Yazılar

Uyku kalitesi toplum sağlını da etkiliyor

Uyku kalitesi toplum sağlını da etkiliyor

15 Mart Dünya Uyku Günü özelinde bu yılın mottosu “Küresel Sağlık İçin Uykuda Eşitlik”. Tam da bu noktada vurgulanan sağlıklı uykunun, sağlıklı bireyler ve beraberinde toplumlar yaratabilme konusunda ne uykunun ne kadar önemli olduğu. Hayatımıza giren elektronik cihazlar uyku sürelerimizin kısalmasına sebep olan etkenlerin başında geliyor. Peki sağlıklı uyku için neler yapmalıyız? Liv Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Özdemir anlattı.

Doç. Dr. Cengiz Özdemir

Doç. Dr. Cengiz Özdemir

Bu yılın teması: “Küresel sağlık için uykuda eşitlik”
Yaşamın devamı için mutlak gerekli olan uyku, aynı zamanda insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak sağlıklı bir birey olması için olmazsa olmaz bir süreçtir. İnsanoğlu ömrünün yaklaşık 1/3’ünü uykuda geçirir. Bu uzun süre içerisinde sağlıklı uyku uyumak, sağlıklı birey ve sağlıklı toplumun gelişimine katkıda bulunur. Dünya Uyku Derneği, sağlıklı uykunun önemine vurgu yapmak ve uyku hastalıkları konusunda farkındalık yaratmak amacı ile her yıl Mart ayında “Dünya Uyku Günü” etkinleri düzenlemektedir. Her yıl farklı bir tema kullanılarak yapılan etkinlikler için bu yılki slogan “Küresel Sağlık İçin Uykuda Eşitlik” olarak belirlenmiştir. Dünya genelinde 15 Mart’ta yapılacak etkinlikler ile uykuda eşitlik temasına vurgu yapılacak.

Sağlıklı uyku için uyulması gereken davranışlar

  • Uyku süresinin 7-9 saat arasında olması,
  • Akşam uyunan ve sabah uyanılan saatlerin sabit olması,
  • Uyumak için kullanılan oda sıcaklığının 19-21 derece aralığında olması gibi öneriler sağlıklı uyku için uyulması gereken davranışlardır.

Uyku süresinin kısalmasındaki en önemli faktörler

  • Değişen çalışma saatleri ve sosyal faktörler,
  • Elektronik cihazlar ile geçirilen uzun süreler (TV, bilgisayar, telefon),
  • Uzun çalışma saatleri,
  • Vardiyalı çalışma gibi faktörler uyku süresinin kısalmasında en önemli faktörlerdir.

Yedi saatten az uyku hastalıklara yol açabilir
Yapılan çalışmalar 7 saatin altında uyuyan insanlarda kalp-damar sistemi hastalıkları, depresyon, iş başarısında azalma, obezite ve bazı kanser türlerinin görülme sıklığında artış olduğunu göstermektedir.

Düzensiz çalışma sistemi ile birlikte başta uyku bozuklukları olmak üzere hipertansiyon, obezite, gastrit ve ülser, psikiyatrik hastalıklar ve diyabet gibi birçok hastalığın görülme sıklığında artış izlenmektedir.

Uyku düzenimizde bir takım değişiklikler yapabiliriz
Tüm bu nedenlerle sağlıklı birey, sağlıklı toplum halinin sağlanmasında uykumuzda yapacağımız değişikliklerin önemi daha da artmaktadır:

  • Günlük 7 saate varan uyku süreleri,
  • Akşam 21:00’den sonra evde kullandığımız mavi ışık yayan TV, bilgisayar, telefon gibi cihazlardan uzak durmamız,
  • Yatağın sadece uyumak için kullanılması,
  • Gece uyuduğumuz ve sabah uyandığımız saatlerin sabit olmasının sağlanması ilk başta yapabileceğimiz değişikliklerdendir,
  • Alkol kullanımı, akşamları ağır yemekler yemek, uyumadan önce yapılan ağır egzersizler uyku sorunları yaşamamıza neden olabilir.

Nefes darlığınız varsa koah olma ihtimaliniz olabilir!

Nefes darlığınız varsa koah olma ihtimaliniz olabilir!
“Tedavide hastalığın şiddetine göre nefes açıcı ilaçlar, rehabilitasyon programları, bronkoskopik tedaviler gibi farklı tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Ancak bu tedaviler hastalığı tedavi etmekten çok semptomları kontrol altına almak ve yaşam kalitesini yükseltmek üzerine etkilidir.” diyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Özdemir KOAH hakkında merak edilenleri anlattı.
KOAH dünya çapında ölüm nedenlerinde 3. sırada, engelliğe yol açan yaşam yılı değerlendirmesinde de 7. sırada yer alan önemli bir sağlık sorunudur. Ülkemizde de benzer şekilde ölüm nedenlerinde 3. sırada, engelliğe yol açan yaşam yılı değerlendirmesinde de 8. sırada yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2019 yılında 3,23 milyon kişi KOAH nedeniyle kaybedilmiştir.

Doç. Dr. Cengiz Özdemir

Doç. Dr. Cengiz Özdemir

 

 

 

 

KOAH gelişimi için en sık görülen risk faktörleri

  • Tütün kullanımı ve dumanına maruziyet,
  • Mesleki ve çevresel toz maruziyeti ve
  • Hava kirliliği gibi risk faktörlerdir.

Bunun dışında genetik bozukluklar (alfa 1 antitripsin eksikliği), akciğerin gelişme bozuklukları, solunum yolu enfeksiyonları, beslenme bozuklukları, oksidatif stres, erkek cinsiyet ve ileri yaş da KOAH gelişiminde tanımlanmış risk faktörleridir. Yüksek gelirli ülkelerde KOAH’lı olguların %70’inden fazlasında sigara ve diğer tütün ürünleri sorumludur. Düşük ve orta gelirli ülkelerde ise hava kirliliği KOAH gelişmesinde en önemli risk faktörü olmakla birlikte, sigara ve tütün kullanımı KOAH vakalarının %30-40’ını oluşturmaktadır. 70 yaşın altındaki KOAH ölümlerinin yaklaşık %90’ı düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana gelmektedir.

KOAH nedir?
KOAH, hava yolunun daralması ve buna bağlı hava akımının kısıtlanmasına yol açarak solunum sorunlarına neden olan yaygın bir akciğer hastalığıdır. Bazen amfizem veya kronik bronşit olarak da adlandırılır. Amfizem genellikle akciğerlerdeki hava yollarının sonundaki küçük hava keselerinin (alveoller) tahrip olmasına bağlı sürekli geniş kalması anlamına gelir.

Kronik bronşit nedir?
Kronik bronşit, solunum yollarındaki iltihaplanmadan kaynaklanan balgam üretimiyle birlikte kronik öksürüğü ifade eder.

KOAH’da en sık görülen belirtiler nelerdir?

  • Nefes darlığı,
  • Öksürük (balgamlı veya kuru) ve
  • Hırıltı ve yorgunluktur.

Nefes darlığı en önemli ve genellikle ilk semptomdur ve KOAH’ın erken safhalarında eforla nefes darlığı olarak başlar. Hastalar merdiven çıkmada veya koşu ve spor faaliyetlerinde eskiye göre kapasitelerinin düştüğünü ve nefeslerinin daraldığını veya kendi yaşıtlarına göre daha çabuk yorulduklarını hissederler. Hastalık ilerledikçe nefes darlığı belirginleşir ve istirahat halinde bile nefes darlığı hissedilmeye başlanır.  Bunun için tütün kullanımı ve dumanına maruziyet, organik ve inorganik toz maruziyeti gibi daha önce belirtilen risk faktörleri olan hastaların eforda zorlanmaya başladıklarında KOAH açısından değerlendirilmeleri erken tanı açısından oldukça önemlidir. Erken tanı hastalığın risk faktörlerinin erken tespit edilip elemine edilerek hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması, ilerde oluşabilecek komorbid hastalıkların önlenmesi ve alevlenme riskinin azaltılarak daha iyi bir yaşam kalitesinin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

KOAH’lı hastalarda;

  • Akciğer enfeksiyonları,
  • Akciğer kanseri,
  • Kalp hastalıkları,
  • Osteoporoz,
  • Depresyon ve anksiyete gibi eşlik eden hastalıkların görülme riski daha yüksektir. Bu hastalıklarla ve diğer kronik hastalıklarla birliktelik KOAH hastalığının seyrini kötüleştirmektedir.

Liv Hospital

Hastalığın seyrini hangi faktörler etkiler?

  • KOAH’ta alevlenmeler dediğimiz hastanın şikayetlerinde hızlı ve ani kötüleşmeyle ortaya çıkan ataklar, hastalığın seyrini etkileyen en önemli faktörlerdendir.
  • Alevlenmelerin en sık sebebi enfeksiyonlar, özellikle de viral enfeksiyonlardır.
  • Grip ve son yıllarda COVİD gibi viral enfeksiyonlar da KOAH’lı hastalarda daha ağır seyretmektedir. Bu nedenle KOAH hastalarının grip, COVID ve pnömoni aşılarını mutlak suretle yaptırmaları ve solunum yolları enfeksiyonlarının arttığı bu dönemde kişisel hijyen kurallarına ve maske kullanımına dikkat etmeleri gerekmektedir.

Risk faktörlerinin özellikle de tütün kullanımı ve dumanına maruziyet ile hava kirliliğinin ortadan kaldırılması KOAH ile mücadelede en önemli basamağı oluşturmaktadır.

Risk faktörleri nelerdir?

  • Tedavinin ana basamaklarını ise yine risk faktörlerinin ortadan kaldırılması,
  • Semptomları kontrol altına almak,
  • Hayat kalitesini yükseltmek ve alevlenmelerin önüne geçmek oluşturur.

Semptomplar nasıl kontrol altına alınır?
Tedavide hastalığın şiddetine göre nefes açıcı ilaçlar, rehabilitasyon programları, bronkoskopik tedaviler gibi farklı tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Ancak bu tedaviler hastalığı tedavi etmekten çok semptomları kontrol altına almak ve yaşam kalitesini yükseltmek üzerine etkilidir.