalnızca bir yüzü. Diğer yüzünde ise, oluşan yağ hücreleri de aynı zamanda inflamatuar proteinleri salgılıyor. Bu proteinler de kilo artışına neden olduğu gibi ağızdaki bakterilere karşı bağışıklık tepkisini de hızlandırarak ağız sağlığında bozulmaya yol açıyor. Dolayısıyla obezlerde yağ dokusunun fazla olmasına bağlı da ağız sağlığı olumsuz etkileniyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Diş eti hastalıkları egzersiz yapmanızı zorlaştırır
Diş eti hastalıkları, kişinin hareket için harcayacağı enerjiyi düşürüyor. “Diş eti hastalıklarını, hiç geçmeyen soğuk algınlığı veya grip gibi düşünebiliriz yani kronik bir enfeksiyondur. Grip ya da nezleyken egzersiz yapmaya çalıştığınızda çok çabuk yorulduğunuzu fark edersiniz. Diş eti hastalığının varlığında da durum aynıdır üstelik bunu her gün yaşarsınız. Diş etinde oluşan enflamasyon kronik yorgunluğa katkıda bulunarak egzersiz yapmayı veya sürdürmeyi zorlaştırabilir” diyen Diş Hekimi Hatice Ağan, özellikle diyabet hastalarında bu durumun daha etkili olduğunu belirtiyor. Zira, diyabet diş eti hastalığı riskini artıran bir faktör. Fakat yine, diş eti hastalığı da diyabeti daha kötü hale getiriyor. Diyabet, vücudunuza besin yoluyla alınan enerjinin işleme ve kullanma biçimini bozuyor. Dolayısıyla normal olarak beslenseniz bile, vücut onu enerjiye dönüştüremediği için kişi kendini halsiz, yorgun hissediyor. Bu durumda hareket kapasitesi düşüyor. Hareket edilemediği için de yine kilo alımı kolaylaşıyor. 

Obezite ağız ve diş sağlığını olumsuz etkiliyor

Obezitenin ağız ve diş sağlığı ile ilgili olumsuz etkileri olduğunu söyleyen Hatice Ağan “Yapılan çalışmalarda obez hastalarda diş çürükleri ve gingivitis dediğimiz diş eti hastalıklarında belirgin artış gözlenmiştir. Bunlara bağlı olarak bu kişilerde ağız kokusu da gelişebilir. Yine obezlerde görülen reflüye bağlı, ağız içi asiditesinin artması da dişlerdeki mine erozyonu ve aşınmalarını arttırıyor, diş hassasiyetleri oluşabiliyor. Bu kişilerde ağız kuruluğunda artış da görülüyor.”

COVID-19 korkusu diş sorunlarını arttırdı

COVID-19 korkusu diş sorunlarını arttırdı

Türkiye’de genel olarak ihmal edilen ağız ve diş sağlığı konusu, pandemiyle birlikte daha da problemli bir hale geldi. Hastaların COVID-19 korkusu ile ağız ortamında çalışılan bir branş olan diş hekimliğinden daha da çekinir hale geldiğini belirten, “Pandemi korkusuyla insanlar tedavilerini ve kontrollerini aksatmaya başladılar. Buna bağlı olarak da özellikle diş ve dişeti problemleri hızla ilerledi” açıklamasında bulundu.

Pandemi sürecinde diş sağlığıyla ilgili sorunların, özellikle de var olan küçük çürüklerin büyüdüğüne ya da yeni çürüklerin oluştuğuna dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Arzu Tekkeli, “Diş kayıplarından sonra, kayıp yeri implant veya köprü protezi ile doldurulamadığı için kemik kayıpları arttı ve ağız içi denge bozuldu. Hatta hastalar yarım kalan tedavilerini dahi bırakma yolunu seçti, bu da durumun daha da kötüleşmesine sebep oldu” dedi.

En üst düzeyde sterilizasyon önlemleri uygulanıyor

Kliniklerde COVID-19 öncesi de COVID-19 sonrası da her zaman en üst seviyede sterilizasyon önlemlerinin uygulandığının altını çizen Diş Hekimi Arzu Tekkeli, “Her hasta sonrası odadaki tüm ekipmanlar dezenfekte edilmekte ve odalar özel ULV cihazı ile temizlenmektedir. Biz bu süreçte ek olarak hasta randevularını kısa tutarak, hasta aralarını uzattık. Hastane girişinde termal kameralar ile ateş ölçümü yaparak HES kodu sorgulamaya başladık. Hekimler olarak koruyucu ekipman sayımızı arttırdık. Özel maskeler, gözlük, cerrahi önlük ile işlem yapıyoruz. Hastaları korumamız gerektiği kadar kendimizi de korumamız gerektiğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Evde sağlıksız atıştırmalıklardan ve TV karşısında abur cuburlardan uzak durulmalı

Pandemi sürecinin evde uzun vakitler geçirilen, TV karşısında sürekli bir şeyler atıştırılan bir döneme dönüştüğüne dikkat çeken Diş Hekimi Arzu Tekkeli, “Hastalarımıza tavsiyem şu: Rutin beslenme alışkanlıklarını bozmamaya çalışsınlar. Sağlıksız atıştırmalıklardan ve TV karşısında yenen abur cuburdan uzak dursunlar. Sabah kahvaltı sonrası ve akşam yemeğinden sonra günde 2 kez mutlaka dişlerini fırçalasınlar. Doğal, bitkisel desteklerden faydalanmayı sevenler karanfil, maydanoz ve adaçayı gibi bitkilerden yardım alabilir” önerisinde bulundu.

Diş Hekimliğinde Dijital Dönüşüm webinarı 1.030 diş hekimi katıldı

Diş Hekimliğinde Dijital Dönüşüm webinarı 1.030 diş hekimi katıldı

Sensodyne, Parodontax ve Corega ailesi; ‘Geleceğin Diş Hekimliğini Birlikte Tasarlıyoruz’ sloganıyla ‘Diş Hekimliğinde Dijital Dönüşüm’ konulu bir webinar düzenledi. Sunuculuğunu Ali İhsan Varol’un yaptığı etkinliğe Estetik Dişhekimliği Akademisi Derneği (EDAD) Başkanı Dr. Kübel İltan Özkut, Teknoloji İletişimcisi Dr. Sertaç Doğanay ve etkinliğin ev sahipliğini de üstlenen GSK Tüketici Sağlığı Genel Müdürü Özlem Kaynak konuşmacı olarak katıldı.

1.030 diş hekiminin katıldığı toplantıda açılış konuşmasını yapan GSK Tüketici Sağlığı Genel Müdürü Özlem Kaynak diş hekimlerinin mesleki gelişimlerini desteklemeye yönelik kurdukları GSK Health Partner platformunu da duyurduğu açılış konuşmasında, “COVID-19 nedeniyle tüm dünya olarak çok zorlu bir süreç geçiriyoruz ve bu sürecin ne kadar devam edeceğiyle ilgili de henüz netleşmiş bir tarih yok. Bu zorlu dönemde fedakârca mücadeleleri için tüm hekimlere binlerce kez teşekkür ederek başlamak istiyorum. GSK Tüketici Sağlığı olarak bizler de bu zorlu süreçte değerli hekimlerin hayatını kolaylaştırmak amacıyla yenilikçi teknolojiler ve inovasyonlar gerçekleştiriyoruz” dedi.

‘Dijital Dünyada Diş Hekimliği’ adlı konuşmasında yeni teknolojileri aktaran EDAD Başkanı Dr. Kübel İltan Özkut, “GSK Tüketici Sağlığı’nın hayata geçirdiği bu platform biz diş hekimleri için çok kıymetli. Hekimler olarak pandemi ile beraber çok farklı bir çalışma ortamına girdik. Biz diş hekimleri, güncel eğitimimizi tamamlamak ve yeni gelişmeleri takip etmek konusunda inanılmaz heyecanlı ve tutkulu bir meslek grubuyuz. Diş hekimliği, kendi içinde biraz mühendislik ve sanatçılığı da barındıran aynı zamanda çok da yoğun tempolu çalışılan bir meslek grubu” diye konuştu.

Teknoloji İletişimcisi Dr. Sertaç Doğanay ise hekimlerin sosyal medya araçlarını bilgi paylaşımı konusunda daha aktif kullanmaları gerektiğine dikkat çekti. Hekimlerin bu platformlarda yeni teknolojileri ve tedavi yöntemlerini anlatmasının hem meslektaşlarının hem de hastaların bilgi sahibi olması adına önem taşıdığını vurguladı.